Britishciler ayaklanır bu haber sonrası.Seveni de var Beckham'ın, sevmeyeni de ama 100. maça hazırlanırken, bunun için İngiltere'ye gelip özel idmanlara da başlamışken pek şık olmadı sanki.Capello da baştan işi tutacağının mesajını Hırvatistanzede bünyelere vermiş, bayağı da sert.Ben de kesin gözüyle bakıyordum, Beckham'ın 100. maç için nasıl iştahla beklediğini Arsenal ile idmanlara çıkmasıyla görmüştük.Capello maç maçtır diyor ve prensiplerini öne koyuyor.Beckham'ın Kasım'dan beri maç yapmamış olmasını sebep göstermiş ve gelecek planlarında yer alması için düzenli maç oynaması gerektiğini kendisine telefonla söylemiş.İsviçre ile 6 Şubat Salı günü Wembley'de oynanacak hazırlık maçının kadrosunda David Beckham yok.Beckham, Peter Shilton, Bobby Moore, Sir Bobby Charlton ve Billy Wright'tan oluşan İngiltere ulusal takımı 100'ler kulübüne girmek için bekleyecek.
Goalkeepers: David James (Portsmouth), Scott Carson (Liverpool on loan at Aston Villa), Chris Kirkland (Wigan)

Defenders: Wayne Bridge (Chelsea), Ashley Cole (Chelsea), Curtis Davies (West Brom on loan at Aston Villa), Rio Ferdinand (Manchester United), Glen Johnson (Portsmouth), Ledley King (Tottenham Hotspur), Nicky Shorey (Reading), Wes Brown (Manchester United), Joleon Lescott (Everton), Micah Richards (Manchester City), Matthew Upson (West Ham United), Jonathan Woodgate (Tottenham Hotspur)

Midfielders: Michael Carrick (Manchester United), Steven Gerrard (Liverpool), Gareth Barry (Aston Villa), Jermaine Jenas (Tottenham Hotspur), Owen Hargreaves (Manchester United), Joe Cole (Chelsea), Ashley Young (Aston Villa), Stewart Downing (Middlesbrough), Shaun Wright-Phillips (Chelsea), David Bentley (Blackburn Rovers)

Forwards: Emile Heskey (Wigan Athletic), Gabriel Agbonlahor (Aston Villa), Michael Owen (Newcastle United), Wayne Rooney (Manchester United), Peter Crouch (Liverpool)

Capello'nun tercihlerini işaretledim.Kalede de revizyon var, Robinson yok, Joe Hart bekleniyordu, olmayınca U21 kadrosunda.

Noat Samisa

31.01.08

Macaronesia, Atlantik Okyanusunun ortalarında, Afrika'nın kuzeybatısında yer alan takım adaların tamamına ve bulundukları coğrafyaya verilen isim.Denizci Portekizli'ler ilk kolonileri bu adalarda kurmuşlar.İlerleyen zamanda Batı Afrika'ya da kuzeyden Fransız'lar inince eski değerini kaybetmiş bu ada toplulukları.Küçük koloniler olarak başlamışlar, ardında hepsi belli statülerle Portekiz'e bağlı kalarak bugüne gelmişler.Bu adalardan bizim ilgilendiğimiz Madeira ve Cape Verde.
Cristiano Ronaldo, 1985 Madeira doğumlu, Sporting çıkışlı.Henüz 18 yaşındayken geldi İngiltere'ye, ilk sezonunda Premiership'te yalnızca 14 maçta ilk on bir başladı, 14 maçta da sonradan oyuna girdi.Simetriğinde Ryan Giggs ile oynayan bir oyuncudan beklenti doğal olarak yüksek olmalıydı, o da bunlara cevap verebilmeliydi.Pek de parlak görünmedi.Bunu söylerken kıstasım yaşı değil elbette.18 yaşındaki yabancı bir oyuncu için EPL'deki ilk sezonu alışma süreci denen içi boş kavramın ta kendisidir.5 sezon sonra geldik düne.2 dakika önce golünü atmış, 1-0 yapmış durumu Ronaldo.12. dakikada frikik kazanılmış, bacaklar yine pergel gibi açılmış, avını bulmuş av köpeği gibi ferma yapıyor CR7.David James kalede, barajı topun yakın olduğu direğe diziyor, kendisi de uzak direğe geçiyor.Durduğu yer fena değil.Sonrası gol, arası yok.David James taksi tutsa yetişemez bu şuta.Plase mi bu?Futbolun sanatıdır bu, muhteşem.Gol sevinci de ilginç, gol ile birlikte bir çoşku patlaması yok kimsede, herkes şaşkın, Ronaldo'yu tebrik ediyor takım arkadaşları.
''That was probably my best-ever goal'' diyor golün sahibi, aynı zamanda 19 golle ligin gol kralı.Premiership'in en değerli oyuncusu, devamlılığıyla 2008'in FİFA yılın futbolcusu adayı.Neredeyse gittiği her yerde ıslıklansa da alemlerin baş adamı da olsa sahada yaptıkları onu buraya getirdi, özeli bu yazıya değil magazine konu olur.Genç yaşında sadece bireysel yetileriyle değil, iyi bir takımın parçası olarak zirve yürüyüşünü sürdürüyor Cristiano Ronaldo.Cantona'daki asi duruş yok belki onda ama endamı, karizması bir fenomen yarattı.
Luis Nani, 1986 Cape Verde doğumlu, Sporting çıkışlı.21 yaşında geldi İngiltere'ye, 6 aylık süreçte ligde 10 maç ilk on bir başladı, 7 maç sonradan oyuna girdi.Sene sonu geldiğinde aşağı yukarı Ronaldo'nun ilk sezonunda oynadığı maç sayısına ulaşacak.Belki Ronaldo kadar ayaklarına hükmedebilen bir oyuncu değil ama şu zaman kadar görüldü ki benzer kariyer tırmanışı potansiyeline sahip.Tottenham ağlarına 30 metreden gönderdiği şut ile geçer notunu aldı, kendisi için bir yol açılmasını, rolünü bekliyor.Bu önümüzdeki sezon olur, daha sonra olur ama olur.

Macaronesia, Portekiz, Sporting, Manchester United, İngiltere'de ilk sezon performansı...Fazlasıyla kader birliği etmiş iki genç adam.Ronaldo annesini dinlemesin, eksik kalsın Real Madrid kariyeri.Ryan Giggs'e veda etmek kolay değil ama kaçınılmaz.Zaman yakındır, Nani-Ronaldo Ferguson'ın 11'inde...

Noat Samisa

31.01.08

Patronlar geldi böyle oldu, Saint Rafa, İn Rafa We Trust, patronlar kalırsa maçları boykot, yeni stadyum planı, Dubaililerin teklifleri...Sezon başı yakalanan hava ile şimdiki arasında nasıl bir fark var, geçmiş sezonları da hatırlayarak görmek mümkün.Devre arası Skrtel hariç takviye gelmedi, Sissoko gitti, kısaca Liverpool güçlenmedi, aksine yokuş aşağı devam ediyor.Dün de kaybettiler.West Ham 1-0 Liverpool.En son Boxing Day, 26 Aralık'ta Wigan'ı yenmişti Liverpool, 35 gündür ligde galibiyeti yok.Puan farkı 17 oldu liderle, yine CL vizesi kovalayacak Liverpool.
Şu zamana kadar patronlara yönelik en büyük eylem FC United, en iyi mesaj da Ebbsfleet United kulübünün futbolseverlerce satın alınması.Yenisi yolda, hiç gerçekleşmeyecek olsa bile, ütopya olarak kalacak olsa da verilen mesaj önemli.Liverpool taraftarlarının örgütlenmiş bir kısmı -illa ki KOP tribünü değil- kulüpten üye-hissedar statüsü alarak, kulübü satın almak ya da icraatlarda söz sahibi olmak amaçlı bir proje başlattı.Hedef £500 milyon toplamak.Forumlarda herkes hesap kitap peşinde, şimdiden vereceği parayı taahhüt edenler bile var.

Bill, Bob, Joe, Kenny, can you hear me
Can you take this pain away
Can you leave a little of your magic, just a little, for today
We don’t ask the world, we don’t ask it for free
But please, please, please give us something to believe
For times are really hard now, and we’re longing for your lead

Too long have we reds starved, it eats our very soul
Too many reds have come and gone, to let our club grow cold
We cheered our team before you, we cheered them as you led
There’s nothing different now today, except we’re being bled

We stand forever loving, our heart red, through and through
But days are feeling longer now through fear and of dread
Oh glory days we seek them, we pray for better days
There is nothing left for those who judge, for our troubles we have paid
So on we go; we fight again, never to lose the faith
Oh Shankly Sir, please hear us now, this club you have to save

Noat Samisa

31.01.08

# Jonathan Woodgate, £8 milyon karşılığında Tottenham'da.Son 5 sezonda biri kiralık olmak üzere dördüncü transferini yaptı.Bugünün taze transferi yine Spurs'ten, daha önce olmayan Alan Hutton transferi gerçekleşti, Rangers'ın ve İskoç ulusal takımının 84 doğumlu savunmacısı, £9 milyon karşılığında Tottenham'da.M'Boro, Woodgate'i şimdi, genç forveti Benjamin Hutchinson'ı da sene sonunda kaybedecek.Ailton benzeri fizik yapısına sahip Hutchinson önümüzdeki sezondan itibaren Celtic forması giyecek.Yine Celtic'ten devam edersek, Bianchi ile birlikte City'de mutsuz olan bir diğer forvet Georgios Samaras da kiralandı, onun yolu Celtic.Sebep Baros ve diğer kiralanlar ile aynı, Euro 2008'de milli takım forması.Bir de Japon almış Celtic, Koki Mizuno.
# Fulham, Groningen'den Norveçli forvet Erik Nevland'ı transfer etti.Kamara ve Healy gibi iki iyi forveti bulunan Fulham, daha önce de ABDli forvet Eddie Johnson'ı transfer etmişti.Doymuyor Hodgson, Rangers'ın foveti Daniel Cousin için de sözleşmesindeki fesih bedeli olan £3 milyonu ödemek için hazırlar ama önlerindeki engel transfer kuralları.Cousin, Rangers'a gelmeden önce yalnızca 20 dakika da olsa Lens formasını giymiş, bir oyuncu bir sezon içinde iki transfer yapamaz kuralına binaen bu seneyi Rangers'ta geçirmesi gerekmekte. FİFA'dan özel izin bekleniyor, icazet alınırsa Cousin de Fulham forması giyecek.

# İsaksson da Euro 2008 için kalan süreyi oynayarak geçirmek isteyenlerden.Normalde Kasper Schmeichel'ın Cardiff ile olan kiralık sözleşmesi 2 Ocak'ta bitiyordu ama sene sonuna kadar uzatıldı.Şayet İsakkson'u gönderirse City, yeni bir kaleci bulması gerekecekti.Şu zamana kadar bir kaleci ismi geçmedi City için, Joe Hart'ın yedeğinden ziyade bu sezonun sonu Joe Hart ile gelmez.Schmeichel geri çağrıldı ve bu transferin olasılığı arttı.Umut fazla, İsaksson'un Galatasaray'a transferi ihtimalini yükselten Bianchi ve Samaras'ın aynı sebepten kiralanmalarında sağlanan kolaylık.Eriksson, vatandaşı İsaksson için demiş ki: "He wants to leave and there are a couple of possibilities for him to do that.I will not stand in his way. He is still young and is a regular for Sweden.He wants to play in Austria and Switzerland this summer and perhaps he does not feel there is enough space for him here.''
# Milan Baros, sene sonuna kadar Portsmouth'ta.Baros, Çek Cumhuriyeti'nin Euro 2008 kadrosunda mutlak yer almayı ve fit olmayı istedi, Lyon kolaylık sağladı ve bu transfer gerçekleşti.Afrika Kupası sonrası Pompey'in alternatifleri çoğalacak hücum hattında, Benjani formasını vermez, bu akşam Man Utd karşısında izlemek lazım.

# Afonso Alves kargaşası bitmek üzere, £12 milyon karşılığında M'Boro forması giyecek.Hollanda'da piyasa yapan, sonra yatan forvetlerin hikayesi meşhurdur, bunlara bir yenisi daha eklenmek üzere.

# Andy Cole ve Roy Keane'in yolları ayrıldı.Cole sene sonuna kadar Premiership için play-offları kovalayan Burnley'ye kiralandı.

Transfer sezonun bitiminde toparlar, seriyi 11'e tamamlarız.

Noat Samisa

30.01.08

Bu ayın 8'inde 5. grup temsilcileri biraraya gelmişlerdi, maksat 2010 Dünya Kupası Avrupa ön elemesinde fikstür belirlemek.İlk olarak Aragones toplantıyı terketmişti, anlaşılamamasına neden olarak bizim buralarda pek bir şey çıkmadı, İspanya'dan son maç içeride-dışarıda tartışması haberleri geldi.Kendin Pişir, Kendin Ye demiştik, olması gereken oldu bugün.
2. grup ile 5. grubun, yani bizim grubun fikstürü FİFA'ya kalmıştı, kuralar bugün çekildi.6 takımlı grupta 10 maç yapılacak, 5. ve 6. maçlarımız ard arda, 5 gün içinde önce dışarıda sonra içeride İspanya ile.İyi mi oldu, kötü mü?Kura şans işi, avantajını da öne çıkarabilirsin, dezavantajlarını da.Son maçımız da Bosna-Hersek ile değil, bu da güzel.Ermenistan ile başlayıp bitirmek de ayrı bir haber değeri katmış fikstüre.Ard arda İspanya pek iyi olmadı gibi...

06.09.2008 Ermenistan-Türkiye
10.09.2008 Türkiye-Belçika
11.10.2008 Türkiye-Bosna Hersek
15.10.2008 Estonya-Türkiye
28.03.2009 İspanya-Türkiye
01.04.2009 Türkiye-İspanya
05.09.2009 Türkiye-Estonya
09.09.2009 Bosna Hersek-Türkiye
10.10.2009 Belçika-Türkiye
14.10.2009 Türkiye-Ermenistan

İsveç maçına ve 6 Şubat'taki İngiltere-İsviçre maçına ayrı bir post ayıracağım.

Noat Samisa

30.01.08

Bir post ayırmak istedim Mohammed Sissoko'ya.İlk olarak 03-04 sezonunda Beşiktaş'ın Valencia deplasmanında hayran kalmıştım bu genç Afrikalı'ya.Beşiktaş iki kontra ataktan Pancu ile golleri bulmuştu, Sevilla'nın kahramanı Palop o gün idareten kaledeydi.Sergen altıpastan kaçırmıştı, uzatmalarda geçen seneki Mestella kavgasının baş aktörlerinden Navarro atmıştı, 3-2 ile umutlu dönülmüştü İstanbul'a.Hatırlıyorum, Haşmet Babaoğlu ''kaostan çıkılması için tek yol'' diyordu Valencia'yı İnönü'de yenip turlamak.Papila davası hani.İbrahim Üzülmez'in hatasıyla Angulo atınca zaten iş bitmişti.O maçtaki kalabalık belki bu seneki Liverpool maçında olmuştur, inanılmazdı o gün İnönü.Net hatırlamıyorum ama Sissoko sanırım İnönü çimlerine basmadı o gün, bu sene de nasip olmadı.
Yeni Patrick Vieira idi işte, her şeyi benziyordu.Milli forma için Mali'yi seçmişti, bu yönüyle de sempatikti.£5,5 milyona 2005 yılında Liverpool'a transfer oldu.Gerrard'ı sağa çekip, Momo-Xabi ikilisi ile orta sahayı kaptmayı düşündüğü maçlarda hep başarılı oldu Benitez ama sonradan Gerrard'ın önde olduğu, 2006 CL finali düzeni peydah oldu ve Sissoko'yu sakatlıklar bırakmadı.Mascherano transferiyle de üçüncü sıraya düştü rotasyonda.Yine de bu sene başı kritik bir gol attı, formayı almış gibi görünüyordu.Bu zaman geldiğimizde Mascherano'nun Liverpool ile devam etmesine kesin gözüyle bakılıyor, Xabi iyileşti ve Lucas da var artık.Sissoko'ya yol göründü.Ranieri istedi, Juventus onun için £8,2 milyon verdi (+£2 milyon bonus ihtimali de var), bir sezon da olsa formasını giyen Patrick Vieira'nın veliahtını resmen transfer etti.Premiership Mellberg ile birlikte, bir değerli oyuncusunu daha Serie A'ya gönderdi.

Noat Samisa

29.01.08

Seçimlere az kaldı, ilginç hadiseler yaşamaya, görmeye devam ediyoruz.Yabancı sınırı çok kapsamlı bir konu, söylediklerinize Ulusoycu'yum, Fenerbahçe düşmanıyım vs. birbiriyle zıtlaştırılan sıfatları sokmanız isteniyor, buna katlanamıyorum.İngiltere ulusal takımı, Euro 2008 için kritik iki maça çıkacaktı, daha maçlar oynanmadan İngiltere'de olan biteni ''Ada'nın Derdi'' serisinde yazdık, arada buralara da dokunduk.
6+2 oldu yabancı, şurada transferin bitmesine 3 gün kalmış derken 6 Şubat'a kadar uzatıldı ara transfer.Haftalık toplantıdan çıktı bunlar, ne kadar kolay değil mi?Daha yeni 6+1 olmuştu halbuki.Nasıl bir değişme oldu ve nasıl bir gereksinim oluştu acaba?Bunun kime ne katkısı olur?Appiah'ın imzasını beklemez Fenerbahçe, Maldonado yarın öbür gün iner İstanbul'a.Higuain'e kulüp aramaz Beşiktaş, bir de stoper alabilir.Galatasaray yabancı kaleci transferi yapabilir.Anadolu kulüpleri yeni Holosko'lar bulabilir, Manucho iki tane daha atarak Senegal'in umutlarını tüketti, Queiroz'dan önce biz bulsak ya bu adamları.Bir Don Kişot'umuz vardı, İlhan Cavcav takılmış Sandro'nun arkasına, yeni evlat kıymetli geldi, öbürü dipte.Anadolu'ya bir faydası olmaz yani.Hepsinden önemlisi, bugün resmi teklifi açıklanan Mehmet Topuz ve Gökhan Ünal transferlerinin bu karar sonrası Fenerbahçe'ye maliyeti düşer mi?Gökhan Ünal'a Fenerbahçe forması giymiş gözüyle bakıyorum, sene sonu sözleşmesi bittiğinden Kayserispor para kazanmak zorunda.Rubin Kazan'a gitmem dedi, öyleyse yolu İstanbul.Topuz'un iç piyasada değeri, Gökhan Ünal'ın fiyatı ne kadarsa onun iki katı.Benim de kıstasım bu.Genel olarak vasıfsız Türk futbolcusunun değerinden fazlasını kazanması bana da dert ama bundan kötüsü de var.

Artıların ömrü fazla uzun olmuyor.8 yabancı hayırlı olsun.Madem 8 oldu bari sınırsız olsun mu?Olsun.Nobre-Hakan Şükür ikilisi bizi İsviçre'de zafere taşıyacak.Ulusoy çağırıyor çünkü, hesabını da soracak.Ulufeler dağıtıldı yine, nerede benim payım?İşin en kötü yanı da, zerre şaşmıyorum ben böyle kararlara.İlkesizlik tepeden tırnağa işlemiş bedenime.

Noat Samisa

29.01.08

Sevimsiz bir kurumdur aslında, yüzeysel bakınca bana da öyle gelir.Üst-ast ilişkisinde yer belirlemesi zor olur, kariyer budalası biri ise kendini olması gerekenden ön plana çıkarabilir.Daha da önemlisi her zaman kulübenin patronunun karşısında değil ama arkasında tehdittir.Son ve en çok ses getiren örneği Avram Grant.Tabi Mourinho'nun devrilmesi hikayesinin başı ve sonu var, zamanın gerektirdiği bir karar olmadığına daha önceleri değinmiştik.Futbol direktörlüğü kurumu aslen bu ismiyle İngiltere'de kullanılmakta, isim derken her dildeki karşılığı alınabilir.Başka bir versiyonu Real Madrid'de Pregrag Mijatovic'in yaptığı.Bizim ülkemizde ise Beşiktaş'ın başarısız hatta rezalet Gordon Milne denemesi var, bahsettiğim anlamda futbol direktörlüğü.Başka?Volkan Ballı'nın yaptığı var, bir Sinan Engin'in, bir başka versiyonu Adnan Sezgin ama asıl futbol direktörlüğüne en yakın işi Kayseri'de Süleyman Hurma yapıyor.Sivas'ta Otyakmaz-Uygun ikilisi abi-kardeş, işçi-patron sözcükleriyle Sivasspor'un kulübe öncesini açıklamakta.Sinan Engin her lafa girmekte, Volkan Ballı gerktiği yerde öz, genel olarak az konuşmakta.Adnan Sezgin her meselenin karar alıcısı olmasa da söz sahibi, hep mikrofon uzatılan adam.Schalke'nin Genel direktörü Peter Peters'in yakın zaman önce bir ropörtajını okumuştum.Anlattığı farklı şeylerdi ve sistemden, taktikten, motivasyondan çok öteydi.Peter Peters, futbolumuzun son 5 yılına damga vuran ''maçlar sahada kazanılmıyor'' temalı sözlerini daha bi ayrıntılı, başka yerlere çekilmesine imkan vermeden anlatıyor.Kurumsal bir yapı oturtamamışsanız, futbolunuzun ve mevcut sistemsizliğinizin size götürebileceği maksimum 5 yıldır.Zaman geçtikçe, iletişim kolaylaştıkça zaman kısalıyor, devletlerin yıkılış süreçlerinin hızlanması gibi her alanda sağlam temele oturtulmamış yapılanma çökmeye mahkum oluyor.
Dennis Wise, Newcastle United'ın yeni futbol direktörü.99 yılındaki 0-5'lik Chelsea maçında Ali Sami Yen'de golü vardı, orta sahanın ortasında sakin tavırları ve seyrelmiş saçlarıyla hemen kendini belli ediyordu.11 sene top oynadı Chelsea'de, mavi forma altında FA Cup, League Cup ve UEFA Kupalarını kaldırdı.2001 yılında West Ham'dan Lampard alınmıştı ve artık otuz beşine gelen Wise'a Chelsea'de yer yoktu.5 sene daha top oynadık, arada oyuncu-menejer de oldu.En son Leeds United'ın dert babası olarak kulübede oturuyordu.Bugün resmi açıklama geldi, Leeds'e tazminatı ödendi ve Newcastle United'ın yeni futbol direktörü oldu.Bizim buralarda işadamları, kimisini babası şirketlerinden uzak tutmak adına oynasın diye emanet etmiş, kimisi mafya bozuntusu, oralarda ve bir süre sonra buralarda kulübü malı yapan para babaları.Futbolun parasal yapılanması yani maddiyatı elbette para uzamanlarının değil para sahiplerinin elinde olacak.Uzmanı, patronun altında çalışacak.Futbol direktörlüğü de burada devreye girecek.Her ülkede dernek tüzükleri farklıdır, bizim buralardaki Divan benzeri bir uygulama var mı bilemiyorum.Zaten İngiltere'de menjerlik müessesi var, bunun da bilmeyen, öğrenmek isteyen için başlangıç düzeyinde okulu CM-FM'dir, en iyisi de 03/04'tür.

Futbol direktörü bağımsız olacak, yönetim kuruluna değil daha üst bir kuruma hesap verecek.Teknik adam ile koordineli çalışacak, arızasını üst makama bildirecek.Bu adamı ''bizim evladımız'' kategorisinden seçmek uygun olur ki yamuk yapmasın.Misal Avram Grant.Patron-Divan benzeri bir kurum-YK-Futbol Direktörü-Teknik Kadro.Menejerlik sistemini de çok sağlıklı bulmuyorum ki zaten ara ara birçok kulüp menejere üst indirmiş kulübeye.Tek elden idare 1789'da çöküş sürecine girdi.Olayın özü burana geliyor, halen de indirmeye devam ediyorlar.Önemli olan koordineli çalışılması.Futbolcularla, teknik kadro ile, scoutlarıyla, oluşturulan transfer komitesi ve yönetim kuruluyla.Her karar birçok kişinin onayından geçmeli, bir futbolcuyu birçok kişi izlemeli, transfer için istişare kurumu oluşturulmalı.Malzeme teknik kadronun onayından geçtikten sonra ise bu üst kurulların futbol üzerindeki etkisi kalkmalı.Tabeleya yansıyan teknik kadronun eseri olmalı.Ortada uzun vadeli bir başarı ya da başarısızlık varsa herkes üstlenebilmeli.Beşiktaş'a Rasim Kara olabilir mesela, tabi önce Sinan Engin, Kenan Öner, Yıldırım Demirören ve türevleri Beşiktaş'tan temizlenmeli.Benimkisi ütopya...

Noat Samisa

29.01.08

Erken finallerin günü.Sabahtan bizim buraların erken finalini öğrendik, haftasonunu kupa maçlarına ayıran federasyonu bunun için kutlamak, genel planlama için ise yermek istiyorum.
Manchester United v Arsenal
Bristol Rovers v Southampton
Cardiff City v Wolves
Sheffield United v Middlesbrough
Liverpool v Barnsley
Preston v Portsmouth
Coventry City v West Brom
Chelsea v Huddersfield Town

Premiereship takımları bir eşleşme hariç eşleşmediler, o eşleşme de 2005 FA cup finalinin üç sene sonra beşinci turdaki tekrarı.Maçlar 16 Şubat Cumartesi günü, saatleri sonradan belirlenmek üzere şimdi görünen TSİ 17'de oynanacak.

Geçtiğimiz haftasonu da FA Cup arasıydı, tek maç oynandı.Aston Villa 1-1 Blackburn.24. maç haftası yarın ve çarşamba günü oynanacak.

Salı
Arsenal v Newcastle, 21:45
Bolton v Fulham, 22:00
Middlesbrough v Wigan, 22:00
Sunderland v Birmingham, 22:00
Çarşamba
Chelsea v Reading, 21:45
Derby v Man City, 21:45
West Ham v Liverpool, 21:45
Everton v Tottenham, 22:00
Man Utd v Portsmouth, 22:00

Cumartesi de aynı takımlar Emirates'te oynadı, 3-0 bitti.3 gün sonra tekrarı, bu kez lig.

Noat Samisa

28.01.08

Britanya futbol sisteminin tepesi Premier League, SPL.Altında Championship var.Ardından League One ve League Two gelmekte.Dört şampiyona var profesyonel düzeyde.Daha aşağısında yarı profesyonel ve profesyonel ligler.Havant & Waterlooville takımı, League Two'nun altında yer alan 24 takımlı Conference Division'ın iki kolundan biri olan 22 takımlı Conference South'tan.5 tur, 6 maç oynayarak geldiler FA Cup R4'e.Rakip Liverpool'du ve maç Anfiled'da idi.
6 bin kadar taraftarlarıyla, önünde Liverpool'un reklamı Carlsberg'in imitasyonu, benzer fontlu, pek manalı ''Probably'' yazılı formalarıyla çıktılar Anfield'a.İyi de çıktılar, 8. dakikada 0-1 yazıyordu tabelada.Ardından 1-1 oldu, yeni transfer Skrtel kendi kalesine attı, 1-2.Amatör seviyedeki bir takım, Anfield'da 1-2 öndeydi ve devreyi 2-2 kapatıp içeri girdiler.İkinci yarı olması gereken oldu, buraya gelirken çok eğlenen ve eğlendiren Havant & Waterlooville takımı geri kalan dakikalarda sadece rolünü oynadı.5-2 bitti.Anfield'da alkış aldılar, maç sonu buralara kadar gelmiş olmanın, gıpta ettikleri oyunculardan forma almış, 43 bin kişi önünde maç oynamış olmanın zevkini yaşadılar.Fotoda görünen küçük pankartta ''We're going to Wembley'' yazıyor.Hayatımda gördüğüm en etkileyici fotograflardan biri, umudun, mutluluğun, futbolun resmi...

Noat Samisa

26.01.08

# Fenerbahçe'ye iyi haber denildi, haklılık payı yok değil.City'deki forvet problemi sene başında da vardı, pek çok birbirine benzer nitalikte oyuncu vardı Eriksson'un elinde, bunlardan en farklı olanı Bianchi de Lazio'ya gidince sakatlıkların da etkisiyle elde Vassell, Mpenza ve Samaras kaldı.Bunların Man City'i ne kadar taşıyabileceği malum.Afonso Alves, Diego Milito, Fred, Djibril Cisse ve Lukas Podolski ile ilgilenen Man City'nin yeni hedefi, Sevilla'dan Luis Fabiano.İspanya'da sözleşmelere yazılması zorunlu olan -FM jargonuyla- minumum fee release clause £44 milyon imiş, teklif £10.Daha önce duyurulan, bizim de yer verdiğimiz Nashat Akram transferi olmadı, çalışma izni çıkmadı.Mancini'nin oğlu da idmanlara çıkmaya başlamış City ile, bir de şansını burada deneyecekmiş.Poulsen ismi de geçiyor, yine Sevilla, yine Fenerbahçe haberde var.
# Tottenham, Newcastle'dan önce davrandı ve Woodgate için teklifini yaptı.£7 milyon deniyor, M'Boro'ya maaliyeti buydu zaten.Tottenham'da Gardner ıskarta oldu, onun da talipleri var.Ütopik bir haber daha var Spurs için, bildiğimiz Puyol.

# Beşiktaş'a yazılan ve memlekette pek beğenilmeyen Gary Cahill için Bolton'un Aston Villa'ya yaptığı £4 milyonluk teklif reddedildi.2 sene evvel formayı kapmıştı Cahill, sonra ağır bir sakatlık geçirdi, o zamandan beri kiralık dolaşıyor.
# Derby County, bu transfer sezonundaki 7. transferini yaptı.Eski Man United yedeği, Rangers'ın kalecisi Roy Carroll, Derby'de.

# Portsmouth uzun zamandır kovaladığı Baros transferini bitirmek üzere.Kiralık gelecek Milan Baros.Kariyeri inişte olan bir oyuncu için yeniden EPL doğru tercih olabilir.

# Chelsea, 89 doğumlu, 1.94 boylu Arjantinli santarfor Franco Di Santo'yu £3 milyon karşılığında transfer etti.Wonderkid.

Bu hafta Premiereship'te tek maç var, FA Cup'tan elenen iki takım bugün TSİ 17'de karşılaşacaklar.24. maç haftası hafta arası, bu maçı salı-çarşamba oynamaktansa, boş günde oynuyorlar.Favori maçlarım aşağıda, özellikle pazar 16'da çok keyifli bir maç bekliyorum.

Cts| EPL, Aston Villa v Blackburn, 17:00
Cts| FA Cup, Arsenal v Newcastle, R4, 17:00
Paz| FA Cup, Man Utd v Tottenham, R4, 16:00

FA Cup tam liste

Noat Samisa

26.01.08

Yalnız adam buralardayken de vardı aynı söylentiler.Fulham'a giderek hayatının hatasını yapmıştı belki de, £11,5 milyonluk Steve Marlet transferinden 3 milyon para götürdüğü iddiasıyla başlayan söylentiler, menejer arkadaşları Bettoni ve Stojic ile birleşince mahkemeye taşındı.Mohammed Al Fayed'in hırsıydı belki de, takımı Premier lige taşımış bir hocaydı Tigana.Bu sene de görüyoruz, sene başı transferde boş atan Derby ve kimyayı tutturamayan, sene başındaki düz ve basit oyundan koparak yapabileceğinin fazlasını yapmaya çalışan Derby ve Sunderland'in durumu ortada.Birmingham bu ikiliden biraz daha önde benim gözümde.
Ranko Stojic ve Richard Bettoni ikilisinin Fulham'da yaptığı iddia eilen ama mahkeme önünde kabul görmeyen faaliyetlerinden ayrı olarak PSG'nin Gabriel Heinze, Martin Cardetti, Mauricio Pochettino transferlerinde de yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla soruşturma başlatılmış.Ayrıyeten Djibril Cisse'nin Liverpool'a transferi için de benzer söylemler var, komisyon aldıkları iddiası tekrar gündemde.Tigana da bu ikili ile pek yakın olduğu için Marsilya'da sorgulanmış geçen gün.Aynı Bettoni, Beşiktaş'a da Serdar Kurtuluş'u getiren adamdır, Burak Yılmaz'ı gösteren adamdır, Bobo transferinin Tigana ile birlikte ortağıdır.Delgado'da payı nedir bilmem.Bu transferlere komisyon almışsa da helal, hoş olsundur.Tigana'nın byle bir şeye tenezzül edeceğine ihtimal vermiyorum.O, yalnız adamdı buralarda, mahkeme önünde suçsuzluğu ispatlanmadıkça sahaya inmeyen, hakkındaki söylentilerden bıkıp önümüzdeki sezona dair garanti parasını ya da tazminatını elinin tersiyle iten adamdır.Deniyordu ki efendim Tigana gitmek istedi, bize tazminat ödesin.Geçen sene Ocak ayından Mayıs ayına kadar Tigana'yı gönderebilmek adına yapmadığı şaklabanlık, ahlaksızlık kalmayan Beşiktaş YK'sı mı bu düşüncede, yoksa kör göze badem taraftar mı?Jötem Tigana...

Tigana-Fulham ilişkisine dair kapsamlı bir yazıya buradan ulaşılabilir.

Mösyö Kürdan #1
Mösyö Kürdan #2
Mösyö Kürdan #3

Noat Samisa

26.01.08

Burada Sivasspor yazısı yazmadım, yazmak istemiyorum.Mehmet Yıldız'a ayırdığım postta teğet geçmiştim, yüzeysel bir kaç cümle dışında değinmek istmiyorum.Emsallerine vakti zamanında herkes bir şey söyledi, Anadolu'dan çıkana en büyük saygı İstanbul'un sessizliğidir bence.Bırakalım işlerini yapsınlar, organizasyon nasıldır, nasıl gider, nasıl olur ona tabela karar versin.Yoksa anlamsızlaşıyor, Sivasspor da kısa aralıklarla ortaya çakan Anadolu Kaplanları'ndan biri olup da silinince konuşulanların ne kadar boş olduğu ortaya çıkıyor.
Biz değinmedik de dün Guardian'da herkesten daha doyurucu değinilmiş Sivasspor'a.Yazarımız girizgahı, roket teknolojisinin fikir babası sayılan (bizce tabi) Lagari Hasan Çelebi ile yapmış.Benzetme güzel.Yazıya yapılan yorumlar da okunası, fazlasıyla ilgi çekici.Pazar günü Sivas'ta sıcaklık en fazla -1, en az -15 görünüyor.Fena değil.Biz burdan sizi yazıyoruz Bay Anthony, size de bizi yazdığınız için teşekkür ederiz.Al sana futbol endüstirisine hizmet, küresel bilmemne...

Burdan

Noat Samisa

25.01.08
Boğazdaki köhne yalıya talip çıkmıyor, o yüzden tadilat yapılmıyor, restore edilmiyor.Yoksa köhne görüntüsü nedeniyle mi talip çıkmıyor?Aynı mantık, sorulacak sorular aynı.Stadyumların fiziki koşulları mı tribünlerin boş olmasının temel sebebi, yoksa bu ülke insanı futbolun içinde olmayı sevmiyor mu?Stadyum koşullarını insani düzeyegetirip, diğer etkenleri de iyileştirdikten sonra sormak lazım bu soruları.Bana kalırsa stadyum yapmak gerek, sil baştan.En moderni, en iyisi Kayseri'de yapılıyor, ilki 22 Kasım 2007 tarihli, ikincisi 04 Ocak 08 tarihli fotolardan Kadir Has Stadyumu inşaatı görülebilir.Kapasite 32000, en geç önümüzdeki sezon hizmete girecek.

Noat Samisa

24.01.08

Bu aralar manşetlerde olmasa da sağ ve sol sütünlarda sıklıkla kendine yer bulan bir hadise, kimine göre sorun tabi.Tümer Metin Larissa formasını giymek üzere, Yusuf Şimşek de aynı dertte, herkes gibi benim de bu hususta edecek bir iki kelamım var.
Sporcunun emekliliği en fazla otuz beşmiş, bilemedin kırkmış, bu sebepten erteleme varmış.Böyle saçma bir gerekçe olur mu yahu?Ben üniversite okumuş olayım, en kötü 15 sene tahsil hayatım olsun ama ben üniversiteden mezun olduğumda bayanlar, gurbetçiler ve sporculardan en az 6 ay geç iş yaşamına atılayım.Sporcu kim, yeteneği ile buraya gelmiş devlet için en fazla reklam aracı, eğlence işçisi.Bu ülkede sporcunun tahsil görmüşü kaç tanedir?Lisanslı sporcunun elde ettiği üniversite hakkını saymıyorum.Batı Avrupa'da tahsil ile futbol bir arada yürüsün diye akademi sistemi kurulmuş, bir çoğu esas vazifelerinin dışındaki iş olan futbolcu yetiştirme yönünde iflas etmiş de olsalar buralardan hem ufku geniş hem de başarılı, topluma örnek sporcular çıkmıştır, halen de çıkmaktadır.Öyle olalım demiyorum illa ki, bu ülkede bazı şeyleri tartışmak gerçekten zor.Bazı konular toplum içinde dogma iken iş popüler şahıslara geldiğinde fikirler ayrılıyor.M.Ali Erbil don indiriyor, gülünüyor mesela, sayısız örnek verilebilir.Şuraya gelmek istiyorum.Futbolcunun devlet için değeri nedir?Zorunlu askerlik marksizmden beslenmez mi?Konu futbolcu olunca neden totaliterlikten çıkılıp liberalleşilir?''Askerlik sorunu'' kavramı 301'den yargılanma sebebi olabilir mi?Beni 22-23, hadi iki yıl tecille 25 yaşında askere alan devlet, kişisel gelişim adına devlet olanaklarından faydalanmamış, devlet adına en fazla(futbol özerktir, olmalıdır aslında) eğlence işçisi olarak çalışmış, yetenekleri haricinde pek bir vasfı olmayan sporcuya neden kıyak yapar?Onlarınki kariyer de benimki değil mi?
Çözüm için de iki önerim var, sadece eleştirerek bırakmıyorum.Profesyonel sporcular gelirlerine göre belli bir meblağ ödeyerek askerlikten muaf tutulabilirler.Sadece profesyonel sporcular değil, kapsamı genişletilerek herkes bundan yararlanabilir.Oldukça yüksek bir meblağ karşılığında, mesela yıllık 1 milyon dolar kazanan sporcu için 1 milyon dolar, askerlik yapmasınlar.Bu para da TSK'nın nicelik olarak kaybettiği bir kişinin telafisi olarak nitelik artırımda kullanılsın.Diğer önerim ise yine belli bir ücret karşılığında -1 milyon değil de bu sefer 500 bin mesela- askerlik taksitlendirilsin.Şöyle ki, her yıl 1 ay olmak üzere isteyen askerliğini 5 yılda yapabilsin.Yılın muhtelif aylarında teslim olsun, baştan takvimlendirilsin.Bedelli verip de 1 ay da yapmasın kimse, gurbetçiye, sonradan Türk vatandaşlığına geçene kıyak da olmasın.Tahsiline, gelirine, aile durumuna bakılmadan askere alınan diğerleri ile eşit hakka sahip olunsun.Parası olan da gitsin o havayı solusun ama parasından devleti de faydalandırsın.

Sanılanın aksine Tümer Metin'e bir nefretim hatta tepkim yok.Söyledikleri ile yaptıklarının çelişmesi kişiliğini gösterir, ona da karışacak değilim.

Noat Samisa

24.01.08
Dün akşam Bendtner güzel bir kafa golü attı ama yanlış adrese, kendi kalesine.Bu golün benzerini rakip kaleye atmışlığı da vardır, daha başında olduğu yolun sonuna kadar da sahip olduğu yetenek ve fizikle daha çok atacaktır.Mesele bu değil, zaten Bendtner'ın kendi kalesine attığı golle maç 2-0'a gelmese de Arsenal takımı Tottenham'ın karşısında duramazdı.Sinirler gergin, Arsenal uzun zamandır ilk kez böyle köşeye sıkıştırılmış, sahada ezilmiş, tüm hasletlerini kaybetmiş.Sahadaki kadro da as takım destekli, maç da 9 senedir hakimiyet kurduğun aynı şehrin hatta aynı bölgenin, Londra'nın kuzeyinin takımı olunca ortaya böyle garip hadiseler çıkabiliyor.Empati yapmak gerek, senelerdir baskın geldiğin rakip seni alt ediyor.Hem de öyle böyle değil.Adebayor ile Bendtner, sol çaprazdan kullanılacak bir serbest atış öncesi ceza sahasında kapıştı, Adebayor takım arkadaşı, partneri Bendtner'a horozlandı.Olayın yakın tanığı Gallas ''ne olduğunu anlayamadım'', Wenger ''ben görmedim'' diyor.Olay bugün Arsenal resmi sitesine yapılan açıklamalarla tatlıya bağlandı, Adebayor özür diledi, formasından, hırsından bahsedip, daha sakin davranması gerektiğini söyledi.Beckhamlı Arsenal idmanında pek neşeli görüntüler vardı, sonra Gallas'ın organizasyonu ile görme engelli çocuklarla, gözlerini bağlayıp maç yaptılar hem de tam kadro, firesiz.Buraların modası ''kolej takımı'' havası vardı, nihayetinde hepsi insandır, dün akşam sinirler fena gerilmiş.Hakem Howard Webb ise sarı kartı esirgedi bu ikiliden, en azından Adebayor'dan.Onun yerine FA yapıyor bu işi, soruşturma başlatıldı.

Noat Samisa

23.01.08

# ''Bana bile £8.8 milyon verdiler'' diyerek Premiership'teki bol sıfırlı transfer rakamlarına en içten eleştiriyi yapan adam Rolando Bianchi, Lazio formasıyla poz vermek üzere.Her fırsatta ülke şartlarına, iklimine ve futboluna alışamadığını söyleyen ama yine de Man City formasıyla 5 gol atan Bianchi'ye Eriksson'dan izin çıktı.Sene sonuna kadar kiralık, sene sonu £9 milyon satın alma opsiyonlu.Castillo 1 ay kadar daha yok, böylece Vassell ve Mpenza adam yokluğunda yine formayı giyecekler.Johnson'ın dönüşünü de dört gözle beklemekte Man City, sakatlıkların en büyük darbeyi vurduğu, ilk 20 maçlık periyodun mazlum takımı seçiyorum City'i.Bir de dedikodu ekleyelim, yalan çocuk Podolski bu yoklukta kiralık gelebilir.
# Mellberg ve Sissoko Juventus yolunda.Mellberg'in Aston Villa ile sözleşmesi sene sonunda bitiyor, kariyer noktasında daha fazlasını haketmesine rağmen Villa'da kalarak da EPL'nin en iyi savunmacılarından biri olabilmiş, hakettiği saygınlığı kazanabilmiş adamdır Mellberg.Kafaya oynayan bir takımda 30 yaşının devamını geçirecek.Bir ihtimal Mellberg'in devre arası Juve'ye geçme ihtimali de var, Villa sezon sonuna kadar Mellberg'e ihtiyacı olduğunu ve beklediği katkıyı alacağını bildiğinden bırakmak istemiyor.Adamım Sissoko'nun da durumu benzer, bonservis bedelini merakla bekliyorum.

# Keegan'ın Newcastle'a dönüşüne ayırdığımız postta savunmacı gereksiniminden bahsetmiştik.Joanthan Woodgate, £9 milyona Tyneside'a gelmişti, ertesi sezon £14 milyona Real Madrid'e gitti.Devamındaki 3 sezonda 10 maça çıktı mı, çıkmadı mı o bile muğlak.Sonra M'Boro günleri.Yine sakatlıklar, Woodgate yine kayıplarda.Bu aralar geri döndü, formayı kaptı.M'Boro'ya £7 milyona malolmuştu, altına vermezler. Newcastle'a tekrar dönmesi pek kolay görünmüyor.Diğer dedikodu, Keegan'ın City'de beraber çalıştığı Micah Richards.Skandalı çıkmasa daha bi saygın bir savunmacı olacaktı gözümde.Futbolcu da insandır da böyle şeylere dikkat etmeli.En azından malzeme vermemli, ne yaptığına karışacak değilim.Bu transfer de uzak görünüyor.Van Buyten, aralarında en mantıklı görünen bu.Bir de Goran Pandev iddiası var, bizzat Pandev'in ağzından Newcastle'ın talip olduğu haberleri gelmekte.Bianchi'nin kiralanması ile bu haberi birleştirince güzel bir senaryo çıkıyor ortaya.
# Fulham, geçen yıl Finlandiya milli takımı ile çalışan hocası Roy Hogdson'ın isteği üzerine yaşı 37'ye dayanan EPL eskisi Jari Litmanen'i idmana çağırıldı.10 günlük bir deneme sürecine tabi tutulacak, fiziksel durumuna göre sezon sonuna kadar Fulham'a katılacak.Sonrası için de eğer Hogdson kalırsa idari bir görev alabilir.Kansas City'den Amerikalı forvet Eddie Johnson geldi.Leon Andreasen ve Brede Hangeland'dan sonra üçüncü transfer.Rangers'tan Daniel Cousin için teklif verdiler, £3 milyon sterlin.Bu meblağ Cousin'in sözleşmesindeki serbest kalma bedeli.David Healy ve Diomansy Kamara var bu kadroda, arıza burada olmasa gerek.Fulham da küme düşme korkusunu derinden yaşayanlardan, benim de favori adaylarımdan.

# Sunderland, ligde kalmak için uğraşması gerekenlerden.5 oyuncu ile yollar ayrılmıştı, yerleri dolduruluyor.İsveçli santrafor Rade Prica, £2 milyon karşılığında Sunderland'de.Sağ bek mevkiine de Man United'dan Phil Bardles geldi.Roy Keane'in Johhny Evans ile birlikte United'dan ikinci, toplamda üçüncü stoper transferi oldu.

# Harry Redknapp, Çek milli oyuncular Milan Baros ve Patrik Berger ile ilgilendiklerini doğruladı.Benjani geçen hafta 3 tane atınca yerini sağlamlaştırdı, partneri Afrika Kupası bitince Kanu olacak, değişmeyecek.Euro 2004'ün yıldızı Baros'a da 4 sene sonra yeni bir kapı açıldı, düşüşteki kariyeri için Redknapp'ın forvet rotasyonuna girmek iyi bir tercih olabilir.

# Birmingham Mauro Zarate'yi Al-Sadd'dan sezon sonuna kadar kiraladı.Gençler turnuvalarının popüler oyuncusu, bakalım ilk Avrupa denemesinde neler yapacak?Yaş da 20, çok erken sayılmaz.

# Juande Ramos mevcut kadroda yapacağı büyük eleme için sene sonunu bekliyor, bu arada zamane futbolcularından ismi en karizmatik olanlardan biri Ezequiel Garay için £10 milyonluk teklif iddiası dolanmakta.

# Koray Avcı, Manisaspor ile anlaşmış, hayırlı olsun.1 ay kadar sakatmış, geçmiş olsun.Tümer de Yunanistan'a gidecekti en son, üste para verip de yapabilirdi bu işi.Bu ara bi askerlik yazısı gider.Necati Ateş de Manisa ile anlaşmış, bonservis çözülürse tamamdır.Holosko'nun paraları bunlar, piyango.

# Yar bana bir Bordeaux, yar bana bir Bursa, belki de DİSKİ.Kezman'ın 4 tane attığı bilgisi Antalya'da garip şeyler olduğuna dair yeterli bilgi.

Noat Samisa

23.01.08
Koskoca Sir
Cumartesiden salıya, bunlar konuşuldu, halen de konuşuluyor.Ferguson kısa zaman önce hakeme küfürden 2 maç cezasını almıştı, şimdi de Reading deplasmanında kol hareketleri, ardı ardına.Sir de hata yapar.O anki duygularım falan kıvırmaya çalıştı ama olmyor tabi, bu ara vukuatlar arttı.Önce yapmadım deyip sonradan kabullenmişliği de olunca normal karşılanıyor.Youtube'u yasaklayıp kafayı kuma gömünce video koyamaz olduk, dns falan hallediyoruz da şimdi uğraşmayalım, bu dandik caps ile idare edelim.Bu hafta Southgate ile Hughes da ufak bir sürtüşme yaşadılar.Sert oynadın, oynamadın, yalan yapıyor muhabbeti.Sonra tatlıya bağlandı.Asıl kavga Anfield'da idi, isyan noktasına gelinmiş durumda.Patronlar vaadettiklerini vermediler, taraftara oynamaya çalışıp ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar, satış haberleri çıkıyor, reddediyorlar, stat projesi bekliyor, Benitez daha fazla transfer yapılmayacak diyor, tribünler bunalımda.Futbolcular da geleceklerinden kaygılı, ufak çapta bir kaos oluşmuş durumda.Bizzat Gerrard dillendiriyor bunu, bu hafta da beraberlik gelince fark 14 puan oldu, sıra beş.Tamamen yarıştan koptu Liverpool, artık hedef gittiği yere kadar çıkabilmek, FA Cup ve CL.Tekrar yayını işte.Manchester United, Sami al-Jaber'in jübilesini yaptı, haftasonu kol gösteren Ferguson'ı bu kez onurlandırken görüyoruz.Kevin Keegan, St. James' Park'ta pek bi hoş karşılandı, takımın başında çıktığı ilk maçta maçın da önüne geçti.Ve bu akşam, Arsenal uzun zaman sonra ilk kez bu duruma düştü, Carling Cup rövanşında adeta dağıldı.Daha 18. dakikada Tottenham'ın baskın oyunundan çekinip Denilson'un yerine Fabregas'ı aldı ama nafile.As takım destekli kupa kadrosu, White Hart Lane'de dağıldı, 5-1.Spurs'ün, Gunners'a karşı 21 maçlık galibiyet hasreti de böylece sona ermiş oldu.

Noat Samisa

22.01.08

Cumartesi maç yapan United kadrosu, toptan Arap yarımadasında şu sıralar.Sakatlar hariç eksik yok.Perşembe gününe kadar kalınacak, iki idman yapılacak, oyuncular belki bir deniz sefası yaparlar, kara bulut ve yağmur görmekten içi sıkılmış bünyelere çok iyi gelir.Ferguson böyle düşünmüş, birkaç yıl önce de sezon ortası Dubai'ye gelmiştik, sezon sonunda FA Cup bizim olmuştu diye de ekliyor.Para için de gidilmemiş, doğal olarak benim de aklıma ilk bu gelmişti.En insani sebepetir nihayetinde, olabilir yani.Sami Al-Jaber'in jübile maçı var 21 Ocak akşamı, yani bugün.Arap kralı Manchester United'ı getirmiş Sami Al-Jaber'in, ülkesinin bayrak futbolcusunun ayağına.United karşılığında sıcak bir tatilden fazlasını da almış olabilir, ki pek muhtemeldir, en azından gösterecek başka sebepler de var.
En iyi on birimi sahaya süreceğim ve bu maç bize yorgunluktan çok yenilenme getirecek demiş Fergie.Geri dönüldüğünde Tottenham maçı var pazar günü FA Cup'ta, ardından çarşambaya ligde Portsmouth.Ronaldo, Rooney, Tevez, Ferdinand hepsi bu akşam sahada olacaklar.5 saat uçak yolculuğuna ek olarak tek haneli sıcaklık derecelerinden, aşırı nemli iklimden, 25 derecelere, aşırı kurak iklime geçiş, birkaç gün sonra aynı ortama dönüş...Eleştiri almaması imkansız.Şöyle bir şey denebilir: ''Otelde alem yapınca da olay oluyor, ne yapalım yani?Senede 65 maç yapan bir kulübün tatili anca böyle olur.Güneş görmeye gidiyoruz'' denilirse kabulümdür.

Noat Samisa

21.01.08
Pazar akşamlarını sevmiyorum.Tatil sonu olduğundan değil, her yerde garip bir koşuşturma olduğundan.Evde olunduğunda ayak uzatıp yapılacak en güzel iştir pazar akşamı tv seyretmek.Orda da acayip bir koşuşturmaca var.Futbol yorumluyor abiler, zaman da dar, hızlı hızlı sıralıyorlar cümleleri.Herkesin zevki farklı, aktivitenin verdiği zevk elbette var da, ben sisteminden, taktiğinden de zevk alan adamım, topu bilmem.Pozisyon tartışmalarına girmem, öyle vursaydı, pas atsaydı, çalım yedi falan yoktur bende.Bunu söyleyebilmek için futbol oynamış olmak gerekir, tabii halı sahada değil.Dolayısıyla savunma futbolu denilen olgu futbolu öldürmez, futbolu seven gördüğünden alacağı zevki bilir.Alır da.Ama sürekli duyduğum kalıplar bayar beni.Geneline bakarım, özellerim de vardır arada, futbolcularla geçinir gideriz.Bu pazar da yemek sonrası NTV'de basketbol maçı izledim, arasında Madrid derbisi, Afrika Kupası başlamış bir yandan karıştı tabii frekanslar.En son da baktım ki Lyon mağlup Lens deplasmanında, kaldım orada.Runje bağırıyordu savunmaya, rakip çizgiye indiğinde uzaklaştırılan top sonrası çabuk çıksınlar diye.Baraj kurarken bağırıyordu, Lyon'da kalmaya niyetlenen Fred sözkonusu frikikte topu dağlara taşlara gönderdikten sonra bile barajına bağırıyordu.İlginç bir adamdı, ilk başlarda çok saçmaladığı anlar oldu, sonra Cangele tükürdüğünde gidip boğazına sarılmıştı, unutamam.Şimdi de Rüştü bağırıyor barajına, Sivas maçında Muhammed Ali'nin golünde ''topu göremiyorum'' diye.Kaleci savunması ile iletişim kurmalı da, Rüştü gibi değil.3-0 kazandı Lens, son 35 dakika Lyon'u fena tokatladılar.Runje çıkardı birkaç tane, saçlar ayrı bir hava katmış bizim mohikana.Bordeaux, liderle farkı üçe indirdi böylece.Lens halen düşme hattında, ekstra bir galibiyet aldılar.İyi de tribünü var Lens'ın, maç sonu bayağı hoşuma gitti.

Runyeeeeee Runyeee

Noat Samisa

21.01.08

Cem Dizdar tarzını deniyorum.33 gün olmuş, çok uzun zaman.Özlemişim bayağı, Maçka'dan aşağı inerken bile son inişimden farklı şeyler hissediyordum.Bu sene hiç olmadığı kadar fazla sıra vardı, kalabalıktan değil de arama yapan polis sayısının azlığından olsa gerek.Girdik stada, oturduk yerimize.20 dakika vardı maçın başlamasına, Hakan kaledeydi, dedim tamam Rüştü yok.Maalesef varmış, kadrolar açıklanınca gördük.Holosko en son girdi soyunma odasına, dandik bi kafa topu çalışması yaptılar Mutlu Hoca ile, sanırım alkışlatma amaçlıydı.Kadrolar açıklanınca gördük ki beklenen hadise, düşündüğümden farklı olarak Higuain değil de Bobo sahadaydı.Kabulümdür dedim, sonra dağıldı oyuncular sahaya.Bir de ne görelim, Cisse önde.Yok dedim ya, olamaz, bir haftada 3lü savunmaya geçilemez, geçilse bile bu 3lü savunma Üzülmez-Toraman-Kaş olamaz.Üç İbrahim'den (+Ali'den de) savunma hattı olmaz, olamaz.Nitekim olmadı da.Facia bir pozisyon hatasında Kasımpaşa'nın 2 numarası Özgür Öcal düzgün bir vuruş sonucunda attı golü, saniye 40 falandı.İkinci gol ile birincisi arası geçen 20 dakikada net pozisyonlar var ama Kasımpaşa, Beşiktaş yarı sahasında çok rahat pas yapıyor, sürekli geniş alanlar buluyordu.Ölü bir pozisyonda ikinci golü yiyince baktım ki Serdar Özkan koşuyor kulübeye.Kısa bir konuşma sonrası Serdar sağ beke geçti ve yandan çarklı 4-4-2'ye döndük.O dakikadan sonra oyunda dengeyi kurdu Beşiktaş, bakın dengeyi kurdu diyorum, üstünlük değil.
Sistem denen bir şey var ve bu gerçek.Sistemin de içinde olduğu kazanma stratejileri toplamına taktik deniyor.Takımlar arası kalite farkını fizik ile birlikte taktik kapatıyor, bu olmasa futbol kazananı belli bir oyun olurdu.Türkiye'de bütün takımlar, alt ligler de dahil olmak üzere alan yerleşimini belli ölçütlerde uygulayabiliyorlar.Dünyadaki her takım için durum böyle, teknoloji gelişti, iletişim hızlandı.Her alanda olduğu gibi futbolda da ekoller birleşmeye başladı.Sistemi olan Kasımpaşa, bu salaş futbol ortamında motivasyonu ile tekniği alt etti ilk 20 dakikada.Edilebiliyor, çünkü model olmuş takımlar ve teknik kadroları, taktik denen olguyu oluşturabilmek adına çok zaman ve çok emek harcıyorlar.Milan'ın Seedorf-Pirlo-Gattuso orta sahasına yalnızca bu oyuncuların aynı formayı giymeleri sebebiyle ulaştıklarını söyleyebilir miyiz?Bir haftada, bir günde olmadı bunlar.Toraman kaç kez 3lü savunma oynamış, İbrahim Üzülmez kaç kez üçlünün solunda oynamış?Cisse PSG'de sağ bek de oynadı, stoper de.Karşılıklı istişare edilseydi eğer, bu fanteziyi yaşamayabilirdik.Yoksa Beşiktaş sene başından beri belli bir şablon ve disiplin üzerine çalışmıyor, bunu kanıksamaya, başarı eldesine çalışmıyor muydu?Böylesi salaş bir futbol ortamında Nobre sivrildi, leş kargası sıfatını hakettiğini yine gösterdi.
Delgado'nun golü olmak üzereyken korneri paslaşarak kullanmanın zararlarından bahsediyordum ki bir anda kızardım.O ne vuruştur, o ne goldür.İki oldu bu sene, çaprazdan uzak köşe Delgado.Sonra geniş alanda goller kaçtı, Hoca oyuncu değiştirmeyerek beni yine krize soktu, Affan Keçeci'ye tepki oldu, maçtan kopuldu.Ofsayt golü ile bitti, Holosko'ya çarpmasa da bayrak kalkmalıydı bence.

Ricardinho döndü, o sahadayken her top ondan çıkmalı, ondan dağılmalı gibi bir durum oluşuyor.Her kornere, serbest vuruşa o gidiyor.Delgado ve Tello, Ricardinho sahadayken sahada olmadığı dönemlere kıyasla sorumluluk almıyorlar.Ricardinho'nun da ne kadar sorumlu olduğu ya da sorumlu olsa dahi sahaya ne koyabildiği, takıma ne verebildiği malum.Yedekliği kabullenlendirmek gerek Ricardinho'ya ama rol vermek gerek.Tıpkı Aydın'a ve Holosko'ya olduğu gibi.

Ertuğrul Sağlam, şanslı bir insan.Bu sistem faciası bu maça denk gelmeseydi ve Beşiktaş zayıf rakibini kalite farkıyla alt edemeseydi, diyeti ağır olabilirdi.Her şeyi deneyerek öğrendi Ertuğrul Sağlam, geçen sene denenmişleri de tekrar denedi.Bu süreçte bu sebepten de puan kayıpları oldu.Adaletsizlik sorun oldu, gereksiz ısrarlar sorun oldu.Bazen de tutarsızlık.Bugün 3lü savunmanın olmayacağını öğrendi, umuyorum bir kez daha denemeyecek.Sakatlardan en önemlisi Serdar Kurtuluş, onun dönüşüyle belli şeyler yerine oturacaktır, Hoca'nın da böyle fanteziler yapma imkanı kalmayacak.

Noat Samisa

19.01.08

# Birmingham, Kapo'nun yanına benzer tarzda bir oyuncu daha getirdi.Şu zamana kadar değerinin yeteri kadar bilinmediğinden yakındığım James McFadden, £5,5 milyon karşılığında Everton'dan Birmingham'a transfer oldu.McLeish'in İskoç milli takımından en iyi öğrencisi ile tekrar çalışmak istemesi bu transferin başlıca sebebi.McFadden da aynı sebepten geldi Birmingham'a, ligde kalmak için önemli bir hamle yapıldı, bundan sonrası McLeish'e kaldı.Mauro Zarete de gelebilir, bir forvet transferi daha yolda.
# Fulham, kuzeyin pek farkedilememiş savunmacısı, Amerika doğumlu Brede Hangeland ile 3,5 yıllık sözleşme imzaladı.1.94 boyunda, çok sağlam bir savunmacı, biraz daha ence geniş olsa Stam diyeceğim.Yaşı da henüz 27, maliyetinin de yüksek olduğunu sanmıyorum.Linderoth'u alan, aynı takımdan Bouzid yerine bunu alamaz mıydı?

# Wigan, kiralık olarak kadrosunda bulundurduğu Antonio Valencia'nın bonservisini Villareal'den aldı ve oyuncuyla 3,5 yıllık sözleşme imzaladı.WC06 Ekvador takımın en parlak oyuncualarından biriydi, Premiership'te devam ediyor.Diğer transfer Erik Edman, İsveç milli savunmacı Rennes'ten yalnızca 500K karşılığında Wigan'a transfer oldu.Maynor Figueroa transferi de bitti.
# Fluminense'nin ikizleri, Fabio ve Rafael, Manchester'a geldiler.Anderson, Lucas ve Pato'yu gördükten sonra Avrupa'ya gelmeye karar vermişler, Brezilya'nın olimpiyat kadrosunda yer alacak ikizlerin yaşı 17.Bu sezon United'da forma giyemeyecekler, reserv takımda oynayacaklar.Bir tane de Newcastle'dan, 17 yaşındaki Macar savunmacı Tamas Kadar, £1,2 milyon karşılığında Newcastle'a transfer oldu.PAF takımı sahaya diyor, nerede İngiliz futbolcular demeden geçemiyorum.

# Portsmouth'ta Djimi Traore kiralık olarak Rennes'e gitti, Lens'ten kiralık olarak Lucien Aubey geldi.Redknapp izlemiş birkaç kez, hızlı, çabuk bir savunmacı olduğunu söylemiş.

# Beşiktaş için Olof Mellberg haberi yine çıkmış.Aslında bu haberi yapanlara suç bulmuyorum.Çünkü 3 transfer dönemidir her tavsiye edilen oyuncunun ayağına maaliyet hesabı yapılmadan, değeri bilinmeden gidiliyor ve geri dönülüyor.

EPL 23. Maç Haftası

Cumartesi
Birmingham v Chelsea, 17:00*
Blackburn v Middlesbrough, 17:00
Fulham v Arsenal, 17:00
Newcastle v Bolton, 19:15
Portsmouth v Derby, 17:00
Reading v Man Utd, 17:00
Tottenham v Sunderland, 17:00
Pazar
Man City v West Ham, 18:00
Wigan v Everton, 15:30
Pazartesi
Liverpool v Aston Villa, 22:00

*TSİ

Noat Samisa

19.01.08

Bu kez iyi başladık, ama direnemedik.İlk sette yine geriden geldik, Gözde'nin smaçlarıyla oyuna tutunduk ve 30 dakika sonunda ilk seti almayı başardık.Ardından çok kötü bir ikinci set oynadık ve rakibe set vererek iki set üst üste kazanma zorunluluğu doğdu.Yine de kazanabilseydik maçı, Hollanda, Almanya'yı bizden sonra yenmişti.Turluyorduk.3. sette ilk set benzeri bir oyun oldu, bu kez daha fazla enerji harcayarak geldik setin sonuna.Neriman sürekli bloklara yakalandı, maç boyu ayak kalan nadir oyuncularımızda Gözde ile asıldık yine maça.26-26 ikne Duygu'nun yanlış servis tercihi ile rüzgarı kaybettik, sonrası zaten oyundan koptuk.
Dünya üzerinde liberosunun takımın en kötü manşet alan oyuncusu olduğu tek takım vardır herhalde, o da Polonya.Bizden çok uzun ve çok tekniktiler sürekli bloklara takıldık, blok yapamadık.Aynı zamanda geniş rotasyonla, ekonomik oynuyorlardı.Kızlar yine de başarabilirlerdi ama maç boyu 25'ten fazla sayı alan, fotoda da görünen Skowronska'nın sayılarına çare bulamadık.O olmadığında sahneye başkaları çıktı, bizden kaliteli bir takımdılar, olmadı.Yeterli gayreti gördüm ben, bu da yetti.Temiz bir ulusal takıma sahibiz, bayan voleybolcularımızın yeni-eski-sakat-hamile kaynaşması ile daha iyi bir kolaj oluşturacağından şüphem yok.Elendik, yine de teşekkürler, tebrikler.Türkiye en çok izleyici kitlesine sahip 3 branşta da olimpiyat oyunlarında yok.

Cumartesi
RUS - GER
POL - SRB

Noat Samisa

18.01.08

Hep futbol mu yazacağız, biraz da her zaman dert yandığımız ülkemiz medyasının yapmadığını yapalım, belki birkaç kişinin daha verilen mücadeleden haberdar olmasına aracı oluruz.

Olimpiyatlara gidebilmek için Almanya'da mücadele eden 8 takımdan biri bizim Sultanlar.8 takımdan sadece bir tanesi bileti kapacak, diğer yedisi mücadelesiyle kalacak.Gruptaki ilk maçımızı 3-0 kaybettik Almanya'ya karşı.İkinci maçı bugün oynadık, TRT2 yayınladı ve müthiş bir mücadele sonunda kazandık.(16-25, 25-19, 27-25 ve 25-18)Yarın gruptaki son maçımızı, yarı finali garantileyen Polonya ile oynayacağız ve gruptan çıkmak için kazanmak zorundayız.
Yenilenmiş bir kadro var, başarılar kazanan kadrodan sakatlanıp gelemeyenler oldu, Eda ve Gülden gibi, Natalia ve Neslihan gayet insani ve kutsal bir sebep uğruna spor hayatlarına ara verdiler.Bu kadro bugün, özellikle 3. sette müthiş bir mücadele, harika bir oyun ortaya koydu.Hepsinin gözlerinden ateş çıkıyordu, bunu izlemeyene verebilmek kolay değildir, galibiyet abartısı da değildir, zafer-hezeyan çatışması da.Bu biraz hissetmekle, hissetirmekle ilgili.Demekki profesyonel izleyici değilmişim, içimdeki heyecan depreşince, oyundan başka şeyler aklıma girmedikçe ben de oyuna ortak olabiliyormuşum deyip, taşı 14 Şubat'ta seçimli genel kurul kararı alan sporun federasyonuna ve güdümündeki ulusal takıma atayım.
3. ve 4. setlerde oyuna ağırlığını koyan biri vardı, Naz Aydemir.İyi bir spor takipçisiyimdir, övünürüm bununla ama voleybola kulüpler bazında ara vereli çok olmuş.Blok tehditi olan bir pasöre sahipmiş milli takım ve Eczacıbaşı, Bahar Urcu'yu aratmayacak oyun zekasına sahip, kendine özel taraftarı olan 1990 doğumlu Naz Aydemir, bugün ışıldadı adeta.3. sette 6 sayı geriden gelip üst üste 7 sayıyla öne geçtiğimiz periyotta takım arkadaşlarının katalizörü oldu.Basketbolda oyun kurucun, voleybolda pasörün kadar konuşursun derler, yüzeysel bilgimle haklıdırlar diyebilirim.Aysun ve Duygu ile oynadığı harika kısa pas-tek ayak smaç oyunları ve Esra ile Neriman'a hazırladığı pozisyonlarla maçın, galibiyetin kahramanı oldu.88'li Neriman da Neslihan Demir'in bir gömlek ufağı olarak smaçlarıyla, Duygu Bal, Kaptan Özlem'in biraz daha kısası ama daha iyi sıçrayanı olarak bloklarıyla ve Gözde, joker oyuncu olarak yaptıklarıyla bir jenerasyon evvelinin hakettiği, bu turnuvaya gelen kolaj kadronun bir kısmının halihazırda taşıdığı, ''Filenin Sultanları'' ünvanını taşıyabileceklerini bugün bana gösterdiler.Olimpiyat vizesi uzak bir hedef onlar için.Fazla bir hedef.Gösterdikleri mücadele ile tebriği, teşekkürü hakettiler.

Cuma, 16: 00 TRT2, Eurosport - Polonya-Türkiye

Noat Samisa

17.01.08

Tv'de bir reklam dönüyor, My Lady D'arbanville uyarlaması gaz reklamdan sonra yeni bir tane daha çıkmış.Bu kez durum vahim, diğer gelişmelerle birleştirilince dehşete düşülebiliyor.
Her ilçeden bir kişi, toplamda 928 kişi federasyonun kampanyası ile Euro 2008 grup maçlarını stadda izleyecekmiş.Reklam filmi, ''Haluk Ulusoy, 70 milyon yüreği milli takımı desteklemeye çağırıyor.'' cümlesiyle bitiyor.Bu ne demek?Ulusal takım seçim malzemesi demek, tıpkı yapılmış sözleşmeyi hiçe sayarak yayın hakları için Doğan Grubu ile görüşülmesi gibi.Haluk Ulusoy, makamını kullanarak kendi reklamını yapıyor, bu durum hükümetin devlet kanalıyla reklamını yapması ile eşdeğer.Bir de olaya başka açıdan bakmak lazım, yoksa milli takımı desteklemeyenler mi var?Varsa neden?Geriye bakalım mı?

UEFA-FİFA delegasyonu seçim kararına karşı çıktı, genel sekreter çıktı konuştu.Açık açık muhtıra verildi, ya özerk ya da özerk yapı.207 federasyon özerk iken TFF sözde özerk, aslen siyasi güdümde.Yargı kararları ile geleceğini belirler nitelikte.Kayyum yönetiyor, çıkmış yasayı kimse iplemiyor.Spordan sorumlu bakan ortam yumuşatma çabasında, Orduspor genel kurulun iptali için bugün mahkemeye başvuruyu yapmış, bu konuşulanlar her an yalan olabilir.Delegelere siyasi baskı yapılıyor, istifa edenler oluyor.Yine de FİFA'nın talebi umursanmıyor ve seçim maddesi oylanıyor.Nereye varılacak?

2010 sonrası TSL yayın hakları tekelden kurtuluyor, bu kısmı kendi başına güzel bir haber.Ama mevcut seçim atmosferi ve Çukurova Grubu'nun kazanılmış hakkı, sözleşmesi ile birleştirilince yine eski usül, yine iktidar kavgası.Ve bu, asla ve asla Galatasaray-Fenerbahçe-Beşiktaş-Trabzonspor'un pay kavgası, akrabalık ilişkisi, iltimas iddiası, ''rağmen'' muhabbeti vs. değil.Kesinlikle bu sefil ortama çekilip de konuşulmamalı.Meselesinin asıl körükleyicisi bu köhne çekişme de olsa, olayın aslı bu değil.Çekişme sahada olsun, tribünde olsun, rakibe saygı, özüne sevgi ile olsun.İroni değil, temenni.

Noat Samisa

17.01.08
King Kev, Geordie Messiah, KK7...

Dünkü Stoke maçı öncesi 20.000 bilet üç saat içinde tükenmiş.Heyecanınızı kaybetmedikçe varsınız, futbol böyle güzel.

Emre 29'da direkt kırmızıyla atılmış, Allardyce zamanı takımda kalmasına karar verilmişti, buralara döner mi?

Noat Samisa

17.01.08