Bu sezon ilk kez bir Hull City maçının tamamını seyretme fırsatım oldu.Daha önce istatistiki veriler, anektodlar, Ada basınının yakın takipçileri yoluyla Hull City'i izliyorduk, bugün ilk kez Hull City'nin futbolunu görlemleme imkanımız oldu.Kaos Deplasmanları başlıklı post, Reading'e göre geçmişi boş olan, kağıt üzerinde esasen doğru yapılandırılmamış ama -doğru veya yanlış- bir yol izlemiş Hull City'nin ligin zirvesine nasıl yakınlaştığını anlatıyordu.White Hart Lane ve St. James' Park, artık kaos deplasmanı değil, Hull City'nin şansı buydu.Ardından 8 Maç 17 Puan dedik ve yavaş yavaş Hull City'nin başarısının saha içi yansımalarına bakmaya başladık.Lee Dixon'ın grafiklerle anlattığı yay savunma, geçen yıl Fenerbahçe'nin CL sürecindeki en büyük gücü olmuştu, Arsenal yıllardır bunu uyguluyor.Zirve futbolun bir doktrini adeta.Hatırlarsak ki buna dair detaylara Chelsea-Fenerbahçe eşleşmesine dair geçmiş yazılardan ulaşılabilir, Chelsea'nin kenar oyuncuları, Fenerbahçe'nin oyunda baskın olduğu bölümlerde edilgenleşmişti.Yay savunmanın böyle bir özelliği var, çizgi dizilimin bir evre sonrası sayılır.Birkaç anahtarı vardır yay savunmanın ama kazandırdığı artılar çok büyüktür.Grafiklerde bekleri oyuna sokmanın, daha da doğru tabiriyle aksiyon bölgesinin gerisinden birini hücuma sokmanın, bu görüntüde alandan adama geçişte yarattığı bariz sıkıntı var, hele de Hull City gibi yeni kurulmuş bir savunma hattında.Lee Dixon grafiklerde bundan bahsediyor.Ama öte yandan bu yapının genel görüntüde çok büyük artıları var.
Bekler sürekli oyun içinde, bu ilk artı.Paul McShane, stoper bek olarak harika işler yapıyor.Oyun dar alanda oynandığından rakip kale önünde çoğalmak daha kolay, ''kapanan küçük takım'' tabusunun yıkıldığı yer burası.Geovanni tüm hücum aksiyonlarında baş aktör.Teknik eksiklik, taktiksel iyileştirme yani sahaya akıl koyma yoluyla tolere edilmiş.Takım sahaya koyduğu oyundan emin.Bugün ilk 10 dakika da aynı oyunu oynadı Hull City, 4-1 mağlup duruma düştüğünde de.Sürekli kendi yarı sahasının ön bölümünde, orta sahaya yakın yerleşen savunma,Hull City'e rakip yarı sahada çok adamla bulunma imkanı veriyor.Phil Brown'ın takıma katkısı, kenar yönetim becerisi bu.Bugün 4 gol yediler, en az 10 tane de net gol pozisyonu gördüler kalelerinde.Ama bu, sahada görünen ile bir kesişim göstermiyor.Nihayetinde oynadığınız takım birinci viteste sezona başlayan, bugünlerde ise en az iki kademe yukarıda futbol oynayan Manchester United ve Old Trafford'a konuk olmuşsunuz.
WBA, Chelsea ve son olarak Man Utd.''Bu üç maçtan Hull City için ''olağan'' olanı sıfır puandır.'' demiştik.WBA maçı yine enteresan bir maç.İlk yarı en az dört gollük pozisyonu kaleci Myhill önlüyor, Hull City farklı mağlup bitirebileceği yarıyı berabere kapatıyor.İkinci yarıda ise rüzgar terse esiyor ve önce kornerden kolay rastlanmayacak bir gol atıyor Hull City.Son iki gol ise kalecinin degajının arkayı aşması sayesinde geliyor, Geovanni'nin golü pek bir güzel.Haftaiçi Chelsea ve bugün Man Utd.Kimse bu iki maç için ''niye kazanamadınız?'' diye sormaz elbette.Ben bir adım daha ileri götürüyorum ve Hull City'nin bu akşam sahaya koyduğu tutarlı ve farkında futbolu takdir ediyorum.
United bölüm bölüm vites yükseltti, golleri de buldu.Skorun gösterdiği kadar denk, sürprizlere açık bir maç değildi.Hull City'nin golünde ilginç bir sahne var yine, serbest vuruş kullanılırken enteresan bir espri var.Geovanni takımın lideri, sahada bu görüntüyü net olarak veriyor.Geovanni-King-Cousin üçlüsünün arkası üç benzer oyuncuyla doldurulmuş, dengeli bir yapı var.Yeterli mi, elbette yetersiz.Hele şu durumda olmak için fazlasıyla yetersiz.Gelinen noktayı, bilindik futbol normlarıyla açıklamak pek kolay değil.Ama bu sakil durum, ofsayt kuralı destekli alan paylaşımı yoluyla tolere edilmiş.Bahsi geçtiğinde futbolun ruhuna vurgu yapmak adına illa ki yargının sonuna iliştirilen ''sayılara takılmayın'' sözünün kötü arkadaş olduğu sistem ve şablon kavramlarının pratik gerçekliği bu.İyi maç oldu, iki takım da sürekli rakip kaleyi düşündü.4-1'den sonra biraz boşladı United, fantastik goller kaçırdılar.Hull City aynı oyununu sahaya koymaya devam etti ve rakip savunmanın hatalarıyla bir penaltı yaptırdılar, iki gol daha buldular.Son 10 dakika maç sertleşti, karşılıklı tekmeler ve çıkan sarı kartlar var.Neden bu noktaya geldi ben bir anlam veremedim, gerilimin baş rolünde Wayne Rooney vardı.4-3 bitti, iki takım da staddan mutlu ayrıldı.Manchester United tabelada maç eksiğiyle Liverpool'un arkasına geldi.

Geçen yılın Avrupa'da en iyi takımı Manchester United, şimdilerde bize geçen yıl gösterdiklerinden farklı şeyler de gösteriyor.Rooney özelinde Ronaldo, Berbatov, Tevez'in rolü, Gary Neville, rakip ceza sahasına sürekli girmeyi deneyen orta saha oyuncularıyla futbolun her dinamiğini kullanan United bir başka yazının konusu.

Noat Samisa

01.11.08

2 Fikir, Tenkit, Yorum:

sarunas jasikevicius dedi ki...

çok güzel yazmışsın.
Man Utd 2-3 maça geçen seneki ortalamasını yakalaycaktır diye düşünüyorum, hull city ise herkesin sempatisini kazanmış bir takım. EPL'de maçını seyretmeden buraya yükselmiş olduğuna sevindiğim bir takım..

Forması ile ilgili görüşüm şöyledir: http://terssoruisareti.blogspot.com/2008/10/hull-city.html

Keano dedi ki...

maçtan sonra alex ferguson'un dediği gibi united bugün 10 tane gol atabilirdi , ama maç berabere de bitebilirdi.. özellikle 4-1 den sonra united'da bir maç bitti havası oluştu ve skor 4-3 oluverdi.bugün bu takıma roy keane oynuyor olsaydı bu tür sinir bozucu geri gelmeler olmazdı,bu sezon liverpool maçı olsun chelsea maçı olsun everton maçı olsun hep öne geçilip sonradan yenilen gollerle mahvoldu.öne geçtikten sonra maçı koparma konusunda problemler war gibi gözüküyor.ayrıca united duran toplardan(yan toplarda denebilir) gol yemeye devam ediyor bu konular üzerinde fergusonun bişeyler yapması lazım.chelsea maçındada everton maçındada bu yüzden 2şer puan bırakıldı,veya 2.golü atamayarak da denilebilir..onun dışında carrick'in dönmesi iyi oldu,berbatov&ronaldo ikilisi şiir gibiydi.son olarak umarım anderson united forması altında ilk golünü yakın zamanda atar.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana