Sezon başı Wigan'ın Oliver Kapo ile birlikte bonservis ödediği iki transferinden biriydi Lee Cattermole.Steve Bruce, daha önce Wilson Palacios, daha sonra da Richard Kingson'da yaptığını Kapo için de yaptı ve Birmingham'a £2.5 milyonluk bonservis ödeyerek eski futbolcusunu yeni takımının kadrosuna kattı.M'Boro'ya da £3.5 milyon ödendi Cattermole için.Geçen yılın performans/maliyet oranı tam sayıyı geçen oyuncularından biriydi Palacios, yanına iki yıl önce ilk kez vitrine çıktığında, 2010'da ulusal takımın orta sahasında yer alacağı iddia edilen ve şu an 20 yaşında olan benzer tipte bir oyuncu eklendi.İyi bir ikili oldu Palacios-Cattermole.
Boateng, Rochemback ve Cattermole, Middlesbrough orta sahasının geçen yılki elemanlarıydı ve bu yıl kadroda olmayacaklardı.Julio Arca da sakatlanınca O'Neill ve Shawky'e kaldı M'Boro orta sahası.Shawky de sakatlanınca Digard idare etti orayı, neyseki birkaç maçtır sonradan oyuna dahil olan Arca, geçtiğimiz haftasonu ilk 11'de başladı maça.Formda bir O'Neill ile Arca, durumu kotarabilir.Cattermole'ün satışı, verimsizlik ve miad dolumu nedeniyle takımdan ayrılan Rochemback ve Boateng'den farklıydı.Satışın temel nedeni ''para'' olunca, bizim de öngörülerimizi yalanlayarak gerçekleştirilinen ilk 13 haftadaki iyi performans olmasa idi, Southgate'in birincil olarak eleştirilecği noktalardan biri Cattermole'ün satışı olacaktı.

Wigan, geçtiğimiz hafta sonu Teesside'a geldi.Newcastle deplasmanında öne geçtiler, geri düştükleri maçta Titus Bremble'ın kafa golüyle 1 puanı kurtardılar.55'te Emmerson Boyce, aynı yerde Jonas Gutierrez'e maç içinde yaptığı faulün benzerini yaptığı gerekçesiyle ikinci sarıdan atıldı.Ama müdahalesi net olarak topaydı ve 10 kişi kalan Wigan, bu bariz yanlış kart sonrasında skor üstünlüğünü kaybetti.Maçın hikayesine Joey Barton'ın sakatlığına ayırdığımız postta da değinmiştik, bu kez asıl konumuz maçtan bir gece önce yaşananlar.Manchester ile Kuzey Yorkshire'ın arası çok uzak olmasa da yoğun maç trafiği, Cattermole'ü büyüdüğü topraklardan uzak tutuyordur.Hazır deplasmana gelmişken arkadaşlarla buluşmuş, M'Boro'dan takım arkadaşı Matthew Bates ile Middlesbrough'nun komşu kasabası Yarm'da bir gece kulübüne takılmışlar.Orda da olay çıkmış ya da çıkarmışlar, Cattermole'ü karakoldan toplamış Wigan yetkilileri.Ertesi gün maç oynanmış, Cattermole 90 dakika sahada kalmış.

Buradan pası Arda Turan'a atalım, muhtemelen sonucu gol olur.Futbol Kulübü'ndeki üçlü bu konuya programın bir bölümünü ayırdılar ve ''Türkiye'de genç futbolcu olmak'' üzerine bir ''özgürlük ve yanılsama'' tartışması yaşandı.Bir süredir de bu eksende tartışmalar sürüyor.Arda'nın sağlık durumu umarız iyidir.Skibbe'nin aynı oyuncularda çift haneli maç serisi oluşturacak kadar ısrar etmesinin bir noktada patlayacağı açıktı.Umarız Arda'nın ne kalbinde ne de başka bir yerinde fizyolojik bir sıkıntısı yoktur, doktorlar da bunun olması gerektiği şekilde takibini yapıyorlardır.Arda'nın hastanedeki açıklamaları üzerinden psikolojik tahliller yapıldı ki sorunun kaynağının fizyolojik olmasından çok daha iyidir.Derbi stresi, genç-meşhur ikilemi vs. konuşuldu.Olabilir, Arda özelinde pek çok genç futbolcunun bu tip problemleri olabilir.Benim dikkat çekmek istediğim nokta, Uğur Meleke'nin de pazartesi günü bahsettiği yanılsama.Cattermole örneğindeki gibi, genç bir futbolcunun karakolda geçirdiği gecenin ardından ertesi gün maça çıkması ve olaydan birkaç gün sonra kulübün resmi bir açıklama yayınlayarak futbolcuya verilecek ceza ile olayın kapanmak üzere oluşu, bize oldukça uzak şeyler.Bunu ''seviye farkı'' olarak yorumlamaktan ziyade, fark olarak görüyorum.Yani kıyas kabul etmez.Biz böyleyiz, bizim ülkemizin standartları bunlar.Öyleyse tüm futbolcular aynı mekanda gezmesin, ne bileyim alış-veriş merkezlerinde aynı marka çanta ile gördüğüm standart tiplerin tamamı ''futbolcu-sporcu'' olmasın. Herkes yaz tatilini Bodrum'da geçirmesin mesela; kocaman bir ülkemiz, sınırsız sahil kasabalarımız var.Şöhretin bir bedeli vardır ve bir şeylerden feragat ederek bunu ödemek zorundasınızdır.Arda'ya acil şifalar dilerim, ulusal basınımızın genel sakilliğini de ''ülkedeki yarışmacı olma kültürsüzlüğünün yansıması'' olarak kabul ederim ve kendisine hak veririm.Gerekiyorsa alacağı psikolojik desteğin ardından eğer var ise ''gezme-tozma'' sorunu, bunu kendi formülleriyle halletmesini öneririm.
Galatasaray altyapısının çıkardığı en parlak futbolculardan, ligimizin en değerli futbolcusu sayılan Arda Turan'dan tekrar Middlesbrough'ya dönelim.Dave Parnaby, bir dönem M'Boro forması da giyen, bu akademiden yetişen, şu sıralar Birmingham City'de futbol oynayan Stuart Parnaby'nin babası.M'Boro Akademisi'nin baş antrenörü, akademi programının başındaki isim.Bugün, M'Boro A takım kadrosunda resmi olarak 32 oyuncu yer alıyor ve bunları 2'si kiralık olarak başka kulüplerin kadrosunda bulunuyorlar.Bu 32 oyuncudan 16'sı, Middlesbrough Akademisi çıkışlı, Riverside Stadyumu'nun 25 kilometre çapındaki alanda doğmuş, büyümüş futbolcular.Bundan 3 sezon önce Steve McClaren'ın M'Boro'su UEFA'da finale yürürken, yine kadronun yarısı -15 futbolcu- akademi çıkışlıydı.Aradan geçen 3 yılda gidenler oldu, yerlerine aşağıdan hemen takviye yapıldı.
Dave Parnaby'nin başında olduğu M'Boro Akademisi, Premier Academy League bünyesindeki 15-18 yaş arası futbolcuların katıldığı FA Youth Cup'ta 2003 ve 2004 yıllarında olmak üzere iki sezon üst üste final oynadı, birini kazandı.Şimdilerde bu turnuva da Big Four dominasyonuna kapılmış durumda.M'Boro Akademisi'nde 2 Kanadalı ve 1 Hollandalı'dan başka Britanya dışından futbolcu bulunmazken, Big Four reserv takımlarında durum malum.Reserv takımlara yapılan yabancı transferleri, reserv takım seviyesindeki nispeten yetersiz British oyuncuları alt kademelere itiyor, bu da altyapı sisteminin alt kademelerine görünür başarı olarak etki ediyor.Yarışmacı düzeyde başarılı olunması mümkün görünmese de Middlesbrough Akademisi, ülkenin en parlak işlere imza atan, belirli bir zaman diliminde en çok yeni oyuncu çıkaran altyapı sistemi sıfatının açık ara sahibi.A takımda sürekli yer bulan ve ulusal takıma kadar yükselen Andrew Taylor, Chris Riggott, Ross Turnbull, David Wheater, Stewart Downing ve daha niceleri ile içinde Lee Cattermole'ün de yer aldığı M'Boro'dan dışarı çıkmış oyunculardan oluşan bir grup bu çalışmanın ürünü.

Ekonomik gücü yeterli olmayan, başka yollardan dik durmaya çalışan iki kulüp: Wigan ve Middlesbrough.Wigan'ın yoluna burada değinmiştik, M'Boro'nun yolu da bu.Cattermole ise iki kulübü kesiştiren bir nesne, ligin değerli yerli orta sahalarından biri.

Noat Samisa

19.11.08

3 Fikir, Tenkit, Yorum:

gizem dedi ki...

noat;

tuncay üzerine etraflı bir yazı yazmayı düşünmüyor musun?

pl üzerine o kadar yazı kaleme aldın şöyle geniş bir tuncay analizi okuyamadık senin kaleminden.

bekliyorum :)

Noat SamisA dedi ki...

http://noatsamisa.blogspot.com/2008/05/tuncay-anl-ryas-geen-senenin-13.html

Geçen sezonu böyle kapattık, bu yıl maalesef 1 aydan uzun süren sakatlık geldi.İyileşir iyileşmez hemen toparladı.Tuncay'ın performansı devam ettikçe bize malzeme çıkar, blogda yer veririz.Muhtelif postlarda pek çok kez Tuncay'a dair düşüncelerimizi açıklamışızdır ama portrelendirme yapmak için ligin ikinci yarısını beklersek ortaya daha doğru verilerle desteklenmiş bir portre çıkar diye düşünüyorum.

gizem dedi ki...

teşekkür ederim noat.

bunu bilmiyordum.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana