Big Sam'i en son bu fotografta bırakmıştık: Sahaya boş boş bakan bir adam ve stadı terk eden taraftarlar.Futbol ve teknik adam olarak toplam 18 yıl emek verdiği Bolton'dan kendi isteğiyle istifasından 20 gün sonra Newcastle United ile üç yılık sözleşme imzalamış; bu fotograf ve benzerleri sonrasında göreve gelişinden yaklaşık 8 ay sonra Newcastle'daki görevine son verilmişti.Bolton'dan ayrıldığı sezonun başında adı ulusal takım için geçiyordu Allardyce'ın, o dönem UEFA Finalisti Steve McClaren ile birlikte en prestijli İngiliz menejerlerden biriydi.Kulüp onunla Premier League'e dönmüş, onunla tarihinde ilk kez UEFA Kupası'nda gitme başarısını göstermişti.O yıl Sam Allardyce ve Bolton Wanderers, Mehmet Ekşi yönetimindeki Beşiktaş ile İnönü Stadyumu'nda karşılaşmıştı.Hani meşhur ''Bolton'u orada yeneriz.'' gafının dönemin pek sayın(!) BJK YK'sı mensubu Yahya Kemal Gencerler tarafından yapıldığı maç.Maç öncesi meşhur üçlü vardır akılda kalan, maç 1-1 bitmiştir.Hatırlıyorum; Nakata, Gardner, Faye, Diouf, Ben Haim vs. ne kadar arıza adam varsa o gün sahadaydı.Bir adam Hidetoshi Nakata gibi futbol aleminin en arıza adamlarından birinden faydalanabiliyorsa, burada üstün bir ''insan yönetimi'' becerisi vardır.Samuel Allardyce'ın Bolton'daki başarı öyküsüne burada değinmiştik, zaten işin sırrı buydu.
Bir yıla yakın süredir boştaydı, bu boşluktan sıkıldığını da kadro yapısını gözüne kestirdiği Sunderland'in Roy Keane'den boşalan koltuğuna göz diktiğini açık açık söyleyerek belli etti.İki boş koltuktan birini doldurması kesin gibiydi, 4-0'ın tadını çıkaran Niall Quinn bekleyişini sürdürünce Big Sam, Blackburn Rovers ile 3 yıllık sözleşmeye bu akşam imza koydu.Kamuoyuna görüntülü duyuru yarın, Ewood Park'tan ''#1 Big Sam'' yazılı fotolar akşamüstü ajanslara düşer.

Roy Keane'in ayrılışından sonra Allardyce'ın geçmişini bilen herkesin aklına aynı isim geldi.Sam Allardyce da bizzat bu görevi istediğini beyan edince''Sunderland'i kurtarma planı''nın son aktörü kalmıştı geriye, Drumaville Consortium başkanı Niall Quinn'in olur'u.Olmadı, Blackburn Rovers Big Sam'i seçti.Greame Souness, kendisiyle kulüpten hiçbir yetkilinin irtibata geçmediğini söylemiş.Allardyce'ın işi çok zor, elinde Bolton kadar da, Newcastle kadar da -muhtemel- Sunderland kadar da imkan yok.Newcastle'da göreve geldiğinde 6 oyuncunun takımdan acilen gönderilmesini istemişti.Benzer bir hamleyi Blackburn'de yapar mı?Zaman kısa, Chritsmas spesiyali nedeniyle iyice sıkışan fikstür Blackburn'ün sezonun geri kalanındaki seyrini büyük ölçüde belirleyecek.David Dunn dönüyormuş haftasonu, belki birkaç futbolcunun kulübeye ya da tribüne gönderilmesi ile ''yeni hava akımı'' amaçlı birkaç başlangıç hamlesi yapabilir, bu yolla bir şeyleri değiştirmeye çalışabilir.Haftasonu Stoke City geliyor Ewood Park'a, Rory Delap'ın omuz sakatlığını operasyonsuz atlatabilmesi için son bir kez deneme yapılacak.Geçen hafta ilk taç atışı denemesinde omzunda ağrı hisseden Delap maçı tamamlayamamıştı.Eğer bu son tedavi sonuç verir ve bu kez Delap hiçbir ağrı hissetmez ise bu yönde tedaviye devam edilecek.Aksi halde ya operasyon gerekecek ya da Delap taç atamayacak!Son olarak da bir arşivden çekip çıkardığımız bir foto: Nuri Alço vs. Sam Allardyce?
Noat Samisa

17.12.08

4 Fikir, Tenkit, Yorum:

aşkın dedi ki...

Bu yol yol değil.Herkes başarı istiyor.Premier Lig takımları Wall Street brokerlarını geçti.
Wenger El Fahim'in City'sini eleştirirken ''yalnızca bir takım şampiyon olabilecekken bu kadar yatırımı anlayamıyorum'' demişti.
Başta yadırgamıştım, şimdi anlıyorum.Mevcut durum daha da kötü, artık orta sıra takımları bile ateşten gömlek.
Ince tecrübesizdi, en baştan inanmıyordum yapabileceğine ama bu lig Juande Ramos'u da öğüttü hatta posta konu olan Big Sam'i de.
Bu gidişle İngiltere kendi Yılmaz Vural'larını üretecek.
Dedim sana Noat bu yarış atı görünümlü kazmaların ligine fazla yüz verme diye :)
Şu sitede bir El Clasico yazısı görseydim hidayete erecektim, sen Arsenal - Boro'yu tercih ettin :(
İbrahim Tatlıses bu gibi konularda şöyle derdi:
-Saygı duyuyorum

Noat SamisA dedi ki...

Bu başka bir şey sevgili aşkın, bunu daha önce de anlattım.

Bu yılki Fenerbahçe-Galatasaray derbisine dair de post yoktur burada, blog yazılarına verdiğim bir haftalık ara sonrasında ''Kore ligi yazısı var, neden o yok'' diyen olmuştu.Açıkcası çok takıldım ben buna, senin yaptığın örnekleme de bu ayarda olmasa da ''saygı duyuyorum'' desen de beni üzer.

Bundesliga'nın cuma fikstürü maçlarını mutlaka izlemeye çalışırım, imkanım olursa her bulduğum İtalya-İspanya-Fransa vs. maçları izliyorum; benim tutkum futbol sonuçta, Premier League değil.Ben yazmak istediğimi yazıyorum buraya, hakkında yeterli bilgi sahibi olup da fikir beyan edebilme hakkını bulduklarımı yazıyorum.Beşiktaş'ı yazıyorum mesela, Fenerbahçe'nin ya da Galatasaray'ın yönetimsel hamlelerine dair ne yeterli bilgim ne de ilgim olmadığından teğet geçiyorum.Türkiye'de yaşayan biri olarak diğer kulüpler hakkında bilgi edinebileceğim sayısız kaynak var, açıkcası ben Beşiktaş'ın ''doğrularını'' bir ''rakip'' taraftardan okumaktan hoşlanmam.Tarafgirlikle alakalı değil bu, konuya hakimiyetle, yeterli bilgi sahibi olanın yorumlamasının daha doğru oluşuyla ilgili.El Clasico'yu da seyrettim elbette ama belirttiğim kıstaslar içinde zoraki bir psot olurdu yazacağım, yazım süreci beni hoşnut etmedikten sonra burada yer almasının benim için hiçbir manası yok.

Geçen yıl bugün itibariyle 7 kulüp hoca değiştirmişti, bu yıl sayı 6.Birer hoca koltuğu sağlamken boş koltuğa gitmişti, yani sayılar 6'ya 5.Yani geçen yıla göre iyileşme var. :):):)

aşkın dedi ki...

Aslıında haklısın Noat, ne yalan söylemeli en fazla sportif gelişme Premier Lig'de.
La Liga'nın konuşulacak çok fazla şeyi yok.Premier Lig kurumsallaşmasıyla üzerinde konuşulacak bir yapı.
Beri yandan bir talep yazısı olmasa da öyle görünen bir yazıydı benimkisi.Hani insan olmasını istediklerini yüksek sesle söyler ya, olmasını talep ettiğinden değil de sadece söylemek amacıyla.
Her güzel şey para işin içine girince bozuluyor, EPL kalkınmasının ve başarısının bedelini ödüyor.
Artık El Fahim'e sempati duymuyorum, onun gibiler çoğaldıkça yalnızca astronomik transfer haberleriyle dolacak ortalık.
Umarım bu sene Beşiktaş şampiyon olur, kayıtsız şartsız, bir sonraki gün ne olacağı o gün gelince düşünülür.
Galatasaray kendi çöplüğü Uefa'da yapsın birşeyler, lig; en fazla isteyende kalsın.

MOURINHO dedi ki...

Steve Mc Laren demısken onunda EPL'ye donmesı fena olmaz Twenteyı bırakıp.Butun eskıler bır araya gelsın:)

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana