Bakalım Bakalım...
Noat Samisa

25.06.07
Başlıyoruz...

26'sı, pazartesi'yi salıya bağlayan gece 01: 00'da Uruguay-Peru maçı için TV8'deyiz...

Noat Samisa

23.06.07
İtalyan Dallas

Şimdi de İnter ve Milan, vergi usulsüzlüğünden suçlanıyorlar.Sahte belge düzenlemişler, bu yolla vergi kaçırmışlar.

WC'yı al, Milan CL şampiyonu olsun, herkes bunlara saygı duysun.Ama ülkende herkes usulsüzlük yapsın, daha da doğrusu usulsüzlükleri ortaya çıkarılsın.İlginç olaylar, ilginç ülke şu İtalya...

Milan ve İnter küme düşürülebilirlermiş, elde ettikleri de ellerinden alınabilirmiş.Tek temiz Roma mı?

Noat Samisa

23.06.07
Henry Barcelona'da

Midesinden rahatsızlanınca tamamdı bu iş.Huzurlu insan midesinden rahatsızlanmaz.Stres, sıkıntı olmadan o iş olmaz.

Ya da paranın yüzü mü tatlı acaba?16 milyon sterlin, 24 milyon avro.Barca çok ödememiş, Henry'nin sol ayağı 24 eder zaten bana sorarsan ama kabul edilmiş.


Arsenal'de idol etmiştik çılgın Fransız'ı.İtalya'da pek yapamamıştı zaten ama Wenger'in şövalyesiydi o.Unutulmaz izler bırakarak 4 yıllık konrata imza koymuş.

EPL'den bir Henry geçti, şimdi de La LigA'dan geçmeye hazırlanıyor.Adam gibi orta saha kursun Rijkaard, direnci yüksek olsun.Kanser etmesin sene boyu adamı.

Noat Samisa

23.06.07
Rüştü - Yozgatlı - Delinho

Formayla görmeden inanmak istemedim.Bugün resmi sitede gördüm, gerçekmiş.

- Runje gitmek istemiş.Önce ona takım bulunmuş.Zarar edilmeden satılmış.Hizmetleri de kar kalmış.Yabancıya kontenjan açmak için yerli kaleci düşünülmüş, o da Rüştü olmuş.Bilemiyorum.Rüştü, Fenerbahçe'nin sembolüdür.Fenerbahçe Rüştü'nün sembolüdür.Ayrıca Runje Rüştü'den iyidir.Çizgide iyidir, yan topta zayıftır Rüştü.Cordi'den sonra gibi Runje gibi ayağı düzgün kaleciyi bulmşken Rüştü'nün facia degajlarına katlanacağız.Her geri pasta panik olacağız.1,5 milyon avro garanti paraya 3 yıllık anlaşılmış.Pek hoşnut olduğum söylenemez.

- Mehmet Yozgatlı'yı istiyordum.Ligin ikinci yarısı bazı maç sonraları 'keşke' dedim.İlk 11'e değil ama takıma lazımdı.Zaten çağdaş oyunda, baklava ortasahanın sağında yer alacak tipte biri değil.Ama sürekli hazır, kadroya derinlik katan biri.Bize de bu lazımdı zaten, oyun sıkışınca oyuna girip ortalarıyla oyuna zenginlik getirmesi gerekti.

Bonservis verilmedi.Yıllık 840.000 YTL garanti para, 11.200 maç başına 2+1 yıllığına Beşiktaş'lı olmuş Yozgatlı.İyi de olmuş.

- Delinho, İbrahim Üzülmez, 2 yıllık sözleşme uzatmış.Hayırlı olsun diyoruz kaptana.Barcelona maçı hatrına futbola devam, ee kendisinin orta yapan hali de bu sene bu ligde, artık performans tavan yapsın bi zahmet.Arz ederim sevgili kaptan...

/// Özer Hurmacı konuşulacak seneye.Selçuk İnan'a ilgi göstermeyenler utanacaklar.Serdar Kurtuluş bal yapan arıdır, altın yumurtlayan tavuktur.Kesen taş olur.

///Beşiktaş pazartesi top başı yapıyor.2. öneleme turunun kuraları da haftaya bugün.Yeni sezon, vira bismillah.

Noat Samisa

22.06.07
Cassio Li10coln


Galatasaray sonunda senelerdir aradığı 10 numaralı ve 10 numara mevkili oyuncuya kavuştu.Resmi sitede dev bir banner hazırlanmış, sıkıntıda denen Galatasaray nokta atışı transferlere devam ediyor.

Önce Linderoth geldi.Ortanın ortası defansif yönde sağlama alındı.Volkan geldi Antalya'dan, sol taraf sağlamlaştırıldı.Orkun geldi, Aykut ve Fevzi ile çok iyi 3 genç kaleci oldular.Orta sahada Sabri'si var, Arda'sı var.Önüne de Lincoln geldi.Tam baklavalık oldu, çağdaş oldu, dominant oldu.

Alex ile kıyaslanacaktır, tirajlar böylece artacaktır.Futbol olarak Alex'in fersah fersah ilerisinde takım oyuncusu.Ricardinho ise yanına yaklaşamaz.Delgado ise çok farklı biri.Gereksiz polemiklere lüzum yok.Lincoln'ün TSL'de istatistiksel açıdan Alex'i yakalaması zor hatta imkansız ancak genel çerçevede Lincoln çok daha faydalı olacaktır.

Noat Samisa

22.06.07
Darbe City'i Vurdu!

Liverpool satıldıktan sonra pek garipsenmiyor yeni çöreklenmeler.Rusları gördük, Amerikalılar akın akın geliyorlar da bu Tayland'lı neyin nesi?

Aslen Çinli ama karmaşık biri.Geçen Tayland'da kansız darbe olunca sürgüne göndermişler bunu.Yandan çarklı mülteci statüsünde İngiltere'ye kaçmış.''Hemen geri dön'' çağrıları yapılmış, halen de yapılıyormuş.Emlak usulsüzlüğü iddiaları varmış, ee askeri darbe dediğinin sonrası mahkemesiz olmaz.

Thaksin Shinawatra, Tayland (Siyam) eski devlet başkanı, Manchester City'nin hissedarlarına 81,6 milyon paundluk bir teklif yapmış.Halihazırda 60 milyon sterlin olan borçları da üstleneceğini, kulübü İngiliz devleriyle yarışır, 100 yıllık rakibi United ile kapışır hale getireceğini söylemiş.Hoca da duyumlara göre Sven-Goran oluyormuş.

Ne diyelim, kime niyet kime kısmet.Darbeler halklara genelde zulüm getirirken, binlerce kilometre uzaktakilere ise para ve refah getirebiliyor.Golabl dünya bu işte, Tayland'daki darbe City'i vuruyor!

Noat Samisa

21.06.07
Database #3# >>> Özer Hurmacı

1986 Almanya doğumlu Ümit milli futbolcu.Ankaraspor formasını bu sezon 33 kez giydi.

Kariyeri:

-2005 Ankaraspor
2005-2006 Keçiörengücü
2006-2007 Ankaraspor
2007- Ankaraspor

1.74 boyu, boyuna uygun kilosu var.Ayaklarına çok hakim, sağ ayağına iyi kullanıyor.Çabuk hızlanıyor, driblingde adam geçebiliyor.Dar alanda etkili, içe kavisli yan ortalarda başarılı.

Ortasasanın sağında, baklava 4-4-2'nin sağında ya da ileriye dönük merkez oyuncu olarak oynar.Almanya menşei futboluna disiplin katıyor.

Piyasa değeri, iç piyasada 1,5 milyon avro.Ama Melih Gökçek ne ister, onu bilmem.

Zaten satılmayan Mehmet Topuz'u bırak, Özer'e bak.

Noat Samisa

21.06.07
GS Manager 2007

Ogan Tarhan, Ali Egesel, Adnan Sezgin ve Adnan Polat geçmişler futbolun başına, Football Manager oyunuyorlar...


Kötü oynadıkları söylenemez.Linderoth çok iyi futbolcu.Orta sahanın her bölgesinde oynar.Ortanın ortasında oynarsa çift yönlü oynar.Top kazanır, dağıtır.İkili mücadelelerde ayakta kalır.

Volkan Yaman'ı da almışlar.Sol tarafta milli alternatif.Orhan Ak'tan kurtuldular.

Orkun Usak, zaten GS altyapısının oyuncusu.Müthiş bir sezon geçirdi, milli kale hakkıydı.Onu da almışlar.

Bir de Lincoln ismi dolaşıyor haftalardır.Olması halinde bayağı sağlam bir baklava 4-4-2 takımı olurlar.Adaptasyon dönemini de, özellikle seyricisiz maçlara rastlayacak kısmı da iyi geçirirlerse taş gibi takım olurlar.

İlgiyle izliyoruz.

Noat Samisa

21.06.07
3-16 Eylül İspanya

Biraz da basketbol...

Alpella ile Fenerbahçe Ülker'in kupaları aynı müzeye gitti, her seviyedeki takımları birbiri için çalışıyor.Ve bu takımlar A düzeyde TBL'de mücadele ediyor, amaç aynı.Aralarında ücretsiz alış-veriş imkanı var.FB yönetimi istemezse kimse Alpella'dan başka bir kulüple anlaşamıyor.Üstüne bir de Tanjeviç ile anlaşıldı.Milli takım seçmelerinde adil davranılacağı teminatını kim verebilir?Zamanında Ergin Ataman'ı kulüp takımında görev yapıyor diye milli takıma coach yapmayanlar, şimdi nasıl izin verdiler?Neyse...

-Tutku Açık, Hakan Demirel, Engin Atsür, Ender Arslan, Ömer Onan, Cenk Akyol, İbrahim Kutluay, Serkan Erdoğan, Ersan İlyasova, Hidayet Türkoğlu, Kaya Peker, Kerem Gönlüm, Semih Erden, Ermal Kurtoğlu, Oğuz Savaş, Mehmet Okur, Fatih Solak, Ömer Aşık-

Mirsad yok, bu iyi.Kerem Tunçeri yok.Geçerli bir nedeni de yok.

Mehmet ve Hidayet bu kez teşrif ettiler.Japonya'da muhteşem bir kimya tutturan takıma katkıları güç mü verecek, yoksa inhibitör mü olacaklar, merakla izliyoruz.

- Telekom işi abarttı.Khalid El-Amin yıllık 1.4 milyona dolara TT forması giyecek.Micheal Wright, Erwin Dudley, Bekir Yarangüme, Barış Özcan, Haluk Yıldırım, Tutku Açık, Muratcan Güler... bayağı iyi kadro.Bir yabancı hakları daha var.O da Eddie Basden tarzı ya da Marcus Brown.

- Beşiktaş Ergin Ataman ile anlaştı.2.5 milyon da bütçe belirlenmiş.Cevher Özer, Erkan Veyseloğlu, Barış Güney takımda kalıyor.Azmi, Umutcan ve Kerem de var.4 iyi yabancı ile sağlam takım olunur.İhtimal ki Akatlar 2 sene önceki havayı tekrar solumaya başlar.

Noat Samisa

21.06.07
Wimbledon 2007

Biraz da tenis.Sezonun ardından yorgunluk kahvesi, Copa America üzerine tatlı niyetine...

Roland Garros'la heyacan artmıştı.Wimbledon'la zirveye çıkıyor.Seribaşlarını açıklamışlar.Buyrun.

Hamburg'da, toprak kortta Federer Nadal'ı son seti 0-6 alarak mağlup etmişti.Roland Garros'u yine Nadal kazandı ancak bu Hamburg'un rövanşı değil.Hamburg'un rövanşı, Federer'i, Federer yapan yerde, Wimbledon'da yenerek alınır.Alışılılagelen finali istiyor, bekliyorum.

Mauresmo bu kez pek şanslı değil.Sharapova halen sakatlığın etkisinde.Roland Garros ancak idman oldu onun için.Yükselen güzel İvanovic var, çimde pek şans tanımasam da sürpriz yapabilir.Fotojenik olmamasına rağmen toprak-çim farkettirmeden oynayan gerçek bir yıldız, Henin-Hardenne her zaman olduğu gibi favorim.

Yağmur az yağsın, heyecan bol olsun.25 Haziran-8 Temmuz arası CNN Türk'ten izleyelim.

Noat Samisa

20.06.07
Copa America TV8'de

Yaz gecelerinde futbol, 26 Haziran'da Uruguay-Peru maçıyla başlıyor.Mutluyuz, huzurluyuz.

Copa America Venezuela 2007

A Grubu: Venezuela, Bolivya, Uruguay, Peru

B Grubu: Brezilya, Meksika, Şili, Ekvador

C Grubu: Arjantin, Amerika, Paraguay, Kolombiya

Çeyrek Final

1- A1-M2
2- M1-B2
3- B1-C2
4- C1-A2

M'ler en iyi üçüncüler.1 ve 2 ise sıralamaları...

Yarı Final:

1-2
3-4

Final: Statüye Arjantin-Brezilya klasik finali uygundur.

TV 8 Maç yayın programı


Noat Samisa

18.06.07
İşte La LigA Buuuu...

Nefis bir sezon oldu.EPL, Bundesliga, Eredivisie, -kesinlikle Serie A değil, B daha iyiydi- hatta TSL...Sona yine İber'liler kalmıştı.Sondan bir önceki hafta inanılmaz maçlara, inanılmaz bir sona sahne oldu.Messi'nin ''Maradona yapar da 1528762. veliahtı olan ben, ona en çok yaklaşan veliahtı olan ben neden yapmayayım?'' temalı ''tanrının eli'' golü ve maç sonu.Aynı dakika içinde Camp Nou'dan Tamudo ile Zaragoza'dan Nistrelloy gürültüsü yükseldi.Bir taraf kazanırken, şampiyonluğa giderken golü yemiş, öbür taraf ise çöküşteyken şahlanıp getirdiği şampiyonluğa son dakika golüyle asılmıştı.


Son hafta da önce Mallorca golü geldi Bernabeu'da.Çıt yok, yüzbin kişi sus pus.Arada bir Tarragona'ya dönüyordu NTV yayını ama Tarragona'da ışıklandırmanın yetersiz oluşu zevki kaçırıyordu.Kısa zamanda fark yaptı Barca.İkinci yarı başı bekleri oyundan biraz düşünce bocaladı Real.Varela bir gol kaçırdı ki aman ki ne aman.68'de bi kenar operasyonu, Robinho, Hiquain, Reyes üçlüsü golü yaptı, Bernabeu yıkılıyordu.Dakikalar 80'i gösterdiğinde dünyanın en ağır yüklerinden birini taşıyan büyük ''hamal'', yalnız adam Diarra zor pozisyonda kafayı çaktı, -Basinas olmasa çıkıyordu top gerçi- ve Bernabeu çıldırdı, o ise secdeye kapandı.Reyes de perdeyi kapattı.Bernabeu'dan 3-1, Tarragona'dan 1-4, Sevilla'dan 0-1 geldi.Don Capello yine başardı, Real Madrid 30. kez şampiyon oldu.

Maç sonu da muhteşemdi.Mükemmel kutlamalar hazıtlamışlar, 30'u doyasıya kutladılar, düşman çatlatırcasına.Birkaç saat mabedde takıldıktan sonra sokaklara çıkmışlar, orda da apayrı güzellikte görüntüler ortaya çıkmış.Heyecanı büyük ligin, aynı oranda herşeyi büyük oluyor.

Futbol dilencisi bu sezonu da iyi hasılatla kapattı.Copa America'yı
kim yayınlıyor diye sormaya başladı bile.

Noat Samisa

18.06.07
Runyeee Runyeee

1 milyon avro bonservis vermişler bizim mohikana.Gururlu adamdı, taraftar yalakalığı yapmadı.Dalga geçenlerin sahte sevgi göterisine cevap vermedi.Tüm sezon da vakarlı duruşunu sürdürdü.Cangele'nin tükürüğüne Türk usulü el-çene temasıyla cevap verecek kadar da sağlam adamdı.Gitmek istemiş ve gitmiş.

Vedran Runje, 1 milyon avro bonservis karşılığında Fransa'ya Lens'a uçtu.Yolu açık olsun.

Noat Samisa

18.06.07
CKR Fenerbahçe'de...

Vizyon, misyon vs. dedim, Tuncay'ı İngiltere'ye gönderdim.Ben böyle derken ne yaptın be Kazım*?


Babadan latin kanı, azıcıkta korsanlardan kalma asi ruh, anneden de Türk kanını almışsın.Londra gibi yerde doğmuşsun.Bir şekilde futbola başlamışsın.3 senede 3 lig atlamışsın, ''Coca-Cola Kid'' demişler sana.Bir sene EPL'de oynamışsın, 20 maç yapmışsın, bir de gol atmışsın.

Bunlardan sonra dal Türkiye'ye gelmişsin.Olur mu?Uyar mı?

*Sheffield United, £100,000'e aldığı oyuncuyu, £1,275,000'e satarak büyük kar elde etti.Fenerbahçe'nin ödediği para avro cinsinden 1,9 milyon.CKR ise yıllık 1,4 milyon avro alacak.

Noat Samisa

17.06.07
Marlboro değil Middlesbrough

Bi telaşla geniş kitlelerce kullanılan iletişim programına sarılmış arkadaşımız.''Olm, Marlboro diye takım mı var?Yoksa Amerika'ya mı gitti bu?''Hayır dedim, şöyle bi ''yurdum insanı'' dye iç geçirerekten.Bilmemek ayıp değil elbette ama hoş bir gülümsemeye sebep olmadı değil.


Middlesbrough, daha çok kullanılan haliyle M'Boro Tuncay Volkan Şanlı'nın yeni takımı oldu.Adettendir deyip başlangıçta başarı dileyelim.Sonra da biraz açalım şu mevzuyu.(Öncesi: Skysport - Sonrası: Skysport)

Tuncay için en uygunu EPL idi, EPL içinde de M'Boro gibi, Bolton gibi takımlardı, çok kasarsan Tottenham'dı.Zamanında yanlış başlayan Emre-Okan-Hakan üçlüsünün Avrupa maceraları pek iyi bitmedi, devam edenin de pek iç açıcı değil.Keza kariyer referanslarıyla transfer olan Arif ve Ümit'in maceraları da iyi bitmedi.Burda bir tek Tugay örneği var ki, o ender rastlanan bir durum.Kulübün dayatmasıyla giden Nihat doğru işi yaptı ancak onun da sakatlıklarla başı belada.Eline fırsat geçirip de bunu kendi misyonu için kullanan ilk isim Tuncay oldu, iyi de oldu.

Neden EPL?

Doğrudur, Fenerbahçe şampiyonlar ligindeydi, elbette CL önemli bir platform.Ama izlenme oranlarına, popülariteye ve gelirlere bakılırsa EPL'nin CL'den pek varkı yok.Artısı, futbol okulu misyonu.Sürekli verdiğim örneği burada yineleyeyim: Dirk Kuijt, karşı kıyıya geçince modifiye olmuş haliyle Kuyt.Koşan, basan, savaşan, cyborg futbolcu.Liverpool'da oynama sebibi ise tüm bunlara eklediği gol vuruşu becerisi.Tuncay'ın Kuyt ile benzerliği ilk kısımda, yani cyborg, cesur yürek ne ise artık.Keza Kuyt neden Liverpool'daysa, aynı şekilde Tuncay da aynı nedenden M'Boro'da.Gidecek, toplu oyununu ve şutunu geliştirecek, sonra daha büyük hedeflere gidecek.Gerçi Riverside-Liverpool arası bayağı yakın, Tuncay yapması gerekenleri yaparsa zaman içinde kısa bir gemi yolculuğuna hazırlanabilir.

Neden M'Boro?

Kulübüne bağlı taraftarları olan (gerçi her kuzey ülkesi için durum aynı) 2 sene önce UEFA finalini sansasyonel rövanşlar sonucu oynayan, EPL kültürüne sahip köklü bir kulüp.EPL için ortalama seviyede, orta sıralara oynayacak bir kadro var ellerinde.70'li manager Southgate formayı çıkardı, direkt ceketi giydi.Pek itimat olmasa da kendisine, ters durumlarda bile problem olmayacaktır.Diğer yandan Viduka gitti, Aliadiere geldi.Yakubu da var.Tuncay bu ikili arasına ya bunların arakasında ya da yanında olarak girecek ama tahminin banko girecek.El üstünde tutulacak, ilk yanlışında yamultulmayacak. İngiltere'ye alışmak zordur, bu bir klişe gibi, kural gibi bir şey.İlk sezon için fazlasıyla toleransı olacaktır.Alacağı ücret de iyi.(2.2 milyon pound)

TSL'de bir tane Tuncay vardı, o da gitti.Rekabet kültürüne, tavır ve tutumlarına kıl olan birisi de olsam futboluna saygım var ve kendini geliştirme hedefine, çizdiği vizyona ve belirlediği misyona itimadım var.

Artık bize düşen FOX TV'den Tuncay'ı izlemek.FOX'un şu haliyle zor olacak ama umut edelim bari.

Noat Samisa

13.06.07
Di mi Fikret?


Bunu da arayacağız ya ötesi yoktur herhalde artık.

Saran Medya, İngiltere Premiereship'in yayın haklarını 4'e almış, 5.2'ye (milyon avro) FOX TV'ye satmış.Hayırlı olsun.

Biz NTV ile sevdik EPL'yi.3'ten 5'e dönen herşeyiyle unutulmaz olan o maçta bir çoşkuyla yankılanan ''işte premiyer lig buuu'' haykırışını sevdik.O haykırışın bir daha çıkma ihtimalini, muhteşem yayın kalitesini sevdik.

Sonra aldılar EPL'yi oradan.Biz haber kanlıyız dedi NTV, öğle vakti maç yayını pek uymuyor bize.Peki dedik (gerçi sonra TBL'yi aldılar ama olsun yedik biz bunu)geçtik TV8'e...

Di mi Fikret? baydı ilk başlarda bizi.Malum atasözü var ya, dört ayaklı binek hayvanı muhabbeti, onu söylendik durduk.İkinci sene alışmıştık artık, gerekirse ses kapanır, yemyeşil zemin üzerindeki, dolu tribün önündeki oyun kaçırılmazdı.Di mi Fikret? bile koymuyordu artık.3. dakikada tespit edilen ''kollektif uyum'' ile 5. dakikada verilen topla oynama istatistiğiyle desteklenen ''maçın çekişmeli geçtiği'' söylemlerini takmıyorduk.Nefis bir sezondu, yaşadık bitirdik.Daha da alışmıştık Ömer abi ile Fikret'e.Bazen Engin Kehale çıkar diye ümidimiz hep sürecekti...

Olmadı...

Bilgehan Demir'in ''nefis, inanılmaz, off, süper, müthiş'' söylemlerini duyacağız artık.Bayacak, delirtecek bazen.Zaman gelecek Bolton-Southampton maçını dizi var diye yayınlamayacaklar.FOX'un şu ana kadar ki vizyonu Fikret'i baş tacı yapacak kadar yerlerde...

Gerçek futbolun coğrafyasında oynanan oyunu bize zehretme çabası gösterenleri futbolun tanrılarına havale ediyorum.Elden de başka bir şey gelmiyor.

Noat Samisa

10.06.07
Yıldızlar Gökte, Kolot Yerde Olur

''Biz de en az Roberto Carlos kadar kaliteli bir oyuncu alacağız.''

07.06.07 tarihli, Hakan Arıkan'ın imza töreninde sorulan soru üzerine Bay Abdi Celalettin Kolot'un verdiği cevap...


Aslında bu direkt olarak Kavacık'ta oto galerisi/distrübütor mağazası bulunan futbol şube sorumlumuz Celal Kolot'un sorumlu olduğu bir durum değil.Beşiktaş'ın vizyonu bu, Beşiktaş bu hale getirildi.

Önceleri rakipleri akıntıya karşı kürek çekiyorlardı her zamanki ama Beşiktaş'ın güvencesi özkaynakları vardı, güvencesi sağlıklı mali yapısı vardı.Rakipler kaçıyordu sürekli ama Beşiktaş kovalamak için çaba göstermiyordu.Rakipler sürekli adı büyük ama çapı küçük transferler yapıyorlar ama Beşiktaş içe dönük muhafazakar yapısını halen saklı tutuyordu.

90ların sonunda rekabet koşulları değişmeye başlamıştı.Beşiktaş bu gelişime ayak uyduramadı.Mufazakar yapıyı yıpratmadan açılımcı politikaya yönelemedi Beşiktaş.Düşüncede değil ama yaşayışta sözde yönelim de Ayhan ve Ertuğrul transferleriydi.Bu iki transferin Beşiktaş tarihinde anlamları büyüktür.

Seba başkanlığındaki Beşiktaş, yapılmayanı yapandı.Belki sportif yönden sansasyonel işler yapılmadı ama kurumsal Beşiktaş, kimlikli Beşiktaş büyümüştü, başkalarına model olmuştu.Şimdi ise Beşiktaş taklit eden, başkalarının başarısızlığını kovalayıp, rakiplerinin eskilerini transfer eden, özkaynaklara sırt çevirmiş, amatör branşları umursamayan bir vizyona büründü.

Demirören yönetimleri Beşiktaş'tan sırf eski vizyonu çalmışlar ise de yeterli bir yokoluş sebebidir.

- Biraz da sportif bakalım

Beşiktaş'ın öncelikli ihtiyacı oyunu çift taraflı oynayabilen bir orta saha oyuncusu.Ne önlibero ne de forvet arkası.Ortanın ortasını fiziğiyle kapatabilecek, aynı zamanla kazandığı topu dikine oynayabilecek mümkünse tecrübeli bir orta saha elemanı.

Sonralıkla ihtiyacı da Mehmet Topuz.

Eğer Ricardinho'nun talibi çıkarsa bir de stopere oyuncu alırsın.Bu oyuncu da çizgi savunmayı iyi bilen ama gerektiğinde sarkık oynayabailecek tecrübeli oyuncu olur.

Orta sahaya Gattuso tarzı değil Pirlo tarzı.Defansa Vidic tarzı değil Agger tarzı oyuncu lazım.Diğer alternatifler sınıf atlatmak bir kenara fazladan yük getirir.

Ezcümle, Beşiktaş ın Tello'dan önce 2 mevki bir de oyuncu eksiği vardı.Şimdi bir mevki bir oyuncu eksiği var.Bir orta saha elemanı ile Mehmet Topuz, opsiyonel olarak bir de stoper.

Yıldızlar göktedir, futbol isimle değil ayakla-kafayla oynanır.

Tigana'nın inşa ettiği iskeleti ve bıraktığı mirası yapılacak 2 yanlış transferle çöpe atmak mümkün.Lütfen, ama lütfen...

Noat Samisa

08.06.07
Database: #2# >>> Gökhan İnler

1984 İsviçre doğumlu Türk futbolcu.İsviçre 1. ligi takımlarından FC Zürih forması giymekte.İsviçre milli takımda da yer alıyor.


Kariyeri:

1989-1998 FC Olten (altyapı)
1998-2002 FC Solothurn
2002-2004 FC Basel (U21)
2004-2006 Aarau
2006- FC Zürih

1.83 boyu, ikili mücadelelerde ayakta kalan fiziki yapısı var.Her iki ayağını da iyi kullanıyor, sağ ayağıyla çıkardığı şutlar etkileyici.Bireysel oyunda dar alanda kolay adam geçebiliyor, çabuk parlıyor.Atletik bir yapısı var.


Orta sahanın ortasında geriye dönük ya da sağ ve sol iç bölgelerinde ileriye dönük olarak kullanılabilecek, hücuma katıldığında etkili şutlarıyla skoru değiştirebilecek önemli bir oyuncu.

Piyasa değeri 1,5 milyon avro civarında.

###15.06.07 tarihli EDİT###
Gökhan İnler Udinese'ye transfer oldu.
###15.06.07 tarihli EDİT###

Noat Samisa

07.06.06
Database: #1# >>> Alexei Eremenko Jr.

1983 Rusya doğumlu Finlandiya'lı oyuncu.Rusya Premier Ligi takımlarından Saturn forması giymekte.Milli takımın da bankosu.


Kariyeri:

1999 FF Jaro
1999–2001 Metz (genç takım)
2001-2002 Jokerit
2002–2004 HJK Helsinki
2004–2006 Lecce
2006– Saturn

Oldukça kaliteli bir sağ ayağa sahip.1.83 boyu, yeterince yeterli fiziki yapısı var.Kuzeyli olması da fiziken bir diğer avantajı.

Orta sahanın ortasında hücuma dönük ya da sağ tarafa yakın, çizgiden içe kateden iç oyuncusu olarak oynayabilir.Patlayıcı deparları, başarılı nokta pasları var.Oyun zekası kuvvetli, takımı yönlendirebileck bir oyuncu.

Piyasa değeri 4 milyon avro civarında.

Noat SamisA

06.06.2007
Carlos, Carlos, Roberto Carlos

Hayırlı olsun.Şu sıralar Real Madrid'in sol bekinde şampiyonluk kovalayan, bundan 10 yıl önce dünyanın en iyi sol beki olarak gösterilen, şimdilerde ise fazlasıyla profesyonel bir veteran olarak halen eski formunun kalıntılarıyla futbol oynayan Roberto Carlos, Türkiye'ye, Fenerbahçe'ye bir gece yarısı operasyonuyla geldi.Tebrik eder, hayırlı transferler dileriz.



Foto hem başlığa uydu, hem de anlatacaklarımıza...

Yıllık 4.2 milyon avro alacakmış (öyle konuşuluyor) Carlos, bayağı büyük para.Bu paranın finansmanı da Fenerium'lar ve stad gelirleri olsa gerek.Bu model vizyon modeli.Takımın iç dengelerini önemsemeden, finansmanını gelecek yatırımlardan bekleyen, pek de akılcı olmayan ama sürekli rağbet gören bir model.

Fenerbahçe, bu transferle adını daha gür duyurdu Avrupa'da.Ama tabi her transfer başlı başına bir kumardır.Carlos'aa 4.2, Kezman'a 3.5, Alex ve Tuncay'a da kalmaları için bu seviyede paralar önerileceğinden çıta bayağı yükselmiş, ülke piyasasının dışına çıkmış gözüküyor.


Yabancı sınırı esnelitecekse TSL'de oldukça faydalı olabilir Carlos, en azından bu sene için.

Fenerbahçe hızlı başladı, karşıt ataklar neler olacak bekliyoruz ve eğer yaşamaya devam edersek görüyoruz.

Noat SamisA

06.06.2007
Ertuğrul Sağlam ve Rejim sorunu


Futbolda siyaset vardır, zaten futbol asla sadece futbol mudur ya da değil midir?Herneyse...

Haber çıktı, konuşuldu, infial yarattı ve ''Beşiktaş siyasi parti değildir, halkın takımıdır'' denilerek birinci ağızdan yalanlandı.

Yönetim Kurulunda konuşulmamış, akla dahi gelmemiş -umuyorum- oluşu sevindircidir.Ancak bir kısım medyanın ve peşinden sürüklediği kitlelerin Ertuğrul Sağlam'ın eşinin başörtüsünü gündem yapmaları dibin dibidir.


Demişizdir ki, Türk hocaların işine karışma fantazisi vardır yönetici abilerin bu ülkede.Yerli hocaların da başı dik değilse, ağam-paşam denir şaklabanlıklara.Zaten saf temiz bir Anadolu çoçuğudur gelen hoca, hocalığa başlarken en büyük hayali bir İstanbul kulübünde hocalık yapmaktır.Meslek ilkeleri, gururu çiğnense de ses çıkaramaz.''Madem geldik, susalım da işimizi yapalım'' derler.Bir de hatırlı abiler vardır, sürekli röportaj kovalarlar.Tuzak sorular, oraya buraya uzatılan, çarpıtılan cevaplar sürekli gündem olur.Kısa zamanda az da olsa varolan karizmanız göçer.Bu sırada yönetici abi iskemleyi idman sahası kenarına atmıştır.Birkaç arkadaşıyla gölgelikte bir sinerji yaratmışlardır, muhabbet koyudur.Hocaya tavsiyeler başlar.''Ben izledim, şöyle böyle, bunu oynat'' gibi.Sonra maç günü gelir, kadro seçimine karışılır.Devre arası gelir, soyunma odasına inilir.Sonra maç kazanılır, yönetici abi kraldır artık.Hoca da iş bilmez, akılsızın biridir.

Örnek: Rıza Çalımbay-Kıvanç Oktay-Demirören ilişkisi...

Ertuğrul Hoca'mızın dik durmasını, önündeki örneği iyi tahlil etmesini umuyorum.Kendisinde icraat yapacak kapasite, UEFA'nın da teyit ettiği üzere mevcut.

Ezcümle, Beşiktaş'ın ne yeşil zeminde ne kulübede ne masa başında ne de kasa başında rejim sorunu vardır.Beşiktaş'ın yönetim sorunu vardır, açıktır, beyandır, ortadadır.

Yazılan, çizilen o ki 22 Temmuz seçimlerine de ekonomik vaatlerle değil, rejim vaatleriyle gidiyoruz, ne güzel değil mi?Beşiktaş'ta ülkenin aynası ya, yeni sezona sportif ve yönetimsel iyileştirme çalışmalarıyla değil, rejim sorunlarıyla giriyor.

Yersen...

Andrea Pirlo

05.06.2007
500 Bin Avro Nerede?

Olgun Peker kimdir?Peker soyadı ne çağrıştırıyorsa odur.


Futbol Şube Sorumlumuz Sayın Abdi Celalettin Kolot'un söylediğine göre Tello'nun transferinde kulübe yardımcı olmuş bu şahıs.500 bin avro almış.İyi para...

Tello 250-350 bin arası bedellerle 6 sene SCP forması giymiş.Tabi burda öncelikle Portekiz liginin bireysel yetileri üstdüzey oyuncularla dolu olması ve Tello'nun da bir takım oyuncusu, görev adamı olduğu etkenleri gözardı edilmemeli.Sonralıkla da Türkiye'deki mevcut yaşam koşullarının, futbol seviyesinin Avrupa'dan düşük oluşu ile birlikte gelen yabancıların para konusunda fazlasıyla açgözlü olduklarını da unutmayalım.Yıllık ücreti 900 bin avro, standartların altında bir rakam.Edu, Lugano, Deivid, İliç, Song kaç aldılar, kaç alıyorlar, bir baksak nasıl olur?

Menejerle transfer yapmak mide bulandırıcı bir iş.Uğraşıp didinip, ordan burdan artırıp kulübe verdiğin paraların ne idüğü belirsiz şahısların cebine girmesinden kimse mutlu olamaz.Ama oyuncuyu bonservissiz aldık ve izlenimlerim faydalı olacağı yönünde.

Umarım...

Noat Samisa

05.06.2007
Tello Gider Yan Gider Telloooo...

Gelir gelmez bestesi hazırlandı.Doğru transfer mi, doku uyuşacak mı, usulsüzlük var mı, tribünle iyi iletişim kurabilir mi soruları meğer daha önceden cevaplanmış.Anadolu insanı ''Tello gider yan gider'' diyerek daha baştan kabullenmiş Rodrigo Alvaro Tello'yu...


2001 yazından beri SCP'de oynuyor.Forvet olarak 7.5 milyon dolara alınmış.Bu zamana dek çeşitli mevkilerde görev yapmış.Aslen sol iç oynayan ama gerektiğinde sol beke de geçebilen bir futbolcu.(Riise'nin 1 gömlek küçüğü diyelim.)Şili milli takımının da oyuncusu.Şili formasıyla bronz madalyası mevcut.Şu sıralar Mark Gonzalez ile rotasyonda oynuyorlar ya da 3-5-2'nin solunda oynuyor.

Sporting'de 04-05'te 37, 05-06'da 26, 06-07'de de 27 maç oynamış.(Lig+Avrupa)

İstikrarı ortada, hali hazırda da SCP'nin ilk 11 elemanı.Ancak artık yeni maceralar yaşamak istediğini söylemiş.Yine de açık kapı bırakarak istişareler sonucu sözleşme teklifini değerlendirmeye almış.

Sol ayağı yumuşak bir oyuncu.Adrese teslim ortaları, hareketli toplara çapraz şutları var.Fiziken 5 cm boy, 2-3 cm omuz fazlası olsaydı, çok daha iyi olabilirdi.Boydan biraz eksiği var (1.70), bunu da devamlılığı ile kapatabilir.

Kariyerinin referansı yeterli bana göre.Her sene Avrupa kupaları oynayan bir takımın 6 sene bankosu olmak kolay değildir.Baklava orta sahanın solunda gayet verimli bir oyuncu olabilir.Yani sol açık değil, sol iç.Gerektiğinde de sol bek.

SCP taraftarı bu sene oynadığı futbolun oldukça yararlı olduğunu, ivme kazandığı sezondan sonra bonservissiz gidişini uygun bulmamaktalar.Caneria'nın kiralık oluşu, zaman zaman solda oynayan Nani'nin ManU'ya gidişi, ara ara sol beke geçen stoper bozması Ronny'nin yetilerinin yetersizliği (yok artık, solunu çökerttim adamların) Tello'ya ağıt yakmalarındaki bir diğer etken olabilir.

Tello gelir, hoş gelir, umarız sefalar getirir.

Andrea Pirlo

04.06.2007
Müstehak

Herşey müstehak bize...

Bu kadar sonradan görme, hazırcı oluşumuza herşey müstehak...

Mesela futbol...

Bu kadar kötü yöneticilik anlayışıyla, kulüp yönetmek yerine kulübün prestijiyle kendi işlerini halleden yöneticilerle herşey müstehak...

Avrupa Kupası mı?Hadi oradan be...

Olursa tesadüf olur.Cidden tesadüf.Elbet altında bir organizasyon yatmakta bu işin ama devamlılığı ve sonuçlarına bakınca tesadüfü en fazla tevafuka çevirebiliyorum.

Bu kadar kötü saha ve yayın koşullarıyla...

Bu kadar berbat kurumsal futbol yapısıyla...

Bu kadar iğrenç rekabet anlayışıyla...

Bu kadar sakil futbol anlayışı ile...

Kötü futbolcular da, parasını alıp da kaçan yabancı da, kendini yetiştirene sırt dönen kişiliksiz de müstehak...

Mesela Beşiktaş...

Neyimize bizim dünya standardı futbol.Emekleyen bebeğe bot alınır mı?Neyime gerek tek top, hızlı oyun, alan savunması profesörü Kleberson?Neyime gerek Avrupa'da törpülenmiş latin virtüözü, hızlı oyun üstadı Delgado?Alalım 3-5 tane daha Fahri, 5. dakikada kendini attırmaya çalışsın.Vay! hırslı futbolcu, bak pas hatası da yapmıyor diyip de millet tav olsun.

Yazık, acıyorum.Herşeyi tek nedene bağlayıp oturduğu yerden eleştirmekten başka bir halt yemeyen gerzeklerden nefret ediyorum.Onlar sebebiyle ki büyük çoğunluğu temsil ediyorlar, bu ülkeye herşey müstehak...

Noat SamisA

24.02.07
Transfer?

Ocak 1 geldi, Christmas geçti, mübarek bayram da bitiyor, artık iş başı...

Birkaç hafta önce dünya genelinde piyasalar hareketlenmeye başladı.Küçük ölçekli bütçeler ve kısa vadeli hedefleri olanlar için iyi ve ucuz futbolcu bulmak ara transfer döneminde çok zordur.İyisini istiyorsan basacaksın parayı, aksi halde gözden çıkarılmış kaşar futbolcular ya da kusurlu faydasızlar ile yetinmek zorunda kalırsın.Bi de üstüne menejer kazığı yersin.Dünya futboluna sona doğru değineceğiz.

Konumuz Beşiktaş.Tigana kalıyormuş açıklamaları yeterli gelmedi bana, Ankaragücü kupa maçını beklemek lazım bu konuda.Malum, sağı solu belli olmayan bir yönetim ve an be an değişebilen zihniyette bir topluluk var.Tigana kalıyormuş gibi düşünelim ve işimize bakalım.

---Tor---Zan---XXX---Üzü---
------------Kor---Ser-----------
------Kle----Rica----İ.Ak------
-------Bobo veya Nobre------

İlk yarının bitirildiği şablonda transfer ihtiyacı sadece savunmanın ortasında gözüküyor.Sezon içi genel değerlendirmelerde çok sık bahsedildi, takımın belli bir kapasitesi var, belli bir standardı oluştu.Sene başı rasyonel hedefler konulmasa da bu takım için asıl hedef bu sene için CL'ye katılmak, şampiyonluk opsiyonel.Bir de UEFA'da gruptan çıkmak vardı, o da önce 5. torba dezavantajına, sonra fikstür dezavantajına, en son da şanssızlığa kurban gitti.

Defansın ortası için, Avrupalı, mümkünse biraz kaşarlanmış, işibilen fizikli bir tandem futbolcusu.(Edmilson tarzı)Kuzey ve Doğu Avrupa'da bizim lig için biçilmiş kaftan oyuncular fazlasıyla var. Aslında fazla uzağa gitmeye gerek de yok, Gençlerbirliği'nden Risp de olur, yaş 26, fizik o biçim, Göteborg'un 11'nde idi buraya gelmeden önce, İsveç A milli, e daha ne olsun?

Takım geliştikçe Tigana değişiyor, genç futbolcuların rol alması gerekliliği bu sezon geçerli, sistem 3 kez değişti, yine değişebilir.

---Tor---Zan---XXX---Üzü---
-------Kle---Ser---XXX--------
--------------Del----------------
---------Bobo--Nobre---------

Çağdaş, iç sahada tempoya yönelik, dengeli bir kadro.Rica ile Delgado değişmeli.Ortanın soluna Selçuk İnan.Dardanel'den hocası onun için, ''Zidane ile mevkiileri aynı, Zidane'nin yaptığı tüm işleri birkaç gömlek alt seviyede yapıyor, kafa atma hariç:)'' diyor.15 yaşında 2.ligde ilk 11 oynamış bir futbolcu, topa vurmasını biliyor, oyun görüşü mükemmel, sadece fiziği biraz zayıf.O da zamanla gelişebilir.

Maksimum 2 transfer, fazlası takımı bozar.Zaten darboğazdayız, maliyeyi düzeltmek bu takımın yapacağı işlere de bağlı.

Bu ülkenin de iyi çocukları var, iyi futbolcuları var.Buyrun, alın, oynatın.

Yerli Futbolcular

Selçuk İnan: Vestel Manisaspor.Sol iç, önlibero.85 doğumlu.
Hakan Balta: Vestel Manisaspor.Sol bek.83 doğumlu.
Mehmet Topuz: Kayserispor.Sağ iç, sağ bek.83 doğumlu.
İlhan Parlak: Kayserispor.Forvet.87 doğumlu.
Bekir İrtegün: Gaziantepspor.Defans.84 doğumlu.
Yasin Çakmak: Ç.Rizespor.Defans.85 doğumlu.
Ali Bilgin: Antalyaspor.Sağ bek, sağ iç.81 doğumlu.
Volkan Yaman: Antalyaspor.Sol bek, sol iç.82 doğumlu.
Burhan Eşer: Diyarbakırspor.Forvet.85 doğumlu.
Tevkif Köse: B.Leverkusen.Forvet.88 doğumlu.
Mevlüt Erdinç: Sochaux.Forvet.87 doğumlu.

Dünya piyasası genç Latinler'le hareketlendi.Real Madrid isimli yıldız almak yerine yetenek transfer etti.

Gonzalo Higuain, Fransa doğumlu bir Arjantin'li olması sebebiyle bir İber takımı için biçilmiş kaftandı.Adını Domenech'in Fransa milli takımı çağrısına verdiği, ''Kendimi daha çok Arjantin'li hissediyorum'' cevabıyla duymuştuk daha önceler.River'dan, 87 doğumlu, forvet oyuncusu.

Fernando Gago, nam-ı değer yeni Redondo.Olmaz ya, futbolculuğuna yaklaşabilir ama Redondo gibi olması çok zor.River'dan adam alındı, Boca'yı üzmek olur mu?Boca'dan, 86 doğumlu, defansif orta saha, ortasahanın heryerinde oynayabilen biri.

Villareal'de Şili'li Matias Fernandez'i bugünlerde basına tanıttı.86 doğumlu, bana göre Real Madrid'in 2 transferini de gölgede bırakacak anormal bir yetenek.Orta sahada ileriye dönük, çağdaş, koşan bir forvet arkası.Şili Zamorano'dan sonra bir büyük adam daha çıkarmak üzere.

Dünya futboluna bir de Türk yansıması gerçekleşti.Yerli oyuncular transfer listemde olmaması da gösteriyor ki, Caner Erkin 4 milyon avro gibi bir meblağa CSKA Moskova'ya transfer oldu.Sahanın her yerinde oynabilecek bir kumaşı var, kale hariç diyeceğim ama ne bileyim görmedim, belki orada da oynuyordur.:)Büyük iş yaptı Ruslar, değerini bilmeyen, ''büyük'' geçinenler utansın.Biraz kendine dikkat et lütfen Caner, bize lazımsın.

Transfer işi derbi maçtaki gol kadar taraftarı heyecanlandırabilen, çoşku veren bir olaydır.Kupa finalindeki son penaltı kadar heycanlı ama bir o kadar da dikkatli yapılmalıdır.Sene başında yapılan yanlış transferler ya da tutmayan aşıları değerlendirmek için iyi fırsat.

Kolay Gelsin...

Noat SamisA

02.01.2006
Nerde Kalmıştık?

Galiba Rıza'da...En son onunla vedalaşmıştık hüzünlü bir Kayseri maçı sonrasında.Son dakikada Kayserispor'lu Ragıp'ın dağlara taşlara giden şutunu alkışlayan tribünlerin de isteğiydi bu, olmuyordu işte, değişmiyordu kısa zamanda olmaması gerekenler.Çok yanlışın tek bir doğruyla, hoca değişimi ile düzelmesinin mümkünü yoktu, bundan sonra da olmayacak.

Bu ülkede hemen hemen her konuda olduğu gibi futbolda da akıl almaz sakillikler mevcut.Aşk, sevgi, taraftarlık, fanatizm bir yanda dursun, dev aynasında büyüttüğümüz, odak noktası dışındaki mumla devleştirdiğimiz gölgemiz varya bizim, ah o mükemmeliyetçiliğimiz, futbolun kendi içindeki güzelliğini, futbolun sanatını öldürüyor, işi sadece futbol siyasetine odaklıyor.Siyaset demişken hemen bir hatırlatma yapayım.FİFA açmış gözlerini bizi izliyor şu sıralar.Sayın bakana ithaf olunur.

Tek doğrusu olmayan birşeyden bahsediyoruz, aynı felsefe gibi.İnsanlık tarihinde ne yaşanmışsa, filozoflar yaşadıkları dönemin etkisinde düşünmüşlerdir.Sonradan gelenler kendinden önceki filozofları okumuşlar, onların fikirleriyle kendi fikirlerini müteala etmişlerdir.Gerektiğinde ekleme yapmışlar, uymayanı reddetmişlerdir.Futbolda da işler böyle yürüyor.Peki ya bu sıralar mevcut felsefe bizden neyi istiyor?

1- Total Futbol.1970'lerin Hollanda'sı.Ben görmedim kendilerini ama bana anlatılanlarla, belgeseller, röportajlarla edindiklerimle en az görmüş kadar oldum.Takım olarak hücum takım olarak savunma.Üçlü, dörtlü, beşli hatta altılı orta sahası bile makbul, yeterki takım içinde roller belli olsun, ''takım'' ol.Bir de Rinus Michels bul!

2-Savaşkan orta saha.Total futbolun gereği, günümüz gerçeği.Herkes koşacak, topa hamle yapmasa da alanını savunacak.Maç içinde ayağına top geldiği üç-beş dakikalık müddette iş yapan, top rakipteyken eli belinde top bekleyen, Türk halkınca da iyice benimsenmiş olan ''ben forvet arkası oynarım abi'' modeli bitti.Gömdük onları.

3- Gerektiğinde akışkan futbol.Total futbolun hücum emri.Ayağa tek pas, minumum pas sayısı, maximum hızla topu rakip ceza alanı önüne getirmek.Gerekli varyasyon ve gol.

4- Gerektiğinde tandemle alan daralt, orta saha blokuyla bütünleş, o biçim pres yap.Total futbolun savunma emri.Adam değil, alan paylaş.

Bunları neden anlattım diye sorulabilir.Olağan karşılarım.Açıklayayım.Bir düşünün, bu sezon hangi TSL takımında şu anlattığım gerekliliklerin sahaya yansıdığını gördünüz?Ben birkaç maç için Fenerbahçe diyebilirim, Palermo ve Erciyes maçlarını sayabilirim.Karşılaştırma Avrupa ile ise bu iki maç ne kadar kıstas sayılır, ona da başka bir zaman bakarız.Takım olmak dedik ya, ilk 11'inde oynayan 6 oyuncusu takıma bu sezon katılmış bir takımın sadece 4 ayda, (4 ay çok oldu yahu, daha ilk haftalardan silahlar kuşanıldı(!)) bu gereklilikleri yapmasını istemek insafa, mantığa ne kadar sığar?Diyorsanız ki ben istemiyorum ki böyle olsun, x yanlış yerde oynuyor, y oranın adamı değil, z faydasız, onun yerine t olsa daha iyi, m futbolcu değil, n bu çölün vahası, bunları düzeltsin o mösyö, bak gör nasıl hoş gelecek, nasıl ''kazanacağız''.Ben de derim ki, zihniyetler farklı, frekanslar uyuşmuyor, algılar ters.

Bazen öyle şeyler okuyor ve duyuyorum ki, tamam diyorum, bu ülkedeki futbol sakilliğini kanıtladım.Futbolu biliyor olmak, ya da futbolu seviyor olmak mantıksızlığa sebebiyet vermemeli.İlk pas hatasında homurdanan tribün mantalitesi ve onları buna zorlayan futbol ahalisi.

Kazanmak, ne olursa olsun kazanmak.Başka derdimiz yok bizim.En mükemmeli, olması imkansız olsa da hemen, şu an en mükemmeli, olmalı!Olmuyorsa bir engel var ve bu engel genelde bir ya da iki kişi.Direkt kazanmak amacı dışında başka bir çerçeveye soktuysan futbolu, olmaz, olamaz, bize ters!

Bu yüzden Beşiktaş'ta 3 senedir hocalar değişiyor, yönetim bu sebepten sürekli suçlanıyor.Bu yüzden Türk futbolunda futbolcu öğütülüyor, bu yüzden baş tacı edilen kısa zamanda yok oluyor.100 yıllarını devirmiş 3 kulüp de en az 50 yıldır Dünya'da başa güreşeceğim hedefiyle kavruluyor.Bak Lyon'a, 15 yıl önce başa güreşeceğim dedi, 10 yıl içinde büyüdü gelişti, şimdi dünyayı sallıyor.

Biz futbolu sevmiyoruz kardeşim, sadece taraf olmayı, kazanırken övünmeyi istiyoruz.Sahada oynanan oyunda sürekli kaybedişlerimizin nedeni hep skorda kazanmak isteyişimiz olabilir mi?

Tigana yeni bir bina dikmeye çalışıyor, kaba inşaatı bitmek üzere.İmtiyaz sahipleri ve en ucuz siyaset olan muhalifliği belirlemiş Beşiktaş'lılar ise ''tez kellesi vurula'' sözünü çoktan söylediler bile...

Noat SamisA

24.12.06
Beşiktaş Savunması

Baki Mercimek, İbrahim Toraman, Gökhan Zan, Mustafa Doğan stoperlerimiz.Serdar Kurtuluş, Ali Güneş, Ali Tandoğan, Mehmet Sedef, İbrahim Üzülmez, Emre Özkan her türlü mevkiiye monte edilebilir kenar oyuncularımız, backlerimiz.Koray, önliberodan bozma liberomuz.Buyrun, alternatifler ortada.Takımın genel tertibine göre bunların içinden 4 adam secilecek.

Önce bi genele bakalım.Delgado'yu alıysan eğer klasik 4-4-2'yi oynamıyorsun ve artık eskilerde kalmış 2'ye 1 yakalama amaçlı kanat bindirmelerini yapmıyorsun demektir.Eğer bunları yapmayı düşünüyorsan Delgado'yu sistemin içine sokarak onun etkinliğini azaltırsın, dolayısıyla faydalanmazsın.Delgado'yu aldıysan Delgado'nun gerektirdiğini oynuyorsun demektir.Hani vizyon ile ilgili bir gerçek vardır, transferi yönetim yapar hoca tavsiye eder diye.Bizim durumumuz biraz farklı olduğundan Delgado'yu hocanın inisiyatifini kullanarak transfer ettiğini varsayıyoruz.Hani Delgado olmadan olmuyor dedik ya, neden olmuyorun cevabı da burada.Oyun Delgado üstüne kurulu, bu kadar açık.

Bunları neden anlattık?Delgado'lu sistemin defans üzerine oldukça sert bir etkisi var da ondan.

Basit bir özet de günümüz de prim yapan şablonlar, ekoller ve takımlar için geçeyim.WC İtalya'sı...Basit olarak 4 stoper, önünde 2 çapa, ayağa top yapan 3lü ve gol ayağı.Kanat bindirmesini kim yapıyor?Grosso ve Zambrotta.Kim bunlar?Biri 5 milyon avroya İnterli oldu, diğeri Madrid'de.Asıl nitelikleri stoper olan, ters kademeyi, alan savunmasını bilen aynı zamanda dünya üzerinde bir elin parmaklarını geçmeyecek benzer özellikli oyunculardan en yüksek standarttaki ikili.

Biz prim yapan futbolun benzerini oynamayı istiyoruz, aslında başka alternatifimiz de yok.4 stoper, 3 ayağa top yapan defansif nitelikleri mümkün olduğunca yüksek göbek oyuncusu, Delgado ve pres yapmayı düstur edinmiş 2 golcü.

Sağ beke Toraman.Bu adam sağ bekten başka yerde oynaya-maz.Bireysel taktik denen bir kavram vardır.Toraman bundan nerdeyse tamamen yoksundur.(Geçen sene Umut Bulut'tan içe doğru yediği çalım, halı sahada oynayan adam bile bilir, forvetle omuz omuza iken rakibini çigiye sürüklemeli defans oyuncusu, Toraman içe çalım yedi)Hele de yanında topu bilen evrensel futbol yetilerine sahip bir önlibero olmadan defansın ortasında oynaması faciadır.

Sol beke Baki.Hani şu sıklıkla kazma denen Baki.Geldiğinde ne gerek var demiştim, yanılmışım.10 yıl Ajax futbol akademisinde kalmış, (Oraya odunu soksan ve 10 yıl kalsa futbolcu olur, topçu değil ha gerçek futbolcu) eğitimli biri.Bireysel taktik dedik ya yukarıda, Baki takımdaki bireysel taktik zengini, futbolu kafasıyla oynayan nadir oyunculardan.Kendini mental olarak yetiştirmiş bir oyuncu.Vestel maçında çok top kaybetti, doğrudur.Neden?Hiç sorgulanmadı.Önünde oynayan adam esnaf futbolcu Üzülmez.Üzülmez'in top kaybı sayısı maç boyu 2 ya da 3ü geçmez.Çünkü Üzülmez risksiz oynar, baskıyı gördü mü geri vites yapar.Baskıyı görünce bindirme yapan Baki'ye aktarır topu ve kndini soyutlar.Sonra 3'e 1 kalan Baki'nin tekniği o 3 adamı ekarte etmeye yetmez ve Baki top kaybeder.Suçlu kim?

Sanılan aksine bence Baki göbekte oynayamaz.Daha doğrusu sol bek oynadığında sağlayacağı faydayı göbekte sağlayamaz.Kontrollü oyunuyla atmosferi ağır maçlarda çok faydalı olacak.

Sistemin gereği oynaması gereken stoper nitelikli, ters kademe yapıp göbektekilere yardımcı olan, gerektiğinde hücumun gerçekleştiği taraftan hücum destek veren, top rakipteyken alanlarını savunan, ters kademe yapan oyuncular.Bir Grosso, bir Zambrotta, bir Miguel bulamayacağınıza göre elinizdeki imkanlardan faydalanacaksınız.

Göbekte Zan alternatifsiz, sakatlanmamak, kendine dikkat etmek zorunda.Biri ona hava toplarında dirseklerden kendini koruması gerektiğini anlatmalı, topa güdümlü olmak fayda sağlamıyor.Aynı şekilde Koray.İlk hamle ustası, gavurların tackle dediği kavramın Türkiye'deki üstadı.Ancak bireysel taktik yoksunu.(Geçen sene İnönü fb maçı, topu almak için koşuyor, faul ya da değil düşüyor çalım yiyor ve gol.Örneğin rakip kenara doğru topla dribling yaparken savunma oyuncusu da onunla yan yana koşmak zorunda değil.Rakibe geniş alan bırakırsın fakat çapraza koşu yaparak rakibin etkinlik açısını daraltırsın.Kontrol sendedir.)

Defans oyuncusu illa ki topa kaleciden önce sahip olmak zorunda değil.Koray'a dair anlattığım şekilde,(aynı mantıkla işbilir defans oyuncusu dediğimiz de budur, duracağı yeri, hamle zamanlamasını bilen adam) topa güdümlü olmak doğru değildir.Gerektiğinde rakibe müdahele etmeyip koşu yolunu açabilirsin.Top hızlıyken rakibi çizgiye sürükleyebilir, sırf fiziğinle topa dokunmadan hakimiyet sağlayabilirsin ya da rakibin şut pozisyonuna imkan verebilir, topa ''dal''ıp çalım yemek ya da faul yapmak yerine rakibe açısı dar, kontrollü bir şut imkanı verebilirsin.Top dağlara taşlara gider ya da şut açısının kale kısmında kontrolü elde bulunduran kaleci rahat bir kurtarış yapar.Arada kazalar olmaz mı olur elbet, futbol bu, mükemmellik yoktur, olabileceğin iyisi vardır.

Tigana'nın oynattığıyla aynı fikri taşıdığım yazılanlardan anlaşılıyor zaten.Ali Tandoğan hariç alternatiflerin bir çoğu joker oyuncu ve sıklıkla kadroda yer bulabilirler.

Yabancı defans isteğine gelirsek, sebebi tamamen yazı içinde bahsettiğimiz bireysel taktik(topu kafayla oynamak) sebebiyledir.Futbol eğitimi ve kültür birikimi bunu sağlar.Yetenek değildir bu sonradan kazanılan bir beceridir ve genel olarak Türk futbolcularda, hele de Türk stoperlerde bulunmaz.Duracağı yeri bilmek, topu almadan önce pası atacağı, oyunu yönlendireceği yere karar vermek bireysel taktik örnekleridir.İstatistiklerde de görülür ki 92 yılından bu yana salt Türk defans oyuncularıyla Türkiye liginde hiçbir takım şampiyon olamamıştır.

Sene boyu ''basit goller'' yemeye devam edeceğiz, sebebi yazdıklarımız özeti.

---Toraman----Zan----Koray----Baki---

Bekler her maç toplam 5 orta yapsalar ve 2si kafayı bulsa görevlerini yapmış sayılırlar.Öncelikleri savunma.

Kağıt üzerinde bakarak savunmaya bahsettiğimiz yabancının gelmesi gerekli fakat Vestel maçına bakarak savunma kötü demek komik.(46 orta 18 şut ile oynayan takıma kötü demek de ne kadar doğruysa, bu da o kadar doğru)Rakip ikinci yarı ilk şutunu 90+3'te atıyor, yediğimiz gol Koray'ın öne çıktığında alanını boşaltması ve oraya atılan topa Toraman'ın ters kademede geç kalmasıyla oluşuyor.Hastalık belli, peki ya reçete?

Reçete; uyum, istikrar, gaz, hava...

Noat SamisA

10.08.06
46 Orta 18 Şut

3'ü Üzülmez'den hem de adrese.İlk yarı Fahri'ye, yere vurdurulan top ve kaleci Bülent'in kurtarışı, Nobre'nin altıpastaki kafası, Zan'ın iyi yükselip direğe vurduğu kafası.

Sağlı sollu, Serdar Kurtuluş'tan, Burak'tan, Fahri'den, Klebe'den gelen ortalar.Kartal kanatsız uçmaz diye zırvanlayanlara, kapanan savunmalara karşı ceza sahsına inmekte zorluk yaşanacak diyenlere...İstatistikler ortadadır, görünen köy klavuz istemez.

Eski futbol bitti, gömdük onu diyoruz ya sürekli.Bunu bu ülkede kabullendirmek zor.Ersun Yanal bile hurraaa! hücumdan vazcaymışken ille de bol gol diye sızlananlar hala farkına varamadı günümüz futbolunun.

Mükemmelik ile iyi arasında bir yere sıkışmış bekliyoruz.Her oyuncumuz mükemmel olsun, en iyisi bizde olsun istiyor, Kleberson'un futbolculuğunu sorguluyoruz.

Bu takımın kumaşı çok iyi.Futbolcular yeterince yetenekli.Herkesin laf attığı, küfredip göndermek gibi bir zeka sorunsalıyla dahi itham ettikleri oyuncu, Baki, bu takımda topu bilen nadir adamlardan.Adamın eğitimi var hem de 10 senelik hem de Ajax futbol akademisinde.Odunu soksan oraya, futbolcu yaparlar.Önüne koyduğunuz adam kesinlikle riskli iş yapamayan, esnaf futbolcu Üzülmez.Pası bindirme yapan Baki'ye verip adamı 3'e 1 bırakan da Vestel maçının en iyisi olmasına rağmen Üzülmez.Sonra Baki kazma...Yok ya?Kolay mı öyle futbolcu harcamak?

Kleberson'un silik oyunu düşüncelerimi sorgulama ihtiyacı hissettirdi bana.Düşündüm ki eğer futboluyla oyunun iki yönünü de idare edebilen futbol zekası yüksek, mümkünse tecrübeli bir göbek adamı gelirse bu takıma, Kleberson'da gerçek yerine kayar, sol içe de olursa Üzülmez, olmadı Fahri, Burak, İ.Akın oynar.Ters ayak da olsa Serdar bile olabilir.Şöyleki;

-------Klebe---Yabancı---X kişisi---

Klebe'den ofansif olarak da faydalanabiliriz böylece.2002 WC'da tavan yaptığı asıl mevkiisine geri döner, biz de gerçek Klebe'yi tekrar izleriz.Eğer sol iç alırsak, bu kez sağ iç mevkiisi de netleşmiyor.

Futboldur bu, tek bir doğru olsa şimdi ben burda bunları yazıyor olmazdım.Görüşlerimin değişmesi futbolun değişken bir ''oyun'' olmasından kaynaklanır.

Cuma günü mabette; kapalıdaki organizasyon, tezahüratlar ve iyi futbol ile 3 puana ulaşmak dileklerimle....

Noat SamisA

09.08.06
''Ben Demiştim'' demesen ne olur?

Jupp Derwall'ın giderken söylediği bir söz var:''Türk futbolunun en büyük sorunu 65 milyon teknik direktör bulunmasıdır''

Hepimiz futbolu sevebiliriz ancak mağlubiyete futbolu biliyor gözükeceğiz diye sistem, teknik, taktik, oyuncu kalitesi vs. sebebi bulmak zorunda değiliz.Futbol ayakla değil kafayla oynanır bunu hiç düşünyor muyuz acaba?

Vestel maçında sahada yaşananlara fazla değinmeyeceğim.Normaldir, hiç ilk maç kaybetmedik mi?Doğrudur, ilk yarı oynadığımız oyun bir futbol faciasıdır, ancak ikinci yarıda bu sıcağa, rakibin diriliğine rağmen topu ayağımızda fazlasıyla tuttuk, sağlı sollu ortalar yaptık, ama golü bulamadık.

İşin garibi, sahada rakibi boğan öldüren bir takım göreceğini sananlar varmış.Ondan bi halt olmaz, ben demiştim defansa adam lazım, sol iç yok, sağ dış yok, Burak artist, Fahri dengesiz, Baki kazma vs...Yanlışlar çoktur ama bunun çözümünden kimse bahsetmez.

''Ben demiştim'' denmese ne olur?

Bu takım Beşiktaş.İyisi de bizim kötüsü de.Futbol teknik bir oyun olmaktan çıkıp Beşiktaş için, Beşiktaşlı için mental bir oyun olmaya başladı.Skor kötüyse futbol kötü, takım kötü.Evet yönetsel ve kenar yönetimden kaynaklanan yanlışlar da oldu, olmuştur, olmaya da devam edecek.

Önceden birşeyler sallayıp tuttuğunu görünce futbol bilgini kesilmek neye fayda sağlar?Bizde söyledik birşeyler ancak ilk maçtaki skorla takımı asalım mı?Vestel takımını da gördük, bu Vestel Erciyes'e 5 atar, taş gibi takım.Hava sıcak, pozisyonlarımız var hatta direkten dönen topumuz ancak öne sürülen gerekçeler çok komik.

Düşünüyorum da hani ben dünyada yokken ya da olayların farkına varamıyorken, Beşiktaş ligin ilk maçında mağlup olunca insanlar nasıl tepkiler veriyorlardı?

Bugün b.kum diyenler yarın akım diyebilirler.Baki'den, Toraman'dan bek olmaz diyenler helal sana diyecekler.

Haftaya İnönü'de bu takım herkese tüm söylenenleri yutturur.

Noat SamisA

07.08.06
Sistem-Taktik-Teknik

İçimdeki Tigana durmak bilmiyor, bastıramıyorumda, birşeyler karalamak lazım.:)Mevcut kadrodan neler çıkıyor bakalım.

4-3-1-2, yani baklava 4-4-2...

Savunma genel anlamda yerleşik, tandemdekiler statik.Bekler tandem oynayabilecek özellikleri barındıran tercihen top taşıyabilen oyunculardan oluşmakta.Beklerden biri hücuma çıktığında 3lü görünümü alan, değişken bir diziliş.

Orta saha 3 adet göbek oyuncusundan oluşmakta.Tercihen sağ ve sol iç oyuncuları kanat akını yapabilme ve hücuma çıkan bekin savunmasını yapabilme yetilerine sahip olmalı.Ortadaki oyuncu önlibero gibi, iç oyuncuları ve forvet arkası ise gerektiğinde 4lü kurguya dönebilecek yeterlilikte olmalı.

Forvetin arkasında koşan, topsuz oyunu oynayabilen, topla arkadaşlarına pozisyon hazırlayabilen, oyunu açan, tempoyu kontrol eden komple bir oyuncu bulunmalı.

Forvette pres yapmayı oyun karekteri olarak benimsemiş hücumcular bulunmalı.Tercihen biri hava toplarında etkili, diğeri yerden bitirici.

Genel bilgiden sonra Beşiktaş Futbol takımına geçelim.

Savunmanın solunda eğitimiyle, fiziğiyle, mental kapasitesiyle Baki.Kesinlikle aldığı altyapı eğitiminin hakkını sonuna kadar veriyor.Belki teknik yetileri yeterli değil fakat açıklarını oyunu kafasıyla oynayarak kapatıyor.Sağ bek Toraman.Bakiden farklı olarak mücadele gücü çok yüksek, fakat top becerisi Baki kadar yüksek değil.

Bu ikiliden istenilen hücumun başlangıcında topun konumuna göre alanlarını savunmaları ya da ters kademeyle defansın ortasına destek vermeleri.Hücum olgunlaştığında ise hücumun gerçekleştiği taraftaki oyuncunun o tarafın iç oyuncusunda destek vermesi, aynı anda da arkada kalanların 3lü savunma tertibini oluşturması, alanlarını savunmaya devam etmeleri.Defansın kurgusal konumu yerleşik, tandem duran toplar harici alan savunması halinde, statik.

Toraman ve Baki'den istenilen olabildiğince hücuma destek, ortaya yardım ve alan savunması.

Orta saha üçlüsü; ortada Kleberson oynayacak.Brezilya milli takımında sağ iç olarak piyasa yapan, bu mevkiide dünya piysasında iyi haliyle ilk 5'ine girebilen Kleberson'u oyunun defansif oyun kurucusu olarak belirledik, ama kesinlikle önlibero oynamayacak.Defansa azami destek, hücumda maximum verim.

Asıl olan Klebe'yi sağ içte kullanmak olmalıydı.Bindirmeleriyle, oyun görüşüyle, becerisiyle sağa kaydırılırsa daha faydalı olur.Ancak eldeki imkanlarda ortayı forse edebilecek biri yok maalesef.Yine de bu oyun şablonunda asıl yerine daha yakın olarak Klebe, daha mutlu daha faydalı bir sezon geçirecek.

Sağ içe Burak Yılmaz ilk isim Tigana'nın nazarında.Fakat Burak'ta devamlılık sorunu ve sisteme disiplinsizlik var gibi.Yerini çabuk kaybediyor.Bazen oyun içinde kayboluyor, saklanıyor.Joker oyuncu olarak kullanılabilir fakat bu sistemde takımın neresine sokulabilir açıkcası ben de arayışlar içindeyim.İyi niyetiyle, presi ve azmiyle faydalı olabilir fakat oranın oyuncusu değil.

Sol içe İbrahim Üzülmez, sanırım en zayıf noktamız olur.Beşiktaş'a geldiğinden beri hiç üstüne koymadı, hep sermayeden yedi, Türk futbolunun kanayan yarası sola hırsı hariç hiçbir katkısı olmadı.Bu sene de Beşiktaş'a bu mevkiide fayda getireceği kuşkulu.İbrahim Akın, forvet değil, oynayamıyor, üstüne arkadaşlarını da küstürüyor.Artık bunun anlaşılması gerek.Şu takımda alacağı yer ancak sol iç olabilir.Kendine bakmalı ve çok çalışmalı.Sol iç oynamanın getireceği extra yükümlülükleri kaldırabilmeli, artık ''genç futbolcu''luğu çoktan aştı.Kademe yapabilmeli, oyunu yönlendirebilmeli, geriye yardım edebilmeli.U19'dan ağır bir sakatlıkla dönmüş fakat, sonuçta bizim oyuncumuz Serdar Özkan da tam bu mevkiinin oyuncusu.Belki denize düşersek, Serdar'a da sarılabiliriz.

Hem sağa hem sola Fahri de uygundur.Ara paslarıyla, mücadelecililğiyle, kendini kontrol edebilirse çok faydalı olur.Burak ve Fahri şu sistemde yeri olmayan fakat, orta sahanın her yerinde kullanılabilecek 2 joker oyuncu.Sağ iç ve sol içe alternatifler var fakat kime forma verileceği kağıt üzerinde meçhul.Hazırlık maçlarına bakarak ya da eski deneyimlerimizle konuşuyoruz, Tigana bi zahmet antremanları da dikkate alıp en iyisini oluştursun.O da onun işi.

Forvet arkasında sistemin dışında, kendi oynamak yerine takımı oynatan Delgado.Bu adam alternatifsiz.Şöyle de düşünülebilir, bu sistem 9 kişilik bir sistem ve bu 9 kişiyi oynatan, sistemin dışında yer alan oyuncu Delgado.Onu sisteme sokmaya çalışırsanız verim alamazsınız.Kendi oynayacak, kendi kafasında takımı oynatacak, gole götürecek.

Forvette koşması, pres yapması gereken ikili.Tercihim Gökhan-Nobre olur.Topsuz oyunda hücum pres yapacaklar, top bizdeyken gol atacaklar.Görevleri bu kadar basit.

Not: Bu sistemde 4lü ya da 5li orta sahalarda varolan kanat oyunu YOKTUR.Dolayısıyla Beşiktaş Futbol takımının da klasik bir beke ya da kanat (sol açık) oyuncusuna ihtiyacı YOKTUR.Kanat bindirmelerini gerçekleştirecek olan yerine göre iç oyuncuları ve stoper beklerdir.Sistemin temeli kanatlar değil, göbektir.

Transferler, sakatlıklar vs. durumu ne olur bilemiyorum ama oynayacağımız oyun bu.WC İtalya'sına benzeyen 4-2-3-1'in önliberosuz versiyonu.Benim mantığıma yatıyor.Kadro kalitesiyle orantılı olarak bu sistem hem iç hem dış sahada başarı getirebilir.

---------------------Runje--------------------
---Toraman----Koray----Zan----Baki---
-------Fahri----Kleberson----İ.Akın------
--------------------Delgado------------------
------------Gökhan-------Nobre------------

Transfer, sakatlık vs. hariç, Süper kupa finaline çıkacağımız (çıkılmasını benim düşündüğüm, uygun bulduğum) diziliş ve kadro.

Süper kupa finalinden sonra görüşmek üzere....

Noat SamisA

26.07.2006
Çok Yanlışın Tek Doğrusu Olmaz

Óscar Córdoba, António Carlos Zago, Ronaldo Guiaro, Ahmet Yıldırım, Kaan Dobra, Tayfur Havutçu, Federico Giunti, Daniel Gabriel Pancu, İbrahim Üzülmez, İlhan Mansız, Sergen Yalçın

Yedekler: Göksel Gencer, Tolga Doğantez, Serdar Topraktepe, Ali Eren Beşerler, Tümer Metin, Yasin Sülün, Ahmet Dursun

Hatırlar mısınız?Yüzyılın kartalının, 100. yaşında şampiyon olduğu 25 Mayıs 2003 tarihli şampiyonluk maçını…

Tamer Tuna, Niyazi Güney, Pascal Nouma, Marius Maldaraşanu, Ramazan Kurşunlu, Eser Yağmur ve Ali Cansun Begeçarslan’ı da unutmayalım. Daha 3 sene önce bizi şampiyon yapan, UEFA’da çeyrek final oynatan takımdan geriye sadece 6 adam var takımımızda.Evet Tayfur’u da dahil edersek sadece 6.100. yıldan sonraki sezon. 5 transfer yapmıştık.Demirören yönetiminin Bobo ile birlikte 27. transferini yaptığını da bu işin içine dahil edelim.

Basit matematik hesabıyla; takriben; 25+5+27-6=51

Son 3 yılda Beşiktaş’tan profesyonel mukaveleli en az 51 oyuncu geçmiş.Üstüne altyapıdan çıkarılıp, yeniden altyapıya ya da başka kulüplere gönderilen futbolcuları da sayarsak en az 60. 60 demek 3 futbol takımı demek.Dünya piyasasında orta bütçeli bir kulübün sahip olamayacağı inanılmaz bir rakam.Korkunç, tüyler ürpertici…!!!

Futbol takımının 3 senede hiçbir şey elde edememesindeki çok yanlışlardan ilki: İş bilmez yönetim.

1- Beşiktaş’ta yönetim zaafı: -100. yıldan sonraki sene yönetimiyle ilgili saha içi yorumu yapmayacağım.O konu uzar gider- Yukarıdaki tabloya bakarak Beşiktaş Sportif Yatırımlar A.Ş.’nin kimin ellerinde şirket olduğunu görebiliriz.Aldıklarında 1 sene önce şirket olmuş Beşiktaş kulübü vardı ve adı üzerinde şirket.Şirket yönetiyorsunuz artık kulüp ya da dernek değil.Şirket yönetiminde esas alınması gereken, eldeki imkanlarla, düşük verimde maximum kar oranını yakalamaktır.Sayın Kaan ARK, 26 Şubat 2006 tarihli mali genel kurulda kürsüde, Fulya projesini kurtuluş olarak gören yönetimin, geldiğinden bu yana 55 milyon dolar transfere para harcadığından bahsederken, Tuğrul Yenidoğan’ın programında açıkca gördüğümüz K.O.’nun iğrenç ithamıyla karşılaşmıştır.Yönetimin şu an mevcut 41 milyon dolarlık banka borçlarını, Fulyanın 20 yıllık gelirinin bir kısmını ipotek ettirmek suretiyle yabancı bankalara çek kırdırılması yoluyla kapatmak istediğini düşününce, 55>41 demeden geçemiyorum. 20 yıllık Fulya projesine o kadar da gerek yokmuş demekki.27 futbolcu alıp, bunlardan sadece Carew’den para kazanabilen şirket yönetimi, transfer adı altında etrafa para saçmasa Beşiktaş borçsuz, kasasında parası olan bir kulüp olacaktı.(!)Tabi bu mali duruma uzun vadeli sponsorlukların paralarının peşin alınmasından oluşan uzun vadeli borçları katmadığımızı hemen ekleyeyim.

Özetleyecek olursak, bu dönemde 3 hoca değiştirmiş Beşiktaş takımı, Y.D. başkanlığındaki yönetim kurulu döneminde yaklaşık 45 futbolcuyla çalışmıştır.Elde edilen başarı ise, lig 3.lüğünden öteye geçememiştir.

Sadece 3 senelik süreç zarfında 60 oyuncunun Beşiktaş forması giymesi takımdaki teknik ve taktik sebeplerle açıklanamaz.Hocalara sormadan yapılan seçim sonrası transferleriyle birlikte, 3 hocanın farklı farklı istekleri yerine getirilmiş, 3 sene önceki takımdan geriye eser kalmamıştır.Tabii bu dönemde kısa süreli dahi istikrarın sağlanamamış olması, camiada her geçen gün yeni huzursuzluklara sebep olmuştur.Popülist yaklaşımların, tribün transferlerinin acısını yine Beşiktaş çekmektedir.Yönetimsel yanlışlar bize istikrarsızlık olarak geri dönmüştür.Bunun futbol takımına yansıması ise, sistemsizlik, kalitesizlik ve personel niteliksizliğinden oluşan saha içi zaaflardır.

Velhasıl, Beşiktaş yönetimi niteliksiz personel temini yoluyla Beşiktaş futbol takımının başarısızlığında başrol oynamıştır.

2- Saha içi Teknik-Taktik zaaflar ve şu zamanki durum: Aslında bu durumun bir paradoks olduğu gerçeği var.Eğer kenar yönetim başarısızsa, onu o mevkiiye getiren kulüp yönetimi baş suçludur.

Del Bosque dönemi büyük umutlarla başlamış, Türkiye kupası hezeyanıyla sona ermiştir.Doğrusuyla yanlışıyla, sonradan anlaşıldığı üzere bir geçiş dönemidir.Rıza Çalımbay döneminde Rıza hocanın transferde Ersen Martin ve pivot santrafor hariç tüm istekleri yerine getirilmişti.Oyuncuların niteliğinden hocanın hoşnutluğu işi tamamen hocaya bıraktırmıştır.Ancak önceki sezonun kopyasını yaşar nitelikte Beşiktaş takımı yine 6. hafta yarıştan kopmuştur.

Bu iki hoca döneminde de Beşiktaş takımı saha içinde sistem olgusunu kuramadı.Özellikle Del Bosque döneminde bloklar arası yardımlaşma eksikliği takımın hucüm yetilerini en aza indirdi.Rıza Çalımbay döneminde daha çok takım savunması ve kontra-atak futbolu üzerine takım kurgulandı.

Del Bosque döneminde en iyi oynadığımız karşılaşma şüphesiz UEFA kupasındaki Athletic Bilbao maçıdır.Rıza Çalımbay döneminde ise bu sezonki Denizli maçını tek geçerim.Tabii arada Kadıköy destanı var onu futbolla açıklamak pek mümkün olmadığından dikkate almıyorum.

Tigana ise tamamen bitik, yitik bir takımı devraldığında şu ana kadar ‘’takım’’ olma olgusu adına çok fazla bir gelişme kaydedememiştir.Yazının başındaki sorunun niteliksiz personel fazlasının son demlerini yaşamakta olan takıma kendi isteğiyle G.Güleç’i kazandırmıştır. Beşiktaş Tigana ile birlikte, mücadeleci savunmacılardan oluşan, bek kavramı olmayan, bekleri kesici savunma oyuncusu vasfı taşıyan, 4lü, baskıyı gördüğünde arkaya çok yaslanan bir savunma anlayışına sahip olmuştur.Bu savunmada en büyük sorun futbolcuların niteliğinden kaynaklanan kademe eksikliği, yer paylaşımları ve kanatlardan hücuma destektir.Alan savunması konusunda Türk savunmacıların beceriksiz oluşu yabancı liberoyu gerekli kılmaktadır.Fakat Tigana bu dönemde Avrupai vasıflara yakın Gökhan Zan ile yalnızca 2 maç oynayabilmiştir.Zaman zaman sakatlıklar ve cezalar savunma dörtlüsünü değiştirmiş ve 3 senelik istikrar sorunu defans hattında devam etmiştir.

Orta sahada ayağında top tutan, iyi pas yapan oyunculardan kurulu, -Okan hariç- pres gücü düşük fakat teknik kapasitesi yüksek bir orta saha hattı kurmuştur.Bu dizilişin bir çok maçta orta saha üstünlüğünü ele aldığını, ayağa iyi pas yaparak oyunu yönlendirebildiğini fb maçında dahi oyuna hükmettiğini gördük.Fakat defanstan kanatlara yardımın gelmemesi, ofansif nitelikteki kanat oyuncularının vasıfsız olması, oyunu göbekteki 3 adama –Tümer,A.Hassan-Kleberson- kilitlemiştir.

Hücum hattında ise iki pres yapan uzun boylu fakat yetenekleri ve nitelikleri sınırlı genç oyuncuyla oynamak zorunda kalmıştır.Kapanan savunmalara karşı kanatları çalışmayan Beşiktaş takımı ancak şahsi gayret ve duran toplardan gol bulabilmiştir.Tümer’in hücuma verdiği destek ile bitirici vuruşlarda Gökhan ve Bobo’nun başarısı ancak Beşiktaş’a golü getirebilmektedir.Beşiktaş takımında sistem değil, kişiler gol üretmektedir.

Şu konumda Tigana’dan daha fazlasını bekleyemeyiz.Bu takımın kapasitesi bu.Aldığında bu takım neydi şimdi ne oldu hususunda özellikle Beşiktaş orta sahasında yaptıkları çok önemli.Kaybettiğimiz maçlarda dahi orta sahada üstünlüğü rahat kurduk.ancak sistemsizliğin bir sorunu olarak, defans hattına rakiplerimiz çok kolay, hücum hattımıza ise biz çok zor top geçirebiliyoruz.

3- Stad sorunu-Taraftar profili: İnönü’de 21 puan kaybetmiş bir takım.Lider ile arasında 22 puan fark var.İnanası gelmiyor insanın ama maalesef gerçek bu.İnönü’de maç kazansak şampiyonluk yarışında çok iyi bir konumdaydık.Bir tribün baskısı yaşandığı gerçeği var.Oyuncular baskı altında oynayamıyorsa gidip Anadolu’da oynayacaklar.Yine niteliksiz personel temini bunun sebebidir.-Beşiktaş taraftarı sabırsız, çok çabuk tepki veriyor diyenler bir tarihe baksınlar.Bu taraftar 14 sene şampiyonluk beklemiş, kendi kulübünü kendi kurtarmış taraftardır.92’den bu yana yalnızca 2 şampiyonluk görmüş nesle nasıl olur da başarı müptelası diyebiliriz?-.Asıl sorun tribünlerdeki yaş ve kültür seviyesi ortalamasının bu sezon çok düşmesi.Özellikle İnönü’nün kalbinde yaş ve kültür seviyesi ortalaması mutlaka yükseltilmeli.Beşiktaş üzerinden menfaat sağlamaya çalışanlar o tribünlerde bulunmamalı.Fazla derine inmeye gerek yok.Az-çok içinde olan herkes biliyordur bu mevzuları.

Elimizde imkan olsa o stadı tamamen yıkıp yeniden yapalım derim ama kısa vadede bu mümkün değil.En azından kapalı ve yeni açık tribünlere acil düzenlemeler getirilmesi şart.Bu da ancak yönetimin radikal kararlarıyla gerçekleşebilir.

Tüm bun yanlışlardan sonra, Beşiktaş takımı tek bir doğru iş ile düzelmez.Her soruna ayrı ayrı eğilinmelidir.Cordoba ve Kleberson kesin kalmalıdırlar bu takımda.

Bize kesin lazım olan yabancı bir libero.Yaşı 30’a yakın tecrübeli, iş bilir bir defans adamı.

Sol kanada Münch misali orta yapmasını, futbolu bile sağlam bir yabancı sol açık.

Hava toplarında etkili, delici dribblingler yapabilen, bitirici bir santrafor.Bunu bulmak o kadar kolay bir iş değil.Hele hele düşük bir fiyata bulmak çok zor.Ama olmazsa olmaz.

Forvet arkasına ayağında top tutabilen dinamik bir orta saha.

6 çok iyi banko yabancıları takıma monte ettikten sonra geriye 5 yerli oyuncu kalıyor ki bunların en az 2’sini mevcut kadrodan çok rahat temin edebiliriz.Buradan bakıldığında kağıt üzerinde o kadar da zor değil.Tigana Fransızlar üzerinde durursa eğer, sol kanada bir Ribery, Rothen orta sahaya Kapo, forvete Fred, Moussiliou, defansa Clark, gibi adamların isim yapmamış versiyonlarını bulabilir.Hem takıma yararlı hem de geleceğe dönük yatırım amaçlı yabancı transfer politikası, son 2 senede kaybettiklerimizi bize geri getirebilir.

İsim yapmış oyuncu zorunluluğu o kadar da önemli değil.Yeter ki takıma verebilecekleri üst düzeyde olsun.UEFA’da çeyrek final oynayan takımdan Pancu’yu, Nouma’yı, Ronaldo’yu buraya gelmeden önce hangimiz tanıyorduk?

Sırf yönetimin 45 oyuncuyu bu takıma sokması dahi istikrarsızlık için yeter.Bu sezon transferi Tigana yapmalı, yapacaktır da.Şu konumda önümüzdeki sezon şampiyonluğa oynayan bir takım kurabilmek hayaldir.Hayalciliktir.Geçen 2 sezonda olduğu gibi yine bu takımın tüm iskeleti değişmeli.Çok oyuncu gönderilmeli ama bu kez işbilir hoca kontrolünde, ayakları yere basan bir transfer politikası eşliğinde.Yatırımlar anlık değil, geleceğe dönük vizyon sahibi yatırımlar olmalı.

Tigana para meraklısı bir hoca değil.Bunun ispatı sözleşmesine tazminat koydurmaması.İki taraftan biri isterse anlaşma biter.Tigana Beşiktaş’tan sonra hiçbir takımı çalıştırmayacağını, gidip bahçeleriyle ilgileneceğini söylemişti.Derdi yok, gelecek kaygısı yok.Geleceği, ışığı gördü ki kalmaya karar verdi.Bu iş olacaksa Tigana ile olacak.

Sonuç olarak, akılcı transfer politikası Beşiktaş’ın kararan geleceğini aydınlatabilir.Gönderilecek oyuncularda da alınacak oyuncularda da Beşiktaş’ın geleceğinin menfaati ön planda tutulmalıdır.Gelişen, değişen futbolda, özellikle yabancılarınız yani takımın iskeletinin başarısı istikrarı getirir.İstikrar da saha içinde başarıyı getirir.

Noat SamisA

06.04.2006 Salı