Keşke kazanılan bir maçtan sonra yazabilseydik Mustafa Denizli'nin Beşiktaş'ı ile ilgili ilk düşüncelerimizi.Bugüne kısmetmiş.Ligin en sert iki takımı ile art arda oynadı Beşiktaş ve iki maçtan 1 puan alabildi.
Sürekli idari ve yönetimsel sıkıntı çeken, uzun vadeyi geçtim orta vade planlaması dahi olmayan büyük bütçeli kulüplerimizin ortaya futbolcu performanslarına dayalı yapıdan fazlasını koyması pek mümkün değil.Ligmizdeki şampiyonluk yarışı için ''herkes kötü'' demek bence fazlasıyla yüzeysel kalıyor.Bir de bu ''büyük takım'' soyut gerçekliğinin yanına ''büyük takım gibi oynamak'' apoleti yapışıyor ve sahaya doldurulan hücumcular bireysel olarak etkili olamadıklarında başka bir hamle şansınız da kalmıyor.Bu kolaycılıktır.Her sene teknik adam değiştiren, 10 futbolcu gönderip, 10 futbolcu transfer eden kulüplerimizin göreceli başarısını kenar yönetimlere ya da idari yönetimlere bağlamak, bu çerçeveden bakıldığında kolaycılıktır.Futbolcuların emeğinin gaspıdır.Öyleyse, bizim yolumuz bu ise, bizimkilerin dilinden anlayanlar gerekir.Fatih Terim'dir, Mustafa Denizli'dir belki.Denizli 3 maç ile neyi değiştirebilir, Harry Redknapp neyi değiştirdi de dün Liverpool'u eve eli boş gönderdiler?

Şunu şunu yanlış veya doğru yaptı demenin bir anlamı yok, çünkü ortada kabul edilebilir bir kıstas yok.Tello'nun hücum bölgesinde yer aldığında 90 dakikayı çıkaracak fizik gücü yok, bu daha geçen seneden elimizde olan bir veri.Bugün oyundan çıktı, pek çok duran top oldu.Oyundan çıkması yanlış denilemez, futbolda doğrular anlık, duruma göre belirlenmez.Maçın dinamiğidir bu, Beşiktaş Delgado'nun kullandığı kornerden gol bulabilirdi de.Bu da fiziken göçmüş Delgado'nun 90 dakika sahada kalmasını doğrulamazdı.Ama Tello çok farklı meziyetleri olan, ligimizin en değerli oyuncularından biri.Öyleyse en faydalı şekilde nasıl kullanılır?Sol bek, dedik biz.Aylar boyu aynı şeyi söyledik ve Ertuğrul Sağlam bunu yaptı.O Beşiktaş, Sağlam'dan bağımsız olarak sahadaki oyun şablonu ve oyuncu kalitesi ile eldekinin en iyisiydi.Önce Ertuğrul Sağlam kendisi bu doğru yapıyı bozdu.Şimdi ise her şey bozuldu; iyi olan da kötü olan da.Denizli'nin bugün Delgado tercihini eleştirecekseniz, Cisse'nin orta sahada tek olmasını da eleştirirsiniz.Ama sonuçta şu noktaya gelinir: Oyuncu performansına tam bağımlısınız.

Performansı düşüklere, belli yetilerde zaafı olan oyuncuların bu eksiklerini fizik güçle, alan paylaşımı ile kapatmayı düşünmüyorsunuz.Zaten 3 maçta taktiksel bir birliktelik oluşturmanız, set hücumları kurmanız mümkün değil.Çizgi savunmanın adı yok Beşiktaş'ta, bunun yerine adam markajı var.Orta yuvarlak civarında yalnızca Cisse var.İlerideki Holosko ile en gerideki Toraman'ın arası 80 metre.Kayseri de bugün bunu kabullendi, onlar da Holosko'ya markaj verdiler.Onların da takım boyu uzadı.İki takım da savunmasını rakip forvetlerin arkasına atınca oyun sıkıştı.Beşiktaş'ta kenarlardan biri Üzülmez'e, diğeri Kurtuluş'a emanet.Biri hakkındaki düşüncem ''lanetli'' olduğu yönünde, diğeri ise iyi bir orta saha oyuncusu.Bu görüntüde bu ikiliden beklenenler ise çok farklı.Şu görüntüde istenileni yapamazlar, yapamadılar.Ne oldu?Her top Cisse'yi buldu.O da Tello ve Delgado'yu bularak takımını ileri taşımaya çalıştı.Beşiktaş'ın tüm hücum aksiyonları, Holosko'nun toplu koşularına kalmıştı.Bir kez savunma arkasına yaptığı koşuyla gole yaklaştı Cisse ama olmadı.Bir doğru, maçı çözebilirdi ama olmadı.Başka da bir farklılık göremedik maç boyu.Aynısı Kayserispor için geçerli, golü Cisse'nin atağına benzer şekilde buldular.Sıkışan oyunda ekstra iş yaptılar.Orta sahada savunma arkasına koşu ile geldi gol, bir ekstra oyuncu alan paylaşmayan takımlarda bu kadar net sorunlar oluşturur.Zirve futbolda zaten böyle şeylerden söz edemezsiniz, CL gruplarında isterseniz adam markajı deneyin, bakalım ne oluyor?Nedeni budur demek doğru olmasa da hatırlarsak Mustafa Denizli CL gruplarından sıfır puanla dönmüştü.

İyi mücadele oldu ama futbol kalitesi aşağılarda kaldı.Sahada yaptığı spor güreş ya da atletizm olmadan, futbol sporu içinde kalarak savunma yapan, mücadele eden, aklını sahaya koyan takımlara saygım vardır, Kayserispor bu yeterliliklerin büyük kısmını sağlıyor.Gerektiğinde güreşmek de gerekebilir, Kayserispor bunu da yaptı.Mevcut Beşiktaş'tan çok daha komplike bir takımlar, ortaya daha ''ortak'' bir şeyler koyuyorlar.Mustafa Denizli, ''Kayseri daha çok istedi.'' demiş.Eğer istemekle oluyorsa, onu yapmak da Mustafa Denizli'nin görevi.Yani eğer futbola bakışı bu ise.Lig başladıktan sonra takımın başına geçen ve mevcut yapıyı tamamen değiştiren birinin ''şampiyon olacağım'' demesi bana pek mantıklı gelmiyor, futbol doğrularıma uymuyor.Ama pekala şampiyon olunabilir, böyle ilginç bir yapısı da var ligimizin.

Beşiktaş geçen yıl Kayseri deplasmanında hiçbir varlık gösterememiş, orta sahasız çıktığı maçta adeta dayak yemişti.Bu yıl Uğur, Sivok ve Zapo transferlerine bu tip bir maçta takım aynı karşılığı verebilsin diye 10 milyon avro üzerinde para ödendi.Takımın geçen yıldan en büyük eksiği buydu.Ama artık Beşiktaş'ın geçen seneye göre sorunları çok daha farklı yerlerden patlamaya başlıyor, başka yerleri eksiliyor.Futbolcu performanslarına tam bağımlılık sürdükçe, her kaybedilen puanda birileri darağacına çıkacaktır.Bugün Delgado oldu.Öte yandan Bobo ve Holosko kayboluyorlar.Aydın, Serdar Özkan'ın değişen rolleri ve Emre Özkan ile Necip Uysal'ın PAF takıma yollanması ise ayrı bir ''Mustafa Denizli Tarzı'' olarak görülmeli.İlerleyen günlerde buna da değineceğiz.Bugünden 1 yıl sonra dahi Mustafa Denizli-Ertuğrul Sağlam kıyasının anlamı yok, itimat etmemek gerek.Yine genel sorunlar ve ortaya net bir yapı koyamayışın getirdiği ''yanlış ile doğruyu ayırt edememe'' durumu...

Noat Samisa

02.11.08

5 Fikir, Tenkit, Yorum:

Adsız dedi ki...

bence agır bir elestiri..

sorun tello'nun sol bekte olmamasında değil.. uzulmez ve kurtulusun kanat oyuncusu olmamasında..

sivok ve zapo bu ligin en iyi dafens oyuncuları.. toraman bile iyi gozukuyor yanlarında..

besiktas cok zor yenilir bu ligde.. bir bucuk pozisyon verip yenildi bugun..

2.5 pozisyonda golu bulamadı..

gs - antep macını seyrettim sonra.. orta sahayı istediği gibi gecti takımlar.. bence yanlıs olan aksamki mactı..

saygılar..

Noat SamisA dedi ki...

Mevcut yapıda ya da bu maç özelinde Tello'nun önde oynuyor oluşuna bir eleştiri yapmadım, yanlış anlaşılmasın.Tello'nun oyundan alınması eleştirisine binaen Tello'nun 60 dakika yeten fizik gücünün ancak sol bekte 90 dakikaya çıkar yargısını genel bir düşünce olarak ekledim.

MOURINHO dedi ki...

noat,sence takvıye nerelere gereklı

Adsız dedi ki...

iki haftadır seyrettiğim besiktası genel olarak begendiğim icin yenilsek de noat ne yorum yapmıs diye hevesle actıgım icin blogu yorum yapma ihtiyacı duydum..

genel olarak besiktasla ilgili fikirlerinize katılıyorum.. tigana gitmemeli bunlar hic yasanmamalıydı..

ama denizli ile oynanan futbol her halukarda ertugrul ile oynanandan da oynanacak olandan da iyi.. en azından bir plan cercevesinde oynanıyor..

kondusyon meselesi ise her zaman denizlinin sorunu..

yorumların icin tesekkürler..

Oktay

Gokhanson dedi ki...

Antalyaspor (D) 24 Ağustos Pazar 21.45
Konyaspor 1 Eylül Pazartesi 21.00
Trabzonspor (D) 14 Eylül Pazar 21.45
Gaziantepspor 21 Eylül Pazar 21.45
Belediyespor (D) 27 Eylül Cumartesi 19.45
Hacettepe 6 Ekim Pazartesi 20.00
Gençlerbirliği (D) 19 Ekim Pazar 16.00
Sivasspor 24 Ekim Cuma 20.00
Kayserispor (D) 2 Kasım Pazar 15.00
Kocaelispor 7 Kasım Cuma 20.00

Görüldüğü üzere çok düzenli bir program.Pazar günkü rakibimiz hafta içi kendi evinde kupa maçı oynuyor çarşamba günü..ligdeki maçı da kendi evinde..biz bir gün sonra perşembe günü kupa maçı oynuyoruz ve deplasmana gidiyoruz ligde ..güzel düşünülmüş hareketler bunlar..saatleri, pazartesileri söylemek istemiyorum.üstüste 2 hafta aynı gün aynı saate oynamışlığımız yok..düşünün işe bir gün 8 de bir gün 10 da bir gün sabah 5 te gittiğinizi düşünün ..o kadar..

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana