Mustafa Denizli, bilindiği üzere geçtiğimiz haftasonu Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen'in konuğuydu.Pek çok soru soruldu, mümkün olabildiğince doyurucu pek çok cevap alındı.4-3-3 oynadığını öğrendik Beşiktaş'ın ama ''Mourinho bunu tahtaya yazıyor'' örneklemesi hiç uymadı.Mourinho'ya, çizgi savunma oynatmayacak, adam markajı yaptıracaksın derseniz, muhtemelen zekanızla dalga geçer.Standart maçlarda şunu oynuyor Beşiktaş: En geride biri muhtemel adam markajlı, diğeri süpürücü; adam markajı olmadığında ise birbirinin arkasını kollayan ikili.Onların önünde gerçek manasıyla ''muhtemel adam markajlı önlibero'' ve kenarlarda orta sahaya yakın oynayan yandan çarklı bekler.Önlibero'nun önünde simetrik yerleşmeyen ikili, Cisse orta saha-Delgado ''serbest'' ve ileride üçlü.Yani her iki tarafta tek kenar oyuncusu; sol açık ve sağ açık mevkiilerinin örneklemesi.Şükrü Saraçoğlu'nda ise her iki tarafta da iki kenar adamı, iki orta saha; Delgado-Nobre oynadı.Daha derli toplu, trende daha uygun.
Futbolun taktik yönüne dair düşüncelerimizde hep bir kavramdan bahsederiz, bu konuda 2000li yılların kronolojisini dahi çıkartabiliriz: Trend Futbol.Bu oyun, Sanlı Sarıalioğlu'nun, Vedat Okyar'ın zamanındaki oyun değil.2000'ler öncesindeki oyun dahi değil.Şu muhteşem yazının işaret ettiği üzere bu, asla inkar edilemez bir gerçek.Ve daha önce de bahsettiğimiz üzere Mustafa Denizli'nin Beşiktaş'ta oynattığı her blokta ayrı modifiyeli düzen, şu zamanda belki de Avrupa'da tek.Bir başka eşi-benzeri yok.Ya da ben rast gelmedim.Yine de Denizli'nin pazar günü sahaya çıkaracağı takım, Fenerbahçe deplasmanındaki gibi olması gerekene en yakın takım olacaktır.Fazla seçeneği yok, maça 3 gün kala takıma izin vererek zaten bir sürpriz yaptı, kotayı doldurdu.Galatasaray'ın sezon seyri, gel-gitleri ve deplasmandaki Benfica galibiyetiyle başlayan yükseliş trendinin son haftalarda gelen dominant galibiyetlerle desteklenmiş oluşu, bana göre bu derbi için ''her derbinin bir özeli vardır'' kabulünden öte ölçüde pek bir anlam ifade etmiyor.Galatasaray, aşağı-yukarı 5 aydır -sakatlıklar harici- büyük ölçüde aynı oyuncularla, aynı takım tertibiyle sahaya çıkıyor.Bu düzenle kazanıyor, bu düzenle kaybediyor.Bu maç öncesinde Harry Kewell'ın oynayacamayacak olması haricinde bir soru işareti yok.Sabri'nin döndüğünü düşünürsek, Skibbe'nin iki alternatifi var: İlki son Gençlerbirliği maçında olduğu gibi Barış ve Lincoln'e sağ taraf oyununu bölüştürerek Nonda-Baros ikilisini bir arada kullanması.Diğeri ise Ayhan-Topal-Barış üçlüsüyle gerçek bir ''trend 4-2-3-1'' ile takımı sahaya dizmesi.Arda-Kewell-Lincoln-Baros dörtlüsü, şablonda farklı görünse de maç içinde 4-2-4'e dönüşüyordu.Bu hücum gücü oldukça kuvvetli bir tehdit oluşturuyor olsa da bu durum, kompakt yapıyı bozuyordu.Galatasaray'ın bu silahları arasındaki bağlantıyı bozabilen takımlar, bugüne göre geride bir yapıda olan takım savunmasını da aşarak skoru elde edebiliyordu.Kewell'ın olmadığı, bazı sakatların da iyileştiği son periyotta ise daha dirençli bir orta saha ile özellikle hedef maçlar için daha dengeli bir takım yapısı çıktı ortaya ve Lincoln'ün de yükselen performansıyla Galatasaray bu derbi öncesine mutlak favori olarak geldi.
Skibbe'nin bu iki alternatiften Nonda'nın yer almadığını seçeceğini düşünüyorum.Beşiktaş-Ankaragücü maçında tribündeydi, ''Skibbe mi birinci adam, Kalli mi?'' polemiği derbi öncesi gündemden kalkmış görünüyor.Maçın seyrinde farklılık oluşturabilme potansiyeli olan taraf Beşiktaş.Rakibini bozmak zorunda olan taraf Beşiktaş.Geçtiğimiz sezondan bu yana, kaçan şampiyonluğun ve oluşturulamayan kompakt yapının sebebi saydığımız ''kotarılmış bölge orta saha'' iyileştirmesi, Beşiktaş açısından bu maçın en önemli hamlesi.Sivok yok iken ''önlibero'' rolünün iki alternatifi var ya da Galatasaray'ın oluşturacağına benzer bir ''iki orta saha önü üçlü'' yapısı oluşturabilme ihtimali var.Cisse'nin daha ön alanda bir rol üstlendiği tertipte Toraman, Lincoln'e markaj ile görevlendirilebilir.Bursaspor maçında Yusuf'a yapıldığından bu tercihi mutlaka kenarda tutuyorum.Diğer seçenek Uğur İnceman.Ertuğrul Sağlam döneminde de fazla yararlanılmayan Uğur, bahsettiğimiz büyük arızayı kadro içinden çözebilecek en değerli oyuncu.Kurtuluş'un da olmadığı bir günde Uğur-Cisse ikilisinin sahada yer alması belki de oyunun Beşiktaş lehine gelişebilmesi için en kritik tercih olacak.Üzülmez'in yokluğunda Uğur-Cisse orta sahası varken ben Tello'yu sol beke yazarım.Ama Denizli öne yazacaktır, sol bekte Ekrem Dağ'ı görmemiz garanti gibi.Ekrem-Tello ikilisinin önlü-arkalı oynaması çok önemli bir fark oluşturmaz gibi görünüyor.Asıl sıkıntı sağ kenar tercihinde.Şükrü Saraçoğlu'nda Toraman vardı o bölgede, bu kez Üzülmez olmadığından sağ kenar tercihi büyük ihtimalle Ali Tandoğan'dan yana kullanılacaktır.Seriç'in sahada olmasının ne getireceğini bilemiyorum, çünkü kendisi hakkında yeterli izlenime henüz sahip olamadım.Holosko'yu sahada göreceğiz ve Galatasaray'a karşı kariyerinde 6 gol olan Nobre mutlaka sahada olacak, Bobo yine kulübede olacak.Fazla seçenek yok, tıpkı Fenerbahçe deplasmanında olduğu gibi maça başlayan kadro büyük ölçüde oyunu tutacak, Beşiktaş'ın güçlü yanlarının ortaya çıkmasını sağlamaya çalışacaktır.Dakikalar ilerledikçe yapılacak hamleler ile oyunun ve skorun Beşiktaş lehine dönüşü hedeflenecektir.
Mustafa Denizli'nin Beşiktaşı, son yıllarda hiç olmadığı kadar psikolojik üstünlük ile gittiği Fenerbahçe deplasmanından eli boş dönünce, psikolojik üstünlüğün rakipten yana olduğu Galatasaray derbisinden beraberlik almayı ''başarı sayma'' kredisini kaybetti.Kendisi her ne kadar ''devre arasına 5 puan farkla gireyim, yeter'' düşüncesinde olduğunu açıklamış olsa da bu hastalıklı camianın ''gelecek vaadiyle bitirilmemiş'' bir devre arasını kolay geçiremeyeceği bilinciyle hareket etmesi gerekir.''Kazanmak için çıkmadı, korktu'' saçmalık ve klişelerinden farklı olarak, düşünce ve niyet üzerine değil de sonuç üzerine belli çıkarımlar yaparsak, Mustafa Denizli'nin ''skordan başka hiçbir şey kazanamayacak'' görünen futbol görüşüne uygun hareket etmiş oluruz.Keza skor gelmediğinde de mutlak sorumlu bellidir, Denizli de her basın açıklamasında buna razı olduğuna dair açıklamalar yapmakta.
Beşiktaş'ta Bobo'nun genel tertibin dışında kalıyor oluşu önemli bir arızadır.4 yıldır çalışılan ve yetersiz savunmacılarla dahi belli bir noktaya gelen çizgi savunmanın yok edilişi, ''gelişime açık yapılanma'' yönünden başlı başına büyük bir arızadır.Delgado-Nobre, alkış-ıslık zıtlığı özelinde oyuncular arası performans dengesizlikleri ve bunların tribünden aldığı yanıtlar, sistemsizliğin getirisi olarak apayrı bir sorundur.Ama Beşiktaş'ın yeterli bir kadrosu ve bu maçı kazanabilecek silahları vardır.Fenerbahçe deplasmanında ekstra oynayan Delgado ve Ekrem'e eklenecek olan Holosko ve Tello ile Beşiktaş yeterli hücum silahlarına sahip olabilir, rakibini durdurduğu ölçüde de galibiyete yaklaşabilir.Derbi özelinde beraberliği Beşiktaş açısından kötü bir sonuç olarak düşünmüyorum; ancak bu skorun mevcut şartlardaki geçerlilik problemi lige verilecek ara sürecinde bazı gereksiz hamlelere neden olabilir.Psikolojik üstünlük yönüyle de saha içi görüntü ışığında da ibre ev sahibinden yana.Galatasaray: De Sanctis; Sabri, Servet, Meira, Hakan; Ayhan, Topal, Barış; Lincoln, Arda; Baros
Beşiktaş: Rüştü; Tello, Zapo, Zan, Toraman; Uğur, Cisse; Ekrem, Delgado, Holosko; Bobo
Denizli'nin Beşiktaşı: Rüştü; Seriç, Toraman, Zapo, Ekrem; Tello, Uğur, Cisse, Holosko, Delgado; Nobre
Noat Samisa
19.12.08
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2008
(685)
-
▼
Aralık
(55)
- Sonbahar / Suchwiin Bulmyeong Bir hafta oldu Sonb...
- Mesai Biterken Üç günde oynanan 18 maç ve pazarte...
- Yeni Yıl Lideri Liverpool'da yine ''rotasyon'' var...
- Rangers 0-1 Celtic Scott McDonald sempatim, iyide...
- Bellamy - Upson West Ham United uzunca bir süredir...
- Devre Arası Phil Brown Hull City, bu sezon oynadığ...
- Aston Villa 2-2 Arsenal Boxing Day futbol şölenin...
- Premier League #19 - #20 26 Aralık, İngiltere'de ...
- Müebbet İhsan Kalkavan'ı gördüm televizyonda dün,...
- Baraj Kapakları Açılacak Aylardır anons yapılıyor:...
- Derin Darbe Bu sezon Premier League'de sakatlıkla...
- Everton 0-0 Chelsea Pazartesi fikstüründe çok iyi...
- Manchester United 1-0 LDU Quito Liga Deportiva: Ce...
- Galatasaray 4-2 Beşiktaş 11 tane adamı seçerek fu...
- Mentör Hocayı değiştiren farka gidiyor; görünürde ...
- DjiBrilliant Birkaç yıl önce amatörce hazırlanmış ...
- I'm a Cyborg, But That's OK Filmin afişlerinden en...
- Premier League 08/09 #18 Christmas spesiyali, 11 g...
- 5 Puan'a Razı Mustafa Denizli, bilindiği üzere ge...
- İnter v Manchester United En sert, en magazinsel e...
- Kura Günü Grupları bitirdik, yeni yıl ile birlikte...
- Doğum Günü Pozları Geçen yıldan kalma bir tane ve...
- Son Kale 1983 yılında £300K'dan düşük bir fiyata ...
- LDU Quito v Manchester United Maçın ilk yarısına e...
- Koca Adam, Kısa Zaman Big Sam'i en son bu fotograf...
- Nicolas Anelka #100 Geçtiğimiz haftasonu West Ham...
- Tekrar Hoşgeldin Eduardo 6 haftalık iyileşme, 2 ay...
- Beklenilmiş Ayrılık 6 ayı tamamlayamadı Paul İnce...
- Beyaz Emirates! DailyMail başlığa taşımış bu iddia...
- Sponsor Stamford Bridge'de ihtiyacı olana toplam 1...
- Manchester United Tokyo'da Cumartesi akşamı karşıl...
- Beşiktaş 1-0 Ankaragücü Son kullanma tarihi geçmi...
- Middlesbrough 1-1 Arsenal Riverside'da iyi maç ol...
- Premier League 08/09 #17 Haftanın maçı Cumartesi p...
- A Tale of Two Sisters 2003 yılı, Güney Kore sinema...
- Tuncay - İbisevic DailyMail yaptı haberi, sanıyor...
- Law - Ronaldo - Charlton Dün akşam Old Trafford'a ...
- Rooney Mucizesi! Wayne Rooney yine sahnede; yine ...
- Kira vs L Bu iki ismi bilenler, başlıktaki sorunun...
- Suwon 2-1 FC Seoul Maça yine Suwon iyi başladı.Top...
- Beşiktaş 1-3 Ankaraspor Bir Azrail çeşitlemesi ol...
- Suwon - FC Seoul | Final #2 (1-1) K-League'de Mart...
- Premier League 08/09 #16 Roy Keane tam da Old Tra...
- Algıda Karmaşa Her gün okuduğum belli başlı yazar...
- Çakma İmparator #3 Milliyet gazetesi yapmış haberi...
- Sunderland - Tottenham Sene başı Tottenham'dan Su...
- Carling Cup 2009 SF Arsenal'in ''yaş ortalaması'' ...
- FC Seoul 1-1 Suwon Önce Şenol Güneş'in maç sonu a...
- FC Seoul - Suwon | Final #1 2 aydır kovaladığımız...
- Free Michael Now Hikaye uzun, nihai sonuca ulaşıld...
- Sıfır Gol Bir Puan Dün gece, Liverpool'un bu sezon...
- Carling Cup QF Tottenham'ın bu maç haftasında UEF...
- Cristiano Ronaldo #7 Geçtiğimiz sezon ilk 11'de ba...
- Sis - Pus Bu hafta oynanan maçların büyük bölümünd...
- Şehrin Çocuğu Windass Ya da ''Ne iş olsa yaparım W...
-
▼
Aralık
(55)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
4 Fikir, Tenkit, Yorum:
bence ekrem'i solbeke atıp, ali'yi de sağa koyacak. seric'i kafasından tamamen silmiş bana kalırsa, oynatırsa çok şaşırırım. ayrıca toraman'ı da uğur'un yerinde oynatıp prensi zan'ı bizden mahrum edecegini sanmıyorum.
rustu - ekrem, zan, zapo, ali - cisse , toraman, delgado - tello, nobre, holosko
bu arada kendi tercihen yazdığın onbirde zan yerine sivok koyduktan sonra bakıyorum ve bu takım baya baya iyi diyorum. yannız işte o durumda da 7 yabancı oluyor, bu sene çok zararı dokundu şu kuralın bize.
Sezon başından, Ertuğrul döneminden beri aksini savunuyorsun takip ettiğim kadarıyla ama ben halen Tello'dan sol bekte, Holosko'dan sağ çizgide uzun vadede verim alınabileceğini düşünmüyorum. Geçen yazılarından birinde de Beşiktaş'ın kadrosunun "dengeli" olduğunu yazmıştın ama bence tam tersi ve bütün sorun da oradan kaynaklanıyor. Ertuğrul başka formül buldu bu dengesiz kadroyu bir arada oynatmak için, Denizli başka. Ha Tello, Holosko falan dedim de Ertuğrul'un bu seneki sistemi bence de bir adım önde Denizli'ninkinden. Kadro dengesizliğinin sebebi ise gayet açık. Türkiye'de "teknik direktör"lerin transfer dönemindeki anlaşılmaz pasifliği ve Delgado varken "Brezilya milli takımının sol kanadını getirdik" diye Ricardinho'yu getiren bir yönetime sahip olmak. Her takımda var bu sorun Türkiye'de, bu seneki Fenerbahçe en büyük örnek. Ya Alex-Semih varken 14 milyon euro verip santrafor getirmeyeceksin, getiriyorsan da orta saha oyuncuların selçuk-maldonado-josico olmayacak. Bu kadar basit.
Devre arası hamle yapılabilir, hatta yapılmalıdır. Ama bu hamleyi yönetim yapmayacak. Madem sistem hastalığından değil, zorunluluktan böyle oynatıyor Denizli, kabul edilebilir bir sistem için oluşturabilir kadroyu. Başta kendisinin Delgado hayranlığından dolayı ne kadar sağlıklı yapabilir bunu muamma tabii. Herkes Delgado'nun Saraçoğlu performansından bahsediyor da, o maçta Fenerbahçe'nin tek ön libero Selçuk'la çıktığı unutulmasın. Sadece üstünde fazla baskı olmadan istediklerini yapabilecek alan buldu ve bunu kullandı. 33 yaşındaki Yusuf'un tek ön libero Ayhan'lı Galatasaray orta sahasını ne hale getirdiğini gördük yakın zamanda. Galatasaray da akıllandı ama artık, bu maçta bulması mümkün değil o şansı.
Bobo-Nobre değerlendirmelerine de sonuna kadar katılıyorum.
Peki Noat olaki Bobo-Nobre sıstemıyle cıft forvete donerse Denızlı yanı bır surprız yaparsa sence Besıktasın sansı hangı boyuta ulasır?
sb21:
Holosko-Tello konusunu uzun uzadıya pek çok kez yazdım.Ve eğer bu iki oyuncu sol bek ve sağ kenarda forvet çoklayıcısı olarak oynamayacaklar ise; Tello Beşiktaş'ın orta saha için yetersiz bir oyuncudur.Keza Holosko da Beşiktaş forveti için.Ben böyle düşünüyorum, bulduğum çözümün kadro içinden en ideali olduğunu düşünüyorum, yoksa mükemmel olduğunu değil.Delgado'nun geçen sezon Şükrü Saraçoğlu performansında Aurelio-Deniz, sonradan Appiah vardı Fenerbahçe orta sahasında.Bu yılki performansı Fenerbahçe'nin yalnızca Selçuk ile orta sahayı kapamaya çalışmasına bağlamak pek doğru olmayabilir.
Mourinho:
Bobo-Nobre olursa Delgado kenara gelir ki ben maç başlangıcı itibariyle bunu tercih etmem.Ama skor üstünlüğü oluşursa Nobre'yi mutlaka sahada tutup, Delgado-Özkan değişikliği düşünülebilir.
Yorum Gönder