Aylardır anons yapılıyor: ''Man City'deki para barajının kapakları açıldığında transfer piyasasını sel basacak!'' deniyor.Son günde gelen Robinho, ondan önce SWP transferleri ile göreceli olarak ufak çaplı bir deprem oluştu piyasada.''Arapları kriz vurmuyor.'' tezi de var, kabul görüyor.''Aç gözlüdür bunlar, yer altından geleni yerler; göbek kaşır, iş bilmezler.'' genel kabulü ise bana fazla önyargılı geliyor.Bu adamlar buraya yalnızca hazır parayı yemek için gelmediler, tıpkı Roman Abramovich ve diğerleri gibi.Yılların birikiminin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda yurtdışındaki nitelikli üniversitelerde ihtisas yapmış elemanları var, bunlardan biri de holding bünyesinde daha önceden görevli olan ve Man City'nin başkanlığına getirilen Haldun El-Mubarek.Tepede BAE Kraliyet Ailesi üyesi Sheikh Mansur, onun altında okumuş adam Suleyman El-Fahim, görünürde ise bir başka okumuş adam Haldun El-Mubarek.Devir-teslim transferin son günü olunca ve o gün de anormal hareketli bir gün geçirilince bugüne kadar oynanan 15 maç adeta ''gazozuna'' oynandı.''İsteseler kazanırlardı.'' kadar basit olmasa da aşırı beklentinin, tüm takımın değişebileceği iddialarının ortamı bozduğu kesin.Devir teslimden önce 3'te 2 yapmıştı Man City, Gabriel Agbonlahor'un hat-trick yaptığı Villa deplasmanı sonrası iki 3-0'lık galibiyet almışlardı.O galibiyetlerden biri de Sunderland deplasmanındaydı, 18. maç haftasına gelindiğinde City'nin tek deplasman galibiyeti bu.
Eriksson'dan Sonra serisi yapmıştık.Linkini verdiğimiz serinin dördüncü postundan diğer yazılara da ulaşılabilir.Mayıs ayında yazdığımız serinin üçüncü postunda: ''City'nin elindeki kadro iyi ama pek çok mevkiide yığılma, bazı mevkiilerde de genel kalitenin altında bir yapılanma var.Bu yönüyle Everton, Aston Villa, Portsmouth gibi dengeli takımlar uzun vadeli planlarda City'nin önünde.'' demiştik.Blackburn'ün de önlenemez düşüşüyle bu tespitimiz büyük ölçüde cevap buldu.Serinin çıkış noktasını oluşturan ''Eriksson'dan sonra McClaren etkisi'' tezimiz her ne kadar sonrasında gelen Mark Hughes tercihiyle törpülense de gelinen nokta itibariyle karşılık bulmuş görünüyor.Zaman içinde bu duruma etkiyen çeşitli değişimlerle birlikte Man City, Premier League tarihinde ilk kez Boxing Day fikstürüne sondan 3. sırada giriyor.Kulübün küme düştüğü sezonlar da oldu fakat hiçbir sezonun bu dönemi, düşme hattında geçirilmemişti.
Peki bu tablo nasıl oluştu?Geçtiğimiz sezon da yeni bir yapılanma vardı ve bu sezona göre daha fazla oyuncu transfer edilmiş, daha dengesiz bir transfer politikası izlenmişti.Bazı mevkiiler şişerken, sezon seyrinde özellikle orta sahada yaşanan sakatlıklar, alternatifsizlik nedeniyle tüm takımı etkilemişti.Buna rağmen City bir seri yakalamış ve Premier League fikstüründe City of Manchester'da oynadığı ilk 9 maçı kazanmıştı.Bu 9 maçlık serinin içinde bir de Man Utd'a karşı derbi galibiyeti vardı.Seri Boxing Day fikstüründe bozulmuş; City, Blackburn ile evinde 2-2 berabere kalmıştı.Aynı bu sezon gibi, geçtiğimiz sezonun 18. maç haftası sonunda da City'nin yalnızca 1 deplasman galibiyeti vardı.Ama iç saha performansı Man City'i 2008'e 5. sırada sokuyordu.Yıl bitiyor; Man City geçen sezonun aynı döneminde ulaştığı puanın ancak yarısına ulaşabilmiş durumda yeni yıla giriyor.Oynadıkları son 3 Premier League, toplamda son 5 maçı kaybetti City, en son ligin dibindeki WBA'e kaybettiler.Geçtiğimiz sezonun 3. maç haftasında alınan Man Utd galibiyetindeki kadro ile son WBA maçına çıkan takımı karşılaştırdığımızda yalnızca 2 oyuncu eşleşiyor; onlar da savunma tandemini oluşturan Richards ve Dunne.Bu tablonun nasıl oluştuğu, aradan geçen 1 yılda nelerin değiştiğinin cevabı büyük ölçüde bu ''anlamsız'' değişimde yatıyor.
Mark Hughes baskı altında, WBA'nın üzerindeki dörtlüden menejer değiştirmeyen bir tek Man City kaldı.İşler pek de Mark Hughes'ün istediği gibi şekillenmiyor ama bu ''büyük yatırım''ı denemek isteyecektir.Shinawatra'nın teklifini kabul etti sonuçta, şimdi daha büyük bir kaynak olacak elinin altında.Transferleri Hughes'ün istekleri doğrultusunda yapar iseler bir yere kadar Hughes durumu düzeltebilir.Ama ''saldırı'' olacaksa transfer piyasasına, bu Hughes'ün işine gelmediği gibi şu ortamda ''City'nin Premier League geleceğine'' dahi tehdit oluşturabilir.Kaleye Buffon; savunmada Ramos, yaz orta sahaya Xavi, forvete Torres...''Almak istemek'' bedava nasılsa.Ben en azından ara transfer döneminde ''ölçüsüz'' hareket edilmeyeceğini düşünüyorum.Belki bir ekstra transfer olur; diğerleri mutlaka eksik bölgelere, teknik yönetim raporu doğrultusunda olacaktır.Belki de Christmas spesiyali sonrasında Mark Hughes işini kaybetmiş olabilir, o halde ''ölçüsüzlük'' kıstasları da değişebilir.

Noat Samisa

24.12.08

1 Fikir, Tenkit, Yorum:

Erkin dedi ki...

Hughes, United'ın başına geçse keşke Ferguson'dan sonra.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana