Boxing Day futbol şöleninin kapanış maçı dramatik bitti.Son yarım saatteki Villa baskısı uzatmalarda sonuç verdi ve Aston Villa harika bir ilk yarı oynamasına karşında 0-2 geri düştüğü maçtan ancak 1 puan almayı başardı.
Aston Villa: Friedel, Reo-Coker, Davies, Knight, Luke Young, Milner, Sidwell, Petrov, Barry, Ashley Young, Agbonlahor
Subs: Guzan, Harewood, Delfouneso, Salifou, Shorey, Gardner, Osbourne

Arsenal: Almunia, Sagna, Eboue, Toure, Silvestre, Song Billong, Denilson, Nasri, Diaby, Gallas, Van Persie
Subs: Fabianski, Djourou, Vela, Ramsey, Wilshere, Clichy, Bendtner

Maç öncesi mutlak favorim olan taraf Aston Villa'ydı.Martin O'neill'ın Aston Villa'sı her ne kadar Premier League'de bu sezonun trendine uymuş, deplasmanda iç sahadan daha fazla puan toplamış olsa da Villa Park sezonun en korkunç deplasmanlarından biri.Bugün bu, bir kez daha tescillendi.Daha önce bu deplasmandan Liverpool ve Man Utd 1'er puan ile dönmüştüler, Chelsea ise Şubat sonunda Birmingham'a gelecek.2001 yılından bu yana sezonun aynı dönemleri karşılaştırıldığına, Noel fikstürü haftasına gelinene kadar olan süreçte puan tablosuna bakıldığında, Premier League'de son 7 yılın en zayıf iç saha performansı görülüyor.Villa'nın da ligin genelinden aşırı ayrılığı olmadığını göz önüne alırsak bu durumdan etkilenilmemesi düşünülemezdi.Fikstürün sıkıştığı şu dönemde bu tablonun dengelenme olasılığı var ya da ilerleyen aylarda özellikle üst sıra ve alt sıra takımlarının baskın ve eksik yönleri daha belirgin ortaya çıkacağından bu durumun sürekliliğine dair daha net fikir sahibi olabileceğiz.
Arsenal'de haftabaşı Fabregas'ın ''en az 3 ay'' etiketli sakatlığı, zaten sezon başından bu yana sakatlıklarla boğuşan Arsenal'e olabilecek en ağır darbelerden birini vurmuştu.Geçtiğimiz haftasonu kırmızı kart gören Adebayor'un cezası da bir diğer kötü haberdi.Sezon başından bu yana kritik mevkiilerde alternatifleri sürekli kısıtlı olan Wenger'in tercihleri yine sınırlıydı, bir süredir yaptığı gibi elinde ne varsa onları sahaya koymak zorundaydı.Tercih yapabileceği nadir mevkiilerden biri olan savunma tandemi için Gallas-Djourou ikilisini seçmişti maçtan önce.Bu seçim de mümkün olamadı, İsviçreli savunmacı Johan Djourou ısınırken sakatlandı.Mecburen Kolo Toure geçti yerine.Arsenal'in mevcut kadrosunun en verimli kullanıldığı yapı, Fabregas'ın yanına Song-Ramsey ikilisinden birinin konulup, Denilson'un sağ ya da sol kenara geçtiği dizilişti.Bu sayede eksik kalan orta saha direnci bir ölçüde tolere edilirken, ters kenardaki Nasri ya da Diaby'ye ve beklere de kulvar açılabiliyordu.Takımın üst düzey performans gösterdiği ''Big Four zaferlerinde'' Denilson orta sahada çok üstün bir performans gösterse de takımın lider olduğu sezon başı sürecinde ve sonrasında sakatlıkların izin verdiği dönemlerde parlayan yapı buydu.Eksikler, kısıtlı kadro yine Denilson'u orta sahaya getirdi.Emirates'te ıslıklanan Eboue sahadaydı; Clichy yerine sol beke Silvestre konularak ''stoper bek'' tercihi yapılmıştı.Neredeyse ligin tamamını göz önünde bulunduruduğumuzda, genel tertibinde iki dış bek olan tek takım Arsenal.Geçen sezonun ''en iyi'' karmalarında pek çok kişi hücum performansları ve onların katılımıyla Arsenal'in oynadığı muhteşem futbol nedeniyle beklerde Clichy ve Sagna'ya yer vermişti fakat bunun takım savunmasında açtığı gedikler bir başka gerçek olarak da karşımızda duruyor.Çizgi savunmada bu sezon büyük sıkıntılar yaşıyor Arsenal; BBC'deki köşesinde Arsenal eskisi Lee Dixon, bu hafta Liverpool'dan yenen gol özelinde bu taktik arızaya dikkat çekti.Sezon başından beri gözlenen bu net arızanın çözümü bir stoper bek, bir dış bek kullanımı olabilir, hele de sistemin diğer dinamiklerinde geçmişe göre pek çok eksik, arıza varken.
Aston Villa'da Nicky Shorey, sezon içinde çok kez denendiği üzere yine yerini Luke Young'a, ters tarafı ise ''oyun kuran bek'' nitelikli Reo-coker'a bırakmıştı.Reo-coker bir orta saha oyuncusu, tıpkı ligdeki muadilleri Essien ve Zokora gibi sağ bek rolünde farklılık yaratıyor.O'neill da bu ekstrayı sıklıkla kullanıyor.Reo-coker'ın orta sahadaki yerinde Sidwell, Villa'nın Barry ve Petrovla oluşturduğu üçlü orta sahada yer alıyor.Sol kenarda Ashley Young, sağ kenarda James Milner; uzun zamandır faydalanılamayan John Carew'in yokluğunda Agbonlahor ile ileri üçlüyü oluşturuyorlar.Milner transferi de bir süredir görünenler ışığında Martin O'neill'a bir alkış daha gönderdi.Carew'in yokluğuyla en ilerideki oyuncu olan Agbonlahor, bu sayede üstün sprint ve dribling yeteneklerine ek olarak santrafor vasıflarının da varolduğunu ispat ediyor.Arsenal gibi Aston Villa'nın da kulübesine baktığımızda bir ekstra oyuncu göremiyoruz, zaten Villa bu maçı başladığı 11 ile tamamladı.Belki son dakikalarda artan baskıya yüksek toplarda yardımcı olması için Marlon Harewood düşünülebilirdi.Carew'in yokluğunda biraz kısa kaldılar.
Oyunun başlangıç düdüğüyle birlikte Villa oyun üstünlüğünü ele geçirdi.Orta sahada çok rahat hareket ettiler; Arsenal'in zayıf orta saha ikilisine kolay baskı kurdular, adeta sindirdiler.Rakip yarı sahanın tamamını kullandılar, beklerini de çıkartarak Arsenal'i yarı sahasına hapsettiler.Pek çeok değişik yoldan pozisyonlar da buldular.Luke Young'ın şutu vardı, Almunia çıkardı.Soldan gelişen atakta iki kez gol şansı geldi Villa hücumcularına fakat gol yapamadılar.Sidwell, Petrov ve Milner'ın topları direklerden döndü, AYoung'ın kafasını Sagna çizgiden röveşata ile çıkardı.Tüm bu pozisyonları ilk yarı üreten Villa, adeta rakibine top göstermedi.Nasri'nin taşıdığı toplarla ileride çoğalmayı denese de Arsenal, ilk yarı bunda hiç başarılı olamadı.Rakip kale önüne nadir getirilen toplardan birinde Reo-coker, kaptığı topla çabuk çıkmak isterken Denilson'a takıldı ve terk ettiği bölgeye açılan topu kovalayan Denilson, Arsenal'in maçtaki ilk şutunu kaleye gönderdi ve 40. dakikada takımını 0-1 öne geçirdi.İlk yarı her şeyi deneyen bir Villa vardı, atamayana attılar.43'te Song Billong da sakatlandı, Aaron Ramsey 18. yaş gününde oyuna dahil oldu.
İlk yarının dramatik finali, ikinci yarıya da ilginçlikler taşıdı.Arsenal, 45-60 arası üst üste pozisyonlar ve 49. dakikada 3 pasla bir gol daha buldu.Diaby-Eboue paslaşmaları golü getirdi, %25 topla oynama yüzdesiyle Arsenal 0-2 öne geçmişti.Garip şeyler olmaya başladı ve ''doğruları yapıyor olmaya inancını kaybetmiş görünen'' Aston Villa, adeta grogi duruma düştü.Bu paralize hal yaşanırken Arsenal 3. gol fırsatını birkaç kez yakaladı, bir şut da direkten döndü.Roller yine değişti ve şoku atlatan Villa tekrar oyuna egemen oldu.Agbonlahor'un deparında Gallas penaltıya sebebiyet verdi, penaltıyı kullanan Gareth Barry skoru 1-2'ye getirdi.
Kalan yarım saatin neredeyse tamamı rakip yarı sahada oynandı ve ısrarlı denemeler sonucunda 90+1'de bu sezon EPL fikstürü dahilindeki maçlarda ilk kez forma giyen stoper Zat Knight beraberliği getiren golü attı.Hem ilk yarıdaki iyi futbolun, hem de son yarım saatteki ısrarlı denemelerin, rakip yarı sahanın tamamı kullanılarak üretilmeye çalışalın tehlikelerin mükafatı sayılacak bir piyangoydu adeta bu.

İlginç bir maç oldu.Hamleleri kısıtlı, yapabilecekleri belirli iki takımın üstün gayretini izledik.Bugün itibariyle sahada yer alan kadrosu daha yaratıcı olan Aston Villa, ürettiklerinin esas karşılığını alamadı.Bu sonuçla iki takım arasındaki 3 puanlık fark korundu, Villa 3. sıradaki yerini kaybetse de ilk 4 içindeki yerini sağlamlaştırdı.Premier League'de ikili averajın önemi yok, sezon bittiğinde muhtemel 4.-5. sıra tespitine alınan puan dışında özel bir etkisi olmayacak bu maçın.Villa'nın sezon yarılandığında topladığı 35 puan devam ettirelen doğruların sonucudur; Premier League'de ilk yarının takımı her ne kadar bugün 5 yemiş olsa da pek çok kişi için olduğu gibi benim için de Hull City'dir.Ardından Martin O'neill'ın Aston Villa'sı.Umarım sezonun 2. yarısı da bu başarı devam eder, ki çok büyük aksaklıklar yaşanmadığı takdirde, bir-iki oyuncunun ara transferde kaybı olsa bile edecektir.

Noat Samisa

26.12.08

3 Fikir, Tenkit, Yorum:

Noat SamisA dedi ki...

theotheo,

Londra'nın arka sokaklarında büyümüş, iki haftada bir Highbury havası yutmuş tadında takılan Kuzey Londra mevzuu adamı imajını bu şekilde veremezsin.Zorlama fazla.

Meramını düzgün anlat, anlatamıyorsan uğrama buraya.Bundan böyle yorumlarının hiçbiri yayınlanmayacak, boşa zaman harcama.

The Gunners dedi ki...

kırk yılın başı bir şans galibiyeti alacağız sanmıştım ama olmadı. bizim şansla kazandığımız maç yok bu sezon :) misal manu daki son dakika liverpooldaki sezon başı son dakika ve hakem şansları chelseadeki erken öne geçip maçı rölantiye alabilme. inşallah 4. bitireceğiz ve ş.ligine yine kalacağız. ayrıca bizdeki sakatlık olayları diğer big fourda olsaydı bizden de kötü olacaklarından eminim.

ynwa dedi ki...

diğer big four üyeleri de arsenal kadar sakatlıklarla boğuştu bu mazeret olmamalı bana kalırsa, liverpool'da takımın en önemli golcüsü 19 maçın sanırım bir 10'unu kaçırdı. bunların içinde chelsea manu arsenal maçları var. stoper skrtel dizini ayırdı, 2 küsür aydır sakat. solbek aurelio 1 aydır yok, gerçi o müzmin sakat. gerrard gene 3-4 maç kaçırdı. chelsea'de essien neredeyse hiç oynamadı. carvalho uzun süredir sakat. drogba keza sanırım 2 ay kaçırdı. ballack vs ciddi süre oynamadı. manu yine içlerinden en az etkilenen gibi ama onlarda sezona ronaldo'suz girdi. ama işte arsenal'in kadro derinliği diğer üçüyle kıyaslanamayacak kadar dar oldugundan bu sakatlıklar onlara gani gani puan kaybı olarak geri döndü. wenger transfer yapmama inadını bu kadar uzatmasaydı belki arsenal şuanda hala yarışın içindeydi.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana