Dinamiklerini sınırladığımız bir lige sahibiz.Ankaraspor'un bugün oyuna egemen görünüp de yediği gol sonrası ipleri Fenerbahçe'nin eline vermiş görüntüsünün başlıca açıklamaları ''büyük takım, tecrübe, yetenek farkı'' şeklinde.Yüzeysel olarak geçildiğinde yanlış değil, yıllardır ligimizin ritüeli bu.İstanbul deplasmanlarında ''kapanan'' takımlar ve ''açık oynayan'' takımlar ayrımı...Cesaret-korkaklık noktalarına indirgenmeye çalışılan şey, futbol sporuna da oyununa pek yakıştırılamıyor, ben yakıştıramıyorum.Çıkış yapan Anadolu temsilcisinin yanına ''büyükler karşısındaki'' mağlubiyetlerden sonra ilişen ''balon sönmesi'' apoletini de bunlara eklemek gerek.
Bugün Ankaraspor savunmasını önde kurdu, orta saha oyuncularını rakip sahada başlattı oyuna.Bu sezon ilk kez izledim Ankaraspor'u, 3 dakikalık tek kameralı özetlerde golden önceki 3. pası dahi bazen göremiyoruz, neyin gözlemini yapalım?Buraya böyle geldilerse fazladan bir alkış daha gider.Özellikle ilk 20 dakika Ankaraspor hem Fenerbahçe'ye boş alan bırakmadı, hem de iyi paslaştı, oyunu rakip sahada oynamaya çalıştı.1990 doğumlu bir Liberyalı, TSL laktat testi şampiyonuymuş.5 yıllık da sözleşme sahibi, transferin müsebbiblerini tebrik etmem için 20 dakika yetti.Theo Weeks ligimizin gerektirdiği bir oyuncu tipi, o kadar da kolay bulunamıyor.İki sezon içinde potansiyeli ortaya çıkar, görmediklerimizi de gösterebilir ise çok iyi bir yatırım.Maldonado ile kıyaslanabilir mesela.

Çok basit gibi görünen, zirve futbolda ''sistem içi iyileştirme'' sınıfına sokacağım bir fark yaratıyor Deivid.Sağ iç gibi oynuyor, ortaya yaklaşması hem ortaya ekstra direnç getiriyor hem de Gökhan Gönül'ü oyuna sokuyor.Bekler oyuna girdiğinde Fenerbahçe savunması öne çıkıyor.Öne çıkan savunma, önündeki ''önliberoları'' öne itiyor.Önündeki ikili ile savunma tandemi, Chelsea'nin dahi delmekte zorlandığı bir direnç oluşturma potansiyelinin yanı sıra, Fenerbahçe rakip kale önünde efektif işler yapabilir duruma ''sistem getirisi'' olarak geliyor.Bu noktadan sonrası beceri: Alex.İki maçtır yok ama hücum çeşitliliği yönüyle birkaç hafta önceye göre bir gelişim de yok.Bu takım, görünen bu yapı, geçen seneye daha yakın.Bir Deivid oluşturmadı elbette bu farkı ama etkisi çok büyük.Trend Futbol başlıklı postta değindiğimiz Aragones'in kafasındaki düzen, yeni yeni çalışmaya başladı.Bugün Emre'nin de oyuna girmesiyle Euro 2008 Finali İspanya'sına en yakın Fenerbahçe'yi sahada gördük.Bu yapı, rakibi bozan oyununu kabul ettiren bir yapı.Ama hücum çeşitliği, savunma-hücum geçişleri ve hızı yeterli değil.Kıstas geçen yıl ise belki ikinci yarı yaklaşılabilir, kadronun ideali bulunabilir.

Bir takım kurulmuş, kaşar oyuncu sayısı çok az.Yeni yüzler, en azından eskimemiş yüzler.Sabıkasızlar.Adem Koçak var, Trabzonspor geçmişiyle belki de takımın en kıdemlilerinden.Baki de vardı ama sakatlandı.İlk yarım saat sahanın tümünü kullanmaya çalışan ve orta sahada direnç oluşturan bir Ankaraspor.Kayserispor'da, Sivasspor'da dahi bu komplike yapıyı ben bugüne kadar göremedim.İki takım da takım seviyesinin çok üzerinde oyuncular var; Mehmet Yıldız, Mehmet Topuz gibi.Bir de durumu kotaranlar var, Ragıp gibi, Abdrurrahman gibi.Oyun belli oyunculara bağlı, mesela ''Sivasspor'un hedef maç hücum organizasyonları'' gibi.Benim bu akşam maçın bir bölümünde izlediğim Ankaraspor ideale yakın bir ''takım'' görüntüsüyle.Bu kadro, bunu oynardı, oynamalıydı.Sivrilen bir oyuncu yok, belki sakat olmasa ve maça başlasa De Nigris olabilirdi.Henüz yeterli olmadığı kesin; fakat keşke sürse bu yapı ve eklemelerle geliştirilebilinse.Heyecan verici bir yapılanma; kısa sürede de olmuş olsa, eğrisi doğrusuna denk getirilir şekilde de oluşturulsa heyecan verici.Belediye takımı mı, bu görünen siyasi mi?Böyle olacaksa ''belediye takımları'' kabulüm.İsim Aykut Kocaman olmaz da benzer vizyon sahibi biri olur, önemli değil.Yeterki ''hancı-yolcu'' komitesinden birine verilmesin, belli bir yolda ısrar edilsin.Tam bilinçli olsun-olmasın, ortaya çıkan takım bozulmayarak eklemelerle geliştirilsin.''İstikrar'' kelimesinin içi boşaltığından anlatmak istediğimi bu kelime karşılamıyor.

Ankara'daki 4 takımdan diğer birini de dün akşam bölüm bölüm izleme imkanım oldu.Gençlerbirliği'ni daha önce de izlemiştim bu yıl, onların artıları da eksileri de daha farklı.Dün akşam kaybettiler ama maçın gidişatına göre kazanabilirlerdi de.Engin Baytar, Burhan Eşer, Mehmet Nas ve Hakan Aslantaş gerek bu sezon, gerekse geçtiğimiz sezonlarda izlediğim maçlardaki performanslarıyla kendilerini takip ettiriyorlar.James Troisi, El Saka ve Bruce Djite kariyerleri, vasıfları değerli oyuncular.Ama ortaya rasyonel bir yapı koyamıyorlar, çok kopuklar.Bunun da çözümünü ''hava değişimi''nde aradılar, İlhan Cavcav ve ligimizi ele geçirmiş haldeki malum komitenin tarzı bu.Ankaragücü ise isyanlarda.Murat Erdoğan'a bağlı bir takım, neresinden tutsan elinde kalıyor.Hacettepespor ise eğer geçen seneki performansını gösteremez ise diplerde gezinmeye devam eder ise ''gayrimeşru çocuk'' durumuna düşmeye mecbur kalacak, bu hengamede düşene tekme vurulacak gibi görünüyor.İçten içe kaynayan ''Ankara'da birleşme'' söylentileri, İlhan Cavcav ve Cemal Aydın'ı dürtüyor: Birleşme kimin adı altında olsun?Yıllardır koltukta oturan ikili belli, Melih Gökçek ile görünür husumet de belli.Mehmet Çakır neredeyse bedavaya gelmiş Ankaraspor'a, nasıl olmuş bu Sayın Cavcav?İlişkiler gelip bir noktada düğümleniyor, yerel seçimler de yaklaşıyor.Dört Ankaralı'dan yalnızca biri yerelleşebilmiş, diğeri hanedanlıkla yönetiliyor.Diğer ikisinden biri ''başarısızlıkta gayrimeşru çocuk'', Ankaraspor ise bu şekilde yapılanacaksa, mevcut yapı sürdürülecekse Ankara'dan birinci tercihim olur.Ama seçimlerden sonra unutulacak ise bu satırları meşgul etmesinin hiçbir anlamı yok.Kısa süreli bir heyecan, fazlası olmaz.

Umudun Ankara'sı mı, yoksa iç çekişmelerle iç edilmiş başkent futbolu mu?

Noat Samisa

15.11.08

0 Fikir, Tenkit, Yorum:

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana