DailyMail yaptı haberi, sanıyorum İngiltere'den çok bizim buralarda yankı buldu.Bol görsel kullanılan bir internet sayfaları var, The Sun kadar olmasa da özellikle transfer yalanlarını manşete taşıyan önemli haber kaynaklarından biri sayılır.Sayılır sayılmasına da resmileşmemiş herhangi bir bilgi için asla kaynak gösterilemez.Tabii fasarya haberciliğin bir avantajı vardır.Yaptığınız elli transfer haberinden biri doğru çıkarsa ilk haberi siz vermiş olursunuz.Bu transfer haberini de ben bu ''elli transfer haberi'' paketine dahil ediyorum.Yani olmaz diye bir şey yok, Tuncay Şanlı kendini Premier League'e kabul ettirdi.Middlesbrough sonrası Chelsea, istatistiki performans normlarıyla pek realist bir sıçrayış değil elbette.Tuncay'ın bir sonraki basamağı, Premier League'de daha dengeli ve kuvvetli bir kadronun rol oyuncusu olmak olabilir, benim düşündüğüm yol budur.Daha fazlası için daha yüksek bir potansiyel gerekir fakat Tuncay'ın yeterlilikleri, gösterdiği gelişim henüz bu ışığı bana vermiyor.EPL'de Middlesbrough ya da o ayarda bir takımda fit bir sezon geçirdiği takdirde 30 maç civarı bir sezon ortalaması tutturması Tuncay'ın idealidir.Çok çok da değerli bir oyuncudur.Geçen sene yaptı bunu, bu sezon kaçırdığı 1,5 aya rağmen yine bu civarda bir ortalama tutturur görünüyor.Geçtimiz hafta sonu Hull City'e bu sezonki 4. golünü attı.
Çizdiğim tablo ışığında mesela forvetlerini kaybeden ve bir süre Anichebe ile idare etmek zorunda olan Everton, Tuncay'ı devre arasında transfer etse, nasıl olur?Bence çok iyi bir takviye olabilir ama onlar Pavel Pogrebnyak'ı yokluyorlarmış.Sezon biter, Yakubu döndüğünde Tuncay'ın dakikaları düşer.Everton'da sezon ortalaması 20 maç civarına çekilir.Buna yakın örnekler de verilebilir.Anlatmak istediğim şu ki, Tuncay'ın performans devamı ve sonrasında yapacağı muhtemel transferin Middlesbrough'ya göre daha yüksek hedefleri olan bir ekip olması halinde Tuncay'ın ikinci bir transfer şansı yok olabilir.Fenerbahçe'den giderken kendisi için verdiği doğru karar gibi eğer Chelsea'nin teklifi gerçeğe dönüşür ise yine doğru kararı vermesi, daha doğrusu bu kez şansın yanında olması gerekiyor.
Drogba, salı günü sonradan oyuna girdi ve Cluj karşısında Chelsea'ye galibiyeti getiren golü attı.Scolari, Drobga-Anelka kıyasını ''politik söylem'' silahıyla bertaraf etmiş.Anelka'nın formu ortada, Drogba'nın yapabilecekleri de.Seçim zor.4-3-3'te tek santrafora ihtiyaç duyan Chelsea'nin gole ihtiyacı varken ikisini birden sahaya sürmesi, yeterli bir ''ekstra silah'' görüntüsünde.Drobga yokken Arjantinli Di Santo'ya veriliyordu bu görev, birkaç maç Di Santo da yokken bu konuda büyük sıkıntılar yaşadı Scolari.Ama şimdi Drogba var ve formda bir Anelka ile eğer devre arası bir hareketlilik olmaz ise Chelsea'yi taşıyabilirler.Bir ihtimal ki Tuncay Şanlı Stamford Bridge'e geldi, bu ikilinin yerini değil sağ veya sol kenar oyuncularından birinin yerini alabilir.Öte yandan £8 milyonluk bir teklifin M'Boro tarafınca reddi kolay olmayacaktır.Kadro yapıları ve para-transfer ihtiyaçları ortada.Patron da olmayınca zalim lige tutunmak daha da zorlaşıyor.
Bir diğer manşet adam da Vedad İbisevic.Devre arasında en azından DailyMail, The Sun gibi gazetelerde İbisevic'in EPL'e transferi söylentisi mutlaka yer bulacaktır.Gerd Müller de ''olur'' vermiş, kendisine ait olan 40 gollük Bundesliga gol krallığı rekorunu İbisevic'in kırabileceğini söylemiş.Çok önemli bir iddia bu elbette, Avrupa liglerinde hele de 5 büyük Avrupa Ligi'nden birinde ''40 lig golü'' atmak direkt olarak Ballon d'Or ve türevleri demek, tarihe geçmek demek.İspanya'da gol krallığının zirvesinde Eto'o var, farka giden maçların bu rakamda payı büyük.Aynısı Premier League'in golcüsü Anelka için de geçerli.İbisevic'in farkı boş geçmiyor, mutlak skora yönelik katkı yapıyor oluşu.Bu noktada birkaç açılım gerekiyor.İstatistik kıyası yaptığımız Avrupa'nın 3 büyük liginin golcülerinin bireysel yetenek kıyası, kariyer referansları da göz önüne alınarak İbisevic'i en sona koyar.Eto'o-Anelka kıyası yapılabilir, benim de tercihim Eto'o olur.Tersten bakarak, İbisevic'e Chelsea ya da Barcelona forması giydirdiğimizde bu sayıya ulaşabilir mi?Geçtiğimiz cuma günü harika bir maç izledik, benim de bu yıl ikinci ya da üçüncü Hoffenheim tecrübem oldu bu maç.Hull City-Hoffenheim birlikteliği çok konuşuldu fakat bizim de dikkat çektiğimiz üzere Hull City, Hoffenheim'a göre çok daha arkası boş bir şekilde, daha kısa vadeli bir başarı vaadiyle geldi bu noktaya.Şunu gördük ki, tıpkı Euro 2008'de Hollanda'nın bana sempatik gelmediği, ona antitez üreten Rusya'nın ''sistem takımı'' kimliğiyle Hollanda'ya baskın gelmesinin bana verdiği keyif gibi Hoffenheim'ın da oynadığı harika sistem futbolu, olması gerekendir.İbisevic'i de bu noktaya taşıyan budur.Beklerin oyuna girmesiyle kenarlara yaklaşan Demba Ba'nın duvar olarak çizgi savunma arkasına taşıdığı toplar ve ön direk-arka direk koşuları yapan partner forvetlerin oynadığı oyun, sahada yapılanı spor olmanın üzerine çıkararak ''futbol oyunu'' kimliğine sokuyor.
Hücumlarında bilinçli olduğu her halinden belli olan setler var Hoffenheim'ın, bu sayede sahip oldukları futbolcuların güçlü yanlarını sahaya daha fazla yansıtırken, eksik yanlarını da tolere etmiş oluyorlar.Hiçbir Türk takımının sahip olamadığı, ''doğrulanmış istikrar'' bu.Skor yönüyle Hoffenheim hiçbir şey göstermiyor olsa bile cuma akşamı görülenler büyük ölçüde yeterli bana.Ulusal takımımız için çok sözünü ediyorum bunun, temelsizliğin getirdiği sorunların idealize edilmiş şekli ''çok da geniş olmayan imkanlara sahip kulüp takımları'' özelinde Hoffenheim ise ulusal takımlar düzeyinde de Hırvatistan'dır.Ulusal takımda parlatılan Krancjar, Modric, Corluka Premier League'e gittiler, Hırvatistan ulusal takımındaki sistem takımı yapısı bu oyuncuların güçlü yanlarını gösterdi.Aynısı İbisevic için de geçerli.Hoffenheim'ın dengeli kadrosunun ürettikleri, hücum setleri İbisevic'i bu noktaya, bu gol sayısına ulaştırdı.Ve artık Vedad İbisevic'in piyasası tüm Avrupa...Bu tespit, İbisevic'i yermez aksine Hoffenheim'ı yüceltirken İbisevic'e de pay biçer.Tuncay'ın Ada'ya gidişi de muhtemel yeni transferi de büyük ölçüde ''bireysel'' oldu, olacak.Tuncay tarzı oyuncular da var, bunların takımlar için önemi, sistemleri yalanlıyor, isyan ediyor oluşları bizim bahsettiğimizden daha dar kapsamlı ama önem derecesi eşdeğer sayılabilecek bir konu, bir futbol etkeni.Fenerbahçe bir Tuncay bulabildi mi?Kolay bulunmuyor, çoğunluğu oluşturmuyor bu tarzda bireysel sıçrayış gösteren oyuncular.Bu düşüncem ulusal takım için de geçerli, ''Tuncay'ı oynatan'' bir şablon, bir diziliş yeni bir keşif olmaz.Tuncay özel bir oyuncudur, düzenleri yalanlar.''Futbol iyi futbolcularla oynanır.'' özlü sözü ile kestirip atılan maç yorumlarının hastasıyımdır, keşke 10 tane Tuncay Şanlı olsa, 10 tane Nihat Kahveci olsa teması taşır görünür bana.Olmuyor işte, ideal insan olmadığı gibi ideale yakın futbolcu sayısı da sınırlı.Elinizdeki malzemeyi idare edebilmek, fizik güç-taktik ve motivasyon yoluyla teknik yetersizliğinizi eldeki imkanlara göre tolere edebilmek, bu sayede mümkün olan ideal noktaya ulaşmaktır olması gereken.Hoffenheim'ın yaptığı budur, teorik olarak futbolun ideali budur belki de.Bizim kulüplerimiz de henüz ''teknik yetersizlik tolerasyonunu ancak üstdüzeyde yaşar'' kadro kalitesi seviyesinde değiller ve her zaman sahaya ''akıl ve mantık'' ışığında bir şeyler koymak zorundalar.Bu sayede eldeki oyuncuların güçlü yanlarını ortaya çıkarmak ve mutlak suretle bunun getirisi olan pazarlama imkanından yararlanmalılar.Aynısı ulusal takımımız için de geçerli, her maç doğru kadroyu seçmeye uğraşmanın temelsiziliği ve vakit kaybı yerine ulusal takımın bir omurga oluşturması rasyonel hedefler belirleyebilmek için mutlaka gerekli.Dün akşam Fenerbahçe'de bir tek Gökhan Gönül'ü övebiliyoruz, o da şablon gereği ''beklerin oyuna katılımı'' doktrininin, doğru oyuncu tarzı sayesinde sahaya yansımasıdır.Beşiktaş'a koysanız mesela Gökhan Gönül'ü, Ekrem Dağ'ın Ankaraspor maçında oynadığı bölgeye.Ne olur?Bir maçla ıskartaya çıkar ülkenin en değerli oyuncularından biri, hele de CL seviyesinde.İyi futbolcuları da yücelten budur; kategorizasyon dışı olan Ronaldo, Messi, Kaka, Gerrard, Del Piero'dan kaç tane var ki dünyada?
Noat Samisa
11.12.08
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2008
(685)
-
▼
Aralık
(55)
- Sonbahar / Suchwiin Bulmyeong Bir hafta oldu Sonb...
- Mesai Biterken Üç günde oynanan 18 maç ve pazarte...
- Yeni Yıl Lideri Liverpool'da yine ''rotasyon'' var...
- Rangers 0-1 Celtic Scott McDonald sempatim, iyide...
- Bellamy - Upson West Ham United uzunca bir süredir...
- Devre Arası Phil Brown Hull City, bu sezon oynadığ...
- Aston Villa 2-2 Arsenal Boxing Day futbol şölenin...
- Premier League #19 - #20 26 Aralık, İngiltere'de ...
- Müebbet İhsan Kalkavan'ı gördüm televizyonda dün,...
- Baraj Kapakları Açılacak Aylardır anons yapılıyor:...
- Derin Darbe Bu sezon Premier League'de sakatlıkla...
- Everton 0-0 Chelsea Pazartesi fikstüründe çok iyi...
- Manchester United 1-0 LDU Quito Liga Deportiva: Ce...
- Galatasaray 4-2 Beşiktaş 11 tane adamı seçerek fu...
- Mentör Hocayı değiştiren farka gidiyor; görünürde ...
- DjiBrilliant Birkaç yıl önce amatörce hazırlanmış ...
- I'm a Cyborg, But That's OK Filmin afişlerinden en...
- Premier League 08/09 #18 Christmas spesiyali, 11 g...
- 5 Puan'a Razı Mustafa Denizli, bilindiği üzere ge...
- İnter v Manchester United En sert, en magazinsel e...
- Kura Günü Grupları bitirdik, yeni yıl ile birlikte...
- Doğum Günü Pozları Geçen yıldan kalma bir tane ve...
- Son Kale 1983 yılında £300K'dan düşük bir fiyata ...
- LDU Quito v Manchester United Maçın ilk yarısına e...
- Koca Adam, Kısa Zaman Big Sam'i en son bu fotograf...
- Nicolas Anelka #100 Geçtiğimiz haftasonu West Ham...
- Tekrar Hoşgeldin Eduardo 6 haftalık iyileşme, 2 ay...
- Beklenilmiş Ayrılık 6 ayı tamamlayamadı Paul İnce...
- Beyaz Emirates! DailyMail başlığa taşımış bu iddia...
- Sponsor Stamford Bridge'de ihtiyacı olana toplam 1...
- Manchester United Tokyo'da Cumartesi akşamı karşıl...
- Beşiktaş 1-0 Ankaragücü Son kullanma tarihi geçmi...
- Middlesbrough 1-1 Arsenal Riverside'da iyi maç ol...
- Premier League 08/09 #17 Haftanın maçı Cumartesi p...
- A Tale of Two Sisters 2003 yılı, Güney Kore sinema...
- Tuncay - İbisevic DailyMail yaptı haberi, sanıyor...
- Law - Ronaldo - Charlton Dün akşam Old Trafford'a ...
- Rooney Mucizesi! Wayne Rooney yine sahnede; yine ...
- Kira vs L Bu iki ismi bilenler, başlıktaki sorunun...
- Suwon 2-1 FC Seoul Maça yine Suwon iyi başladı.Top...
- Beşiktaş 1-3 Ankaraspor Bir Azrail çeşitlemesi ol...
- Suwon - FC Seoul | Final #2 (1-1) K-League'de Mart...
- Premier League 08/09 #16 Roy Keane tam da Old Tra...
- Algıda Karmaşa Her gün okuduğum belli başlı yazar...
- Çakma İmparator #3 Milliyet gazetesi yapmış haberi...
- Sunderland - Tottenham Sene başı Tottenham'dan Su...
- Carling Cup 2009 SF Arsenal'in ''yaş ortalaması'' ...
- FC Seoul 1-1 Suwon Önce Şenol Güneş'in maç sonu a...
- FC Seoul - Suwon | Final #1 2 aydır kovaladığımız...
- Free Michael Now Hikaye uzun, nihai sonuca ulaşıld...
- Sıfır Gol Bir Puan Dün gece, Liverpool'un bu sezon...
- Carling Cup QF Tottenham'ın bu maç haftasında UEF...
- Cristiano Ronaldo #7 Geçtiğimiz sezon ilk 11'de ba...
- Sis - Pus Bu hafta oynanan maçların büyük bölümünd...
- Şehrin Çocuğu Windass Ya da ''Ne iş olsa yaparım W...
-
▼
Aralık
(55)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
5 Fikir, Tenkit, Yorum:
Tuncay ve Ibisevic bana göre bir baska zitligin yansimalaridir. Ibisevic, bir sistemin ürünüdür.. Tek basina eline alinamz iken aslinda Tuncay da sistem disi, asi görünüsü ile bu konuda tam ters kösede duruyor.. Middlesbrough'un oynayamadigi maclarda dahi bireysel olarak göze carpan bir futbolu vardir ki bu da yakinda ingiltere piyasasini canlandiracaktir.. Middlesbrough küme de düsse, rezil futbol oynasa da Tuncay göze carpacak sekilde ortaya cikariyor kendisini..
Ibisevic ise.. Hoffenheim'dan gittigi gün insanlar beni anlayacaktir, golcü oyuncudur iyidir ama asla Müller gibi bir adamla kiyasa sokulacak, ikili basamaklardan degeri ölcülecek bir futbolcu degildir. Aachen'dayken de degildi, hoffenheim da onca golü atarken de degil..
Diger acidan ben Tuncay'in büyük bir takimda kendisine düsen görev azaldigi vakit varolan yetenegini cok daha iyi bir sekilde ortaya cikaracagina inaniyorum.. Cok aciktir ki gelismekte olan ,gelisim gösteren yapisi vardir ve belki zamanlama dogru olmazsa kötü sonuclanabilir yine de onun azminin onu yari yolda birakacagini düsünmüyorum, yeter ki burnu büyümesin, ögrensin ve bu azmi yanindan ayrilmasin..
Hem Tuncay, hem de İbisevic konusunda oldukça parelel düşünüyoruz.Yazıda üzerine basa basa bir zıtlıktan ve bunun yansımalarından bahsettim.Özellikle Tuncay'ın ''rol oyuncusu'' sıfatını ben de öne koyarım, Tuncay'ı Premier League'e taşıyan budur.
fazla duygusal bir yorum gibi gelebilir ama ben tuncay'ın dünya üzerinde oynayamayacağı takım yok diye düşünüyorum.
ilk 3 hafta, ilk iki ay yedek kalsa de bilirim ki 22 ya da 61. gün o formayı çıkarmamak üzere sırtına geçirecektir tuncay.
sevgiler, saygılar noat..
gizem
Tuncay olur da Chelsea'ye giderse, Fener'de oynadığı sol açık rolüne dönebilir ki, burada da oldukça başarılı olabilir. Zaten Malouda, Kalou gibi oyuncuları kesebilecek durumda bence Tuncay. Bekleyelim görelim en iyisi.
Hello,
Tuncay needs to play in a big team...so it can be great his possible move to Chelsea.
Regards,
http://saqueneutral.blogspot.com/
(a blog about sport in English and Español)
Yorum Gönder