Değişmezse Kendi Değişir

Değişince de biz yine değişmeyiz.Çözülemeyen yegana paradox kalırsa dünyada, o da YD başkanlığındaki BJK YK'sının görevde bulunduğu dönemdki Beşiktaş'ın durumu paradoxudur.

CL'de atmosferi yaşamak bu sene için yeterli, bunu şimdi söylemiyorum, geçen sezonun başında söylemiştim.

CL harici maçlar için, rica ediyorum, kendinden nefret ettirmeden Ertuğrul Sağlam bazı değişiklikler yapsın.

- İbrahim Toraman, kaleye yakın oynadığında saçmalayan biri, çok dağınık bir defans oyuncusu, sadece hırsıyla tüm açıklarını kapatıyor.Geçen seneki push up savunma düzeninde kaleye uzaktı, bir de hızı giriyordu işin içine, Toraman'ın hataları azalıyordu.

- İbrahim Üzülmez'e minnet bırakılmalı, takımın yaşı geçmiş kaptandan fazlasına ihtiyacı var.Son kırmızı kartın cezasını ödedikten sonra Cisse'nin kaptan yapılması taraftarıyım.

------------Hakan-----------
--Kaş--Diatta---Baki--Tello--
-------Kurtuluş--Cisse-------
---Özkan---Delgado---İAkın--
-------------Bobo-----------

Kaş ne yaptı Ertuğrul Sağlama'a?Nobre yaptı ne yapacaksa, şimdi sahada.Kaş nerde, ne hatası yaptı da dışlandı?
Diatta ayağı nispeten düzgün savunmacı, Baki de yan pas yapmayı hiç sevmeyen, sürekli diagonal paslar atan biri.Bu ikili Toraman-Zan ikilisini işin hücum yönünde ikiyle çarpar.Takımın yan pas sayısını yarı yarıya düşer.Takımın boyu zaten uzun, önde basan takımlara karşı yan paslar sebebiyle daha da artan genlik biraz olsun kısalır bu şekilde.

Kurtuluş geçen sene duvar olmayı öğrendi, bunu da süper yaptı.Bu sene de bekte ileri oynmaya alıştı, gs maçının ilk yarısında ben bunu gördüm.Acilen özgüveni yok olmadan ortaya çekilmeli, olmuyor, artık görülmeli.

Hani çalışan kenarlar?Futbol orta değildir.Topu 80 metrede oynarsa Bobo yalnız kaldığından ruhsuz görünür, kanatlardan 2-1 yapman imkansızlaşır, imkansız da.

Tello kanat oynarsa şimdiki gibi tam randıman çalışamaz.Deparlı değil.Şu haliyle bile takımın en iyisi, yeterli argüman.Yardımlaşmasıyla, her yönüyle ''ben topçuyum'' deyişiyle önde oynarsa ancak iç oynar, zaten depar vasfı olmadığından sürekli içe kaçıyor, misal dün yerini terkedipte içe kaçmasa golü atamazdı.

Çift forvet demek, ''büyük takım saçmalığı'' nın olmazsa olmazı değildir.Gerekir forvetsiz de oynarsın, zerre önemi yok.Önde basarsın, oyunu 40 metreye indirisin, benim çizdiğim şablon ve benzerlerinde takım 4 forvet oynar.

Ertuğrul Sağlam 4 ayı çöpe atmıştır.4 aylık kendi çalışma sürecini çöpe attığı gibi, 1,5 sene Tigana'nın uğraşıp da benimsettiklerine de tamamen sırt çevirmiş, Beşiktaş'ın 20 mliyon avrosunu çöpe göndermiştir.Burak'ın rehabilitasyonuna önem verilmedi.Serdar'ın özgüveni kaybolmak üzere.Bi Serdar Özkan var, o da tam hazır mı takıma, şüpheli.Baki dışlandı, sonuç?Ricardinho-Delgado çatışmasını yeniden başlattı, ortaya sene başı net bir irade koyamadı.

Yazdıkça daha çok yazacağım da duruyorum burada.Böyle gitmez, hepimize yazık.

Noat Samisa

30.09.07
Porto İnönü'ye Nasıl Gelecek?

Sağlam gelecek.Bu akşamı yazmak istemiyorum, belki hafta içine...

BWİN LigA'da 6 maç, 18 puan, 11 gol atıp, 1 gol yiyerek ve son 5 maçtır gol yemeyerek gelecek.Arada Liverpool'a karşı ilk 20 dakika baskı kurduğu maçtan 1 puanı almış olarak gelecek.
BWİN LigA ilk 6 Hafta

Braga 1-2 Porto

FC Porto: Helton; Bosingwa, Bruno Alves, Pedro Emanuel, Marek Cech; Paulo Assunção, Raul Meireles, Lucho Gonzalez (Leandro Lima 66'); Sektioui (Mariano Gonzalez 60'), Quaresma, Adriano (Hélder Postiga 36').

Goller: Quaresma (33', 83')

Porto 1-0 Sporting

FC Porto: Helton; Bosingwa, Bruno Alves, Pedro Emanuel, Jorge Fucile; Paulo Assunção, Raul Meireles (Mariano Gonzalez 66'), Lucho Gonzalez; Lisandro Lopez (Bolatti 85'), Quaresma, Sektioui (Hélder Postiga 46').

Gol: Raul Meireles (53')

Leira 0-3 Porto

FC Porto: Nuno; Bosingwa, Bruno Alves, João Paulo, Jorge Fucile; Paulo Assunção (Leandro Lima 69'), Raul Meireles, Lucho Gonzalez; Sektioui (Mariano Gonzalez 64'), Quaresma, Lisandro Lopez (Edgar 74').

Goller: Sektioui (36'), Lisandro Lopez (48'), João Paulo (65').

Porto 1-0 Maritimo

FC Porto: Nuno; Bosingwa, Bruno Alves, João Paulo, Marek Cech; Paulo Assunção (Bolatti 90'), Raul Meireles (Leandro Lima 73'), Lucho Gonzalez; Sektioui (Farías 46'), Lisandro Lopez, Quaresma.

Gol: Lisandro (56').

Ferreria 0-2 Porto

FC Porto: Nuno; Bosingwa, Bruno Alves, João Paulo, Jorge Fucile; Paulo Assunção (Sektioui 83'), Raul Meireles (Bolatti 63'), Lucho Gonzalez; Quaresma, Edgar (Leandro Lima 57'), Lisandro Lopez.

Goller: Lisandro Lopez (11', 67').

Porto 2-0 Boavista

FC Porto: Helton; Bosingwa, Bruno Alves, Stepanov, Marek Cech; Raul Meireles (Adriano 77'), Lucho Gonzalez (Bolatti 77'), Paulo Assunção; Sektioui (Leandro Lima 46'), Quaresma, Lisandro Lopez.

Goller: Lisandro Lopez (15', 75').
CL

Porto 1-1 Liverpool

FC Porto: Nuno; Bosingwa, Bruno Alves, João Paulo, Jorge Fucile; Paulo Assunção, Raul Meireles (Mariano Gonzalez 63'), Lucho Gonzalez; Sektioui (Farías 63'), Lisandro Lopez, Quaresma.

Gol: Lucho Gonzalez (8')

Sene başı, süper kupa, tek mağlubiyet:

Sporting 1-0 Porto

FC Porto: Helton; Bosingwa, Bruno Alves, Pedro Emanuel, Jorge Fucile; Raul Meireles (Mariano Gonzalez 78'), Paulo Assunção (Leandro Lima 83'), Marek Cech (Kazmierczak 75'); Lisandro Lopez, Adriano, Quaresma.

***

Kalecide bir kesinlik yok, Helton da Nuno da yeterli çapta kaleciler.Savunmada yeri garanti iki adam var, biri sağ bek Bosingwa, diğeri de Bruno Alves.Fucile ile Cech solda değişmeli.
Cec önde de oynayabiliyor, ben Fucile'yi Liverpool maçında çok beğenmiştim.Bekler sürekli ileri çıkıyorlar, Fucile, eğer sağ bekte oynarsa Serdar Kurtuluş'un kariyerini tehlikeye sokabilir.

Kaptan Lucho'nun özel hayranıyım, Assunçao da yeterli sertliği kazandırıyor orta sahaya.Bir tarafta Sektoui, diğer yanda Quaresma.İleri de gezgin/bitirici santrafor Lisandro Lopez.

Çarşamba güzel bir CL akşamı olacak.

Noat Samisa

30.09.07
Fowler Ay Sonu Anfield'da

İçimden geçmedi değil, böyle cilveleşmeler işin cilası.Fowler'ın 2 tane yazışından bahsetmiştik, vesile olmuştu yadımıza.
30 ya da 31 Ekim'de, Liverpool vs Cardiff, Carling/League Cup 4. tur maçında, Robbie Bernard Fowler tekrar Anfield'da.

24 Ekim'de de Liverpool İnönü'de...

Diğer eşleşmeler:

Tottenham Hotspur - Blackpool
Bolton Wanderers - Manchester City
Coventry City - West Ham United
Luton Town - Everton
Portsmouth - Blackburn Rovers
Chelsea - Leicester City
Sheffield United - Arsenal

***

Liverpool bugün biraz ıkınarak da olsa kazandı, özellikle ilk yarı sahadaki oyun TSL'den farksızdı.Ofsayt ayağına gümleyen Marcus Bent golünü de atlamamak laızm.Benitez'in koltuk rotasyon mevzuuna kıl olanlarca yavaş yavaş ısıtılıyordu, değişiklikler geç gelse de sonradan giren Benayoun'un golü fazladan kredi oldu.

Sürpriz adayım Portsmouth, 7 tane attı, 4 tane de yedi.Her şekilden gol var maçta, en kötü golleri izlenmeli.Arsenal yine kazandı, kazanıyorsa problem yok.United yine 1-0, yeter kardeşim.Geçen seneki Beşiktaş kadar 1-0'cı olunamaz deniyordu, Ferguson'a ''Sir'' diyerek de dalga geçilmez ki.Grant abiye ve kankası Roman'a selamlar, nasılmış, oluyormuymuş.Chelsea yine 0-0, yine berabere.Haftaiçi ''oleyyy maça yetişecek, dertler bitecek'' denen Drogba da atıldı, geçen maç kadroda olmayan Beletti ilk 11 falan.Hadi kardeşim hadi, Sinagog paklar sizi.

Gerisi pazartesi Önlibero'ya...

Noat Samisa

30.09.07
Beşiktaş Nasıl Satılır?

Bu mevzuuyu deşeyim istedim biraz.

Mubariz Mansimov, Beşiktaş'lı adamdır.Azerbaycan'da satın aldığı Lenkeren Hazar takımında Rasim Kara 2 sene çalışmış, 2 şampiyonluk almıştır.Rastladığım bir haberde kendisine hediye edilen Fenerbahçe formasını ''Ben Beşiktaşlıyım, neyleyim Fener formasını'' diyerek reddetmiş adamdır.Yani, harbi Beşiktaşlıdır falan demiyorum, paranın dini, imanı, dili, ırkı olmadığı gibi takımı da olmaz.''Muhtemel niyet''i ciddi olur Mansimov'un, ona argüman olsun diye yazdım.

Ne yapılırsa Beşiktaş satılır/satın alınır?Glazer ve Abramovich modeli olarak iki genelgeçer model var.Kısaca bunlara değineyim.
Malcolm Glazer, kredilenme yoluyla adım adım United'ı satın aldı.İlk etapta United hisselerinin sadece %2.84'üne sahip oldular.Gayet masum, gayet basit bir borsa işlemi sayılırdı.İki sene içinde Glazer, yeni ve blok alımlarla hisse oranını %28'e çıkardı.Kulüp hisselerinin yaklaşık 1/3'üne sahip olan Glazer, bu alımla kulüp yönetiminde söz sahibi olaya hak kazandı ve United YK'sına 3 yöneticiyi kendisi atadı.Ardından dünyanın en çok kazanan futbol kulübü ünvanlı United YK'sına, 790 milyon sterlinlik bir teklif sundu, bu meblağ karşılığında Man Utd kulübün hisslerinin %75'ine sahip olacaktı.Bu rakam, Glazer'ı kulübün dahil olduğu çeşitli kurumlarla ilişkileri hariç, kulübün tek adamı yapıyordu.

Glazer modelinde, zaten ticari bir işletme olarak yönetilen, marka değeri sürekli yükseltilen bir kulüp, aynı amaçla, sırf ticaret amacıyla satın alındı.Glazer 790 milyon sterlinin 3'te 1'ini kredi ile finanse edecek olmasına rağmen, yatırdığının fazlasını şimdiden kazanmış durumda.Kulübün yönetimine direkt olarak karışmıyor, O'nun için Manchester United sadece bir ticari işletme.
Abramovich modelinde ise kulübe direkt para aktarımı var.Glazer'dan farklı olarak, kulübe yapılan bu enjeksiyon, kulüp yönetimin de Glazer kadar dahi söz sahibi yapmıyor Roman Abramovich'i.Ayrıca Chelsea'nın açıkladığı bilançolarda da görülüyor ki, para akışı durduğunda kulüp iflasın eşiğine gelebilir.Hepsinden önce birçok şampiyonadan men edilebilir.Chelsea kulübünün eski sahibi Ken Bates, kulübü Roman Abramovich'e devrettikten sonra Leeds United'ı satın aldı ve şimdi Leeds'in durumu aynı bu sebepten, malum.Ayrıyeten oligark patronun kendi hevesi, hırsı, futbol tutkusu var.İşin sportif kısmıyla çok ilgili, bu da işi profesyonellikten uzaklaştırıyor.En son Mourinho olayı buna örnektir.

Glazer modeli, nadir sağlıklı alım örneklerinden.Bu yaz Premier Lig'e çöken Shinawatra da Abramovich modeliyle geldi, City'nin yıl sonu bilançosu merakla bekleniyor.

Beşiktaş'ın satılan hisse miktarı açıklanan rakamlarda/takip ettiğim kadarıyla %30'u geçmiş durumda.Ülkemizde kaideler nedir, tam bilemem.Altın hisse mevzuuna da vakıf değilim.Son örnek Usmanov, tutkuyla Arsenal hisselerine saldırıyor, %23'e yükseltti son olarak.Çünkü ortada ülkenin en zengin kulübü var, para var.Gerçek şu ki, Beşiktaş'ı yatırım mecrası olarak gören biri Arsenal misali hisseleri toplayabilir ve Beşiktaş yönetiminde kısa zamanda söz sahibi olabilir.Diğer kulüplerimiz için durum nedir, yakın zamanda değinebiliriz burada.
Beşiktaş'a da, Türkiye'ye de sıra gelecek.Küresel sermaye, ne bileyim işte kıl, tüy, yün bilmem ne, bizim ülkenin futboluna da saracak, kaçışı yok.Hele de mevcut mali tablolarda, mevcut yönetim anlayışı, taraftar anlayışı ile satışa en yakın kulüp Beşiktaş.Bu iyi midir, kötü müdür benim direkt bir hükmüm yok.Ama sanki Türkiye için iyi olacak diyebiliyorum.

Öncelikle yapılması gereken kulübün halkça ve hakça yönetilir yapıya kavuşabilmesi.Olmuyorsa Mansimov'a benim kapım açık.En azından iş tamamen ticarete dökülür, para saçılmaz, doğru iş yapılır, hesap sorulur.

Abramovich gibisini mevcut YK'ya tercih eder miyim?Ederim...

Noat Samisa

28.09.07
Malta'dan Kalma
Bizim cemaatin Malta gezisinden kalma.Mifsud'u yad etmiştik, bu kez de başka bir yoldan anımsatayım.

Malta'lı olması muhtemel bi şahıs, bizim tribünlerin önünde indirmiş pantolunu/donu, kaba etini sergiliyor.Kızmak yok, anca gülünür.

Noat Samisa

20.09.07
Satılmış'ların Beşiktaş'ı

Mubariz Mansimov: Türk vatandaşlığına kabul olunan, Azeri armatör, Rusya'da oligark statü sahibi, İstanbul/Levent'te plaza ve nadide araba garajı sahibi, Türkiye'de Maybach'e binen tek adam.
''Şu anda Azerbaycan'da Lenkeren Hazar adında bir takımım var. Her sene şampiyonluğu getiriyor. Ayrıca sponsorluk yaptığım bir başka takım daha var Azerbaycan'da. Ama hiçbirinin yönetiminde bulunmam. Ben Roman Abramoviç gibi futbol aşığı değilim. Zaten futbol takımını da ondan çok önce almıştım. Türkiye'de de Beşiktaş'ı çok beğeniyorum. Bence Türkiye'nin en prestijli takımı, satsalar seve seve alırım.''

demiş.Burada.

Sonunda Türkiye'ye de sıra geldi mi ne?Daha Arsenal satılmadı yahu.

Elbet bir gün gelecek ama sanırım o gün bugün değil.Korkarım ortadaki mali tablo ile en yakın zamanda tribünlerinden ''not for sale'' nin Türkiye tribünleri versiyonu pankartlar asılacak ilk stad İnönü/Şeref bey.Gelecekse de iyisi gelsin, Allah Abramovich gibilerinden korusun.(Amin)

Noat Samisa

27.09.07
İstanbul'dan Platini Geçti

Bilndiği üzere UEFA YK'sı İstanbul'da toplantı, masaya konulan sayısız dosya görüşüldü, istekler iletildi.
Platini neler demiş? buraya hepsini taşımaktansa dikkatimi çekenleri ayırayım.

Hakem mevzuu önemli, 3 hakemin yetmediği malum.Korkulan, fazladan eklenecek hakemin futbolun akışkanlığını etkileyeceği.Pek katılmıyorum.Yardımcı hakem değil de, dördüncü hakem yerinde durmakla birlikte saha kenarına orta hakeme tavsiye görevlendirilmiş bir hakem daha uygun olabilir, ya da iki tarafa da birer hakem.Diğer önerim de iki yarıya, iki farklı hakem.

Milli takımda sakatlanan Rüştü'nün parasının istenmesine de sigorta yöntemini önermiş, çok mantıklı.

Yeni puanlama sistemi gelmiş, daha çözemedim tam.

En çok dikkatimi çeken de oyuncusu sakatlanan takımın oyuncusu topu dışarı atarsa rakip takımın topu tekrar oyuncusu sakatlanan takıma vermesi fair-play dışı bırakılmış.Yorumu da hakeme.
Saraçoğlu gezintisi...

Noat Samisa

27.09.07
Man Utd 0-2 Coventry City

Dünün bomba skoru, hem de Old Trafford'da.United erken havlu attı.

''Young United'' diyerek olayı esnetmeye çalışsalar da Fergosun'un Wenger yapılanmasını abartması geçen sene de olduğu gibi bariz etkendir.Maça çıkan kadro; Kuszczak, Bardsley, Evans , Pique, Simpson, Nani, Martin, O'Shea, Eagles, Dong, Anderson.Sonradan Carrick ve Wes Brown oyuna girse de faydası olmamış.

Peki Coventry City'nin gollerini kim atmış?
Micheal Mifsud.Hatırlamayan var mı?Ömer abi de çok beğenmişti hatta, Malta'nın 2. golünün asisti ona aitti.Bütün maç kedi-fare oynamıştı bizim savunmacılarla.Benzerini dün yapmış, United ağlarına 2 gol göndermiş.

Carling Cup'ta Dün

Ligleri için fazla mesai yapanlar da vardı, Zaragoza karşısındaki Messi izlenmeli.Nihat yine yazdı bu hafta, deplasmanda kazandı Villareal.

Noat Samisa

27.09.07
WBA 2-4 Cardiff

Dün yazacaktım, arada kaynadı.
Uzun zamandır anmıyorduk kendisini, hepimizin God'ı, Robbie Bernard Fowler 2 tane yazdı dün, birini de Samsun Sanayi sitesi müdavimi Hasselbaink attı.Diğerini de yine tanıdık bir yüz, Trevor Sinclair.Böylelikle turladı Galler temsilcisi.

Cardiff City, 24 takımlı Championship'te 7 maçta 8 puanla 17'inci sırada.

Noat Samisa

26.09.07
Arsenal Modeli

Artık model alınası bi yapılanma daha var, İngiltere'nin yeni zengini bu kulüp ve bir patrona sahip değil.Bir süre de olmayı düşünmüyorlar.
Wenger iki senedir uygulardı, Premiership ve CL maçlarına as kadro, Lig Kupası, FA Cup vs.'ye ayrı bir kadro çıkardı, Antep maçı Zico'suna benzer.Şu vakitte as kadroda yer bulan Diaby, Adebayor, Denilson, Walcott, Clichy, Van Persie, Hoyte, Flamini bu yoldan geçmişler, pişip sofraya sürülmüşlerdir.Bunu daha evvelden alıp, yavaş yavaş alıştırılan Toure, Senderos'un da benzer prosedürle Arsenal'de önce tayfa olup sonra as-üst olmuşlardan sayabiliriz.İstisnası Fabregas, hazır pişmiş geldiğinden gerek kalmadı.
Kulüp yapılanmasından da az-çok bahsetmiştik, yakın zamanda ayrı bir post gider.Yeni kuşak Arsenal'e dönersek, dün akşam Newcastle'ı 2-0 yendiler Carling Cup'ta.Goller Bendtner ve Denilson.Takımda geçen sene de yer bulan Hoyte, Denilson ve Traore bu maçta da ikinci takımın iskeletini oluşturdular.Bu sene takıma giren Aleksandre Song, geçen sene bir süre Carlton'da takılmıştı.Kanu sonrası Arsenal'e benzer fizikten gelen ilk forvet, Danimarka A milli Nicholas Bendtner henüz 19 yaşında.Boy 1.94, fizik o biçim.Fabianski kalede idi, Almunia'dan eksiğini göremedim.Önümüzdeki sene için takıma hazırlanıp da yedek bekleyenler de var.İtalyan kaleci Manone var mesela.Justin Hoyte'un kardeşi Gavin Hoyte var, ve 90 doğumlu, Fabregas gibi Barcelona'dan arak, Fran Merida var.

Bu senenin takımı hazır, önümüzdeki senenin de ve sonraki 5 senenin de.İktisadi durumda bu seneye para hazır, önümüzdeki seneye de, gelecek 5 seneye de.

İngiltere'nin, Britanya'nın en çok kazanan kulübü ve Premier League lideri Arsenal.Daha ne kadar iyi gidebilir işler?

Noat Samisa

26.09.07
Torres - Rush

Ben yapmadım bu karşılaştırmayı.Dün Reading'e karşı 2-4 kazanılan Carling Cup maçından sonra Steven Gerrard yapmış.Sahada Ian Rush'ı görmüş, biz göremedik kendisini ama Torres'in kendisinin bize yetmesini bekliyoruz.Dün ''Kızıllar'' formasıyla ilk hat-trick'ini yaptı.3 golün, 3 de izlenesi, Benayoun'un golü de harika.
Önlibero'da ''bölgelerinde diğer alternatiflerin çok önünde kalibreye sahip Torres ve Gerrard ikilisini her maç sahaya sürmesi gerekir'' demiştim Benitez için, en azından tepkiler azalırdı.Dün Gerrard'sız bir kadro çıkmış yine sahaya, (Itandje, Aurelio, Arbeloa, Carragher, Finnan, Leto, Leiva, Sissoko, Benayoun, Crouch, Torres) yine de deplasmanda 4 gol attı Liverpool.Torres'in gollerinden fazla süper oyunu konuşuluyor, her maç sahada olsa hiç fena olmaz.İlla ki yanına alacaksan devre arası alırsın, rotasyonu yine yaparsın.Sissoko da da sahaya kaptan çıkmış, pek bi mutlu oldum.
İan Rush demişken, 469 maç, 172 gol kariyeri vardı Liverpool formasıyla, arada Torino'ya gitti, 29 maç 12 gol yaptı, sevmedi oraları, geri geldi.96-2001 arası da gezdi, Avustralya yollarına bile düştü.Liverpool efsanesi derken anmamak olmaz ve Liverpool efsanesi KOP değildir.

Liverpool'un 3 senedir her şeyi oldu ama Torres'i ilk kez oldu.Bu maçtakine bzner golleri yapacak adam yoktu, şimdi saçma puan kayıplarına son verip yukarıya yürüme zamanı.

Carling Cup'ta Dün


Noat Samisa

26.09.07
Stumpf Gençlerbirliği'nde

Eric Gerets'ten bahsettik, şimdi de 3 senedir Eric Gerets'in yardımcılığını yapan, 92-94 arası bi Galatasaray'da futbolculuk macerası da yaşamış Reinhard Stumpf'tan bahsedelim.
Fuat Çapa pek bi hevesli gelmişki, A+ lisans sahibi tek Türk antrenördü.Sarmadı ilk 6 hafta, Cavcav da pek sevmedi anlaşılan, bozuştular.Fuat Çapa gitti, Stumpf geldi.

Ne getirir ne götürür, bilemem.Gençlerbirliği üzerinde çalışmadan da sallamak istemem.Ama iyi oldu, denk düştü, Geçen sezon Galatasaray'ın başındaki iki hoca bugün iş buldu, bize de malzeme oldu.

Noat Samisa

26.09.07
Yüzde Kaç Çalıştık Bugün?

Öğretmen derse giriyor, %80 kapasitenle çalışsan pekiyi alırsın.Şef geliyor, even beyler, %77 kapasite ile çalışsak bu iş biter.Transfer son viraja giriyor, %85 oranında bitmiş oluyor.Kim belirliyor bu oranları?

Nihat Özdemir de demiş ki, İnter maçının %25'ini oynasak yenemeyeceğimiz takım yok.Ben de ekleyeyim, %24'ünü oynasak işte bi Milan yeniyor bizi, %23'le Sevilla'ya da mağlup oluyoruz falan.Hiç Limak A.Ş.'de işçilerine buna benzer cümle kurmuş mudur acaba?
Eğer kendinizden kaliteli oyunculara sahip takımlarla oynuyorsanız, gününde olmanız, asıl çapınızın %125'ini gösteriyor olmanız farketmez, iş karşındakinin oyununa bakar.İnter de Fenerbahçe'ye boş alan bırakmış, takımın boyunu uzatmıştır.Fenerbahçe'li oyuncular da bu vitrin maçındaki imkanı boşlamamışlar, doğruz taktik disiplinde adam gibi top oynamışlardır.Bu paragraf galibiyeti küçümsemiyor, sapla saman hep ayrılmıştır Anadolu'da, karışırsa bi boka yaramaz zaten.İnter galibiyetinin sebebi içeride değil dışarıda aramak gerek, bulduktan sonra da kavrayıp yoluna bakmak.

Diyarbakırspor'a da Fenerbahçe Kulübü yardım yapıyormuş.Sanki pek ahlaki-legal gelmedi bana.Başkası da yapıyorsa onun da günahı boynuna.

Noat Samisa

26.09.07
Gerets de Hoca mı?

Der Kemal Belgin.Yahu Kemal Belgin de kim, sen ki ona buna sallayan adamsın, kaşar skor yazarlarını sevmezsin, sayfanın en üstünde bile klişelere sallıyorsun, Kemal Belgin'in burada işi ne? denebilir.Ülkemizin tek spor profesörü, Türkiye'ye 3 puanlık sistemi getiren adam, bir de Kazım Kanat'ın hasmı.

Geçen rast geldim, Zico ve Gerets hoca değil diyordu ama Feldkamp hocaymış.Israrla ben de sordum içimden, kriter ne diye ama cevap vermedi.Üçü de hocadır efenim, şüphe yoktur.
Paslaşma üstadıdır Gerets, Wenger'i sevdiğim, saydığım ama bazen sataştığım gibi Gerets'e de aynı muameleyi yaparım.Şampiyonluğu Gerets'e mal etmediler, gaz-hava dediler, ertesi sene gönderdiler.Maalesef kader bu.Bilmiyorum komplo doğru mudur, Feldkamp gazetelere yazılar yazdı, o ara sesi çıktı.sonra Lincoln-Linderoth, Seyrantepe derken Galatasaray'daki mali kriz bitti.Kedidir, kedi.

Yine alakasız başladık, konuya dönelim.Albert Emon2un gümlemek üzere olduğu belliydi, sonunda tezkereyi aldı.Marsilya hocalığına ben iki ismi zikretmiştim burada, biri Philippe Troussier diğeri Vahid Halilhodzic.İkisi de olmadı, Eric Gerets oldu.Türkiye'de sık yaşandığından bize özgü sanılan ''yeni hoca pozitivitesi'' Marsilya'da da yaşanır.

''Türkiye'de bir kez teknik direktörlük yaptıysanız dünyanın başka herhangi yerine de gidebilirsiniz.''Diyerek, bize, bizim gibilere de giydirmiş ilk demecinde.Haklı, aynen JT gibi.

Noat Samisa

26.09.07
Fernando Torres
Noat Samisa

25.09.07
Halilhodzic Nerede?

Ben de yatıp kalkıp bunu düşünmüyordum elbette.Denk geldi de hatırladık.Trabzon'da pek sevilmemişti, aslı astarı olmayan ithamlarla gönderilmişti.
Bu sene ligde perişan olan, borusu bi Beşiktaş'a öten Albert Emon gidince yerine kim gelir?Ayrıntısını bilmem ama hoca değişikliği çok yakın Marsilya'da Liverpool maçına kalmayabilir.Vahid Halilhodzic, ''Ronaldinho'yu yedek bırakmış hoca'', Marsilya'nın gündeminde.Diğer alternatiflerden birini de geçenlerde yazmıştım burada.

Porto hakkında da birkaç yazı bu aralar gider.

Noat Samisa

25.09.07
Holosko Kaç Eder?

Ben geçen sene başı 2 milyondan fazla etmeyeceğini düşünüyordum, bu sene de transferin son günü Beşiktaş'a transferinde Vestel'in 3 milyon istediğini duyunca hiddetlenmiştim.

Şimdi Vestel yok, Manisa'dan çok zekice alınan Hakan Balta'ya İstanbul'lulardan en çok Beşiktaş'ın ihtiyacı vardı.Geçen sezonun flaş iki sol kenar adamını da kaptı Galatasaray.Hakan Balta'yı 2 senedir söylüyordum, maalesef sesimi duyuramadım.Şimdi de Selçuk İnan için sesleniyorum Akaretler'e..
Konuya dönersek, Juventus'un Filip Holosko'yu izlemeye geldiği doğrulanmıştı.Bugün ise bir teklif var, PSG 5,5 milyon avro önermiş.Demekki neymiş, iyi topçu her zaman iyiymiş, piyasa yapması için top class takımlarda, büyük şampiyonlarda mücadele etmesine gerek yokmuş diyeyim ve didaktik bir yorumla postu kapatayım.

İş ciddiye binerse kendimi kötüleyerek başka bir posta da başlarım.

Noat Samisa

25.09.07
Emirates'e Geçince

Skynews haber yapmış, derlemiş toplamış.

Arsenal'in toplam gelirleri geçen senenin aynı döneminde £137 milyon iken, bu sene £200 milyonu geçmiş durumda.Maç başı £3 milyon kazanıyorlar, çok çok iyi bir rakam.30 maç yapılsa o stadda, £90 milyon olarak hesaplamışlar.Highbury'e göre devlete ödenen vergisi de düşükmüş Emirates'in, sanırım yer bakımından daha ucuz.
Highbury'nin havası olmadığı doğrudur, Avrupa'nın elit takımlar bazında en küçük ölçülerdeki sahasına sahipti Arsenal, şimdi çok daha modern gelişmiş bir stada geçildi.Stadların Hillsbororugh sonrası mimarisine ters olarak, tribünler yay biçiminde yerleşiyor, sahaya da Highbury'e nazaran 2-3 kat daha uzak.Ama para geliyor, takım iyi gidiyor, demekki problem yok.

Mesele yeni stad yapmakta ya da fiziki durumu iyileştirmede değil, doğru plan ve strateji ile kulübün maliyesini yönetmekte.Arsenal güzel örnek, Seyrantepe sonrası Galatasaray da bu şekil bir zıplama sağlarsa doğru iş yapılmış demektir.

Arsenal'in en büyük hissedarında %21 hisse var, Özbek işadamı, Abramovich'in dostu Alisher Usmanov sahip buna.Diğer büyük hissedar %12 ile Amerika'lı Stan Kroenke.Satışı yakınlarda zor, elbet bir gün sıra gelecek.

Noat Samisa

24.09.07
Ronaldo'da İşlem Tamam!

Beşiktaş yönetimi, Daum’un isteğiyle İstanbul’a getirilen Benfica’nın savunma oyuncularından Ronaldo Guiaro’yu renklerine bağladı. Siyah - Beyazlılar, önceki akşam apar topar getirilen Brezilyalı futbolcu ile bir yılı opsiyonlu üç senelik sözleşme yaptı. Sambacıya 600 bin dolar ödenecek.

Sabah

Haberiyle okumuştuk, kendi namıma bir gece son dakika haberinde ''Ronaldo Beşiktaş'ta''yı okumuştum.2001 yılında Daum istemişti, Benfica'dan gelmeden rakibin topu atıp kendini atamadığı bir pozisyon vardır, hep o dönmüştü tvlerde.Son temsilcisi Tello olan, Beşiktaş'ın ''ucuz maliyetli ama çok verimli'' oyuncularının 3 sene temsilcisi oldu Ronaldo.Zago ve Ahmet Yıldırım ya da Emre Aşık ile birleşince voltran oluşuyordu, hücum oynayan bir savunması oluyordu Beşiktaş'ın.02-03'te 7 gol attı, ondan önce biri ofsayt olmak üzere Kadıköy'de attığı iki gole Fenerbahçe'yi rekordan etmişti.Sparta Prag maçında geri dönmeyerek attığı kafa ile gelen 3 puanla hatırlanacak.
Şimdi Aris'te, yakınlarda, komşuda.Santos para almamış.Ligin ilk hafta maçında da forma giymiş, 5 numarasıyla yine savunamada, hem de yetersiz diye suçlandığı tandemde.74 doğumlu, 2010'u görür.

Verkaç'tan Ronaldo Vedası

Bu gece biraz nostalji takılalım istedim.

Noat Samisa

24.09.07
Bu Chelski İşte!

Öncekinin adı Chelsea idi, Londra'nın güneyinden Rusya'ya taşındı, musevi cemaati buraya takılmaya başladı.

Maçın başında ManU sirkülase etti Chelsea'yi.Rakip sahaya gitme derdinde değildi maviler, belki de karşılarında bu derece diri ve istekli bir ManU düşünmemişlerdi.Oyunda yavaş yavaş denge kurulmaya başlanmıştı ki bu senenin en çok dikkat çeken hakemi Mike Dean, 32'de Obi Mikel'i affetmedi.Sarı da olurdu, ikisin arasında bir pozisyondu ve bana göre niyeti topaydı.Birkaç salise içinde olay gelişti, Mikel'in tabanı Evra'nın bileğine yapıştı.Hakem Dean da koşmadı olay yerine, gayet sakin geldi ve kartı çıkardı.
Belki çok pozisyon yoktu ama yeterince hızlı bir oyun oldu.United 4. hafta oldu gol yemedi, son 3 haftayı 1-0 kazanmışlardı, bu haftaki biraz da Saha'nın kendinden bir şeyler kattığı penaltıyla 2-0 bitti maç.United ritm buldu, kazanma erkini kaybetmediklerinin ispatı oldu bu maç.Geçen 3 haftaya göre hücumda daha efektif göründü ManU, bunun da sebebi olarak orta üçlünün ikiliye düşmesi, klasik 4-4-2 ve Rooney-Tevez ikilisinin birlikte oynaması olarak düşünülebilir.
Avram-Roman kankalar geceye doğru neyin muhabbetini yaparlar acaba?

Maçtan diğer aklımda kalanlar; Rooney'in maç başı nefis plasesi, Cech'in süper kurtarışı ve Bilgehan Demir.

Chelsea 3 maçtır 3 pan alamıyor, 1500. galibiyet de gelmiyor.Jose Mourinho Simply Best, pankartı alayına gider(!)

Manchester United 2-0 Chelsea

Noat Samisa

23.09.07
Beşiktaş 3-2 Denizlispor

Bu maça dair fazla bir şey karalayasım yok.Kısa bir özetle ilerisi için yazayım.İlk 10 dakikada iki bireysel hata golü yedik, ilki ön direkten ayrılan İbrahim'e, ikincisi de uzun zamandır bu denli hata yapmayan ama hiç mi hiç bana güven veremeyen öteki İbrahim'e.Takımın da ilk 11'e en hazır İbrahim'i bana göre Kaş olanı.Dün hoca biraz ayıp etti, 5 dakika daha bekleyebilirdi Kurtuluş değişikliği için.

Derbiler ve Avrupa kupaları hariç Tello bek oynamalı.İ.Akın nerede sahi?2 maç iyi, 1 maç kötü oynadı, kulübeye mahkum edildi.Bu şekilde bloklar arasına dinamizim gelir, takımın boyu kısalır.

Zor maçlarda Serdar Kurtuluş ortanın ortasına geçmeli.Yerinden memnun olduğunu da sanmıyorum.
Bu iki değişiklik, mantalitedeki arızaları giderebilir.Tello değişikliği ofansif, Serdar değişikliği defansif artı kazandırı takıma.Geçen sene birçok oyuncumuz bölgesinin her mevkiisinde oynayabilecek düzeye geldi.Şu zamanda takımda Serdar Özkan hariç hiçbir oyuncumuz maç içinde mevkii değiştirmiyor.Kazanılmış öğretilerin köreltilmesine tepkisiz kalabilmek mümkün değil.

İnönü kadrom:

--Serdar--Diatta--Zan--Tello--
--Serdar-Cisse-Delgado-İAkın--
----------Nobre-Bobo---------

Diğer kadrom:

--Kaş--Diatta--Zan--Üzü--
-------SerdarK--Cisse-----
--Serdar-----Del----Tello--
-----------Bobo-----------

Futboun amacı orta değildir.Eğer kenardan yüksek bir top atılırsa, bu da takım arkadaşının kafasını bulursa o bir pastır zaten.Amacı karambol yaratmak olan takımın yaratacağı tek şey vasıfsızlıktır.Kenarları çalışıyor dediğimiz takım da sene başından beri koordine bir varyete daha geliştirebilmiş değil.Ve bu durum beni endişelendiriyor.

Cisse'yi alkışlamak yanlıştı.Okkalısından bir ceza gelmeli.PSG'den vukuatları var zaten, kayış koparsa maç başı-sonu bakmaz.

Takımın kazanma erkini ortaya koyması açısından güzel, Anadolu takımlarının ezik psikolojisini görmek açısından berbat maç oldu.Futbola yoğunlaştırılmış olsa sahadaki Denizli futbolcuları, deplasmanda maçı kitler, 0-2'den maç vermezdi.Artık bitsin bu ezik büzük yıldırma futbolu.

Haftaya sınacağız.Haklı çıkmamayı umuyorum.

Noat Samisa

23.09.07
Kimler Hakem Olmamalı?

Hata yapılır efendim, futbolun olduğu her yerde hata yapılır.Rob Styles'ın nasıl sefil bir penaltı kararı verdiğini burda yazmıştık.Vedat Yüksel de yardımcısıyla ortaklaşa rezil bir iptal kararı vermişlerdir, olur yani.İşi ''yumruk vurmak, had bildirmek'' geyiklerine döndürmeye hiç niyetim yok.Hele suni düşman yaratmaya, korku siyaseti ile iktidarı sağlam tutmaya çalışanlara yardakçılık etmek gibi bir çabam hiç mi hiç yok, olamaz da.''Ligden takımı çekerim'' diyenlerin önce bu işten çekilmeleri gerektiğini de burdan haykırıyorum.

Özgüveni olmayan, karekteri oturmamış, insanlarla ikili ilişkilerine özbenliğini yansıtamayan, sinirlerini kontrol edemeyen, olay ve kriz yönetimi hakkında becerisi olmayan ve bu yönde eğitilmemiş şahıslarla, futbol ve hakemlik bilgisi yetersiz olan şahıslar hakem olamalıdır.
Metin Aydoğan vardı, Bülent Yavuz elinde büyütmüş hani.Del Bosque zamanı 3-2'lik Ankara maçı vardı, aklıma geldikçe gülerim.Bir hakem kuralı nasıl bilmez, topa müdahale ile rakibe müdahaleyi nasıl ayıramaz, avantaj kuralını bilmez de nasıl olur da FİFA hakemi olur?O maçtan sonra kokartını da kendisini de bir daha görmedim.

Bugün de bir Yunus Yıldırım gördüm, tartışmanın içine koşarak elinde kartıyla dalan bir provakatör gördüm.Bir insan azıcık mantıklı düşünse, oraya kendisi için değil, oradakiler için konduğunu düşünse yaptığının yangına körükle gitmek olduğunu bilir.Bu provakosyandan futbolcu başta olmak üzere herkes etkileniyor.Zor mudur yani işler yatışınca yanına çekmek?İngiliz hayranıyım ya ben, orda öyle diye böyle olsun değil, doğrusu budur.Verdiği kararlara falan takılmayacağım, bu postun konusu bu değil.Zaten bu yönde bir eğilimim de yok.

Bir hakemin hata yapma hakkı vardır ama gerekli donanıma sahip olmama hakkı yoktur.Görmeme ya da yanlış görme hakkı vardır ama gördüğünü kavrayamama hakkı yoktur.Kısaca niyet ve işin ehli olmak önemli.Herkese hakettiğini vermek, hakedenin de aynı şekilde bunu sahaya koyması.

Noat Samisa

23.09.07
2006-2007 Fan Survey

Premiership'in taraftar araştırması, resmi sayfasında yayınlandı.Çok geniş çapta yapılan bir araştırma olmuş, grafikler, yazılar oldukça ilgi çekici.
En son bu tribün mevzuu geçen çarşamba Stamford Brigde'e 25.000'den az taraftar gelmesiyle gündem olmuştu, Mourinho ile yapılan gece görüşmesi de argüman, Abramovich'e de koz.Araştırmanın benim gördüğüm en etkileyici noktası, ''Working Class Hero'' muhabbetinin de azalmasına katkısı olacak bi araştırma olması ve artık KOP tribünün öğle vakti limanda kaynak yapan elemanlardan oluşmadığını net olarak anlatabilme imkanına sahip olack olmam.En azından Anfield'a gitmeden elimde belgem var.

Stamford Brigde'e gelenlerin sadece %5'i 25 yaşın altındaymış, emekli abiler oturup oyundan zevk almaya, bira yudumlamaya gidiyormuş oraya.Maça gidenlerin gelir düzeyi de son 5 senedir artmakta, alt gelir grubu geçen sezon %10'unun altına düşmüş.Bu kimin için iyi, kime göre kötüdür bilemem.

Daha da uzatmayayım, ilgisini çeken buyursun:

2006-2007 Premier League Fan Survey.pdf

Noat Samisa

22.09.07
Tüm Zamanların En İyi 50'si

Times 10 gün önce derlemiş, bi şekilde zıplamışım ben nasıl olduysa.Bizim ülkenin mecmualarına da spor havadislerine de düşmedi, yeni kavuştum, pek bi mutlu oldum.

Şimdi ''abi çok dooru valla, birinci kesin Rufus Miçhelis, total futbol abi.Sarı fare sahi niye erken bırakmıştı topu be abi?'' falan demeyeceğim, ben görmedim, yaşım müsait değil.Hiç tanımasam ''birinci yapmışlarsa bir bildikleri var elbette'' der geçerdim.
Bizim memlekette çalışmış hocalardan da var, kıçına teneke bağlamıştık hani:

43. Carlos Alberto Parreira.

29. Guus Hiddink.

19. Vicente Del Bosque.

Bosque'yi Capello'nun önüne koymazdım ben.Kimilerine de İngiltere torpili yapılmış, görmedim değil.

The top 50 managers of all time-Timesonline

Noat Samisa

22.09.07
Mourinho'suz EPL

Skysport: Yes, for sure I want to. I don't want to in my next step. I think my next step must be another country.

Dün gece ansızın, dedim önlibero'da.Buraya taşımayı manidar bulmuyorum.Mourinho'suz bir EPL'de elbet bir şeyler eksik olacak.EBen ne desem hafif kalır, işin ehline müracaat edelim:
Wenger: We didn't get on the best but... that does not hide the fact I respected what he did and the quality of his work

Benitez: You know my relationship with him, it is better that I do not say anything.

Sir: He brought something fresh and new to our game and I enjoyed the competition with him. I wish him well.
Bu adam kim mi?Tanımayan gitsin Gazprom'da çalışsın!
Portekiz'e dönmüyormuş, Portekiz milli takımını da almıyormuş.Deschamps geliyormuş güya, Kölner Express de bokunu çıkarmış, Daum'un avukatını aramışlar Chelsea'de.Tabi, Ümit Özat'ı götürecek yanında, Ashley Cole'u kestirecek.

Pazar akşam 18, büyük maç.Manchester United-Chelsea.

Noat Samisa

22.09.07
Feldkamp Sion'un Web Sitesine Girmiş Midir?

Sahaya çıkan kadro bunu bile yapmadığını düşündürdü bana.Hafif puslu bir hava, ceza sahası önünde abuk ve kalın bir kahverengilik ve 10 dakika içinde yenen iki gol.Ayhan girdi de az da olsa toparlandı Galatasaray.

Sahada aynı anda Carrusca-Hasan Şaş-Lincoln-Nonda-Hakan Şükür vardı.Deplasman sonuçta, ne zorun var ki?Adını dostlar ''Carrusca'yı bitirme operasyonu'' koymuşlar, haklı olabilirler.Zavallı Linderoth, bi oraya bi buraya, inim inim inledi.Sion takımı da hiç fena değildi.Geçen sene Kolombiya'da yılın futbolcusu seçilmiş Dominguez, bir orta saha elemanın ne yapması gerektiğini gösterdi.Solda Paito ve sağda Obradovich de takımın diğer kaliteli oyuncuları.Sion takımı geniş alanda çok çabuk pozisyona giriyor, ataklara bilinçli çıkıyorlar.Ya ayağa pas, ya da kenar adamlara uzun pasla doğru işler yapıyorlar.
Uzun zaman sonra ilk kez bu kadar uzun süre (maçın tamamı) geniş alanda oynanan bir maç izledim.Maçın kırılma anı, Galatasaray'ın 2. golünden önce Sion'un verilmeyen penaltısı.Çok netti, Ayhan topa dokunamadı, rakibi indirdi.

Bu geniş alan işini Sion'un Sami Yen'de bu kadar iyi yapmasına imkan vermiyorum.tek farklı galibiyetin Sion'a yeteceğini sanmam.

Sion 3-2 Galatasaray

Diğer yanda Erciyes, çapından fazlasını yaptı, Madrid'e gitti.Skora lafım yok, Atletico Madrid'i Kayseri'ye getiriyor olmaları yeter.

Atletico Madrid 4-0 Erciyesspor

UEFA Kupası'nda Bu Gece


Noat Samisa

21.09.07
Carlos-Wederson

Roberto Carlos aradığı hamalı buldu, hem de ofansif yönü yeterlisinden.Madrid'de arkasını boşlaması suçuyla kulübüye oturmuş geçen senenin büyük kısmı.Torres oynamıştı orada, tekniği sırıtıyordu ama en azından defansif görevini yapıyordu.

Geçen haftasonu 3-5-2'siyle ne kadar istenirse istensin, isterse Alex'in forması baştan aşağı çamur olsun, farketmezdi.Blogun şu sıralar sağ frame'inde duran ''Biliyorsunuz bu ülkede geçerli üç futbol taktiği var: Gününde olmak, kendisi gibi oynamak, kazanmayı istemek...Gerisi laf-ı güzaf geliyor çoklarına...'' yazısı haklı çıktı bugün, aslen ironi yapılmış olsa da.
Fenerbahçe, İnter karşısında her yönüyle harika bir futbol oyandı.Gerek taktiksel, gerek azim, hırs vs. mental vasıflar olarak.İnter eksik gelecek demiştik ama bu eksiklik savunma hattı ile doğrudan, diğerleriyle dolaylı ilişkiliydi.Orta sahası dağıldı İnter'in, forveti bireysel çabayla gole kalkıştı, motive savunmacılar hepsini bozdu.Fenerbahçe ortadan geldi, kenardan geldi, bekleri sürkeli çıkardı, baskı kurdu.İnter tüm bunlara izin verir görünse de maç başı, bunun ''izin'' olmadığı maç sürdükçe ortaya çıktı.Deivid süper bir vole çaktı topa, Alex kendini aşar bi oyun oynadı, sormasının sol tarafı sıvama çamurlandı, o derece.

Fenerbahçe 1-0 İnter

Noat Samisa

20.09.07
Chelsea mi, Beşiktaş mı?

Haftasonu nizami gol sayılmadı.

Rosenborg ile 1-1 kalındı bugün, hem de Stamford Bridge'de...
Mourinho isyanda, yoksa Ertuğrul Sağlam mı?Taraftar isyanda mı, Dropka topçu değil mi yoksa?

Jean Amadou Tigana kimdir?Return of the King, yakında bu forumda vizyonda.Denizli maçını bekleyin...

Noat Samisa

19.09.07
Cruciate Ligaments
Rooney döndü, Mikael Silvestre sene sonuna kadar dönmemek üzere gümledi.Everton maçının 39. dakikasında çok pis bi sakatlık anıydı yaşadığı, dizinin dönüşünü tv ekranlarından gördük.Diz bağlarını koparmış, ameliyatıydı, tedavisiydi, fizik rehabilitasyonuydu anca seneye Old Trafford'a çıkar deniyor.

Biraz sakar olduğu söylenir ama süper görev adamıdır.Sol bek, tandem, sağ bek, üçlü savunma, her türlüsünü oynar.Tuttuğum adamdır, geçmiş ola.

Rochemback geldi takıma, M'Boro daha derli toplu top oynuyor derken Aliadiere sakatlandı, Tuncay'a gün doğdu.En az 3 maç kaçırır deniyor, daha MR çekilmemiş.

Noat Samisa

17.09.07
İnter Kadıköy'e Nasıl Gelecek?

Eksik gelecek.Mestalla Meydan Muharebesi'nde darp suçundan ceza alan Burdisso, Maicon ve Cordoba yoklar.Nihai kararda Burdisso'nun altı maçlık cezası aynı kalmış, Ivan Cordoba'nınki cezası üç maçtan ikiye, Maicon'nunki de altı maçtan üçe indirilmişti.Cruz da başka yerden cezalı.
Materazzi, Vieira ve Chivu da sakat.Samuel bugün idmana çıkmış, daha tam iyileşmemiş.

Zico'nun geniş alanı bol 3-5-2'si savunmacısı kalmayan İnter'in bu konudaki eksiğini giderir.Eskiyi dönemk mantıklı, kaybedilirse ''eyvallah'' denilecek bir maç, puan mükemmel olur.Galibiyet de hayvani bir başarı.

Noat Samisa

17.09.07
OM - BJK

Ankaraspor maçındakiler ön libero değildi.Ön libero kavramını ortaya koyabilmek için baklava orta saha olmalı ya da bir şekilde kadroda ''forvet arkası'' kimlikli bir oyuncu bulunmalı.Ön libero da forvet arkası da ara mevkiilerdir, yetersizlikten ortaya çıkmışlardır.Ankara maçındaki Cisse-Koray ikilisi, düz orta sahada ''ortanın ortasının'' oyunu iki yönlü oynaması gereken oyuncularıdır.

Ankaraspor maçında Marsilya maçının denemesi yapıldı ama bunun lige entegrasyonu çift forvet oldu.Fransa liginde 15. olabilir, berbat bir sezon başlangıcı yapmış olabilir ama sonuçta Avrupa takımıdır, mazisi vardır, 5 yıl önce UEFA finali oynamış, 16 yıl önce CL kazanmış kulüptür.Biz ise yanlarında ''hiç'' konumundayız.Bu ''kendini kötülemek'' değil, gerçek.
Rakibin son iki maçını ve ligdeki ilk maçlarnı izledim, Ertuğrul hoca'nın da bu son iki maçı izlediğini düşünüyorum.Marsilya takımında iyi bir kadro var, bunu ilk postumda yazdım zaten.Ama 94 WC'sının Kolombiyası gibi, Galacticos sıfatlı Real Madrid gibi şu zamanlarda Marsilya'nın da, futbolcudan da futboldan da fazlasına ihtiyacı var.Özgüvenlerini kaybetmiş, sahada gezinen futbolcular topluluğuna benziyorlar.Sadece pas yapıyorlar, rakip izin verdiğince de hızlı oynamaya çalışıyorlar.İçinde az da olsa özgüven kalmış, belki milli takım sağlamıştır bunu, Nasri'nin iki haftadır çabası var.Gerginlik tribüne de futbolculara da yansımış durumda, Rodriguez bu hafta zorla attırdı kendini.

Albert Emon 20 kişilik maç kadrosunu açıkladı:

Gardiens : Mandanda, Hamel
Défenseurs : Bonnart, Faty, Rodriguez, Givet, Taiwo
Milieux : Cana, M'Bami, Cheyrou, Nasri, Zenden, Ziani, Oruma, Valbuena, Gragnic
Attaquants : Niang, Cissé, Arrache, Moussilou

As kalecileri Carrasso 6 ay yok.Mandanda'nın da zayıf bir kaleci olduğu söylenemez.Savunmacı Zubar da cezalı.
Beklediğim kadro:
-------------Mandanda--------------
--Bonnart--Givet--Rodriguez--Taiwo--
-----Nasri--Ziani--Cana--Zenden-----
--------Niang--------Cisse-----------

Oyunu dar alanda oynayabilen, kenarları fazla kullanmadan (bekleri sık çıkmıyor ileriye) deparlı kenar oyuncularıyla ortadan varyetelerle pozisyona girebilen, eğer geniş alan bırakılırsa deparlı oyuncularıyla (Nasri, Ziani, Cisse, Niang) çok kolay pozisyon bulan, oyun sıkıştığında şut atan bir takım.Eğer oyunun 2. bölgesinde baskıyla karşılaşırsalar hücumda çoğalma sorunu yaaşdıklarından etkili olamıyorlar.

Beni korkutan oyunu daraltma çabamızın olmayışı.Rakibin ilk golü bulması bizim gibi normal yollardan pek kolay değil.Maçın başlarında, duran top vs. bir gol bulurlarsa, bloklarımız arasındaki boşlukları Cisse doldurur, hemde öyle bir doldurur ki kısa zamanda 3'ü, belki 5'i bile bulabilir.Savunmamızın arkaya çakılı olmasının sebebi sanırım oyunun 2. bölgesi çabuk geçme isteği Ertuğrul Hoca'nın.Eğer uygun adamlarımız olsa normal karşılayabilirdim ama Chelsea, Liverpool vs. 90 dakika durmadan koşabilen takımlar olmalarına rağmen oyunu max. 50 metrede oynamayı tercih ediyorlar.

Maça çıkış mantalitemiz hiçbir şeyi değiştirmez.Hele de forvet arkası+çift forvet intihar demektir, emekleyen çocuğa bisiklet almayalım.Avrupa deplasmanlarındaki dizilişi bozacağını sanmıyorum hocanın.

Zan sakat, Tandoğan cezalı.Batuhan kafileye alınmamış, kadroda olmasa da havayı solumasını isterdim.
---------------Hakan---------------
--Serdar--Diatta---Toraman--Üzül--
--SerdarÖ---Cisse---Koray---Tello--
--------------Delgado--------------
---------------Bobo----------------

Oyunu sıkıştırmak, gol yememek.Bana göre odaklanmamız gereken nokta bu.Evet, ''korkak oynamalıyız''.Bu ülkede çift önlibero maça çıkan adam sanki suç işlemiş gibi horlanıyor.İşin sonunda mesele ''sonuç almaya'' bağlı.Alamazsan böyle.Beşiktaş'ın sorununun maç-maç kadro tercihleri değil, genel mantalite problemi olduğunu düşünüyorum, Ankara maçı sonrası da derlemiştim.

Yenilme, deplasmanda yenilme.Gol yeme, atabilirsem affetme.Buna odaklan, fazlasını alırsan zaten ''fazla'' o.Başarının kaymağı.Rooney'in CL için bir sözü var bu ayki FFT'de: ''Orda oynanan futbol Premier lig'den çok daha yavaş.Çok daha az şans bulacağınızı ve hata yaparsanız rakip tarafından cezalandırılacağınızı biliyorsunuz.İngiltere'de ise birkaç hata yapsanız bile bazen sorun yaşamazsınız.''Biz bu sözü 10 ile çarpıp okuyalım.Bizim ligde oyun inanılmaz yavaş, sayısız hata bile affedilir ama burası Şampiyonlar Ligi.

Atmosferi yeter, salı akşamı müzikle heyecanlanmak yeter.1 puan iyidir, kaybedince sadece kaybetmiş oluyoruz, başka bir yıkımı yok.

Bu maçtan sonra Porto incelemesi başlıyor.

Noat Samisa

17.09.07
Amerikalı'nın Rusya'sı

Koskoca bir turnuva geçti, buraya iki cümle bile karalamadık.Tanjeviç Fenerbahçe Ülker'e hoca olduğu gün boynundaki Fenerbahçe atkısını buraya taşımıştım.O günden beri tık yok bu blogda, ta ki bu güne kadar.
Bizim ekipten fazla bahsedip de kahretmek istemem.Kadro tercihini mi sorgularsın, 2 aylık kampı mı, NBA oyuncularını mı, kadroya kimlerin müdahale ettiğini mi, kimin ne amaçla takıma sokulduğunu mu, takımın guardı kadar konuştuğunu ama bizim sustuğumuzu mu, evinden kalkıp turnuvaya gelecek Kerem Tunçeri'nin neden maçları tribünden takip ettiğini mi, takım ritm bulduğunda yapılan oyuncu değişiklikleri mi yoksa ilk yarı 18 dakikada 11 sayı üreten ve faul problemi olmayan oyuncunun ikinci yarı hiç oynamamasını mı?Hepsi ayrı birer posta konu olasıdır.Düşünmek için bundan sonra kafamızı yormayalım.
Seneler önce bunları düşünmek zordu.Holden ve Blatt, iki Amerikalı Rusya milli takımında yer alsınlar, mümkün değildi.Artık gerçek, hem de altın madalyalı.Normal bir maç gibi izleyip basketbolun zevkine kendimi kaptırmışken Holden'ın çemberle öpüşen, panya ile sevişen basketiyle ayağa fırladım.Nedendi, İspanyolların abartılı maç sonu sevinçleri, ahlak dışı hareketleri ve Gasol'ün Almanlar'la dalga geçişi bilinçaltımdaydı belli ki.İnsanda doğuştan gelme adalet ve ahlak duygusu vardır, bu turnuvada İspanya oturtamadı bunları.Bu maçta da pota altında ne olduysa İspanya lehine faul oldu, Kırılenko erken faul problemine girdi.Calderon'un süper performansı da yetmedi, Gasol'un mucize şutu da çemberi turladı, 59'da kaldılar ancak.

Kırılenko, ne kadar büyük basketbolcu olduğunu, Khryapa ne büyük bir savaşçı olduğunu bize gösterdi.10 sene sonra Rus basketbolu milli takımlar düzeyinde destansı bir geri dönüş yaptı.

Bunun birincil mimarı elbette David Blatt.Efes'in taze koçu, altın madalya ile geliyor buraya.Turnuvanın Rusya adına en büyük adamı elbette MVP Kırılenko idi.Ardından Khryapa.Finalde ise Ponkrashov.Çok ekstra bir katkı yaptı, Blatt'ın verdiği şansı harika kullandı genç oyuncu.Geçen sene İzmir'de ''büyük yıldız adayları'' listesinde ilk 10'da yoktu Ponkrashov, Hakan Demirel vardı mesela.Şimdi biri nerede ve ne halde, diğeri bugün ne yaptı?
İspanya'nın sadece kalben bazı noktalrı kaçırdığını söylüyorum yoksa basketbol adına süper bir takım, süper maçlar izlettiler bana.Avrupa şampiyonası finali sendromu işlemiştir yine belki de, bu ''hakkaniyet'' meselesi ile alakalı değildir.6. kez Avrupa ikincisi olmak kolay değil.

Her ne kadar bizimkileri eleştirenleri susturma konusunda kızsam da NTV'ye, bu turnuvayı onlardan iyi yayınlayacak kanal yok bu ülkede.Yine de teşekkürler...

Paso bozulan skorboardlarıyla, merdivenli amcasıyla, bizim adımıza hayal kırıklığı maçlarıyla güzel bir turnuva bitti.Rusya haketti, sonuna kadar.Herkese de sevimli görünerek yaptılar bunu, kafada soru işareti bırakmadan.Bizimkiler mi?Futboldan farksız.''Bu benim milli takımım değil'' diyorum göğsümü gere gere.Alpella'lı oyuncular Fenerbahçe Ülker ile hazırlık maçlarına çıkıyormuş.''Türk sporunu'' sözüm ona düşünenler nerede?

Noat Samisa

17.09.07
Colin McCRASH

Son oldu bu.Helikopter kazası.15 Eylül günü Colin McRae, eşi ve 6 yaşındaki çocuğu ve aile dostuyla birlikte hayatını kaybetti.
Richard Burns de erken gitmişti.Ve ilginç ki, ismiyle bilgisayar oyunu yapılan WRC pilotlarının hayatı kısa sürüyor.Uğursuz mudur nedir?

Noat Samisa

16.09.07
Bunalım

Bahsetmiştik.Tam olarak benim beklediğim olmasa da Marsilya tam manasıyla bunalımda.Hoca yerinde duruyor, başkan ''önümüzdeki maçlara bakıyoruz'' tadında bir açıklama yaptı.8 maç, 7 puan, 15. sıra.Kolay değil.(Marsilya 1-2 Toulouse)

Geçmiş maçlarına göre ilk yarıda fena değildi Marsilya.Nasri'nin iki şutu var, ikisi de iyiydi.Aynı Nasri'nin maçın kırılma anı olan ikinci golde bir hatası varki, daha Zidane olamadığının göstergesi.Çok baskı var üzerinde, bazı tavırlarını mazur görebiliyorum.
Takım çok dağınık, özellikle bu durum hücumda sırıtıyor.Ama gerektiğinde vites artırabiliyorlar, boş alan bulduklarında Cisse ile Nasri ile dribling yapıyorlar, onların boşalttığı alanlara da Niang girebiliyor.Savunmada bu dağınıklık etkisi savrukluk olarak gözüküyor.Kurgusal bir problem yok ancak top rakipteyken bi boşvermişlik var.Zaten taraftar da buna isyan etti, kale arkasında 3 metre civarında bir ateş yaktılar, Toulouse takımı top çevirirken ''oley'' çekip topçularına ayar verdiler.Topçulardan Rodriguez de bu bunalıma dayanadı, arkadan dalıp kendini attırdı.Ciddi ciddi bir inanış da oluştu, bu sezon ligde Velodrome'da 4 maç, 2 beraberlik, 2 yenilgi.Albert Emon bile Veleodrome sendromundan dem vuruyor.

İyi bir kadro ama bir şeyler eksik.Grogi durumda bir Marsilya var.Her mental durumun bir avantajı, bir de dezavantajı gündeme gelir.Misal ''olm, Marsilya çok kötü durumda lan''a karşılık ''olsun olm, adamların kaybedecek bişeyi olmayacak şimdi'' var.Bunları pek dikkate almıyorum.

Ankara maçı postunu bu yazıya entegre ediyorum.Karşıma çıkan, Marsilya ilk golü bulursa, geniş alanda top oynayan Beşiktaş'a karşı 3'ü, belki 5'i bulur.Oyun temposuz geçsin, duran toplara dikkat edilsin.Şuurunu kaybetmiş Marsilya, oyun hızlanmadıkça duran toplar ya da bireysel facialar harici gol bulamaz.Tabii Salı'ya kadar sihirli değnek dokunmazsa.

Noat Samisa

16.09.07
Çekilmeyen Ne Olsun?

Saçma sapan bir çıkış, yumruk vurmak, had bilmek, had bildirmek, bunun herkesin bilmesi gerekliliği falan filan.
Gerekirse sahaya çıkmayız...Rica ediyorum kimse hiç bir konuda blöf yapmasın.Yarın bir gün ikincisi olunca takımı sahadan çekebilecek misin?Milyon dolarlar yatıran sponsorlara bunu izah edebilecek misin?Amatör küme takımı değil Beşiktaş, he deyince sahaya çıkmaz, ha deyince çekilmez.Şöyle vakarlı bir duruş sergilenseydi, adam gibi bir açıklama yapılsaydı helal derdim, her icraatine yamuğum yok bu yönetimin.

Hakem Vedat Yüksel'in de vukuatları bir değil.Görmeden karar vermek olayının birincil örneğidir, buz gibi 3 puan gitmiştir.

Noat Samisa

15.09.07
Galibiyet ya da Kriz

Marsilya için çok önemli bir gün.Toulouse maçına çok önem veriyorlar, olası bir puan kaybının vereceği zararı tahmin etmek zor.Şampiyonlar şampiyonu oldukları seneyi bile 2 farklı hocayla geçirmiş bir kulüptür Marsilya, zaten Fransa'da bu yönde bir gelenekçi anlayış yoktur.Birinci sebep olarak ben durumu çok sayıda kaliteli oyuncu yetişmesine ve futbolcu havuzunun büyüklüğüne bağlıyorum.Afrika piyasası elinizin altında, ülke içinde de spor yapılanması fazlasıyla iyi.Hal böyleyken sene içinde çok sayıda oyuncu değiştiriliyor, çok fazla yeni ve kaliteli futbolcu çıkıyor.
2001'in aralık ayında yine nöbet değişimi sonucu Marsilya'nın başına gelen Albert Emon, 6 ay kalabilmişti.2006'nın haziranından beri Marsilya'nın başında, en zor günü bugün.Philippe Troussier de boşta, ilk aklıma gelen o oldu.En son Rabat'ta müslüman olduğunu duymuştum, bu bir engel olur mu acaba?Çad doğumlu başkan Pepe Diouf hiç acımaz, Salı maç varmış bakmaz.Zaten böyle tazelenmeler de sürekli Beşiktaş'ı bulmaz mı?(bkz. Ankaraspor)

Takımım Toulouse'tur Fransa'da, ama bugün Marsilya'lıyım.

Noat Samisa

15.07.09
Kim, Kimi?

Marsilya liginde 15. dedik, hatta yarın 14. ile oynayacaklar dedik ve ekledik.7. hafta sonrası sırası bu olan takımlar geçen sene 2. ve 3. idiler.

#1#
#2#

Marsilya-Beşiktaş ayrımı için geçmişten bahsettik, yapılanmadan bahsettik, kültürden bahsettik, mevcut kadro yapısından bahsettik.Biraz daha basit şeylerden bahsedelim şimdi de, işin içinde düz mantık da olsun.

-Marsilya'ya, Beşiktaş kadrosundan kimi koysan oynar?

M'Bami giderse oraya 2. opsiyon Cisse uyar.Forvetten bir alternatif eksilirse (Cisse olmaz bu, tarzı uymaz, Niang diyelim) Bobo olur.2 sene evvel olsa Diatta olurdu.Hepsinde bir şart var.
-Beşiktaş'a, Marsilya kadrosundan kimi koysan oynar?

Cisse, Nasri, Ziani, Cana, Zenden, Taiwo, Cheyrou, M'Bami, Givet, Valbuena, Rodriguez...

Abartmıyorum, toplayın, çıkarın, çarpın, bölün.

-Bir diğer kriter, kimlerin talibi var?

Beşiktaş'ta Bobo, Serdar Kurtuluş, Gökhan Zan ve Delgado.Az buçuk da gelmeden önce Higuain.Başka?

Marsilya'da Nasri'nin muhtemel bedeli 20 milyon avro.5'ini de satın alır mı almaz mı?Tek Nasri de yok takımda, Cisse 7,5'a alındı.Ölü halidir yani, iki bacağını 1 sene arayla kırmış Cisse'dir.8 milyon avro verilmiştir Ziani'ye, ki aynı Ziani burada görüldüğü üzere Lorient'e gitmeden Rize'ye geliyordu.Daha yeni Ribery 25'e satılmıştır.Başka lazım mı?

Ben demiyorum ki Beşiktaş deplasmanda Marsilya'yı yenemez.Her maçın kendi içinde bir değeri, ederi vardır.Gerekeni yaparsan ki bu gereken günü gelir ağırlıklı olarak teknik, başka gün taktik, fiziksel ya da mental olabilir, kazanabilirsin..Ancak bu kısa vadeli bir düşüncedir, kısa vadede hiç bir takım erişilemez, mağlup edilemez değildir.Problem burada değil zaten, tüm anlattıklarım da, bu bloga yazılanlar da bu amaçlı değil.İşin içine orta ve uzun vadeyi sokup ona göre plan yapmak gerek.İşte o zaman Marsilya-Beşiktaş karşılaştırmasında benim kriterlerim devreye giriyor.Yoksa maçın başlama düdüğü çaldığında kriter belli: Yeneriz abicim!

Yarın bi geçsin hele, Marsilya incelemesinin 4. bölümüne taze teknik yorumlarla devam edip işin içine Beşiktaş'ı da sokacağız.Maça ilişkin son postumuzu yazıp, maç saatini beklemeye başlayacağız.

Noat Samisa

15.09.07
Bob Paisley (1919-1996)

Liverpool efsanesinde ilk 3'tedir, kimine göre ilk.
-Mind you, I've been here during the bad times too - one year we came second.

Bu kadar net işte...

Noat Samisa

15.09.07