11 tane adamı seçerek futbol yönetimi yapılabilen bilgisayar yazılımlarının geçmişi en az 15 yıllıktır.Halı sahada da 6 adam bularak bir takım yapabilirsiniz.Sistem sistem diye diye saatlerce konuşursunuz ama sayıların yani şablonların ''alan savunmasına dayalı takım savunmasının bir ögesi'' olduğunu eğer kabul etmez, buna göre oluşturduğunuz futbol görüşünüzü yönetiminiz altındaki bireylere yansıtmaz ve kabullendirmez iseniz sayılar yalnızca sayı değeriyle kalır; mesela Mustafa Denizli olunur, bugün olduğu gibi voleybolda servis döner gibi mevkii belirlersiniz.
Skibbe benim ikinci plana attığım tercih ile başladı maça ki bunun pek doğru olmadığını her ne kadar Beşiktaş bu arızayı kullanamasa da görüldü.Sağ tarafına Nonda-Lincoln ikilisinin ortaklaşa yardım vermesi, sağ atakları ya Baros'un o tarafa yanaşması ya da bu ikiliden birinin Barış'a katılması ile yapmayı düşünüyordu belli ki Alman teknik adam.Ama oyun büyük ölçüde Beşiktaş'ın sağına, Galatasaray'ın da soluna yığılınca aldığı topları taşımak gibi bir hasleti olmayan Seriç'in tempo eksiğiyle de birlikte Galatasaray'ın bu zaafı çok sırıtmadı ya da Beşiktaş adına skora dönüşmedi.Burada bir Holosko hamlesi gelebilirdi, Tello-Holosko yer değişimi Seriç'i de oyuna sokabilir, Beşiktaş'ı avantajlı konuma geçirebilirdi.Ama düşünülmedi, Holosko sağ tarafa yardım etti, hücumda da her topu kovalamaya çalıştı.İlk golde İBBSpor-Beşiktaş maçı geldi aklıma, yerdeki topa Rüştü dokunduysa faul.Ama net olarak göremedik.Bazen ekstra çaba istenmedik şekilde sonuçlanabiliyor, Holosko'nun ölü pozisyonda sebep olduğu penaltı da böyle bir şeydi.Keza diğer yanda da Arda'nın ekstra çabası, yenilen golde Delgado'yu kovalayışı derinliği bozdu ve komplike gelişen atağın sonuca gitmesine yardımcı oldu.Beşiktaş'ın attığı ilk gole dikkat çekmek gerek, uzun zaman sonra Beşiktaş'ta gördüğüm en güzel futboldu bu gol.Rakip yarı alanın tamamına yayılan, sahanın tamamı kullanılarak yapılan çabuk pasların sonucunda boşalan alana orta sahada ekstra koşu ve final pası ile gelen gol.Zirve futbolda bunu orta sahalar yapıyor, bu ekstra koşuların markası Darren Fletcher'dır.Ligimizde çok görmediğimiz bir goldü, bir de bu sezon başı Beşiktaş-Konya maçında Holosko'nun golü aklımdadır.2-1'den sonra Beşiktaş servis dönmeye başladı.Orta sahada başlayan Toraman geriye geçti, Zapo öne çıktı.Cisse daha öne atıldı ama Delgado'nun boşalttığı alanları hiç kullanamadı.Devamlılık ile önemli bir rol sahibi olabilecek bir oyuncu olan Edouard Cisse, bugün hiçbir varlık gösteremedi.Kadrodaki en iyi orta saha oyuncusu, sıfatı halen onda ama mutlak suretle bu şekilde devam edilmesinin imkansız olduğu görülüyor.Oyuna sonradan giren Uğur da tam kendini gösterme fırsatı bulmuşken bir yanlış yaptı ve tamamen dağıldı.Sezona iyi başlamışken bu durumu üzücü.Galatasaray'ın her atağında Beşiktaşlı oyuncuları farklı bölgelerde, farklı şekilde pozisyon alırken gördük.Bir ara Gökhan Zan Baros'a yapıştı, rakip sahaya kadar onun sırtında dolaştı.Ekrem taraf değiştirdi, Zapo'yu sağ bek pozisyonunda dahi gördük.Bugün oyuna Bobo'yu da sürseniz, Uğur-Cisse ikilisini birlikte de oynatsanız, Holosko'yu ve Tello'yu doğru kullanıyor olsanız da bugün ve sonrasında kazanmanız, sürekli bir başarı sergileyebilmeniz mümkün değil.Hele bir de hayat devam ediyorsa, yani kısa süreli bir başarı sonrasında yeni bir kulvar ihtimaliniz varsa bugünü çöpe attığınız gibi o ihtimali de çöpe atıyorsunuz.

Bizim ligimize özel, başka liglerde görülemeyecek bir ''kırılma anı''mız var.Bu derbinin de kırılma anı bize özel oldu.Zapo'nun, Zan'ın, Ayhan'ın hakem yorumuyla kartla cezalandırılabilecek pek çok pozisyonları varken, İspanyolca da değil İngilizce ''ben 1 kere yaptım, bana kart verdin'' mealindeki bir sözün vücut diliyle desteklenmesine tereddütsüz kart çıkıyor bu ülkede, futbolcu kart istemiyorken.Delgado zaten fazla kart gören bir oyuncu değil, futbolda da niyet değil aksiyon önemlidir.İlk kartında hakemle hemfikiriz, fazlası olmazdı.Daha birkaç hafta önce çok tartışıldı bu, hele de yabancı futbolcuların bu konudaki problemi ayan beyan ortada iken.Hakeme bağır-çağır, rakibine tekme at, hakemi aldatmayı dene vs. tüm bunlar hakem yorumuna tabii iken yumruk yapılmış elin işaret parmağını öne alıp, baş parmakla birleştirerek elini sallamanın bu ülkede yorumu yok.Kart istiyor olsan da sarı kart, olmasan da.''Efendim futbolcu da sorumlu olsun, falan filan.''Burası Türkiye, konekting pipıl...Bobo ve Uğur değişiklikleri, 10 kişiyken golü de bulan Beşiktaş'ı ileri taşıması düşünülen değişikliklerdi ama Uğur'un sebep olduğu penaltı ile bu değişiklikler ters etki yaptı.

Taktik açıdan zayıf bir maç oldu.Beşiktaş, özellikle ilk yarı açık açık boş olduğu görünen Galatasaray sağını kullanamadı.Yine de efektif ayakları bugün iyiydiler; Tello, Holosko ve atılana kadar Delgado.Beşiktaş 10 kişi kaldığında oyun büyük ölçüde koptu ve zaten hiçbir koordinasyonu olmayan Beşiktaş'ın birinci bölge oyuncuları iyice dağıldılar.3. golde Seriç mesela.Tabii Rüştü, ''tecrübeli kaleci'' sıfatından bana fenalık geldi.Nobre mi?Galatasaray kalesine giden bir şuta siper olduğunu hatırlıyorum.Bobo olmak zor, devre arası bu panayırdan bir yolunu bulup bedavaya kaçsa suçlamam kendisini.Delgado'nun ''10 numaralığı'' tartışılıyor yıllardır, bugünden sonra ''iş ahlakı''nı da tartışırız.Gönderir, yerine ''Daha İyi 10 Numara'' alırız.

Galatasaray'ın golleri ise Beşiktaş'ın bu kötü tablosuna ve Galatarasaray'ın trend futbol doğrularına büyük ölçüde uyan yapısına rağmen sarkastik şekilde dış etkenler kaynaklıydı.Ölü poziyonda penaltı, rakibin gardı düştüğü anda alakasız bir şekilde Seriç'in göbekte tek kalması gibi büyük ölçüde kontrol dışı gelişen aksiyonlardı.Tabii buna diğer yandan topun ceza sahası civarında efektif kullanımı ve zaafların değerlendirilmesi, fırsatların kullanılması olarak da bakmak mümkün.İlk goldeki el teması konusu daha önce sıkça tartışıldığından bende bir soru işareti var.Ligimizde hız ve taktik oyun eksiği, maçları büyük ölçüde maç dinamiklerinin eline bırakıyor.Hakem kararlarının aşırı tartışılır olması, küçük görülebilecek yanlışların da bu argüman ışığında maçları direkt etkilemesinden kaynaklanıyor.Mesela bi' ara 11-0 yazıyordu faullerde.Hepsi kitaba uygundu, Delgado'nun kırmızı gibi tüm fauller kitaba uygundu.Ama'sı var işte, derbilerde üç haneli düdük sayısına ulaşmayana maç vermiyorlar mı acaba?Büyük yanlışlar ayrı, onları görünce bazı sorgulamalar gerekiyor.Beşiktaş, oyunu tutma ve bu sayede kendi silahlarını harekete gerçirme planıyla çıktığı ikinci derbiyi de kaybetti.Hem de oyunu hiçbir bölümde tutamadan, görüneni sahaya koyamadan.Ve MD'nin Beşiktaş'ı yine ligin tepesindeki bir takıma kaybetti.Ertuğrul Sağlam kıyasına kadar getirirsek, sanıyorum ES'nin takımı bugün 4 gol yemezdi.Bir tek bunu iddia edebilirim, geri kalana dair daha da fazla bir şey yazmaya gerek yok.Beşiktaş'ın ''doğru idare ile idealleştirilebilecek'' bir kadrosu vardır.Bu kadronun, ''basiti mükemmelleştirme'' yoluna sokulması halinde hedefine ulaşma ihtimali de yüksektir.Ama iki ay geçmiş ve hala Beşiktaş'ın genel tertibi Mustafa Denizli tarafından da tam olarak bilenemiyorsa ''sorun yok, köprülerin altında bol su var, 17. maç haftası sonunda 5 puan iyidir'' ile ancak mikrofonlara konuşulur, insanların bunu kabullenmesi beklenmez.''Beşiktaş'ın sorunu yönetimdir.'' sözlerini beynime kabul ettireli ve yeni bir tespit olarak sunmayı geçeli çok oldu.

Noat Samisa

21.12.08

10 Fikir, Tenkit, Yorum:

theotheo dedi ki...

1) rüştü topu kontrol etti, servet sonra vurdu. çok açık bir faul.
2)ingilizce'de arda'nın penaltısının adı "dive"dır. ve arda bunu hep yapmaktadır. penaltıyla uzaktan yakından alakası yok.
3)delgadonun 2.sarı kartı komik. böyle birşey olamaz.

noat bundan sonra maçın teknik taktik yorumu falan olmaz, işin cılkı çıkmıştır.

aşkın dedi ki...

Valla hocam, kadro bu, bu kadro ancak Tigana veya Lucescu'ya verilir.İki deli bir akıllı etmez, bu kadroya Denizli'yi getirmek nerden çıktıysa..
Parçalar bakıyoruz ama bütünde bu kadrodan pek birşey çıkacağa benzemiyor.
Kalesi - defansı - bekleri ve ortasahası vahim.Forveti de verimsiz olunca tablo bu oluyor.
Üstüste yapılan transfer yanlışları bir yerde geri dönülmez bir kaos yaratacaktı, aynen Fenerin Avrupa macerası gibi.
İşin kötü yanı, Fener 5 futbolcu (Maldo - Yasin - Can - İlhan - Volkan) gönderip yerlerine 5 iyi futbolcu koyabilse düzelir, Beşiktaştan hangi birini göndereceksin?
Delgado haksız atılmış olabilir ama eğer sakin bir üslupla meramını anlatsaydı belki atılmazdı.Hatta bence hakem onun ne demek istediğini bile anlamadı, kart hareketini görünce devreleri yandı.Sakin olmalıydı Delgado, eğer kaptansa.
Ardacan kanadında gidip gelmeye başladı, bakkal hesabıyla takım üzerindeki yük üçe indi, Avrupa maçlarında tek forvet oynanacağını varsayarsak yük olan üçlü:
Baros - Lincoln - Kewell.
Elin Bordolusu Lincoln dinler mi göreceğiz.Bakkal hesabına kaldık.

Turgon Calaelen dedi ki...

hakem maalesef maçın önüne geçti yine yeni yeniden.hakem bu kadar uyduruk maç yönetmeseydi de Galatasaray çok rahat kazanırdı.konu o değil.Türkiye'de hakemler neden maçın önüne geçer o tartışılmalı.Delgado'nun ikinci sarı kartı komedya.avrupada hadi avrupayı da geçtim dünyada böyle bir örnek varsa çıkarılsın bilelim.böyle uyguluma olmaz.Holosko,Servetle omuz omuzaya girdi "ayıboğan" Servet iki doksan uzandı zırt faul.Lig Tv tekrarını bile göstermedi nedense.Faul ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı gibi Holosko topla gidecekti,gol olur olmaz.ilk 20 dakika Beşiktaş'a faul çalınmadı.

neyse o da değil sorun.Sorun Beşiktaş.Taktiksel derinliği yok bir kere.Zapo bir stoper oynuyor bir ön libero.hatta bu derbide bi ara orta saha oynadı.Sivok desen hakeza.Bu adamlar niye alındı. ya da gönderilen Baki bunlardan kötü müydü.Adı Baki diyemi iyi değil ? bana sorarsanız Beşiktaş her transferde daha da eriyor.Ekrem'in nerde oynadığını bilen var mı ? sol açık mı sağ bek mi ? Bu adamları Mustafa Denizli aldırmadı ama oynatacağı yeride tutturamıyor.Beşiktaş'ın orta sahası yok.bi Aydın Karabulut vardı ona ne oldu Allah aşkına.Sol kanatta Tello'nun oynaması şart mı ? hiç oynamayan Seric'in yerine tercih edilemez miydi ? Mustafa Denizli de pusulayı şaşırdı.Beşiktaş iyi yolda değil.Transferleri de hep yanlış.Ertuğrul Sağlam olsaydı bu takımın başında hiç bir değişiklik olmazdı.Orta sahası en zayıf takım Beşiktaş.

MOURINHO dedi ki...

Maçta tempo tutarak söylediğimiz "Yeter Yıldırım Demirören Yeter" herşeyi özetliyordu..

Daima Fenerbahçe! dedi ki...

kaos ortamları yaratıp bu kaos ortamlarını dahada beter hale getiren bir Bjk yönetimi. taraftarına mı başkanına mı kıl kaptığını anlayamadığım hakemlerin Bjk'nin sürekli üzerine oynaması. taraftarın gel-gitler halinde yaşadığı psikozlardan etkilenen futbolcu yapısı. benim için dışardan ahkam kesmek kolay ama benim gördüklerim bunlar. bu ortamda Bjk'nin futbolunu konuşmak benim adıma fazlaca iyimserlik olur. Allah Bjk'lilere sabır versin.

Adsız dedi ki...

@mourinho,

Eskişehir'de de EsEs taraftarı

"Çıldırın çıldırın, EsEs koydu çıldırın" diye tempo tutuyordu :)

TursuBidonu dedi ki...

@turgon: ilk 20 değil ilk 31 dakika boyunca beşiktaş'a faul verilmedi.

Daima Fenerbahçe! dedi ki...

bu arada belirtmeden geçemeyeceğim son 2 yıldır Bjk acaip doğranıyor hakemler tarafından tamam Bjk'nin oyununu herkes kötü buluyor ama hakemlerden çok çekiyor son 2 yıldır Bjk.

MOURINHO dedi ki...

@adsız

Es-Es'le kendı klubunu kıyaslıyorsan mesele yok.

Adsız dedi ki...

beşiktaşın geliştirilebilir yapısından ben hala umutluyum. s.kurtuluşun orta alanda u. inceman ile yer alması büyük ölçüde o bölgedeki sorunlarımız giderecek. bu performansı ile cisse ise ancak iyi bir yedek olur. orta sahadaki bu kurguda kanat oyuncularımızın, özellikle sağ kanat, ortasaha mücadelesine daha fazla katkı yapması gerekir. söz gelimi tello kanat oynarken biraz daha içe dönük oynamayı seviyor. bu da daha iyi oyun kurulmasına ve hücumda daha etkin bir ortasaha ortaya koyuyor ama mücadele kısmında tello hala çok yetersiz. orta sahamızın mücadelede yetersiz olması yüzünden rakip hücum oyuncularını rahatsız etmeyişi, onlara rahat oyun kurmasına izin vermesi defansımızın gereğinden fazla hata yapmasına neden oluyor. e.s ve tigana döneminde de takım halinde oyuncularımızın ilk haftalardaki göz kamaştıran performansları (puan olarak çok iyi olmasada performans olarak mutlu olmayanımız yoktu heralde)ilerleyen haftalarla birlikte orta sahadaki rotasyon eksiği ve bunun sonucu performans düşüşleri ile beraber benzer şekilde sırıtıyordu. göbekte sayı olarak problemi çözecek gücümüz var ama kanat oyuncularımız ise hem sayı olarak hemde vasıf olarak hala yetersiz. kısaca özellikle sağ kanat için bir takviyenin şart olduğunu eğer bu takviye yapılmayacaksa bu bölge için serdar özkanda ısrar edilmesi gerektiğini düşünüyorum. ama bu futbolcunun eğitilmesi kesinlikle şart. tiganayı arıyor gözlerim, yedek kulübesinde. s.kurtuluş'un yükselişi geliyor aklıma, milli takım düzeyine ulaşan performansı... emir...

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana