Ülkemizdeki keyfi yasak süreci ve sonrasının Premier League'deki en hit konusu Juande Ramos'un görevden alınışıydı.Geç de olsa bu konuya dair görüşlerimizi yazalım, arayı daha fazla açmayalım.Önümüzdeki günlerde eğer yeniden kaptılmaz isek, boş geçirdiğimiz iki maç haftasını ve yaşananları da ara ara toparlamaya çalışacağız.
Epey gerilerden alalım.Arsenal-Tottenham rekabetini bilmeyen yok, yaşananların referans noktalarından biri burası.Arsenal ismi zikredildiğinde yanına Arsene Wenger iliştirilir.10'ar yıl arayla şampiyon olabilmiş, altın jenerasyonlar yakaladığında ise dubleler yapmış bir kulüptü Arsenal, taki Arsene Wenger gelene kadar.Bu sayede 12 yıldır EPL'deki şampiyonluk yarışının içindeler.1930'lardan sonra bunu yapabildikleri bir 5 yıllık periyot dahi yok.Tottenham'ın şampiyonluk sayısı iki ama Wenger'in Arsenal'e gelişi önesinde Avrupa Kupaları Finalleri durumu 4-1 Tottenham lehineydi.Bugün de Tottenham'ın 4 finali, 3 kupası varken; Arsenal'in Wenger ile 2 finali, evvelden de bir Kupa Galipleri Kupası var.1996'dan bugüne Arsenal bir tek menejer ile çalışırken Harry Rednkapp, Tottenham'ın aynı süreçteki 9. menejeri oldu.Rekabette asıl farklılığı yaratan, durumu özetleyen süreç bu.Tottenham'ın mevcut durumuna dair Arsenal rekabeti kıyası daha kapsamlı bir konu.Çarşamba günü 4-4 biten maç ise geçen yılki 5-1'lik Tottenham galibiyeti gibi bu rekabetin özeliydi.

Martin Jol, şimdilerde Hamburg'un başında.Şapkadan tavşan çıkaran Hoffenheim ve etkileyici futbol oynayan Leverkusen ile birlikte Bundesliga'nın zirvesinde Jol'ün takımı.Takdir ediliyor.Bu tarafta ise Ramos'un Tottenham'ı ile karşılaştırılarak mağdur ilan ediliyor Martin Jol.Blog arşivinden birkaç veri aktaralım, yaşananları açıklamada büyük ölçüde yararı olacaktır:

Martin Jol'ün Tottenham'ı
, geçtiğimiz sezonun 10. haftasında 7 puanla sondan 3. sıradaydı.Jol'ün görevinde son verildiği tarih 26 Ekim 2007, UEFA Kupası'ndaki Getafe mağlubiyeti sonrası.

Juande Ramos'un Tottenham'
ı ise 8. hafta sonunda 2 puanla son sıradaydı.Ramos'un görevden alındığı tarihi de 26 Ekim 2008 ve yine bir UEFA Kupası mağlubiyeti sonrası.Geçen yıl UEFA Kupası'nın iyilerindendi Getafe, bugünkü Udinese ise Serie A'nın zirvesinde geziniyor.

Tottenham geçtiğimiz sezona 3 yıldır takımın başında olan Martin Jol ile başlamıştı ve bir önceki sezona bakarak, bizim sene başı yaptığımız yorum yapıldı: ''Tottenham, Arsenal'i Geçer Mi?'' denildi.Bu yıl yapılan öngörünün altı doluydu, kabul etmek gerek.Ama geçtiğimiz sezon için aynısını söylemek zor.+3 averajla 5. olmuştu Tottenham.Sam Allardyce'ın Bolton'ı vardı bir de o yıl, neredeyse tamamı arıza adamlarlardan oluşan kadrolarıyla 7. olmuşlardı.O sezon Allardyce'ın yardımcısı Phil Brown, şimdilerde benzeri Hull City üzerinde deniyor.Jol giderken puan tablosunda Tottenham'dan aşağıda iki takım vardı: Biri Bolton, diğeri Derby.Birinin durumu ortadaydı, diğeri ise şimdilerde Rafael Benitez'in yan koltuğunda oturan Sammy Lee patronluğunda bir önceki sezonu yalanladı.Ayrım belli, ama kıstası seçmek kolay değil.Tek kıstası başarı olarak seçmek orta vadede mutlaka başarısızlık getiriyor, futbolun planlamasının gerçeği bu.Martin Jol'ün 3 yılın sonunda ortaya çıkardığı takım ile Juande Ramos'un 3 ayda kulübü kara geçirerek kurduğu kadroya yönetim kademesince gösterilen töleransın aynı oluşunda bir yanlışlık var.Genel beklentilerde bir yanlışlık var mı peki?Geçen yıl bir sanrı olarak Arsenal'i geçmekten bahsediliyordu, bu yıl en azından desteği vardı.26 Ekim'ler geldiğinde ise ''Tottenham'ı küme düşmekten kurtarıcı'' biri geliyor ve sene başı düşünceleri tamamen yalan oluyor.
Juande Ramos'u Sevilla'nın başından Londra'ya getiren esas sebep tam yetki ile sıfırdan bir yapılanma yapabilecek olmasaydı.Paradır sebep, der geçersiniz de ben bu gelişi öyle yorumlamıyorum.Özverili çalıştı Ramos, takımdan uzaklaştırdıklarının da aldıklarının da neredeyse tamamı taraftardan kabul gördü.Bir amaç vardı, Tottenham vizyonu geniş bir yabancı hoca ile olduğundan ileri gidecekti.Takımın seviyesinden düşük oyunculara yol vermesiyle bir umuttu Ramos, yeni yıl ile birlikte League Cup da gelmiş, 99'dan beri kupa görmeyen müze şenlenmişti.Her şey doğru olmadı elbette, geçtiğimiz yılbaşından başlayarak bugüne gelen yapılanma genel hatlarıyla doğruydu.Buna bana göre Keane'in ve Berbatov'un satışı da dahil.Patronun maşası Daniel Levy, Ramos sonrası açıklamalarında en çok bu iki satışa yoğunlaşsa da asıl sebebin bu olamayacağı yakın geçmişe bakılarak dahi net olarak görülebilir.Pini Zahavi'ye yetki verme hamlesi ve bugünlerde ortaya atılan stad projesi...Biraz daha geri saralım, Berbatov'un transfer süreci.Ferguson gerçek patrondur, transferde Glazer üçüncü şahıstır.Wenger patrondur, hatta Benitez bile patrondur.Ama Ramos'un Joe Lewis ve Daniel Levy'den habersiz iş yapması pek imkan dahilinde değil.Tüm yaşananlar ışığında Tottenham'da da karşımıza ''iyi niyet'' sorunu çıkar.Öte yandan üçüncü şahıslara borcu en düşük kulüplerden biri Tottenhan, Ramos biraz daha uğraşsa kasada fazla çıkacaktı!İşin planlama kısmı bana göre bu kadar parlak, yani kulüp yönetim kademesini direkt ilgilendiren kısım.Peki ya sonra?Ramos iyi bir stratejist, burası kesin.Henüz ilk yılında kağıt üzerinde çok iyi bir Premier League takımı tasarladı.Ama sonrasında takım içinden doğru oyuncuları seçmekte çok zorlandı.Denemeler olmak zorundaydı, transferin son gününe kadar giden-gelen dengesi için uğraşılmış, dış sebepler nedeniyle yapılanma süreci sarkmıştı.Hadi takımı kurduk, şimdi kazanalım! ile de olmuyordu.Oyun futbol, burası da Premier League, belki de bu kağıt üzerindekilerin uzun vadede sahaya en zor yansıtıldığı lig burası.

Ramos denedi, uğraştı, olmadı.Uyuşmadı da denilebilir.Böylesi kağıt üzerinde doğrularla dolu bir ön hazırlıkla sezona başlasanız dahi başarısız olabilirsiniz ama ihtimal düşüktür.Ya da tam tersi.Referans alınması gereken budur.Sportif direktör Damien Comolli, bu yapılanma sürecinde Ramos'un destekçisi konumundaydı.Gus Poyet, Ramos İngilizce öğrenirken basınla muhatap olan, eleştirileri alan ikinci adamdı.Üç kelle birden alındı, Ramos'un Sevilla'daki ekibinden gelen Marcos Alvarez'i de sayarsak dört.Böylece bu sezon Premier League'de ilk kez bir kulüp, salt ''başarısızlık'' sıfatıyla atanmış değişimine gitti.Biraz daha sabır mı?Beklentiler bu kadar yükselmişken pek kolay değildi.
Harry Redknapp, tıpkı Ramos gibi resmi ayrılık açıklamasından hemen sonra resmen göreve başladı.Kendisine son zamanlarda blogda yer vermiştik.Ramos'un kadranında 360 görünüyordu, Redknapp'ın kadranında ise 220 görünür.Düz yolda son sürat giderlerken duvara tosladıklarında kimin alacağı hasar daha büyükse, Ramos'un Tottenham'ı ile Redknapp'ın Tottenham'ı arası hedef, vizyon, başarı-başarısızlık farkı budur.Birinin çapı büyüktü, vizyonu genişti ama yükseği hedefleyince düşüşü de sert oldu.Redknapp ise nispeten sığ sularda yüzen, oraların Mustafa Denizli'si sayılır.Gelişiyle birlikte değil, Ramos'un gidişiyle galibiyet aldı Spurs.

Genel tertipte Bentley'in önünde tek forvet oynatıyordu Ramos, Redknapp da böyle başladı.Bir değişimden pek çok şeyi akıl ve mantık doğruları dışındaki yollarla değiştirmesini bekliyor Tottenham, ilk iki maç itibariyle de bunu başardılar.Bundan sonra ne olacağına dair elimizde bir referans yok.Redknapp, sık kulüp değiştiren bir hoca değil.Portsmouth geçmişi çok farklı, o bir başarı öyküsü.Southampton ile yaşadıkları Tottenham Hotspur'un gerek maddi gücü, gerekse kadro kalitesi yönüyle karşılaştırması yapılacak bir veri değil.Başlıkta sorduğumuz soruya gelirsek, asıl mağdur olarak yaz boyunca heyecanla Tottenham'ı takip eden, bazen başı dönen futbolseveri ilan ediyorum, başta ''ben'' tabii ki.Portsmouth ve Tony Adams ise biraz bekleyecek.

Noat Samisa

01.11.08

1 Fikir, Tenkit, Yorum:

Keano dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş öncelikle tebrik ederim..hakikaten ingilizce bilmeyen bir teknik adamın,bu ülkede istediği şeyleri yapabilmesi çok da kolay bir şey değil.bu iletişimsizlik oyuncularda bir güvensizlik de yaratmış olabilir ve özellikle berbatovun satışı gerçekleşene kadar geçen sürede bazı sorunların ortaya çıktığı çok belliydi.sonuçta geçen sezon aynı teknik adam keane ve berbatov ikilisiyle ligi 5. sırada bitirdi ve bir kupa kazandı fakat yeni sezon başlarken bu iki oyuncusunu birden kaybetmiş olması kolay birşey değildi.redknapp ise gerçekten premier ligi çok iyi tanıyan biri ve elinde porsmouthdakinden çok daha iyi bir kadro war ki bunun kıvılcımlarını ilk 2 maçında takımı gösterdi.ancak bu takım önümüzdeki sene herhangi bir avrupa kupasına katılamazsa çok yazık olur çünkü redknapp bu kadroyla fa cup'dan çok daha fazlasını kazanabilir..

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana