Scotland, 07/08 Away Shirt - Diadora

Noat Samisa

30.11.07

Akşamın Galatasaray'ından başlayayım.Aslında tek satırla geçiştirecektim ama Rıdvan aşırı problem bir cümle sarfedince dallandırmak istedim.Hakemi beğenmiş Rıdvan Dilmen.Rıdvan iyidir hoştur, futbolda da hakem hatası vardır.Bu iki konuya itirazım yok.İlk gol ofsaytken, ki aşırı net bir ofsayt, yardımcı hakem nasıl bir talihsizlikle atladı bilemiyorum, penaltı da kale arkası çekimden uyduruk görünürken, üstüne de haklı olduğuna dair inancını abartılı gösteren Panionios oyuncusu atılmışken bu söz pek şık durmadı.Gerçekçi olmak önemli, biz sonra sevineceğiz, çaktık işte kuduruyorlar toplumsal ezilmişliğinin dışa vurumu olarak görmek daha bi insani ve anlaşılabilir hale getiriyor bu davranış ve söylemleri.
UEFA Kupası H grubunda iki maç da 3-0 bitti.Helsingborg turladı, son maç yerini belirleyecek.En kötü senaryo: Bordeaux Helsingborg'u yener, Galasatasary'ın bay geçtiği hafta Panionios da kazanır, son hafta da Panionios Bordeaux'u mağlup ederse, 9,7,7 olur ilk 3'ün puanları.6 puanda kalan Galatasaray 4. olur.Bu Panionios 2 maç kazanır mı?Senaryonun mantığa en az uyan yeri de burası galiba.

F grubunda Bayern vurduğunu indiren görüntüden uzak.Braga ile 1-1 kaldılar.Münih'e Aris gelecek son maç, beraberlik bile yetebilir.Bolton da ligdeki görüntüsün benzeri ile UEFA'da, 1 puan ile kotardılar haftayı.

A grubu en sağlam grup, Everton, Zenit ve AZ aralarına kimseyi sokmaya niyetli değiller.G grubunda Getafe evinde kaybederek haftanın sürprizini yaptı.

UEFA CUP Group Stage Standings

***

Bu grup bir sistem hatası.Beşiktaş ne yaparsa yapsın 3. olamıyor.Olmak isterse de istemezse de olamıyor.Son haftaya sonuncu girenin lider olma şansı, liderin 3. olma ihtimali var.Liverpool-Marsilya berabere biterse, Porto'nun kaybetse dahi gidiyor oluşu da var.Beşiktaş'ın kazanırsa gidiyor oluşu var.Dünki mağlubiyetle grubun ''en kaybedeni'' olma yolundaki Marsilya var.Anfield galibiyetiyle öne fırlamışlardı, burdan sonrası için en stresli onlar.Porto bölüm bölüm kontrolünde tuttuğunu düşündüğü maçta, son haftalarda olduğu gibi yine bu maçta da 75'ten sonra goller bulan Liverpool'a 4-1 kaybetti.
Aşırı soğuğa rağmen yine kazanan ve yine gol yemeyen Chelsea.Mourinho'nun yükseliş devrinden bile daha iyi.0-4.Skora üzülemeden tebessüm geldi yüzlere Rosenborg tarafında.Valencia, ikinci yarısında baskın oynadığı maçı Mestella'da golsüz bitirdi, havlu attı.Son maç Rosenborg'un tarafındalar, belki 3.lük.Çıkmak için beraberlik yetiyor mütevazi İskandinav'lara.Son haftası orta seviye heyecanlı grup B grubu.

Bir sistem hatası da C grubunda var, Bremen 3-2'lik Madrid galibiyetiyle grubu birbirine soktu.Lazio, Bernabeu'da kazanırsa turlar.Diğer maçta Olympiacos'a beraberlik yetiyor kendi sahasında.Herkesin çıkma şansı var, A grubundan farklı olarak sonucunun lider olma şansı yok.

İber yarımadasının en çok kazanan 3. kulübü Benfica, 1-1'lik Milan beraberliği ile bu lige veda etti.Serie A'da tökezleyen Milan ise turladı, Celtic ile liderlik maçı var son hafta.Liderlik maçı da Celtic'in 2-1'lik Shakthar mağlubiyeti nedeniyle olacak.İlk 2 hafta 6 puan yapan Lucescu, 3 haftadır puan alamadı.Yine de Milan'ın Celtic'i, Shakthar'ın da Benfica'yı yenmesi ikinci ile üçüncüyü yer değiştirir.
Stuttgart ilk puanlarını aldı, Barcelona beraberliği fena olmadı böylelikle Lyon için.Son hafta Rangers-Lyon final maçı oynayacaklar.Lyon deplasmanda mutlak kazanmak zorunda.İçerdeki 0-3'lük Rangers faciasını çözmek biraz zor, nasıl olduğuna pek mantıklı fikir yürütemediğim o skor olmasa bu grupta heyecan azalmıştı.Barcelona işini bitirdi, yanına birini almayı bekliyor.

F grubunda hesap kapandı.Sıfır puanlı Dinamo Kiev için son maç önemli, SCP deplasmanından da sanıyorum puansız dönerler.

Fenerbahçe normal bir mağlubiyet aldı, kimse olağandışı olduğunu söyleyemez.Nihayteinde grubun en zor deplasmanı, kimse kaıt üzerine 3 puan yazmadı maçtan evvel.Moskova'da kar altında gol girişimine gerek duymadan gol attı PSV.Hem son maça umutlarını taşıdı, hem de bizim memleketi tedirgin etti.Fenerbahçe kendi işini kendisi halledebilir, ya da İnter PSV'yi halledebilir.
Bu grup da prosedür hatası.Maalsef uçurum bir grup oluştu, sonucu da iki kutuplu bir puan durumu oldu.Arsenal yenilmezliğini kaybetti bu hafta, pek iplemeden maçına çıktığı Sevilla'ya 3-1 mağlup oldu.Son hafta da sanıyorum sıralama değişmez.

UEFA Champions League Group Stage Standings

Haftaiçi hesap kapandı.Okay Karacan abimiz NTV'den istifa etmiş.Siz yine de haftasonu futbolsuz kalmayın...

Noat Samisa

30.11.07

Kahvehane taraftarı oluyorum kısa süreliğine.

Baki tartışması bitmeli abi, bu takımın en iyi stoperi Baki'dir.13 aydır söylüyorum.
Delgado-Ricardinho karşılaştırmasına kılımdır abi ben.Ama sorsan hangisi diye, bugün ne olduğu 13 ay önce olduğu gibi yine tescillendi.

Tekrar özüme dönüyorum.

Ertuğrul Sağlam staj yapmaya devam ediyor.Bugünki sınavdan 35 falan aldı 100 üzerinden.

Gruplar açıklandığında 4 puan demiştim, fazlasını yaptı bu takım.Aradaki 8-0'ı da açıklamak isteyen buyursun.

Bi taraflarım dondu ama iyi geldi.Penaltı olursa sen kullan Baki!

Noat Samisa

29.11.07

''You will have to speak to the FA to see if they would be interested in offering me the job.I can't say what I think until they are interested. Tell the FA to come and get me. We will have to wait and see but I rule nothing out.''

Jose Mourinho, 27.11.07
Ferguson da ''doğru tercih'' dedi O'nun için.Mourinho bunu söyleyebilir mi?Bana sorarsanız söyler.Milli takım çalıştırmalı mı?Yıprandığı ülkeye sadece kısa bir ara sonra dönmesinden pek hoşlaşmam.Biraz İspanya'yı karıştırsın, İtalya da olur.

Benim adayım arızalı oyuncu yönetiminde kendini kanıtlamış Sam Allardyce'dır.Newcastle'da şeytan tüyü var zaten, ne yapılsa olmuyor.

Bir de kontra yapayım.Bugün Benitez ıskartaya çıkabilir.Kendi tercihi kulüp takımları yönünde olacaktır eğer muhtemel ayrılık gerçekleşirse.Ama Rafael Benitez ismini de bi kenara yazalım.

Mevcut adaylar: Martin O'Neill, Sam Allardyce, Alan Curbishley, Fabio Capello, Jose Mourinho...

Noat Samisa

28.11.07

Arsenal, 07/08 İnternational Shirt - Nike

Sevilla, 07/08 CL Home Shirt - Joma

Forma, futbolun kutsalıdır.Bugün Arsenal'in yenilmezlik ünvanını bıraktığı 3-1'lik Sevilla maçında iki formaya da hasta oldum.Sevilla'nınki İnter'inkinin çakması denebilir, katılmıyorum.Biri aleni Milano bayrağı adı altında İngiliz bayrağı, bu ise cismiyle, rengiyle farklı.Böyle de bir seri başlatmış olalım, eskilere de gideriz, yenileri de ekleriz.

Bugün Fenerbahçe, kuralar sonrası yanında banko sıfır puan yazan maça çıktı.Fena da işler olmadı sahada, ilk yarı abartılı bir baskı yoktu.Sağ tarafta Gökhan Gönül'ün yalnızlığı elbet bir şekil patlayacaktı, 3 golde o bölgeden geldi.PSV, berbat zeminde, kar altında ite kaka da olsa kazandı.Stuttgart ilk puanlarını aldı, son hafta Lyon ile final maçı var Rangers'ın.United son dakika da olsa galip geldi.Veloso'yu son maçta izlemeyi umuyorum.Roma United'ın arkasından geliyor, tek puansız takım Dinamo Kiev kaldı.

Noat Samisa

28.11.07

Chelsea, Tottenham, Bolton, Birmingham, Wigan ve Derby sezona başladıkları hocaları ile devam etmeyenler.20 takımlı ligde, sezonun yaklaşık üçte biri tamamlandığında yine yaklaşık takımların üçte biri hoca değiştirmiş durumda.M'Boro, Fulham, Sunderland ve Liverpool da hocalarının değişmesi sürpriz olmayanlar.Artık suyu çıkartılmış muhabbet olan Ferguson'lu 20 yıl ve istikrar olayının zihniyet meselesi olduğu, her ortamda uygulanamadığı kabul edilmesi gereken bir gerçektir.Özellikle Tottenham örneğinde olduğu gibi patronların etkisiyle gerçekleşen transfer aymazlıkları, transferde boş atılması sonucu oluşan zayıflığı doğurdu.
Chelsea'deki tamamıyla Abramovich fantezisiydi, çok konuşuldu, biz de söyleyeceklerimizi söyledik.Tottenham'da kan değişikliği gerekiyordu, doğru yönetimsel planlama ile yürüyen bir takımda sahada doğru işleri yansıtabilen bir adam, Juande Ramos iyi bir seçimdi.Bolton'da Allardyce'ın sorunlu adamları kendi çabasıyla toparlaması sonucu yaratılan sinerji, geçen seneyi çaplarının üstünde bitirmelerine neden olmuştu.Bu sene ise çaplarının altına düştüler, Küçük Sam gönderildi.Yerine Leicester'ı bırakan Gary Megson geldi.Bu haftaki ManUtd galibiyeti sonrası ''Ginger Mourinho'' övgüsü aldı.Ard arda aldığı maplubiyetlerle bu sene pabucun daha bi pahalı olduğunu gören Wigan, Chris Hutchings ile kısa süren ilişkisini bu ayın başında kesti.Yerine tazminatı ödenerek Birmingham City'den Steve Bruce geldi.Wigan da bu haftasonu alınan Chelsea mağlubiyeti sonrası İskoç menejeri Billy Davies'i gönderdi.

Boş kalan Birmingham koltuğuna, takımını Euro 2008'e taşımak üzereyken Gürcistan ve İtalya mağlubiyetleriyle bunalım grubunda 3. olan Alex McLeish gelmek üzere.İskoç federasyonuyla da bağını koparan McLeish, prosedürün işlemesini bekliyor.Böylelikle boşalan İskoç milli takımı koltuğuna da Derby'den gönderilen Billy Davies oturabilir.Görüşme birinci ağızdan doğrulandı.Derby için ise Paul İnce ve Steve McClaren isimleri geçiyor.

M'Boro'da Southgate'in kredisi bitmek üzere.Son şansı olarak daha çok genç oyuncuyla sahada yer almayı deneyecek.Orta sıraların gediklisi takım boş tribünlere oynuyor, düşme korkusu yaşıyor.Aslında EPL'de kadrosunda en çok altyapı mahsulü oyuncuyu barındırıan kulüp 14 oyuncu ile M'Boro'da.Ama başka yamukluklar, şu sıralar el üstünde tutulacak takımı arka plana itiyor.Sunderland'in düz oyunu artık hiç prim yapmıyor.Transfer harcamasıyla ilk ikiye giren takımın bu gidişi alt kümeye doğru.
Bir süredir uzaktan izlediğim, yazmadığım mevzuu Benitez'in gitme ihtimali.Herkes Glazer değil otursun evinde maçını izlesin, parasını alsın keyfine baksın.Meşin küreden çakmazlar diye adları çıkan Amerikalılardan, topa meraklısını buldun mu Benitez'in başına gelen gelir başına.Haydi Ruslar bi nebze, en azından nedir, ne değildir bilirler.Transfer mevzuundan papaz olmak üzereler, Benitez'in çenesini kapamaya çalışıyorlar, kapatmıyor tabii.Pek de itaatkar adam değildir, kendi kendine yapar rotasyonunu.Gidiyorum der gider.Son 3 senenin Ancelotti ile birlikte en başarılı iki hocasından biri kovulma-zorla istifa tehlikesiyle karşı karşıya.Yarınki maç önemli.Sene başı ''Wenger'i koltuğu tehlike''de diyen biri olarak yanıldığımı itiraf etmeliyim.Ferguson'u dahil etmezsek en sağlamı, hatta hocalığı bıraktıktan sonra Arsenal'de kalacak olan adamdır Wenger.

Şöyle bi gezinti yapalım dedim, ortaya net bir tablo çıkarıp da bir yerlere bağlamak istemiyorum şu an.Başka değişmeler olursa biraz daha az bilgi-bol yorum bir yazıyla döneriz.

Noat Samisa

27.11.07

Adını hatırlamıyorum, aramaya da üşeniyorum.Bi ara haberleri çıkmıştı.Rusya'nın doğusunda, Kore ile komşu bir şehrin takımı Avrupa kupasına kalmak için mücadele veriyormuş.Rus ligi takımları bile zorlanıyor, deplasmanlarda Jet-lag yiyormuş, UEFA'ya girerlerse problem olurmuş falan.Bu mevzuu şimdilik rafa kalksa da Ada'da benzer bir problem konuşulmakta.''Ayrıyeten Belarus ve Kazakistan deplasmanları gruptaki seyahatleri uzatıyor'' demişiz 2010 kura çekimini irdelediğimiz postta.
Bugün BBC vurgulamış bu durumu.Haklılar.Kazakistan'ın işi ne Avrupa'da?Hadi ondan daha evvel İsrail ne arar Avrupa kıtasında?Bizim ne işimiz var'a kadar getirmek mümkün olayı.Avustralya da Asya kıtasından girdi bu sene Dünya Kupası elemelerine.Coğrafya bilgisi ile futbol bilgisi iyice karışmaya başladı.Avusturalya'nın durumunu ayırırak, tek mantıklı amaç görüyorum bu başka kıtada -Avrupa'da- varolma çabasında, o da reklam.

Noat Samisa

26.11.07

Hep böyle olmuştur, her zaman şeker gibi çekeriz biz kurayı.Karembeu çekti kuraları, ayrı bir heyecan duydum kendisini görünce.Bir de bunun basketbol versiyonu vardır, her şeyleri benzer: Ronny Turiaf.
1. grup: İsveç ve Danimarka'nın aynı gruba konulmasıyla kapandığı varsayılan defter yeniden açıldı.Macarlar ve Malta da yeniden birlikteler.

2. grup: Letonya, Moldova, İsviçre ve Yunanistan birlikteliği ile bu gruptaki futbol tarzı belli oldu.Oyun anlayışları birbirine çok benzeyen 4 takım, sürpriz sonuçlara açık bir grup.1. pottan Yunanistan geldi diye en kolayı denebilir, ben öyle bakmıyorum.

3. grup: Kuzey İrlanda olmasa Doğu Bloku oluşacaktı bu grupta.San Marino fasulye zaten, saymıyorum onu.Kuzey İrlanda için pek iyi olmadı, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'nın bu grupta zorlanacağını sanmam.

4. grup: Finlandiya ile Galler hemen hemen aynı çapta takımlar.Sürpriz zor.Tıpkı Euro 2008'de olduğu gibi yine temiz gruba düştü Almanya.

6. grup: Kura stüdyosundan çıkan uğultunun sebebi vardı ve haklıydı.Acı bu kadar tazeyken, bu kadar net mesaj koyar adama.Ayrıyeten Belarus ve Kazakistan deplasmanları gruptaki seyahatleri uzatıyor.Ukrayna zorlar.İngiltere yine problem bir gruba düştü.Toparlanma hızlı olmazsa bu gruptan çıkmak kolay değil, hatta zor.

7. grup: Fransa-Romanya elele diyebilirim.Romanya'nın ilk sırayı zorlama ihtimali de var.

8. grup: İtalya'nın rakipleri -Karadağ da dahil olmak üzere- çıkışta olan ulusal takımlar.Karadağ zaten bu torbaya yeni olduğu için girdi, elbet kısa zamanda bir-iki torba zıplayacaklardır.Sürprizi bol deplasmanlar bizi bekliyor.İtalya bir şekil gider ama çok kolay olacağını sanmam.

9. grup: Makedonya da fizik kapasite yönünde uyum sağladığından bu gruba kuzey grubu diyebiliriz.Çok ilgi çekici maçlar bekliyiorum bu gruptan.

***

Gelelim bizim gruba.

Bir tek Ermenistan'ı tuturabildim, o da içlerinden en krizlisi.3. torba takımlarından Belçika tercih edeceklerimden biri olurdu, bi 15 senedir ortalarda yoklar.Son maçımızı da umarım Bosna ile oynamayız bu grupta da temiz biletimizin üzerine leke düşmez.

Şeker gibi değil, zor da değil.Uygun bir grup çektik.Euro 2008 yolunda yaptığımız gibi ulusal takımı amacından saptırırsak zorlanırız.Doğru işler değil, yanlış olmayan işlerin yapılması ikinci olmak için yeterli olabilir.Baraj maçlarını da zamanı geldiğinde konuşmak gerekir.

Hırvatistan-İngiltere maçlarını daha şimdiden merak ediyorum.9 grup birincisi ve ikinciler arası 4 baraj maçı...

2010 yazı, 64 maçlı Haziran ayı...

Noat Samisa

25.11.07

Bu camianın başına Baki Mercimek kadar taş düşerse, ki bu taş sadece Akaretler'e düşse de yetebilir, belki akıllar ve doğru insanlar başa gelir.Toraman'dan 3, Üzülmez'den 2 gömlek üstün futbolcudur Baki Mercimek.Geçen sene oynadığı 39 maçın kaçında Toraman kadar hata yapmıştır?Bu sene neden oynamamıştır.Mesele Baki Mercimek değil, bu işin sonucu.Benim derdim hikaye.Hakkaniyet sorunu...
Bugünkü futbolsuzluk ve vasıfsızlığın sebepleri hakkaniyet ve geçen seneye ihanettir.Daha geniş açıklamalar evvelki Beşiktaş postlarından edinilebilir.

Gençlerbirliği OFTAŞ 0-1 Beşiktaş

Noat Samisa

24.11.07

Dünya futbolu da bizim futbolumuz da çok yazdı böylelerini.Bir adam, bir takım, genellikle lig başı ya da kümede kalış hikayesi.Zor şartlar, büyük motivayson becerisi.Ama sonra tılsımlı hikayenin her zaman tersi yazıldı, işin başındakiler sağlam adımlarla yürümedikçe sahada mücadele edenlerin emekleri, hatırlanması zor birer anı olarak geçmişte kaldı.

Bülent Uygun'un sahada ve saha dışında yaptıkları daha önce bu ülkede yaşanılanlardan biraz farklı gibi.Futbolun saha içinde sadece futbol olduğunu bilen birisini görünce ayrıca seviniyorum.Geç de olsa elime geçen favori dergimdeki röportajından, tıpkı geçen hafta NTV'de söyledikleri kadar etkilendim, sevindim.Belki Sivasspor'un da sonu geçmiştekilerle emsal olarak tarihteki yerini alacak.En azından Bülent Uygun'un söylediklerinin benzerlerini söyleyenler çoğalır belki...
...Yoktan var etmek Allah'a mahsustur ama benim en çok korktuğum şey ölüm değildir.Ben varsam ölüm yoktur.Ölüm varsa zaten ben yokumdur.Benim en korktuğum şey, Allah'ın bana verdiği beyni insanların yararına kullanamamaktır, yeni fikir üretememektir.Bu mantaliteden hareketle, bulunduğum yere gerekirse bir amele gibi çalışarak faydalı olmaya çalışırım.Bugün ben, Sivasspor'un tesislerinde yeri geliyor çimento karışıtırıyorum, çim saha ekiminde gübre atıyorum, yeri geliyor çimini biçiyorum.Bunları aldığımın karşılığını verebilmek için yapıyorum.Yoksa ''Alex Ferguson da kim oluyor?Gelsin o benim çantamı taşısın'' desem belki manşetleri süsleyeceğim, gündeme oturacağım.Halbuki ben daha Ferguson'un çantasını taşıyacak yeterlilikte bile değilim.

Bülent Uygun/FFT Dergisi Kasım Sayısı/s.15

Noat Samisa

23.11.07

İsimler uçuyor havada, yarın EPL yeniden başlıyor ama pek ipleyen yok.
Adam savunması bırakılalı çok oldu yüksek zümre futbolda.Eğer alan savunmasını orijin alacaksak, 4lü savunma pek çok hocanın sahada ve seminerlerde kanıtladığı üzere gerekli.Alan savunması demişken, rakibi ön alanda karşılamak ile çizgi savunma birbirine bağlantılıdır.Hem ''korkak'' oynayıp, oyunu yarı sahanda kabullenmek veya ön alanda kabullenmemek bu ülkede aşağılık olarak adlandırılacak.Ön alanda baskı yapılması istenecek, ama çizgi savunmaya da ilkel denecek.Burada bariz tezat var.Forvetlerin ön alanda baskı yapacaksa orta saha yarı sahanın önünde yer alır, savunma da orta sahaya yaklaşır.En ilerideki oyuncudan baskı yapmasını, gerideki oyunculardan da çizgi savunma ile alan daraltmamasını, sürekli rakibin arkasında pozisyon almasını istemek futbola ihanettir.Oyunu 80 metrede oynamaya çalışmak şu zamanda mümkün değildir.Çizgi savunma ilkel değildir, gereklidir.Sadece uygulanışında arızalar çıkıyorsa bunları gidermek için çalışmak gerek.Savunma oyuncusunun öncelikle mental gelişimine yönelmek gerekir.Her ne kadar Ömer Abivari söylemlere genel olarak kıllanılsa da suyunu çıkarmadan taktik futbol konuşmak faydalıdır, arıza giderir.4lü savunma demişken, ortadaki iki oyunudan birinin fizikli, diğerinin savaşkan olması idealidir.John Terry ise ikisinin kolajıdır ve kesinlikle Cannavaro'dan iyi savunmacıdır benim nazarımda.Cannavaro da ikinci olur, Puyol ile de çekişebilirler.Önce Beckham yabancı hoca gelebilir dedi, şimdi de Hırvatistan maçını sakatlığı nedeniyle kaçıran kaptan Terry, ''Mourinho gelsin'' dedi.FA üyelerinin birinden de buna benzer bir çıkış gelir eğer yabancı hoca düşünülüyorsa.

Steve Bruce da pazartesi Wigan'la imzalıyor.

Fox Tv Haftasonu EPL Programı
Cumartesi
14: 45 Newcastle - Liverpool
17: 00 Middlesbrough - Aston Villa
Pazar
15: 30 West Ham - Tottenham
18: 00 Fulham - Blackburn

Noat Samisa

23.11.07

1. Torba: İtalya, İspanya, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Portekiz, Hollanda, Hırvatistan, Yunanistan

2. Torba: İngiltere, Romanya, İskoçya, Türkiye, Bulgaristan, Rusya, Polonya, İsveç, İsrail

3. Torba: Norveç, Ukrayna, Sırbistan, Danimarka, Kuzey İrlanda, İrlanda Cumhuriyeti, Finlandiya, İsviçre, Belçika

4. Torba: Slovakya, Bosna-Hersek, Macaristan, Moldova, Galler, Makedonya, Belarus, Litvanya, Güney Kıbrıs

5. Torba: Gürcistan, Arnavutluk, Slovenya, Letonya, İzlanda, Ermenistan, Avusturya, Kazakistan, Azerbaycan

6. Torba: Liechtenstein, Estonya, Malta, Lüksemburg, Karadağ, Andorra, Faroe Adaları, San Marino

2 post altta daha açıklanmadı demiştik, Sırbistan-Kazakistan maçı beklenmeden bugün Kasım ayı sıralaması açıklandı.Gruplar da bu sıralamaya göre belirlenecek.

16 sıra birden atlamış Türkiye ulusal futbol takımı.Böylelikle 3. torbadan yukarıya terfi edilmiş.İngiltere de torba düşmüş, Yunanistan'ın altına inmiş.

Fransa
Türkiye
İsviçre
Güney Kıbrıs
Ermenistan
Karadağ

Diplomatik krizi bol bi grup salladım.Milli haslet körüklemesine yol veren maçları sever bizim futbol muktedirleri.Bu gruba hayır denmez.

2010 Dünya Kupası Ön Elemeleri Kura Çekimi: 25 Kasım Pazar, Güney Afrika/Durban - TSİ: 17: 00

Noat Samisa

23.11.07

Birkaç gün önce işin bittiğine dair haberleri okuyup buraya yazmıştık.Steve Bruce, Birmingham'ı bırakıp kadro ve puan olarak aşağıda olan Wigan'a gidiyordu, 3 milyon sterlin de tazminat ödenecekti Birmingham'a.
Birmingham'ı Bırak, Wigan'ı Kurtar

Dün başka şeyler olmuş, kalabalık içinde kaynayıp gitti.Steve Bruce ile Birmingham kulübü, £225K sebebiyle anlaşmazlığa düşmüşler ve dün yapılması gereken imza töreni iptal edilmiş.Wigan web sayfasından duyurmuş haberi, en doğrusu buydu.Malum, ulusal basının pek umrunda değil.Ulusal takıma yeni hoca bakılıyor, suçlular infaz ediliyor, beyin fırtınalarıyla çözüme ulaşılmaya çalışılıyor.

Erteleme denmiş, garip bir hikaye işte.Bruce ya da bir başkası.Wigan için durumu bu.Peki ya Steve Bruce ortada kalırsa?Milli takıma olur mu?Pek sıcak bakılmaz, ben de bakmam zaten.

1 haftalık aradan sonra tekrar ligler başlıyor.Futbol dolu, spor dolu, seyir dolu haftasonu dilerim.

Noat Samisa

22.11.07

2 Aralıktan önce 25 Kasım Pazar günü Güney Afrika'nın Durban kentinde 2010 Dünya Kupası elelemeleri grup kuraları çekilecek.
53 takım içinden 13'üne izin var.9 grup birincisi ve 4 baraj maçı.Elimizde kesin torbalar yok.Geçen ayın FİFA sıralaması ile bu aya el yordamıyla uyarlanmış hali var.Daha yarın Sırbistan-Kazakistan maçı da var.Biraz beklemek gerekecek.

Noat Samisa

22.11.07
Fotolar, geçtiğimiz haftasonunda Hırvatların 2-0 kaybedip de İngiltere'ye yol verdiği Makedonya deplasmanından.Bu sahada futbol ne düzeyde oynanır, oynanmalı mıdır, tartışılır.Okudum ki maçtan önce Ali Sami Yen'e ıslak zemin etkisini azaltma amacına hizmet etmek üzere kum dökülmüş, bu işi yapan elemanlar deniz kumu dökünce deniz kabukları saçılmış sahaya.UEFA gözlemcisi oynatmam maçı deyince mıntıka temizliği başlamış.Ne kadar doğrudur?Stada gidenlere sormak lazım.Dün Wembley de çamurluydu, İngiltere o çamurda boğuldu.Bizim yakın tarihimizde dünkü Ali Sami Yen çamurundan başka iki meşhur çamur vardır.Biri Tromso çamuru diğeri de Ailton'un Rize çamuru...

Noat Samisa

22.11.07

2 milyon sterlin.Dün akşam hemen istifa etmemesinin kazandırdığı tazminat 2 milyon sterlin.Steve McClaren, bugün sabah saatlerinde yapılan acil toplantı sonrası düzenlenen basın toplantısıyla başarısızlığın mutlak sorumlusu olarak kellesini teslim etti.Felaketlerin sonunda kelle gelmeden sular durulmaz.Yeniden toparlanmak için ilk adım atıldı.Bundan sonrası FA'in alacağı kararlara bağlı olarak gelişecek.
Ateşten gömleği giyecek yeni ismin, İngiltere futbolundaki sancılı süreci en az hasarla atlatması gerekecek, ondan bu beklenecek.Ligin izlenilebirliği, yabancı sayısı sorunu ve göçmüş haldeki akademi sistemi ile çatışan ulusal takım yapısı arasına sıkışmayı kabullenecek, aynı zamanda sıkıntılı zamanları doğru geçirecek biri gerek.Klinsmann, Redknapp, Capello, Mourinho, Houllier, Souness ilk konuşulan adaylar.Beckham yabancı hocaya olur vermiş, nabız yoklama sayılır.Eriksson denemesinin ne kadar başarılı/başarısız olduğu da tartışılır.

Noat Samisa

22.11.07
2 Aralıkta belli oluyor.

Avusturya
İsveç
Almanya
Türkiye

Bi de Hollanda, İtalya, Almanya ve Fransa grubu ihtimali var ki bu torbalara lanet okutur.

Comment Edit: Bu ''coefficient'' olayı, son iki öneleme grubunda alınan puanlarla belirleniyor.Ayrıcalıklılar, ev sahibi iki takım 1. pot, bir de son şampiyon sıfatıyla Yunanistan 1. pot.Diğerleri son Dünya Kupası Avrupa elemeleri ve Avrupa Şampiyonası eleme gruplarında aldıkları puana göre sıralanıyorlar.Yani bu da demek oluyor ki bileti cebe koyanın prestij maçı sıfatlı maçı yok.(bkz. Hırvatistan)

Noat Samisa

22.11.07
Ara transferde EPL'ye geliş ihtimali konuşulan ikinci (ilki için bakınız: Miguel Luís Pinto Veloso) defansif yönü kuvvetli orta saha oyuncusu, 85 doğumlu Luka Modric.Dinamo Zagreb'de sol-sağ iç, duruma göre orta üçlünün ortası, tek santraforlu dizilişte orta ikiliden biri olarak oynayabiliyor.Milli takımın ortashasında da aynı görevleri üstlenmekte.Artık orta sahadaki 30 metrekarelik alan içinde boğuşan önliberolar devrinin sonuna geldiğimizden, Modric gibi fiziğine göre kuvetli, aynı zamanda top kullanma ve diklemesine oynama yetilerine sahip oyuncuların piyasası artmakta.
Yugoslavya'nın dağılmasından sonra aynı coğrafyada kurulan devletlerden Yugo'ların futbol namına mirasını yiyen tek millet Hırvatlar.Hırvatlar'dan da Dinamo Zagreb.(Son dönemden Biscan, Krancjar, Corluka ilk aklıma gelenler.)Eduardo Da Silva her ne kadar devşirme de olsa çekirdekten yetiştirilip ülke futboluna ve milli takıma sunulduğu için hazır yemek değil, olanı kullanmak işi yapılarak Arsenal'e yollanmıştır.Yarınki maç öncesi klasik ayartma amaçlı spekülasyonlar çıkmış Modric hakkında.En azından ben böyle yorumluyorum.Chelsea ile Arsenal gül dökmüş Modric'in yollarına, 15 milyon sterlini de peşinden yollamışlar.O da koşarak gelirim demiş, mümkünse Londra olsun diye de eklemiş.

Yarın: İngiltere - Hırvatistan / TSİ 22: 00

Noat Samisa

20.11.07

Uzun zaman önce başlangıç yapmıştık.Çeşitli sebeplerden ötürü devam ettirmedim, sonra da arada kaynadı.
Beşiktaş futbol takımı, Del Bosque sonrası Rıza Çalımbay travmasının benzerini, daha da sert biçimde yaşamak üzere.Sebebi sistemsizlik.Ertuğrul Sağlam, sürekli değiştiriyor, yeniliyor, olmuyor.Sonunda faturayı o da başkalarına, 7-8 futbolcuya kesmiş.Bir hocanın çapı yaptığı değişiklikten, kazandığı maçtan belli olmaz, genel duruşundan, genel felsefesinden, kupasından belli olur.Tigana'nın çöpe atılan sayısız doğrusundan sonra yeni doğru bulma çabaları sürekli yanlışı doğurunca yanlıştan dönülüp tekrar doğruya bulma inancı da çabası da kalmıyor.Yaşanan bu.Rıza Çalımbay'ın da yaşattığı buydu.İşin içindeki vurucu yönetimsel zaafiyet zaten tümünün ana sebebi.

Tigana olsaydı bu kadar kaotik bir ortam olur muydu?Bilemem.Liverpool'dan 8 yer miydik?Onu da bilemem.Ama bir şeyi bilebilirim.Liverpool maçı öncesindeki iki maç ve son Sivas maçı.Beşiktaş bu üç maçta da 1-0 öne geçti ama kaybetti.Tigana'nın takımı 3 maç üst üste öne geçtiği maçları kaybetmezdi, bunu bilirim.

Holosko mu çare, yoksa Lubomir Michalik mı?

Jean Tigana, Leicester City ile görüşme yaptı geçenlerde.Sanırım uyuşamamışlar.

Mösyö Kürdan #1

Noat Samisa

20.11.07

- Yarın, tarihte oynadığımız 2 maçta da mağlup olduğumuz Bosna-Hersek önündeyiz.Haftasonunu bay geçmiş nispeten dingin Bosna bize verir yaaa maçı...Versin de.Gavur mu gitsin yani finallere?Hani Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktu?Ama Malta yarın kaybetse ''Haçlı Birliği'' olur değil mi?Yarınki bir futbol maçıdır...
- Hırvat ve Sırp kökenli oyuncuların milli takıma seçilmesine ve milli takımın menejerlerin vitrini olarak kullanılmasına kıllanan Boşnak futbolcular yarın yine yoklar.(Barbarez, Salihamidziç, Bayramoviç, Hasagiç, Spahic, Papac.)

- Carew Valarenga hatırlatması yapmış, neden olmasın demiş.Söz konusu Valerenga ise, imkansız yoktur.

- Yarın 50 bin çiçek varmış Ali Sami Yen'de.Maç öncesi dağıtılıp, maç başı atılacakmış.

- Volkan Demirel: ''Maçın içerisinde bir şey düşünemiyorsun. Ben sarı kartı gördüm ama, cezalı olduğumu bilmiyordum. Maçtan sonra bana söylediler. Daha doğrusu, ben bir turnuvada iki tane sarı kart yiyince cezalı duruma düşeceğimizi bilmiyordum.'' demiş.Profesyonel futbolculuk böyle bir şey galiba...

- 450 bin dolar prim varmış galibiyete.Yani finallere gitmeye.Bu para şehit ailelerine bağışlansın diye kampanya başlatılmış.Futbolcular mı bağışlasın, yoksa federasyon mu?Bence futbolcular bağışlamasın...

Yarın belki benim için de ''yeni bir ulusal takım'' doğabilir.Bu, alınacak skorla alakalı değil.

Noat Samisa

20.11.07

Wigan'da Chris Hutchings'in gönderilmesiyle boşalan menejerlik koltuğuna Birmingham'ın hocası Stephen Roger Bruce oturdu.Wigan kulübü, Birmingham'a sözleşme fesih tazminatı olarak £3 milyon ödeyecek.
Manchester United formasıyla 300'ün üzerinde maç oynamış adamdır ve bunların bi kısmında da kaptandır Steve Bruce.Adams'ların, Southgate'lerin, Keown'ların zamanıdır onun da zamanı.Adam bolluğundan milli takım dışında kalmıştır.United sonrası iki yıl Birmingham'da top oynamış, şimdilerde de Birmingham'ın hocalığını yapmaktaydı.EPL'nin en iyi transferleri listesinde bu sene banko ilk 5'e yazdığım Olivier Kapo taşıyordu takımı, Steve Bruce ne eleştiriliyordu ne de takdir ediliyordu.Birmingham düşmez adayım bu sene.Wigan ise Birmingham'dan sadece 3 puan geride.Birmingham'ın kadrosu Wigan'dan çok ileride, bunu da göz önüne almak lazım.2001'de yalnıca 7 hafta çalıştırdığı kulüpte tekrar iş yapma sebebi paradan başka bir şey olur mu?Bence olmaz.(Yıllık £2 milyon alacak.)

Wigan kurtulur mu?Takviye olmazsa zor.

Noat Samisa

19.11.07

Tam adı Frederikus Johannes Braamhaar.66 doğumlu, FİFA kokartı sahibi Hollandalı hakem.Spekülasyonları da başladığı üzere çarşamba günü için Türkiye'ye geliyor.
Vukuatları: Geçen sene CL'de Lille takımının sahada çekilme durumuna gelmesiyle sonuçlanan ''baraj kurulmadan gol'' olayında biraz dikkatsizlik, biraz şanssızlık yaşayan hakemdi.Tüm problem Giggs orada aslında ama severim kendisini.Kısa zaman sonra 5-1 biten PSV-Ajax maçında şimdiki Chelseali, zamane PSVlisi Alex'in attığı golde el hareketiyle sevindiği iddia edilen hakemdi.Geçen seneki UEFA yarı finalinde, Osasuna-Sevilla maçında sakatlanıp dördüncü hakem ile yer değiştiren hakemdi.

Lille-ManUtd maçında tamamen hakem şanssızlığı.Bir nevi geçen derbide Arzuman'ın yaşadığından.Diğerinde 5. gole de sevinilmez ki.Hadi adam PSV taraftarı olsa, PSV 90'da galibiyet golü falan atsa eyvallah da, mantığa yatmıyor.Kendisi ''avantaj kullandırmıştım o pozisyonda, sonucunu görünce sevindim'' demişti.Ben hak veriyorum kendisine.Son vukuatı da herkesin başına gelebilir.

Skandal hakem?Çıkıp top oynayacaksın, bunlar anca geyik malzemesi.Belki benim desteğimi bile yeniden arkasına alacak milli takım çarşambadan sonra.Gerekirse kendime ''tüm derdin finallere gitmekti yani'' dedirteceğim.Önemi yok.

Bu arada Selçuk Dereli de AZ Alkmaar-Everton, UEFA Kupası maçına atanmış.Son zamanlarda Türk hakemlerinin aldığı en yüksek mertebeden müsabaka...

Noat Samisa

19.11.07
Daha önce McFadden ile birlikte bahsetmiştik kendisinden.Dün, ülkesi Kuzey İrlanda'nın az da olsa finallere katılma şansı elde ettiği maçta Danimarka ağlarını galibiyeti getiren golle havalandırmayı başardı.Takımın attığı 17 golün 13'ü Healy'e ait ve sadece 1 tanesi penaltı.Bu bir rekor aynı zamanda.Avrupa Şampiyonaları elemeleri tarihinde Davor Suker 12 golle rekoru elinde bulunduruyordu.Bitime bir maç kala Fulham'ın her maç forma bulamayan golcüsü David Healy bu rekoru eline geçirdi.

Arkadan gelenler, 10 golle Eduardo Da Silva, 9 golle Ebi Smolarek.

Noat Samisa

18.11.07

Dertler dizisinden sonra bir dört ayak üstü durumu, bir de ah ulan durumu var bu gece itibariyle karşımızda.
Fazlasıyla motive olmuş İsrail, 1-0 öne geçtiği maçta Rusya'nın beraberliği bulmasına rağmen 90'da attığı golle 2-1 kazandı.Motivasyonunu kaybetmiş Hırvatistan, Pandev'den yoksun Makedonya'ya 2-0 kaybetti.

İngiltere, çarşamba günü Wembley'de 1 puan alır, bileti kapar.3 puan alır, bileti kapar.2-0 veya 3 farklı kazanır, lider çıkar.İngiltere kaybeder, Rusya Andorra'ya 5 çeker ve gider.Anca böyle.İsrail'in de ufacık da olsa şansı var.

Ada'nın Kederi
Yunanistan'ın halt etmesi ile oluşan 2 ekol ülkeli ölüm grubunda Fransa'yı iki kez yenmiş bir takım vardı ve oynadıkları futbol heyecan vericiydi.Gürcistan mağlubiyeti ile mükemmel giden işler bozulmuştu, bugün her şey bitti.1-2 İtalya kazandı.İskoçya maçlarını tamamladı, grubu 3. olarak kapattı.Buffon'un beresidir aklımda kalan...
***

A grubunda kar yağışı nedeniyle Sırbistan-Kazakistan maçı ertelendi.Polonya garantiledi, Portekiz avantajlı, Finlandiya ve Sırplar pusuda.

C grubunda Bosna'yı yenen Türkiye final yolcusu.Kazaya dikkat.Norveç son maç Malta deplasmanında, nispeten kolay.

F grubunda Kuzey İrlanda için az da olsa umut doğdu bugün.Eğer çarşamba İsveç evinde Letonya'ya kaybeder, Kuzey İrlanda da deplasmanda İspanya'yı yenerse yer değişilir.

D ve G gruplarında ise hesaplar önceden kapanmıştı.

Noat Samisa

18.11.07

Dün gece İngiltere, dostluk/hazırlık maçında Avusturya'yı 1-0 mağlup etti.Etti etmesine de, 34. dakikada Owen'ı da kaybetti.1 ay yok.Times da ''zaten çok az bi umut var, onu da McClaren abidik gubidik, gereksiz maçla bitirdi'' demeye getirmiş.
Elde kalan forvetler Crouch, Defoe ve Smith.Crouch-Defoe iyi ikili sayılır.Akşam sakat olanı da olmayanı da tv başında.Hırvatlar 1 puan alır, Rusya kazanırsa ''No England, No Hope''...

Noat Samisa

17.11.07

İngiltere ile aynı gün şok yaşandı Ada'nın kuzeyinde.17 Ekim günü, İngiltere nasıl Rusya'ya rahat gittiyse, İskoçya da iddiasız Gürcistan deplasmanına öyle gitti.2-0'la çakıldılar.Yarın Hampden Park'ta kazanmak zorundalar.Kazanmaları halinde İtalya, son maç günü Fransa'nın Ukrayna deplasmanında kaybetmesini bekleyecek.Eğer yarın kaybeder ve Fransa tökezlemezse İtalyanlar, 82'deki Dünya Şampiyonluğu'ndan sonra 84 Avrupa Şampiyonasına gidemeyişin tekerrürünü yaşayacaklar.
Fransa'yı iki maçta da yenen bir takımın bu şampiyonada olmasını istiyorum.Heyecan veren, yeni oluşmuş bir takımı bu turnuvada görmek istiyorum.Diğer yandan son WC finalistlerinden birinin dışarda kalmasını da turnuva geleneğine yakıştıramıyorum.Bu gruptaki iki ekol takımdan biri bizim grupta olmalıydı, Yunanistan araya sızmasa.Eğer İskoçya yarın kazanırsa, İtalya'nın muhtemel turnuva dışı kalışına sebep bu elemelerin statüsünde başlangıçta oluşan yamukluktur.

Elemelerin gol kralı, eğer Eduardo da Silva son fazladan 2 gol atmazsa 12+ golle Kuzey İrlanda'lı David Healy olacak.Asistte Ribery lider, değişebilir.

Britanya'nın içişlerinde bağımsız, dış ilişkilerinde İngiltere bağımlısı, uluslararası arenada kendi adıyla yalnızca spor yapmasına izin verilen ülkesi/bölümü İskoçya ile oraların abisi İngiltere'nin kaderleri yarın çiziliyor.Ama bu kez roller farklı.İskoçlar kendi işlerini kendi halledebilecek imkana sahipler ama İngiltere'nin başkalarına, İsrail'e ihtiyacı var.Elele de gidilebilir, yazın Alpler'de olanlar tvden de seyredilebilir.

Noat Samisa

16.11.07

Fazla abartıldı cumartesi günkü tezahürat.Irkçılık bile denildi.Ben stadda duymamıştım bile, sonradan gördüm.Zaten kısa sürmüş, eğer ayıp olduysa kendi adıma affola.

Demiştik maçtan evvel bir post daha var diye.Çok yazdık, çok söylendik bundan önce.

Eğer ana konumuz yine motivasyon ise, bu kez maçın kendisi motivasyon sebebi.Başka bi araca gerek yok.Şu zamana kadar futbolun ABC'sinden dahi uzaklaşmış Türkiye uluslararası futbol takımının yarın için elinde kalan tek dayanağı maç motivasyonu.
Bundan önce de sonra da tarih, futbola olur olmaz her şeyi alet edip de hezeyan yaşatanları yazacaktır.

Bir de bir şey çıkarılmış, Türkiye uluslararası futbol takımını benimsememeyi, yanlışın yanlış olduğunu söylemeyi farklılık, sonradan görmelik, dikkat çekme çabası olarak yorumlayanlar var.Aynı zihniyet ''Fransa'yı ezdik'' diye manşet atabiliyor ampute futbol milli takımı Fransa'yı 8-0 yendiğinde.Ordaki çabayı görmezden gelip hayata entegrasyon amaçlı spora insani şiddet katmak, kazanınca biz, kaybedince başkaları...Yarın muhtemel galibiyette kol gösterilir mi, kime ne hesap sorulur hayal dahi edemiyorum.Suçluyu aramak için aynaya bakmak yeterli.Ama diğer taraftan da mesuliyeti herkesten fazla olanlar, bu duruma sebep olanlar var ki, onlar ceza çekmeli.Onları yargılayacak insan ve mahkeme bu ülkede yok, en azından vicdanımız var.

Futbol hatalar oyundur.Görevi kötüye kullanmak ise her yerde ve zamanda suçtur.Buna futbolcusu, hocası, bakanı da dahil...

Noat Samisa

16.11.07

İlkinde E grubundaki Euro 2008 bileti karmaşasını kuracalamıştım.İkinci bölümde Premier League'de senelerdir kısık sesle dillendirilip de şimdilerde haykırılan sorunu irdeleyeceğiz.Üçüncü ve son parçada ise yarın, İskoçya milli takımı ekseninde bi İrlanda turu, Fransa-İtalya ile çorba edip bitireceğiz.

***

Bu senenin mart ayında bir rapor yayımlanmıştı.Raporun sahibi, Kevin Keegan'ın İngiltere milli takımına gelişi ve gidişi aralıklarında emeneten takımı idare eden Howard Wilkonson'a aitti.Raporun en vurucu kısmı, eğer önlem alınmazsa ile başlayan;

- Ülke futbolu yabancı oyuncu saysındaki artışın doğuracağı sonuçlara mahkum edilecek,
- İngiliz futbolu yeni Hollywood olabilecek,
- Menejerler İngiliz futbolcu oynatmaktan çekinecek,
- Ulusal takım 2018 Dünya Kupası'na gidemeyecek...

ile devam eden ve FA daha fazla sorumluluk üstlenerek önlem alsın şeklinde sonlanan bölümdü.
Wilkonson olasılıkları yazmıştı ve son yazdığı olasılık yoruma kapalı bir olasılıktı.Şimdi bu olasılık daha yakında, daha somut biçimde karşımızda.

Steve McClaren ve ekibinin, 3,4 ve 5. maç haftalarında yalnızca 2 puan alabilmelerinin, Makedonya'ya İngiltere'de puan vermelerin nedeni midir EPL'deki yabancı oyuncu serbestisi?Hayır.Yabancı oyuncu serbstisinin aşağıda daha da detaylı biçimde yazılacağı üzere doğuracağı problemler zaten bilinmekteydi, pek umursanmamaktaydı ama bilinmekteydi.Bu konunun şu günlerde Ada'da herkesin dilinde olmasının da tek bir sebebi vardır, o da Euro 2008 önelemelerindeki sportif başarısızlığa neden bulmaktır, bir nevi sorumluluk atımı.Bizim memlekette de bolca bulunur.

***

İngiltere'ye yabancı futbolcu olarak gelebilmek için 2 ön koşul var (Diğer Birleşik Krallık ülkeleri ve İrlanda bu kurallara tabi değil):

1- Mensup olunan ülkenin ulusal takımının son 2 yılda oynadığı tüm ''resmi'' maçların %75'inde oynamış olmak,

2- Son 2 yılda FİFA sıralamasında ilk 70 içerisinde olan bir ülkeye mensup olmak.

Bunlar ana kriterler.Tabii bu kriterler katı değil, belirli bir esnekliği var.İlk maddede özellikle kargaşa yaşanabilir ama ortak akılla çözülüyor.(Yedek kaldı, kadroya çağrıldı sakatlandı vs.)

Bu kriterler, kalifiye olmayan futbolcunun ülkeye girişini engelliyor.Bu açıdan problem yok, gelen hemen hemen her futbolcu belli bir kalibreye ve kariyere sahip oluyor.Zaten İngiltere'ye girişte, sırf futbolcu olarak değil, her hangi bir meslek mensbu olarak da bu tip kriterlere maruz kalıyorsunuz.

***

Gerrard, Pele, SWP, Blatter, Ada'daki tv muhabiri, sokaktaki vatandaş günlerdir aynı konuyu dillendiriyor, tartışıyor.

Sorunun temel iki çıkış noktası bulunuyor: Akademi sisteminin çöküşüyle gelen yerli oyuncu/arz sıkıntısı ve ülke futboluna giren para/satışlar/patronlar.

Zamanında iyi işleyen Akademi sisteminin nasıl olup da ''kazan kazan'' bir yapıya büründüğüne dair yazılar Türkiye FFT'sinde de çıkmıştı.Ayrıntılı makalalere orjinal FFT'nin sitesinden erişilebilir.Özet geçecek olursam, en basitinden ülkenin en önemli akademilerinden biri West Ham United satıldı ve boyalı transferler yaptı.Sahipleri öyle bir hızla geldiler ve leasing yoluyla transfer dönemini başlattıla.En az 5 senedir tamamıyla yıpranan akademiler, kalifiye insan/kalifiye futbolcu yetiştirme amacını terkedip, piyasa yapmak isteyen antrenör ve türevlerinin basamak olarak kullandıkları yerler geldi.Akademilerdeki futbol öğreti, ar-ge sisteminin bozulmasıyla küçük yaştan profesyonel futbola yöneltilen çocukların sayısı ile bağlantılı olarak kalifiye futbolcu çıkışı azaldı.Taraftarların ''İngiliz yıldız'' baskısının sonucunda doğru dürüst arz yokken talep patlaması yaşandı ve iç piyasada fiyatlar çok arttı.Bunun sonucunda irili ufaklı birçok kulüp borç dağını büyüttü.Satışa daha uygun hale geldi.Bu durum da ikincil ve daha büyük sorunu ortaya çıkardı.İngiliz futbolcu yetişmesindeki arızalar giderilmeden, ülkeye daha çok sayıda yabancı oyuncu girmeye başladı.Aynı problem alt liglere de sıçradı, daha da altlara inmeye devam ediyor.

***

Şu zamanda görülen bu anlatılan sonucu değil, üstte de vurgulamıştık.Olsa olsa erken menapoz denir bu duruma.Geçmiş yıllardan bu yana istatistiklere de bakılırsa lig tarihinde ilk kez British futbolcu sayısı, yabancı oyuncu sayısından az.Wilkonson'un da dediği gibi, süreç devam ederse, 2018 gibi vurucu etki gelebilir.
En geç çarşambadan sonra bu mevzuu ciddi ciddi düşünülecek.Yemyeşil sahalar, ambiyanslı stadlar, her takımda büyük yıldızlar, her ülkeden futbolcular...Bunun sonucunda izlenebilirlik ve para, para, para...Milli takım ve EPL birbirine bağlı iki değişken olarak kabul edilecek, yabancı oyuncu sayısı ile milli takım seviyesi dengesi ayarlanacak.İç baskı-dış baskı çarpışmasında denge politikası güdülecek.Tezim budur.

Not: Bizim ligdeki yabancı mevzuuna artık ''İngiltere'de de böyle bak işte, gavur yapıyor anasını satiim'' sözüyle girene direk dalacağım.

Noat Samisa

15.11.07

Sinan Engin yine bombaladı! denmiş.Seçtim, ayırdım.

"Bize zaman verilsin. Hoşgörülü olsunlar. Bıraksınlar, biz transferlerimizi yapalım. Başarısız olursak isterlerse büstümü yapıp sonra da yaksınlar."

2000'den bu yana her başarısızlıkta transfer yapmayla ne değişti?Ama bu kez hoca değiştirilemiyor ya, yeni uyku ilacı transfer.Ayrıca niye büst yaptırmaya para harcansın ki?İnsan bedeni yanıcıdır.10 liraya çeyrek bidon benzin alınır, bi de kibrit.

''Ocak'ta, Mayıs'ta iyi oynamazsa sorumluluk benimdir.''

İyi oynamak?

''Rüştü'nün sakatlığı geçti. İyi ağabeylik yapıyor.''

Doğudaki ailelerde 50 adet öz kardeşine ağabeylik yapana kaç para veriliyor?Rüştü 1,5 alıyor da, onun için soruyorum.

Noat Samisa

15.11.07

Bugün Avusturya'ya uçtu İngiltere milli takımı.Cumartesi akşamından önce farklı yorumlara neden olan bir dostluk maçı yapılacak ev sahibi takım olmanın cefasını aylardır resmi maç yapmayarak çeken Avusturya ile.

Bay geçilen Cumartesi için gergin bir bekleyiş var.Şimdiden çeneler açıldı, biz Euro 2008'e gideceğiz ama iyi takımız, işte İsrail bla bla bla , 5 kere 3 attık yine atarız yeter ki İsrail bi çaksa falan filan.Tabii bunlara bir de ikinci postta değinilecekler eklenince her mikrofon uzatan Euro 2008'e gidişin tehlikeye girişini derin nedenlere bağlayıp mesaj vermeye çalışıyor.
Buraya nasıl gelindi?3, 4 ve 5. maç haftalarında üst üste kazanılamadı.Makedonya ile içerde berabere kalındı, Hırvatistan'a kaybedildi.Sonra 5 maç üst üste 3-0 kazanıldı.En son Rusya'ya 3 puan alıp bileti cebe koymaya, olmadı 1 puanla işi kolaylamaya gidildi.Pek de gergin gidilmemişti aslında.Ama Pavlyuchenko oyuna girdi ve adını ezberletti.PSV'de, Avustralya milli takımında yarattığı sihrin benzerini Rusya için de kullanma şansı belirdi Hiddink için.Kendi işini kendi hallederek İngiltere'yi dışarda bırakma şansı ayağına geldi.

***
***

Cumartesi

Israel - Russia / 20:00
F.Y.R. Macedonia - Croatia / 21:00


Hırvatistan, Lazio'nun forveti Pandev'den yoksun Makedonlar'dan 1 puan alır, bileti cebe koyar.Kalecisi dönen Rusya, Benayoun'dan yoksun İsrail'i deplasmanda mağlup eder, o da bileti cebe koyar.

Bunlar kendi göbeğini kendi kesenler...

Makedonya Hırvatistan'ı mağlup eder, hafta içi İngilizlere Rusya-İsrail maçının sonucuna bakmaksızın 2-0 ya da 3 farklı kazanıp Hırvatları alta alma şansı verir.

İsrail-Rusya maçında Rusya kazanamaz, Rusya son maç Andorra deplasmanında her türlü kazanır.İngiltere eğer Ruslar İsrail deplasmanında kaybederse 1 puana turlar.İsrailden beraberlik gelirse gereken yine her türlü galibiyet.

O maç satılır mı, buraya teşvik gider mi, olayına hiç girmeyeceğim.

Ada'nın asıl ve daha uzun süre tartışılacak derdi ikinci kısımda...

Noat Samisa

15.11.07

Geçen sene aylar boyu oynamadıktan sonra sağ bekte maça çıkıp, elinden gelenin en iyisini yapmıştı.Hiç de maç eksiği sırıtmamıştı.Eminim ki şu zamanda da orda burda idman yapsa da fiziki durumu fena değildir, çıkar, topunu oynar.Toplu oyundaki ürkek hareketleriyle pek güvenilmese de kendisine, lazım olduğunda önemli oyuncudur.Adam savunmasının bittiği, alan savunmasının yerleştiği şu dönemde yedeklenebilecek, sıklıkla da kalibresine uygun bir takımda -mesela Beşiktaş- forma bulacak adamdı(r).
Ha, her topçu M.Doğan gibi çalışsın da her daim fit olsun demiyorum.Sonuçta insan eğer yaptığı işi kendi belirlediği temposuyla doğru yapabiliyorsa kimse için problem yok.Ama yaptığı işi kendisinin maksimumu olarak gören ve kendini mesleğine değil, mesleğini kendine uyarlamaya çalışan çoğunluğu vasıfsız Türk futbolcusuna M.Doğan süper bir örnektir.Fenerbahçe ile özdeşleş midir, ben bilemem.Kendisi zamanında bu konuda dergiye bi yağlama yapmış olsa da Beşiktaş'la özdeşleşmediği kesin.Bugün alacaklarına karşılık sözleşmesini feshetmiş.Yolu açık olsun.

Noat Samisa

14.11.07

...Hezimet, borç, moral çöküntüsü Beşiktaş'ın sonu değil. Önemli olan, yüksek giriş parası ve yönetimin yasağıyla Genel Kurul üyeliği engellenen Beşiktaşlılar, kulüp için yüreği titreyen kongre üyeleri, beklentisiz 'Yeni Açık ruhu'ndan vazgeçmeyen taraftarlar ne istiyor?
Batuhan Higuain'e pası verse ve Fener maçı 2-2 bitse, Liverpool'dan 2-0 gibi 'makul' bir yenilgiyle dönülse, Sivasspor 1-0'la geçilse Beşiktaşlı bugünkü tepkileri gösterecek miydi? Beşiktaşlı, şampiyon olmaya değil, küme düşse bile yeniden Beşiktaş olmaya ne kadar razı?

***

Şu vakte kadarki en vurucu İbrahim Altınsay yazısının en vurucu yerleri, son bölümü....

Rica ediyorum, Beşiktaş başkanı olunuz.Ya da susan, senede, ayda anca bir kez konuşan yaşı başı aşmış, dediğini bilen biri başkan olsun, siz gerisini halledin.Lütfen Sayın Altınsay.

8-0'la gurur duyabilirdim/İbrahim Altınsay-14.11.07/Radikal

Noat Samisa

14.11.07

Gidişinde de emeğimiz olsun dedik, cumartesi günü insanın kıçını dolduran Dolmabahçe soğuğuna rağmen Şeref stadına gittik.Sonra biz üşüdük, hasta olduk, yatağa düştük.Anca çıktı yediğimiz rüzgar da ayaklandık bugün.Peki sen?

Edebinle git be adam.Beşiktaşlı duruşu değil, Beşiktaşlı gidişi göster.Git, lütfen.Sözler, söylemler daha da ağırlaşmadan tatlı dille git.Sinan'ı da al git.Eğer ''bizim başkan yöneticilikten zerre çakmazdı ama iyi Beşiktaşlıydı'' dedirtmek istiyorsan, zorla borç verdiğin 40 milyonu bırak da git.İlla ki alacaksan paranı, neyin var neyin yok al da git, ama git.Yerine kim mi gelir?Beşiktaş sahipsiz kalmaz.Su akar, arkını bulur.Sanırım öyle yani...

Noat Samisa

13.11.07

İtalya'da yaşanan durum futboldan uzaklaşmış, çok farklı bir yola sapmış durumda.Futbola ilişkin olan her şiddet olayı dünya genelinde ''futbol terörü'' olarak lanse edildiğinden açıklama yapmak gerekiyor.İngiltere'nin 90 öncesi durumunun hemen hemen aynısı yaşanıyor İtalya'da.Gerileyen ekonomik değerler, artan işsizlik ve bu sosyal problemlere eklenen futboldaki güvensizlik.Sanıyorum ki bu durumun maç ertelemekten daha radikal ve sonuç verici çözülmesi İngiltere'de yaşananlar benzeri bir olayla gerçekleşebilecek.Yazmak-söylemek kolay da, anlatmak istediğim şudur, 1 kişi değil bir olayda çokca kişi ölüp, toplumun her kesimine bu olaylar vurucu etki yaptığında ancak çözülebilir, ancak politik hesaplar bir kenara itilip, yalnızca gerçek çözüme yoğunlaşılabilir.
Kaka, İtalyan futbolu güvenilirliğini kaybediyor demiş ve eklemiş, bu durum yıldızların kaçışına sebep olabilir.Bunu herkes söyleyebilir de, Kaka söylüyorsa bu ''yıldızlar kaçabilir'' mevzuuna daha bi yakın plan bakmak gerekir.

Her yönden gerilemesine rağmen, halen (kulüp/ulusal) zirvede İtalyan futbolu...Haftasonu İskoçya ile kader maçı var, burdan alınacak bir mağlubiyet ile Euro 2008 biletinin kaptırılması, işin sportif yönünde de ''acaba'' dedirtebilir.Gerçekten ''acaba'' gerekli değildir belki ama ortam çok müsait buna.

13.11.07

Noat Samisa

Futbolun sosyal gücü çok yüksek.Sahadaki oyundan bağımsız, kaç kaç? sorusnun cevabı dahi maçına göre büyük/orta/küçük kitlelerin iç dünyasını etkileyebiliyor, insan ilişkilerindeki tutmunu, iş verimini etkileyebiliyor.Bu durum, 'sosyal gücü yüksek, insanlar için değeri büyük her şey sömürülür' kuralının tezahürünü doğuruyor.Bu işin içinde olan, futbolla ilgilenen, en kötü kaç kaç? sorusunu soran adam dahi aynı amaca hizmet ediyor.Hizmet ettiği döngüden de kimisi maddi, kimisi manevi pay alıyor.Çark içinde dirayetli kalmak mümkün değil, çark dışına çıkmak da.En azından kimi ülkeler futbolunun dış yüzünü cilalatarak bu sorunu dışarıdan bakınca çözmüşler.Dünyanın genel problemlerinden daha dar çerçevede futbolu, bizim ülkede olanlar özelinde deşelim biraz.

Lig lideri, 5 maç seyircisiz oynadıktan, transferde taraftarın isteklerini karşıladıktan, bir derbi kazandıktan sonra oynanan maçına gelen taraftar sayısı 8100 kişi.Anadolu'da statlar hiçbir yerde dolmuyor, bu hafta da dolmadı.Biraz İnönü'de hava koşulları-takım durumu vs. parametrelerine bağlı olarak az olması beklenen taraftar sayısında fazlası vardı, onu da yönetim tepkisi amacına bağlamak mümkün.Neden?
İlk olarak stadların fiziki koşulları.Yetersiz, hatta kimisi rezalet.İstanbul'un göbeğinde bir stad ve siz tuvalete dahi gidemiyorsunuz.stadyumda yemek yemek isterseniz, iğreti bir ortamda üretilmiş, yarısı pişmemiş fast foodlarla, kapalı yiyeceklere yönelirseniz fahiş fiyatlarla karşılaşıyorsunuz.İkincisi bilet fiyatları.Asgari ücret 400-500 ytl iken bilet 50 ytl.Maçlara yüksek zümre gelemez, çünkü buna uygun fiziki koşullar yok.Maçlara alt tabaka da gelemez, parası yok.Yükselen şiddet potansiyeli, korku, yalan inanışlar ve sahada görülenin de bunca çileye karşın tatmin edici olmayışı...

Bu ülkede yaklaşık 5 milyon gazete satılıyor.Bunların 450 bini spor gazetesi.Yani ülkede güncel haber almak isteyen her 10 kişiden biri yalnızca spor gazetesi ile meşgul oluyor.Tüme varım yaparsak, bu ülkede 7 milyon insan, günün yalnızca spor haberi okuyarak geçiriyor.Spor gazetesinin içeriğinin de %90'ı futbol ve bunun en az %50'si de yalansa, bu kadar insan günü sadece yalanla geçiriyor!İlginç mi?

Rakamlardan vardığım sonuçlar biraz abartılı olabilir, kabul ediyorum.Bu ülkede her hafta stadlara kaç kişi geliyor?En fazla geldiği hafta 100 bin olsun.Bunların kaçı, ne için geliyor, kaçı sırf ''maça gelmek'' işinden ekmek yiyor?Ekmek yedirenlerin zırvalıkları da standart altı kapasite düşüklüğüne neden oluyor.İnsanlar her hafta tvde görülen linç kampanyalarından, ağlama seanslarından görünürde olmasa da beyinlerinde bıkıyorlar.Galibiyet hepimize mal edilirken, mağlubiyette kelle isteniyor.Liverpool galibiyetinde taraftar maç kazandırıyor, futbolcular ''şehitler için'' oynayıp, güya milletin şerefini kurtarıyor.8-0'ın da kahramanları aynı insanlar, vatan haini oluyorlar.İlk Liverpool maçının baş kahramını taraftar, büyük(!) menejer tarafında Sivas maçında ''Beşiktaş düşmanı'' ilan ediliyor.Herkes bir başka suçluyla meşgul, üstündeki baskıyı atma derdinde.Sivil olan her şey linç kampanyasına tabi midir bu ülkede?Beşiktaş yönetime taraftarın tepkisi tamamen ayrı bir konudur, Sivas maçında verilen tepki de apayrı bir tepkidir, bunu vurgulamak gerek.

Rekabet kültürü ayrı şeydir, yukarı çıkanı paçadan çekmek ayrı.Dün de dedim ya, ''bizde de bi hakeme, bi federasyon üyesine, bir de İstanbullu büyüklerin her birinden birer yöneticiye bi sağlam dayak atılırsa, bu cinnet her şeyi halleder mi acaba?''Sonrasını da salık veririz, bi gazete sahibi, bi genel yayın yönetimi, bir spor programı direktörü, olmadı taraftar temsilcisi...Bu hafta yatmaya yakın her hafta yaptığımı yaptım, 15 dakika yetti nelerin olup bittiğini kavramaya.Dert olmuş bizimkileri taraftar sayısı.Sonuçta herkes birbirine hizmet etmiyor mu bu çarkta?Benzeri İtalya'da, daha örgütlü, daha komplike.En azından işin başındakiler biraz daha dirayetli...

Başka çözüm?Ben göremiyorum.Dışı cilalı, içi biraz boyalı olan futbolu seyretmeye devam, gel-gitler yaşasamda kopamıyorum.Bizimkini koy çuvala, salla denize...

Noat Samisa

12.11.07

Bu kez polisin tabancasından çıkan kurşun karıştırdı İtalya'yı.Arezzo şehrinde çıkan ufak çaptaki arbedeye müdahale etmeye çalışan bir polis, Gabriele Sandri adında, 26 yaşındaki Lazio taraftarının öldürdü.

İtalya'yı tekrardan karıştırmaya geçmiş hesapların üstüne eklenen bu hadise yetti.Roma-Cagliari, İnter-Lazio maçları ertelendi, Atalanta-Milan maçı da 10. dakikada tatil edildi.
Bizde de bi hakem, bi federasyon üyesi, bir de İstanbullu büyüklerin her birinden birer yöneticiye bi sağlam dayak atılırsa, bu cinnet her şeyi halleder mi acaba?

Noat Samisa

11.11.07