Her gün okuduğum belli başlı yazarlar vardır; politika, ekonomi, yaşam vs. pek çok farklı konuda favori yazarlarım vardır.Sporda da vardır, Ercan Güven genel olarak hiçbir kategoride favorim olmasa da denk geldikçe okurum kendisini.Bugün yine Milliyet'te denk geldim, internet sayfasınındaki linki şurada.
''Lincoln'ün top sektirmesi ve Erdoğan Arıca'' başlıklı pek çok yorum dinledik, pek çok yazı okuduk geçen 5 günde.Ercan Güven'in bu yazısını tüm bu ''Lincoln'' yorumlarının arasında ''en temelsizi'' seçiyorum.Topla kateteden Lincoln, saptaması var ki ''sahada oynanan oyunun adı ne?'' diye sorduruyor.Şovdur bu, futbol değil.Topu yere düşürmeden saatlerce akrobatik hareketler yapan adamlar var dünyada ama en basitinden hiçbiri Lincoln kadar para kazanmıyor.Çünkü kitlesel bir anlam ifade etmiyor.İkincil olarak Erdoğan Arıca'nın tepkisini ''ayağının altına almak'' noktasına taşıyor, ''yandan çarklı mübalağa'' diyelim buna.Yazının tamamen yıkıldığı bölüm ise sonlarda, Berlin'deki Lincoln ile pazar akşamı ''malum hareket Lincoln'ü'' kıyası yapıyor ve kendince muhataplarına ayar veriyor.Bu mudur nitelik, bu mudur insanları ''İpsiz Recep, Kurtlar Vadisi, Adanalı'' izliyor diye ''reyting maymunu'' sıfatına bulayıp kendince aykırılaşmak, ayrılmak; bu sayede sınıflanmak?

Geçtiğimiz pazar günü bir maç oynandı ve pek ''sağlıklı'' bir maç olmadı.Hem 90 dakikalık akış içinde hem de sonrasın pek sık göremeyeceğimiz şeyler gördük.4 hakem ortaklaşa bir penaltı verdiler ama müsabbibin ten rengini dahi ayırt edemediler.Öncesinde ''hakeme bağır, çağır, söz ile kart iste sorun olmuyorken, sondan üç parmağını yumruk haline getirip ilk ikisini birleştirirsen kart alırsın'' kuralı işledi ve ''Ankara dörtlüsünün gayrimeşru çocuğu'' sıfatlı Hacettepspor 10 kişi kaldı.Bu, maç dinamiği, hakem kalitesizliği, ülke futbolunun genel sakilliği.Tüm bunlar, bu maça ait ama ''Lincoln'ün top sektirmesi ve Erdoğan Arıca'' ile doğrudan ilişkili değil.Evet pek çok maçta bu tür muadil olaylar görürüz.Ama kabataslak bir sayı çıkarsam belki 500 maçta 1 takımların biri 9 kişi kalır, izleyebildiğimiz 100 maçın 1'inde olur belki bu.9 kişi kalan takım da belki bin maçta bu şekilde 9 kişi kalır falan.Ne hakemin kararları, ne de ''hakkaniyet sorunu'' değil esas olan, tarafları belirleyen.Bunlar, Ercan Güven'in yazısına da konu olan ''Lincoln vakasının'' gözardı edilmemesi gereken yan etkileri.Mesela, algı meselesi.Lincoln orta sahada bir top almıştır ve topla ''şov yapmıştır''.Önce bu saptamayı bir kenara koyalım.Lincoln'ün Hacettepespor maçında yaptığı bu estetik hareketin ''yazıda geçen Berlin'de ot yoldurma'' ile pek alakası yok.Bunda da hiçbir beis yok, Lincoln ''şov'' yapmıştır işte.Mutlu etmiştir tribünleri, kendi de mutlu olmuştur.Aynı Lincoln geçtiğimiz gün ''futboluyla'' mest etmiştir tribünleri.''Futboluyla ve şovuyla'' arasında fark vardır ve hangisinin daha nitelikli olduğu bellidir, kıyası değersizdir.Aynı şekilde idealize etmek de bir ortak akıl çıkarmaz ortaya.

Lincoln şov yapmıştır topla.Belki rakibi rencide etmeyi düşünmüştür, belki de düşünmemiştir.Tepkileri belirleyen Lincoln'ün niyeti değildir, algıdır esas olan.Hacettepespor'un bu maçta yaşadıklarını koyun yanına, budur tepkiye sebep olan.Orta sahada boş alanda top sektirmenin, ''katederek sektirmenin'' Galatasaray'a ne skorsal ne de teknik bir katkısı yoktur, sanki Lincoln'ündavranışı ''özünde suçmuş'' sanrısına kapılıp da Ercan Güven gibi ''suç olmadığını iddia ettiği davranışı aklama'' yanılgısına düşerek ''efenim katetti topla'' gibi açıklamalar getirmek ilginçtir.Lincoln bir davranış koymuştur ortaya, tribünler başka, diğer muhataplar başka algılamıştır.Erdoğan Arıca olsam ya da Hacettepespor adına o gün orada bulunsam belki ben de öyle algılayacaktım.Tersini düşünelim.Cümle alemin ''kıl olduğu adam'' Cristiano Ronaldo, geçtiğimiz pazar günkünden daha nahoş olmayan bir ortamda dahi bu tip bir davranış sergilese, alacağı tepki ne olurdu?Özellikle de Türkiye'den.Galatasaray'a karşı da değil, atıyorum Stoke City maçında.Lincoln'ün karekteri şöyledir, böyledir de değil; apayrı bir hadiseydi o gün yaşanan ve esas olan algıydı.

O dakikada Lincoln'ü kovalayan oyuncu Olgay, Lincoln'e tekme atsaydı ne olurdu?Gayet net bir soru, neyi anlatmak istediğim sanırım anlaşılmıştır veya anlaşılacaktır.Buna güveniyorum.Olgay'ın ''muhtemel'' davranışını illa ki ayak kırma boyutuna da taşımayalım.Zago yapardı örneğin, topa müdahale eder ama dizini rakibinin dizine vurur, sıklıkla hakeme çaktırmazdı.Böyle bir şey de yapabilirdi Olgay, Lincoln'e acı verici ama dışarıdan ''aşırı merhametsiz ve alçakça'' görünmeyen müdahale şekillerini eminim biliyordur.Eğer olsaydı, o da bir davranıştı, bir duruştu.Tıpkı Lincoln'ün yaptığı gibi.Bunu yapıp da kahraman olanlar çok, ''kareketerli, delikanlı adammış'' denir arkalarından.Efsaneleşirler.Olgay efsaneleşemezdi, belki linç edilirdi ama olay bence bu denli, Olgay'ı ''eğer böyle bir şey yapsaydı'' suçlayamacak kadar bireysel.Cristiano Ronaldo'nun orta sahada sektirdiği top sonrasında tekme atarak oyundan atılan Ayhan Akman mesela?Nasıl olurdu?Yapılabilecek tek şey empati.Lincoln oldum bir süreliğine, kendime suç bulamadım.Erdoğan Arıca oldum, Arda da ''haklısın hocam'' dedi.Öyle algıladım, çünkü ben ''mağdurum''.İçinde Metalist geçen cümle kurmadım.En basitinden maç 11-11 gidiyorken bu hareketi, yani Hertha Berlin karşısında attığı şutları, çalımları değil tekil olarak bu ekstrem hareketi yapabilir miydi?Aklına dahi gelmezdi muhtemelen, algıda seçiciliği yaratan da budur.Televizyon başından izleyen sen, ben, o net olarak taraf olamayız bu konuda bana göre.Galatasaraylı da olsa taraf olamaz, olamamalı bence.En fazla empati kurar.Ortada bir yanlış yoktur ama bir doğru varsa o da Olgay'ın o dakikada Lincoln'e karşı hiçbir davranışta bulunmayışıdır.Aktörlerin anlık hareketleri birkaç küçük farkla tezahür etse idi bugün çok farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.Bu yüzeysellik, alakasız hadiseleri birleştirerek popülist ayar merakı, bilemiyorum Ercan Güven'e ve okurlarına ne katmıştır?Aslında suçsuz olan Lincoln'ü ''aklamış'' mıdır?

Bir hadise var ve aktörlerden hiçbiri suçlu değil.Lincoln'ün yükselen bir formu var, Hertha Berlin karşısında oynadığı çok iyi bir futbol var.Performansına dair yapılan değerlendirmeler doğrudur, yanlıştır; bunlar ayrı konu.Şov ile futbol arasında bir fark vardır ve bu da gayet net anlaşılır.Erdoğan Arıca da bundan sonraki yıllarda Anadolu'yu dolaşmaya devam edecektir, ülke futboluna katkısı yine sorgulanacaktır.Ama şu kesindir ki pazar günkü tepkisi pekala insacıldır.Formaları değiştirirseniz belki farklı bir portre çıkar karşısınıza.Leeds deplasmanında Münch'e yamuk yapan Danny Mills'e inen Pascal Nouma tokatı gibi.İlla ki sizden olan-olmayan farkını mı koymalısınız taraf olurken?''Lincoln'ü takip etsinler'' de değildir.Dediğim gibi, eğer Olgay Coşkun Lincoln'e yönelik bir harekette bulunsa idi, bu da gayet kişiseldi, kabul edilebilirdi.Kıstası da algı, formaları değiştirince tarafgir olana görünendir.

Noat Samisa

05.12.08

6 Fikir, Tenkit, Yorum:

theotheo dedi ki...

Bunda şaşılacak birşey yok noat. Galatasaraylı olupta böyle olmayan varmıdır bilmiyorum. ayhan,arda,hasan,ümit,hagi varoğlu var. nouma olsaydı gene kırardı bunların kafalarını.

Daima Fenerbahçe! dedi ki...

bizim tribünlere tombala çekmişti ama her takıma bir tane Pascal lazım haksızlığa isyan edecek.erdoğan arıcayıda anlıyorum. yıllarca anadolu kulüplerinde tutunamamış ordan oraya savrulmuş bir hoca ve takımı iyi oynarken yıllarca istanbul takımlarını kollayarak tutunabilen hakemlerden biri geliyor takımını katlediyor sonrasında sahada dalga geçilen oyuncuları. arıca'nın tepkisi doğrudur yada değildir verdiği tepkiyi anlayabildiğimi sanıyorum.

Borges dedi ki...

Sahsen ben ne olursa olsun bir futbolcunun futbolunu bitirmeye yönelik ya da sakatlamaya yönelik hicbir hareketi neyi nasil algilarsa algilasin dogru, kabul edilebilir ve insancil bulmuyorum. HAk vermedigim gibi "adam kizdi vurur tabi" de demiyorum, olgay yapsaydi hicbir sekilde mantikli olmazdi. Baska acidan sunun altini cizelim: Ercan Güven'i gecenlerde Arda yorumu yüzünden ben de konu etmistim, oldukca popülist bir yaklasim sergilemisti, cok sevdigim söylenemez ama onun ortaya koydugu farki ben ondan önce sözlükte de koymustum..

Lincoln, önüne gelen topu kaldirip sektirip yerinde saymiyor, bu cok buyuk bir farktir. Bunu yapanlar dahi olmustur. Bu bire bir hakarettir.. Lincoln en gerilimli macta dahi -fener derbisi- kesecegi ortayi firsatini buldu mu topukla kesiyor.. En en sikisik zamanda dahi estetik kendince bir seyler ortaya koyuyor.. sizi bilmem ama ben ve buyuk bir futbolsever kesim bundan acaip keyif aliyoruz.. Bunun icin stata gelen var, bunun icin ekranlarin basina gecen var, futbol tamamen show demek baskadir yani lincoln un mac boyunca bu tür hareketler yapamasinin disinda bir islevi olmamasi. Futbolun icerisinde yer yer "show" da vardir cok baskadir..

Basa dönersek o önceden de belirttigim gibi amaca giden yolu estetize eden bir adam. O pasi yine veriyor, o sahayi yine driplinglerle geciyor ama pasi, driplingi estetik sadece.. Yaklasik her macta mutlak suretle estetik bir hareketi olur, tek kusuru hacettepe macindaki dokuz kisi kaldiginda bunun olmasidir.. Ve ayni zamanda kendisi sari kart istedigi icin kart görmüs adamdir, bir baskasi da görecek bunun baska aciklamasi nedir ki ? Anlamsiz da olsa kural kural.. Yapilan tek ve cok buyuk hata yanlis insana kart cikmasidir..9 kisi kalmasinin butun kusuru hakeme ait degildir.. cikma topa el ile, düsürme lincoln'ü bacak arasi yediginde, düsürme lincoln'ü ceza sahasinda iki kisiyi gecip sut cekecek iken ? Sonra hepsi hakem hatasina kurban edilir..

Lincoln'ün yaptigi bana göre refleksif ve seyirciye yöneliktir. Kendisinin de dedigi gibi o sogukta o maci izlemeye gelen taraftara yöneliktir, bana yöneliktir misal.. Ben varsam, nasil ki alginin masumlugu üzerine düzülüyorsa bu yazi, onun benim algima yönelik -dogru yanlis hic önemli degil- bu emegi de bu sekilde degerlendirilmememlidir..

Almanyada gecenlerde daha bakin bir defans oyuncusu önüne gelen hucum oyuncusundan topu kurtarmak icin az biraz kaldirir, sonrasi ilerler, bakti ki seyirci de gaza geldi devam etti sektirmeye ve pasini verdi bitti gitti. Kimse bizle dalga gecti demedi, kimse ne yapiyorsun sen demedin, her sey 11 kisi olmasinda mi bitiyor ki ?

Algisal ve normlastirilmis sakatliklar, oyle oldugu icin "hakli" gösterilme cabasina girilmemelidir. Toroglunun önüne gelene küfür eder iken "ama onun o uslubu" diyerek yapilan normallestirme süreci burada da türk futbolcusunun olagan üslubu olarak ortaya koyulup normal olani "anormal" yapip buraya uyacaksina getiriliyor ki hos degil bence..

Misal Roy Keane'nin tekmesinden dolayi beni onu hic sevmedim. 4 yil önce hakli nedenleri olmasi o sekilde acimasiz bir insan olmasini, yaptiginin yanlis oldugunu degistirmiyor. Bugun kovuldu, sevindim o tekmeden kalan bir sevinc.

Lincoln suclu degil ama algisal olarak hissedilenler dogrudur ama bu yanlis algiyi nasil degistirecegiz hemen herkes "e olagan" dedigi vakit.. Lincoln ilk defa mi boyle bir sey yapti ? sadece 9 kisi oldugu icin mi bunu yapabildi ? Her mac yaptiginin bu macta yanlis zamana geldi degerlendirmesi onun niyetini de ortaya koymaz mi ki?

Velhasil aldigi paranin karsiligini belki de en güzel verdigi zaman dilimlerindendir. o macta ben o sektirmeye degil Ayhan'a verdigi tac cizgisindeki pasa bittim.. Umarim bu tepkiler onu siradanlastirmaz, bu gibi hareketlerden kacindirmaz baska da bir sey söylemiyorum.. Yeterince Baris öZbek, mehemt topal, selcuik inan var zaten orta sahada...

Noat SamisA dedi ki...

Sevgili Borges, açıkcası bu görüşlerime karşılık senden bu karşılığı almak pek hoşuma gitmedi.Anlatamadığımı ya da anlaşılamadığımı sanıyorum.

Biraz daha açayım öyleyse.Ben Lincoln'ü asla suçlamadım, aksine şov yapmanın suçlanacak bir tarafı olmamasından bahsettim.Israrla bunu vurgulamaya çalıştım.Ve yine ısrarla Hacettepespor'un o gün yaşadıklarının çok çok ekstrem bir durum olduğundan, bunun da Erdoğan Arıca ve diğerlerinin tepkisini normalleştirdiğini vurgulamaya çalıştım.Hakem kıyası, Lincoln'ün daha önce aynı şekilde sarı kart görmesi falan, bunları ortaya koymak yerine bu tartışmadan çıkarmaya çalıştım.Böyle de düşünüyorum.Hacettepespor'un 9 kişi kalmasını nasıl hakeme bağlamışım diye bir kez daha okudum yazdığımı, ben öyle algılamadım.

Pek çok farklı yan konuda anlatmak istediklerime ters cevaplar okudum, aslında aynı şeyi düşündüğümüz yan konularda da öyle.

Ve en önemlisi, yazıda da bahsettiğim gibi Olgay'ın illa ki Lincoln'ü sakatlayıcı bir hareket yapması gerekmezdi.Varsayımdır bu zaten, yapacakdıysa eğer.''İyi ki olmadı'' dedim sonra, öyle de diyorum.Ben de Lincolnvari hareket yapıp da hiçbir karşılık görmeyenlere yönelik sayısız örnek verebilirim.Taraftarın da hoşuna gider pekala, ben de tribünde olsam benim de hoşuma gider.Bu taraftan da bakıyorum.E ama diyorum ki, bir de öbür tarafın empatisi var ve bence her zaman bu hareketleri yapabilme potansiyeli olan Lincoln bir tarafta iken o günki yaşantıyı bir daha yaşama ihtimali düşük olan tarafın tepkisi daha değerli, daha önemli benim için.Çünkü Hacettepespor'un hiçbir zaman bir Lincoln'ü olmayacak.Lincoln'lere sahip olacak takımlar ile olmayacaklar arasında nicel olarak bir uçurum var, çoğunluk Lincolnsüz'ler.

Ben de ne futbolun şovunun bitirilmesine, bunun engellenmesine ne de bir futbolcuyu sakatlamaya yönelik harekette bulunulmasından tarafım.Lincoln'e tepkim yok, olan varsa da bu yazıda olduğu gibi karşısındayım.Aksini düşünüyorken böyle algılanıyorsam üzülürüm.

Borges dedi ki...

Sevgili Noat Samisa: Yazar iken sadece yazilan yoruma karsilik degil bu olay sonrasi ortaya dökülenlere karsilik bir yorumdu aslinda.. Belki senin yorumuna iliskin tek sunu soyleyebilirim: Sonuc itibari ile Lincoln hakli-haksiz olmasi önemli degil bu gibi hareketlerden kacinmalidir sakatlanma ihtimali, birisinin onu sakatlama ihtimali vardir gibi yaklasim var.. Bu da ne olursa olsun bu gibi olaylarsa "sakatlayan" tarafa gizli de olsa bir haklilik biciyor.. Empati ile gelen aslinda "olaganlik" "normallestirilme" dir.. Benim bu yaziya iliskin tek elestirim budur. bunun disinda Lincoln'ün sucsuz olmasi ya da diger konularda hem fikiriz, en basitinden cok cok popülist yaklasimlar sergileyen Ercan Güven konusunda..

Su ki yorum yapmaktan genelde kaciniyorum ben özellikle sevdigim bloglara.. zira diyecek ekstra bir sözüm oldugu vakit yorum yaziyor ama gereksiz uslup sertligi oluyor, simdiden bir daha özür..

O gün yasanilanlar bana göre her daim olabilecek durumlardir.. Dokuz degil de on kisi kalsin rakip.. Kac macta kirmizi cikmiyor ki? Bir fazlasi bu kadar olagandisi olmamasi gerekir bence sorun penalti idi. Saha icerisinde topu elle kesen haric hicbir insanoglu penaltinin gercek olduguna inanmadi.. Yoksa o cikan yanlis sari kart bu denli felakete ugramis takim görüntüsü vermez aslinda.. Ki bunun da o an icin farkinda olundugunu dusunmuyorum.

Baska bir konu su: Üzerinde duruluyor misal postlar yaziliyor.. Ama bence asil saygisizlik, asil gariplik Arica'nin bir futbolcunun üzerine yürümesi, deyim yerindeyse dövmeye kalkismasidir. Lincoln gercekten top sürmeyip saygisizlik yapsa dahi teknik adamin böyle bir hakki yok. Erman Toroglunun onca insanin izledigi programda "takip ederdim... siz yapayim yoksa siz zarar görürsünüz" gibi tehlikeli, saygisiz ve sacma tepkilerine sessiz kalinmasidir..

Ben galatasaryli oldugum icin gercekten futbolsever oldugum icin bu gibi tepkilerin kisirlastirdigi futboldan korkarim.. Toroglu ve diger tepkilerin hala bugün "normal" karsilaniyor olmasi, lincoln'ün top sektirmesinden cok daha derin, cok daha buyuk sorundur..

budur anlatmak istedim.. Eger ki inan bana skibbe bir adamin üzerine top sektirdi diye gitmis olsaydi coktan topa tutmustum.. mesele taraftarlik degil, ben Alex'in dahi Samsun'a attigi golü arada bir izler, buradaki yabancilara da youtube'dan gösteren adamim.. inanin tarafgirlikle ilgisi yok, nerden baksan arica'nin yaptigi saygisizlik cok daha buyuk, empati kuruyoruz, yine de anlamiyorum.. hakki yok, bu kadar basit..

Bir de Arda haklisin demis.. Demirkol icin yazmistim burada da es gecmisim. Arda adami sakinlestirmeye calisiyor, ben o durumda cok kalmis ve cokca kez yüzde bin haksiz adama "abi haklisin otur yerine tamam" demisligim vardir nedir ki bu ?

Saygilar, sevgiler efendim.

Noat SamisA dedi ki...

Sevgili Borges, birkaç durumu, tespiti ayıralım öyleyse.

''Aktörlerin anlık hareketleri birkaç küçük farkla tezahür etse idi bugün çok farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.'' dedim yazıda.Erdoğan Arıca'nın Lincoln'ün üzerine yürümesi pek tabii haksızdır, abartılıdır.Bunda da hemfikiriz.Zaten empatiyi bunun üzerine yapmadım, yalnızca ''tepki göstermek'' hususunda bir empati kurmaya, bunun da formaları değiştiğimizde ortaya bir başka boyut çıkaracağından bahsettim.Yine aynı görüş ekseninde ''Cristiano Ronaldo'nun orta sahada sektirdiği top sonrasında tekme atarak oyundan atılan Ayhan Akman mesela?'' dedim.Olgay gibi, yine varsayalım.Ne düşünülür dedim, sen ne düşünürsün, ben ne düşünürüm değil.Ama Ayhanla empati kurarım o anda da, karşılığında çoğunluktan göreceğim karşılık olur belki aklımda, belki de gerçekten hissi olarak yaparım bunu.Ama nasıl olacak bunun algısı, nasıl düşünülecek?Yaptırımı ne olacak?Arda'nın ''haklısın'' demesi de empatidir yani, belki senin dediğin gibi belki Erdoğan Arıca'nın algıladığı gibi.

Kırmızı kart arızası değildi o gün yaşanan, Hacettepespor'un 9 kişi kalışındaki saçmalıklardı.Bir yıkıntı hissiyatıydı ve yazıda da dediğim gibi, çok ekstrem bir durumdu.Sen ekstrem değildir diyorsun, bu bir ayrımdır; müdahale edemeyiz, karışamayız.Garanti mi vereyim, ne yapayım bilmiyorum ama Lincoln böylesi bir ''kaotik'' maçı bu sezon görmez sanıyorum. :) Yani Lincoln'ün sıradanlaşmasından korkmak biraz evham gibi, nitekim 3 gün sonra Lincoln gösterdi bir şeyler.Tüm hünerlerini sergilemek için önünün kesileceğini ben sanmıyorum.Ama böyle düşünülebilir, onu da anlıyorum.

Ve istedim ki Erman Toroğlu'ndan, Ercan Güven gibi popülist söylemlerin sahiplerinden bir farkımız olsun.Aslında tüm bunlar böyle değil, şöyledir diyebilelim.Temelde de bu var.Erman Toroğlu gibi düşünce yapıları sakil insanlardan futbol ortamımızda bolca var, akl-ı selim ters düşünmesin yeter ki.

Ha, buradan ne çıkar?İnsanların bu tür durumlarla karşılaştıklarında nasıl algılayacaklarına dair bir hissiyat oluşur belki.Kimse Lincoln'ü ya da Erdoğan Arıca'nın-Hacettepespor'un salt tepkisini hor görmesin, benim düşüncem budur.Normalleştirilmesi gerekenler ise Lincoln'ün suçu yokken amlamsızca onu savunma çabası, bu sırada da futbolun insani yönünün bence ikinci plana düşmesi ve Erdoğan Arıca gibi abartılı tepkide bulunanlar ile konunun asıl muhatabı olmayıp kadraja ''takip ederdim'' ile giren zihniyetin men edilmesi olabilir.

Saygılar, sevgiler bizden.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana