İlker Yasin'in liyakat yorumu çıkış noktası bu maç yazısının.Maç içinde verdiği pek çok bilginin yanlış olmasına, pek çok cümlesinin sonu gelmemesine, anlaşılmamasına rağmen halen Avrupa'nın zirve maçlarını yorumlayan adam o, aşırıya kaçmayan fikirlere saygı düsturu sebebiyle maç içi yorumlarına kızamıyorum, zaten duymamaya çalışıyorum.Ama ''Barcelona haketti'' yorumu günün bombasıydı, kayıtsız kalamıyorum.Bu klavye İngiliz hayranı kimilerine göre, belki de dışarıdan görünen öyle.Haketmek noktasında taraflı davranacağım iddia edilebilir fakat ben öyle düşünmüyorum.
Manchester United: Edwin van der Sar; Owen Hargreaves, Wes Brown, Rio Ferdinand, Patrice Evra; Park Ji-sung, Michael Carrick, Paul Scholes, Nani; Carlos Tevez, Cristiano Ronaldo.
Subs: Kuszczak, Anderson, Giggs, O'Shea, Fletcher, Silvestre, Welbeck.

Barcelona: Victor Valdes; Gianluca Zambrotta, Carles Puyol, Gabriel Milito, Eric Abidal; Xavi, Yaya Toure, Deco; Lionel Messi, Samuel Eto'o, Andres Iniesta.
Subs: Pinto, Gudjohnsen, Henry, Edmilson, Sylvinho, Thuram, Bojan.

United, gerektiğinde 10 kişiyle topun arkasında olabilen bir kadrıyla sahadaydı bugün, tıpkı Nou Camp'ta, tıpkı haftasonu Stamford Bridge'de olduğu gibi.10 kişiyle topun arkasında olabilen takımda top ayağında olduğunda en az 5 kişinin rakip kaleye daha yakın olması gereken oyunculardan en az üç tane var, sayı artırılabilir.Bugün 4-3-3'ün iki deparlı kenar oyuncusu, top rakipteyken 4-5-1'i oluşturdular, hatta Tevez de orta saha önü önlibero olarak rol aldı.Barcelona tarafına bakarsak, Eto'o ve Messi ikilisi top rakipteyken 8+2'ye zorladılar takımlarını.Bir de İniesta yerine Henry olsaydı maç başı, 2'yi kaldırmayan futbol ortamı, 3 edilgen adamı kaldırır mıydı?Top Barcelona'da iken ise topa sahip olma süresi bu sayede uzadı, biraz da tehdit meselesi.Zaten iki takım oyuncularının teknik vasıflarını karşılaştırırsak, ortalamasını bulmaya kalkarsak Barcelona orta sahası açık ara teknik beceri zengini.Ama ne kadar efektif?İlk maçta, United birbirine 20 metre yaklaşmış hatlarıyla Barcelona'nın hareket alanını kısıtlamış, onları yan pasa zorlamış ve fizik üstünlük avantajıyla yüksek topları önlemiş, rakibe boş alan bırakmamıştı.Old Trafford'da da skor üstünlüğü yakalandıktan sonra, özellikle de 60 sonrası, benzer bir maç izledik.
Rakibin etkili silahları var, bunları birebir adam markajıyla durdurmaya kalkarsan eksik oynarsın.Zaten o devir geçeli çok oldu.Rakibi bozabiliyor musun?Nasıl bozuyorsun?Dikine pas ve dribling kanadı bırakmıyorsun, yüksek topları ön alanda eritiyor, tüm oyuncuların savunmada adamı değil yerini kovalıyor musun, gelişenlere göre konum değiştiriyor, doğru pozisyon alabiliyor musun?Rakibi bozmazsan rakip maç öncesi tehdit olduğunu düşündüklerinden fazlasını koyar sahaya, futbol bu, tahmin edemezsin.Peki ya top sendeyken?Zaten toplu oyunda çok etkili, birebirde rakipsiz oyunculara sahipsin.Sistemin hücumda şekil değiştiriyor, oyuncularının yarattığı farklılık da buna eklenince rakibi bozabildiğin kadar gol şansın oluyor.Fark da burada, iki takımın da rakibini bozmaya çalıştığı, aynı zamanda topa hükmetmeye çalıştığı zamanlarda ekstralar sonucu belirler.Ronaldo belirler, Messi belirler, uzaktan şut, ekstra bir pas, sisteme sokulacak ek bir özellik, oyun kurabilen bir bek vs.Barcelona seri boyunca United'ı ne kadar bozabildi?United Barcelona'yı ne kadar bozdu?Bozamazsan, yeterince yoramazsan Man United çalışır.EPL-La Liga farkı, biraz da bu.Trend futbolun en iyisini oynadı United iki maçlık seride, ama gol farkı yalnızca 1.Bu futbol ortamı fazlasıyla zalim, temelde başarılı olan kazandı yine, birileri farklılık yarattı ve detaylar United'ı finale götürdü.
Haftasonu tribünde oturan Park günün adamı, Carrick ve Scholes'tan daha çok top çalmıştır, daha çok koşmuştur muhtemelen.Dikine pas yüzdesi de daha yüksektir, asist girişimleri de oldu.Wes Brown, çok çalıştı, çok top kesti.Böyle bir oyuncular her zaman, her dönem gerekli, Wesley Brown futbolun ruhu.United dış bek Evra ile Ronaldo'nun ortak çalıştığı solu kullandu sıklıkla, Zambrotta da bu sayede Barcelona adına günün adamı oldu, fena güreşti Ronaldo ile.Sağda Hargreaves, stoper bek vasfıyla defans-ofans dengesini sağlayan adam, hücuma fazla çıkmayınca Nani edilgen göründü.Bu bek meselesi gitgide daha büyük önem kazanmaya başladı.Alt postlarda PFA yılın takımını verdik, bu takımın iki beki de Arsenal'den, ligdeki mevkiidaşlarına göre fiziki özellikleri nispeten zayıf Sagna ve Clichy.Arsenal ligde 3., CL'de yok.United, stoper bek-dış bek, yarınki maçta da iki takım da stoper bek-dış bek dengesiyle sahaya çıkacak.Essien, Aurelio (sakat), Evra maç içinde görünen ve görünmeyen çok önemli işler yapıyorlar, sistemlerin savunma yönünde arıza çıkardığı adamlar bunlar.

Old Trafford, endüstriyel tokat gibiydi bugün.''Yuvarlak yüzlü, kel kafalı, yeah, haaa, şıkşıkşık'' İngilizler kaşkollarla, bayraklarla, tezahüratlarla maçın son 10 dakikasını görsel bir şova dönüştürdüler.Tabi bu sırada endişeden titriyorlardı ama insan fizyolojisi stattayken pek çok duyguyu bir arada yaşamayı kaldırabiliyor.

CL 2008 Final
Manchester United v Chelsea/Liverpool
Noat Samisa

30.04.08
Yüz milyon dolarlık, avroluk, sterlinlik anlaşmalarla oluyor artık bu işler, formaya yakışan, forma ile bütünleşen reklamlar yok artık.Cola Turka'yı söküp, bant çekip Beko, abartıp Yeni Rakı yazan çözümünü buluyor ama aslını tutmuyor tabii.Bizde ülke geneline yayılmış İstanbul rekabeti nedeniyle, futbol sevgisinin ve taraftarlığının tabana yayılamadığından bahsedilir.Oralarda öyle mi, İngiltere'de herkes oturduğu şehrin, bölgenin takımının taraftarı, da eklenir, haklı olunur.Durum tam böyle olmasa Newcastle'ın 96-97 sezonu kaleci forması güzel bir örnek.Reklam Newcastle Brown Ale, bir tür British birası.Ticari reklam.Arkasında şehrin sembolü, Tyne Bridge.Turizm.Forma şehrin takımının, reklam şehre ait, ek olarak arka fonda şehrin sembolü var.Bu formayı giyen dönemin Newcastle kalecisi Shaka Hislop en son Amerika'da görülmüştü, futbolu bırakmış.

Noat Samisa

29.04.08
Chelsea'nin 81'i üç senedir pek çok şeyin üstünü örttü, pek çok kaybın telafisi oldu.Başarının sırrı oldu, tılsım oldu, psikolojik savaşta üstünlük oldu.Bu akşam başka bir rekor Manchester'da denenecek.United'ın 05-06 sezonunun iki sürpriz takımı Villareal ve Benfica'nın yer aldığı CL grubunda sonuncu olduğu günler...O grupta iç sahada 5 puan toplayabilmişlerdi, sonunculuğun nedeni budur.22 Kasım 2005'teki 0-0'lık Villareal maçından bu yana Old Trafford'da kazanıyor United.Öneleme oynamayan bir takım finale yürürken evinde 6 maç oynayabilir, geçen sezon tamamını kazanmıştı Man Utd.Bu sezonki 5 galibiyet ile birlikte bugün üst üste 12.'si gelirse, CL rekoru Moskova yolunun hediyesi olur.

Manchester United v Barcelona, 21:45

Noat Samisa

29.04.08
Eriksson'dan Sonra postunda etraflıca bahsetmiştik.Görünen o ki söylentiden ibaret değilmiş, pekala gerçekmiş.Pazar günü patron ile görüşülmüş ve patron Eriksson'a ''not the right man for the job'' demiş.Thaksin Shinawatra-Roman Abramovich kıyasını da yapmıştık daha önce, Ranieri-Eriksson kader birliğini de ''Eski City Yeni Chelsea'' hikayesine ekleyebiliriz.BBC Eriksson'un transferlerini listelemiş, not vermiş.Bianchi sezonun performans/bedel oranı en düşük transferleri arasında sayılabilir, Geovanni bonservissiz geldi, ne umduk-ne bulduk kıyasına sokulacak bir transfer değil.Sezona iyi başlayan Elano sakatlıklar sonrası toparlayamadı, burada değindiğimiz üzere takımın genel oyun düzeni Elano olmayınca kimliğini kaybetti, fit bir Elano ile yükseldiler.Son 15 maçta 4 galibiyet alabildi Man City.En son ligin en başarılı Big Four dışı iç saha takımı ünvanıyla City of Manchester Stadium'da 70. dakikadan sonra Fulham'dan 3 gol yiyerek mağlup oldular.Sıra 9, puan 55, averaj 0.Bahisler açılmış, Eriksson seneye City'nin başında olur mu?Olmazsa ''Steve McClaren'' etkisi müstehaktır.Yeni yapılanmanın ilk sezonunda TSL seviyesinde bile başarı -görecelidir- kolay değil.Her sezaonu birkaç nokta transferle bitiren United, senelerdir tek adam Wenger öncülüğünde yapılanan Arsenal, oturmuş Chelsea, 4 senedir aynı adamın istekleri doğrusunda çok geniş bir kadroya sahip Liverpool, David Moyes ile ligin en dengeli takımı oluşturan Everton, bu ligin tepesi için liyakat sorunu yaşamayacak beşli.City ilk sezonunda hangisinden iyi olabilirdi?City'nin ''patron'' öncesi geçmişi de pek parlak değil, son 22 sezonda 16 değişik isim ile çalışmışlar.EPL ortalamasının çok çok altında.

Noat Samisa

29.04.08

Pazartesi programında oynanan maçta WBA, evinde, sondan dördüncü sırada yer alan Southampton ile 1-1 beraber kaldı.Aradaki 3 puan+12 averaj farkı, son hafta muhtemel Hull City galibiyeti ve QPR karşısındaki WBA'nın yenilgisi sonucunda kapanırsa ve Stoke City son maçından en az 1 puan çıkarırsa ancak WBA 3. olabiliyor, yani play-off oynuyor.Bir nevi balık-kavak ilişkisi.WBA'ya Premiership'in yeni takımı diyebiliriz.Başından beri beklenen, beklediğim şey oldu, şampiyonluk ise son haftayı bekliyor.Hull City'nin Stoke'a göre averaj fazlası var.Yine de son hafta ilk iki sıranın değişmesi kolay görünmüyor.Hull ve Bristol da play-off'u garantiledi.
Champhionsip, 46. Hafta
Pazar, 04 Mayıs 2008

Blackpool v Watford
Bristol City v Preston
Cardiff v Barnsley
Charlton v Coventry
Crystal Palace v Burnley
Ipswich v Hull
QPR v West Brom
Scunthorpe v Colchester
Sheff Wed v Norwich
Southampton v Sheff Utd
Stoke v Leicester
Wolverhampton v Plymouth

İşaretlediğim 4 maç gidişatı değiştirebilir.Küme düşmeme mücadelesi de sıkışık, haftanın sonuçları için böyle, puan tablosunun tamamı için şöyle buyrun.

Noat Samisa

29.04.08

5 senede bir kez rastlar, o da belki.Entel takılma çabasından da değil, elbet arada iyi yapımlar olmuştur.Bi ara Mehmet Aslantuğ'un oynadığı ''Hırsız'' vardı, adını yanlış hatırlıyor olabilirim, erken bitirilmişti, kaçıp gitmişti Hırsız.Kurtlar Vadisi'ni başında ve hit zamanlarında izledim, arayı çok açınca bozuldu, zaten sonradan mütemadiyen saçmaladılar.Sonra tüm bölümlerini izlediğim, takip ettiğim, bir sonraki bölümünü merakla beklediğim yerli dizi olmadı.Ya bana uymadılar ya da ben uyduramadım.Tadında, yerinde ve zamanında bitmiştir bu dizi.Başından beri iyi bir fikirdi, arada yalpalasa da güzel gitti, oyunculuğun tavan yaptığı bir bölümle tüm karekterler açısından orta karar bir finalle bitti.Ama bir epilog gerek, eksikliği hissediliyor.

Konumuz, dizi piyasamızın standardı bir konu genel hatlarıyla bakınca.Velayet davası, Bıçak Sırtı'nın reklam aralarında görünen iki Kanal D dizisinde daha aynı konu işleniyor.Ama işin içinde Osmanlı var, kolay kolay bir araya gelemeyecek oyuncu kadrosu var, iyi bir yönetmen var, çok iyi bir görüntü yönetmeni var.Senaryo, ilk 15 bölüm için büyük farkılılık yarattı diyebilirim.20. bölüm sonrası ara ara reyting kaygısıyla dizi sapıtsa da ilk 15 bölüm hatrına izletti kendini.Eleştirecek pek çok şey bulunabilir, son 10 bölümde mantık hataları pes dedirtti, son bölüm fazla basitti vs. gibi.Sırf bazı sahneleriyle bile benim için unutulmazlar arasına girmiştir.(Bazen bu diziyi Melisa Sözen için izliyorum hissine kapılıyordum, sonra geçti galiba.)Mesela Ali-Nisan kapı önüne çökme sahnesi vardır, Orhan Abi'nin büroda camı-çerçeveyi indirmesi ve ardından duvardaki tabloyu kırıp üstüne çökmesi vs. daha çok sayılabilir.Çekimleri, replikleri ve hepsinden öte oyunculuk.Fikret Kuşkan, saygıyla eğiliyorum önünde.

Ve final.Osmanlı soyu-kan bağının yaşlı kurt tarafından aşırı önemsenmesi, çocuklarının ve etrafının buna tepkisinin göze sokulduğu dizide, son bölüm benzer bir tezatı sunmuştur bize.Kan bağına sahip olmayan Orhan Baba'nın oğul sevgisi Selim Reşad'a ders olmuştur, mesaj yerine gitmiştir.Sorgulatmıştır.Başından beri kaybeden, şantajcı kardeş Harun'un gelişi ile birlikte donu bile kalmayan, herkesin terkettiği, yalnızlığa itilmiş ''yalancı'' adam Orhan Ertuğrul, sonunda yapacağını yapmıştır.Bu dizi Ali Sinan'ın hikayesi olsa da bu diziden Orhan Ertuğrul kalacaktır.Geçmişinde haksızlıklar yaşamış olsa da kaçmayı seçen Ali Sinan'ın başına, her yediği yumrukta tekrar dimdik ayağa kalkan Orhan Ertuğrul'un sahip olduğu tek şeye dair fedakarlığı, bir balyoz misali inmiştir.Bir de Numan Abi vardır, o da Can'dır.

''Orhan Ertuğrul, Muggle'ların Snape'idir'' der, yaklaşan ''Snape ve Aşkın Gücü Günü''ne dair ilk mesajımı buradan gönderirim.

Noat Samisa

29.04.08

PFA'in 2008 Player's Player ödüllerinin sahipleri belli oldu.Geçen sene iki ödülü birden alan, bu sene yine duble yapması sürpriz olmayacak olan Cristiano Ronaldo, bu kez bir tane ile yetindi.Henry ile birlikte bu ödülü iki sezon üst üste kazanan ikinci oyuncu olarak 34 yıllık PFA Ödülleri tarihine geçti.Futbolcuların ''yılın futbolcusu'' seçimi CR7, yine futbolcuların yılın genç oyuncusu tercihi Francesc Fabregas oldu.
PFA Premier League Team of the Year: David James (Portsmouth), Bacary Sagna (Arsenal), Rio Ferdinand (Man Utd), Nemanja Vidic (Man Utd), Gael Clichy (Arsenal), Steven Gerrard (Liverpool), Cesc Fabregas (Arsenal), Cristiano Ronaldo (Man Utd), Ashley Young (Aston Villa), Emmanuel Adebayor (Arsenal), Fernando Torres (Liverpool)

Arsenal'den 4, United'dan 3, Liverpool'dan 2 oyuncunun bulunması ve Chelsea'den hiçbir futbolcunun bu kadrıya girememesi bir bakıma bu sezonun açıklaması, özeti.Ekim-Aralık periyodunda muhteşem futbol oynayan, beklenmedik gelişmeler gösteren oyuncularıyla akılda kalan Arsenal, iki esas çocuğun taşıdığı Liverpool ve ligin ikinci yarısı tüm Avrupa bir yana, United bir yana futbolu oynayan Man Utd.Tüm sezon belli bir standardı koruyan, ne eksik ne fazla, aynı tempoda giden Chelsea, defansif kimliği önplana çıkan Chelsea, ama savunmacılar Arsenal ve United'dan.Bir yerlerde problem var, rağmenlere rağmen Chelsea'nin geldiği yere alkışlarımızı iki gün önce göndermiştik.Big Four dışından Ashley Young'a ek olarak David Bentley'i beklerdim.

Noat Samisa

28.04.08

Temposu yüksek, dünkü EPL finaline benzer heyecan yaşatan, zevkli bir maç oldu.Scott McDonald adı burada 5 ay kadar önce geçmişti.McDonald bugün 2 gol attı, bir de penaltı yaptırdı.İlk golünde ofsayt itirazları haklı olabilir ama 750K bonservis bedeliyle alınan bu adamın bugün attığı ikinci golü bonservis bedelleri 20 milyonlara yaklaşan kaç santrafor atabilir?Bir değil, iki değil, tesadüf değil bu goller.Toplamda 23 gole ulaştı, açık ara SPL gol kralı.
1 Celtic 35 P/80 GD/54
2 Rangers 32 P/75 GD/47

Rangers bu sezon 4 kulvarda birden sonuna kadar gitti.Çok fazla maç yaptı, mayıs fikstürü de şimdiden dolu.St. Mirren ve Motherwell maçları henüz fikstürde görünmüyor, Celtic'e göre fazladan bir erteleme maçı daha var Rangers'ın, bu iki maçın tarihleri UEFA'daki durumuna göre ancak düzenlenebilecek.Puan farkı 5, eksik maçlar için Rangers'ın en az 3 puan daha kredisi var.Celtic, evinde aldığı 4 beraberliğe yansın, son iki Old Firm kazanılmasına rağmen halen Rangers avantajlı.

2007/2008 Old Firm Results
Rangers 3-0 Celtic
Rangers 1-0 Celtic
Celtic 2-1 Rangers
Celtic 3-2 Rangers

Noat Samisa

27.04.08

Beraberlikler haftası.Yukarıda ne kadar aksiyon oluyorsa aşağıda en az o kadar aksiyon var, burası Premiership.Star Sports yayınını takip ettim, düşme hattını ilgilendiren yüm maçlar aynı satte başladı, TSİ 17'de.Birmingham-Liverpool maçı yayındaydı, gol oldukça diğer maçlara geçildi, sağlam heyecan yaşattılar.Günün kazananı açık ara Fulham.Ligin tepesindeki üçlüden sonra en iyi 4. iç saha performansı City'e ait, Fulham 2-0'dan geldi, 70'ten sonra bulduğu goller ile 2-3 yaptı ve 3 puanı aldı.Birmingham 2-0 öne geçtiği maçta skoru koruyamadı, biraz da şanssızlık.Tuncay'ın golü ile başladı maç, savunma arkasına koşu ve ardından uzak köşeye net bir vuruş.İlk sezonu için iyi gitti Tuncay, ara ara değindik, şimdilik bu söyleyip geçelim.2-1 geriye düştüler, Alves ile beraberlik geldi, 90'da Murphy attı, M'boro tekrar potaya girdi, Sunderland kendini sağlama aldı.35 puan diyordum düşme barajını, iki maç kala oluşan görüntü bir eksik bir fazla ile ligde kalınacağını söylüyor.Haftaya Fulham-Birmingham, kader maçı.
Man City 2-3 Fulham
Birmingham 2-2 Liverpool
Sunderland 3-2 Middlesbrough
Tottenham 1-1 Bolton
Wigan 0-0 Reading
Noat Samisa

26.04.08

Geçen seneden bizim buralardan akılda yer eden hadisedir, stad otoparkında kulüple resmi alakası görünmeyen şahsın misafir futbolcuya saldırmasını ve ardından Başkan'a rapor vermesini yaşamıştık.Tamam Ricardinho ki kendisinden hazzetmem, Katar'a gitmiş, yolu açık olsun, Aurelio'ya küfür etmiş denildi, Marco bu sebepten saldırmış olsun.Ama bu şahıs neden ve nasıl saldırdı, eşgali, adı sanı belli olmasına rağmen bu şahıs neden kovalanmadı ya da böyle bir talepte bulunulmadı, bilemiyorum.Fail-i meçhul oldu yine, bu da bu ülkenin gerçeği.Tıpkı bu akşam Adana'da olanlar gibi.Bir River Plate taraftarı olarak Boca formasıyla La Bombonera'ya giremez miyim?Tribüncülüğün kralı oralarda yaşanıyor diye biliyoruz, böyle bir şey oralarda mümkün mü?Alnında mı yazıyor Bocalı olmadığın?''Hadi mevzuuya gidelim abi'' modunda yaşanan sahte husumetin sonucudur bu, aynı sebep deplasman taraftarı yasağına da sebep olmuştur.Polis güvenlik sağlayamıyor, bunun güvencesini veremiyor, sonra korsan yollardan daha çok olay çıkıyor.Alooo, Rizespor küme düştü.Biri otursun karşıma, desin ki böyle böyle.Bursaspor, Beşiktaş'ı bu yüzden sevmiyor, hatta nefret ediyor.Tamam diyeyim, telefon görüşmeleri ortada diyeyim, alın ne yaptıracaksanız yapın diyeyim.Desinler.Hayır, kan aksın.Peki...
Neyse, yeniden tenhada kıstırmaya geçersek, bugün Stamford Brigde'de maç bittikten, stad boşaldıktan sonra birkaç Unitedlı warm-down, ter atma idmanı için sahaya çıkmış.Stewartlar ve stad görevlileri ile ağız dalaşı sonrası sürtüşme başlamış, olay büyümüş ve kavga çıkmış, yumruklar sallanmış.Evra'nın fotoda görünen yumruğu isabet buluyor mu bilemiyorum da yukarıda görülen göbekli abinin yumruğunun tam isabet olmasa da bir yerleri bulduğu söyleniyor.Eşgal belli, sanırım burdaki gibi olmayacaktır.Ne olduğu açıklandıktan sonra gereken yapılır.

Noat Samisa

26.04.08

''Tamam hepsini gönderelim, satalım, bu mudur yani?'' tepkisinin oralardaki versiyonu.Cümleten medyamız forum forum dolaşıp haber yapıyor, biz de oralardan faydalansak fena olmaz.Öfke var, Ronaldo kenarda oturur mu, Giggs 90 dakika oynar mı, ana başlıklar.Chelsea zirvede puanları eşitledi, Stamford Bridge tılsımını da devam ettirdi.
Chelsea: Cech, Ferreira, Carvalho, Terry, Ashley Cole, Ballack, Obi, Essien, Kalou, Drogba, Joe Cole.
Subs: Cudicini, Makelele, Shevchenko, Belletti, Anelka.

Man Utd: Van der Sar, Brown, Ferdinand, Vidic, Silvestre, Fletcher, Carrick, Anderson, Nani, Rooney, Giggs.
Subs: Kuszczak, Hargreaves, Ronaldo, O'Shea, Tevez.

Böyle maçlar turnuva maçlarından farklıdır, yarınki bizim derbi gibi, yine yarınki Old Firm gibi.Taktik açıklamalar getirmek zordur bu maçlara, turnuva maçlarının akılcı ortamından nispeten yoksun maçlardır bunlar.Liglerin sonudur, kazanç-kayıp oranında dengesizlik vardır, çok değişik hesaplar girer maçın içine.Motivasyon girer, çaba girer ve takım olgusundan öte bireysel kalite ve bireysel hatalar skoru belirler.United, hafta içi yapmaya çalıştığını denedi, biraz da 3 puanlık kredisinin verdiği güvenle önümüzdekini hafta içini de düşünerek oynatmama amacıyla çıktı sahaya.Maçın geneline bakarsak çok da başarısız diyemeyiz.Chelsea maça hızlı girdi, gole kadar çok çabaladı.ManU, Chelsea'nin ataklarına kontralarla karşılık vermeye başladığıdakikalardan itibaren Chelsea hızını ve enerjisini kaybetti, kenar adamları yine edilgen role büründüler.Bu kez farklı bir şey oldu ve ikisi de maçın devamında oyundan alındı.Ferreria-Carvalho ortak yapımı Rooney golü United'ın şampiyonluk sigortası sayılırdı, saha dışı hiçbir etkenin müdahale edemeyecği bir şey oldu yine ve penaltı kazanıldı.Ballack iki gole de adını koyarak günün kahramanı oldu.

Chelsea'nin bu noktaya gelmesine bizden alkış gitsin.Ballack ile Drogba frikik için kavga ediyorlar, sonra Drogba kenardan birileriyle de tartışıyor, daha önce Avram Grant'a taktik öğretiyor, Kalou Drogba'nın tarafında, Essien ortaya çıkan manzaraya sinirleniyor, Lamprad iki gün önce annesini kaybetmiş.Gol atması için oyuna alınan Shevchenko belki de bu sezonki en doğru işini yapıyor ve uzatmalarda kafa şutunu çizgiden çıkarıyor, abartı hesapla 5 puanı kurtarıyor.Sezon içinde sık sık yedeklenen Cole bugün çizgiden iki top çıkarıyor, Essien sahanın her yerinde, Mikel uzun zaman sonra sahada, görevini layıkıyla yapıyor.Rakamlardan, dış müdahalelerden uzak şeyler bunlar, alkışı hakediyor.Grant'ın Chelsea'sinin Liverpool'u elemesi Mourinho'nun değerini azaltır mı?Şampiyon olması?
United buraya geriden gelerek ulaştı.Şimdi yapması gereken tutunmak.Önünde alması gereken 6 puan var, bu 6 puanı aldığında şampiyon.Geçen hafta Tevez'in golünün değeri bugün daha net anlaşılıyor.
Kasvetli bir İstanbul Cumartesisi'nde güzel bir öğleden sonra aktivitesi oldu bu maç, spiker Bülent Ülgen'i saymazsak.Chelsea seriyi 81 maça çıkardı, ligin zirvesinde de aynı sayı yazıyor.

Chelsea 2-1 Manchester United

1 Man Utd P/81 GD/53
2 Chelsea P/81 GD/37

03 Mayıs
Man Utd v West Ham, 14:45
05 Mayıs
Newcastle v Chelsea, 18:00
11 Mayıs
Wigan v Man Utd, 17:00
11 Mayıs
Chelsea v Bolton, 17:00
Noat Samisa

26.04.08
Bu sezonki dördüncü ve son Old Firm pazar TSİ 14: 30'da, 10 gün önce olduğu gibi yine Celtic Park'ta.Rangers'ın UEFA Kupası'nda yola devam etmesi, aynı zamanda da Scottish Cup'ta da final oynayacak olması fikstürü iyice karıştırdı, 18 mayısta bitecek görünen SPL fikstürü Rangers için uzatılacak.Celtic'te Nakamura idmanda sakatlanmış ama oynama ihtimali yüksekmiş.Rangers sakatlıklarla boğuşmaya devam ediyor, geçen Old Firm'den kalma cezalı da var.Toplam 8 eksik, Thomson, McGregor, Cuellar, Burke, Beasley, McCulloch, Naismith ve Charlie Adam.Rangers yine de yola devam ediyor.League Cup'ı kazandılar, Scottish Cup'ta finaldeler, ligde halen avantajlılar, UEFA Kupası'nda yarı final rövanşına çıkacaklar.Nisan sonuna sezonu 4 kupa ile kapatma şansı ile geldiler, bu sezon bugüne kadar 53 maç oynadılar, 12 takımlı ligin mensubu bir takım için fazla.Etkileyici bir performans.Pazar günü bizim derbi öncesi ısınma turu niyetine bu maç tavsiye edilir.

Noat Samisa

26.04.08
Tottenham
NK Dinamo

Gün geçmiyor ki yeni bir gelişme olmasın, dün yalanlanmasın.Yarışta adı sık geçmeyen Tottenham son golü atmış, bahisler kapanmış.İki farklı iddia var, biri £20, diğeri £15,8.

Noat Samisa

26.04.08
Noat Samisa

26.04.08

Chelsea takımı, stadı Stamford Bridge'de, EPL fisktürü dahilinde oynanan maçlarda en son 21 şubat 2004'te sezon şampiyonu Arsenal'e 1-2 mağlup olmuştu.Henüz maçın 27. saniyesinde golü bulan Chelsea, 15'te Vieira ve 20'de Edu'nun golleriyle öne geçen rakibine 60. dakikada Gudjohnsen'ın da atılmasının etkisiyle karşılık vermemişti.Hoca Ranieri idi, bu maçtan sonra sezon sonuna kadar Stamford Bridge'de oynanan 6 maçı kaybetmedi Ranieri ve seri başladı.Mourinho 60 maç koydu üzerine, Liverpool'un Bob Paisley yönetimde yakaladığı 63 maçlık iç saha yenilmezlik serisi 25 Ağustos 2007 tarihli Chelsea-Portsmouth maçıyla tarihe gömüldü.Mourinho sonrası Avram Grant bu rekorun üzerine 14 daha koydu, 14 Nisan'da Wigan ile oynanan maçla birlikte bugün itibariyle sahasında oynadığı son 80 lig maçında kaybetmeyen bir takım Chelsea.Kaybeden son kadro aşağıda, meraklısına:
Chelsea: Sullivan, Melchiot, Terry, Gallas, Bridge, Geremi, Parker, Lampard, Makelele, Mutu, Gudjohnsen.
Subs: Ambrosio, Desailly, Gronkjaer, JCole, Hasselbaink.

Arsenal: Lehmann, Lauren, Campbell, Toure, Clichy, Edu, Silva, Pires, Vieira, Bergkamp, Henry.
Subs: Stack, Reyes, Cygan, Kanu, Ljungberg.

Yarın 81. maça çıkacak Chelsea, 81 maç arasında en değerlilerinden biri.4 yıl önce maça başlayan kadrodan 7, yedekleri de dahil edersek 11 oyuncu bugün Chelsea kadrosunda yok.Arsenal'de ise sayı 12 ve bu kadro şampiyon kadro.Gelinen nokta bu, 4 sene değişim için, futbol için çok uzun bir süre, halbuki zaman denizinde yalnızca bir damla.

EPL'de ikili averaj yok, direkt gol averajı geçerli.Geçen hafta bahsettiğimiz üzere United'ın açık ara averaj üstünlüğü, geçen haftaki 1 puanı daha da değerli hale getirdi ve United'a 3 puanlık kredi sağladı.Chelsea yarın kazanmak ve son iki maçını da kazanıp beklemek zorunda.Yarın kaybederse iç saha baskısı ile birlikte ikinciliği de kaybedebilir, Arsenal ile puan farkı 4.Beraberlik bana en makul gelen sonuç, United'ın hafta içi Barcelona deplasmanına benzer bir oyun oynaması muhtemel, belki Rooney'i sağ tarafta değil de Ronaldo'nun yanında görebiliriz.Vidic'in oynanma şansı var, olmazsa yine Brown'ı ortada göreceğiz.Lampard dün annesini kaybetti, zatürreden vefat etmiş 58 yaşındaki Pat Lampard.Kulüp, ailesinin yanında olması gerektiğine dair açıklama yaptı, Lampard yarın sahada olamayacak.Hayatın gerçeğinden bir cümle öncesine göre yalan görünen futbola dönersek, idman eksiği fazlasıyla sırıtan bir Lampard'ın yerini Essien doldurabilir, duruma göre Mikel de tercih edilebilir.EPL'nin tepesindeki dörtlünün aralarında oynayacağı bir maç daha var önümüzdeki hafta içi, ardından bir de CL finali ihtimal dahilinde.Sona geldik, tadını çıkarmak gerek.

26 Nisan Cumartesi - TSİ 14: 45 - Fox/M'Boro/Bez Bebek TV
Chelsea-Manchester United


1 Man Utd P/81 GD/54
2 Chelsea P/78 GD/36

Noat Samisa

25.04.08
Hırvat'ların altın çocuğu Luka Modric, bu hafta içinde İngiltere'ye gelmiş, St. James' Park'ı ve Newcastle United'ın diğer tesislerini gezmiş.Keegan sonrası göreve gelen kulübün futbol direktörü Dennis Wise, Modric transferinin sonuçlanmak üzere olduğunu söylemiş, en az £20 milyonluk bonservis bedelinden bahsedilmekte.Kulüp rekoru.Şaşırtıcı.Flamini'nin ayrılabileceğini belirttiği bir zamanda bana göre Modric'in en çok yakışacağı yer Fabregas'ın yanı olurdu.Chelsea orta sahasının da bu bölgeye fazladan bir oyuncu ihtiyacı olduğunu söylemiştik salı gününün maç yazısında.EPL'nin ''Big Four''undan Liverpool da dahil olmak üzere 3 takım talipti Modric'e, Arsenal'in devre arası £15 milyonluk teklifinin reddedildiği bizzat Modric'in menejeri tarafından açıklanmıştı.Gelişmeler Modric'in daha kuzeye, 2000'li yılların ''loser'' takımı Newcastle United'a gideceğini gösteriyor.Keegan - Owen yazısında Newcastle United'ın eldekilerden iyi bir orta saha oyuncusuna ihtiyacı olduğunu söylemiştik, Modric en iyilerden biri.Newcastle açısında bakınca ne verilen parada (yaklaşan Euro 2008 ve son yılların tranferlerine bakarak), ne de alınan oyuncunun mevkiinde, oyun tarzında, ticari geleceğinde herhangi bir soru işareti bulunmuyor.Modric tarafında ise üst düzey kariyere bu seviyeden başlamak bir tercih.Seçimler önemlidir hayatta, eğer bu transfer resmileşirse başından beri daha yukarılarda gördüğüm bir oyuncu birkaç basamak birden yükselmek yerine adım adım çıkmayı tercih etmiş olacak.Newcastle'da huzurlu futbol ortamı bir süredir uzun soluklu olamıyor, böylesi heyecan verici bir futbolcunun bozuk ortamda kariyerini harcama ihtimali dahi üzücü.

Luka Modric #2
Luka Modric #1

Noat Samisa

25.04.08

Tercihimi bu maçtan yana kullandım, pek memnun olduğum söylenemez.
Rangers: Alexander, Weir, Papac, Hemdani, Novo, Darcheville, Broadfoot, Cuéllar, Whittaker, Dailly, Davis.
Subs: Smith, Buffel, Boyd, Gow, Webster, Cosuin, Faye

Fiorentina: Frey, Gamberini, Mutu, Liverani, Montolivo, Gobbi, Jorgensen, Ujfalusi, Kuzmanovic, Santana, Pazzini.
Subs: Avramov, Kroldrup, Dainelli, Potenza, Osvaldo, Pasqual, Vieri.

Fiorentina her mevkiide Rangers'tan iyi bir takım, teknik farkı bariz belliydi, boy ortalamasına, omuz genişliği ortalamalarına bakarsak da daha uzun ve kalınlar.Rangers'ın fazlası temposu ve sistemine bağlılığı.Bu maç özelinde iç saha performansı, İbrox'ta bu sezon UEFA Kupası'nda gol yemediler, CL gruplarında Barcelona ile 0-0 kaldılar, Stuttgart'tan 1 gol yediler, 2 atıp kazandılar.Lyon faciası var arada, onu da Stade Gerland'da aynı skorla, 3-0, alınan fantastik galibiyete bağlayalım, birbirlerini götürmüş olsunlar.Eksik Rangers, orta saha dörtlüsünü dizmiş, önüne de en fazla 70 dakikalık yeterlilik sahibi Novo'yu, en uca da gezgin forvet Darcheville'i koymuş.Darcheville henüz 13. dakikada sakatlandı, birkaç dakika sekerek dolaştıktan sonra toparlasa da olmadı, erken çıkmak zorunda kaldı.İlk yarı Fiorentina, oyunu kendi yarı sahasında kabul edip, Darcheville'in gayretleriyle gol kovalamaya çalışan rakibine karşı fazla bir şey üretemedi, sahaya iyi yayılan Rangers takımı Fiorentina'yı bozdu.Kendi üretemedi, hücumda çoğlamadı ama rakibine de istediklerini yaptırmadı.Fiorentina'nın ileri üçlüsü kalabalık arasında kayboldu, ilk yarı Jorgensen'in bir şutu var, maç boyu en etkili şut 75'te kazanılan frikiki kullanan Mutu'dan geldi.İkisi de kaleci Alexander'da kaldı.Pazzini meçhule giden paslar denedi, etkisizdi.Rangers orta sahasından Whittaker'ı çıkarmak takımın hücuma çıkışlarını sıfırlayabilir (eksikleri de göz önüne alarak), o da bir görev adamı sayılır, ortamına göre düz oyuncu sınıfına sokulur ancak bu kadar eksik varken Rangers için çok değerli.Takımın ağır abisi rolünde, ayağında top tutabilen yegane oyuncu Novo, onun da fizik kapasitesi ancak İskoçya'ya uygun, Ada futbolu standartlarına uymuyor.Son Old Firm'de, Bremen eşleşmesinde olduğu gibi kritik maçlarda Novo sonradan oyuna girmeli, zaten temelde Rangers takımında Novo'nun rolü bu.
Darcheville sakatlıktan, Novo da bilindik sebepten dışarı alınınca Rangers'ın hücum gücü neredeyse sıfırlandı.Geniş alanda fit bir Darcheville kadar etkili olması mümkün olmayan Cousin ancak rakip savunmayı rahatsız edebildi.Fiorentina, hücum gücü tükenen rakibine karşı savunmasını biraz daha öne çıkarıp risk aldı, bu riske Rangers'ın karşılık vermesi mümkün olmadığından son 15 dakika pozisyon getirmese de rakip kalede baskı kurdular.Rangers son dakikada bir korner kazandı, yalnızca tribün tepkisine bakılsa sanılır ki penaltı.Böylesi bir maçta çok değerliydi her korner, sonuçta ne kornerlerden ne de diğer duran toplardan anımsanacak pozisyon dahi çıkmadı.
Rangers rakibini bozdu, dünün Manchester'ı benzeri bir anlayışla kapasitesi kadarını yapmaya çalıştı.Kadro kalitesi üstün Fiorentina'nın, rövanşta Rangers'ın çok da fazla şansı yok.Almanya'da Ribery attı, Lucio Zenit'e avantaj getirdi.(1-1)CL ve UEFA maçlarının benzerliği enteresan.Bir maç 0-0, dün biri top çevirdi, diğeri alan kapattı, aynısı bugün Rangers-Fiorentina.Diğer yanda ev sahibi takımın golü, avantajı kendi kalesine atılan golle yakalayan deplasman takımı, Bayern-Zenit.Rövanşlar 1 Mayıs'ta.

Noat Samisa

25.04.08

Her hafta bir haber, her hafta bir başka spekülasyon.Taraftarın tepkisi, takımın durumu, futbolcuların söylemleri, başka talipler, el değiştiren hisseler, alt kademdeki yöneticilerle çıkan sorunlar ve daha pek çok sıkıntı, problem.Buralarda ''yönetimsel sorun'' denince yanlış transfer, ödenmeyen paralar, yapılan usulsüzlükler akla gelir.Oralarda ise gelecek belirsizliği.Futbolcuların paradan yana sıkıntısı yok, herhangi bir sportif usulsüzlük ihtimali de yok, usulsüzlük diyorum da kanıksanmış söylem olarak satış diyoruz biz buralarda.Futbolcuların derdi Hoca değişimi ihtimali olabilir, başka da bir sorun görünmüyor.Hoca'nın derdi, futbolcuların ve trafatarın büyük kesiminin korkusu, gelecek belirsizliği.Taraftar ise futbolcuları ve Hoca'nın çekincelerinin tamamına sahip ve ek olarak stad sorunsalıyla daha da kederleniyor, sıkılıyor, bunalıyor, çıkış yolları arıyor.
Salı akşamı DİC Genel Müdürü Sameer Al-Ansari yine Anfield'da göründü, bu kez biraz magazinsel.Dubai International Capital'ın en son Hicks ve Gilett tarafından reddedilmekten usanıp Roma'ya yöneldiklerine dair haberler çıkmıştı, sonradan yalanlandı.Tom Hicks de salı günü tribündeydi, son fotoda YNWA söylerken görünüyor.Bugün bizim gibi spekülasyon meraklılarının hevesini kaçırmış, ufukta satış görünmüyor, sene sonu yapılanmasına konsatre olduk demiş.Bu da demek oluyor ki Al-Ansari Liverpool'a maç izlemek için gelmiş, maç öncesinde de diğer ilgi alanlarına yönelmiş.Magazin servisi ekte profilden bir foto daha göndermiş, meraklısı bakabilir.

Noat Samisa

24.04.08

Kendi kendini sürekli tekrar eden dakikaları yaşadığımız durağan bir maç oldu.Bir şey öğrendim ki spikersiz maç zevki ayrı, hele tvden gelen seslerden biri fazlasıyla itici ise.
Barcelona: Valdes, Zambrotta, Marquez, Milito, Abidal, Xavi, Toure Yaya, Deco, Messi, Eto'o, Iniesta.
Subs: Pinto, Gudjohnsen, Henry, Sylvinho, Giovanni, Thuram, Bojan.

Manchester United: Van der Sar, Hargreaves, Ferdinand, Brown, Evra, Ronaldo, Carrick, Scholes, Park, Rooney, Tevez.
Subs: Kuszczak, Anderson, Giggs, Nani, Pique, O'Shea, Silvestre.

Vidic, maçtan önceki gece mide rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı, Pique bu maç için biraz sakıncalı olacağından olabilecek en iyi çözüm bulundu ve daha önce pek çok kez yapılan yapıldı, Hargreaves sağ bek oynadı.Wes Brown, özellikle hücum aksiyonlarının yetersiz göründüğü günlerde eleştirilerin odağı olur, teknik yetersizliği sebebiyle eleştirilir.Bunun kadro içinden en mantıklı çözümü Hargreaves, vasıflarını töpüleyip, orta saha yerine geride kullanmak kabulenmeyi güçleştiriyor.Ve tabii ki bonservis bedeli, bir sağ bek için hele de Brown ile karşılaştırıldığında, çok pahalı.Hafta içi Brown ile sözleşme yenilendi, 30 milyon değer biçilen Bosingwa pahalı gelmiş olacakki sezon sonu sözleşmesi biten ve 2 aydan az süre kalana kadar sözleşme yenilenmeyen Brown ile tekrar anlaşıldı.Maç boyu bu dörtlünün 20 metre kadar önünde Scholes-Carrick ikilisi, sağda Rooney, solda Park, bu dörtlünün biraz önünde ''ön liberonun orta saha önünde oynayan versiyonu ama hücuma yönelik olmayanı'' rolünde Tevez ve en ileride tek başına sınırsız özgürlük ile Ronaldo.Çok alışılmadık olsa da Ferguson'ın genel tercihlerine çok da tezat değil.Bu kadar katısı, defansif görüneni olmasa da sezon içinde zaman zaman bu tarz dizilişle maçlar oynadı United.Eğer Ferguson 3 forvet ya da Tevez-Rooney ileride, Ronaldo-Giggs kenarda biçimiyle, alışılmış dizilişlerden biri ile çıksaydı sahaya, büyük ihtimalle kaybedecekti.Topa sahip olan Barcelona'ydı, daha çok pas yapan, karekteri buna uygun olan, oyunun çok büyük bölünü rakip yarı sahada oynayan taraf Barcelona'ydı ama efektif işler yapamadılar, United buna izin vermedi.Önce rakibini bozmayı düşündü ManUtd, orta sahada çok adam bulunduran rakibine aynı karşılığı vermeye çalıştı, rakibinden fazla olan fizik gücünü de sahaya koyunca ortaya böyle durağan, kendini tekrarlayan, sıkışık bir maç çıktı.Messi'nin maç eksiği dakikalar ilerledikçe ortaya çıktı, Xavi-İniesta-Deco üçlüsü topları sürekli rakip ceza yayı civarına taşısalar da verkaç denemeleriyle de kenara aktarılan toplarla da rakip savunma kurgusunu bozamadılar, atak yoğunluğunun bölgelere göre dağıtımında süreklilik oluşturamadılar, çözemedikleri savunma karşısında sürekli denemeler yaptılar ama gol gelmedi.
United'ın hücum etkinliklerinin belki de senenin en kısıtlı performansını göstermesi konusunda İlker yasin pek çok telkinde bulundu, hiçbir şey yapmadığı iddia edilen Rooney, Tevez ve Park'ın şu sıralar soyunma odası civarında, otelde, uçakta, bir yerlerde sırtı sıvazlanıyordur.Nani'yi ve Giggs'i de sahaya sürerek son dakikalarda bir şans bekledi Ferguson, ben başka hücum etkinlğini artırmak adına bir çıkış yolu ya da öneri bulamıyorum, fazla seçenek yoktu, karşınızda iyi bir rakip vardı sonuçta.Benzeri için geçen sene Milan deplasmanına bakmak gerekebilir, benzer bir anlayışla sahaya dizilen United, karşısında kendi yapmaya çalıştığı şeyi mükemmel uygulayan bir Milan bulmuş, kilitlenmiş ve silik bir oyunla kaybetmişti.United'ın alan savunmasını mükemmele yakın uyguladığı bir maçta iyi görünen bir Barcelona'nın standart United karşısında kazanma ihtimali -bu maçı izledikten sonra görünen- çok yüksekti.Yine de kazanabilirdiler, net pozisyonların sayısı çok olmasa da kaleyi bulan şutlar var, frikikler var.Ve tabii Ronaldo'nun kaçan penaltısı.Maç yorumunu skora bakıp yapmıyorum demenin anlamsızlığı burada, skorsuz maç yazısı olmaz.Ronaldo eğer daha maçın başında penaltıyı gol yapsa maçın seyri çok farklı olurdu.Değişiklikler, alınan risklere verilen cevaplar...
Farklı bir maç oynanacak haftaya salı.Bugünden iyi olacağı kesin, daha heyecanlı bir maç bizi bekliyor.United, iç sahadaki dominant futboluyla avantajlı.

Noat Samisa

24.04.08

Dramatik bitti.YNWA başlamışken tribünlerde Riise'nin cepheden gelen topa sebepsiz yere ayak yerine kafayla müdahalesi mahkum oynadığı maçta Chelsea'ye avantaj getirdi.
Liverpool: Reina, Arbeloa, Carragher, Skrtel, Aurelio, Kuyt, Alonso, Mascherano, Babel, Gerrard, Torres.
Subs: Itandje, Hyypia, Riise, Benayoun, Crouch, Pennant, Lucas.

Chelsea: Cech, Ferreira, Carvalho, Terry, Ashley Cole, Lampard, Makelele, Ballack, Joe Cole, Drogba, Malouda.
Subs: Hilario, Shevchenko, Obi, Kalou, Alex, Belletti, Anelka.

Benitez Carragher'ı sağ bekte değil de ortada oynatarak savunma tandeminde fazladan çabukluk istemiş.Hyypia yerine Skrtel tercihinin doğruluğu da dakikalar ilerledikçe kendiliğinden ortaya çıktı.(İlk kez bir CL maçında ilk 11 çıkıyor dendi tvde, İnter deplasmanında da ilk 11 çıkmıştı Skrtel)Sağa Arbeloa konmuş, sola Aurelio.Fabio Aurelio'nun mevkiidaşlarından farkı Chelsea'nin bugün yokuluğunu hissettiği, çok ekstra bir özellik.4-4-1-1'lerin zalim ortamında biribirine iyice yaklaşan savunmalar orta sahaların oyun kurmasını güçleştirdiğinden sistemin açıklarının, yani beklerin devreye girmesi gerekiyor.Bekler üzerinden oyun kurma konusunda üstat Mourinho'dur, efsaneleştirmeye başaldığım sağ bek Essien tercihi çok zaman Chelsea'nin görünmeyen, kimi zaman da görünen itici gücü, rakibi açan anahtarı olmuştur.Chelsea maç boyunca bunun sıkıntısını çekti.Orta sahasında yer alan Makalele eskiden de dikine oynayan bi oyuncu değildi, yaşı ilerledikçe bu hasletini daha da törpüledi.Savunma yönünde işini mükemmele yakın yapsa da önünde oynayan Lampard ve Ballack'ın fit durumda olmayışları fena sırıttı.Fazlasıyla koordine Liverpool orta üçlüsü maçın ilk dakikasından itibaren rakip üzerinde baskı kurdu, daha fazla koştular, topa daha çok sahip oldular, pozisyonlar buldular ve gol attılar.Kuyt müthiş bir ilk yarı oynadı, her yere koştu, bastı, aldı, verdi, çalıştı ve sonunda kendi çabasıyla kaptığı topta müdahaleye rağmen yıkılmadı ve golünü attı.İnter ve Arsenal'den sonra Chelsea'ye de kritik bir gol attı, büyük maçların emekçisi Dirk Kuyt.Benitez neden Kuyt'tan vazgeçmiyor? sorusunun cevabı burada, artık içinde ''ne özelliği var?'' söz öbeği geçen düşüncelere itibar etmiyorum.İlk yarı dar alana sıkışan oyunda sıklıkla sağ tarafı kullandı Liverpool, Kuyt'a yakınlaşan Gerrard ile birlikte İnter'e karşı da yapılmaya çalışılan verkaç oyunları denendi, gol de böylesi bir pozisyonda geldi.Buçuk forvet Kuyt maç boyu Torres'e destek vermeye çalışsa da Torres pek gününde değildi.Chelsea ise orta sahayı rakibine teslim etmiş olmanın etkisiyle yarı sahasına çekildi, beklerini de çalıştıramyınca uzun topa kaldı.İsabetli gözüken uzun topların çoğu Skrtel'in kafasında eridi, yere düşenleri de Carragher temizledi.Savunmasını öne çıkaran, rakibinin ataklarını olgunlaşmadan önleyen ve rakip yarı sahanın her yerini kullanmaya çalışan, pozisyonlar bulan bir Liverpool vardı sahada ve bu durum 60'a kadar sürdü.
Chelsea'nin savunmasını öne çıkartarak aldığı riske kontralarla cevap veremedi Liverpool, bunda Torres'in etkisiz oyunu ile birlikte Babel'in oyundan çıkışının da etkisi oldu.Böyle olunca Liverpool savunma hattı ceza sahası civarına çekildi ve Chelsea pas yapmaya başladı.Roller değişti.Liverpool'un oyuna egemen olduğu dakikalarda Chelsea'nin Fenerbahçe ile İstanbul'da oynadığı maçın ikinci yarısında olanlar benzeri bir durum oluşmuştu, Chelsea'nin kenar adamları Malouda ve Joe Cole oyundan düştü.Bu, Avram Grant'ın Chelsea'sinin arızası, Liverpool kendi oyununu rakibine kabul ettirdiği bölümde bundan faydalandı, tıpkı Fenerbahçe gibi.Bunun da çözümü kenarlardan birini çıkarıp orta sahaya fazladan bir adam koyup Ballack'ı öne itmek ya da Kalou ve Anelka'dan birisi ile çift forvete dönmek.Chelsea bunu yaptı ama beklediğim etkiyi yapmadı bu değişiklikler.Liverpool 80 sonrası oyunu dengeledi ve olgunlaşmış ataklarla rakip kalede net pozisyonlar buldu.Ama son dakikada futbolun hukukun, beşerin hukuku ile uyuşmadığını gösteren gol geldi.
Liverpool orta sahasında geçen senelere göre çok farklı işler yapan biri var, Mascherano.WC06'dan bu yana gösterdiği gelişim hayranlık uyandırıcı, adım adım çift yönlü orta saha oyuncusu olma yolunda yürüyor.Uzun paslardaki isabet oranı da Xabi ile yarışır, hatta uzun pası daha çok tercih ettiğinden göze batıyor.Bu seviyedeki bir maçta gerektiği kadar sert, gerektiği kadar akışkan, çok iyi futbol oynadı Mascherano.Maçın diğer kritik adamı Skrtel, devre arası Ada'ya gelmiş bir oyuncu olarak yaptığı katkı çok önemli, şu zaman kadar beklenenin çok üzerinde işler yaptı.Sağlam fizik, boy, omuz, güç, yumuşak bir sağ ayak ve gelişmiş önsezi yetisi ile zeka.Özel bir oyuncu olacak.Chelsea'de Lampard özellikle ilk yarı kayıplardaydı, Ballack da ona ayak uydurdu.Bu bölgede bir eksiklik var, sağ bek Essien Chelsea'nin itici gücü, Mikel ancak kotarıyor, Ballack ve Lampard'ın durumları iyi değil.Takviye gerekebilir.

Fazla beklemeyeceğiz, haftaya çarşamba son finalisti belirleyeceğiz.Avantaj Chelsea'de, parola 0-0.

Noat Samisa

23.04.08

1-1 biten Blackburn maçında kötü bir ilk yarı çıkarmıştı Giggs, kenardan müdahale geldi ve ikinci yarı yerini Luis Nani'ye bıraktı.''Ryan Giggs'e veda etmek kolay değil ama kaçınılmaz.Zaman yakındır, Nani-Ronaldo Ferguson'ın 11'inde...'' demiştim burada, kaçınılmaz son artık iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladı.Giggs bugün, Blackburn maçı sonrası yoğunlaşan eleştirilere ve telkinlere cevap vermiş.Tepkinin şahsına yönelik olmadığını, takımın bir parçasına yapılmış bir eleştiri olduğunu, performansından memnun olduğunu söylemiş, sözleşmesinin bitiş tarihini hatırlatmış.(2009 yaz)1 sene sonra tekrar değerlendireceğim demiş ''jübile'' meselesini, hikayenin devam edip etmeyeceğini.Hikaye diyorum çünkü futbolundan öte anılarla anılacak bir oyuncu Ryan Giggs, gerçek bir bayrak.Yerini alacak oyuncu da şimdiden hazır, Giggs bıraktığında 2 senedir o mevkiiyi Giggs ile paylaşmış bir oyuncuya sahip olacak Man United, bu da demek oluyor ki sistem arıza çıkarmayacak, işleyecek.Giggs sonrası Nani'nin selefinin gölgesi üzerindeyken tam sorumlulukla neler yapabileceği öngörülebilecek tek sorun.
Giggs'ten bizim jübileciye geçelim.Hakan Şükür-Giggs karşılaştırması yapacak değilim, kim yaparsa gereksiz bir tartışma çıkartır, faydası olmaz.Ryan Giggs'in imkanı olmasına rağmen bazı fırsatları itip Galler adına oynamış olması sebebiyle Galler için ifade ettiği anlam ve Manchester United için değeri ne ise Hakan Şükür'ün de ulusal takımın başarılarındaki rolü ve Galatasaray için değeri de odur.Bayrak adamdır ikisi de, tabii bu benzerlik dışında başka benzer yanlarının olduğunu söylemek pek mümkün değil.Hakan Şükür bugün, ''Kutlu Doğum Haftası'na yakışan bir derbi olsun'' demiş.Devamını okuyunca gayet doğru çağrılar, bıçaklar, su şişeleri, taşlar olmasın, güller olsun.Çok güzel.Ama'sı, Hıncal Uluç-Fenerbahçe kapışmasının reytingi yüksekken bir de Hakan Şükür ülke gündeminin aylardır etrafında dolaştığı konularla ilişkili bir hususu ''futbol'' içine sokunca doğal olarak tepki gördü, söylemi prim yaptı.Öbür yanda ''şike'' mevsiminin gelişiyle bitmiş hesaplara rağmen şovenizm peşinde koşan Bursaspor eski yöneticisinin savcılık başvurusu ve şimdiki yöneticilerinin ''mesaj veren pankart açacağız'' çıkış iyiden iyiye çöplüğe döndürdü ortalığı.Rögar kapağı demiştim, bazen Türk futbolu haberlerini okumaya gözüm gitmiyor, tvde, radyoda rastladığımda da değiştiriyorum.Güzel şeyler olmuyor mu, elbette, pek çok güzel şey var.Ama prim yapmıyor.Giggs ile yarınki CL maçı öncesi eleştiri yöneltilip düzgün cevaplar alınırken, futbol içi tartışma, eleştiri yapılırken biz ''Kutlu Doğum Haftası'nın futbola etkisi'' gibi aptal bir tartışmaya dair görüşler bildiriyoruz.Giggs-Şükür ekseninde ortaya çıkan futbol kültürü farkı.

Noat Samisa

22.04.08
Noat Samisa

22.04.08

Sven-Goran Eriksson, İngiltere ulusal takımının başına 3 farklı ülkede şampiyonluk yaşamış, aynı sezonda lig/federasyon kupalarını da kazanarak duble yapmış (İsveç/Göteborg, Portekiz/Benfica, İtalya/Lazio), Göteborg ile bu koleksiyona bir de UEFA Kupası eklemiş, Benfica ile ECC ve UEFA finalleri görmüş, şampiyonluklar yaşamış, 99 yılında son kez düzenlenen Kupa Galipleri Kupası'nı kaldırmış, o sezon Lazio ile almadık kupa bırakmamış bir hoca olarak geldi.Önyargı ile geldi, futbolu bulan İngiliz'lere tarihlerinde ilk kez başka diyarlardan futbol öğretmeye gelen ''yalnız adam'' olarak geldi.5 senede başarılıydı ya da değildi, kimine göre şöyleydi, kimine göre böyle.Ama dönemindeki 3 turnuvaya da katıldı İngiltere ulusal takımı.son Dünya Kupası öncesi açıklandı, arkasına teneke bağlanıp gönderildi.5 senelik M'Boro tecrübesiyle Steve McClaren geldi ve o meşhur fotodaki şemsiye adresini buldu.Mağrur İngiliz'ler aralarından bir tane ''esas oğlan'' çıkaramayınca yine başka toprakların evlatlarına sarıldılar, Fabio Capello.Keegan-Newcastle ilişkisinde bahsettiğimiz ''gelenekçi'' deneme, ulusal takımda başarılı olmadı.Gerçekle yüzleşildi ve Eriksson'a haksızlık yapıldığı ortaya çıktı.Buna bir diğer örnek de sağ sütunda mağrur bir fotosu bulunan Jean Tigana ile Beşiktaş ilişkisidir.
Söylentidir ya da Shinawatra söylemiştir, o kısmı net değil.Ama son zamanalarda ses yükseldi, sezon sonu Eriksson yolcu deniyor.Kovalandığı topraklara reddemeyeceği bir sözleşme ile (£2,5 milyon/yıl+prim) ''paralı'' dönüş yapmıştı, sezona çok iyi başlayan City sonradan geriledi.En önemli sebep de sakatlıklar.Meşhur hikaye sonuçlanırsa, patron el konmuş menkullerini Tayland'dan Ada'ya taşıyabilirse biraz daha para saçılarak daha sağlam bir takım olunabilir, baştaki hoca da ''iyi takımı'' idare edebilecek kapasitededir.Yoksa Shinawatra kısa yoldan Abramovich olmaya mı niyetli?Olacak da, yol fazla kısa gibi.Sene başı art arda alınan galibiyetler sonrası şampiyonluk sözleri söylenmişti, çok erkendi.Bir senelik salt yatırım ile başaramazsınız, bunu Abramovich bile yapamadı.Zaten City'nin transferlerinin de Elano hariç Chelsea seviyesinde olduğunu söylemek mümkün değil.O halde sebep ne?Eriksson sonrası için örnek çok yakın zamandan.Başa Steve McClaren düşüyor, karar vermeden önce bir kez daha düşünmek gerek.

Noat Samisa

21.04.08

Küme düşmesi haftasonu aldığı mağlubiyet ile kesinleşen Kasımpaşaspor'un futbol şube sorumlusu Süha Sidal ''Aslanlar gibi düştük'' demiş.Menejer kurbanı kervanına katmış kendilerini Süha Sidal.Uyanık ol, kendin çalış, uğraş yedirme parayı menejere.Suçlu aramak kaybedişlerin vazgeçilmezi, ne kadar paylaşılırsa o kadar iyi.
Kasımpaşaspor ayrı bir renktir, ayrı bir havadır benim gözümde.İkametgah ile alakalı birazda, Kasımpaşalı değilim, orada da ikamet etmiyorum ama yakın sayılırım.Yaşatılmaya çalışılan ama yozlaşan semt ve aidiyet kültürü cezbediyor, en azından Olimpiyat Köyü'nde dağın, taşın, boş koltukların tezahüratıyla maç oynayan, ulufe usulü çalışan Belediye takımlarından iyidir Kasımpaşaspor'un TSL'de yer alması.Başından beri Kasımpaşa Stadı'nda oynasaydı ligde kalır mıydı Paşa?Kadro yeterli değildi, bunu kabul etmek gerek.Sonrası için kimseye söylecek söz yok, alt kademeden devam.Özgür Öcal ve Barbaros Barut'un takımlarını küme düşse de kendileri düşmeyebilir.Özgür sağ beke, Barbaros da orta saha ve sol beke iyi alternatif olur.

Noat Samisa

21.04.08

Allardyce gittiğinde kadro istikrarı yakalayamamış, yap-boz takım Newcastle için en uygun formülün ''gelenekçilik'' olduğunu düşünmüştüm, beklediğim gibi Kevin Keegan geldi.Hemen tişörtler basıldı, ilk maçta tribünler doldu, ''King Kev'' temalı lisanslı ürünler yok sattı.Taraftar, 92-96 arası geçirilen 4 mükemmel yılı yeniden yaşayabilmeyi umut etti.O günlerin adamı Keegan'ı da ayrılışında akılda kalanları umursamaksızın kabul ederek en azından yeni bir başlangıç için umutlandı.İyi başlamadı II. Keegan Dönemi, ta ki 6 hafta önce oynanan Birmingham maçına kadar.
Önceki hafta Liverpool'a 3-0 yenilmişti Newcastle, yine bize esmer günler göründü ile başlayan iç çekişler yeniden başlamıştı Tyneside'da.Keegan ile de olmuyor gibiydi ve Newcastle düşme potasındaydı.Birmingham deplasmanında 3 forvet ile çıktı sahaya Keegan, (Martins-Viduka-Owen) o günden bu yana oynanan 6 maçta 4 galibiyet, 2 beraberlik alındı, yalnızca 2 gol yediler.Barton'ın kodeslerden kurtulup futbola dönmesi ile orta saha güç kazandı, Butt ve Geremi ile birlikte savaşkan üçlü orta sahayı oluşturuyorlar.Ramos geldi öyle oldu, böyle oldu dediğimiz Tottenham ile puanları eşitlediler, 13 maçtır kazanamayan bir takım son 6 haftada 14 puan toplamayı başardı.İnanç, azim, motivasyon denir, ''inandı bizim çocuklar'' denir, bir de destan yazılır çoğunlukla.Ama altında yatan somut veriyi de görmezden gelmek olmaz.İkisi birlikte çalışır, Keegan'ın 3 forvet tercihi galibiyetler geldikçe daha iyi çalışmaya başaldı, bu da inanç ve motivasyon ile doğrudan ilişkilidir.
Bu hafta Tyne-Wear Derby'de 2 gol attı Owen, aynı Newcastle gibi son haftalarda kendini aşarak küme düşme potasından sıyrılan Sunderland karşısında takımını taşıdı.Bu sezon 8 gole ulaştı.2005 yazında gelmişti Newcastle United'a, sözleşmesi 4 yıllık.Önümüzdeki sezon sonu bitiyor, Keegan önümüzdeki yılın planlarına kafası rahat bir Owen'ı da yazmış, birkaç haftadır yeni sözleşme konusu ısrarla gündemde tutuluyor.£17 milyonluk bonservis ile kulüp rekorunun sahibi Owen, elden kaçmasını kimse istemez.Doğru işlerin yapıldığı bir futbol ortamında her teknik adam en azından kulübede Michael Owen'ı görmek ister.Önümüzdeki yıl iyi bir savunmacı alınacak, eldekiler arasından en iyi ikili Faye-Taylor, onların da yeterlilikleri tartışılır.Diğer ihtiyaç eldekilerden iyi bir orta saha oyuncusu.Bu iki transferde başarılı olunursa, önümüzdeki sezon Newcastle United'ı orta sıraların üstünde, belki de beşincilik kovalarken görebiliriz.

Noat Samisa

21.04.08

Son 4 senede 3. kez, aynı zamanda, aynı amaç adına.Bu sezon 4. kez, iki beraberlik, bir kez de Chelsea galibiyeti (Carling Cup) sonrasında en değerlisi için yarın akşam Anfield'da.Liverpool-Chelsea maçlarının belli bir karekteri oluştu, Mourinho-Benitez yapılaşmaları bunu getirdi.Liverpool'un büyük maçlar için yaptığı klasik değişikliklerine (stoper bek, diğer tarafta forvetten ya da ortanın ortası oyuncusunda bozma kenar adamı) benzer yanıt veren Chelsea, sonucunda ortaya çıkan sıkışık futbol, kısıtlı gol imkanı ama maksimum mücadele, hepsinden önce zeka.Hocaların oyuna müdahalelerinin neleri değiştirebildiğini gösteren, yaşananlara uzaktan bakan gözlerimizle gördüklerimizin ve maça dair söylediklerimizin izlenimden öteye geçemeyeceğini bize hatırlatan maçlar oynanacak.
İki takım için de genel sistem değerlendirmeleri çok kez yer aldı, tekrar etmeyeceğim.Zaten her hafta izleme imkanı var bu takımları, ikisinin de aşağı yukarı ne oynayacağı 3 senedir belli, futbolu futbol yapan ''maç dinamiği'' değiştirecek her şeyi.Ve tabii ki seçimler, oyun tercihleri, değişiklikler.Benitez, Grant'i övmüş, bizde geçen seneye göre değişen şeyler var ama görüyorum ki Chelsea'de yok, hala çok iyiler, bu da demektir ki Avram Grant işini iyi yapıyor, demiş.Klişe.Gerrard Fulham maçını kaçırdı, sebebi boyun sakatlığı.Önce oynayamacak denildi, bugün ise Benitez umut ettiğini söylemiş, Gerrard ufak tefek sakatlıklarla yılacak bir tip değil, büyük ihtimalle sahada olacaktır yarın.Chelsea'de perşembe günü oynanan Everton maçında kadroda yer alamayan Ballack ve Drogba yarın sahada olacaklar, Lampard iyileşti ama iki haftalık idman eksiği var, Essien ise cezalı.

Noat Samisa

21.04.08
WBA dedik, oradan devam edelim.West Bromwich Albion-Coventry City maçından bir foto.Tackle dediğin böyle olmalı.

Noat Samisa

20.04.08

WBA üst üste üçüncü deplasman maçından da 3 puan çıkarttı, 7 maçtır da kaybetmediler.Bu performans onları Premiership'e yalnızca 1 puan uzakta tutuyor.WBA, önümüdeki hafta Southampton'ı konuk edecek, rakip kümede kalmak için mücadele veriyor.Sondan dördüncü, yalnızca 1 puan uzaktalar.WBA son olarak QPR deplasmanına gidecek, bu iki maçtan gelecek 1 puan ile rakiplerin maçlarını dikkate almadan ilk 2'de yer alır WBA.İkinci sıradaki Stoke ise bu hafta öncesinde 72 puanda, Bristol City'nin yalnızca 1 puan önündeydi.İki takım karşılaştı, kazanan Stoke oldu.Hull City ise Sheffield United'a kaybetti ve ilk ikiye girme şansını zora soktu.Ligi uzun süre domine eden Watford kalan iki haftada durumunu korumaya çalışacak.Eğer sıralama 46. hafta sonunda da bugünki gibi kalırsa, yani West Bromwich Albion ve Stoke
City ilk iki olursa arkadaki dörtlü arasından 3. bilet için en büyük adayım Watford olur.1 WBA 77
2 Stoke 75

3 Hull 72
4 Bristol 71

5 Watford 69
6 C Palace 68

7 Ipswich 65
8 Sheff Utd 63
9 Wolverh 63

Bu sezon üst sırada çok fazla değişme oldu.Özellikle birbirleriyle oynadıkalrı maçlar tabelayı belirledi, geçen senelere göre biraz kısır bir sezon oldu.Geçen seneler son hafta tablo ne durumdaymış, onu da verelim.Kıyasa yardımcı olur.Buna karşın FA Cup yarı finaline 3 Championship temsilcisi girdi, eğer kupayı Cardiff alabilirse bir kereye mahsun çıkarılan ''wild card''tan yararlanacak, ülke dışından bir takım farklı bir şampiyona üzerinden İngiltere adına UEFA Kupası'na katılacak.Bu takım Championship'in orta sıra takımı.
6. olup play-off oynamak için gereken puan:

2003-2004: 72
2004-2005: 72
2005-2006: 68
2006-2007: 75

2. olup Premiership'e direkt çıkmak için gereken puan:

2003-2004: 80
2004-2005: 86
2005-2006: 82
2006-2007: 85


Noat Samisa

20.04.08