2014 Dünya Kupası Brezilya'da.En son oralara çok evvel, 1950'de, gidilmiş.Maracana'da Uruguay kazanmış, 2-1.Daha 7 sene var, uzak gibi geliyor insana.Şurda sene sonu Euro 2008 var, o pek şölen tadını vermiyor, kesmiyor daha doğrusu.
Sözü Platini'ye bırakıyorum.Olayı bitirmiş.

Platini: A World Cup in Brazil is like going on a pilgrimage to Mecca or Jerusalem.

Noat Samisa

30.10.07

Rotasyona ne oldu bizim yine?

Yani tamam, bi noktada sahadaki futbolcuların hakkını teslim ederim.Nasıl bir çarşamba geçirdiysek, ben bile tribünde yorgun hissediyordum bugün kendimi.Maç kadromda da Ricardinho vardı, bu haliyle halı saha maçında bile sırıtır maalesef.Fiziken çökmüş halde, aynen geçen sene ilk geldiği durumda, belki daha da kötü.

Cisse ve Tello bu kadar bitkinken, yani bitkin oldukları maç öncesi görülüyorken, hafta arası idman ve toplantılarda anlaşılabilirken (yani ben en azından tribüne çağrıldıklarındaki yüz ifadelerinden bile anladım bunu) neden M.Sedef tercih edilmez?Sonra bakıyorum, o da ne?M.Sedef ısınmıyor.Abi var bi tane, duyuyor beni, PAF'taymış bu hafta da.Batuhan'la birlikte.Hafif boyun buruyorum, aşağıda devamı var.
Bu takımda maalesef futbol IQ inanılmaz düşük oyuncular var.Bu adamların sporcu olma bilinci de düşük maalesef.Bu tip ''futbolcuların top oynayıp, bunların da arada kaynadığı'' maçlardan olmayan maçlarda, bu şahıslar acayip biçimde sırıtıyorlar.(Liverpool maçı tamamen değerlendirme dışı, Liverpool maçına bakarak yapılan hiç bir değerlendirme Beşiktaş'ın ilerisine fayda getirmez.)Kim bunlar?Ali Tandoğan ve İbrahim Üzülmez.

3 maçtır aynı kadro çıkıyor, aynı şablon.Futbolcuları illa ki kenarda tutarak dinlendirmeyebilirsiniz, 2 sene öncenin stoperi Arbeloa, bu akşam zorunluluktan ortanın ortasında oynadı Arsenal karşısında, çünkü adam futbolcu.Benitez de onca bunalıma rağmen büyük hoca.Mesela Tello da futbolcu işte, bu maçta bekte yarım maç oynatılır, hem karttan kurtarılırdı.Kaş mesela, futbolcu, Diatta futbolcu.

Rotasyona ne oldu?Baki nerede?Diatta nerede?İbrahim Kaş kime ne yaptı?M.Sedef nerede, Batuhan nerede?Neden 25 kişilik kadro 18'e düşürülüyor?Bunların topu aynı anda sahada yer alsın istemiyorum, neden yani, bunlar neden topa küstürüldü, anlamıyorum.Sene başı söylemlerle şimdikiler tutmuyor.

Saplantılar, ısrarlar, saplantılar...Bir türlü kurtulamadı Ertuğrul Hoca'mız, Tello'ya ''bas bas'' diyordu bugün.Adam bir gün ölecek o sahada, nasıl Tello'yu optimum ofansif oyun oynatabilirim düşüncesi yerine, salt mücadeleye teşvik.İlginç.Liverpol maçına yorum olmaz da, söylemeden geçemeyeceğim.Bizim golden sonra Crouch'u gördüm kenarda, böğürdüm Diatta diye, tabi duyması imkansız.2 kez tekrar izledim maçı, gördüm ki son dakikalar Diatta rahatlatmış şandellerde savunmayı.Aktif olarak olmasa da cismen.
Arızalar belli.Geçen sene başını hatırlıyorum da, neresinden tutsan elinde kalan bir takım vardı.Bu sene başı yeterli elenme ve tamamlama yapılamasa da bu sezon geride bi enkaz kalmazsa seneye mali yönden belimizi doğrultabiliriz.

***

Abdullah Avcı'yı da kutluyorum.

''Beşiktaş'ın tüm oyun istatistiklerinin ortalamasını aldık, 57 metrede top oynuyarlardı. Bu da zaten haftaiçinden yorgun olmalarının da etkisiyle ikinci yarı onları çok yoracaktı.Biz bu mesafeyi önde basarak, savunmayı öne çıkartarak ve atak oynayarak büyütmek istedik.''

Antrenörlük dersi...

Noat Samisa

28.10.07

Önlibero'da, burada, fırsatını bulduğum her yerde ve zamanda City'nin başarısından, tabelaya yansıyan skordan öte oynanan futboldan bahsederim.Yeni bir takım, böylesi önemli derecede uyum, git gide yerleşen takım savunması ile Johnson-Elano ikilisi.Bugün hepsi takla oldu.Fox tercihini bu maçtan yana kullanmadı, gerçi pek hayıflanacak bir durum yok, United'ı izlemek de ayrı bir zevkti.
Başlık nereden geldi, denirse; kaleci Kasper Schmeichel hafta arası 1 aylığına Cardiff City'e kiralandı.Coventry'e gideceği söyleniyordu ama Coventry'e konulan transfer kotası sebebiyle olmadı.Yazık gerçekten, sene başı çok iyi gidiyordu, sürekli babasıyla kıyaslanmaktan bitap düştü.Biraz gözden ırak olması iyi gelebilir.İsaksson da yedekti dün, birkaç maçtır olduğu gibi kalede 25 numarasıyla Joe Hart vardı.Maçta atılan 6 golün, 4'ü kaleci Hart'ın iki bacağının arasından geçerek ağları gördü.Altı golün altısına da yapacak pek bir şeyi var mıydı, bence yoktu.

M.City'e içten içe beslediğim ve giderek artan sempatim yerini soru işaretlerine bıraktı.Savaşkan yapısı ve skora giden oyuncularıyla uzaktan bayağı tatlı geliyordu City.Hele de Avram-Roman kankaların Chelsea'sine kaybetmeleri, hem de 6 tane yiyip de kaybetmeleri bana bile feci koydu.

***

Old Trafford'da rekor vardı dün.1907-08 yılında 4 maçta toplam 15 gol atma rekoru dün tarihe gömüldü.

Manchester United 4-0 Wigan
Aston Villa 1-4 Manchester United
Dinamo Kiev 2-4 Manchester United
Manchester United 4-1 Middlesbrough

Nani'nin nefis golü, ardından Tuncay'ın eksen etrafında dönüş hareketleri ve sol ayak ortasına Aliadiere'in süper kafası ile başladı maç.Yine Tuncay'ın ortasına bu kez Downing'in kafası var, orası kırılma noktası.United tempoyu her geçen dakika körükledi, 2,3 derken biraz şansla 4'ü de buldu.Tuncay iyiydi dün, ama yetmiyor işte.Julio Arca, nerdesin?

Manchester şehrinin bir yakası dağıldı, öbür yakası geçen seneyi bile ardında bırakacak bir hava yakaladı.

Akşam Beşiktaş-İst. Belediye maçı nedeniyle Liverpool-Arsenal maçının ilk yarısı maalesef gümlüyor.

Noat Samisa

28.10.07

Martin Jol de Ajax'a.Başlıkta yazılan resmileşmek üzere.Diğeri ise benim fikrim.

Tottenham'a bile, durumuna gelinmişti artık, vur kafasına al puanı, gık çıkmaz durumu vardı.Bi gazla Liverpool'un da beceriksizliğinden deplasmandan 1 puan gelmişti, sonrası yine kayıp.Geçen hafta Newcastle çaktı, Milner'ın golünü koltuğa kaykılarak maç izler gibi izliyordu Spurs savunması.Haftarası Getafe'ye Londra'da kaybetmek fena koydu, mutual consent falan değil direkt sacked oldu Martin Jol.
Juande Ramos da tırnaklarıyla kazıyarak gelenlerden.Hani ortada bir emek var ya, ayrı bir sempatiklik katıyor bu durum.Keza yine emek harcayarak, çalışarak büyüyen bir Sevilla var, ona da ayrı bir sayhı var bende.

Full name: Juan de la Cruz Ramos Cano
Age: 53
Managerial career:
Alcoyano (1993-94)
Levante (1994-95)
Logrones (1995-96)
Barcelona B (1996-97)
Lleida (1997-98)
Real Vallecano (1998-01)
Real Betis (2001-02)
Espanyol (2002)
Malaga (2003-04)
Sevilla (2005-07)
Trophies:
Uefa Cup (2005, 2006)
Super Cup (2006)
Copa del Rey (2007)
Spanish Supercopa (2007)

Ramos haftaya takımın başında.Tottenham, 4-5 ila 6 milyon avro arası bi meblağ ödeyecek Ramos'a.Yıllık.Dünyanın en çok kazananlarından biri olacak, banko ilk beşe girer.Tabii Mourinho iş bulunca 1 sıra kaybedecek.

Martin Jol de (namıyla çakma Shrek), Ten Cate'nin yerine Ajax'a.Altyapısı da yalan olmaya başladı şu Ajax'ın...

Noat Samisa

27.10.07

Bu maça ne yazılır bilemiyorum.28 şut atılmış kalemize, ''iyi oyun'' geyiği mi yapalım yani?

Zaten maça dair doğru dürüst 3-5 cümle yazabilmek için maçı tekrardan koltukta kaykılarak izlemem gerek.Yarın izleyeceğim inşallah.
Şu an rüya gibi geliyor dün gece yaşananlar ama skor değil rüya olan.Aylardır beklediğim gün, hayatımda bir kopyası daha yaşanmayacak atmosfer...Hiç bitmeyecek gibi gelen son dakikalar ama bitince de boşalan çoşkuyla bilikte burukluk...Devam etsin istiyormuşum aslında, halen de istiyorum.

20 sene sonra akranlarımla muhabbette şunu diyebileceğim: Evet, ben o gün oradaydım...

''Salon taraftarlığı''dan sıyrılmak bünyeme çok iyi geldi.

Noat Samisa

25.10.07

Sporcu adam sporcu gibi giyinsin, çantası da sportif olsun.
Sissoko'nun ayakkabılarından istiyorum.Fotocu abi Xabi için deklaşöre tam zamanında basmış, bu emeğinin karşılığını ödemek isterdim ama ne yaprsınız, mecbur abinin mensup olduğu kurumun reklamını yapıyoruz.Son fotoda bariz olduğu üzere Kuyt'ı (Kuijt'in gavurcası) kimse iplemiyor.Orada bi ayaz durumu oluşmuş, Gerrard mesaj atıyor, Pennat manitayı telefonda yiyor ki alemcidir kendisi, Kuyt da dikkat çekmeye çalışıyor.Bi de havaalanına gitmeyeli bayağı zaman oldu, sanırsam oturdukları yer de oturma amaçlı bir yer değil.Çantalar da güzel aslında, herkeste standart.Böylesini seviyormuşum, yeni anladım.

Güzel anıların yaşandığı yere hoşgeldin Liverpool...
Bu da haftasonundan...

Noat Samisa

23.10.07

''Biz kendimize bakalım, iyi oynnarsak yeneriz'' lafı hurafedir.Böyle bir şey yok futbolda.

Aynı şekilde kazanılamayacak, lehine sonuçlandırılamayacak maç da yok futbolda.Ne yaparsanız yapın, Liverpool takımına karşı Beşiktaş'ı, kağıt üzerinden galip ilan edemezsiniz, eşyanın tabiatına aykırı bir durum.Önce bunları kabul edelim.

Maça çıkıştaki anlayışı önemseyenlere:

Haftasonu Arsenal'i yenip puan farkını 3'e indirmeyi, CL'de 4. olmaya ya da UEFA'ya gitmeye tercih ederim.

Aynı cümleyi herkes söylüyor oralarda, futbolcusundan taraftarına, Rafael Benitez'ine kadar.Efsaneleri olan ama bunlarla yaşamayan, 18 kez lig, 5 kez Şampiyonlar şampiyonu olmuş kulüp artık EPL şampiyonluğu istiyor.Bu sene de bunun için ortam uygun, ama kasıyorlar hem de Benitez'in rotasyonu bile artık tek hedef değil.Arsenal'e kaybedilirse puan farkı 9 olur, geçen senelerdeki gibi yine ilk yarı şampiyonluktan kopan Liverpool, ikinci yarının lideri olur ama nafile.

Sakatlardan Xabi, Torres ve Aurelio'nun çarşambaya oynama ihtimalleri var.Agger ise Arsenal maçında da yok.Bu üçlüden Torres ve Xabi -benim düşüncem- Arsenal'e saklanır.Aurelio da zaten rotasyon oyuncusu.Sissoko da formsuz, Everton maçında kötüydü.

--------------Reina-------------
--Finnan--Carra--Hyypia--Riise--
--Penn--Gerrard--Masch--Yossi--
----------Kuyt---Voronin--------

***

0-0'a kitlenmek mümkün olabilir, bunu Birmingham yaptı.Pompey de yaptı da, biz Pompey olamayız.Teknik farkını ortadan kaldırmak için taktik diye bir kavram ortaya çıkmış futbolda, şimdi bir de artı fizik güç eklenmiş taktik olayına.

Fizik güç+taktik>teknik-motivasyon korelasyonu vardır, İngilizler çok tutar bu denklemi.Yani Fizik kapasitenizi doğru taktikle kullanırsanız, kendi taktik yapısına yeterli motivasyonu sağlayamamış teknik gücü yenebilirsiniz.

Liverpool'dan burada puan almak da ancak böyle mümkün olacak.

***

Topluyorum, çıkarıyorum, nihai sonuca varıyorum.

Liverpool'un bazen Beşiktaş'tan bile ayrıntılı takip ettiğim düşünülürse yanılma şansım nispeten düşük: Bu Liverpool'dan puan alınabilir.

En önemli nokta ise bu maçın yanında elde kağıt varken SIFIR PUAN yazıyor olması.Ona göre hazırlanalım.

------------Rüştü----------
--İKaş--Diatta--Zan--Üzül--
---Kurtuluş--Cisse--Tello---
-----Del----------Burak----
------------Bobo-----------

Ortasahada güreşmek lazım.Rakip sahada duran top kazanmak ve bunlardan birini mutlaka gol yapmak lazım.Sakın erken gol yememek, tribünde şov yapacağım, terör tepkisi vereceğim diye takımı maçtan koparmamak lazım.(Hepsinin yeri ayrı, tepki verilir ama bunu 90 dakikanın içine sokmak ahmaklıktır.)
Acaba Hyypia'yı sabit, mavileri siyah-beyaz görür müyüz?

Uzun zaman sonra bir maç için bu kadar heyecan duyuyorum.Liverpool takımını kırmızılar içinde canlı görmek de ayrı bir heyecan, mutluluk.

Rastgele Beşiktaş'ım...

Yeniden yapıldı bugün.Kimi Raikkonen, bu yarıştan önce gönüllerin şampiyonu, resmen 2007 F1 şampiyonu.
Son 2 yarış 17 puan geride, bugün 1 puan önde.Hamilton startta hırsına mağlup oldu, sonrasında da motoru durdu, bilmem vites kutusu ne ise işte, 25 saniye kaybetti, sonucu bu oldu.
4 tane aynı arabadan vardı bu sene, sıradışı yarışlar, sıradışı kazalar izlendi.Zayıfın yanında olma güdüsüyle hareket eden Anti-Schumacher hareketinin Hakinen sonrası temsilcisi Alonso'nun ne mal olduğu ortaya çıktı, bu rezalet sonrası anca kağıt üzerinde şampiyon olurdu.Raikkonen Mclaren'de senelerdir yapamadığını Ferrari'de ilk senesinde yaptı, bu yarışta Ferrari'nin Massa-Raikkonen değişimine hayranlık duyduğumu söylemeden bu cümleyi sonlandırmam mümkün değil.Takım emri olup olmadığı ispatlanamaz.Zaten oldum olası kılım, ne demek takım emri yasak?Aynı tabaktan yemek yiyoruz biz iki insan, kurallar bizi aynı takıma koymuş, aynı amaca hizmet ediyoruz ama birbirinimizin kaşığına kaşık atabiliyoruz.Olur mu lan bu?Barrichello çok kızardı, basın toplantılarını bunalım geçirirdi ama naparsın, şartlar böyle.

Kimi Raikkonen 110 (10)
Lewis Hamilton 109 (2)
Fernando Alonso 109 (6)
Felipe Massa 94 (8)

Terör gölge etse de hayat devam ediyor...

Noat Samisa

21.10.07

Yeni bir efsanesi daha oldu Beşiktaş'ın...Önce atıp sonra tutan zor bulunur.Bobo kalede, 3 net pozisyon, 1 kurtarış.
***

Hocanın sene başı tutumlarına göre kırmızı çizgileri gözeterek takım tertipleri düşündüm sürekli, sürekli hocanın tarzını aşmamaya özen gösterdim.Hem düşüncede hem de yazılarda.Ama görülen bir gerçek var.Sene başı Mehmet Topuz transferinde çokça aklımdan geçti yazdım da, olmazsa Serdar Kurtuluş var diye.(Geçen sene max. verim alınan şablona göre yaz transferlerini düşünmüştüm, ona uygun olarak da çift forvet ve iç oyuncuları)

Serdar Kurtuluş, Delgado+çift forvette sağ iç oynar, oynamalı, oynasın artık.Buna argüman da Beşiktaş'la çıktığı ilk resmi maç, süper kupa ve geçen seneki Fortis finali, bir de bu maç.n faktöriyel kere yazdım, baydım artık.Sağ bekte kariyeri şimdiden tehlikeye girdi, birincisi dar alanda çabuk değil, ikincisi yıpratıcı değil.Hele de çift Serdar'lı sağ taraf büyük problem, bundan da bir kez daha bahsetmek istemiyorum.
Serdar Kurtuluş sağ bek değil, orta saha oyuncusu olmuştur, artık bozmaya çalışılmamalıdır.Bu maça sağ bekte başladı ve saçmalayan takımı maça döndüren adam oldu.Hocayı bazı ısrarlarında yerdiğim üzere bu kez de yücelteyim.Kurtuluş ortaya, Tandoğan beke geçince maç bize döndü.Bu o kadar net, o kadar bariz ki, artık düstur olmalı.

---Serdar--Cisse--Tello---
----------Delgado--------

orta sahasında 3 savaşkan adam var.Dördünün de oyun zekası çok iyi, hele Türkiye standardında bayağı yüksek.Bayern modeli gibi (Ribery), Delgado sağ sol gezecek.Sevmem bu tip şablonu ama elimizdekine en uygunu bu.Serdar Özkan da Ahmed Hassan'ımız olabilir, maçına göre takıma girebilir ya da sonradan.Zaten fazla abartıldı, şımarma yok.Aslında Cisse de sağ iç oynar, hatta sol bek bile oynar da, bunlar çok sıradışı durumlarda düşünülecek seçenekler.

Burak Yılmaz nefreti bitsin artık, keza Nobre totemi de.Barda geziyormuş, karı-kızla takılıyormuş, umrumda değil.Sahaya özverisini koyuyor, meziyetleri iyi, bunları kullanma kapasitesi de bugün iyiydi.Golünü attı, son golü de hazırladı.

Böyle ikinci maç oldu, 0-2 geri düşme olayına konsantrasyon problemi demek kolaycılık.Bu futbol yapısında Beşiktaş'a önde basan ve deparlı oyuncularını kullanan her takım başarılı olabilir.Geniş alan çok+koordinasyon bozuk.

Sol bek problem, Serdar Kurtuluş problemi ve tandem.Beşiktaş'ta arızalar bunlar, sene başından beri bir de artı sistemsizlik ve geçen senenin çöpe atılması meseleleri var.

Tello beke, önüne İ.Akın.Baki ve Diatta'dan en az biri sahaya.Bunlar çözüm için alternatifler.

Lütfen gereksiz ısrarlar bırakılsın.

Beşiktaş'ı konuşuyoruz yeterince de şu yardımcı hakem meselesini de konuşmak gerek.Yan hakem olsunlar, yardımcı değil.Yardımcı oldukları her işi rezil ettiler, zaten gözlemeleri gereken bir ofsayt mevzuu var, her şeye bakmasınlar.Hakem de gördüğünden eminse yardımcıyı iplemesin.

Takım kazanma erkine sahip, bu geçen seneden gelen bir özellik, bu sene de dirayetli ve sürekliliği olan oyuncularla bu yapı takımın hüviyeti olmaya başladı.Tello'da mafya bozuntuları komisyon almıştı, üzülmüyorum artık o paraya.Aman sakatlık gelmesin, Tolga Zengin'e geçmiş olsun.

Liverpool maçında ya herru ya merru diyorum, bu yazıda yazığım kadroyu istiyor, bekliyorum.Çift forvet, üçlü orta saha.

Noat Samisa

20.10.07

Sene başı ben de dahil olmak üzere bu sene son senesi olabilir deniyordu, tam tersi oldu.Henry'nin gidişiyle ismen eksilen takım, çapını büyüttü, şu zamanın en efektif futbolunu oynayan, en kolay gol bulan takımı haline geldi.
Daha önce Herbert Chapman'a büst yaptıran Arsenal kulübü, bu kez de Arsene Wenger'in heykelini dikti.Chapman'dan çok daha fazla iş yapan Wenger kutsandı.4 FA Cup, 3 lig şampiyonluğu, 5 ikincilik, UEFA ve CL final...

Bizde heykeli dikilecek adam olurdu, iş bittikten, adam gittikten (ölüm-veda) sonra konuşulurdu.Laf odur, icraat budur.Tigana heykeli dikilecek adamdı, ver ordan bi şişe şarap hancı...

Noat Samisa

20.10.07

Aynı başlıktan bir tane daha vardı.#Link#

Sonra değişti, böyle oldu.#Link#
Bugün yine başa dönüldü.Ersen istedi, Huelva sıkıştırdı.FİFA da verdi kararını, Ersen İspanya'ya gitti.

Şükür ki FİFA'da bir dosyamız daha kapandı.

Noat Samisa

19.10.07

Yarın iki derbi var Ada'da.Aynı vakte koymuşlar maçı, duble yaptırmayacaklar adama.
Old Firm, şu zamanda dünyanın tek çift tarafı da homojen derbisi, başka kalmadı.Working Class Hero muhabbeti tamamen bitti artık, Boca varoşların takımı, River da milyonerler değil.Bir yanda büyük Britanya idealini kabullenmeyen, maçlarında IRA marşları (Irish Republican Army) söyleyen, İrlanda ile özdeşşlemiş yeşil rengi ve enine çizgili çubuklusuyla özdeşleşen, ayrılıkçılığı benimseyen, çoğu koyu olmak üzere katoliklerin kulübü.Diğer yanda protestanlar, Rangers'lılar.
SPL'de 9 maç oldu, Celtic lider.Araya Hibernian sızdı, 2 puan geride Rangers 3. sırada.

Glasgow Rangers - Glasgow Celtic /Ibrox / TSİ 14:30 / Business Channel ve Yaşasın Sopcast!

***

28 Ağustos Toulouse maçından önce yaşananlardan bahsetmiştik zamanında.Biraz olsun yumuşattı kalpleri, atmosferi daha nispeten zayıf bir derbi bizi bekliyor.90'lar öncesi bu derbide tribünlerin karışık oturduğu, ailelerin kendi içinde özgürce taraf tutabildikleri görülmüştür.Heysel ve Hillsbrough'tan sonra durum değişti, tüm İngiltere'de olduğu gibi bir Anti-Liverpool akımı Merseyside'da da yükseldi.Liverpool başarıları ve kupaları, Everton'un birbirine birkaç yüz metre uzaktaki stadda küme düşmemeye çalıştığı maçlar oldu.Aynı zamanda Liverpool'luların asıl rakibinin Manchester United olduğunu söyleyip Everton'lıları kızdırması etkeni de var.Bu ManUtd-L'pool çekişmesine de zamanı gelince ayrıca değiniriz, Manchester şehrinin denize kıyısı olmamasına rağmen neden United'ın anbleminde bir gemi figürü olduğundan vs.
Everton - Liverpool / Goodison Park / TSİ 14: 45 / Fox Tv

Liverpool kazanmaya mecbur gibi, Benitez de çok konuşmaya başladı, dürtüldüğünün habercisi.

Noat Samisa

19.10.07

Umarım Sayın Hocamız uzaktan daha net görür sahayı.Gerçi maça ilişkin düşüncelerimiz belli de, atmosferi yeter.
1 maç ceza verilmiş Ertuğrul Sağlam'a, Porto maçındaki hareketlerinden ötürü.Liverpool maçında tribünde...

Noat Samisa

19.10.07
İskoçya da Çakıldı

Adaya kar yağdı bugün.Oysa ki bitmek üzereydi, İtalya gelecekti İskoçya'ya ve beraberlik yetecekti.Gürcistan deplasmanında Klaus Toppmöller'in gençleşmiş takımına 2-0 mağlup oldular.
Fransa kendi sahasında ıkınarak da olsa kazandı, Litvanya'yı 80 ve 81'de Henry ile yendiler ve İtalya'nın bay geçtiği maç gününü lider kapadılar.

B grubunda Fransa son maçında Ukrayna deplasmanında.İskoçya-İtalya, beraberlik İtalya'da.İskoçya ise artık kazanmak zorunda.

A grubu:
Portekiz Kazakları zor alt etti, Polonya ile kolkola devam ediyorlar.Görüntü büyük ölçüde belli, son maç günü Sırbistan - Polonya, Portekiz - Finladiya maçlarıyla kesinleşir.

D grubu: Almanya işi bitirince kaleyi açmış, 3 tane ile doldurdu Çekler.El ele, hep birlikte Euro 2008'e...

F grubu: Liechtenstein 3-0 İzlanda.Geçen haftasonu Lüxembourg kazanmıştı, belgeselini çekmiştim bu blogda.Bunların ihtiyacı yok, yine bu grupta Letonya'yı da yenmişlerdi.Bir dahaki ayın 17'si bu grupta hesap kapanışı.

G grubu: Romanya işi bitirdi, Hollanda sonu bekleyecek.

***

Yunanistan, Almanya, Çek Cumhuriyeti ve Romanya işi bitirdi.

Noat Samisa

18.10.07
Pabucuma Mentör Gerek #4

Üstünü sen yaz Sayın Mentör ama Alpler yakınlarına inmiyormuş bu havayolu...
Bir şey olur, yeneriz de Norveç'i, olur yani.Bu kez gazla hallolur belki.Ama bu sonuç, benim derdim ise hikaye.Türkiye Milli futbol takımına, yeni yetişen 18-22 yaş grubu Türk futbolcularının geleceğine ''tecavüz'' edilmiştir.Bunu yapan şahıs da bize bunun nasıl olacağının ''dersini'' vermiştir.Aslında bu biletin de anlamı yoktur, çünkü geçen zamanı, rezil rüsva edilen futbolcuları ve kaybedilenler geri gelmeyecektir.Anca beni tatmin eder.Limcoln de Türk oluyormuş.Önliberomuz yoktu, bugün tek alkışı o aldı.Şimdi bir de 10 numaramız yok, onu da başka zaman alkışlarız.

#1
#2
#3

Türkiye 0-1 Yunanistan

Noat Samisa

17.10.07
İngiltere Çakıldı

Ruslar maça hızlı başladı, sağlı sollu ataklarla geldiler.CSKA'lı Zhirkov Richards'la bir müddet oynadı, Arshavin de sağı destekledi.30'da Rooney yazdı, iş değişti.
Savunma güvenliği ön planda çıkılmıştı maça, beklerde de stoperler vardı.Terry'nin yokluğunda Lescott sola koyulmuştu, Campbell ortaya, Richards da sağa.Maçın seyri 20-55 arası pek değişmedi.Hava soğudukça İngilizlerin havası azaldı, direnci azaldı.Hafif bi kıpırdanan Ruslar'da 58'de Kerzhakov çıktı, Roman Pavlyuchenko girdi oyuna.Önce penaltıyı attı, dört dakika sonra da galibiyet golünü.79'da 3 oyuncuyu birden değiştirdi Mclaren ama faydasız.

İngilizler Euro 2008 bileti amacıyla geldikleri Rusya'dan kelle koltukta döndüler.E grubunda Hırvatistan son maça gelecek Wembley'e, eğer bay haftada İsrail kendi sahasında Rusya'ya kaybederse iş biter, İngilizler kupa dışı kalır.Hırvatları alta alma ihtimali de var da, 3-0'la.

Rusya 2-1 İngiltere

Noat Samisa

17.10.07
Superga-Heysel-Hillsborough / Kayseri-Sivas

Herkesin faciası, efsanesi, kanunları, talimatları, geleceği değiştiren olayları vardır.Heysel faciası için Demir Leydi'nin af teklifini reddi de anlatılır.Liverpool'un bundan feyz aldığından bahsedilir, hatta bu yası tutmak adına Stanley Park'taki stadda 96 boş koltuk bırakılacağı da kararlaştırılmıştır.Hillsborough, EPL'nin şu zamanki ticari başrısının kaynağıdır.O tarihten sonra stadlar değişmiş, yeni dönem güvenlik tedbirleriyle birlikte günümüzdeki yapıya gelinmiştir.Taylor Raporu da İngiltere'de futbolun yol haritasını çizmiştir.Şimdilerde o raporun önerilerinden eser kalmasa da ilk Sky TV anlaşmasıyla birlikte kazanılan ivmenin merkezini bu faciaların oluşturduğu söylenebilir.

***

17 Ekim 1967 günü, Kayserispor-Sivasspor maçı.43 ölü...

Hayatım Futbol'dan

***

Bizden ne aldı, biz bu faciadan ne aldık?Elbette, salt futbol kaynaklı bir olay değildi, kaza da değildi.O dönem çok hassastı ortam, futbol daha yeni olması gereken popülariteye ulaşıyordu, doğrudur.Zaten bu olayı bilen pek yok, bildiren de yok.
Noat Samisa

17.10.07
Son Virajı Dönerken
A grubu

Ermenistan 0-0 Sırbistan
Azerbaycan 0-2 Portekiz
Polonya 3-1 Kazakistan
Belçika 0-0 Finlandiya
Beraberlikler çok şey götürdü bu grupta.

Polonya 2 maç, 24
Portekiz 3 maç, 20
Finlandiya 2 maç, 20
Sırbistan 3 maç 17

Polonya kolayladı, Portekiz de avntajlı.Son hafta Sırbistan - Polonya, Portekiz - finladiya finalleriyle iş biter.

B grubu

İskoçya 3-1 Ukrayna
İtalya 2-0 Gürcistan
Faroe 0-6 Fransa
İskoçya maçını izledim, ilk iki golde şahane organizasyonlar vardı, duran top golü öyle karambole olmaz, böyle olur dedirtti.Adamım McFadden yine yazdı.İskoçya, oynadığı topla Euro 2008'i hakediyor.Fransa gecikmeli gitmiş Faroe Adaları'na, bizim hakem Dereli de inemedi, maçı nöbetçi hakeme devretmişler.San Marino'lu...

İskoçya 2 maç, 24
İtalya 2 maç, 23
Fransa 2 maç, 22

İskoçya'nın kalan maçları: Gürcistan A, İtalya H
İtalya'nın kalan maçları: İskoçya A, Faroe H
Fransa'nın kalan maçları: Litvanya H, Ukrayna A

İskoçya 4 puan alır, bileti alır.

D grubu

Slovakya 7-0 San Marino
G.Kıbrıs 3-1 Galler
İrlanda 0-0 Almanya
Holosko 7'den birini attı, Galler'in de 3.lük niyeti olmadı.

Almanya 3 maç, 23
Çek Cum. 3 maç, 20
İrlanda 2 maç 15

Almanya'da işlem tamam.İlk garantilen takım oldular, sırada Çekler var.

E grubu

İngiltere 3-0 Estonya
Hırvatistan 1-0 İsrail
Hırvatlar yolu yarıladı, sonrası mucize...

Hırvatistan 2 maç, 26
İngiltere 2 maç, 23
Rusya 3 maç, 18
İsrail 2 maç, 17

Haftaiçi İngiltere, Rusya'yı yener, beraberlik alır, bu grupta hesap kapanır.Rusya kazanırsa sonuna kadar gider.

F Grubu

İzlanda 2-4 Letonya
Liechtenstein 0-3 İsveç
Danimarka 1-3 İspanya
İsveç +3 puanının sevinciyle yaşamaya devam ediyor, eski kasa Aragones de mutlu.

İsveç 3 maç, 22
İspanya 2 maç, 22
Kuzey İrlanda 3 maç, 16

Hataiçi İsveç'in Kuzey İralnda galibiyetiyle bu grupta hesaplar mucize harici kapanabilir.

***

Euro 2008'e bir-iki...

Polonya - Portekiz
İskoçya - Fransa
Yunanistan- Norveç
Almanya - Çek Cumhuriyeti
Hırvatistan - İngiltere
İsveç - İspanya
Romanya - Hollanda
+
İsviçre - Avusturya

Aşağı yukarı tablo belli, bugün oluşan tablodan farklı olarak İtalya ve Türkiye'yi görüyorum, belki de duygusaldır.

Noat Samisa

14.10.07
22.02.1995 - 13.10.2007

12 sene sonra kazanmak, kazanabilmek nasıl bir duygudur acaba?70'lere hatta 80'lere kadar bizim taşıdığımız bayrağın modern temsilcileri onlar.Nüfüsen küçük, gelir olarak devasa bir ülke onlar.
Luxembourg, Belçika-Almanya-Fransa sıkışmış küçük ülke, bugün Belarus'u deplasmanda 0-1 mağlup etti, gol oyuna sonradan giren Fons Leweck'ten, 90+5'te.Bu topçu hakkında çıkan son söylenti manifaturcı olduğu yönünde.

En son başlıkta belirtilen tarihte Malta deplasmanında 0-1 kazanmış Luxembourg.12 seneden sonra, bu maçtan sonra ilk kez bir resmi müsabaka kazandı bu ülke.

***

Romanya 1-0 Hollanda
Belarus 0-1 Luxembourg
Slovenya 0-0 Arnavutluk

G grubunda Romanya altın 3 puanı kaptı.Hollandayı 1-0 mağlup ederek son 3 maçta 1 puana dahi razı hale getirdi kendini.

Çarşambaya Bulgaristan Romanya'yı konuk ediyor.3 puan gelmezse bu grupta bahisler kapanır.

Romanya 3 maç, 23
Hollanda 3 maç 20
Bulgaristan 3 maç 18

Noat Samisa

14.10.07
Euro 2008 İçin Yeni Kutu Alınır Mı?

Ne var Cumartesi'ye diye uefa.com'a bakınırken rastlaştık bu haberle, ufak bi şaşma durumu oldu sağ tarafta ''Digiturk'' yazısını görünce.Yazının içeriği daha da bi şaşırtıcıydı, Arefe günü 8 ay sonrası için içimi bir hüzün bastı.
Mahalle baskısı olur diye sansürleyecektim ama bu beer değil bier
Bizim ulusal takım Euro 2008'e katıldı diyelim, bir şekil o maçlar izlenir.Eş, dost, komşu, cafe, kahve vs. bulunur, izlenir.Peki ya diğer maçlar?Diğer maçları izlemek için kaç kişi Digiturk alır?Şifreli yayınlamaz muhabbeti dolanıyor da, pek güvenmiyorum.

Bir futbol keyfimiz vardı, o da elimizden alınmak üzere.İngiltere, İspanya, İtalya, Fransa ligleri hatta River-Boca maçı açık kanaldayken bizim yavaş çekim lige para ödemek zorundayız.Yaz günü sıcaktan bunalan bünyeyi iki senede bir topla meşgul eden turnuvalar beleşti, şimdi onlara da kota geliyor.Kanal 1 de maç öncesi yayınlarına mini etekli hatun koyuyordu.Ulan o kanalı açan adam zaten top görmek ister, baldır bacak değil.Diğerlerinde yeterince var.Emperyalizm falan girmeyeceğim, yaşasın Sopcast diyerek bitireceğim.

Noat Samisa

11.10.07
Miguel Luís Pinto Veloso

Sporting'in ürünleri bitmek tükenmek bilmeyen altyapısının, şu zamanda pazarlanma potansiyeli en yüksek ürünü, orta sahanın ortası ve sağ tarafta oynayabilen 24 numaralı, 86 doğumlu Miguel Veloso.
Geçen sezon CL grubundaki ilk 3 maçta ilk 11 çıktı, İnter maçında Vieira'yı bezdiren, bir nevi attıran oyuncu olarak adı çıkmıştı.Redondo benzetmesi yapılıyor, Maradona gibi 67362. veliaht iddiası olmasa da defansif yönü güçlü, beyaz tenli ve biraz olsun bakımlı orta saha oyuncuları için Redondo'ya benzetilmek klasik oldu artık, baymaya başladı.Misal Gago, Avrupa'da defansif orta saha görevini yapacak adam değil, hele de Real Madrid'de tek önlibero mümkün değil demiştim.Yanına sağlam biri konursa iyi ikili oluşturur, iyi de futbolcudur ama bi Fabregas, Xavi, İniesta olamaz ki bunları aşıp Redondo olsun...

Tekrar Veloso'ya dönersek, bu sene de ilk iki CL maçında ilk 11 çıktı.Nani ve CR7 transferleriyle son dönem SCP altyapısından vurgun yapan United, son olarak gözünü Veloso'ya dikmiş, yazın Atletico Madrid'in Veloso girişiminin bu sebepten yattığından bahsedilmişti.Bugün çıkan haber, United'ın ne Veloso için ne de başka bir Sporting oyuncusu için herhangi bir satın alma opsiyonuna sahip olmadığı yönünde.Açıklama birinci ağızdan.

Geçen yıl yeni sözleşme yapan Veloso'nun sözleşmesindeki fesih bedeli, 30 milyon avro.Sporting'e odunu soksan mobilya çıkar, demeyeceğim ama fabrikasyon topçu çıkmadığı da gerçek.Fabrikasyon dedim de; Orhan Ayhan'a selamlar, ellerinden öperim.

Noat Samisa

10.10.07
Tottenham'a Bile

Ada Futbolu damarım kabardı bugün, dünden de burada sözümüz vardı.

Mido £6 milyon gitti, Darren Bent £16,5 geldi.

Reto Ziegler ve Danny Murphy gitti, Younnes Kaboul ve Rodrigo Defendi geldi.Ve Gareth Bale, tek ve en doğru transfer.Gerisi kiralık, oynamaz adamlar.
Hoca değişmedi, Martin Jol burada.Uzun zamandır Ledley King sakat.Peki geçen sene Tottenham çok mu düzgündü?

Hayır.Ligdeki 38 maçın, 32'sinde gol yiyen bir Tottenham vardı, ligi +3 averajla tamamlamıştı ama can yakardı.Bu senekinin ise sadece canı yanıyor.Savunması bu kadar zayıf bir Tottenham'a Liverpool'un iç sahada puan vermesi affedilemez bir durum.Aynı şekilde Martin Jol'e gösterilen hürmet de affedilemez.Bu kadro küme düşer mi lan?

EPL 9. hafta, 17. sıra, 7 puan.

Noat Samisa

09.10.07
Adebayor-Van Persie

Ligin en çok kazananı, en zengin kulüp, liderlik vs. derken bu ikili gözde ikilim olmuş durumda, Arsenal de koltuğa yaslanıp zevkle izleyeceğin en sağlam takım.Bu hafta biraz tekleseler de maksimum verim, optimum zevk.
Adebayor'un hikayesi ilginç, zaten ilginç olmasa buraya malzeme, Arsenal'e sonradan yetişme forvet olmazdı.Bilindiği üzere Togo doğumludur ama hem annesi hem de babası Nijeryalıdır.Gurbet yaşamında doğmuştur.Kuzeybatı Afrika'yı sömürenler bellidir, Fransızca okur Adebayor.Ama ailesi -biraz da Nijerya menşei etkisiyle- oğullarının İngilizce öğrenmesini isterler.Bu sebepten Emmanuel, her sabah Togo'dan Gana'ya okuluna gitmek için yürüyordur.Ülke değiştiriyor derken öyle büyütmeyelim, sadece 400 mt imiş.Mesele futbola gelince, bizdeki gibi babası az top oynamasını, çok ders çalışmasını istiyordur, ta ki Adebayor'un Togo 15 yaşaltı milli takımına çağrıldığını öğrenene kadar.Geçen 2 sene sonunda Togo 17 yaşaltı milli takımıyla İsveç'e giderler, Emmanuel beğenilir, Metz'e transfer olur.İkinci sezonunda Metz ile Fransa ikinci liginde 17 gol atmıştır, farkedilmesi uzun sürmezz.Deschamps onu Monaco'ya transfer eder.Monaco'da beklenen patlamayı yapamasa da iyi işler çıkarır.3 yıllık Monaco kariyeri, Ekim 2005'te Adebayor'un Dünya kupası elemeleri için Togo milli takım kampına gittiği sırada sona erer.Deschamps gitmiş, Guidolin gelmişti.Adebayor Togo'dan tesislere döndüğünde yeni hoca tarafından çağrıldığı söylenmiş.Odasına gitmiş, 3 senedir bu takımın oyuncusu olan Adebayor'u yeni hoca Guidolin ''Sen de kimsin?'' diye karşılamış.Adebayor kendini tanıtmış ve planlarını sormuş.İlk gün idmanda Guidolin'le kapışmış, yorgun döndüğü Afrika seyahati sonrası idman sarmamış Emmanuel'i.3 milyon sterline, 2006 Ocak'ında Arsenal'e gitti.
18 yaşında Feyenoord ile maça çıktı Robin Van Persie.Kalifiye futbolcunun en kolay yetiştiği ülkelerden birinde farkedilmesi zor olmadı.Kontrat bitimine 1 sene kalması sebebiyle, çapına göre çok düşük -3 milyon sterlin- bedelle 2004 yazında Arsenal'e transfer oldu.Geçen 3 yılda, önce sonradan oyuna giren nöbetçi golcü.Yeri geldiğinde sol taraf oyuncusu ve şimdi, dünyanın en etkili sol ayaklarından birisi.

Emmanuel Adebayor, 81 doğumlu.Robin Van Persie, 83 doğumlu.Bu ikili, ayrı bir parantez açılası Hırvat golcü Eduardo Da Silva ile birlikte Arsenal'in gol ayakları.Henry'nin gölgesinde geçen sezonlar sonrası başkaldırış.''Yetenek, çalışarak, bilinçli eğitimle geliştirelebilir'' kuralına çok güzel iki örnek.Her ikisi de ilk geldiklerinde neydiler, şimdi ne durumdalar?Tıpkı Fabregas, Diaby, Eboue, Senderos, Toure, Henry vs. gibi...

Patron, Arsene Wenger, buralardan bile bir teşekkürü hak ediyor.

Noat Samisa

09.10.07
Bal Üstü Badem

H Grubu: Bordeaux, Austria Wien, Galatasaray, Panionios, Helsinborg
AZ Alkmaar, Everton, Atletico Madrid, Villarreal, Fiorentina, Hamburg, B.Leverkusen, B.Münih, Tottenham gelmedi, böylesi şukela bi kura.Ayrıyeten geçen seneden kalma Bordeaux rövanşları da var Galatasaray'ın.

Diğer Gruplar için burdan:

Noat Samisa

09.10.07
Pascal Feindouno

26 yaşında Gine milli takımına kaptandır şu zamanda kendisi.Rıza Çalımbay Beşiktaş'a bi Grafite'yi, (Lens-->Wolfsburg, 7,5 milyon avro) bir de Feindoundo'yu almayı çok istemişti, olmadı.
St. Etienne'de devam ediyor, bu hafta da Marsilya karşısında izledim.Partner forvet, bizim usülle ''yırtıcısından''.Alınsa pek bir güzel olurdu da, Grafite gibi geçti artık.Liverpool yazılmış bu adama, yani Benitez.Tottenham'a bile (neden ''bile'' olduğunu yarın yazacağım) puan veren takım, puan veren adam, maksat gündem değişsin, ya da kolpa habercilik.

Noat Samisa

09.10.07
Avram'a Akıl Hocası

Ligde PSV'nin 1 puan ardında lider olsa da Ajax'ın önce CL'den, sonra da UEFA'dan elenmesi hocasını zaten sallıyordu.Sene başı Sneijder kaybı koydu, ligde sırtarmasa da Avrupa'daki gümlemede payı vardır.Barcelona'da Rijkaard ile birlikte başladılar, CL kupasından sonra eyvallah dedi Henk Ten Cate, döndü ülkesine.Ajax'ın son 3 senede 3. hocası oldu, bu ara ligde şampiyonluk da gelmedi.
Abramovich baktı Avram bilmiyor bu top oyununu, en azından yüksek düzeyde anlamıyor işten.İşin mutfağında takılsa Portsmouth'taki gibi az da olsa sivrilişi benzeri bir yapı oluşurdu, o da kankası sayesinde anca oyunbozanlığa benzedi.Ajax yol verdi Ten Cate'ye, olduramıyorsun kardeşim, bak talibin de var dendi, bugün yarın iş bitiyormuş.Rijkaard ile ilk başlarda rezil başlangıç yapsalar da Barcelona takımının geldiği yerde büyük emeği vardır Ten Cate'nin.O da mutfakta takılınca daha iyi gibi sanki, en azından son deneyimi bu.

Avram-Ten Cate ikilisi Chelsea'nin başında.Bunlar da kıvıramazsa artık işi, Abramovich'in oğlu geçer Çelski'nin başına.

Noat Samisa

09.10.07
Yedi Bölü İki-Düz Hesap Üç

Artık kabul edilir bir gerçek var ki, Hollanda ligi golcüler için büyük nimet.Çokca örneği sayılabilir, başta bizim meleketin bir bölümünün ''illet'' gözüyle baktığı Mateja Kezman, Ajax'ta 74 maça 38 gol sığdıran, sonra tamamen yalan olan Nikos Machlas, Dirk Kuijt, Jari Litmanen, Van Hoojidonk ilk aklıma gelenler.Hollanda'da patlayanın önce bir Avrupa kupaları ve varsa milli takım karnesine bakılacak, geçer notsa öylelikle alınacak.Takım Avrupa'da oynamıyor ama topçuda potansiyel görülüyorsa, lig performansı en az ikiye bölünüp düşünülücek, başlıkta yaptığım gibi.
Heerenveen 9-0 Heracles Almelo

7 tane atmış Afonso Alves.Dirk Lammers, Pierre Kerkhoffs, Johan Cruijff ve Marco Van Basten'in elindeki ligde bir maçta 6 gol rekorunu da eline almış.Pek yüzüne bakan olmadı bu transfer sezonunda, bir dahakine.Huntelaar da var sırada, belki İngilitere'ye gider.

Alves kim denirse, Heerenveen'den çıkan forvet pek boş çıkmaz doğrudur.Rıza Çalımbay dönemi Malmö formasıyla İnönü'de golü de vardır.Golcüdür işte, Hollanda ligi için çok büyük genel anlamda standart üstü.

Noat Samisa

08.10.07
Nobre Stoper Oynasın!

Hem de yabancı, ''abi alıcan iki yabancı stopere'' kontenjanından oynar.Bugün o gollerin kaçması da atılan gol de komedya.Golden önce Ali Tandoğan çizgiye, hatta sahaya basıyor taçta.Stadda gördüm bunu, yardımcı yanındaydı, göremedi.

Elde bir yapı var ve bu takım geçen senenin üstüne koymalı.Halbuki şu zamanki takım, 1 aydır sahada görülen takım, geçen sene Aralık ayı ile, Nisan arasından esintiler sunuyor, hatta birçok yönde de o zamandan geride.Elde daha iyi malzeme olmasına rağmen ortaya çıkan şey çok sığ, çok basit.Sene başı hücumda efektif denilen Beşiktaş, 8 maçta 9 gol.Bunun yanında kaybedilen defansif melekeler.Bozulan düzen, yeni bir değişim, yeni bir takım, yeni bir inşaat yaratma çabası.

İlk yarı çok pozisyon vardı deniyor ama bunların içinde Burak olmayanları duran top, gol de dahil.Saçma sapan eleştiriliyordu yine tribünde, bu sebepten kavga ettim biriyle, sağolsun totem bellemiş abimiz, alkışlamayacakmışız oyundan çıkarken.Kasımpaşa maçından beri sahaya çıkamamış, bazen kadroya bile alınmayan Burak, maç eksiğine rağmen gayet iyiydi.Güya nokta santrafor Nobre'den, partner forvet Bobo'dan, gezgin santrafor Higuain'den farklı olarak, savunmayı pozisyon yönüyle hırpalayan sprinter forvet Burak.Daha fazla faydalanmak gerek.Kesip de 10 maç sonra ilk 11 yapmaktansa, ara ara lazım olunca çekinmeden oynatmak gerek.Bugün kötü gününde olsa da ıslıklansaydı, maalesef Ertuğrul Sağlam'ın ayıbı olurdu.

Artık bazı şeylerde ısrar edilsin ve bazı tozlandırılmaya çalışılan mevzuular öne alınsın.

İbrahim Kaş, kime ne yaptı?Neden sahada yok, kim ondan iyi de o kenarda?
Baki, ne yaptı?Kimine göre neler yapıyor da, iplemiyorum.
Toraman'ı neden kimse sormuyor, soruşturmuyor?

Çift forvette ısrar edilirse, bugünkü şablon uygundur.Bazen Delgado'nun Nobre ile eşleştiği, Burak'ın sağa kaçtığı diziliş uygun.Burak rakibi yaslamada lazım oyuncu, bir girer atamaz, iki atamaz da, üçü gol olur.Bobo da yokken Burak bu takımda oynamalı.Geçen sene sürekli oyunda kalıyordu, berbat maçları sonrası bile Tigana oyundan almıyordu Burak'ı.Nedeni vardı, çok kere yazmışımdır.İcraat değil mesele, tehdit.Bunun örnekleri de var Dünya futbolunda.

Serdar Kurtuluş'un dinlenmesi/sakatlığı bir bakıma faydalı oldu.Kendisi için elbette, özgüveni kaybolmak üzereydi.Serdar Özkan'dan da ne bekleneceğinin bilinmesi gerek.Messi değil bir kere, yaratıcı vasıflı orta saha oyuncusu sesek yeterli.Bugün ayakta kaldı.

Geçen sene sol tarafa hem bek hem iç oynayacak adam lazımdı, Tello tam isabet oldu.Ortanın ortasına yapılan transferi eleştirmem zaten, Cisse'nin ne olduğu belli.Savunmaya çok inceleyip, araştırılıp, çok özel, tam yarar adam lazımdı.Olmadı.(Diatta kötü demiyorum, BJK takımında en iyi savunmacıdır kendisi)Runje gidince açılan kontanjana, alternatif olmaktan ziyade, kadro müdavimlerini tehdit edecek mümkün olduğunca piyasası yükseltilebilir adam lazımdı.West Ham'da 4 haftadır formayı alıp, bu hafta mola sonrası ilk yarı geri alan Carlton Cole'ü reddeden Ertuğrul Sağlam'a selam ederim, aleyküm selam.Maç sonu ''ne kadar ekmek, o kadar köfte'' dedi bu iki transfer için, halbuki kendisinden nefret etsem de Celal Kolot köfteyi de ekmeği de verdi, kendisi istemedi hocamız.O zaman için ''bir bildiği var'' diyorduk, sadece şaşmakla yetiniyorduk da, geride kalan 15'ten fazla maçta bu bilineni göremedim.

İyimser bakmak gerekirse, geçen seneden kötü durumda Beşiktaş 8 hafta sonu liderden 3 puan geride.CL'de Marsilya deplasmanında disiplinli oynanmış, benim açımdan beklenen mağlubiyet alınmış.Porto maçı beklediğimden üstün top oynanmış, beklentim altı skor alınmış, sakatlar falan, tam randıman vermedi denebilir.

Ama diğer yandan, tüm eleştirilerimin odak noktası; geçen senenin kazanımları yok edilmeye çalışıldı, hatta yok edildi.Geçen sene aksayan, takımın çapını çok büyültecek iki mevkiiye yapılan transferlerde boş atıldı.Bazı oyuncularda yanlış ısrarlar, geçen seneden istikrarlı oyuncuları ise kenara itiş var.Söylem ve eylemlerde dengesizlik, kadro tercihlerinden tutarsızlık var.

Başta değindim de sona da ekleyeyim.Tribünde bir gün ciddi ciddi dayak yiyeceğim.Bi halt bildiğini sanıp da ona buna totem yapan, her hareketinde saldıran, iyi niyetli topçusuna küfreden adam gerizekalıdır.

Noat Samisa

07.10.07
River 2-0 Boca

Dünya gözüyle izledik, önce NTV ve e2, sonra ''sipru'' denen, yasal olması muhtemel programcık sağolsun.

İlk yarısından fazlasıyla zevk aldım, futbol hzılıydı, ambiyans sağlamdı, goller, pozisyonlar, kartlar derken, evvelinde Barca-At. Madrid maçının üzerine güzel gitti.Yarı sonu penaltıdan kalma sarısı olan Benaga atılınca Boca iyice dağıldı, River da ikinci yarıyı iplemedi.
Ortega döktürüyor vallahi, adamın hayatının hatası kesinlikle Türkiye.Geçen sene uyuştucu tedavisi almasına rağmen eli belinde de takımlıyor, gayet koşuyordu.İlk penaltıyı berbat kullansa da Boca kalecisi Caranta çok öne çıkıvermiş, yardımcı da çekti bayrağı.Tekrarda yine aynı köşeyi gördü ama kaleciyi terse yatırdı.İlk golün sahibi Falcao, diğer taraftan da Palacio kısa zamanda Avrupa'ya uçacaklar.

Monumental'de, 23'te Falcao ve 31'de Ortega ile River Plate, Boca Juniors'ı 2-0 mağlup etti.

Noat Samisa

07.10.07
Fransa Liginin 19.'su

Marsilya.Şampiyonlar ligi, A grubu lideri Marsilya, yeni hocasıyla çıktığı ilk lig maçında St. Etienne'e 90+3'te yediği golle mağlup oldu.

Gerets geldi ne değişti, M'Bami ile Valbuena ilk 11 çıkmış, Nasri yok, yine Cisse-Niang.Pek de değişen bir şey yok.Marsilya'nın yaşadığının çakması var bizim memlekette, Carlos 50 metreden şut atıyordu en son.
10 maçta 7 puan, ilk 3'e banko girmesi gereken kadro küme düşüyor.Sezonun doğru dürüst transfer yapmayan takımı Nancy lider, yarın Lyon 2+ farklı kazanmazsa Bordeaux deplasmanında, haftayı da lider kapayacaklar.

Havuz geniş, yetişen yeni futbolcu sayısı fazla, kaynak bol, politika satış üzerine kurulu.Aykırı bir lig Fransa, Lyon'suz daha bir karmaşık da aslında, onlar Fransa liginin vitrini.

Noat Samisa

07.10.07