Cevat Güler Hoca'ya saygısızlık etmek istemem, yaptığı işin küçümsenecek yanı yok.Ama bugün Cevat Güler ve Adnan Sezgin oturmuşlar, tahtaya şablonu şöyle yazmışlar, şu adama markaj vermişler, yok alan savunması, çizgi savunma, ters kademeye ayrıca dikkat falan demişler diyebilir miyiz?İlkokulda ''cumhuriyet-demokrasi'' anlatıldı bu vatanın evlatlarına, eh pek de iyi anlatılmamış ki üstünde onca yıl geçmesine rağmen halen bunları tartışıyoruz.Ne diyordu laiklik tanımı gibi içi boşaltılmış cumhuriyet tanımında: halkın kendi kendini yönetmesidir.Bugün sahada görünen buydu, bakış açısına göre sıfatı değişen ''baskıcı rejim'' sonrası demokrasiye geçişin hedef maça yansımasıydı.''Devrik lider'' de tribündeydi, bu devlette olmaz, ancak burada olur.
Parası yok, hocası yok, yabancısı yok, sakatı çok, 5 maçını seyricisiz oynamış vs. diyerek daha da destanlaştırmak mümkün bu geceyi ve puan tablosundaki yeri.Hatta sarı-kırmızı pencereden lacivert taraf karşılaştırması ile bu gecenin üzerine şeker serpmek de mümkün.90+3'te rakip ceza sahası önünde 3 kişiyle baskı yapmayı hangi futbol öğretisi sağlayabilir?Düşünüyorum, iki sene önce bunu ''parasızlık'' sağlıyordu, yani zor zamanda başaran ''saklı güç'', motivasyon, kenetlenme ya da her neyse.Şimdi ise rejim değişti, Galatasaray'a demokrasi geldi.Halk kendi kendini yönetiyor, tam manasıyla kendi kendini.Baş yok, belli bir lider yok.Geçmiş öğretiler tabii ki bir anda silinmez ama böylesi bir patlama da her zaman görülmez.Öneriyorum, toptan demokrasi mi gelse acaba ligimize?Göndersek mi özellikle futbolcu eskilerinden oluşan sene içinde Anadolu turnesi yapan Hoca'ları?Şimdiden kötü olur mu?Sonra hepsi yorumcu olurlar mı diyorsunuz?Bilmiyorum, bu devrimi yaptıktan sonra ona da bir çözüm düşünülür.''Her maça final gözüyle bakıyoruz'' sloganımız olsun, kulüp anblemine de koysun birileri.Latince yazsın hatta maksat farklılık.Demokrasi olsun kulüplerde, futbolcular kendi kendini yönetsin.Profesyonelliğin tam oturmadığı, devlet teriminolojisiyle değerlerin özümsenmediği ortamda zorbalık olmadan hiyerarşiye itaat sağlanması zordur.Elbette hiyerarşi'nin hükmü adil ve doğru ise geçerlidir bu.Kitle yönetimi bu noktada düğümlenir, çözen başarır, çözemeyen uğraşır, dener, değiştirir, adı devrim olur, başka yerde başka isim alır.Bu mudur acaba bizim futbolumuzun temel sorunu, sorunumuz, ya da bizde büyük sorun olan ama her yerde var olan problem bu mudur?
Dayanmadım, futbolun katılaşmış yönüne dair iki kelime edesim var.Karan-Song değişimi kritik bir arıza çıkardı, kontra tehditi kalmadı Galatasaray'ın.Böyle olunca yaslandıkça yaslandı 3 stoper+2 bek, karamboller oluştu.Diğer yanda Lugano'nun sakatlığı olmasa muhtemel değişiklik Maldonado-Ali Bilgin olurdu, sanıyorum etkisi olmazdı yine, maça Selçuk ile başlamama tercihi biraz başını ağrıtacak Zico'nun.Futbol kalitesi yeterli olmasa da standardın üstündeydi, mücadelesi ve heyecanı tatmin etti beni.Hedef maça iyi hazırlanan, daha çok koşan, mücadele eden kazandı.Haftaya Sivasspor'un ve Fenerbahçe'nin galibiyeti, son haftaya lideri belli, puanları eşit üç takım demek.Büyük maçların haftası kapandı, hepsinin tarafsız gözüdür bu klavye, tabii olabildiğince.

Noat Samisa

27.04.08


0 yorum: