Ferguson yeni bir değişim peşinde.Gary Neville 2002 Dünya Kupası evveli sakatlanarak formayı kaybettiğinden beri savunmanın sağı idareten doldurulmakta.O'shea uzun bir müddet orayı idare etti, geçen seneden itibaren de Wes Brown bayağı sağlam yerleşti o bölgeye.Top tekniği oldukça zayıf bir oyuncu olmasına rağmen çabukluğu ve devamlılığıyla sırıtmıyordu, aksine solda Evra şuursuz bindirmeler yaparken Brown tersten kademeyi kolluyordu sürekli.Bu sene de roller değişmedi, Wes Brown hep verilen görevi yapmaya çalıştı, kalibresinin bu takıma küçük geldiğini bilerekten.
Porto'nun 82 doğumlu, Kongo orijinli Portekiz milli sağ beki Bosingwa, yakın zamanda United forması giyebilir.Wes Brown da £2 milyon verene satılır.

Noat Samisa

31.12.07

Liverpool dün, son dakikalarını baskılı oynadığı maçta Man City deplasmanından 1 puan alabildi.Maçtan arta kalan Gerrard'ın aşırı kötü oyunu ile Aurelio'nun müthiş futbolu.Diğer tarafta maça mührünü vuran adam Dunne, izlediğim en iyi savunma oyuncusu performanslarından biriyle sahadaydı.Joe Hart'ın da hakkını vermek gerek, İsaksson'un muhtemel ıskarta olmasında bu akşamki kurtarışları etken olabilir.Benitez ''böyle oynayalım kazanırız, tek eksik gol'' gibi futbolun meşhur mazeretlerini sıraladı, taraftar cephesinde kurban arama ihtiyacı belirdi doğal olarak, Kuyt'a tepki var.Torres'in yanında çok zayıf kalıyor, Benitez'in tek mantıklı tercih sebebi Torres'i rahatlatmak olabilir.City iç saha yenilmezliğini sürdürdü, Elano'nun da takıma girişiyle birkaç hafta içinde düzelme sağlanabilir.

Anlatmak istediğim başka konu, maç garnitür.

Sene başı ilk EPL şampiyonluğa niyet derken de çekincelerimi yazmıştım, zaten ilgili olan herkesinkiler ile aynıydı bunlar.Yazmaya da devam ettim, zaten yaşananlar aynıydı.Şimdi bu durumu somutlaştıralım ve yine ligin ilk yarısından beklediğini bulamayan Liverpool'un son 5 senesine bi yakın bakalım.
Sezon 07-08 - Maç haftası 20 - Liverpool 19 maç yaptı - Puanı 37 - Sıra 4 - Liderle fark 10.

Sezon 06-07 - Maç Haftası 20 - Liverpool 20 maç yaptı - Puanı 34 - Sıra 6 - Liderle fark 16.Lig sonu 68 puan - Sıra 3 - Liderle fark 21.

Sezon 05-06 - Maç Haftası 20 - Liverpool 18 maç yaptı - Puanı 41 - Sıra 3 - Liderle fark 17.Lig sonu 82 puan, Sıra 3 - Liderle fark 9.

Sezon 04-05 - Maç Haftası 20 - Liverpool 19 maç yaptı - Puanı 29 - Sıra 5 - Liderle fark 20.Lig sonu 54 puan - Sıra 5 - Liderle fark 38.

Sezon 03-04 - Maç Haftası 20 - Liverpool 20 maç yaptı - Puanı 33 - Sıra 5 - Liderle fark 9.Lig sonu 58 puan - Sıra 4 - Liderle fark 30.

5 senedir görülen hadiseler değişmedi, Liverpool'da hoca değişti, futbolcular değişti, hatta kulüp el değiştirdi, sonuç değişmedi.Görüldüğü üzere son 5 yılda hiçbir zaman ligi domine edemedi Liverpool.İlk devreyi hep geride kapattı, hep hayalkırıklıkları yaşadı.Gerard Houllier ile de böyleydi, 03-04 ona ait.Rafael Benitez'li dördüncü sezon bu.Bundan evvelki üç sezonda da yılbaşı sonraları, öncesinden daha çok puan toplayamadı Liverpool.Fazla transfer-rotasyon-uyum vs. tartışmalarını da siler atar bu rakamlar.İstatistik değil sonuç bunlar, tartışıların son bulduğu puan tablosu.Benitez öncesi de aynıydı, sonrası da aynı.Şimdi de aynı.Ama Benitez İstanbul'da kupa kaldıran Benitez değil.İlkelerinden ve sisteminden taviz vermeye başladı, bazen fazla fantastik bazen ise fazla pasif kararlar aldı, kimisini uyguladı, kimisini uygulayamadı.Bu sezon sakatlıklar da etken olmuştur, Xabi ve Agger'ın sakatlıklarının direkt olarak kaybettirdiği puanlar yazılabilir.Nedir peki Liverpool'a her sene tekrar yayını yaptıran?Somut nedenler bulmak pek kolay değil, değişmeyen, denenmeyen az şey kaldı.

Yine bir transfer sezonu geldi ve şişkin Liverpool kadrosuna mevcutlarla yakın kalibrede oyuncular alınacak.Benitez ocak transferinin hayalini aylardır kurmakta, bir savunmacı kesin gelecek Liverpool'a.Bir de forvet gönderip-alma durumu olabilir, Berbatov'un Totenham'dan gitme ihtimalinin yüksekliği ışığında ihtimal verilebilir.

Yine zirveye uzaktan bakıyor Liverpool.Chelsea'nin hoca değiştirme döneminden, Man United'ın sene başı problemlerinden, büyük maçları iç sahada oynamış olmaktan faydalanılamadı.Yine de burada geçen 5 sezondan zirveye en yakın durulan sezon bu sezon.

Noat Samisa

31.12.07

Öyle bir zaman ki Ada'da, 10 gündür ön-arka-sağ-sol futbol.Eğlence işçileri çalışmakta, ahali tatilde, ayakları uzatmış bira yudumlarken daha bi zevklensin diye her gün maç oynanmakta.Takımlar bir yandan yıl boyu antreman programını endeksledikleri bu dönemin sporculara getirdiği yükle uğraşırken, diğer yandan performansı düşenler, Afrika Kupası'nı bekleyenler, transfer çalışmaları falan derken binbir türlü problemle uğraşılmakta.Keyif yapan bi ayak uzatan abiler var, gerisi işini yapıyor.Hafta içinde Everton deplasmanına gitti Bolton, ordan da Sunderland'e geçti.Bu hengamede arada bi Bolton şehrine uğramışlar mıdır, bilemem.3 günlük vakit var zaten.Diouf kaçıp yol üzerindeki Manchester'a akmış olabilir, hadi bu kısmına eyvallah.Kimdir Doğan Yoldaş da El-Hadji Diouf ile görüşmüştür?Hadi o da oldu, tesadüf diyelim.Devamına ise Allah akıl-fikir versin diyebiliyorum, ne diyeyim ki başka.
Senegal Milli Takımı'nda da oynayan Diouf, Bolton'dan takım arkadaşı Nicholas Anelka ve Beşiktaş'la yollarını yeni ayıran Diatta'nın tavsiyeleri üzerine siyah-beyazlılara imza atmak istiyor.Diouf "Beşiktaşlı yöneticilerle masaya oturmaya hazırım. Yeter ki tekliflerini açıkça dile getirsinler. Beni bazen sadece hatır sormak için arıyorlar. Ancak ben profesyonel bir oyuncuyum, gelen her teklifi değerlendiriyorum" dedi. Sivasspor'u dahi her hafta takip ediyorum

Diatta da manyakmış zaten.''Dioufcuğum, atla gel Beşiktaş'a.Bak bana yeterli süre vermediler, sana da vermezler, ne güzel.Bana 8-0 denk geldi, sana da başka denk gelir.6 ay sonra paket yaparlar seni, sözleşmeni eline verirler, ne güzel.'' demiş.Bu da Noat Samisa haber servisinden...

Foto, Türk spor haberciliğinde bir kilometre taşıdır.Devamını isteyen buyursun.

Noat Samisa

30.12.07

Performans on biri de değil bu, milli takım çözümlemesi falan da değil.EPL'de mevcutların dışında nasıl bir takım olsa fark yaratır? diye düşündüm, benden bu çıktı.Performansı da koydum teraziye, kimisinin torpili de oldu.Şu takımdan az aldım, buna yüklendim diye de düşünmedim, kıstası olmayan bir 11 bu.
/----------------Van der Sar--------------\
/----Richards---Toure---Vidic---Evra----\
/---CR7--Fabregas--Gerrard--Petrov---\
/-----------Anelka--Adebayor-----------\

Başına da Jose Mourinho gelir, Avram Chelsea'nin başında kalsın.

Noat Samisa

30.12.07

Günün haberi Upton Park'tan gelmişti, bu skorla karşılaşınca geride kaldı.Ramos'la toparlanan, toparlanmakla kalmayıp azıtan Tottenham, White Hart Lane'de Reading'i 6-4 mağlup etti.Son 6 maçta 5. galibiyet oldu, son iki maçta 11 gol attılar.Reading daha evvel de Everton'dan 7 yemişti, yine 4 atmıştı.Bu skorlarla -13 averajda olmak bile önemli, 2-1'lik skorların takımıdır Reading, bu sezon 6 kez böyle bitti Reading maçları.Bu gereksiz bilgilerden sonra 73-79 arası olanlara geçelim.6 dakikalık bir periyotta 4 gol oluyor, içlerinde feci savunma ve kaleci hataları sebebiyle ağları bulan da var, Berbatov'un hırsla asıldıkları da.4 tane attı Berbatov.Reading'ten Kitson ve Doyle daha iyi yerleri hakeden adamlar, dostluk-arkadaşlık bir yere kadar, bi çözülünce kendini kaybediyor Reading, gerisi rakip forvetlerin becerisi.
Günün en büyük sürprizini, skorda geriye düştükten sonra geri gelerek Man United'ı mağlup eden West Ham yaptı.Çok da iyi maç olmuş.Maçın kırıldığı an, 67'de kazanılan penaltıyı ki net penaltı, Ronaldo'nun aşırı güç kullanarak dışarı atmasıydı.Havlu atmış Derby'e karşı 90'da kendini yere atarak kazandırdığı penaltının diyeti olabilir mi acaba?Kısa sürdü saltanat, liderlik yine Arsenal'e geçti.
Tuncay yine döneni tamamladı, yapması gerekeni yapıyor, oyun karekterine uygun olanı sahaya koyuyor.Son 6 maç, 4. gol.Tuncay'ın golleriyle 1 farklı kazanılan 3. maç, bir de beraberlik.Düz mantıkla 10 puan.Çıkar bunu, anca Derby'nin üstünde M'Boro.Abartmamak da lazım.Huth-Woodgate ikilisi yerleşti tandeme, önde Arca.Bu tertibin iş yapması lazım.Portsmouth'ta Redknapp, yorgunluktan yakınmış.Haftaya 4 oyuncusunu Afrika Kupası'na yolluyor, bu da bir başka dert.Bu sene 6 maçta iç sahada gol atamadılar, zaten 0-0 mevzuunda kısmen bahsetmiştik.Mazereti olmaması gereken bir olay bu, iç sahada en az maç kazanan takımlardan biri Portsmouth.
Chelsea ofsaytla kazandı.En az 2 metre, Kalou ikinci golde net ofsayt.Newcastle Arsenal'den sonra sakatı ve telaşı bol Chelsea'ye deplasmanda sahayı dar etti, ama yalancı baskı bu, pozisyonu az.Arsenal rotasyonun babasını uyguladığı maçta geriye düşmesine rağmen toparladı, kaleci Howard'ın ve Everton savunmasının yardımları da az değil.

Birmingham 1 Fulham 1
Chelsea 2 Newcastle 1
Everton 1 Arsenal 4
Portsmouth 0 Boro 1
Sunderland 3 Bolton 1
Spurs 6 Reading 4
West Ham 2 Man Utd 1
Wigan 1 Villa 2

Noat Samisa

30.12.07

Motherwell'e bizim tayfadan biri ''anası güzel'' derdi, aramızda makara yaparken muhabbeti bi yarım saat taşıdığı olmuştur bu kulübün isminin.SPL'den Motherwell'in kaptanı 35 yaşındaki Phil O'Donnell, bugün Dundee United ile oynanan maçta oyundan çıkmak üzereyken fenalaştı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.5 dakika kadar saha içinde müdahale yapılmış, ambulans beklenmiş.Şu an herkes üzüntülü olduğundan ihmale ilişkin bir söylem yok.
Kariyerine Motherwell de başlamış O'Donnell, ardından Celtic macerası var kısa süreli.Ordan Sheffield Wednesday'e.Sonra tekrar Motherwell'e.Kariyerinin başladığı yerde, sonu acı noktalandı.Phil O'Donnell, Antonio Puerta, Chaswe Nsofwa, Ray Jones ve Anton Reid benim hatırımda kalan, hayatlarını bu seneye kadar sürdürüp, şu anda yaşamayan futbolcular.

Phil was not just a wonderful footballer, he was a great human being./Scottish FA chief executive Gordon Smith

R.I.P.

Noat Samisa

30.12.07

Holosko'ya sezon başı bir post ayırmıştım.Neydi Holosko'yu Juventus'a, PSG'ye izleten?Gezici forvet, topla pek bi alakalı, geniş alanda driblingi var, şutları iyi, son vuruşlarda yetenekli.Holosko'yu bir maç izlemek yeterlidir ''futbolcu'' olduğunu anlayabilmek için, farklı olduğunu görebilmek için.Zaten ülkesinin son dönemde çıkardığı birkaç oyuncu vardır, onlardan biri Marek Mintal'dir.Diğeri de Holosko.Manisa, Vestel ile birlikte alır-parlatır-satar yapıyı oluşturmaya çalışıyordu, Vestel başlarda kulübü para akışı sağlanabilir hale getirmek için iyi yatırımlar yaptı.Sonra olanlar malum, 5'lik Fenerbahçe galibiyeti sonrası satışlar düşünce çark etme durumu oldu, en son da en doğru manevra zamanında çekilme gerçekleşti.Vestel'in iptali sonrası eldeki yüksek mukaveleli adamları elde tutacak birikim ve para akışı sahibi değil Manisaspor, oyuncu satmadan devam etmesi mümkün değil.Çekilmenin açıklandığı dönemde Galatasaray akıllı iş yaptı, Hakan Balta'yı kaptı.Gerçi parayı ödememişler, şimdiye dek ödenen 100 bini geri verelim, Hakan'ı verin bize, sulh yoluyla hallolsun mesajı gitmiş Galatasaray'a.Ayrı konu.Daha evveline gidelim.Beşiktaş geçen sene başı Nobre'ye 3 milyon dolar verdi.(şimdiki kurla avroya çevirince düşük çıkıyor, 2,3 diyelim)Yani şimdi Holosko'nun yedeği olacak, Kayserispor kalecisi kadar gol atabilmiş futbolcuya.Sırtı dönük santrafora.Kıyas yapacağız aşağıda, akılda kalsın bu.
Ödenen 5 milyon avrodur efenim, Koray Avcı ve Burak Yılmaz da bonservisleriyle Manisaspor'a verilmiştir.Holosko da, Koray ve Burak da takımlarının son idmanlarına çıkmamışlar, vedalaşmışlardır.Bir hesap daha yapalım.Burak Yılmaz 1 milyon avrodan iki haneli binlikler fazlasıyla transfer edildi.Koray Avcı da 400 bin avroya.Yani düz mantıkla Holosko 6 milyon 400 bin avroya geldi.Peki Filip Holosko'nun Manisaspor ile yaptığı sözleşmede yazan fesih bedeli ne kadardı?6 milyon avro.Kadroda 8 yabancı oldu, biri gidecek, bunun fesih bedeli?Bu da akılda kalsın.
Holosko faydalı olacaktır, kalibresinin tamamı bile görülebilmiş değildir, fazlası vardır.Bobo ile birebir aynı vasıflara sahip olduğunu söylemek doğru değil.Man Utd'da Tevez-Rooney gibi benzer tarzda iki oyuncu var, birinin depar kaabiliyeti, diğerinin duvar olma, sırtı dönük oynama, pozisyon hazırlama becerileri nispeten önplana çıkmakta.Sene başı ufak çapta bir kaosa giren United'ı toparlayan orta sahadan bir adam eskiltilerek sahaya sürülen bu iki oyuncunun yaptıklarıdır.Beşiktaş'ın hiç bir meselesi United ve benzeri örneklemelerle somutlaştırılamaz, zaten böyle bir derdim yok.Bir şekil olayı somutlaştırmak gerekiyordu, piyasadan en uygun ikili orada.Tigana'nın dönem dönem Bobo'yu kullandığı gibi 2-3-1'in 3lüsünün solu ya da sağındaki oyuncu olarak da depar kaabiliyetini kullanmak adına yararlanılabilir.Verilen para/kalibre/performans/Beşiktaş'ın mali ve yönetimsel durumu çakışmalarından çıkan tartışmalarda gözardı edilen bir olay var.Futbolcu vardır, ıskartadır, ederinden azına transfer yapar.Futbolcu vardır, piyasası yüksektir, ederinden fazlaya gidebilir.Transferin dinamikleri vardır, devre arası ıskarta oyuncu çıkar mezata.Ya da piyasa sahibi oyuncu.Bu ikisi arasında tercih yapmak gerekir, nitekim piyasası olan oyuncunun transferinde rekabet yaşanıyorsa ve bu oyuncunun transferinin sezon sonuna kalmama ihtimali varsa ederinden fazlası verilebilir, gocunulmaz.(bkz. Luka Modric)Sene başı transferi, Roque Santa Cruz, 4,8 milyon avro, EPL'de 9 gol.Daha onlarca yazılabilir.Bir de yukarıda Nobre vermiştik.
Daha da derine inelim.Beşiktaş'ın ara transferde ihtiyacı forvet oyuncusu muydu?Higuain'e kendisini gerçekleştirmesi için yeterli şans verildi mi?Sayın Hocamız, formayı hakeden giydi demiş.E be adam, sormazlar mı son hafta iki maçta Baki'yi neden kestin takımdan?İ.Kaş'ı sene başı neden kestin, hakeden oynadıysa Bobo'nun kötü maçları olduğunda demokles ne iş yaptı?Çöp bu deklarasyon.Beşiktaş ara transferde ıskarta bir savunmacı, belki bir de Selçuk İnan'a yönelerek alternatif sayısını artırabilirdi.Ancak hepsinden önemlisi, saha içi anlayıştaki sakillik, Beşiktaş'ın mevcut oyuncu kalibresinden yüksek oyuncularla dahi sınıf atlamasına engel.Daha da önemli olsan Beşiktaş'ın yönetimsel arızaları her şeye engel.Ama bu şekilde bakarak karamsarlıktan ölebilirsiniz, ben de ölebilirim.İç piyasadaki fiyat yüksekliğinden dert yanıp, yabancı kuralını kaşımaya çalıştıktan sonra, buna da muhalefet etmiş yönetim kurulu iç piyasadan transfer yapmakta.Vestel var iken alır-satar-parlatır yapı amacıyla yatırım yapan Vestel artık darboğazda, bu satışı yapmak zorundaydı.Tok satıcı olamazdı, anca reklam ve blöf.Nobre'ye verilen parayı da göz önüne alınca BJK YK'sının pek bi tutarlı olduğu ortada.ama para saçmak konusunda.Menfi yani.
Hepsinin özeti şu: Mevcut mali ve sportif tabloda, Beşiktaş'ın böyle bir transferi yapmaya hakkı yok.Holosko iki sene sonra 20 milyon avroya bile satılacak olsa mevcut mali tabloda ve takım için yapıda yaklaşık 6,5 milyon avroluk maliyet çok fazla.Halilagiç bile mahkemeye vermiş Beşiktaş'ı, 160 bin YTL alacağını istiyor.Kleberson'dan gelecekmiş 5 gün içinde 1 milyon, gelme ihtimali düşük.Ricardinho'ya kimse vermez burda aldığı 1.7 milyon avroyu.

Hoşgeldin Filip Holosko...

Noat Samisa

29.12.07
Kaka'nın evlenene kadar bakir kalma ve futbolu bıraktıktan sonra rahip olma hikayesinin tıkandığı nokta burası.Brezilya'da ya mafyanın boyunduruğuna gireceksin ya da kilisenin şemsiyesi altına.Kilise derken, kastettiğim din.Yoksa ''evanjelizm'' taraftarlarının dogma kilise ile pek işi olmaz.Ülkeden çıkmak, transfer yapmak kurtuluş yolu.Birçok Brezilya'lı futbolcudan duyulur, ''futbolculuk tek kurtuşumdu''.Kaka'ya dair her posta övgü sıkıştırıyoruz, çünkü onun yetenekleri ve yaptıkları bunu hakediyor.Sahaya din sokulmaz mı, sokulur.Secde eden futbolcuya da bakış açısı aynı.Ama bu ''I belong to Jesus'' olayının da suyunun çıktığı, kişisel bir mesajdan çok amaç içerdiğini kabul etmek gerek.Evangelical Groups?Martin Luther?Vadedilmiş topraklar ve kıyamet?

Noat Samisa

28.12.07

Dün Hıncal:

# Ne olduysa ondan sonra oldu.. O Mehmet gitti. Hıncal takıntılı bir başka Mehmet geldi.. 90 Dakika yüzünden Fener cephesinden gelen e-mail'lerin mi etkisinde kaldı, birisi dolduruşa mı getirdi, bilemem.

# Gittiği günden beri Hıncal takıntısı artarak sürüyor. İki yazısından biri bana cevap.. Takıntısı ortaya çıkmasın, "Gene Hıncal'la uğraşıyor" demesinler diye adımı geçirmiyor, hatta yanıt olduğunu dahi gizliyor, orijinal fikir gibi yazıyor.Örnek..Musa Çözen'i ağır şekilde eleştiriyor, milleti tükürür, sümkürür gösteren iğrenç yakın çekimler uğruna topu kaybettiğini yazıyorum.. Mehmet "Kabahat Çözen'de değil, DigiTürk yönetiminde HD sistemi yakın çekimde asıl farkını ortaya koyduğu için, müdürler yakın çekim istiyor, Musa da uymak zorunda kalıyor" diyor.Yani işin aslı başka.. "Hıncal araştırmadan sallıyor" diyor fikrince..
Bugün Demirkol:

# Sonra birçok isim gibi benim de kopuşum, kadronun 50 kişiye çıkışı, mermerciden baklavacıya, sinemacıdan barcıya, belediye başkanına, onlarca insanın buluştuğu masonik bir örgütlenmeye dönüşmesiyle oldu.

# Şimdi, tam da kendimi bir Barca-Real maçı romantizmi yazısına hazırlamışken ve yerim bu kadar darken, bu kadar yeri, bu saçma ve kişisel cevaba ayırmanın kime ne yararı vardı?Yani oldu mu şimdi!Sevgi, saygı bizden de, Senin, Hıncal Uluç'un, Milliyet'te adının geçmesine ihtiyacın mı var?

Eleştirinin kişiselleştirlmiş hali polemiktir.Yazarın isteyecği son şey olmalıdır, yazısından önde adının gitmesi.Dedik ya futbol için futbol, bu kez de problem aynı.

Uzun zamandır alttan alttan süren polemikte Hıncal Uluç'un Mehmet Demirkol yanında fazla sığ kaldığı bir gerçek.Özellikle beraber bulundukları 90 Dakika sürecinde Demirkol'un da parlamasıyla bu durum bariz belli oldu.Halen futbolun zevkinde kalmış, hücum futbolu lakırdısını düstur edinmiş itici bir futbol yazarı olarak tasvir ediyorum Hıncal Uluç'u.Artık söyledikleri beklediği etkiyi yapamıyor Hıncal'ın, reklama başladı uzun zamandır.

Birileri, beraber ekmek yediklerini de eleştirmek zorunda ki ortadaki yamukluk düzelsin, meslek erbablarının tamamı aynı kefeye sokulmasın.Aynı safta olduklarının yanlışını söyleyenler ''dönek, yamuk'' addedilmeseler keşke, insanlar geçmiş iyiliklerini meslektaşlarının başına kakmasalar.Demirkol'un da Radikal Futbol'daki Demirkol olmadığını geçmişi tekrar karıştırıp bugünler karşılaştırarak anlamak mümkün.Bu iş yine Galatasaray-Fenerbahçe muhabbetine gidiyor yalnız, garip olan da bu.Masonik örgütlenme sözü de ses getireceğe benzer.Kazananı olmayan bir garip polemik...

Demirkol, yazının sonuna da acetobalsamico'nun bilinen ama ifşa edilmeyen gizemini sonlandıran bir paraf iliştirmiş, üstüne de bunları değil de dediği gibi El Clasico'yu yazsa idi daha bi mutlu ederdi.

Noat Samisa

28.12.07
Noat Samisa

28.12.07

Peter Gulacsi, Martin Kelly, Emiliano Insua, Mikel San Jose, Ronald Huth, Francisco Duran, Daniel Ayala, Ryan Crowther, Jay Spearing, Sebastian Leto, Craig Lindfield, Daniel Pachecho, Krisztian Nemeth, Ray Putterill, Jordy Brouwer, Nabil El Zhar, Damien Plessis, Jordy Brouwer, András Simon ve daha niceleri.Bugün de SPL'nin iki alt liginde mücadele veren Ross Country'nin U-19 oyuncusu Alex Cooper, £100K karşılığında Liverpool'a transfer oldu.
Videoları dolanan, övgü alan oyuncuları ayırdım, A takımda da ara ara görünenler var içlerinde.Ada'nın Derdi mevzuunu çok kaşıdık, halen ortalık durulmuş değil.Burdan sesleniyorum: EPL'deki yabancı sayısını bırakın, çöken akademilere, amacından saptırılan reserv lige bakın.Neredeyse dünyanın her yerinden futbolcu var Liverpool genç takımında, ufak çapta bir küresel birliktelik oluşmuş durumda.Küresel demişken, küresel sermaye buralara bile dadanmış durumda, atıyorum bisküvi fiması QPR'nin U-17 oyuncusunu şimdiden kapatıyor, yanına koyuyor ismini.Resmi sayfada en azından futbolcunun profilinde görünüyor, çocuk bir-iki toplantıya götürülüyor.Amaç belli, iyi transfer yaparsa pay kapmak.Futbol endüstrisine, parasına diyecek bir şey yok, su arkını buluyor nihayetinde.Ama kısır tartışmaları bırakmak gerek, İngiliz milli takımı kaptanı için burdan Carlos bile yorum yapıyor, adamcılık oynanıyor.Döndüreyim, gelmek istediğim yere geleyim.Kimse yalnızca tüketerek büyüyemez.Büyümüş gözükür de sanrı sonrası daha da küçülür.Altyapı, özkaynak...Bizim kulüplerimizin büyüklüğü söz büyüklüğü, ekonomik yapısı en sağlam, en atılımcı denebilecek Fenerbahçe'nin bile hedefleri olsun olsun en fazla 3 yıllık.Yabancı sınırı rant kapısı, meselenin aslı futbol için futbolda saklı.Sonra para gelir zaten.

Noat Samisa

28.12.07

Rahat durmuyor, durdurulamıyor.2007 yılı 1 mayısında Man City'deyken Ousmane Dabo'yu döv, mahkemede kefaletle kurtul.Adamın gözü morarmış, retinası hasar görmüş, teneke bağlayıp göndersinler seni.Bu sene Newcastle taraftarı ile kapış, ona buna gider yap.Dün de Liverpool yakınlarında kavgaya karış, tutuklasınlar.Kavgaya kankası Ricky Hatton'ı çağırsaydı böyle olmazdı.Bugün mahkemeye çık ve kodese gir.Bu kez kefalet de yok, sabıkalı adam sonuçta.3 ocak tarihine kadar hapiste kalacak Joey Barton, Chelsea ve Man City maçlarını kaçıracak.1 yıl kadar önce verdiği bir ropörtajda kendince açıklamasını yapmış bu olayların...
''Where I'm from, you either work hard at school to get out or you escape through sport. The other option is loitering, crime, drugs and prison.''

Joey Barton

Allardyce da ayrı dertli.Satar beni bu topçular diye diye koltuğunu kolluyor.Sanchez'i gönderen Fulham hocasını buldu, Roy Hogdson kariyerindeki çeşitlilğie Fulham'ı da ekledi.Çalıştığı 16. takım.

Noat Samisa

28.12.07

Son 4 maçta 7. golünü Man City ağlarına bıraktı Santa Cruz.Senenin başında Kapo diyordum performans/fiyat oranını en büyük yapan oyuncu olarak, bu sıralar Kapo düşüşte, Santa Cruz çoştu.Blackburn'ün kendine ilk 5'te yer edindiği zamanlarda McCarthy de çalışıyordu, şimdi yatıyor.Mark Hughes da bundan dertli, McCarthy de atsa kazanacağız ama ne fayda.Form tutması beklenmekte, zaten bundan başka şansı da olmayan Blackburn buna mecbur.
Lige fırtına gibi giren kadro gereğinden fazla bozulunca dengesiz skorlar oluşmaya başladı.Ligin en iyi iç saha takımı olmasıyla birlikte ligin en kötü dış saha takımlarından biri olan City, 10'da 10 yapmak için çıkmıştı sahaya ama Santa Cruz engelledi.Yine de iç sahada kaybetmeyen ünvanını diğer üç takımla birlikte taşımaya devam ediyorlar.Gazetelerde İsaksson ve Vassel isimleri dolaşmakta.Kalede Joe Hart vardı bugün, Kasper'in yoluğunda o da güven vermemekte.Yine de acaba olabilir.Vassell bu forvet bolluğunda formayı kaptı, golleri sıralıyor.Tıpkı Carlton Cole gibi, kaçan balık büyük oluyor.

Man City 2 - 2 Blackburn

***

Bir gün ara, mesai tekrar başlıyor EPL'de.Sonra yine bir gün ara, aynen devam.Yeni yıla futbolsuz girilmesin diye...

Cumartesi
Birmingham v Fulham, 17:00
Chelsea v Newcastle, 17:00
Portsmouth v Middlesbrough, 17:00
Sunderland v Bolton, 17:00
Tottenham v Reading, 17:00
West Ham v Man Utd, 17:00
Wigan v Aston Villa, 17:00
Everton v Arsenal, 19:15
Pazar
Derby v Blackburn, 15:30
Man City v Liverpool, 18:00

Noat Samisa

28.12.07

Modric'i burada, ve burada anlatmıştık.Dinamo Zagreb'in başkanı dün Londra'ya gelmiş, maksat Luka Modric'i mezata çıkarmak.Açılış bedeli olarak 18 milyon avro belirlemiş.Manchester City, Chelsea, Tottenham ve Arsenal ilk talipleri.
City'de Elano-Johnsonn ikilisi sene başı nefis bir uyum yakalamışlardı, sakatlıklar bel büktü.Modric gelirse eksiksiz kadroda Johnsonn kesilir.City için bir üst postta fazlası da var.Chelsea'de Avram grant transfer beklentisinden bahsetmiş, gidenler-gelenler olacak.Obi Mikel kesilebilir, tabii Modric kendini kabul ettirdiğinde.Tottenham Ramos'la vites artırmaya devam ediyor, dokunmasalar takıma daha iyi.Geldik Arsenal'e.En uygunu bana göre.Çıkar Flamini'yi, koy Modric'i.Aslında kadrosu en bol görünen takım Arsenal, zirveyi kaybetmesine rağmen gözümde en tamam takım Arsenal.Flamini'nin devamlılığı ve çalışkanlığı, üstüne Modric'in oyun zekası.İngiltere'yi Wembley'de yıkarken Hırvatistan, Zagreb'in 22 yaşındaki kaptanının önderliğinde yapıyordu bunu.İki Fabregas olur diyelim, Eduardo transferi ile tok satıcı Zagreb'den ufak çapta bir kazık yemiş olsalar da bu kez oyuncu garantili.
Arsenal'de Wenger transfer yapılmayacak dese de çok güvenmemek lazım.Genel olarak akla gelen soru işareti, Portsmouth'ta ve Hırvat milli takımında kalitesini ortaya koyan Niko Kranjcar'ın yalnızca £3,5 milyona Hajduk Split'ten transferi.Zagreb orijinli bu oyuncunun Hajduk'a sürpriz transferi sırasında işe mafya da girmiş, o dönem zaten Euro 2004'te baba kıyağı ile kadroya çağrıldığı söylentileri ayyuka çıkmışken menejeri de öldürülünce ülkede gündemin bir numarası olmuştu.Modric için istenen meblağda bu olay örneğiyle soru işaretleri dolanmakta.Neden?Modric'in vasıfları Krancjar ile karşılaştırmak yersiz.10 numaraların ve ön liberoların köküne kibrit suyu derken, 2010 WC'sının bir numaralı damlarından bahsetmiştik, çift yönlü orta saha oyuncuları.Üstüne aşmış oyun zekası, şut atabilme özelliği ve fiziki mücadele yeterliliğini de ekleyince alın siz 20 milyon avroluk Modric.
Fotoda Modric-Cruyff benzerliği bulunmuş, topu benzemese de tipi pek bi benzer.Alkışlar da Dinamo Zagreb'e gitsin.Tüketim toplumunda üreten ve pazarlayan herkese saygı duyma ihtiyacı hissediyorum.Modric'ten sonra bir başka favori adamım Veloso'nun da haberinin eli kulağındadır.

Noat Samisa

27.12.07

Boxing Day'de pubların alayı kapalı, kombinesi olan stada gitsin, olmayan Britons da dünden kalma yorgunluklarını evde aileleriyle atsınlar, yayılsınlar, içsinler, şu sıralar da sızmış olmalılar, amacıyla Britanya'da program pek bi doluydu.Eğlence işçisidir futbolcu, bayramı olmaz.Müşterisinin bayramını daha bi bayram yapma görevi vardır.Bizdeki yabancılar kaçadursun, herkes evinde yayılırken Britanya'da yeşil çimler ışıklı.Önce gündüz maçlarında anormal şeyler oldu, günün kapanışı da bu sezon 5. kez olmak üzere Portsmouth klasiğiyle bitti.Attırmadılar Arsenal'e de, kendileri de atamadılar.5. maç oldu bu sene, Fratton Park'ta beşinci 0-0.Arsenal için de bu sezon ikinci, EPL'de bir ilk gerçekleşti.CL'de Slavia Prag deplasmanında gol atamayan Arsenal, Pompey deplasmanında gol atamayarak bu sezon ilk kez bir EPL maçını boş geçti.Aynı zamanda lider de değişti, eşit maç sayılarıyla United 45, Arsenal 44.
Portsmouth'un 0-0'ları birbirinin kopyası, yanlış hatırlamıyorsam bu izlediğim 3. benzer maç.Liverpool maçında sene başı penaltı kaçmıştı, o biraz farklı sayılır.Yine 50-75 arası oyuna egemen olan Portsmouth, son 10 dakika baskı yiyen yine Portsmouth.Arsenal gol vuruşunu 80'de yapabildi, bir de Rosicky'nin 90+2'de kaçırdığı net gollük pozisyon var.Bu kayıplar dizisi geliyorum diyordu, 5 ile 12. haftalar arası Arsenal'e göre gerileme var, Fabregas'ın yokluğu da bu aşırı yüklemeden dolayı oluşan gevşekliğe çözüm değil.Diğer tarafta Benjani çok koştu ama genelde boşa koştuğundan son savunma arkası koşusunda kaleciyi de geçti ama nefesi yetmedi.Belki Utaka daha evvel girse değişik olabilirdi.
Akşam maçını izleyebildik, gündüz ortalık karışmış, Stamford Bridge'de 3 kırmızı çıkmış, 8 gol atılmış.Maloney ile 2-0 öne geçen Villa, 10 kişi kaldıktan sonra dengeyi kurmak için rakibin de eksilmesini beklemek zorunda kalmış.90'da Barry'nin penaltısı ile skor belirlenmiş.Uzun zamandır ıskarta vaziyette bekleyen Ballack, haftasonu da süre almıştı, bugün penaltıyı yaptırdı, golünü attı.
İlk yarıda 6 attıkları takımı, ligin en kolay deplasmanını bile kabusa çevirme potansiyeli ile fazlasıyla korkuytucu bir takım olmaya başladı Liverpool.1-1 iken anca 90'da ''kaptan gemisini kurtarmış''.Foto gol sonrası Derby kalesinde çöküşün fotosu.Juande Ramos faktörünü haykırmak gerekiyor, Londra derbisinde Tottenham, Fulham'ı 5'ledi.
United 4 tane attı, Sir eski öğrencisinin üzerindeki baskıyı daha da artırdı.Sunderland 12 haftada 1 galibiyet ile Derby'nin üstünde anca yer buldu kendine.Ligin en çok para harcayanlarından ama yeri dip.Wigan, Newcastle'ı yenerek kendini düşme hattından yukarı attı, Bruce ile az da olsa ivmelenme var.Emre 90 dakika formayı taşıdı.Everton, ligin en dengeli takımı sıfatını haketmeye başladı, tırmanışa devam.Bolton bi ileri iki geri.Tuncay 90 dakika sahada kaldı, skor pek bi sevimsiz.İlk gol de Downing'den, tabii kendi kalesine.Reading, 29'da 10 kişi kalmasına rağmen West Ham deplasmanından 1 puan çıkardı, bu puanlar çok değerli.

Birmingham 3-0 Middlesbrough
Chelsea 4-4 Aston Villa
Derby 1-2 Liverpool
Everton 2-0 Bolton
Spurs 5-1 Fulham
Sunderland 0-4 Man United
West Ham 1-1 Reading
Wigan 1-0 Newcastle
Portsmouth 0-0 Arsenal

Kapanış yarın 21: 45'te, City-Blackburn.City iç sahada 10'da 10 için sahaya çıkacak.

Noat Samisa

27.12.07

Gündüz Tekin Onay'ın oğluyla gençler şampiyonası anlattı zamanlar, NTV yine her zamanki gibi özel bir iş yapmıştı.Şimdinin pek çok vitrin oyuncusunu o turnuvada görmüştük, en iyisi Owusu-Abeyie idi, Rusya'ya gidince geride kaldı.Babel var iyi transfer yapan, daha da sayılabilir.Ukrayna maçı olsa gerek, bizim gençler ikinci golü atmışlardı, yarı bitene kadar baba-oğul ''Sayın Onay''lar 2-0'dan konuştular.Meğer gol ofsaytmış da maç 1-0 imiş.O sıralar maç sonraları da program yapılıyor, altyapılar, genç oyuncular falan muhabbet dönüyordu.''İzmir'de gördüm'' diyordu Gündüz Hoca.''Yeteneği görmek kolay değildir'' diye de ekliyordu.
Zaman geçti, bu vakte gelene kadar A milli takım ve Beşiktaş hariç oynadığı her takımın birinci adamı oldu İbrahim Akın.Pek az futbolcuya nasip olan iç üst şutlarıyla goller attı, kısa dönemlerde Beşiktaş'ta formayı da kaptı.Gün geldi kulak rahatsızlığı denge problemi yarattı, gün geldi atlarıyla meşgul oldu fazlasıyla, Sergen kefil oldu kendisine.Evlendi, Tigana ile birlikte takımda bir rol edindi, UEFA gruplar periyodunda da formayı aldı.Ama gördüğü saçma kırmızı kart bir nevi sonu oldu.Geldiğinden beri yaşattığı en büyük sevinç ile geçen sezonki Sivas maçıyla meşaleyi yaksa da bugüne geldik.1 milyon 100 bin bonservis, İbrahim Akın İstanbul Büyükşehir Belediyespor'da.Yitik bir yetenek olarak yakın dönem Beşiktaş tarihindeki yerini aldı.Aynı vasıfla Türkiye futbolu tarihinde de yer almak istemiyorsa çalışmak, kafasını sahaya koymak zorunda.

Noat Samisa

26.12.07

Bakmak ile görmek arasındaki farkı anlatır hep bana bu amblem hikyeleri.Fazla kimse farketmez Man United'ın amblemindeki gemi figürünü, çok şeyi anlatmasını isteyip de zamanında amblemi ortaya çıkaranların mühre koydukları küçük şeyler farkedilmez.Portsmouth kulübünün armasındaki ay-yıldızı farkeden çok mudur bu memlekette?
1845'li yıllarda Britanya'da büyük bir kıtlık baş gösterir.Kıtlık ve susuzluğun etkisiyle salgın hastalıklar başlar, kısa zamanda kuzeyden güneye tüm Britanya'yı etkiler.Avrupa'nın hasta adam'ı, Osmanlı Devleti, o yıllarda dosta düşmana halen güçlü olduğunu göstermek adına çeşitli faaliyetlere girişmiştir, ilerleyen senelerde aşırı lüks harcamaların da amacı budur.Temelinden sarsılan büyük imparatorluğun yıkılışını geçiktirmek, yıkılışı bile şanına yakışır biçimde sağlamak, düşmana güçlü gözükmek adına yalnızca göz boyamaya çalışmaktır.Bu amaçlarla Sultan Abdülmecid döneminde Britanya'yadaki insanlara az da olsa yardım etmek, ölü sayısının bir milyonu geçtiği coğrafyayı daha fazla ceset tarlasına döndürmemek adına 3 gemi gönderilmiştir.Gemiler erzak doluydu, yiyecek yemek bulamayan, hastalıklardan iflahı kesilen halk için bu yardımlar çok önemliydi.O dönemde bile İngilizler limanlarını Osmanlı gemilerini açmadı.Osmanlı gemileri de yüklerini, İrlanda'nın kuzey doğusundaki Drogheda kasabasına indirdiler.
Burdan 5 yıl sonrasına geçelim.5 yıl öncesinde limanlarını Osmanlı yardımına açmayan İngilizler, aradan geçen süreçte Osmanlılar ile yaptıkları çeşitli gizli anlaşmalarla oldukça sığ da olsa diplomatik ilişki kurmuşlardı.Elde İngiliz-Osmanlı ilişkilerine dair fazlaca sahih bilgi bulunmamakla birlikte, 1850 yılında Portsmouth limanına eğitim amaçlı giden iki geminin bu anlaşmalar sonucunda limana yanaşabildikleri düşünülmektedir.Britanya'da yaşanan kıtlığın etkileri o dönemde de sürmekte idi ve limana demirleyen, kimi kaynaklarda İngiliz yapımı olma ihtimallerinden bahsedilen Mirat-ı Zafer ve Serag-Bahri isimli gemilerinin mürettabatından salgın hastalıklara yakalanıp ölenler olmuştur.Seyir ve topçuluk eğitimi için gittikleri Portsmouth'ta hayatlarını kaybeden 26 asker, o deönemin kendine has şartları nedeniyle Anadolu'ya getirilememişler ve öldükleri topraklara gömülmüşlerdir.1902 yılında kabristan haline getirilerek etrafı çevrilen mezarlık, T.C. Genelkurmay Başkanlığı tarafından 1985 yılında şehitlik statüsüne alınmış, 1993 yılında da bugünkü halini almıştır.
İkisini birleştirelim şimdi.1919 yılında, İrlanda'nın Drogheda kasabasında bir futbol kulübü kuruluyor, adı Drogheda United.Kulübün amblemi, şehrin amblemi ile aynı figürü taşıyor, Osmanlı yardımlarına şükran adına ay ve yıldız.Geçen sezon İrish Eircom'u lider kapattılar, UEFA 2. önelemesinde Helsingborg'a elendiler.

Diğer yanda limanlarını açmayan krallık.5 yıl sonra Osmanlı ile kurulan ilişki, sonucunda yaşanan ölümler.Mürettebattan ölenlerin ve hayatta kalarak geri dönenlerin, halen ülkede var olan salgın hastalıklarda halka yardım ettiğine dair iddialar da mevcut.Eğer bunu göz önüne alırsak, Drogheda'da, İrlanda Cumhuriyeti'nde yaşananların güneydoğu İngiltere'de de yaşandığına ihtimal vermek mümkün.Ancak Portsmouth kulüp tarihinde de bahsedildiği, oralarda kabul gördüğü şekliyle, 3. Haçlı Seferi sırasında, 1191'de Kıbrıs adasını alan İngiltere kralı I. Richard, Aslan Yürekli Richard, 1194'te zamanın en önemli limanlarından biri olan bu şehre bu armayı Kıbrıs'tan getirmiş.Burda hemen şu soru geliyor akla, 1191'de ay-yıldız Kıbrıs'ta ne arıyor?Bu noktayı tarihçilere bırakıyor, hilal-yıldız-ebced hesabı-müslümanlı-din vs. ilişkileri bu blogu aşar diyoruz.

Hepsinden değerlisi, 23 Mayıs 2006 tarihli The Sun haberi.İşi gereği Yemen'de bulunan bir İngiliz vatandaşı, şahsi arabasında tek başına iken radikal dinci gruplara mensup birkaç kişi tarafından durduruluyor.Elleri silahlı, hatta AK-47 sahibi bu şahısların kendisini öldüreceğini ya da rehin alınacağını düşünen Tony Restall, ilginç bir biçimde herhangi bir sorun yaşamadan serbest bırakılıyor.Nedeni ise arabasının ön camında bulunan sticker, Portsmouth kulüp logosu.

Futbolu bugünü, endüstrisi derken dününü unutuyoruz, yalnızca fotograflarda yaşatıyor, hikayeleri umursamıyoruz.Tamamı sahih olmayabilir ama uzun zamandır hevesliydim bunu yazmaya.Hilali, yıldızı, beğenilir beğenilmez, atalarımızdır.O topraklarda izleri bulmak benim için heyecan verici.Okuyoruz, Milan'ın, Athletic Bilbao'nun hikayelerini.Bizim de böyleymiş hikayemiz, bu senenin EPL sürprizi başlığıyla henüz Ağustos ayında adını söylemeye başladığım Portsmouth kulübünün ve şehrinin böyle bir kader birliği var Türkiye Cumhuriyeti'ni bünyesinden çıkartan İmparatorluk ile.Futbol futboldur, böylesi daha bi insana uygundur.Portsmouth kulübünün şu zamanda sahibi, Rus vatandaşı, oligark sermaye sahibi, İsrail pasaportlu Fransız Alexandre Gaydamak.Drogheda ise İrlanda'ya uygulanan izolasyonlar sebebiyle ülkenin politik durumu gibi kendi kabuğunda yaşamını sürdürmekte.

Noat Samisa

26.12.07

4 gün nadasa bıraktık blogu, umulur ki sempati erozyonuna uğramamıştır.Kimisi gecikmeli, kimisi bugünden biraz yazalım...

# La Liga ikinci favorimdir ama EPL ile aradaki makas benim nazarımda o kadar açık ki, bu sempati sıralamasının pek bi önemi kalmıyor.Uzun zaman bekledik El Clasico'yu.Gördük ki Baptista yatıyor yatıyor, başka yerde görülmeyecek, başka birine nasip olmayacak gol vuruşlarıyla piyasa yapıyor, pazar günü gibi kredi alıyor.Krkic oyunda kaldığı kısa süre içinde Ronaldinho'dan faydalı oldu desem herhalde kendisinin Barcelona'dan gitmeye hazır olduğunun haberini de vermiş olurum.0-1 ile Barcelona'nın rekorları da çöpe gitti.Pepe-Cannavaro ikilisi pek bi savaşkan, kim kimi toparlıyor denirse kesinlikle Pepe Fabio'yu topluyor.İkisi de topla hiç mutlu değiller ama gittikçe kendini aşan Diarra ve kenarlardaki topu bilen elemanlarla bu sorun gideriliyor.Bu gereksiz bir bilgi oldu bu maç için belki, aşağıda devamı var.7 puanın lafı olmaz, geçen sene yeterince görüldü.Ama Real-Barca arasında puandan başka ne fark var denirse söylenecek bir şeyler var.Real'i ve Pepe'yi övmek gerek.
# Fox tv memleketin en vizyonsuz kanalı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.Yayın akışında gösterilen Arsenal-Tottenham maçını yayınlamadılar, akşam M'Boro yayındaydı ama.Londra derbisinde ''Ramos'lu Tottenham'' deyimine yaraşır bir oyun gördük sahada, sene başındaki Tottenham ile şimdiki arasında büyük fark var.Arsenal'in sene başından beri bölüm bölüm bu kadar yoğun baskı yediği ikinci maç oldu, diğeri için erteleme Newcastle maçına bakınız.Bendther oyuna girdi, o nasıl bir yükseliştir, o nasıl bir kafadır bağırışlarıyla golünü attı.
Keane de kaçırdığı penaltıya dövünmekle meşguldü o aralar.2-1 bitti, Emirates'te yine derbi kaybedilmedi.Almunia ile ilgili bugün çıkan haber, kaleciniz yoksa ben geçerim şeklinde.Halihazırda Robinson memleketin en iyisi izlenimi vermekte ama her kaleciye olduğu gibi Robinson'a da milli formayı giyince bi haller oluyor.Seaman için 2002 WC sonrası söylenmiş, ''If David Seaman’s dad had worn a condom, we’d still be in the World Cup.'' sözü de vardır, Britanya topraklarında kaleci olmak pek akıl işi değil.Beckham gelir mi, kaptan olur mu, burdan Carlos bile müdahale etti o olaya.Yarın christmas programı var EPL'de, gündem fazlasıyla başka yöne kaymış durumda.Tottenham demişken transfer haberimizi de verelim.Cardiff'in sol taraf savunmacısı, 18 yaşındaki Galli oyuncu Chris Gunter, £2 milyona Totteham'da.Ledley King de dönüyor artık, en doğru ikili bu zamandan sonra bulunacaktır.
# İnter-Milan maçının ikinci yarısına denk geldim, nedeni hemen aşağıda yazmakta.İnter, Milan'ı esas duruşta alkışladı ama emekli tayfasına Pirlo'nun golü yetmedi.Topun, topçunun yaşı olmaz, iyisi vardır, kötüsü vardır.Kabul buralar.Ama bu kadronun yaşamadığı başarı kalmadı artık, insan elindekinin kıymetini bilmez, hep fazlasını ister.Fazlası da yoksa değişim gerekir ya da işler kötüye gider.
# Pek bi övdüğüm Micah Richards'ın da kasedi çıkmış piyasaya, kısa ama yeterince sansasyonel.Capello formayı haketmek lazım diyor, zaten zoraki sağ bek oynuyordu, bir müddet yalnızca City'de takılacak gibi.

# Ergin Ataman faktörü ile harika bir kadro kuran takıma 2 gün evelle de Drobnjak katılmıştı, bayram günü keyifler yerinde gittik salona.Az da olsa katkıda bulunduğumuz pankart da oradaydı, açıldığında oluşan muazzam görüntünün farkına eve dönünce varabildik.Takımın aşmış savunmasına, Mrsiç'in yalnızca 3 kez potayı görebilmesine, Shumpert'e, Kaya Peker'e ve diğerlerine fazla diyecek bir şey yok.Fenerbahçe takımı için söylenecek çok şey var, nitekim muhtelif mekanlarda hararetli tartışmalar yaşanmakta.Beşiktaş basketbol takımını övmek gerek.

# Galatasaray, Mehmet Yıldız transferinde öncelik almış.5 milyon çok demiştik, burda mevcut.Diğer transfer de Emre Güngör, Ankaragücü'nden.İyi transfer.Topa sert bir oyuncu, belki takımda pek çok alternatif var ama forma verilirse işini iyi yapacak bir oyuncu daha göz çıkarmaz.Öncelikle yabancılardan beklenen verimin alınması lazım asıl mesele takviye değil.

# Beşiktaş'ta 28'inde gönderilenler belli oluyormuş, Sinan Engin buyurmuş.Yabancı oyuncu göndermek demek kafadan 3 milyon avro zarar.Diatta ve Higuain yerine adı geçen isimler, Holosko, Mellberg, Feindouno, Gallardo, Makakula, Bakari Kone, Kaka (Boavista) ve yerli olarak Selçuk İnan.Mellberg'in sözleşme sene sonu bitiyor, Villa'nın halihazırda Knight ile birlikte havadan ve yerden fazlasıyla kalın ve kuvvetli bir ikili oluşturduğunu ve Mellberg'in ederini düşünce bu transfer haberi hurafeden öteye gidemiyor.Feindouno'yu burada irdelemiştik, o da hurafe gibi.Gallardo ismi pek bi meşhurdur burada, sanılır ki on numara topçu.Arızası bol adamdır, menejer kaktırması durumuna düşmüştür.Uza durulsundur.Makakula 1.94, Bakari Kone 1.65.Ertuğrul Sağlam ne istiyor anlayan beri gelsin.Kaka için yorum yok.Selçuk için de bu blogun muhtelif yerlerinden Akaretler'e çağrı yapmışımdır.Yine saldırdı bizimkiler oraya buraya, adam almayıp adam gönderseler kabulümdür.

# Yarın EPL'de Christmas programı var, favori maç akşama, Pompey-Arsenal, 21: 45.

Noat Samisa

25.12.07

Tevez transferinden en az 1 sene öncedir United'ın forvet transferinin hikayesi.Geçen sene abartılı işler yaparak şampiyon olunurken takımın eksik gösteren tek bölgesi idi, Rooney'den farklı tarzda sırtı dönük işi bilen, kafacı, top kovalayan adam lazımdı.Berbatov işte.Fiyatı 40'tan açınca olmadı, leasing yoluyla Tevez geldi.Geçen seneden farklı olarak orta sahadan bir adam eksiltilip Tevez takıma girince sene başı bocalayan, sonra 1-0'lara abone olan United gitti, geçen seneden iyisi geldi.
6 aydır izleniyormuş genç santrafor.Carlos Queiroz'un idmanlara katılsın ısrarı sonrası 3 haftalık deneme amaçlı idmanlara katılmış, yine Queiroz'un alınsın telkinleri kabul olunmuş.Angola milli, 83 doğumlu, 1.88 boylu Manucho Gonçalves Manchester United'da.Çalışma izni işleri hallolduktan ve Afrika Kupası'ndaki görevini tamamladıktan sonra tekrar takıma katılacak.''Berbatov etkisi''nin amaçlandığı bu Afrikalı'nın fiziğinden belli.Acaba kim, o gelir mi, bu olur mu derken Ferguson forveti beleşe getirdi.Elde uyduruk istatistikler harici kaydadeğer fotograf dahi yok.Kısmet Afrika Kupası'na...

Van der Sar da bu sezon sonu biten sözleşmesini bir sene daha uzatmış.Jübile de 1 sene erteledi böylece.

Noat Samisa

21.12.07

Yayvan dizlişi ile futbolu yavanlaştıran bir takım Beşiktaş.Daha ligin ilk 3 haftasında ortaya çıkmıştı, çizgi savunma çöpe atılmış, 80 metrede oyun saçmalığına girilmişti.Sanıyorum tek geçerli sebep de Tigana'nın yaptıklarını örtmek, geçen senenin izlerini silmek.Futbolcuların kafalarına vurula vurula öyle ya da böyle işler hale gelen bir yapıydı o, çöpe atılması bugün Manisa'nın Beşiktaş 18'i önünde dakikada 10 pas yapmasına sebepti. Gol de böyle geldi, ''orta saha yine çok ileride kaldı'' dedim, yirmi saniye kadar sürdü pozisyonun ''goool'' diye bağırması, sonra gol geldi zaten.Uğur İnceman futbolunu taşımaya devam ediyor.
Beşiktaş'a maçı kazandıran ise Manisa'nın solunun zayıflığı ile Beşitaş'ın sağı kullanma ısrarı idi.Önünde bir tehdit olmadığını görünce Ali Tandoğan sürekli ileri çıtı, belki 15 bindirme yaptı.Penaltı ve ikinci gol böyle iki Ali Tandoğan bindirmesi sayesinde geldi.Galatasaray Ferhat'ı göndermekle doğru iş yapmış mı yapmamış mı kesin hüküm vermek için Ferhat'ın önüne çalışır vaziyette birini koymak gerek.Bugün Rafael de Holosko da saldılar sol tarafı.Ferhat çok yalnız kaldı.Beşiktaş'ın sağı çalışırken solu bütün maç yattı.Tello sürekli içe kaçtı, bi ara diziliş üçlüye dönmüş gibiydi.

Delgado'nun çıkması Beşiktaş takımından dikine oynama kaabiliyetinin yarısını alıp götürüyor.Ligin başlarında otomatiğe bağlamıştı Ertuğrul Sağlam, her maçın 70'inde çıkıyordu Delgado.Zaten takımın geçen senden yalnızca birkaç artısı var, onlardan biri de fit durumdaki Delgado.Burak bu takımda daha fazla rol almalı, ıskarta oldukça daha da ıskarta edecek kendini.

Ertuğrul Sağlam'ın Delgado değişiklikleri bir yerde takıntı gibi, pek bir şey söylemek istemiyorum bunun hakkında.Ama Koray sakatlanınca yaptığı değişikliğe tam not benden. Ya Aydın girip Tello ortaya geçecekti ya da Del Bosque ile hazırlık maçlarını ön liberoda geçiren Toraman.İkincisini yaptı, gol yenilmediğine göre sonuca etki notu da iyi.
Tello 16 aydır aralıksız maç yapıyor, motoru yanmak üzereyken iyi bir tatil yapsın.Rotasyon uğramayan Bobo'ya da iyi bir tatil, yakışır, aktif dinlenme faaliyetlerine hastayım sahada.Yine gollerini attı, 3 puanı aldı.Salıya kadar bi ilk yarı değerlendirmesi, gelecek-gidecek muhasebesi yapmak lazım.

Günün dersi: Nobre yine gol atmadı, demekki sorun gözlerinde değil.

Vecihi, Hüdaverdi, Zoro.Nobre işte.''Yalnızca sırtı dönük'' santrafor.Nobre 3 milyon ediyorsa, Holosko'nun 5'i rahat var.Bugün küfür etti hocasına, orayı burayı tekmeledi, arıza bir şahsiyet olduğunu daha önce gol sevinçlerinde göstermişti.Ama bu durum Holosko'nun bu ligin pazarlanabilir elemanlarından biri olduğu gerçeğini değiştirmez.Adamın son vitrin maçı, gol lazımken dışarı almak pek olmadı.Bundan sonra bağlasan durmaz Holosko.

Noat Samisa

22.12.07

Tam İtalyan işi oldu.İtalyanların kati suretle surat ekşittikleri, İngilizlerin ise nispeten hoşnut oldukları eşleşmeler bunlar.
Liverpool - Inter

Seribaşıların en zayıfı İnter idi, bunu gruplar belli olduğunda burada söylemiştim.Juventus dağıldığında yarattıkları toplama takım ile tüm zamanların en antipatik takımı olmayı başarmalarının yanı sıra, dağınık görüntüleriyle de diğerlerinden ayrılıyorlardı.Sağı solu hiç belli olmayan Liverpool ile kesinlikle kadro yapısını ve futbolunu beğenmediğim İnter.Pek bi denk eşleşme.

Arsenal - Milan

Görmüş geçirmiş Milan'lı oyuncuları lig maçları sarmayınca onlar da ligi makaraya sardılar, iş-güç CL oldu artık.Tam kadro ve formda bir Arsenal, yeryüzünün en efektif futbolunu oynayan takımı.Süper maçlar olacak.

Olympique Lyon - Manchester United

2 sene evvel 2 sezon üst üste aynı grupta yer almışlardı, yine kader birliği düştü onlara.Dengesizleşebilen bir takım Lyon, gruplarda Rangers'tan evlerinde 3 yemeleri soru işareti.Güzel maçlar olur bu eşleşmede.

Olympiakos - Chelsea

Fenerbahçe ile birlikte 4. torbadan turlayan ikinci takım Olympiacos.Castillo hikayesinde ufak bir özet geçmiştik, yeri gelirse ek yaparız.Yunanistan'da avantaj yakalanırsa, az atıp az yiyen Chelsea evinde tıkanabilir.Kötü senaryo bu.

Celtic - Barcelona

Celtic, CL'ye penaltılarla gelmiş bir takım, kendi sahalarında oynadıkları Spartak maçını penaltılarla da olsa kazandılar, ardından grubundaki 3 takımı da Glasgow'da mağlup ettiler, 9 puanla turladılar.İlk maçta Barcelona ummadığı bir sonuç alabilir.Celtic turlarsa, sekiz eşleşmenin en büyük sürprizini yapar.
Roma - Real Madrid

Sürprize en açık eşleşme.Roma, Man Utd ile eşleşmedikçe gayet mutlu-mesut top oynuyor.Geçen seneden kalma hezeyanları bir kenara bırakıp, alır-satar poltikanın gereği olarak bu sene geçen seneden fazlasına ihtiyaçları var.

Schalke 04 - Porto

Terazi Porto yönüne bassa da nispeten dengede.

Fenerbahçe - Sevilla

En zayıf 2. takımı mı seribaşıların?Şeker gibi kura mı?Nispeten iyi bile denemez ki buna.Bu adamlar topu uzayda oynamıyorlar, aç NTV'yi en kötü 3 haftada bir Sevilla maçı var, izle.CSKA maçı akşamı yazdığım yazıda ''Çek bir Porto mu?Avrupa Premier Ligi'ndan rakip seçilmez, artık iş bitmiştir.'' demiştim.Fenerbahçe maçlara hazırlığın yanında durum ve sonuç analizi yapmalı, bundan sonrasının takımın bu senesine değil geleceğine ait olduğu bilinmeli.Sevilla elenebilir mi?Her maçın iç dinamikleri vardır, genegeçer gerçekler dahi yalan olabilir, mümkündür.Kendini yeterli görüyorsan dahi -o bakış açısı için kötü- kötü senaryo yazılmalı, üzerinde düşünülmeli, adımlar öyle atılmalı.Misal, hezeyan getirmeyecek bir sonuçla İspanya'dan dönmek?Önümüzdeki sene için hazırlıklara şimdiden başlanmalı, TOP 16'nın üstüne nasıl çıkılır'ın da, alır-satar yapıya geçişin yani devamlılığın da formülleri bulunmalı.''Tecrübe kazandık''tan fazlası çıkmalı bu eşleşmeden.Sevilla incelenmeli, kurumsallaşması örnek alınmalı.Öneriler çoğaltılabilir.Duvara asılası formalar #1'de ''Haçlı'' Sevilla forması mevcut.Poelmik kokusu var havada.

İlk maçlar ikincilerin sahasında, 19-20 Şubat.Rövanş 4-5 Mart.Milan-İnter stad kullanım çakışmasından dolayı İnter-Liverpool rövanşı 11 Mart'ta.

***

UEFA CUP

Anderlecht-Bordeaux v Aberdeen-Bayern Munich
Rangers-Panathinaikos v Werder Bremen-Braga
Bolton-Atletico Madrid v Sporting Lisbon-Basel
Galatasaray-Leverkusen v FC Zurich-Hamburg
AEK Athens-Getafe v Benfica-Nuremburg
Rosenborg-Fiorentina v SK Brann-Everton
Slavia Prague-Tottenham v PSV Eindhoven-Helsingborg
Marseille-Spartak Moscow v Zenit-Villarreal

3 ve 8 numaralı eşleşme dizileri favorim.Nihat ile Fatih karşı karşıya, CL kapısından penaltılarla dönen Spartak da Marsilya ile.Bu iki eşleşme bir finalsit çıkarabilir.

Galatasaray -tüm kalbimle ve beynimle- iyi bir kura çekti, hem Leverkusen hem de Hamburg olmak üzere.

Noat Samisa

21.12.07

Bi de kurşun sıksaydın bari...Peter Crouch buyurmuş ki Obi Mikel sanki kurşun yemiş gibi boylu boyunca uzanmış yere.Abartmış, rol kesmiş.İngiliz topçu yapmazmış böyle, yabancılar ityidir ama falan filan.Tekme atılacaksa bile bunun bir adabı vardır yahu, adama çift ayak, ikisi de havada ve neredeyse tabanlar diz mesafesinde olmak üzere girersen bunun sahada karşığı kırmızıdır, dışarıda karşılığı mahkemedir.Maç heyecanı, hırs falan diyeceğim bunlar açıklamaya yetmez.Futbol içi tüm açıklamalar zaten böylesi bir faulü açıklayamaz.Belki ''ben yaptım, Obi Mikel de hep yapıyor'' ile yırtılabilir.Ya da Christmas dönemi yoğunluğu yaşamak yerine ailen ile birlikte olmak?
Crouch'un 3 maçı var, bizim ülkede de sene başından sarı kart programını buna göre yapan topçular var deniyor.Yabancı oyuncuların sarı kart sayılarının yakın haftalarda arttığı doğru, gözlemlenebilir bir hadise.Bayram günleri maç oynatamaya karşı çıkan bir kesim de oluşmuş ülkemizde.Misal de bu hafta sonu TSL maçları.25 aralık gecesi en kraln NBA maçını izlerken, Avrupa ligleri maç oynatırken iyi, bayram akşamı tatlıcıya giderken iyi de eğlence işçileri futbolcuların programı mı yanlış?

Noat Samisa

21.12.07

Fulham'a geçen sene mayıs aynında Coleman'ın yerine gelmişti Lawrie Sanchez.Takımın sıkıntılı döneminde emanetçi adam olmuştu, işini de genel olarak emanetçi hoca kanunlarına göre yapmış, başarılı sayılmıştı.Bu sene ise en son 3 kasımda kazandı Fulham, ondan evvel 8 maç, sonra da 5 maç ile son 14 maçta 1 galalibiyet alabildi Fulham, sıra 18.
Geçtiğimiz günlerde e-bay'de satışa çıkarmıştı Fulham taraftarı Sanchez'i, en son 20 sterlin veren vardı.Eski Kuzey İrlanda hocası olmasının etkisiyle Healy'nin daha fazla süre almasını beklerdim, ama yapmadı, doğal olarak ben de pek sempati duyamadım kendisine.Onun da kelleyi uçurdular bugün itibariyle, İngiltere ulusal takımı, İskoç ulusal takımı, Chelsea, Tottenham, Bolton, Birmingham, Wigan ve Derby'den sonra Fulham da hoca değiştirdi.

Noat Samisa

21.12.07

CL, TSİ: 13: 00


Liderler:
A/Porto B/Chelsea C/Real Madrid D/Milan
E/Barcelona F/Man United G/İnter H/Sevilla

İkinciler:
A/Liverpool B/Schalke C/Olympiacos D/Celtic
E/Lyon F/Roma G/Fenerbahçe H/Arsenal

UEFA CUP, TSİ: 14: 00

Çapraz eşleşme usulüyle 1 ile 3 eşleşecek:


Liderler:
A/Everton B/Atletico Madrid C/Villareal D/Hamburg
E/Leverkusen F/Bayern G/Getafe H/Bordeaux

Liderlerde 3 İspanyol, 3 Alman, 1 İngiliz, 1 Fransız var.Batıyla makas açılıyor, işte argüman.

Üçüncüler:
A/Zenit B/Aberdeen C/AEK D/Brann
E/Zürih F/Bolton G/Anderletch H/Galatasaray

En iyisi yine Galatasaray-Bordeaux olur.

***

CL'den gelenler vs. ikinciler:

UEFA İkincileri:
A/Nürnberg B/Pana C/Fiorentina D/Basel
E/Spartak F/Braga G/Tottenham H/Helsinborg

CL Üçüncüleri:
A/Marsilya B/Rosenborg C/Bremen D/Benfica
E/Rangers F/Sporting G/PSV H/Slavia Prag

Noat Samisa

21.12.07

AZ Alkmaar'a yakın plan bakışımız, her Türk vatandaşında standart olduğu üzere geçen seneden başlar.Geçen seneki efsane şampiyonluk mücaledesiyle de şu vakte kadar ki tavanını yapar.İki adam seçmiştim oradan, herkesin gözüne batan sivrilerden Koevermans ve de Cler zaten yaptılar transferlerini.Bir diğer transfer yapan da Khalid Sinouh, hani bizim Kasımpaşa'nın kalecisi.Halen AZ'nin kalesinde yer alan Boy Waterman'ın kaleye geçmesine sebep olan Fenerbahçe maçı öncesi sakatlık hadisesi Sinouh'nun başına gelmişti.Waterman da top elinde değil de daha çok ayağındayken güven veriyor du geçen sene.Hiç daha evvel karşılaşmadığınız, hangi ayağının kullandığına dair hocalarınızdan da bilgi almadığınız bir kaleci dahi olsa, maçın ilk dakikalarında bunu öğrenir, geri paslarda kullandığı ayağının açısına göre baskı yaparsınız.Waterman iki ayağını da kullanan ve topları isabetli dağıtan bir kaleci.Onun üzerine takım arkadaşlarından farklı renk formayı geçirmesini sağlayan kalecilik vasıfları ise Fenerbahçe maçlarında standart altı bir izlenim vermişti, halen pek değiştiğini söyleyemeyiz.İki adam seçmiştim dedim, adları başlıkta yazıyor.İkisi de 84 doğumlu.Julian Jenner ve Maarten Martens.Jenner'in boyu 1.90'a varıyor, ilk izlenimin başlarında gezgin forvet sanmıştım.Sonradan gördük ki böylesi bir fiziğe sahip bir oyuncuda anormal bir kıvraklık var.Mevkiidaşları, kenar oyuncularında olmayan yeti fizik, Jenner'de fazlasıyla var.Keza Maartens'de de öyle.İkisi de Van Gaal ile geldi, Van Gaal'den evvel gitmeyi bekliyorlar.
Bugün Jenner sonradan oyuna girdi, Maartens kadroda yoktu.AZ Alkmaar'a saygınlık kazandıran oyun anlayışlarıydı, bunu yapmalarını sağlayan da başta hocaları Van Gaal'dı, bu zamanının Don Kişot'luğunu üstlenmişti, sonra oyun anlayışına tam uyum gösteren oyunculardı.Geçen sene takımdan birkaç dişli eksildi, Eredivisie'ta 21 puan, liderin 10 puan gerisi onuncu sıra.UEFA kupası A grubunda 4 puan, bugünkü 2-3'lük Everton mağlubiyetiyle dördüncülük.Bu mağlubiyet aynı zamanda Alkmaar'ın kendi sahasındaki son 32 Avrupa kupası maçındaki yenlimezliğini de bitirdi.

B grubunda Atletico Madrid, 90+6'da kazandı, Pana'yı altına aldı.Aberdeen de farklı kazandı, kendi işini halledip üçüncü oldu.C grubunda nihat'ın yedek oturduğu maçta çakma Tigana'nın golüyle Villareal öne geçmişti, Rivaldo AEK'yı eşitledi.Dakikası dolmadan Tomasson attı, lider belli oldu.Fiorentina'ya yatmaya gitti denen Vieri iş yaptı bugün, kokocu Mutu ile birlikte galibiyeti getirdiler.D grubunda liderlik mücadelesi berabere bitti.Basel'de Caicedo 81'de, Eren Derdiyok 85'te dahil olmuş, tekrarını bulmaya niyetliydim böyle olunca vazgeçtim.Rennes-Zagreb maçı da berabere bitince Brann'a kimse dokunmadı, bu grupta da hesaplar kapandı.

Noat Samisa

21.12.07

Gerrard mide rahatsızlığı nedeniyle Londra'ya götürülmemişti, Torres ve Kuyt da yoktu.Essien dönmüştü Chelsea'de, Obi Mikel ile birlikte Lampard'ı rahatlattılar, daha öne ittiler.Chelsea'nin Liverpool'a en büyük üstünlüğü sağladığı nokta burası.Xabi dönünce orta sahada pas yüzdesinde ve final paslarında artış umuluyordu, daha doğrusu burada sıkıntı vardı.Gerrard olmayınca Xabi'nin yanına Sissoko ve Lucas konulmuştu, Essien-Mikel ikilisi ezdi orta sahada.Lampard'ın hareketliliği Liverpool arka alanını daha da geriye yasladı, gol de böyle geldi.
Üçlü gibiydi Liverpool savunması maç başı, sonraları Arbeloa da çıkmaya başlayınca ilginç bir diziliş oluştu, Sissoko geriye kaymaya başladı, Voronin kanada açıldı.Voronin'de ayrı bir parantez açmak gerek.Benitez ona fazla güvendi, güveniyor bana kalırsa.Torres'in sakatlık dönemlerinde Crouch'u 4. opsiyon yapmıştı, Voronin çıkıyordu sahaya.Başlarda taşıdı bu misyonu voronin ancak yük ağırlaştıkça formayı kaldıramaz oldu.EPL temposu biraz fazla geliyor kendisine.Chelsea ortadaki dengeleri eline geçirdikten sonra Sinclair ve Lampard ikilisi ile etkili oldu.İlk golden sonra Crouch insanlık dışı çift ayak tekmesiyle Mikel'i kasten yaralamaya teşebbüs edince oyundan atıldı, sonrası daha da bi kolay geçti Chelsea adına.Uzatmalarda Shevchenko günün Liverpool adına nadir başarılı isimlerinden İtendje'nin kapadığı köşeye şutu gönderdi, skoru belirledi.
Ligden kopmak ya da yarışa ortak seçeneklerinden birini yaşamak için önümüzdeki 10 günlük yoğun maç trafiğini bekleyen Liverpool, kötü ihtimalin gerçekleşmesi durumunda tutunacağı dalı da kesti.Hicks ve Gilett her ne kadar hocanın arkasında yer aldıklarını, uyum içinde çalıştıklarını söyleseler de çatlaklar büyümeye başladı.Haftasonu da zor bir maç var, senelerdir görülen film yeniden sahnede.Dün 10 kişi kalanlar turlamıştı, bugün tersi oldu.4 gün içinde iki büyük maç kaybetti Liverpool.Terry'i de ayağı alçıda gördük kulübede, koltuk değnekleriyle idare ediyordu.

***

Carling Cup Yarı Final

Everton, Tottenham, Arsenal, Chelsea

Noat Samisa

20.12.07

Günlerdir dönen hikayeler eşliğinde başladı maçlar.6. dakikada da bilumum ulema haber servisinden aldığım habere göre uyduruk bir penaltıyla gol gelince daha fazla masal dinler buldum kendimi.Penaltı mı uyduruktu, yoksa Bordeaux tarafınca bir yamuk mu vardı o kadarını maç görüntülerini izleyince öğreneceğiz.2-0 olunca iyice baydı, aynı dakikalarda Ali Sami Yen'de futbolcular takmış radyoyu kulaklarına, Atina radyosu dinliyorlar.Rakipte Yüksel Sarıyar var, 28'ine gelmiş halen Türkiye'ye yolu düşmemiş, ilginç.Cavenaghi yazınca yarı bitmeden işin rengi değişti tabi.Sonu da malum.
Bu, bizim yerleşmiş hasletimiz.Başarısızlıklarımızı başkalarına yüklemek.Son maça gidiyorsun, zerre önemi yok, deplasman, ligde iyi durumda değilsin zaten, Christmas geliyor, oyuncular tatil istiyor, arıyor derken 15 adam topluyorsun iyi kötü.Bordeaux'tan da pis kokular geliyordu, CSKA'dan da.Bizi şampiyon yapmazlar'ın cevabı da burada.Ne oldu şimdi?Bordeaux olmasa kendi işini halledemeyeceğini görenler, ne dedi şimdi?Merci mi?Sadece Galatasaray yönünden bakmıyorum olaya, yanlışlık olmasın.Hoşumuza giden, ruhumuzu okşayan, zihnimizde bir yerlerde saklı bekleyen komplo mekanizmalarını uyandıran şeyler bizim ilgi alanımız.Bir diğer garipsediğim durum da NTV'deki canlı yayında spiker dedi ki, Ahmet ve Nezih hocalar Atina'dan 2-3'ün haberi geldiğinde ''böyle biterse turluyor muyuz?'' diye gazetecilere sormuşlar.Gerçekten böyle bir şey olmuşsa ne denir bilmiyorum.

Diğer 7 gruba göre kolay bir gruptu Galatasaray'ın yer aldığı H grubu.Bu gruptan Panionios deplasmanında facia hakem hatalarıyla ve son maç günü Bordeaux'un Galatasaray tercihi sayesinde çıkmak, bu geceden sonra sevinilecek bir hadise değil.Panionios sıradan takım olabilir, Norveç de sabaha kadar oynasak gol atamıyordu bize 2-1'den sonra.Artık gerçekleri konuşsak mı?İç sahada 1 puan toplayabilen bir takımın mevcut statüdeki UEFA gruplarından çıkması gerçekten mucize.Helsingborg'a puan vermemek gerekiyordu, o bir yana puan alınamadı, sonuç bu.

E grubunda İsviçre deplasmanına gider Leverkusen Zürih'i beşledi.Sıfır çekmeye aday Toulouse, son maçta 3 puan alarak prestijini kurtardı.F grubunda Bayern evinde Aris'e altı tane attı, dördü Luca Toni'den.Braga da kazanıp Aris'i de Bolton'ı da altına alarak ikinci oldu.F grubunda Getafe Anderletch'i 2-1 mağlup etti, lider bitirdi.

***
E/Leverkusen, Spartak Moskova, Zürih, F/Bayern, Braga, Bolton, G/Getafe, Tottenham, Anderletch, H/Bordeaux, Helsingborg, Galatasaray

Noat Samisa

20.12.07

Konrad Plautz - Austria
Frank De Bleeckere - Belgium
Howard Webb - England
Herbert Fandel - Germany
Kyros Vassaras - Greece
Roberto Rosetti - Italy
Pieter Vink - Netherlands
Tom Henning Øvrebø - Norway
Lubos Michel - Slovakia
Mejuto González - Spain
Peter Fröjdfeldt - Sweden
Massimo Busacca - Switzerland

Futbolun pastası büyük, pastayı bölenler de hakemler.12 hakemin yer aldığı listede Fransız hakem yok, öncelikle ilgi çekici olan bu.Her turnuvanın geleneği olan ev sahibi ülkelerden hakem alma olayında bu sene hakedilmeyen kontenjan kullanımı yok, iki hakem de bu şampiyonada olmayı hakeden isimler.Markus Merk niye yok denirse, kendisi uluslararası hakemlikten yaş sınırı nedeniyle emekli oldu.

Noat Samisa

19.12.07

O'nu alan şampiyon oluyormuş.Güzel bir reklam politikası güdüyor Bülent Uygun.Harbi alan şampiyon oluyor mu biçiminde algılanırsa Bülent Uygun'un emek israfı yaptığına, Sivas'ın mevcut durumunda kendi payını azalattığına kanaat getirilebilir.Açık açık söylenen Sivas'ın devre arası oyuncu satmak zorunda olduğu.Bu vaziyet de Sivas'ın başarısının dönemselliğini ortaya koyuyor.Zaten fazlasını kimse istemiyor, mafya kılıklı şahısların iktidarı elinde bulundurduğu yerlerde önünüzü göremezsiniz, nakit hızlı gelir, hızlı gider.Cepten on çıkar, farkına varamadan yirmi gider.Sivaslı işadamları el atsın da pek akıllıca değil.Devamlılığı olan bir şey sonuçta futbol, bir kere verince parayı devamlılık arz edecek mi, doğru kullanılacak mı?
Mehmet Yıldız kalçasını en iyi kullanan oyunculardan.En iyi kıstasım tüm dünya.Kalçasını dayadığında ayağından birebirde topu almanız gerçekten çok zor.Hızlı olmamasına rağmen yine fiziğini doğru kullanarak topla kaleye gidebiliyor.Başka ne yapıyor?Yüzü dönük adam geçebiliyor mu, gol vuruşları nasıldır, bu sorulara olumlu cevaplar verilemiyor.Birkaç maçla, yarım sezonla vitrine çıkıyor yerli oyuncular bu ülkede, bir çoğu da hayat okulunda yetişmiş.Top 10 gramdır diyen bile var ki soyunma odasında tek dil konuşulması uzak dursun.Şimdi bu tek dil olayı da tartışılır, biz mi onlara onlar mı bize.Kim kime muhtaçsa.

5 milyon avro mu?Bir ülkede genel olarak insanlar nasıl benzer vasıflara sahipseler futbolcular da öyle. Bunun bir üst zümresi var, bir de ortası.Bir yetisiyle diğerlerine göre sivrilen 5 milyon avro ediyor.Yabancı sınır olayı da tam burada devreye giriyor, ulusal takım beklentileriyle çakışıyor.Keşke ''kazan kazan'' amacıyla değil de, yalnızca futbolun içinde görülerek ele alınsa bu meseleler.Yalnızca futbol derken işin içinde para da var, yanlış anlaşılmasın.Kararlar aklın önderliğinde, tek bir amaca hizmet etmez nitelikte olsa, hayat bayram olsa...

Bayramınız kutlu olsun efenim.Çok yiyip de motoru bozmayın, futbolsuz kalmayın...

Noat Samisa

19.12.07