Dışarıda geçirilmiş günün sonunda tvde üç maç var, ikisi büyük liglerin sezon öncesi ismi büyük maçları.Bir kanal ötede Porto maçı da var, Dragao'nun zemini sonrası Lig Tv'ye geçince birden televizyonun renk ayarlarında bir sorun olduğu düştü aklıma.Arçelik lcd de değil ki tv, bu kadar berbat bir görüntü versin?Dün de korner direklerini göremedik Lig Tv'nin muhteşem kamera açıları sayesinde.Görüntü kalitesi desen el kamerası seviyesinde, HD yayın zaten tamamen yalan.Maç sonu da Melih Şendil'in ''sessiz olun'' uyarısı ve ''kulağındaki x sesini alın'' ikazını işittik.Logo yenilenmiş, yorumcular da yenilenmiş, bizim midemize oturan o sert, suni, soyut ''mecburiyet'' hissi de yeni; yeni sezon cümleten hayırlı olsun.
Antalya'da zemin sıcaktan kurumuş, su tasarrufu yapmışlar.Sağolsunlar.En az iki aydır uykuda olan zemin ilk maçtan bu halde, e bu kadarı da ayıp artık.Sonra futbolcular geldi, tam bunları unutur gibi olurken ''saygı sövüşü'' rezaletine tanık oldum, sağ tarafta kafes içinde deplasman ''mahkumları''nı gördüm.Yeniden aklımdan binbir türlü cinlik geçti.Bunlar Antalya'ya özgü değil elbette, genel iğrençlikler.Bu seneyi tribün açısından nadasta geçirmeyi düşündüğümden genelleme dışıyım, daha rahat konuşabilirim.

Maç başladı, Antalyaspor siyahi oyuncuları dizmiş ileriye, geride düşen takımdan kalanlar ile yeni bir harman.Orta saha ise pek var gibi değil, Volkan var ama o da savunmadan gibi.Beşiktaş hazırlık maçlarından beri görüneni, geçen seneden beri olması gerekeninin bir bölümü ile sahada.Cisse'nin yanına Uğur gelince Cisse özüne dönmüş, orta sahadan ceza sahasına gidebilen bir diğer opsiyon olmuş.Zaten Cisse bu, istenildiğinde sağ bek dahi olur ki PSG'deki son senesinden kalma geçmişi de var.Bobo ileride, arkasında Aydın-Delgado-Holosko.İyi bir kadro.Ne oldu peki?Gökhan Zan izledi, penaltı noktası civarında kornerde top yere düştü.Halı sahada olsa takımın göbekli abisi golü atanın markajcısını döver.Sonrası daha da saçma, Bobo ıskalıyor, Gökhan Zan taçtan ofsayt olmayacağını bilmiyor, düşüyor, kalkıyor, topu unutuyor.Tamam, Gökhan'ın ''milli takım seviyesi'' olmadığını biz biliyoruz, ama kötü bile değildi ilk yarı.Berbattı.Sivok ise Tello ve Tandoğanlı, çift dış bek-düşük IQ savunma düzeninde dağıldı, ne yapacağını bilemedi.Ya da bilmiyordu, henüz Sivok hakkında net bir izlenim oluşturabilmiş değilim.Savunmadaki yerleşim, adam paylaşımı, hamle zamanlaması ve pozisyon değişimi skandallarına rağmen Beşiktaş'ın ileri dörtlüsü üretkendi.Zaman zaman Cisse de eklendi, 5li olundu.Delgado karıştırdı ortalığı, Holosko kötü vurdu.Geçen seneden fark, Beşiktaş'ın 5+5'inin yerinde bu sezon ''orta sahası'' var.Geçen seneden kalan ise, Ertuğrul Sağlam'ın maç sonu söylediği ''2-0'dan maç çevirme tecrübesi'', yeni bir ''tecrübe'' modeli!

İkinci yarı Uğur-Nobre değişikliğiyle Ertuğrul Sağlam benden bir puan aldı.Rakibin orta sahası kayıptı, topa baskı yapıyordu Antalyaspor.Hal böyleyken, skorda da gerideyken ''deplasman Nobre'si'', iç saha Nobre'si oluyordu.Bir şekilde itici güç, ortalığı karıştıran ''leş kargası''.Geçen seneden kalmaydı Beşiktaş, Cisse artık umursamıyordu çünkü karşısında bunu gerektirecek bir Antalyaspor yoktu.Tello ikinci yarının tamamını rakip sahada geçirdi.Holosko ile forvet üçlendi, Serdar ve Delgado'ya Cisse de geldi, geride yalnızca Sivok kaldı ki 85'ten sonra o da ileriye çıktı.Antalyaspor, ileriye koyduğu siyahi oyuncuların becerisi, Beşiktaş savunma oyuncularının bireysel hataları sayesinde maçı koparmaya 2 kez çok yaklaştı.Olmadı, kendi kalesi önünde şanslı olan Antalyaspor, rakip kalede şanssızdı.Direkten dönenin dönüşü gol oldu, Bobo yıkılmadı ve galibiyet golünü attı.

Gelelim zurnalara, deliklere ve tabii son deliğe.Hazırlık maçları da dahil olmak üzere izlediğim sanıyorum 5. maç.Geçen seneden kalma aksaklıkların bir kısmı giderilmiş.Orta sahadan ceza sahasına gitme gücü olmayan, statik orta saha oyuncusu Tello, olması gereken yeri olan sol beke geçmiş.Tello bir sol bek oyuncusu mu?Tello bir Evra da, Clichy de, Capdevilla da değil.Tello, kadro içinden çözüm olarak, sol bek geçmişi olan bir oyuncu olarak orada.Tello'nun sol beke geçişi, orta saha-defans dengesiyle doğrudan alakalı.Tello'yu sol beke koyan bir takım, genel tertipte sağını stoper vasıflı bir bek ile desteklemek zorunda.Hep bashettiğim ''denge'' modeli.Sıkışık maçlarda bek üzerinden oyun kurmak, biri top şişirecekse dahi bunun akılcı ve bilimsel yorumu; bunu Tello yapmalı, Liverpool'da Aurelio gibi.Bunun Beşiktaş'ta bir de ekstrası var.Yine genel takım tertibinde, tek forvetin arkasındaki üçlünü kenarı rolünde optimum verim alınacak isim Holosko, sağ tarafta arkasında stoper bir bek ile daha etkili olur.Bobo ile ikili oluşturulduğunda Holosko'nun dribling gücü kayboluyor.Geçen sene Kaş-Holosko kombinasyonlu maçlar ve bu etkinin yansıması olarak ters tarafın oyuncuları Aydın ve Özkan'ın performansları benim hatrımda.Ali Tandoğan için düşüncelerim belli, hep ''neden'' diye soruyorum.Sene içinde en fazla 10 maç.Baki ve Kaş kaybı sonrası savunmada mevkiiler sınırlandı, bu şekilde dahi ancak senede sağ bekte 10 maç.Sağ önde asla.

Aydın-Serdar değişikliği, o dakikada ''sol taraf savunma arızası'' yaşadığı iddia edilen Beşiktaş'ın çözümü değildi.Ertuğrul Sağlam ne düşündü, o dakikada Özkan-Aydın farklılığının nasıl bir getirisi olacağını düşündü bilemiyorum.Ama yukarıda söylediğim gibi, solda varolduğu iddia edilen defansif eksiklik, sol öndeki oyuncuyla değil, ters taraftakinin sistemsel ve tabii savunma tandemindekilerin bireysel durumu ile alakalı.Bu maçta Gökhan Zan'ın dağınıklığı, sol bekteki Tello için bu maç özelinde hüküm vermeyi zorlaştırıyor.Antalya'nın rasyonel olmayan oyun tarzı, Beşiktaş'ın hücum gücüne yenildi.İnat edenler var, kötü gününde olsalar da yeteneklerinin farkında olanlar var.Bu sıcakta 2-0'dan maç çevirmek çok büyük bir efor gerektirir.İkinci yarının tamamını rakip yarı sahada geçiren Beşiktaş futbolcuları, son 15 dakika çok fazla enerji harcadılar, zaten maç bittiğinde pek çoğu yığılıp kalmış, sinir boşalmasıyla gelen sevinci dahi yaşayamamıştı.Kazanılan bir maç, gerisi klişe.

Gelelim zurnanın son deliğine.Tello ve sol bek mevzuunu uzun zamandır anlatıyorum, yine anlattım.Bugün Oktay Derelioğlu, kornerden yenen golü bile ''Tello'dan sol bek olmaz''a bağladı, Erman Hodja'yı da dinleme gafletine düştüm, o da aynı şeyi söyledi.Beşiktaş'ın yediği 2 golün de gelişimi soldan, Beşiktaş'ı bir maç izleyenler vermiş hükümleri...Gidelim 2005 yılına, yer Estadio Jose Alvalade.2005 UEFA Finali, SCP'nin evinde.Rakip CSKA Moskova, 1-3 bitiyor, kupa Rusya'ya gidiyor.SCP'nin sol bekinde Rodrigo Tello, sağ bekinde geçtiğimiz sezonu Reggina'da geçiren Miguel Garcia.Tello'dan sol bek olmaz?Sığ düşünmeyi de aşıp karaya çıkanlar olabilir, e solda oynamış da yenilmişler, denebilir.Onun da cevabı Sporting'in Tello ile geçirdiği son iki sezonda.Forvet olarak transfer edildiği Sporting'de sol önde, sol bekte ve 3lü defans oynayan ulusal takımda orta 5linin solunu oynamış, her birinde geçmişi olan bir oyuncudur Rodrigo Tello.Sol bekte ne yaptığını bilmeme gibi bir durum yok.Beşiktaş'ı İbrahim Üzülmez'in lanetine bağımlı göstermeye kimsenin hakkı yok.Bir arıza varsa, bunun nedeni bugünün özelinde saydıklarım, genel görüntüde sistemsizlik ve plansızlıktır.

Tello'nun sol beke geçişi ve Holosko'nun forvet dışına çıkışı şampiyonluğun anahtarı değil elbette.Bu maç özelinde Uğur-Nobre değişikliği gibi Delgado'nun geriye yaklaştığı, kenarların ileri itildiği çift forvetli düzeneklerin de zamanı gelecek.Sistemsiz Beşiktaş, sezon öncesi planması olmayan Beşiktaş; elindeki tek gücü yeterli görünen kadrosundan doğru mevkiilere doğru oyuncu tercihleri.Bu saydıklarım gitgide dile dolanıyor ve birer efsane olma yolunda ilerleyecek gibi görünüyor.Geçen yıldan biliyoruz, Ertuğrul Sağlam'ın kulağı çok fazla şeyi dinliyor.Medyayı fazla dikkate alıyor ve fasarya gazatelerden, fasarya takım çıkabiliyor.

Bir maçın uzatmalı hikayesinin daha sonuna geldik.Delgado'dan bahsetmedik, bir dahaki maçta görüşmek üzere.

Noat Samisa

25.08.08

4 yorum:

Adsız dedi ki...

noat bey, sizin en fazla iyi bir yedek olur dediğiniz toraman, sivok'tan da zan'dan da ve muhtemelen zapo'dan da iyi stoper. üstelik sadece stoper de değil. yeri geldiği zaman tello'yu dengeleyecek fevkalede bir stoper bek, yeri geldiği zamansa 10 cisse gücünde bir defansif orta saha. üstelik her sezon yan toplardan garantilediği minimum 5 gol ve beraberindeki 10 puan da cabası.

bu adamı oynatmamak intihardır, müşküllüktür, pesentliktir. ben bunu bilir bunu söylerim.

saygılar.

mesut bakay

Adsız dedi ki...

ayrıca serdar kurtuluş varken neden ali tandoğan, niçin ali tandoğan gerçekten akıl sır erdirmek güç. koy oynasın işte, en fazla ali tandoğan kadar kötü olabilir. nedir yani bu tigana'nın sunduğu adamların beceriksiz ellerde köreltilme arzusu.

bakay

Adsız dedi ki...

90. dakikada Bobo, tüm rakiplerini çalımlayarak ceza sahasına girdi ve kaleci Ömer'i de çalımlayıp topu ağlarla buluşturdu ve 3-2'lik üstünlüğümüzü sağladı.




bu nasıl bu takımın resmi sitesi olabilir???

Noat SamisA dedi ki...

Kadrolar doğru yazılmış bu sefer, ben şükrediyorum.

Zor iş bu zamanda Beşiktaşlı olmak...