''Conundrum'' demişti BBC, Chelsea-Arsenal maçı'nın taktik analizinde.En uygun Türkçe karşılığı muamma olur, çoğunlukla 'içinde çıkılamaz güçlük' diye çevirmişler.Transferin klasik sorusudur, birbiriyle çakışıyorsa hangisi tercih edilmelidir?Taktik/Sistem mi, yoksa futbolcu mu?Beşiktaş'ın Holosko transferi en yakın örnektir mesela, ortanın ortasına oyuncu lazımken almak için çok uğraşılan, istenen (YK ve Hoca tarafından) oyuncu alındı ve sonucunda Nobre-Bobo-Holosko üçlüsünün kimisinin form durumu, diğerlerinin çeşitli sebepler dolayısıyla sahada yer almaları gerektiği ya da mecbur kalındığı bir maç oldu, o maçta da gelişen olaylara karşı kenardan cevap gelmeyince Olimpiyat Stadı'nda mağlubiyet geldi.Bu, Holosko faydalı değildir demek değildir, başka bir şey söylenmek istenir.Chelsea'nin Anelka transferinde de benzer bir durum oluştu.Drogba'nın ''gidiyorum, gideceğim'' sözleri malum, ek olarak bir de Afrika Kupası macerası vardı.Oradan nasıl döneceğine dair soru işaretleri kafaları kurcalarken, Shevchenko ve Pizarro dışlanmış, reserv takım ile takılıyorlardı.Anelka geldi, Drogba tam kaldığı yerden olmasa da eski performanslarından birinden giriş yaptı Afrika Kupası sonrası.(Pizarro bugün yine reserv takım ile maça çıkmış, Sheva ise M'Boro maçında kulübedeydi.)4 santrafordan ikisi faal durumdaydı ve biri ligin ilk yarısında şu sıralar kümede kalmak için boğuşan takımının en önemli parçasıydı.Kısaca oynaması gerekiyordu.Drogba, partnerim olmalı, sistem 4-4-2 olmalı diye sızlandı bu zamana gelene kadar.Ama değişmedi.Huysuz ihtiyar görünümlü Avram Grant, ilk geldiği zamanki denemelerinden vazgeçti, -muhtemelen- Ten Cate'in yol göstericiliğinde Mourinho düzenine döndü.Sistem, futbolcuya tercih edildi, kazandıkça da sorun yok.
4-3-3'te Kalou ''abalı'' rolünü üstlenmiş durumda.Anelka'dan iyi olduğundan ya da gerçekten iyi olduğundan değil, sol forvet mevkiisinin en uygun oyuncusu olduğundan Grant'ın bankosu.Geçen sezonlarda Robben ile ışıldıyordu sol forvet mevkiisi, tabii sakatlanmadığı zamanlar.Burada araya Malouda giriyor, Robben'in boşalttığı yere fazlasıyla iyi bir transferdi. Seneye nasıl başladığını hatırladığımızda yaşadığı sakatlık sonrası durumuna şaşırmamak zor.Dakikalar 60'ı gösterdikten sonra durum ne gösterirse, Kalou dışarı, Anelka içeri, sonra Servet'in önde oynaması gibi Alex önde, Ballack dışarı, orta sahayı boşalt, arada bir Essien sağ bek gibi Grant-Ten Cate imzalı fanteziler de yapılıyor.Anelka solda oynamaz mı?Kezman'a dair Ömer Üründül yorumundan arak, sistemi çalıştırmaz mı?Kalou'nun defansif vasıfları da eş düzeydeki takımlarda oynayan mevkiidaşlarına göre çok iyi sayılmaz ama Anelka'dan iyi olduğu kesin.Bu açıdan bir farklılık oluştuğu ve tercih edilmediği bana en mantıklı görünen açıklama.Chelsea's Conundrum: Anelka mı, yoksa 4-3-3 mü?Saraçoğlu'nda Anelka kenarda başlar ancak ilk maçın skoruna göre Londra'da bir değişiklik olabilir.Lampard haftasonu hastaydı, durumuna bakılıp öyle karar verilecek.Saraçoğlu'nda sahaya çıkarsa bu maç, Lampard'ın 50. CL maçı olacak.Lampard 11 başlarsa Essien sağ beke geçebilir.Cech 1 aya yakın zamandır uzak kaldı formadan, İstanbul'a fit durumda geliyor.Gökhan Gönül cezalı.Selçuk, Kezman, Deivid ve Lugano sınırda.Essien de Chelsea tarafında sınırda.

Çarşamba günü muhtemel Chelsea: Cech, Belletti, Carvalho, Terry, ACole, Ballack, Mikel, Essien, Kalou, JCole, Drogba.

Kuralar sonrası yazımızda ve sonra geçtiğimiz cumartesi derbisi sonrasında Fenerbahçe'nin oyun karekterinden bahsetmiştik.Chelsea'nin Sevilla'dan farkı orta sahası, rakibini bozma becerisi, sistem takımı yapısı.Fenerbahçe'nin rakibinden üstün olduğu/rakibin zaafı beklere karşı kenar oyuncuları, özellikle Uğur Boral.Sistemden gelen bir üstünlük bu, Chelsea'nin oyunu önde oynayan beklerine karşı Fenerbahçe'nin Alex-Deivid-Uğur üçlüsü top rakipteyken her zaman rakipten bir fazlalar.Aynısını Sevilla eşleşmesinde de görmüştük.Şansın az olduğu herkesin kabulü ama çıkar yol yok değil.Çarşamba günü gol yemeden alınacak bir galibiyet ile turlanabilir.

(BBC preview yazısında demiş ki; Their (Chelsea) last visit to Turkey was on 9 December 2003 when they beat Besiktas 0-2.Böyle bir ''visit'' olmadı, o visit Almanya'ya oldu.Yaşasın Türk Spor Basını(!) mı?)

Noat Samisa

31.03.08

Bayrak adamlar vardır, formaları emekli edilir.Maldini'ler gibi bu işi bayrak yarışına döndürenler de vardır, adları bugün de yazılır, tarih de yazar.Scholes gibiler vardır bir de, bayrak adamlara nazaran daha az rastlanır.Albenisi, magazini yoktur Scholes'un, hakkında transfer söylentisi çıktığına doğru dürüst rastlanmamıştır.(Roy Keane Sunderland'in başına geldiğinde Hargreaves transferiyle birlikte gidebileceği tezine binaen söylenti çıkarılmıştı.)Takımdaki durumu, rolü, vasıfları, performansı neredeyse hiçbir zaman tartışma konusu yapılmamıştır.İçinde Scholes geçen cümlelere karşı 1-0 önde başlar Scholes, futbolunun hesap verecek bir tarafı yoktur.Artık 34'üne gelmiştir ve son virajı almaya çalışıyordur.Son üç senede Carrick-Hargreaves-Fletcher gibi üç mevkidaşı ile ortaklaşa çalışmaktadır, bu üçlüye Anderson'u da katabiliriz.Kulüpler arası organizasyonlar bazında kazanmadığı başarı kalmadı Scholes'un.Çok gördü, çok farklı oyuncularla oynadı.Oynadığı oyuncular arasında en iyisini kim demişler, cevaplamış: Cristiano Ronaldo.
Buradan yarınki Roma-Man United maçına geçelim.Stadio Olimpico'da bu sene gruplarda oynanan maçta United'ın 11'inde Eagles, Simpson, Pique ve Evans vardı, sonradan Dong Fangzhuo da girdi oyuna.1-1 bitti, Roma biraz da geçen seneden kalma anıların tedirginliğiyle United B takımını mağlup edemedi.Yarın Totti yok Roma'da, yerinde Vucinic olacak.United'ın son 1 ayda ard arda vites artırdığını ve sahasında kontrol edilemez bir futbol oynadığını düşünürsek bu eşleşmenin kağıt üzerindeki sonucunu söylemekle cüretkar bir davranış göstermiş sayılmam.Bikini de giymem ama görünen o ki Roma yine çeyrek finalde United duvarına toslayacak, Spaletti'nin aykırı takımı yine haketttiği değeri bulamayacak.Roma, Old Trafford'a umutlu gitmek istiyorsa geçen sene Milan'ın United'a İtalya'da yaptığını yapmalı.Milan tam olarak ne yapmıştı da United'ın tüm silahları durmuştu, bunu net olarak tespit edebilmek de zor aslında.Çok uç bir takımdı Milan, o ekstra performans sonrası Milan'ın düştüğü durum da ortada zaten.Ayrıca bir sene öncesine göre CRonaldo'unun kendini ikiyle çarptığını da göz önünde bulundurmak gerek.Daha iki gün önce sezon performansını özetleyen işler yaptı, attığı ve attırdıklarıyla hayran bıraktı.Bir şekilde gol yemeden kazanmak, ardından kötü anıların canlanacağı ''Kabuslar Tiyatrosu''nda dirayetli bir oyun sergilemek.Roma için en yüzeysel bakış açısıyla reçete bu.

Noat Samisa

31.03.08
''Fenerbahce's ultra groups are large and well-organised, the most notorious being KFY - Kill For You. Their most celebrated member is 'Rambo', a fan who once broke into Galatasaray's ground wielding a Fenerbahce flag and a kebab knife.''

Telegraph

Noat Samisa

31.03.08
James Lee Duncan Carragher
Noat Samisa

30.03.08
Ada'da hafta sonunun iki derbisi de aynı skorla, maça puan üstünlüğü ile çıkan ev sahibi takımların skor üstünlüğü ile bitti.Old Firm'de Rangers 3 puan önde lider çıktığı maçta Kevin Thomson'ın golüyle kazandı.Puan farkı 6.Ligin ikinci bölümüne girilirken ilk 6'dan geri kalan 4'ün birbirine çok yakın puanlarla sıralanması puan savaşlarının daha da çetin geçeceğine işaret.Aslında SPL'nin genel karekteristiği bu, batma noktasına gelen, maça çıkamayacak durumlara düşen Gretna hariç takımların standardı belli, hemen hemen eşit.Geçen sene Celtic 13 puan önde bitirmişti 33 maçı, 38. maç sonunda 12 ile bitti.Önde gelenin önde bitirme ihtimali fazlasıyla yüksek.
Merseyside'da 7. dakikada Liverpool korner kullandı, açılan topu rakip yarı sahaya taşımak için takım halinde acele etti Everton, Yakubu ceza sahsı önünde kaptırdı topu.Kuyt çabasıyla topu Torres'e aktardı ve golcü, uzak köşeye vuruşunu yaptı.Ligde 21. toplamda 28. golünü attı.EPL'de ilk sezonunda bu istatistikler yapan yabancı bir oyuncu?Liverpool puan farkını 5'e çıkardı ve 6 maç kala 4.lükteki yerini büyük ölçüde sağlama aldı.

Noat Samisa

30.03.08
Derby County, dün itibariyle küme düşmeyi garantiledi.Ancak işleri henüz bitmedi, müdahale edecek başka bir kulvar daha var.Son 6 maçta en az 4 puan daha alarak 05/06 Sunderland'ini geçmeleri gerekiyor.Aksi halde EPL tarihinin en az puan toplayan, en kötü takımı olarak rekor kıracaklar.Paul Jewell'ın +18 görüntülerinin ortaya çıktığı iddia ediliyordu, nasıl olduğunu bilmemem ama sahada ne onun ne de takımının iyi olduğunu söylemek imkansız.Earnshaw, Savage ve Roy Carroll'a yazık, hadi abartıp birkaç kişi daha al bu takımdan ama diğerlerinin yeri burası değildi zaten.Derby düşer, düştü.
Geçen hafta Fulham'ı yenen Newcastle, İkinci Keegan dönemindeki ilk EPL galibiyetini almıştı.13 maçtır kazanamıyorlardı, son olarak Fulham'ı yenmişlerdi, yine Fulham karşısında galibiyet geldi ve Newcastle nefes alma fırsatı buldu.Bu hafta White Hart Lane'e konuk oldular, iyi maç olur diye bekliyordum.İzleyemedim, skoru da maç bittikten sonra öğrenme fırsatım oldu.1-4.İlk yarıdaki maçı da St. James' Park'ta 3-1 kazanmıştı Newcastle, Allardyce'ın zor zamanlarında ilaç gibi gelmişti bu galibiyet.Şimdi de ferahladılar, üst üste iki net skorlu galibiyetle Keegan üzerindeki baskı kalktı, önlerini açtılar.35 puan barajını buldular ve ''düşmez'' konuma geldiler.3 maçtır 3 forvet (Martins-Viduka-Owen) oynatıyor Keegan, 7 puan topladılar.Doğru olan buymuş, aslında bir gün herkes 4-3-3 oynayacakmış!Ramos'un gelişinin yarattığı etki kendini sorgulatmaya başladı, sene sonu revizyondan sonra görmek gerek.Son turları dönüyor Spurs, küme düşme barajının üstündeler, çabalasalar 50 puan barajını geçmekten fazlasını yapamazlar.

Derby 2-2 Fulham

Tottenham 1-4 Newcastle


Noat Samisa

30.03.08

Yine ''haketmek'' dersek eğer rolleri değiştirmemiz gerekir.

''Bunu hiç beklemiyorduk. Şampiyonluk yolunda önemli bir 3 puan kaybettik. Önümüzde 6 maç daha var, şampiyonluk iddiamız devam ediyor. Biz bundan sonraki karşılaşmaların hepsini kazanmaya bakacağız. Bundan 2 hafta önce kendi işimizi kendimiz görebilecekken, şimdi hem kazanacağız hem de rakiplerimizin kaybetmesini bekleyeceğiz. Futbolda böyle şeyler oluyor.Hedefimiz şampiyonluk. Bundan 5 hafta önce Galatasaray öndeyken, Kasımpaşa'ya ve bize yenilip nasıl 6 puan kaybettiyse biz de kaybettik. Her takım da kaybedebilir. Umudumuzu hiç kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz. Sonuna kadar devam edeceğiz.''

Ertuğrul Sağlam/29.03.08
Fiili dua ile kavli dua kavramlarından haberdar mısınız Sayın Ertuğrul Sağlam Hoca'm?

Yaşasın Üzülmez, Tandoğan, Ertuğrul Sağlam, Sinan Engin ve Yıldırım Demirören!

Kahrolsun Dalton'lar!

Noat Samisa

30.03.08

Haketmedi'de bırakmıştık.Maç sonrası demeçlerinin kalıplarındandır, daha çok pozisyona giren taraf haketmiş sayılır.Öbür taraf ise hakemden dertlidir, önündeki maça bakması da pek muhtemeldir.İyi oynanır ya da kötü oynanır.Bana kalırsa izleyen için nasıl oynandığı değil de ne oynandığı önemlidir, futbolun anlık zevk gösterisi olduğunu söyleyenlere ve devamından benim kadar heyecan duymayanlara elbette saygımız vardır.Önce futbol rakiple oynanır, sonra hoca aylar boyu belli kalıpları teorik ve pratik düzeyde göstermiştir, şablon ve sistem bellidir, alan savunması bu sayede işler.Şablon belli varyete imkanları sunmuştur, bunlar çalışılır, devamında farkı futbolcu yaratır.İki takım da ortaya bir şeyler koyar, bir mücadele çıkar ortaya.En son da tabela maçın hakkını söyler, ne genel bir çıkarım yapar ne de geçmişi sorgular.Buradan sonrasının yarısı magazin, her şey konuşulabilir.Dün için haketme kıstasını yalnızca tabela belirlemedi, 90 içinde yaşananlar iki taraf için de bazı sonuçlar çıkardı ortaya.
Beşiktaş, Del Bosque'ye ödenen tazminat ile yine çöpe atılan milyon avroları gördü hafta içinde.Biraz daha hisse satışı gerçekleşecek yakında, bu sayede kulübün bir kısmının daha Demirören'in oyuncağı durumuna geçtiği görülecek.Ricardinho kadro dışı bırakılmıştı hafta içinde, 78 bin dolar alacağı halen bekliyor.Sebep?Belli değil.Sinan Engin var kulübede, kulüpte, tesislerde, genelde idman sahasının kenarına iskemle atmış halde.Neden orada olduğu belli değil, aslında belli de değil işte.Maç başlıyor, orta saha yok, rakip orta sahada ve hücumda birer kişi fazla.Cisse takıma girer girmez orta sahada tek başına bırakılmış, Üzülmez mütemadiyen saçmalıyor.Fenerbahçe rahat.Top çeviriyor, sahanın tümünü efektif kullanıyor.Maldonado kısa ve net oynuyor, Fenerbahçe Beşiktaş'ın solunda istediği şekilde rahat rahat geliyor.Beşiktaş ise bir direnç koyamıyor sahaya.Tribünde bayrak organizasyonu var, sopalarının adresi belli.Alex'e su şişesi geliyor, yakın mesafeden.Tribünde kargaşa.Küfürler, ıslıklar.Maç boyu beraberlik golü sonrası dışında tribün bunalımda.Hoca kenardan oyuna müdahale ediyor, bir alt postta bahsettiğimiz yüze göze bulaşan, adresi belirsiz kurşun müdahales bu.Gol geliyor, Tandoğan golde baş aktörlerden biri, Hoca kazanmış mı oluyor?Zico Semih'i sokarak top tutmayı planlıyor, başlarda geniş alanda pek çalışmıyor bu deneme.İkinci golden sonra Ali Bilgin'i sokuyor, dengeliyor oyunu.Sağlam ise klasik Batuhan değişikliğini yapıyor.Ayakta kalan nadir adamlardan biri Serdar Özkan, 70'ten sonra oyundan düşen Cisse'yi de idare ediyor, golü de atıyor.85'te sene başından beri olduğu gibi ''Haydi Batu, bak şimdi top şişirilecek, sen dikkat ediyorsun bunlara, sağına soluna düşerse vur, indir, ne bileyim işte karambol falan'' öğütüyle Batuhan oyuna giriyor.Bir de bakıyoruz ki ayakta kalanlardan biri çıkıyor dışarı, Serdar Özkan.Kaybedecek neyin var ki savunmadan bir oyuncu eksilmiyor?Sene başından beri bir kez eksildi, o da maç başında oldu.Kasımpaşa maçı 3lü savunma faciası.8 dakika uzuyor, bu sürenin tamamını Fenerbahçe öldürmeyi başarıyor, karşı tarafta hiç bir çaba yok.Bu, Beşiktaş kazanmazdı manasına gelmiyor, futbol zaten buna izin vermiyor.Temelde Beşiktaş rakibini bozmayı düşünmüyor, sahaya güven veren hiçbir şey koyamıyor.Pozisyonlara giriyor ama titrek ayaklar son vuruşlarda çalışmıyor, bunun genele yayılmış hali ise 1-2 sonrası silik davranışlarla ortaya çıkıyor.Fenerbahçe ise kendini bozmak adına herhangi bir çaba sarfetmeyen rakibine karşı kendi oyununu koyuyor sahaya, maç içi dinamikleri de kullanarak rakibinin zayıf yanlarından sonuca gidiyor.Haketmek bu.Beşiktaş ise topluca haketmiyor bu maçı, buna tribünün büyük bir kısmı da dahil.

Noat Samisa

30.03.08

Tersten, düzden, oradan, buradan bir derbi dizisi yapacağım.
Sinir bozucuydu, dünkü maçın Beşiktaşlı adına sıfatı bu.Bu, rekabetin, Fenerbahçe'nin ötesinde bir şey, farklı bir duygu.Derbi mağlubiyetinin ötesine geçmiş bi şey.Tribündeki tezatların, saçmalıkların, sahadaki tiyatronun ve kenar yönetimdeki eldeki malzeme kullamına yönelik yanlışların 90 dakika gerdiği sinirler şu zaman kadar yaşadığımı hatırlamadığım bir etki yapt bünyeye.Tarifi zor.Çok derbi kazandık, çok derbi kaybettik ama böylesi olmuyor, uymuyor.

Maçı yaşayan bünye, maç içinde ve sonunda çok şey düşünemedi, şimdi şimdi akl-ı selim hakim oluyor.Bir durum tespiti yapmak istiyorum, zaten genel özet sayılır.İkinci yarı başı uzun zaman önce olması gereken oldu ve Üzülmez saha dışına alındı.Geçen sene tek stoper bek diğeri dış bek oynayan çizgi savunmada yay oluşturmayı, yani tandemdekilerden bir iki adım önde durarak doğru kurgu oluşturmayı öğrenmişti Üzülmez.Takım oyunu 40 metrede oynuyordu, sol iç oyuncusu ve Kurtuluş ile dar alanı iyi idare ediyordu hatta ileri çıkışlarla da kazandırdığı maçlar bile olmuştu.Bu sene tüm bu saydığım faktörler yok olunca, sistem bozulup salaş bir yapı oluşunca Üzülmez fantastik kademe hataları yapmaya başladı.Son haftalarda facia boyutuna ulaşmıştı, bu maçta tüy dikti.Kazım buharalaşan Üzülmez'i çok kez geçti, Üzülmez önde kaldı, geri dönmedi ve Beşiktaş'ın solu ilk yarı koridor oldu, Fenerbahçe Uğur'u kullanmaya gerek dahi duymadı.Yarı başı Toraman kaptanlık bandıyla çıktı sahaya, sevindirik oldum.Sonra baktık ki düşündüğüm olmamış, sene başından beri olduğu gibi bir oyuncu değişince en az iki üç kişinin yeri değişmiş.Kendi oluşturduğu dar kadrodayla ya da seçtiği 13-14 oyuncuyla kazanan bir takım yaratmayı basarmıştı Ertuğrul Sağlam, zaten tutunduğu tek nokta burasıydı.Başka alternatifler yok, çıkanlar belli, girenler belli.Sebep bu.Baki sola geçmiş, ben Tello geçecek, Toraman orta sahaya diye sevinirken.Ortada iyi işler yapan, Alex'e kafa vurduran Zan'dan daha iyi olduğu açık ara belli olan Baki, uzun zamandır görev yapmadığı bir mevkiiye çok farklı sorumluluklar yüklenerek kaydırılıyor.Sonra daha da vahim şeyler olmaya başlıyor.Aslında vahim değil, güzel gidiyor ama sonu belli.Baki bir sarı kart alıyor, sonra CKR sağ taraftan geniş alanda işleyemiyor.Baki sürekli ileride.Beşiktaş ısrarla oyunu Baki üzerinden kurmaya çalışıyor.Neden?Bilemiyorum.Olmaz diyorum kendi kendime olamaz.Bir yerde patlayacak.Baki 2 kez iyi taşıyor topu, 3. deneme rakibe.Kontra geliyor, Alex düşürülüyor, kalkıyor, 2. gol geliyor.Baki ıslıklanıyor.Sorulsa herkes için kazma Baki, Ajax
altyapısı nasıl çıkarmış bu adamı, dengesiz, çapsız, hem de kel.Vurun abalıya.Toraman, Nobre, Baki.3 iyi yedek var Beşiktaş'ta ama 3'ü de banko oynuyor.Ali Tandoğan ve İbrahim Üzülmez var Beşiktaş'ta, kulübede durmalarını bile zarar olarak görüyorum.Ama bunların bugünden sonra ne değer taşıdığını kestiremiyorum.
Sahadaki yanlışlık en sonunda tribünü yanlışa sürüklüyor.Tribün de bu tip maçlarda genelgeçer tavrını koyuyor ve duruma uyuyor, rolünü oynuyor:Islık.Yanlış adama ıslık.Hak edilen bu demekki, tribünün, Beşiktaşlı'nın hakettiği de bu.İyiler-vasatlar-kötüler, birbirini törpüler bir Beşiktaş.Oyuncu performansına dayalı bir Beşiktaş yaratma fikri işte bu yüzden olmuyordu, olmadı.Yanlışlar, yanlış insanlar, sakillikler bu kadar fazlayken insan bazı şeylere olan inancını kaybedebiliyor.Sistem ne demek?Taktik ne demek?Aslında her şey kaptırılan bir topla mı bitiyor?Anlamsızlaşıyor.Ne takım, he hoca, ne de tribün dün hiçbir şeyi haketmedi.Beşiktaş için dünkü derbi bunları ifade ediyor.

Noat Samisa

30.03.08

''Beşiktaş'ın içinde olduğu derbiler hiç bir zaman Fenerbahçe - Galatasaray derbilerinin boyuna erişememiştir.'' denir.Her zaman bu görüşe katılabilirim, ama o gün bugün değil, yarın da değil, belki öbür gün de değil.En büyük derbi, yaşadığın derbidir, ötesi yoktur.Senindir, sana aittir, gece uyutmaz, saatler geçmez, maç saati bir türlü gelmez.Büyüklük izafidir, aslolan yarınki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisidir.
Yarın TSİ 14: 30'da Rangers ile Celtic bu sezon ikinci kez karşı karşıya gelecek.20 Ekim'de oynanan ilk maçı Rangers evinde 3-0 kazanmıştı.Rangers bir maç eksiğiyle Celtic'in 3 puan önünde lider.Maç yine Ibrox'ta.Ligin son maçı bu kez Celtic-Rangers, kaldı sadece 14 maç.31. haftaya geldik, ertelemesi olmayanlar için 2 maç daha kaldı.SPL şampiyonluğu için yarın büyük gün.Oralarda da gece uyumayanlar var.

Pazar akşamı da Merseyside'da derbi günü.CL bileti için fazlasıyla önemli, taşları yerinden oynatmaya aday kırılgan bir maç.İlk maçı -sezonun ilk Old Firm ile aynı gün, 20 Ekim- Goodison Park'ta Liverpool 1-2 kazanmıştı.Hyypia Agger'ın yokluğunda savunmadaki yerini sorgulatıcı bir hata ile topu kendi ağlarına göndermişti, aynısını İnönü'de de yapmasını dilemiştim.4 gün sonra benzerini yaptı ve Beşiktaş kazanmıştı.2 penaltıyla kazandı o gün Liverpool, Evertonians'ın o gün yaşadığı hayal kırıklığı bakalım pazar günkü sonuca nasıl etki edecek?Liverpool geçen haftadan ağır yaralı, Everton'da Cahill sezonu kapattı, yine de standart futbollarıyla kazanacak imkanlara sahipler.

1 haftadan uzun oldu ayrılık.İbranice bir klayve ile buraya bir şeyler yazmak kolay olmazdı, olmadı da.Yazma isteği sıklıkla -geçen hafta sonu Grand Slam Sunday, Bobo, hafta içi ulusal takım, Del Bosque- zihni gıdıklasa da bunu bastırmak için yeterli sebep vardı.Yolumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Noat Samisa

28.03.08
Maradona da atak yönüne göre sağ tarafta, orta çizgi civarında buluşmuştu topla.Getafe karşısında Messi de hemen hemen aynı yerde almıştı topu, Maradona'nın 5461. veliahtı ve ona en çok yaklaşanı olarak onore ediliyordu bu gol sonrası.Maradona ile Messi arasında aslına, en özel ve en güzeline en çok benzeyen gol ise bu topraklarda atılıyordu.Kader bu ya, Oktay da atak yönüne göre sağ tarafta, aynen Maradona gibi kamera açısına göre sol tarftaki kaleye atak yapıyordu, 7 çalım sonrası uzak köşeye plasesini yapıyordu.Yalnızca bir benzerlikti Oktay'ı Maradona'ya bağlayan, hem de büyük bir benzerlik, fazlası olamadı.Eşinin intiharı, Siirt JET-PA, Las Palmas ve Fenerbahçe kariyerinin apayrı birer dönüm noktalarıydı.Yolun sonu Karagümrük'müş meğer, kimseyi rahatsız etmeden futbolu bıraktı Oktay Derelioğlu.Beşiktaş formasıyla Avrupa kupalarında en çok gol atan oyuncu ve milli formayla en fazla gol atan Beşiktaşlı ünvanı halen Oktay Derelioğlu'nun.Bunlar değişebilir ama kendisinin de söylediği gibi o gol bundan seneler sonra da izlenecek, çalımlara hayran olunacak.PSG maçı benim için unutulmazdan.

6. çalım sonrası İlker Yasin bağırıyor, Haydi Oktay, Haydi Oktay ve goooll..

Noat Samisa

21.03.08

FFT dergisi tanıtmıştı onu, akşam adını duyunca biraz bakındım ama hangi sayıda olduğunu bulamadım.İnternete alış(tırıl)mış biri için eski usül dergi arşivciliği pek zor iş, Mevlüt Erdinç'in incelendiği sayıyı ararken bunu anladım.Derginin -Türkiye şubesinin- resmi web sayfası açıldığından bu yana ''arşiv'' bölümü yapım aşamasında, dergiye gösterilen özenin web sayfasına da yansıtılması pek elzem.Mevlüt'ün FFT röportajının ardından Tam Saha dergisindeki röportajında ise soyadının Erding değil, aslında Erdinç olduğunu söylemişti.Fransa liginde oynanan 29 maç sonunda 32 puanla sondan 3. sırada yer alan Sochaux'da 3 yıldır oynuyor Fransa doğumlu Mevlüt Erdinç.1.80 boyunda, herkesin bildiği tabiriyle Semih Şentürk tarzı top saklama ve kalçasını kullanma işlerini iyi yapabilen, orta boylu bir oyuncu olmasına rağmen iyi sıçrayan, sezgileri kuvvetli bir forvet oyuncusu.Sochaux ile bu sezon 21 maçta 9 gol attı, takımının kümede kalması için daha da atmak zorunda.Fransa 17 yaş altı takımının formasını giydikten sonra Türkiye U-18'ine katıldı 87 doğumlu Mevlüt Erdinç.U-21 formasını da giydikten sonra 26 Mart Beyaz Rusya-Türkiye hazırlık maçı için A milli takıma devet edildi.Son 1 yılda gösterdiği büyük gelişimin ödülü.
26 Mart Beyaz Rusya-Türkiye, A Milli Takım Aday Kadrosu:
Volkan Demirel, Mehmet Aurelio, Uğur Boral, Yasin Çakmak, Gökhan Gönül, Selçuk Şahin (Fenerbahçe), Hakan Kadir Balta, Servet Çetin, Sabri Sarıoğlu, Mehmet Topal, Arda Turan (Galatasaray), Rüştü Reçber, Serdar Özkan, Gökhan Zan (Beşiktaş), Mehmet Yıldız (Sivasspor), Gökhan Ünal (Kayserispor), Tolga Zengin (Trabzonspor), Gökhan Emreciksin (MKE Ankaragücü), Remzi Giray Kaçar (Gençlerbirliği OFTAŞ Spor), Mustafa Sarp (Bursaspor), Emre Aşık (Ankaraspor), Nihat Kahveci (Villarreal), Gökdeniz Karadeniz (Rubin Kazan), Tuncay Şanlı (Middlesbrough), Halil Altıntop (Schalke 04), Hamit Altıntop (Bayern Münih), Yıldıray Baştürk (Stuttgart), Tümer Metin (Larissa), Mevlüt Erdinç (Sochaux), Caner Erkin (CSKA Moskova)

Gözlerim Mehmet Topuz'u aradı.Hafta içinde kupa yarı finalinde 90 dakika forma giymişti, herhangi bir sakatlığı yok bildiğim kadarıyla.Kadroda bulunmuyor olması çok ilginç.Mevkiidaş görünen Sabri'nin alınması da ayrıca manidar, formsuz desem Topuz o da değil, tam tersi Sabri için Feldkamp da pek hevesli değildi.Serdar Özkan geçen hafta çok fazla koştu, mükafatı sayılır.OFTAŞ'ın tandeminden birini bekliyordum, büyüklerle oynanan maçlarda iyi bir izlenim bırakmasalar da OFTAŞ'ın başarısında payları büyüktü.Mustafa Sarp tercihi hocanın imzası olsun.Caner bir zamandır hakediyordu bunu.

77 gün kaldı.Kabataslak bir değerlendirme yaparsak, kalemiz, sol bekimiz, tandemdekilerden biri ve forvetimiz kati suretle belirsiz.6 ya da 7 oyuncumuzun yerleri belli, formaları duvarda asılı.Kalan zamanda yapılması gereken ve bu kadro seçiminde de görüldüğü üzere yapılan kesinleşmemiş mevkillere mümkün olduğunca bol alternatif bulmak ve en doğrusunu seçebilmek.Çok sancılı geçirdiğimiz yandan çarklı değişim ve gelişim sürecinde yitirdiğimiz çok şey oldu, eldeki malzemeden iyi bir şeyler çıkarabilmek -iyi niyet dairesinden çıkmamak koşuluyla- halen mümkün.

Noat Samisa

21.03.08
EPL 31. Maç Haftası - 23 Mart Pazar

TSİ - 15:30 Man Utd v Liverpool (FoxSports)
TSİ - 18:00 Chelsea v Arsenal (Fox)


Neden ikisini birden izleyemiyor insanlar?Neden kısıtlanıyor pazar zevki?Daha çok mu para kazanılır yalnızca Digiturk'ü olan izlerse bu maçı?

Fantastik Dörtlü #1

İlk maçlar:
Arsenal 1-0 Chelsea
Liverpool 0-1 Man United

Noat Samisa

20.03.08
Tottenham - Portsmouth

Cumartesi günü Fox'un yayın akışında her zaman olduğu gibi M'Boro var, Riverside'a Derby konuk olacak.Günün maçında ise erken saatte Tottenham - Portsmouth var.Foxsports'un yayını hakkında bilgim yok, mümkün olursa sopcast, tvu vs.'ye talim edeceğim.Tottenham dün söylenen ve özetten görülene göre çok sağlam bir maç çıkarmış, 90 dakika izlemediğime üzülmemek elde değil.Aynı saatlerdeki Manchester United'ı da izlemek isterdim, ona da üzülüyorum, böyle garip bir çatışma durumu içerisindeyim ama sonuçta ikisini de izleyemedim.Portsmouth ise son şanslarını kovalamakla meşgul, üstteki dörtlünün birbiriyle oynayacağı maçlar aralardan birilerinin sıyrılması sağlayabilir, 5.lik ve 4.lük yarışı alttakilere çok uzak değil.Bu maçın öncesinde en önemli haber, Jermain Defoe'nin oynayamayacak oluşu.Sebep sakatlık değil, ceza değil.Sebep, değiştirelemez kurallar.
Benjani'nin enteresan transfer hikayesindenzamanında bahsetmiştik, Pompey'in altın yumurtlayan tavuğuydu o ama bir gecede satılmıştı.Portsmouth, Benjani'yi satınca Defoe'ye çullandı, zaten ön hazırlık tamamdı, Benjani'nin işi biter bitmez Defoe Portsmouthlu'ydu.Son gece oldu her şey, Benjani'nin evrakları yetişmedi.10 Şubattaki United derbisine kadar forma giyemedi, sonradan icazet alındı ve Benjani'nin bonservisi Man City'e geçti.Jermain Defoe ise 2 Şubat günü Portsmouth formasıyla ilk maçında Chelsea karşısında golünü atmıştı.5 Şubat günü yapıldı açıklama, Defoe'nin bonservisinin Portsmouth'a geçmesi için gereken evraklar son dakikaya kadar tamamlanamamıştı, tıpkı Benjani gibi.Ancak ortada daha büyük bir sıkıntı vardı, Man City gibi son dakika golü de atılamamıştı.Tek çare kalmıştı, kiralamak.31 Ocak gecesi kapanmıştı transfer ancak 1 hafta daha kiralama işlemleri yapılabiliyordu.Özel statülü bir kiralık sözleşmesine imza attı Defoe ve transfer resmiyet kazandı.Bunun bugüne getirisi ise, bu tip kiralık sözleşmelerine sahip oyuncuların bonservislerine sahip olan kulüplerle yapılan maçlarda oynamaması kuralı oldu.Defoe, halen bonservisine sahip olan Tottenham karşısında Portsmouth forması giyemeyecek.Hıncal Uluç halen bu kurallara ''şike'' diyedursun, sistem böyle işliyor.Olması gereken oluyor.

Noat Samisa

20.03.08

Bugün blogda ''Ronaldo Günü''nü kutluyoruz, bu postumuz da CR7 ile ilgili.CL Top 16'sı ilk maçında, Stade de Gerland'da, Lyon'a konuk olmuştu United.87'de oyuna sonradan giren Tevez skoru 1-1 yaparak belki de turu getiren golü atmıştı.Bundan başka şeyler de olmuştu o gün stadda, Stade de Gerland tribünlerinden Ronaldo'nun gözüne lazer tutulmuştu.Bacaklarını pergel gibi açtığı bir serbest vuruş öncesi oldukça belirgin biçimde görülmüştü suratındaki ışık.UEFA, hakem Medina Cantalejo'nun raporu doğrultusunda Lyon kulübüne 5000 İsviçre Frangı, (£2520) lazer cezası kesti.Bolton taraftarının dayak olayı da cezaya çarptırıldı, Bolton'a £5K, At. Madrid'e de £15K ceza kesildi.
Buralarda da kaleci Serkan Kırıntılı'nın gözüne tutulduğunu hatırlıyorum ama bir ceza gelmiş miydi, onu hatırlamıyorum.Pet şişeyi alıp da sahaya sallamaktan daha garanti bir yol olsa gerek, hem bi kerelik de değil.Tutturma ve zarar verme ihtimali daha yüksek.Eğer geçtiğimiz haftasonunun kahramanı Betis taraftarı gibi iseniz lazerle uğraşmanıza gerek yok tabi.

Noat Samisa

20.03.08

Goals 33
-Premier League 24
-FA Cup 3
-Champions League 6
Doubles 9
Hat-Tricks 1
Free-kicks 5
Longest scoring streak 6
Longest streak without scoring 4

Tabelada George Best'ten daha iyi.

Vicki Hodges/ Telegraph

Noat Samisa

20.03.08

İnceden bir mesaj gitti, yerine ulaştı ya da ulaşmadı, önemli değil.Prensipler, ardından zaten başarı gelecek dedi Don Capello.İsviçre ile Wembley'de 6 Şubat günü yapılan hazırlık maçı kadrosuna Beckham'ı çağırmadı.Oysa Beckham bu gün için hazırlanmıştı, Arsenal idmanına katılmıştı, fit kalmaya çalışıyordu.Ulusal takım formasıyla 100. maçına çıkacağı günü, onore edilmeyi sabırsızlıkla bekliyordu.26 Mart Fransa-İngiltere maçına imiş kısmet.İngiltere ulusal takımı aday kadrosu:
Goalkeepers: David James (Portsmouth), Scott Carson (Aston Villa), Chris Kirkland (Wigan)

Defenders: Wayne Bridge (Chelsea), Ashley Cole (Chelsea), Glen Johnson (Portsmouth), John Terry (Chelsea), Wes Brown (Man Utd), Joleon Lescott (Everton), Rio Ferdinand (Man Utd), David Wheater (Middlesbrough), Jonathan Woodgate (Tottenham), Matthew Upson (West Ham)

Midfielders: Gareth Barry (Aston Villa), Ashley Young (Aston Villa), David Bentley (Blackburn), Joe Cole (Chelsea), Frank Lampard (Chelsea), Shaun Wright-Phillips (Chelsea), David Beckham (Los Angeles Galaxy), Steven Gerrard (Liverpool), Owen Hargreaves (Man Utd), Stewart Downing (Middlesbrough), Jermaine Jenas (Tottenham)

Forwards: Theo Walcott (Arsenal), Gabriel Agbonlahor (Aston Villa), Peter Crouch (Liverpool), Wayne Rooney (Man Utd), Michael Owen (Newcastle), Jermain Defoe (Portsmouth).

Wheater ve Agbonlahor 30 kişilik kadronun yenileri.İleriki program da netleşmeye başladı, 28 Mayıs'ta ABD ulusal takımı Wembley'e gelecek.

Noat Samisa

20.03.08

''O top nasıl dönüyor öyle''leri çok duyduk, çok söyledik.''Yeni toplar böyle'' diyen de oldu, genelde bunu söyleyenler yağmur yağdığında ağırlığını üçe katlayan toplarla gençliğini toprak sahalarda harcamış insanlardı.Toplar dönüyormuş, maharet futbolcuda görünse de asıl keramet toptaymış.Biz de oynuyoruz halı sahada T90'larla, Teamgeist'larla ama olmuyor, dönmüyor bizim şutlarımız.30 Ocak günü Portsmouth önünde ''en güzel golüm'' dediği golü atmıştı Ronaldo, inanılmazdı, kelime işte bu golde tam yerine oturuyordu.Aradan geçmiş 50 gün, fazla değil.Bu kez ''o top nasıl döner yahu, dönemez, kesin birine çarptı'' cümleleri döküldü ekrana.Bu kez mesafe yakındı, penaltı noktası üzeri.Topun neresine, ayağının neresiyle vuruyordu?Bu golün şaşkınlığını atabilmek için maçı canlı izleyenlerin 10 dakikası vardı.Cepheden bir frikik kazanıldı.Ronaldo yine kararınca gerildi, kollarını yana saldı, ayaklarının arasını açtı.İşte karizma bu, işte ego bu.Adına ''ölü yaprak vuruşu'' dediklerinden, yine aynısından gönderdi kaleye.Roberto Carlos için Magnus etkisinden bahsedilir de, bu ne etkisi?Top havalandı, bir noktada dönüş yönünü değiştirdi, alçaldı ve köşeden ağları gördü.
Futbolun sanatı bu, ince işçiliği, ayrıntısı, efsanesi, hikayesi, hepsi kendi içinde.Bu sezon Man United formasıyla -önünde daha oynayacağı 10'dan fazla maç varken- 33 gole ulaştı.Ligde 24.''Modern santrafor'' ya da ''günümüzde prim yapan santrafor, forvet'' değil, 4-3-3'ün ya da 4-4-2'nin kenar oyuncu yapıyor bunu.Kaptanlık da yakışıyor hani, lider tanımını yapıyor.Ronaldo tüm bunları yaparken şöyle ilginç bir yazı ilişti gözüme, sene başı 1-0'lara tıkınan United'ı anlatıyor gibi.
Ötekiler'e bakarsak; Chelsea, Arsenal ile puan eşitleyerek yarışın tam ortasına sokulmayı başaramadı, 3 kez öne geçtiği maçı berabere bitirdi.Sıkı maç olmuş, tabi mahrum kaldık.Sopcast iş görmeye başlamıştı bir dönem, Youtube ve türevlerinin başına gelenin uzun sürelisine mağruz kalmakta.Hilesi var, böyle olunca randıman problemi de var.Yukarıda vites yükselten Manchester United var, eksik maçlar tamamlandı, tablo netleşti.Liverpool liderle farkı 11'e indirdi, en azından CL bileti için rahat nefes aldı.Zaten senelerdir böyle olmuyor mu?Liverpool'un vites yükselttiği dönem şu zamanlar, yukarıdakiler tökezlemeye başlayınca yaklaşır gibi oluyor.Everton 6 puan yaptı farkı, 5.lik yine en olası ihtimal.CL bileti hedefi devam ediyor, zor ama kovalayacaklar.Puan Tablosu

Man Utd 2-0 Bolton
Tottenham 4-4 Chelsea

Noat Samisa

20.03.08

2 gündür her yerde bu olay var.İçinde benimde bulunduğum bir kesim Beşiktaş taraftarı, pazar günü İnönü Stadı'nda önce ''Eyyamcı Yıldırım'' diye bağırdı, ardından da -özellikle soyunma odası girişen yakın tribünler- koşarak sahadan çıkan Barış Memiş'i alkışladı.
Ben bu davranışı, maçtan sonra günlerce başkaları konuşsun diye yapmadım, o anda içimden geleni yaptım.Bunu ekran karşısından ne kadar samimi bulunursa o kadar samimiyetle söylüyorum.Bu hadisenin ''Beşiktaşlı Olmak'' ile net bir alakasını kurabilmek mümkün değil ama bu ülkede bir stad diğerlerinden kesin olarak farklılık arzediyorsa, o stad İnönü Stadı'dır.2-0 önde olmak bu olayın değerini küçültmez, 20-30 yıl önceden benzer olayları çıkartıp da ''hayır efendim, ilk biz yaptık'' biçiminde bir sidik yarışını gerektirmez.2-0 önde olmasak belki ben o an onu düşünmeyecektim ama yine belki de ''iyi ki atıldı'' diyecektim.Homurtuyu başlatanlar olmasa, ses toplu ve gür çıkmasa, belki yanımdakine ''Eyyamcı Yıldırım'' diyecektim.Hiçbiri ne değer yükseltir, ne de küçültür.Anlık toplumsal hareketler sonrası çiçek-böcek moduna giren iyi niyet timsallerinden hazzettiğimi söyleyemem.Sonunu düşünmedim ve kahraman ilan edildim.Bu mudur?Ne kahraman olayım ne de içimden gelerek yaptığım, sonradan gördüğüm üzere her felsefi öğretide ''ahlaklı olmak'' kıstasına uygun yaptığım davranıştan dolayı benzer davranışlarla karşılaştırılayım.Yazmak cesaret ister ya, asıl cesaret ''yapmak''.'Saldır Beşiktaşııım Oleeyyy'' denseydi o anda, kimsenin eskiyi karıştırıp sidik yarıştırmasına, benim de bu yazıyı yazmama ihtiyaç olmayacaktı.

Noat Samisa

18.03.08
Son hatıralarından birinde şampiyonluk getiriyordu.Sonra Chelsea deplasmanında ''orta sahadaki göbekli oyuncu'' olarak iki gol atıyor, suratındaki kibirli ifadeyle işaret parmağını kaldırarak iki kez aynı köşe bayrağına koşuyordu.İkincisinde Okan Koç'u yanından kovuyor, ilerleyen dakikalarda oyundan çıkışıyla bile gol atıyordu.Öyle bir oyundan çıkışı tarih bir daha yazar mı bilmem, o gün ''ben işi hallettim, bulaşığı siz yıkayın'' diyordu Sergen Yalçın.Aradan çok zaman geçti, Beşiktaş formasını ilk giydiği, çıkardığı, tekrar giydiği günden bu yana o da çok değişti, biz de.Çok şey değişti.Değişmeyen şeyler de oldu, mesela ''Sergen Attı'' gibi.Sahada gol atamazsa dışarıda atan bu adam, dünkü Sakaryaspor maçından önce Eskişehirspor'un hocası Metin Diyadin tarafından kadro dışı bırakılmıştı.Sebep kadro pazarlığı.Yani Sergen sahada gol atamayacaktı.Kaleye atamadı doğal olarak, böyle olunca da başka bir şeye gol attı, hocasına.1-1 biten maç sonrası Eskişehirspor yönetimi Metin Diyadin'in dözleşmesini tek taraflı olarak fesh etti.Pazar günü Kasımpaşa Stadı'nda ''Es-Es, Ki-Ki'' sesleri yükseliyordu, yeni öğrendim, dost, kardeş imişler.Tepedeki üç takımın puanları eşit birinci ligimizde, bunlardan biri de Eskişehirspor.Ve bu takım 8 maç kala hocasını değiştiriyor.Böyle bir gölge Sergen'in gölgesi, olup da oldurulmadığı yerde başarısızlık hep başkalarının.Olmadığında hep beklenen, özlenen adam.Kafaya koymuş, teknik adam olacağım diyor.Ne olur, nasıl olur?
Sergen Attı, Metin Diyadin Gitti...

Noat Samisa

18.03.08
İngiltere'deki çift başlı futbol yapısından Premier League vs. Blatter yazısında bahsetmiştik.İngiltere futbolunun daha üst tabakasıyla ilgilenen Premier League yönetimi 39. maç projesi ile uğraşırken asıl hamle FA'den geldi.Bir nevi ''acil eylem planı'' sayılır: Önümüzdeki 5 yıl içinde £200 milyonu sokağa harcamak.Gönüllülerin de desteği daha fazla çocuğa futbol oynatamak, bu sayede daha fazla yerli futbolcu yetiştirmek.Sonucundan Avrupa Şampiyonaları dışında kalmamak, şampiyonalara kupa iddiasıyla gidebilmek, şimdi değilse de 10 yıl sonra.Bu projenin böylesi büyük bir bütçe ile gerçekleşmesinin iki nedeni var.İlki birkaç senedir ortaya çıkan ve Euro 2008 yolunda iyice belirginleşen ulusal takımdaki darboğaz.Buna ek olarak EPL'de daha fazla İngiliz yıldız görebilmek, iç piyasa ve tribünleri mevcut durumdan kurtarmak.İkincisi ise 2 ay sonra gündemin göbeğine yerleşecek olan 6+5 kuralı.Tren kaçmadan.Proje içinde hakemlik kurumu için de bir bölüm mevcut, Rob Styles'lardan FA de memnun değil.

Noat Samisa

18.03.08
Bu takım bana huzur veriyor.

10, 11, 12 ve 13 Nisan Torino'da ULEB Cup Top 8 günleri...Son güne kadar orda olmak, Joventut ile Dinamo Moskova ile aynı hedef için kapışmak demek.Hocasından masörüne, Dalmau'sundan Shumpert'ine, başkanından taraftarına, herkese teşekkürler.

Noat Samisa

18.03.08

Kasımpaşa'nın başındaki dertten devam edelim.Derby County, sene içinde yeni bir patrona sahip olsa da devre arası bolca transfer yapsa da sene başı öngörülerimi haklı çıkardı.Düşer, düşüyorlar, düşecekler, hatta düştüler.Kağıt üzerinde şansları devam etse de yeşil saha üzerinde şansları yok.
11. sıradaki Tottenham'ın 35 puanı var, Ramos ile yükselen ivmeyi de gördüğümüz üzere düşme ihtimalleri yok.Ortaya bir veri daha koyarsak: Geçen sene küme düşme barajı 39, önceki sene 35, üç sezon evvel de 34 olmuş.Bu sene de 35 puan civarında olacak.Bu hafta sürprizler oldu, Fulham kümede kalma yolunda çok kritik 3 puanı hanesine yazdırdı, 31 puana yükseldi.M'Boro lideri değiştirirken galibiyeti kaçırdı, 1 puana razı oldu.Testilerin kırıldığı maçta Wigan, Bolton'u mağlup etti.Bolton kazansa puanlar eşitleniyordu, şimdi Bolton için tehlike çanları daha bi gür çalmakta.Sunderland ve Derby büyüklerle oynuyordu, tek golle kaybettiler.Üst sıralar için yarışanların ucuz puan alma dönemi bitti, kümede kalma mücadelesi sadece muhataplarına değil herkese huzursuzluk veriyor.Ve bu akşam, Birmingham Newcastle'ı konuk ediyor.Keegan ile kazanamayan Newcastle, bir ısra daha düşmemek için bu akşam (pazartesi) kaybetmemek zorunda.Steve Harper, ''Newcastle tarihinin en önemli maçı'' demiş bu akşam ve sonraki hafta oynayacakalrı fulham maçı için.Keegan'ın tahtının sallantıda oluşunu umursayan yok, kimi getirsen olmuyor zaten.Bir şekilde bu takım ligde kalmalı, önümüzdeki sene için zaman kazanılmalı.Hedef bu.Kaybetme kültürünün kanıksandığı bir formaya dönüşüyor Newcastle forması, İngiltere'nin en yüksek ikinci seyirci ortalamasına sahip takımı hatırlanılması istenmeyecek günler yaşıyor.

12 Wigan 31
13 M'Boro 31
14 Reading 28
15 Newcastle 28
16 Sunderland 27
17 Birmingham 26
18 Bolton 25
19 Fulham 23
20 Derby 10

Birmingham-Newcastle maçı sonrası Bolton hariç düşme potasındaki tüm takımlar 30 maç oynamış olacaklar.Kaldı sekiz hafta.

Noat Samisa

17.03.08

Dün, 43 yıl aradan sonra Kasımpaşa (yeni adıyla Recep Tayyip Erdoğan) Stadında birinci lig maçı oynandı.Maçtan birkaç gün evvel çıkmıştı karar, sonunda bürokrasi aşılmış, Kasımpaşaspor semtine, stadına dönmüştü.Kaç tane semt takımı kaldı ki zaten?Semt maçı yaşar, futbol semtten beslenir.Kasımpaşa'da olduğu gibi birkaç gün öncesinden ensaf bilgilendirilir, afişler asılır semtin her yerine.Maç var'dır haftasonu, takım semtine dönecektir.Stad çevresinde yeterli reklam yapılmış gördüğüm kadarıyla ama semt genelinde yetersiz kalmış.10 bin kişilik stadda 5 binden fazlaydı taraftar, iyi rakam.Stadın böyle bir maçta dolması gerekirdi, sanıyorum iletişimsizlik nedeniyle böyle oldu.Bir sonraki iç saha maçında tribünler dolacaktır.
Maçın başlaması yakındı tribündeki yerimi aldığımda.Apaçi'ler kale arkası tribün tarafına yönelmişler, çoluklu çocuklu aileleri rahatsız etmiyorlar, iyi etmişler.Çekirdeğini kapan ev halkını toplamış, komşusunu da ayartmış maça gelmiş.İnsanlar birbirini tanıyor tribünde, ben yabancıyım.Bir de ana tribünün karşısında localar var, asıl muhabbet orada.Günlerden pazar, kahvaltı yapılmış, gazete okunmuş, güneş tepeden aşağı inmeye başlamış, tam bu sırada maç var.Balkon keyfi, çekirdek, çay...Evden canlı maç keyfi.
Saha içine dönersek, Abdullah Avcı 4-3-3'ü dizmiş.İleri üçlünün solunda Sertar Eser, sağında İbrahim Akın, ortasında Necati.Tjikuzu toparlıyor orta sahayı, iyi de toparlıyor.İlyas etkisiz, Antalyaspor'daki görüntüsünden uzak.Kalede Hasagiç, duruşuyla kaleci.Kasımpaşaspor'da ise topla samimiyet kurabilen nadir oyuncularda Özgür Öcal (diğeri Barbaros Barut) hemen göze çarpıyor.İyi bir sağ bek ama mevcut takımda sağ bekte heba edilirse Özgür, Kasımpaşa nasıl hücum edecek?Önde kullanılıyor.Barbaros Tjikuzu ile boğuşuyor, Erhan ve Özgür ile iyi anlaşıyor.Desire çalışkan, arkadaşlarını önde basmaya davet ediyor.Alparslan var sol bekte, taraftar seviyor ama tribünden yükselen en fantastik söylemler de Alparslan Kartal'ın hataları sonrasında geliyor.11. dakikada Desire kendi çabasıyla kapıyor topu, taşıyor, çok iyi bir gol vuruşuyla ağları görüyor.Stadda bir sevinç, mutluluk.Takımın mücadelesi heyecan verici.Ligde kalmak adına ortaya bir şeyler koyuyorlar, teslimiyet yok.Bu görüntü zaman ilerledikçe tribüne sıçrıyor, makara yapan tribün maça konsantre olmaya başlıyor.Kasımpaşa 2 pozisyon daha buluyor ilk yarı, birinde Erhan vuramıyor, diğerinde de Alparslan Askou'nun pozisyonunu bozuyor.Sertan etkisiz, hatta berbat bir futbol oynuyor ilk yarı, nedenini bilmediğim bir sebepten Kasımpaşa tribünü ile arası açık.Erman giriyor oyuna ikinci yarı ile birlikte.56'da da ''Kadirhan Nascimento'' anonsu yapılıyor.Önce ufak çapta bir kriz çıkıyor tribünde: ''Bu da mı Türk oldu lan?'' soruları birbirini izliyor.Sonunda facia bir yanlış okuma yapıldığı fikrinde birleşiliyor.Değişiklik sonrası İbrahim Akın kanat değiştiriyor, bu dakikaya kadar o da etkisiz.60'tan sonra ard arda serbest atışlar ve kornerler kazanıyor İBBSpor.Topun başında her zaman İbrahim Akın var.Her zaman tehlike yaratıyor duran toplar ama bir şekilde savuşturuluyor.Bu dakikadan başlayarak maç sonuna kadar Askou var, her topta, her kademede adı var.Müthiş bir top oynuyor son yarım saat.Fatih Akyel ile tandemde iyi yardımlaşıyorlar.Son 20 dakikada iki gol kaçıyor İBBSpor adına.Alparslan'ın kendi kalesine yaptığı ters vuruşta top kaleci Tolga'ya çarpıyor, şans Kasımpaşa'nın yanında.Diğerinde de Necati çerçeveyi bulamıyor.Maç bitiyor, takım tribüne çağırılıyor.Hükümet düşüyor, enflasyon düşüyor ama Kasımpaşa düşmüyor.Semt mutlu, güneşli bir pazar gününde güzel ve mutlu 2 saat geçirmiş olmanın bünyede yarattığı etkinin tadını çıkararak eve dönülüyor.Ben ise Kasımpaşa'ya inmiyor, yukarı çıkıyor.Yolumuz Dolmabahçe...
Stad güzel.Giriş-Çıkış sorunu da giderilecekmiş, hallolursa problem kalmıyor.Stadın içine girdiğinizde yerleşim gayet muntazam, merdivenler doğru hesaplanmış.Zemin stabil, çökme vs. yok.Kasımpaşaspor senenin başından beri semtinde oynasa idi, ligde kalır mıydı?Sanırım kalırdı.Bu noktadan sonra olur mu?Hedef 4 iç saha maçından mutlak 12 puan.Sonrası için yapmak gereken beklemek, olursa aradan bir-iki deplasman puanı.

Noat Samisa

17.03.08

16 Mart Pazar günü saat 13: 30'da Kasımpaşa bu sezon ilk kez kendi stadında maça çıkacak.Rakip İstanbul Büyükşehir Belediyespor.Suni çim zeminin değiştirilerek TSL standartlarına uygun hale getirilmesi işlemi nedeniyle ligin ilk yarısını göçebe geçiren Kasımpaşaspor, çalışmaların beklenenden uzun sürmesi ve bürokrasi sebebiyle 26 maç haftası bugünü bekledi.
Nihayetinde derbidir, bir tarafının taraftarı yoktur, yetimdir, öksüzdür.Diğer tarafın taraftarı ise göçebe geçirilen sezonda yeniden bir heyecan yakalayabilme şansını kolluyor.Ligde kalma barajının 35 puan civarında olacağını öngörüyorum, bu düşünce ışığında Kasımpaşa'nın işinin artık mucizelere kaldığı bir gerçek.Mucizenin gerçekleşebilmesi için yarınki maçtan mutlak 3 puan gerekiyor.Dolu bir pazar programı yaptım kendime.Önce güzel bir pazar kahvaltısı, ardından kaykılarak gazete okumak, güneş tepeye gelmeden de Kasımpaşa Stadı'nda doğru yola çıkmak.Tribüne oturunca İBB'den izleme listesi oyuncuları Vinicius, Tjikuzu, İbrahim Akın ile Kasımpaşaspor'dan Özgür Öcal ve Barbaros Barut'u alıcı gözle izlemek.Abdullah Avcı İbrahim Akın'ı nasıl kullanıyor, çıplak gözle görmek.Beşiktaş'ın bir sonraki haftada rakibi olan İBB'yi 90 dakika izlemek.Tvden yayınlanmayan kritik İstanbul derbisini yerinde yaşamak, görmek, tribün havası solumak.Bu maç bitince Taksim ya da Beşiktaş'a, oradan Şeref Stadı'na, Beşiktaş-Trabzonspor maçına.Kasımpaşa Stadı'nın yenilenmiş halinde hiç maç izlemedim, siftah olacak.Gün bittikten sonra da bulunan ilk boşlukta Kasımpaşa-İBB maçının hikayesi bu blogda yer alacak.

Noat Samisa

15.03.08

Arsenal vs Liverpool VS Fenerbahçe vs Chelsea
Schalke vs Barcelona VS Roma vs Man Utd
Burada tahmin etmiştim, 1 tane tutturabilmişim.Bu durumdan dahi bir şey çıkarmak gerekirse içlerinden en güzel eşleşmeyi tutturdum diye sevinebilirim, işte mutlu oldum.Ben bu eşleşmeyi tutturdum, devamını da UEFA tamamlamış, yarı finalde yine Liverpool-Chelsea eşleşmesi ufukta göründü.UEFA tamamlamış mı yoksa önceden tamam mıymış, buna bir süre cevap bulunamayacak gibi.Spor haberleri yayını yapan Türkçe siteler arasında en sadesi olarak tanımlayabilecğim SporX'te gördüm haberi, kaynak olarak LiverpoolEcho forumu gösteriliyor.RAWK'a göre Liverpool taraftar forumları arasında vasat kalır bu forum ama böylesi bir iddiayı tüm eşleşmeleri vererek bizim bakkal Hüseyin Abi söylese itimat ederim.''this is no doubt rubbish but if Rumour is true it's LFC - arsenal and Chelsea - fenerbache and manure v roma'' yazmış mechul kişi, SporX'in söylediğine göre kura çekiminden 3,5 saat kadar önce.Sıcak top-soğuk top hep konuşulur ama bu ''geceden bekletme'' biraz saçma.Birini soğuk suya sok, öbürünü sıcak, saniyelik iş.Yapmak isteyene tabi.Silersin LiverpoolEcho'dan mevcut topici, mevzuu kapanır.Bu da başka bir boyut.Kuralar ayarlanmış mıdır?Paranoya, şeytanın avukatlığı, şans, belki de gerçek.

Kurada şaibe olduysa da kasıtlı hakem hatası hükmündedir, çok çok büyük ihtimalle buradan bir şey çıkmayacağı için biz önümüzdeki maça bakalım.Fenerbahçe'nin Sevilla zaferine dair uzun yazılar yazdık, Chelsea eşleşmesine dair söyleyeceklerimizden önce bi özet geçmek istiyorum.Fenerbahçe'nin Sevilla zaferini yalnızca taktik başarıya bağlamak olayın özünü yok etmeye çalışmak demişti biri, yüzyüze bir sohbet olduğundan birbirimizi doğru anlamıştık sohbetin ilerleyen bölümlerinde.İşin ''inanç, hırs, azim'' kısmını asıl olarak almıyorum ben, takdir ettiğim belirtmekten başka yapabileceğim bir şey yok.Bunu defalarca söylediğim gibi yine söylemek istiyorum.''Fenerbahçe'nin oynamasına izin verirseniz, Fenerbahçe önce sizi bozar, sonra da kendi oyununu oynar.''İşin özü o değil, bu bana kalırsa.Tabii hedef maçlar için geçerli bu, Ankara deplasmanı vs. için değil.Sevilla'nın yapamadığı ve ardından -ikinci maçın ikinci yarısında- mağruz kaldığı durum bu.Kurulan küçük üçgenler ve dış beklerin de katılımıyla çabuk çoğlabilen, ayağına hakim oyunculardan kurulu Fenerbahçe hücumunun kendi ceza alanınız önüne çok adamla gelmesine izin verirseniz, olacaklardan sorumlusunuz.Paslaşmalardan hiçnbir şey çıkmasa bile en kötü ihtimalle duran top şansı verirsiniz Fenerbahçe'ye.Sevilla buna engel olamadı, diğer yanda Fenerbahçe Sevilla'nın etkin bölgeleri olan kenarlara sahip oldu, rakibini durdurdu.Sevilla rakibini yeterince etüt edememişti, özellikle ikinci maçta herhangi bir B planı koymadı ortaya, Ramos-Jimenez farkı derken bundan bahsediyorum.Fenerbahçe hem rakibini bozdu, hem de rakibinin oyununu bozmasına izin vermeden kendi oyununu oynamaya çalıştı, başardı, öyle ya da böyle kazandı, turladı.Chelsea eşleşmesinin farkı bu noktada bariz belli olacak.Bu kez karşınızdaki oyuncular 3 senedir ideal futbol ile yoğurulmuş oyuncular.Rakibi bozan, kendi oyununu mutlak doğrular etrafında bir taktik deha yönetiminde oynayan bir takımdı Chelsea.Sevilla için söylediğim durum Chelsea'de de var, bunu en az 5. kez yazıyor olmalıyım.Chelsea oyunun her yönünde Mourinho döneminden geride, bunu herhangi bir Chelsea maçı izleyip karşılaştırma yaparak anlayabiliyorsunuz.Kulüp içindeki huzursuzluklar da ekstrası.Futbolcular Mourinho'dan kalanlar ve dinledikleri kadar Ten Cate ile yola devam ediyorlar, Avram Grant'tan memnun olan son birkaç kişi kaldı, onlar da yakında isyan bayrağını çekecek.Bunlar gerçekler, 8 Nisan sabahına muhtemel gerekçeler değil.Sonuç olarak Fenerbahçe'nin karşısına çıkacak Chelsea bir sistem takımı, yakın zamana kadar ideal futbol oynayan, şimdilerde ise 1 sene öncesinde 100 üzerinden 85 ise şimdi 75 oynayan bir takım.Bu sezonki CL performansına bakarsak: (Burada)Mourinho ile çıkılan ilk maçta 1, Avram Grant ile çıkılan ikinci maç haftasında da 1 gol olmak üzere toplam 2 gol yemiş bir takım.0-0'ları var, bu umut verici.Her kulvarda iç saha yenilmezliği sürüyor Chelsea'nin, Saraçoğlu'nda 0-0, deplasman da 1-1 olabileceklerin en iyilerinden.Kağıt üzerinde tabii, her maçın ilk düdük sonrası bir kısmı müdahal edilemeyen iç dinamikleri vardır, bunun ististası yoktur.Fenerbahçe buraya geldi, hedefinden büyük bir iş yaparak geldi.Bu kez ''deplasman hezeyanı'' ihtimalinin olmadığını düşünüyorum.''Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Fenerbahçe'yi Saraçoğlu'nda 8 Nisan'dan sonra geçen hafta olduğu gibi alkışlamak'' cümlesi de benim için bu eşleşmenin düsturu.

Roma ile ManU'nun kaderleri yine aynı yerde kesişti.Bu kez Roma daha dirençli, daha sağlam.Barcelona bir önceki turda olduğu gibi yine iyi kura çekti.İngiliz kapışmasına ise bu postta yer kalmadı, 15 gün kadar zaman var önümüzde, çok şey söyleriz daha.

Noat Samisa

14.03.08

Bayern vs Getafe VS Leverkusen vs FC Zenit
Rangers vs Sporting VS Fiorentina vs PSV
Ramos'un Tottenham'ı da, Moyes'in Everton zor olanı başardılar, özellikle Everton'ın Fiorentina karşısında oynadığı 70 dakikaya inanamadım.Öyle aman aman dominant bir futbol değildi belki, Everton'ın kanıksanmış zaafları bölüm bölüm sırıtsa da yapmaları gerekenleri yaptılar.Hep diyoruz, Everton dengeli takım.Bu denge gerekli olanı yapmaya uğraşıyor, transferlerle basamak atlamaya ihtiyacı olduğu halde bireysel becerilerin üstünde maçlar çıkartabiliyor.Yakubu uzatmalarda biraz daha paylaşımcı olsaydı tur geliyordu, aynı Yakubu penaltıyı da direğe vurunca olmadı.Fiorentina turladı.Aynı dakikalarda Hollanda'da da penaltı atışları yapılıyordu, orada da enterasan şeyler oldu.İkinci penaltılarda Lazoviç kaçırdı.Tottenham'ın 5. penaltısı için Jenas geldi topun başına, atsa kazanır penaltıyı kaçırdı-Gomes kurtardı.7. penaltılarda Chimbonda atamayınca PSV turladı, Ramos'un 3. kez UEFA kupası yürüyüşü böylece sona erdi.En zor işi yapanlardan biri de Zenit, preview yazısında dönüşü zor dediğimiz diğer Everton-Fiorentina maçı gibi yanıldık.Ertesi gün Bolton gol atması gereken deplasmandaydı, sürpriz olmadı.Rangers ilk maçla turladı.

UEFA Top 16 Sonuçlar

CL'nin son 8'inde 4 İngiliz.UEFA CUP son 8'inde İngiliz yok.Fazla dramatik oldu, çeyrek final şansları ilk maçlarda kaybedildi.Ada'nın tek temsilcisi Rangers, nispeten iyi kura çekti.Çeyrek finalde güzel bir karışım çıktı karşımıza, en çok temsilci Almanya'dan, o da 2 tane.Bayern-Fiorentina finali en uygun görünen.

Noat Samisa

14.03.08
6 Nisan 2006, bu blogun olmasa da bu uğraşın, arşivleyerek yazıyor olmanın başlangıç tarihidir.2 seneye yaklaşırken 500. posta gelmişiz.

500. çocuğum diyebilir miyim sana Ey 500. Post!?Nicelerine niyet...

Noat Samisa

13.03.08

Bu foto The Guardian'a düşmüş.Yapılan açıklama bu:
Chris Wade has a higher offer from Ankara. "They don't announce official figures for matches in the Turkish Super Lig for some reason," he writes, "but on December 9 last year I listened to the radio broadcast of Istanbul BBS v Genclerbirligi which was being played at Istanbul's Ataturk Olympic Stadium. The radio announcer said he could see a total of six fans in the 81,283 stadium. There were a few more than that, as this picture shows but the entire crowd could not have numbered more than 50 souls for the exciting 0-0 draw." We reckon there's at least a couple of hundred in that picture, but it's one empty stadium nevertheless.

The world's biggest, emptiest stadiums

Sıramız 4, en azından birinci değiliz.Atletizm yapılıyor desek o yok, futbol desek ''bizim Olimpiyat var, orada oynarız''dan fazlası yok.Belediyespor Zeytinburnu Stadı'nda oynasa stad sanki dolacak denilebilir.Doğrudur ama eksiktir.O stad beton ve çelik yıpranmasını ölçen rüzgar deneyi için mi oraya kuruldu?''9 şiddetinde depreme dayanıklı yapılan bu stadyumun kolonları, aşırı rüzgar ve bakımsızlıktan mukavemetini kaybetmiştir.Bu stadyumun bundan böyle kullanılması sakıncalıdır.''(İnceleme kurulu başkanı, tarih: 13 Mart 2013.Fazla değil, 5 sene sonra.Yoksa birileri bizi duydu mu?)Haftaya Beşiktaş İBB deplasmanında.Bir kez daha gidip görsek şu stadı dünya gözüyle, yok olmadan evvel.

Noat Samisa

13.03.08
Edwin Van der Sar
Petr Cech
Jose ''Pepe'' Reina
Manuel Almunia
Noat Samisa

13.03.08

Bu ayki 4-4-2'de bizzat Banu Yelkovan'ın röportörlüğünde Edouard Cisse röportajı yayımlandı.Bayiye düştüğünde aldığım yegane dergidir, diğer tüm mecmuaların elime geçmesi için eşref saatime denk gelmesi gerekir.İlk akşam hemen açılır, okunur, bitirilir.Beğenilen yerler not alınır, ay içinde tekrardan okunur.Bu ayın en iyisi kesinlikle Cisse röportajı.Beşiktaşlı'lar için değil, herkes için harika bir röportaj olmuş.Okurken verdiği hazzın kaynağı röportajın çevirisinin de Banu Yelkovan'a ait olması olsa gerek.''Lampard sıradan'' diyor Cisse.Tabii damdan düşer gibi değil, soruya cevap olarak.''Mourinho onun için dünyanın en iyisi diyor''a cevap veriyor.Bunu söylerken anlatmak istediği belli, Mourinho'nun yarattığı sinerji ile oyuncularına çaplarının üzerinde roller biçtiği ve yine bu sinerji etkisiyle maksimum verim aldığını söylüyor.Cisse'ye katılmakla birlikte, bikini şakasının, satır arasının cımbızlanıp da nasıl bir baskı ve zevk üretecine dönüştüğünü gören gözler açıklama yapma gereğini haykırıyor.
Çok karşılaştırıldılar, son 3 sezonda makas biraz fazla açılınca bu tartışma rafa kalktı.Lampard mı, Gerrard mı?Aralarında 2 yaş fark olan bu ikili her zaman birbirlerine rakip oldular.Match Preview'lerine Lampard vs. Gerrard yazıldı, halen de yazılıyor.Son 5 senede Gerrard daha hücumcu bir oyuncu kimliğine bürünürken, mevkiidaşı Lampard bu atılımı gerçekleştiremedi.Gerrard'ı fenomen olmaya götüren hırsı, oyun konsatrasyonu ve azmi Lampard'da aynı ölçüde olmayan vasıflar.İkisi de ''box to box combative midfielder'' denilen bugünün ideal ortanın ortası oyuncusu tanımında ''örneğin'' denilecek oyunculardan, başlığı körü körüne savunup da artizlik yapabilirim ama gerçek bu değil.Lampard sürekli karşılaştırıldığı Gerrard'ın ulaştığı en üst mertebeye ulaşamamış bir oyuncu.Kariyerinde Gerrard'a üstünlük sağladığı tek yer lig şampiyonluğu, Gerrard bunun acısını geçtiğimiz günlerde oldukça vurucu sözlerle dillendirdi zaten.Ulusal takımda ortanın ortasını paylaşıyorlar, bu ikilinin bir arada olduğu orta sahaya sahip bir takımın başarısız olacağına kağıt üzerinde inanmak çok güç.ama oluyor, bunun sebebi ne Gerrard ne de Lampard, senelerdir aynı şey konuşuluyor, biz de konuşuyoruz, uzatmaya lüzum yok.
Dün akşam EPL'de FA Cup tayfasının mesaisi vardı.Chelsea Derby'e 6 tane attı, 4 gol Lampard'dan.Maçtan sonra ''maçın yıldızı'' fırsatını kullanmış, 2009 Mayıs'ında sona eren sözleşmesinin uzatılması için kulüpten istekte bulunmuş.Eşi Katalan diye sayısız spekülasyon çıktı hakkında, eğer bu sözleşme uzatılmazsa pusuda bekleyen çok.Chelsea de keriz değil, elbet Lampard ile masaya oturulur.Bana en mantıklı gelen, bu söylemleri ''kalmak istiyorum, şimdiden gelen teklifler kafamı karıştırıyor'' olarak yorumlamak.

Chelsea 6-1 Derby
Aston Villa 1-1 Middlesbrough
Portsmouth 4-2 Birmingham

Noat Samisa

13.03.08

UEFA Kupası'nın son iki sezonunda en tepede yazan isim Sevilla, başında Juande Ramos.Sevilla'nın Ramos dönemine göre geride olduğunu söylemek her ne kadar bizim memlekette bikini giymeye aday olmak anlamı taşısa da gerçek bu.Bunun skorlara yansımasının Ramos-Jimenez karşılaştırmasında direkt olarak kullanılmadığını söylersem belki daha doğru anlaşılır söylemek istediklerim.Aynı zamanda maç yazılarımda da söylediğim üzere maçın kendi dinamiği içinde gelişen durumlar, yapılan doğru işler ve Fenerbahçe'nin rakibinin etkin yönlerini iyi etüt edip, ona göre belirlediği taktiği, futbolcuların bireysel becerileri Fenerbahçe'nin Sevilla zaferinin altını dolduran gerçekler, asla meşrulaştırma çabası değil.Ramos öncesi-Ramos sonrası karşılaştırması Tottenham'da biraz daha belirgin.Duygusallıktan uzak olduğu için Türkçe bir yazıda daha kabul edilebilir bir argüman.Bu kötü dönemde dahi lig kupasına uzandı Tottenham, Ramos'lu Sevilla ile parelel bir süreç.
Diğer yanda kötü sayılabilecek bir döneminde dahi UEFA Kupası'nda yoluna devam eden ama kuralar çekildiğinde bu turda sert kayaya çarpmış görünen PSV.En sağlam eşleşme Everton-Fiorentina görünüyordu, ilk maçlar sonrası bu görüşüm değişti.Rövanşını en çok merak ettiğim maç PSV-Tottenham.Sürekli yükselen futboluyla kupanın favorilerinden görünen Ramos'un Spurs'ü, Hollanda'nın kupa olmasa da istikrar ve Avrupa'da puan canavarı PSV 0-1'in rövanşında bu akşam Eindhoven'da.White Hart Lane'de yenen gol çıkar mı, tek bildiğim bu maçın sürprizi yok.Zenit-Marseille, Bremen-Rangers ve Everton-Fiorentina geri dönüşü zor maçlar.Bayern işi ilk maçta bitirdi.Bolton deplasmanda gol bulursa turlayabilir, Benfica'nın Getafe deplasmanından çıkamaması halinde İber'in batısının Avrupa defteri kapanabilir.

Çarşamba
Zenit St Petersburg vs Marseille (3-1)
Hamburg vs Bayer Leverkusen (0-1)
Bayern Munich vs Anderlecht (5-0)
Everton vs Fiorentina (0-2)
PSV vs Tottenham (1-0)
Getafe vs Benfica (2-1)
Perşembe
Werder Bremen vs Rangers (0-2)
Sporting vs Bolton (1-1)

Noat Samisa

12.03.08

Bugün Gökdeniz Karadeniz için Rubin Kazan'dan beklenen teminat mektubu kulübe ulaşmış, kimi kaynaklara köre 8.7, kimi kaynaklara göre 9.1 milyon avro.Düz hesap 9 milyon avro.Çok iyi bir rakam, reddetme lüksünüz yok.Trabzonspor eğer en az üç sezonu ölü geçirmeyi taraftarına kabullendirip, doğru bir yapılanmaya girerse, Gökdeniz bu yapılanmada önemli bir parça olabilirdi.Ancak Trbazonspor'un kaybettiği yarışma kültürü ve sahip olduğu kağıt üzerindeki hedefleriyle çelişen vasıfsız kadrosu önümüzdeki birkaç yılda da geçerliliğini koruyacaksa, ki öyle görünüyor, yapılması gereken yapılmış, piyasası olan ve gitmek isteyen futbolcu satılmıştır.Tatarlar bu aralar atılım halindeler.Para nerden geliyor, orası bilinmez, bilinir de bilinmez yani.Sevilla'lı futbolcu öldükten 5 gün sonra Super Kupa finali için Monaco prensinin ayağına gidiliyorsa düdüklerim öyle romantizmi.Para konuşuyor, gerisi hikaye.Kendi adıma Gökdeniz'e sempati duymam mümkün değil, ekmek yediği işe, mesleğine ihanet ederek meslektaşlarının sırtından haksız kazanç elde etmeye çalışan bir sporcu, sporcudan önce meslek sahibini kabullenmek mümkün değil, buna hiçbir toplumsal öğreti izin vermez.İçsel bir öğreti olan sevgi olmadan Gökdeniz'i benimsemek mümkün değil.Sevene de saygımız sonsuz.Yolu açık olsun.
2007 yılı Eylül başı itibariyle gelişime açık Sırp stoperini, kaşar bir Güney Amerikalı savunmacısını, Avrupa standardı golcüsünü, hippi Brezilyalı'sını ve son olarak diğer santraforunu satmıştı Trabzonspor.Milan Stepanov, Fabiano Eller, Fatih Tekke, Marcelinho, Ersen Martin son 18 ayda Trabzonspor'un yurt dışına bonservisleriyle gönderdiği oyuncular.Bu 5 oyuncudan elde edilen kazanç 20 milyon avro civarı.Gökdeniz'de gitti, etti 30.Dış satımdan 1,5 yıl gibi kısa bir zamanda 30 milyon avro gibi bir para kazanan bir kulüp, bu parayı ne kadar kötü kullanabilir?Canlı örneği karşımızda.Son olarak mikrofonlarımızı Trabzonspor'un yeni başkanı Sadi Şener'e uazatıyoruz, kendisi Gökdeniz'in teorik bir ''yıldız'' olduğundan şöyle bahsetmekte: ''Yıldız oyuncu takımını Konyaspor karşısında 1-0 mağlupken, 3-1 galibiyete taşıyan futbolcudur.''Futbol tarihine geçecek harika bir aforizma!Kutluyorum kendisini.Böyle bir futbolcunun varlığından beni de haberdar ederse memnun olurum.

Noat Samisa

12.03.08

İlk maçın üzerinden geçen 20 günde Liverpool üzerindeki kara bulutlar dağıldı, takım kazanmaya, son 5 yılda olduğu gibi Ocak sonrası form tutmaya, hedef maçların sayısı arttıkça bunlarda başarılı olmaya başladı.DIC teklifi baskılara rağmen reddedildi, Liverpool yola mevcut patronlarıyla, mevcut hocasıyla ve mevcut oyuncularıyla devam etme kararı aldı.Hedef belli, her ne kadar Gerrard'ı ve diğerlerini tatmin edemiyor olsa da elde kalan tek hedef yine CL.
Liverpool: Reina, Carragher, Skrtel, Hyypia, Aurelio, Lucas, Mascherano, Kuyt, Gerrard, Babel, Torres.
Subs: Itandje, Riise, Voronin, Benayoun, Crouch, Pennant, Arbeloa

Internazionale: Julio Cesar, Maicon, Burdisso, Rivas, Chivu, Zanetti, Cambiasso, Stankovic, Vieira, Ibrahimovic, Cruz.
Subs: Toldo, Figo, Jimenez, Crespo, Maniche, Suazo, Pele.

Liverpool kadrosunda ilk maçtan farklı olarak Finnan yoktu, zorunlu değşiklik gerekti.O bölge için en uygun alternatif Arbeloa görünüyordu, çoğunluk gibi ben de bu hamleyi bekliyordu.Büyük hocalar ezber bozar, Benitez de öyle yaptı ve yine kendi bildiği yönteme uygun bir takım sürdü sahaya.Carragher harika bir takım lideri, bunu anlamak için uzun süreli gözlem yapmaya dahi gerek yok.Yeri savunma tandemi, sabit mevkii.Çok sık yapmadığı bir şeyi denedi Benitez, sağ beke koydu Carragher'ı.Ortaya Hyypia ve yeni transfer Skrtel.(Skrtel'e aşağıda ayrıca değineceğiz, üçüncü kez izleme şansım oldu, artık notumu verebilirim.)Solda Riise'den formayı çalan formda Aurelio.Sık sakatlanan bir oyuncu olması nedeniyle faal durumda olduğu her zaman aynı zamanda formda olmak zorunda.Yine Benitez 4-4-1-1'i, zalim bir sistem.Savunma hattında bir stoper bek, bir dış bek.(Carragher hiç hücuma katılmadı, Aurelio nispeten daha fazla göründü.)Orta sahada kenarlara bir deparlı, bir savaşkan kenar adamı.(Babel-Kuyt)Geçen senelerde Zenden'i pek çok geçmiş hasletini yitirmesine rağmen ısrarla kullanırdı Benitez, sebebi bu.Ofans-defans dengesi.Geçtiğimiz senelerde 1-1'in en ilerisinde Cisse oldu, Baros oldu, Kuyt oldu.Şimdi ise 3'ünü toplasan 1 etmeyecek biri var orada.Fernando Torres.Yine harika bir gol attı, golcü, yıldız, fenomen.İnter ise ilk maça göre savunma hattında iki zorunlu değişikliğe gitmiş, ortada da Vieira'yı sürmüş sahaya.İki takımın da orta sahalarında Güney amerika esintileri var, Zanetti-Cambiasso ikilisi Lucas-Masch ikilisine ilk dakikalarda baskın göründü.İnter'in yapmak istediği topu rakip ceza yayı önüne götürüp doğru alan paylaşan Liverpool savunmasını arkaya kaçırdıkları adamlarla yarmaktı.Kenardan Maicon tehlikeli oldu maç boyu, savaşkan oyuncuları sağa toplanmış Liverpool'un solunun savunma zaafından yararlandı.İnter, Anfield'da yaptığı alan savunmasının benzerini karşısında görmesine rağmen istediği pozisyonları buldu ama değerlendiremedi.Serbest atışlar da İbrahimoviç'in çakarpatlamaz şutlarına kurban gitti.
İlk yarı bölüm bölüm Liverpool'un en az 4 kişiyle yaptığı ön alan baskısı etkili oldu.Cordoba'nın yokuluğu bu dakiakalarda çıktı ortaya, çok basit top kayıpları sonucu İnter kalesinde olgunlaştırılamış ya da final pası doğru verilememiş pozisyonlar gördü.Birçoğunun da Kuyt'ın çabasıyla gelmesi önemli, nitekim aynı Kuyt 33'te Burdisso'ya sarı kart aldırdı.Pek çok Liverpool taraftarı dahi bazen ona tahammül edemese de tüm kirli işlerin içinde Kuyt çıkmakta.51'de ise Burdisso kontrolsüz geldi, kartın ağır olduğu yine söylenebilir ancak çok tehlikeli daldı Burdisso.Hakeme hak veriyorum.Bu dakiakadan işler iyice kolaylaştı Liverpool için.Forvetleri biraz fazla cömert olan İnter, bu dakikadan sonra iki pozisyona girebildi, birinin suçlusu tek başına Skrtel.Slovak savunmacı ceza sahası içinde topu kaptırdı, şansı vardı ki top direği sıyırdı.Bunu saymazsak maçın geneline ve bundan önce izlediğim 2 maçına bakarak Skrtel transferine 10/10 veriyorum.Hyypia'da, Agger'da ve Carragher'da olanlardan başka şeyler var Skrtel'de.Müthiş bir fizik, heybetli bir duruş, aynı zamanda yumuşak bir sağ ayak.Bugünkü performansı ise 9/10, özel bir oyuncu olacağının ışığını şimdiden çevresine yaymakta.Carragher ile aynı formayı paylaşmak genç bir savunmacı için en büyük şans olsa gerek.Torres'in golüne bakarsak, güzel kontrol, net bir golcü vuruşu.Ligde 19 gol, Carling Cup'ta 3, CL'de 4 gol, toplamda 26.Torres büyümeye, yükselmeye devam ediyor.Kenny Dalglish olsun mu?
08 CL Çeyrek Final: Arsenal, Manchester United, Chelsea, Roma, Fenerbahçe, Schalke 04, Barcelona, Liverpool

Top 16 maçlarında 4 İngiliz takımı toplam 8 maçta yalnızca 1 gol yedi.Ayrıca dikkat çekilmesi gereken bir istatistik.Rakiplerin ikisinin İtalyan olması da, kura sonrası söylenen ''İtalian Job'' görevinin pek bir başarılı geçtiğinin delili.

Cuma günü TSİ 14 için şimdiden tahminler:

Fenerbahçe-Roma
Arsenal-Liverpool

Schalke-Man United

Chelsea-Barcelona


Kriterim yok, sallıyorum.Tutarsa bikini mi giyiyorum, yoksa kelle mi kesiyorum?Ahmet Çakar'a da herkes kılmış yahu, adam açıklamasını yapıyor ama ''bikkini giyerim''den başkası yalan.

Noat Samisa

12.03.08