Harry Redknapp, üst üste oynadığı iki maçta 10 gol yiyen takımı için bir çıkış yolu arıyordu.Geçen yılın en dengeli ve istikararlı takımlarından Portsmouth'un bu yıl oynadığı 9 resmi maçtan yalnızca 2-1 biten M'Boro karşılaşmasında karşılıklı gol atıldı.Kaybettikleri maçlarda gol atamadılar, kazandıklarında gol yemediler ve sezon öncesi Community Shield'de United karşısında 90 dakikayı ve uzatmaları 0-0 tamamladılar.Geçen yılın FA Cup şampiyonu, bir transfer döneminde bu hale geldi.Giden Sulley Muntari, Pedro Mendes; gelen Younes Kaboul ve Peter Crouch.Bu kadar mı etkiledi?
Tottenham için köprüden önceki son çıkışlardan biri hafta içi Newcastle deplasmanıydı.Düşene bir tekme de diğer ''düşen'' Ramos'un takımı vurdu.Eğer hafta içi oynanan maç White Hart Lane'de olsaydı Newcastle da kazanabilirdi.Bugün itibariyle ligin dibinde bu ikili var, ikisinin de derdi büyük.Juande Ramos için: ''...denemeleri yap-boz halini alırsa kendini yalanlar.'' demiştik.Yine kazanan takımda ısrar etmedi.Haftaiçi Woodgate-King ikilisi vardı savunma tandeminde, bu kez King kadroda yoktu, Dawson oynadı.Lennon yoktu, Bentley vardı.Sakat olan Bale'ın yerinde ise bu sezon hiç forma bulamayan Gilberto oynadı.Jenas blokladı, o dakikaya kadar pek çok Portsmouth tehlikesini savuşturmuş arkadaşlarının tüm çabasını berbat etti.Penaltıyı Defoe kullandı, eksi takımına attığı gol sonrası sadakat gösterisi yaptı, sevincini göstermedi.Ramos, ''tek derdimiz kazanamak'' diyor.Hakkındaki spekülasyonlara ''kazanamamak'' kadar üzülmüyormuş.Tottenham'daki geleceği için ise ''ben bilmem, başkanım bilir'' demekle yetiniyor.
Portsmouth'ta geçen seneye göre bozulan yapı kendini başka alanlarda da gösteriyor.Gaydamak'ları FA akladı, üçüncü şahıs sızması ya da bir usulsüzlük olmadığına kanaat getirildi.Ama £60 milyon borçtan bahsediliyor ve bunu kapatmak için de devre arası futbolcu ya da hisse satışından gelir bekleniyor.Spekülasyonlara resmi siteden cevap verildi, kulüp satılık değil denildi; yine de ''ama'' koyuldu bu açıklamaya.Ciddi bir teklif gelirse görüşebiliriz, denildi.Öte yandan yatırımının karşılığını alamayan, son 53 yılın en kötü lig başlangıcınını yapan Tottenham'ın sahibi Joe Lewis nabız yokluyor.Pini Zahavi, bu isim ara ara duyulur futbol piyasasında.Abramovich'in arkasından çıkar, oligark sermayenin ''derin'' ilişkilerinde hep bir yerlerden hortlar Pini Zahavi.İsrailli menejer, Rio Ferdinand'ın menejerliğinin yanı sıra Chelsea'nin Abramovich'e ve Portsmouth'un Gaydamak'lara satışında önemli rol üstlenmişti.Bu argümanlara Tottenham'daki yahudi yapılanmayı ve bu yıl Spurs'e transfer olan Giovanni dos Santos'un da menejerinin Zahavi olduğunu katmak gerek.Aynı Zahavi haberleri bu kez Asya'dan getirmiş, Singapur'dan bildirmiş: Alıcı hazır.Mali krizin toktadını yiyen patron Joe Lewis, 7 yıldır kulüp başkanlığını sürdüren ortağı Daniel Levy'e soruyor: Ne bu hal? diyor.Levy de bir başka gölge ve derin adam Frank Arnesen'in yerine 3 yıldır kulübün sportif direktörlüğünü sürdüren Damien Comolli'ye soruyor: Ramos ne yapmaya çalışıyor? diye.Basınla en çok muhatap olan isim Gus Poyet, maç sonu açıklamalarına çıkmayan Ramos'un yardımcısı.Baskı, kademeli olarak dağılmış durumda.Tepedeki ''satarım bu köyü'' havalarında, bu kadar büyük para akıtılan, teorik olarak doğru yapılanmanın sportif karşılığı gelmeyince parasının karşılığını istemekte.
Everton'da ise David Moyes'in 5 yıllık kontratı halen masada.İş bitti, denilmişti ama bugün çıkan haber biraz ağırdan alındığı yönünde.Pahalı transfer yapabilmek için patrona ihtiyaç var, denmişti sene başı.Patronsuz bir Everton'da Moyes, ligin arkası en sağlam menejerlerinden.Ama belli ki orada da bir kıpırdanma var.Kötü başlangıç sonrası ipler yakında yeniden Moyes'in eline geçecektir tabii yukarıdakilere benzer gelişmeler yaşanmaz ise.Man City'de işler nispeten yolunda, en azından spekülasyonlar duruldu.West Ham, ikinci yarıyı 10 kişi oynayan Fulham'ı mağlup etti, patron bunalımı yaşayanlar içinde hastalığı en hafif seyredeni onlar sayılır.Tabii kapıda bekleyen £30 milyon tazminatı saymazsak!Newcastle United'ın durumu ise en kötüsü, çıkmazlar içinden çıkmaz beğenmeye çalışıyorlar.Kinnear: ''Ben İrlandalı'yım, Cockney Mafia ile işim olmaz.'' demeye getirmiş, bilir kişi olarak tepeden indirildiği kısa vadeli işinde olabildiğince medyatik olmaya çalışıyor.''Uzatmaları oynayan patron Ashley kovarsa kovsun, zaten 1 aylığına burdayım.'' der gibi.

Lige çok iyi balayan Hull City ile iyi başlayan Blackburn ve Wigan ise dertsiz tasasız, magazinsiz yola devam ediyorlar.Şampiyonluk yarışında patronların pek sesi çıkmıyor.Başaltı takımların yer kapma mücadelesi ise patronların elinde.Kulüpler borçlandı, patronlara muhtaç kaldı.Patronlar borçlandı, yatırımlarının karşılığını alamadı, daha büyük patrona ihtiyaç duyuluyor.Sonrasında daha büyük ve daha büyük.Birileri büyürken küçülenler: Gretna'lar, Luton Town'lar...Çıkış yolu arayanlar...

İyi bayramlar.Tatil sonrası görüşmek üzere.

Noat Samisa

29.09.08
1024x674
Noat Samisa

29.09.08

Son 16'nın adı en büyük eşleşmesi geçen yılın şampiyonu Tottenham ile Liverpool arasında.Son sekizde en az iki tane EPL dışı takım olacağı kesin, giantkiller olmak isteyenlerin şansına deplasman çıkmış, yeni bir masal yazmak zor.Maçlar 11,12,13 Kasım tarihlerinden ikisinde oynanacak, R3'den kalma Brighton-Derby maçı ise 4 Kasım'da.
Carling Cup 2009 R4
Sunderland v Blackburn Rovers
Arsenal v Wigan Athletic
Chelsea v Burnley
Swansea City v Watford
Manchester United v Queens Park Rangers
Stoke City v Rotherham United
Brighton or Derby v Leeds United
Tottenham Hotspur v Liverpool
Noat Samisa

28.09.08
Mike Ashley, ''Kevin dönene kadar idare et'' demiş.Newcastle United, Ekim sonuna/satışa kadar takımın başında olacak geçiçi menejerini dün açıkladı.Tottenham eskisi, Dublin doğumlu İrlandalı menejer Joe Kinnear, £300K karşılığında 35 gün tavan süreyle Newcastle United'ın yeni menejeri oldu.1999 yılında şimdilerde tarihe gömülmüş haldeki Wimbledon FC'nin başındayken Sheffield Wednesday ile oynanan maçta kalp krizi geçirerek futbol tarihine böylesi acı bir hatıra bırakmış bir teknik adam Kinnear.Dört yıldır herhangi bir kulüp çalıştırmıyordu, emekliliğin tadını çıkarıyormuş!Newcastle'ın başına geldi ama 4 yıl önceki Nottingham Forest kariyerinin sonlarında yardımcı hakeme ''Coco the clown'' demiş, aptal palyaço gibi bir şey olsa gerek.O günlerden kalma cezası var, bugün tribündeydi.Takımı kulübeden yine kayyum hoca Chris Hughton yönetti.
Ashley alıcısını bekliyor, Nijeryalı'lar birkaç güne resmi teklifi yapacaklar.Tribünler bugün nispeten dolmuş ama sonuç değişmedi.Blackburn Rovers da St. James' Park'tan istediğini aldı.Pankartlar aynı, skor benzer.Newcastle yine kaybetti.Geçen yıl ligin son 9 haftasında 15 puan toplamıştı Newcastle.Son iki hafta Chelsea ve Everton'a mağlup olmuşlar, önceki 7 maçı kaybetmemişlerdi.7 maçlık seri üzerine 9 maç daha oynadı Newcastle.Sonuç: 7 mağlubiyet, 2 galibiyet.5 maçtır kaybediyor Newcastle United.Artık futbola odaklanmalıyız, diyor Kinnear.Kendince haklı olsa da bu yangın kolay dinecek gibi görünmüyor.Mike Ashley ve Dennis Wise'ın gidişi çok yakın.Yeni hocayı yeni patronlar seçecek, muhtemel patron Nijeryalı'ların ilk hamlesi Kevin Keegan'ı geri döndürmek olacak gibi görünüyor.Robbie Fowler 62. dakikada oyuna girdi, başlangıcı yaptı.

Newcastle 1-2 Blackburn
Noat Samisa

28.09.08
Bu tokat önce Arsenal'e, ardından arta kalanlar da bana.Hull City için ''Derby County olur mu?'' demiştik sezon öncesi.Blackburn karşısında alınan deplasman beraberliği sonrası ise ''İlk sezonundaki Reading mi acaba?'' demiştik.Hull City, ilk sezonunda herkesin ikinci takımı olabilmiş Reading kadar sağlam bir yapılanmaya da sahip değil, aksine pekala toplama takım görüntüsündeler.Bugün 11 puanları var ve Arsenal'i dolu tribünler önünde Emirates'te mağlup ettiler.Eminim ki bir kısım Yorkshirelı'ya ''bu yeter mi?'' diye sorulsa, Arsenal'i Emirates'te yenmenin EPL'de yer almanın muhteşemliğini ispatladığını söyleyecektir.Underdog olmanın dayanılmaz hafifliği, hem taraf olana hem de tarafsıza sürekli değişik hikayeler sunar, futbol aşkını kuvvetlendirir.
Arsenal öne geçtiği maçta evinde Hull City'e kaybetti.Böylelikle liderliği de kaybetti, Chelsea ve Liverpool ve Aston Villa'nın ardından dördüncü sıraya kadar geriledi.İzleyenler çok iyi bir lig maçı olduğunu söylüyorlar, ben aynı saatteki TSL programına bu maçı feda etmek zorunda kaldım.Geovanni muhteşem bir gol atmış, haftanın en iyi üç golü kapsamında mutlaka kendine yer bulacaktır.Arsenal için ''görünmez kaza'' mı?Buna karar vermek için maçın tekrarını kovalamak ya da bunu ileriki günlere bırakmak gerek.Hull City, ''romantik'' yürüyüşüne devam ediyor.

Arsenal 1-2 Hull City
Noat Samisa

28.09.08

Boz -Değiştir, Ya Tutarsa
demiştim en son.Beşiktaş yazılarının arası açıldı, uzaktan izlemedeyim bir süredir.Bu yıl stadyumda da yokum, biraz olsun kendimi hastalıklı ortamın dışında tutuyor sayılırım.Bu yıl izlemediğim maç yok tabii, halen kabullenemediklerimiz belli bir noktayı aşamıyor.Ramos'un, Scolari'nin, Aragones'in ve Skibbe'nin deneme hakkı var dedim, yeni yapılanmaya girmiş olmayı ya da yeni işbaşı yapmış olmayı buna argüman olarak gösterdim.Ertuğrul Sağlam'ın ise böyle bir hakkı yok dedim.İlk geldiğinde Tigana'nın üstüne yapılması gereken eklemeleri dahi belli olan sağlam temeli vardı, kendisi tüm yapılanmayı yıktı.Kabul ettik, kendi bir şey kurmaya kalktı.Lig Tv'deki röportajda: ''Başkan Fahri'ye teklif var dedi, ben de hayır diyemedim.Yoksa bana Uğur'u neden aldırdın diyecekti.'' dediğinde Ertuğrul Sağlam ve Beşiktaş YK'sının çapı hakkında son kararımı verdim.Yine de birkaç haftadır Beşiktaş'ta futbol konuşulabiliyordu.
Tello ve Holosko başlıkları altında Beşiktaş 4-2-3-1'ini iyileştirme çalışmaları muhtelif yerlerde yaklaşık 2 aydır yapılmakta.Beşiktaş'ın ''örümcekli'' zihin yapısına sahip futbol eskileri, görsel basında en fazla yeri işgal ettiklerinden genel gündemi belirleyen onlar.Biz de fikrimizi belirttik.Beşiktaş'ın ideali, genel tertibi, şablonu en son gördüklerimiz ışığında nihai kararımız olarak: Hakan; Toraman-Zapo-Sivok-Tello; Kurtuluş-Uğur; Holosko-Delgado-Özkan; Bobo.

Bugün Özkan sakattı; yerine Ekrem oynar, Aydın oynar, Holosko taraf değiştirir.Kadroda alternatif bol.Cisse sezon başı hücuma sık katılır bir görüntü vermişti, özüne döndü demiştim.Ama görülüyor ki birkaç maçtır çok da önemli bir katkısı yok.Seçeneğin var yine, çok şükür sakatın yok.Yabancı kontenjanını da açarsın böylece hem de Kurtuluş'u özüne döndürsün.Bugün Özkan yoktu, Tello ortaya geçti.Cisse tek başladı, tıpkı geçen seneki gibi.Devre arası Uğur girdi, uzatmalarda 5 dakika boyunca buna rağmen Beşiktaş topa sahip olamadı!Geçen sene de böyle olurdu, tek eksikle tüm diziliş değişirdi.Elinde Zapo ve Sivok var, hepsinden önemlisi güven veriyorlar.Tello'nun sol bekte olduğu maçlarda hurafelerden öte ne oldu?Tello'nun orta sahada olduğu maçlarda ne oldu?Tello son üç maçta iki kez maçı tamamlayamadı.Tello, belli meziyerleri olan vasat bir orta saha oyuncusudur, artık bu tespiti yapmaktan bıktım.Holosko'nun formunu yükseltmesi gerek, o da kabul.Ama bu oyuncu takıma yardımcı, bugün forvet olmasına rağmen defalarca rakibi kendi sahasına kadar kovaladı.Sağlam'ın yanında Bobo, sahada Nobre.Savaşıyor, güreşiyor, iyi güzel.Sonuç?50. golü olmak üzere bu adamın, hala tartışılıyor.Alınırsa kulüp binasına yürürüm, diyen Sanlı Sarıalioğlu maçtan önce Bobo'yu övüyor!Bobo ise 75'te giriyor oyuna, 3. santrafor olarak.Delgado'yu da ekle, oldu dört.Ekrem kötü değildi, Aydın da kötü değilken çıkar sıklıkla.Uğur-Cisse, önlerinde dörtlü.Savunmacı-hücumcu ayrılmış, 6+4 Beşiktaş takımı.Çok forvet çok gol, çift forvet demektir sanal büyüklük.Anlayamıyorum tüm bunları, bazen nefret boyutuna geliyorum.
İbrahim Üzülmez oynuyor Beşiktaş'ın sol bekinde, Lanet'in sahibi.Ne yapıyor?Sağ bekte Kurtuluş ziyan oluyor, iki orta yapacak diye ülke futbolun en değerli orta sahalarından biri her geçen gün geriye gidiyor.Yoğun maç trafiği, rotasyon, dinlendirme, falan filan.Hepsi kabul.Uzun lig maratonu içinde hepsi olur.Hepsinin iyi sonuç vereceği, bazen orayı kotarmasının yeteceği günler gelir.Ama her şey stabil iken eldekini bozmanın ne anlamı var?Beşiktaş berabere kalabilir, bugün de tüm bu yanlışlara rağmen pek ala kazanabilirdi.İlk gol erken geldi, duran top harici rakip bir şey yapamazdı falan bunlar yalnızca futbola odaklanacaksam sahada görünenler.Ama neden bozuluyor, neden çalışan yapı yıkılıyor?Bugün çift forvet oynattım, Üzülmez sol bek.Dakika 75, olduk 4 forvet.Çok forvet, hiç gol.Öte yandan gol yenmeden tamamlanan maçlar, öyle ya da böyle ortada.Skor da alınmış pek çoğunda, Trabzon deplasmanından fena dönülmemiş.Sonra Tello rolünü sorgular, Holosko ne olduğunu şaşar, Bobo desen her akşam menejerini arar!Oyuncu performanslarına bağlı, her hafta birinin taraftar önünde yem olduğu günler geçirir; ''Bobo takımı sattı'' diyecek kadar küçülürsün yeri geldiğinde.Delgado yoksa yoksundur, alan savunmasına dayalı, beraber oynama ile gelişen ''sistem'' denen gerçeğin farkına varana kadar Üsküdar'ın güzergahı değişmiş olur.
Üzerinde eklemeler ve çıkarmalarla, zaman için bazı iyileştirmelerle yakın zamanda işler bir sistem takımı olabilecek Beşiktaş futbol takımı, bundan önceki iki maçtan sinyali verilen ve bugün tam olarak faaliyete geçen haliyle bir yap-boz takımı olmaya doğru ilerliyor.Ertuğrul Sağlam ki geçen yıl bir maçın ilk 20 dakikasını içinde Üzülmez'in yer aldığı 3lü savunma ile oynayıp, Kasımpaşaspor'dan bu kısa zamanda takımı 2 gol yiyen bir hoca.Bu kadar dar bir futbol vizyonuna sahip.Kendisinin hazırlık maçları ve bir dönem sonrasında yaptığı doğrularda övdüysem, bu akşam da fantezisine kurban edilen 2 puan sonrası eski ve yeni defterleri açarım.Korku tünelinde yaşıyorum, hiçbir sevinç sonrası devamından umutlanamıyorum.

Beşiktaş adım adım, zaman içinde vasıfları uygun futbolcuları ile iyi bir sistem takımı olabilir, bu haliyle zamanla bir notaya kadar Avrupalı rakipleri karşısında dahi direnç gösterebilir duruma gelebilecekken; teorik ve pratik yanılsamalar ve''ben yaptım oldu'' tarzı hiçbir ezberbozan hamlesi olmayan, klişelere takılarak kaotik futbol oynayan bir takıma dönüşüyor.Daha doğrusu geçen seneki hep bir tarafı eksik, hep bir yönü zayıf, hep bir yumuşak karna sahip bir takıma geri dönülüyor.Son haftalarda ne heves varsa, ne ışık aldıysam bu akşam hepsi Olimpiyat rüzgarında uçtu gitti.Ertuğrul Sağlam, bozup değiştirdiğinde tutturan olunca nasıl durumu sahipleniyorsa, bozup değiştirdiğinde skor gelmezse de bazı şeyleri göğüslemek zorunda.

Noat Samisa

27.09.08

Derbide futbol, derbi atmosferindeki maçın mücadele düzeyini bırakın ligdeki ortalama maç temposuna dahi yaklaşamadı.Geçen yıl olduğu gibi Goodison Park'ta yine Liverpool kazandı, galibiyeti getiren adam geçen yıl olduğu gibi yine Fernando Torres oldu.
Everton: Howard, Hibbert, Yobo, Jagielka, Lescott, Arteta, Neville, Fellaini, Osman, Cahill, Yakubu
Subs: Nash, Baines, Castillo, Saha, Vaughan, Nuno Valente, Rodwell

Liverpool: Reina, Arbeloa, Carragher, Skrtel, Dossena, Kuyt, Alonso, Gerrard, Riera, Torres, Keane
Subs: Cavalieri, Hyypia, Agger, Aurelio, Pennant, Babel, Leiva Lucas.

Sakatlıktan yeni dönen Aurelio kenarda başladı, Mascherano ve Benayoun'un sakatlıklarında Benitez elindeki kadrodan ideale yakın 11'ini sahaya sürmüştü.Deplasman da olsa Keane-Torres forvet ikilisinde ısrar etmeye devam ediyor.Everton'da ise Fellaini ve Cahill takıma girdi, bunun sonucunda tek forvet ve Arteta'nın kenara geçişi zorunluluk oldu.
İlk yarı iki pozisyon var aklımda kalan, ikisi de Everton'ın.İlkinde kornerde seken topu kale ağzında iteleyemedi Cahill, ıskaladı.İkinci pozisyonda ise koşusuna devam eden Fellaini, yapılan ortada Reina'yı rahatsız etti, Reina'nın elinden kaçırdığı top önüne düştü.Vuruşu Carragher'a çarptı ama hakem faul vermişti bile.Bana göre faul yoktu.İki takım da orta sahada top tutmadı, sürekli uzun paslarla rakip sahaya taşınmaya çalıştılar.Liverpool daha çok rakip sahada görünen taraftı ama organize olmayan ataklar Everton savunma duvarına çarpıp geri döndü.Everton ise kazandığı toplarla Yakubu'yu buluşturup onun tuttuğu toplarla ileride çoğalmayı hedefliyordu.Bir müddet sonra görüldü ki, orta sahaların birbirine üstünlük kurmasının mümkün olmadığı böylesi bir maçta Everton'ın orta sahasındaki bir oyuncu fazlaydı.Bu oyuncu da üçlü içinde daha defansif rol üstlenen Phil Neville'dı.İlk yarı bittiğinde Liverpool'un rakibinden tek farkı, Riera ile sol kenarı kullanma çabasıydı.Everton rakip sahada çoğalamıyor, Arteta'yı ve Osman'ı oyuna sokamıyordu.

İkinci yarıda Liverpool'da değişen bir şey vardı, daha ilk dakikadan itibaren Gerrard daha fazla oyun içindeydi.Benitez de orta sahaların bu maçta nitel farklılık oluşturmadığını görmüş olacak ki Xabi'yi ortada tek bıraktı.2 pozisyon buldu Liverpool, 58'de de gol geldi.Riera ekstra bir iş yaparak Arteta'yı kovaladı, topu kaptı.Keane'e hızlı bir pas atıldı, yetişti.Kuyt ön direk koşusuyla arka direkteki Lescott'ı öne çekti, alan boşalttı.Keane'in şandel ortasınla arkada Torres bomboş buluştu ve işini yaptı.3 dakika sonra bu kez paslarala ceza sahasına girdi Liverpool.Kuyt'ın önündeki topa Jagielka dokundu, top Torres'in önüne düştü.O da imzasını attı, topu tavana gönderdi.İki harika gol vuruşu; o, zamanın en efektif golcüsü Fernando Torres.Ardından Moyes, Hibbert-Saha değişikliğiyle başından beri olması gerekene döndü, Neville sağ beke geçti.Artık dönüş zordu, dakikalar ilerledikçe Everton oyun disiplininden koptu.Birkaç dakika öncesinde Arbeloa ile kapışan Cahill, bitime az kala Xabi Alonso'yu biçti, direkt kırmızı kart gördü.
Everton'ı favori ilan etmiştik ancak maçın temposu beklediğimizin çok altında kaldı.Maç dinamikleri, kağıt üzerindeki öngörüyü haksız çıkardı.Taktik karşılaştırması zayıf bir maç, Torres farkını ortaya koydu, Liverpool çok zor bir deplasmandan kolay bir galibiyet aldı.Keane-Torres ikilisi, Liverpool'da temel bir arıza çıkarıyor ortaya.Geçen yılki genel tertipte Torres tek oynuyordu, Gerrard sürekli ona yakın oynuyordu.Ama bu düzende Gerrard kaleden uzak kalıyor.Keane geriye yaklaşıyor, Gerrard'ın geçen yılki alanını dolduruyor.Kaptan, Marsilya maçını tek forvet Torres ile birlikte oynarken çevirdi.Sezon öncesi Liverpool'un forvete değil de kenar oyuncusuna ihtiyacı olduğunu söylememizin bir nedeni de buydu.Forveti çoklayacak, yaratıcı orta saha adamlarına ihtiyaç var.Uzun lig maratonunda Gerrard ve Torres 10 maç kurtarırlar, gerisi turnuva takımı Liverpool'a uymuyor.
Everton sahasında 3'te 0 yaptı.Çok kötü bir başlangıç, hem de lige yeni yükselen üç takımla da ilk 5 haftada oynamışken.Transferler çok geç geldi, Cahill takıma yeni girdi.Moyes'in de zamana ihtiyacı var ama çıtasını yükselttiği, maddi gücünden, imkanlarından yüksek sıralama belirlediği Everton'da başarının kıstasını yine kendi belirler.

Noat Samisa

27.09.08

Haftanın programında baş köşe Merseyside Derby'nin.Daha önce Everton'ın favori olduğunu belirtmiş, maça dair sığ öngörümüzü belirtmiştik.Carling Cup'ta Blackburn deplasmanında tatsız olaylar yaşadı Everton, bu maç ve sonrasında yeni transferlerin Moyes'in çalışır düzenine adapte olmasıyla daha iyi bir Everton izleyeceğimizi düşünüyorum.Nihayetinde derbidir, heyecanı yeter.Akşam maçı yine Arsenal'in, liderin maçı doya doya tempolu futbol izlemek isteyenlere tavsiye olunur.
Cumartesi, 27 Eylül 2008
Everton v Liverpool, 14:45 - Spormax
Aston Villa v Sunderland, 17:00
Fulham v West Ham, 17:00
Man Utd v Bolton, 17:00 - Spormax
Middlesbrough v West Brom, 17:00
Newcastle v Blackburn, 17:00
Stoke v Chelsea, 17:00
Arsenal v Hull, 19:30 - Spormax

Pazar, 28 Eylül 2008
Portsmouth v Tottenham, 15:30 - Spormax
Wigan v Man City, 18:00 - Spormax

Noat Samisa

26.09.08

Ada'nın derdi malum, defalarca burada da yazdık.Aşırı dış göç alımı, patronların etkisi, çöken Akademi sistemi, altyapılara hakim olan eğitimci değil yarışmacı yapı; tüm bunların ve daha fazlasının ulusal takıma, ülke futboluna etkisi.Sorun kökten geliyor, ülke futbolundaki yolsuzluklar ve anlaşmazlıklar arttıkça bu kara delik daha hızlı büyüyor.Şimdilerde geçmişi arayan İngiltere, geçmişte yaptığı doğrularla ve şimdiki düzeltme çalışmalarıyla dünyanın en üstün futbol kültürlerinden biri olarak halen tüm dünyaya örnek olabilir.Türkiye'de bir gün gelir de birkaç iyi adamın dışında bu işe gönüllü birileri çıkarsa, toplumdan destek alabilmek için bu konuda bazı örneklere ihtiyacı var.Sorun temelden çözülemiyorsa, sistemin/mekanizmanın arızalarında iyileştirme yapmak en doğru yoldur.Bunu yapan bir adam var oralarda: Glenn Hoddle.
Bu yıl Mayıs sonunda Chelsea'nin Cobham'daki tesislerine gelmişti Glenn Hoddle.Birkaç gün önce Avram Grant'ın eline tezkere tutuşturulmuş; gelişi antipatik adam, geldiği gibi gitmişti.Spekülasyonlar hemen başlamış, eski Chelsea menejeri Hoddle'ın Cobham'a gelişi akla ilk gelen şekilde yorumlanmıştı.Halbuki mesele başkaydı.

Glenn Hoddle, Tottenham'da geçirdiği 12 senede kulübün tarihindeki altın jenerasyonlardan birinde, kulüp tarihindeki iki UEFA Kupası zaferinden birinde takımın değerli oyuncuları arasında yer almıştı.Ardından Fransa'ya gitti, Monaco ile Fransa Ligi şampiyonluğu yaşadı.4 yıl sonra ülkesine döndü ve futbolcu/antrenör olarak çalışmaya başladı.Chelsea'de çalıştıktan sonra İngiltere ulusal takımıyla 4 yıl geçirdi.Turnuvalardaki başarısızlıklar sonrası yeniden kulüp takımlarına döndü.1 yıllık Southampton deneyiminden sonra ''evladımız'' etiketiyle Tottenham'ın başına geçti.2002'de Spurs ile League Cup finali oynadı.Ertesi sezon lige kötü başlayınca 6 maç sonunda görevine son verildi.Son durağı Wolverhampton oldu, 2006 yazında bu hikaye de sona erdi.Geçen sürede pek çok kez teklif aldığını ama hiçbirini kabul etmediğini söylüyor Hoddle.Son olarak da Newcastle United'daki boş koltuk için adı geçti ama iki yıldır olduğu gibi bu teklifi kabul etmedi.

Şimdilerde İspanya'nın güneyinde, Avrupa'nın Afrika'ya en yakın yerinde Glenn Hoddle.Cadiz bölgesinde, Jerez yakınlarında bir tesiste.Yemyeşil sahaları, konforlu odaları ve her türlü spor imkanıyla şehir dışında, dış etkilere kapalı bir ortamda yeni bir macera peşinde: Glenn Hoddle Football Academy.En son Cobham'da kalmıştık.Hoddle'ın 6 ay öncesinden kovalamaya başladığı bir projeydi bu.Önce £50K kadar proje çalışması için kaynak buldu.Ardından çeşitli kulüplerle görüştü, destek aldı.Şimdilerde £1 milyon civarında para kazandığı sponsorluk anlaşmalarıyla kendini döndürüyor bu proje.Mayıs sonunda da Cobham'a gelişinin sebebi Jerez'e götürmek üzere futbolcu bakmaktı.
Genç oyunculara ikinci bir şans vermek, olarak tanımlıyor bu projeyi Hoddle.Çeşitli kulüplerin deneme kamplarına katılmış, bir süre kulüp bünyesinde bulunmuş ama çeşitli sebeplerle yeterli görülmemiş, kabul edilmemiş genç futbolcular ülke futbolunun kaybı.Bu doğru tespiti reserv takımlara transfer edilen non-British futbolcuların çokluğuyla da desteklemiş.Akademi sistemi çöktü, altyapılar çalışmıyor, reserv takımlar dahi yabancılarla doldu.Öte yandan taraftarın ''İngiliz yıldız'' isteği var, iç piyasada fiyatların artışının bir diğer etkeni de bu.Ulusal takımın Euro 2008 dışında kalmasının kafasına saksı düşürdüğü adamlardan yalnızca biri Glenn Hoddle.
60 kadar İngiliz genç şu sıralar İspanya'nın güneyinde, Jerez'de.Orada kalıyorlar, orada okuyorlar, orada futbol oynuyor, futbol öğreniyorlar.Neden İspanya, sorusu gelmiş Hoddle'ın karşına.''İngiliz gençler, futbol için gerekli olan yeterlilikleri, muadilleri olan diğer Avrupalı gençlerden daha geç tamamlıyorlar.'' diye cevap vermiş.Bu gençler ülkedeki futbol sisteminin dışında kalmış, kabul edilmemiş futbolcu adayları.Ülkede yıldız takımlar seviyesine dahi hakim olan yarışmacı ortam ve kariyer hedefleri olan hocaların genç futbolcuları basamak olarak kullanmaya çalışması futbolcuların gelişimi önceliğini ikinci plana atıyor.Hoddle, onları ülke dışına çıkartarak, sakil ortamdan uzaklaştırarak ''ikinci şans'' etiketinin daha etkili olacağını düşünüyor.2 yıl içinde 20 futbolcunun İngiltere'nin üst düzey kulüplerine gitmesi hedefiyle 4 aydır çalışıyor bu okul.Öğrenciler Premier League ve Championship kulüplerinin kamplarından toplanmış, en büyüğü 18 yaşındaki futbolcu adaylarından oluşuyor.Leeds Met Carnegie isimli üniversite bünyesindeki amatör kulüp, Akademi'nin İngiltere'deki şubesi.Akademi'nin ileriki dönemlerde bünyesine alacağı futbolcular bu kulüp tarafında araştırılacak, kulüplere kabul edilmeyenler tespit edilip ''ikinci şans'' hakkı kazananlar İspanya'ya gönderilecek.Wenger ve O'neill, geçtiğimiz aylarda bu proje üzerinde Hoddle ile görüşmüşler, ikisinden de tam destek aldığını söylüyor Hoddle.FA örtülü destek veriyor projeye, başarılı olunması halinde federasyon bünyesinden ödenek ayrılabileceği, bu tür projelerin çoğaltılabileceği söyleniyor.Haziran ayı sonunda Hummel ve Mitre firmaları ile de sponsorluk anlaşması imzalandı, gerekli spor malzemeleri bu firmalar tarafından tedarik ediliyor.
Bu futbol okulu herhangi bir yarışma içinde değil, en büyük farkı bu.Öğrencileri dış ortamın baskısından soyutlanmış, belli bir ideal sahibi, futbolcu olma hedefiyle yaşayan gençler.Gerekli maddi destek de manevi destek de yeterince var.Mekanizma tıkanmış, bu gençlerin ideallerini gerçekleştirmesine yardımcı olamıyorsa alternatif sunmak gerekir.Ülkemizde lisans eğtimi şansı düşük olan teknik lise öğrencilerinin iki yıllık eğtimle ara eleman statüsü alması gibi bir şey bu.Yarışmacı ortamda kendine yer bulamayan, bu proje içinde yer almadığı takdirde hayatını başka bir yönde şekillendirecek, ülkenin geleceğinde başka bir yerde söz sahibi olacak bu gençlerin ideallerini gerçekleştirmeleri ve ülkenin de bu sayede bu vatandaşlarından en faydalı şekilde yararlanabilmesı için gönüllü bir iş yapıyor Glenn Hoddle.Bu gönüllü işin, maceranın peşindeyken kendisine önerilen bol sıfırlı kontratları kabul etmiyor.Toshack ve Tigana gibi, bir maceranın peşinden koşuyor.Büyük ihtimalle de bu farklı projede başarılı olacak.

Futbol sadece kazanmak, futbol sadece 90 dakika değil.Yarına bir şeyler bırakabilmeyi, kendini gerçekleştirmeyi, iyi anımsanmayı istemek insanın fıtratında var.Birileri ''abalı'' olmalı ki bir şeyler değişsin.Türkiye'ye bir Serpil Hamdi Tüzün, bir Gündüz Tekin Onay, bir Hürser Tekinoktay 20 senede bir geliyor.Bir Toshack, bir Tigana en fazla iki yıl kalıyor.Ehil eller, operasyonu yakın zamanda gelmeyecekse kendimize birkaç ''abalı'' bulsak iyi olacak.Aksi halde ''zaferler arası 6 yıl'' olarak kalacak.

Noat Samisa

26.09.08
Joey Barton, geriye kalan 4 aylık hapis cezasının ay başında mahkeme tarafından dönüştürülmüş haliyle kamu hizmetinde.Ousmane Dabo'yu dövdüğü için ödediği £25K tazminat ve Liverpool'da dövdüğü gence ödediği £3K, bu görüntülerin yanında hiç bir şey.Mahkemelere takım elbiseyle, suratında gayet ciddi ve özgüvenli bir ifadeyle gelen Barton, bu kez pek de öyle ''yaptıklarımın arkasındayım'' yüz ifadesini taşımıyor.Aynı cezaya çarptırılanlar cezalarını çekecekleri yere toplu taşıma araçlarıyla geliyor, Barton ise Ranger Rover'ıyla.Tek fark bu.6'sı bu sezon, 6 'sı da önümüzdeki sezon infaz edilmek üzere 12 maçlık cezası var, ancak önümüzdeki ayın 25i'nde oynanacak Sunderland maçında Newcastle forması giyebilir.Önündeki 1 aylık sürede günde 8 saat çalışarak bu cezasını tamamlamaya çalışacak.Son Şansların Kulübü'nde Joey Barton bilmem kaçıncı kez şansını zorlamaya devam ediyor.
Dün bir haber yayıldı: Paul Gascoigne kaldığı otelde intihar etti, denildi.Kısa sürede polis haberi yalanladı.Devamında Gazza'nın ailesinden de ses geldi, yalnızca söylentiydi.Bugün için yalan olsa da yarın için hiç de uzak değil.Sabah 09:45'te bar kapısında içki bekleyen, henüz 41 yaşında bir adam.Tedaviyi kabul etmeyen, ölümü bekleyen bir adam.Seveni çok, sevindirdiği çok; muzip, aykırı, farklı, yetenekli bir futbolcu eskisi, şimdiden İngiliz'lerin efsanesi.George Best, İrlandalı'ydı, Belfast doğumlu biri en fazla British sayılırdı.Gazza ise İngiliz, Tyne and Wear'dan Dunston doğumlu.George Best, alkolikti, öldü ve efsane oldu.Gazza bir İngiliz; alkolik, gidişi ''gidiş'' değil.Geçmişi hatrına efsane sayanlar, gidişine ağlayanlar olacak.Peki ya Barton'a kim ağlasın?

Noat Samisa

25.09.08
Akşamın en çarpıcı görüntüsü St. James' Park'tan.İngiltere'de Ramazan ayı programı yok, iftar derdi yok, bilet fiyatları eski pahalılığında, ama bu pahalılık tribünlerin dolmasına daha önce engel değildi.''Goal'' filmlerini izledik, St. James' Park'ın ulaşım sorunu da yok.51 bin üzeri ortalamayla Premier League'de geçen yılın seyirci ortalaması üçüncüsü Newcastle United, bu akşam League Cup maçını 19 bin kişilik taraftar topluluğu önünde oynadı.Bu sayı, son dönemin rekoru olabilir, ne kadar zaman önce bir resmi maçta bu kadar düşük sayıda taraftar olduğuna dair bilgilendirme yarın, öbür gün yapılır.Sebep belli, mantığın kabullenmedikleri, bir süre sonra kalp gözünü de kapatır insanın.Sevgi, aşk, tutku bazen ikinci planda kalır.
Patron Mike Ashley pazarlamacı bulmuş kendine, Chelsea'nin ve City'nin satış işlemlerini üstlenen aracı kurum ile anlaşmış.Nijeryalı bir konsorsiyumdan bahsediliyor, sanırım İrlandalı gelse bile St. James' Park'ın kabulü.Newcastle yine kaybetti, testilerin biri yine kırıldı.Tottenham bunalımdan çıkmak, biraz olsun zaman kazanmak adına çok kritik 3 maçtan ilkini kazandı, ilk adımı attı.Pavlyuchenko açılışı yaptı, bu sezon ilk kez Woodgate-King savunma tandemiyle başlanan maçı Tottenham kazandı.1-2.
Günün sürprizi QPR, as takımın yarısını dinlendiren Aston Villa'yı Villa Park'ta 0-1 mağlup ettiler.Patron Flavio Briatore, takıma 3 İtalyan getirdi, yanlarında Real Madrid'den kiralık 19 yaşındaki Daniel Parejo var.Daniele Tommasi, futbolun son günleri için Londra'da, vatandaş patronum sağolsun!Chelsea'den Portsmouth'a sezon başlangıcı ile aynı tarife geldi, bu kez Fratton Park'ta 0-4.Pompey dağılmış durumda, geçen yılın ''takım'' olabilmiş, güven veren yapısı tamamen kaybolmak üzere.R2'den kalma maçta Brighton, Man City'i penaltılarla eledi, R3'te Derby'ye rakip oldu.Fazla transfer takımların kimyasını bozuyor.Rotasyon muhabbeti bir kenarar, maç haftaları arasında olsun, kupa maçları ve Avrupa maçları arasındaki dengesizlikleri özellikle City ve Spurs özelinde ben buna bağlıyorum.
Dünden de birkaç not aktaralım: Ronaldo sezonu açtı, Pogatetz sabıkalılar listesindeki yerini sağlamlaştırdı.Arsenal bildiğimiz gibi, yine eğlendiklerini belli ederek futbol oynayan heyecanlı, kazanmaya aç adamlar topluluğu Arsenal'in League Cup takımını oluşturuyor.Liverpool'da daneil Agger frikik golüyle geri döndü.Fulham 88'de golü yedi, Burnley turladı.

Carling Cup R3
Arsenal 6-0 Sheff Utd
Burnley 1-0 Fulham
Leeds 3-2 Hartlepool
Liverpool 2-1 Crewe
Man Utd 3-1 Middlesbrough
Rotherham 3-1 Southampton
Stoke 2-2 Reading (4-3 pen)
Sunderland 2-2 Northampton (4-3 pen)
Swansea 1-0 Cardiff
Watford 1-0 West Ham
Aston Villa 0-1 QPR
Blackburn 1-0 Everton
Ipswich 1-4 Wigan
Newcastle 1-2 Tottenham
Portsmouth 0-4 Chelsea
R2
Brighton 2-2 Man City (5-3 pen) v Derby

Noat Samisa

25.09.08
1- Ji-sung Park v Chelsea, 0-1
Geçen haftakine benzer bir United golü.Sahte koşular, ayağa paslar, enfes bir ''takım'' golü.

2- Chedwyn Evans v Portsmouth, 5-0
SWP'nin 5 kişiyi oyundan düşüren gol pası ile gelen çok iyi bir kontra atak golü.

3- Michael Owen v West Ham United, 3-1
Son vuruş, gol vuruşu tanımı...

#1 #2 #3 #4

Noat Samisa

24.09.08
Öyleydi, böyleydi ama kabul ederim, saygı duyarım ki farklı, aykırı adamdı.Ondaki beyin başka türlü çalışıyordu, başka bir insandı Kazım Kanat.Olaylara kimsenin bakmadığı pencereden bakar, farklı şeyler yakalardı.Büyük Mehmet, Küçük Hakan hatta Şenol 3'lerin ülkenin futbol diline hakim olduğu zamanlarda çıktı, futbolcunun değerini yükselten bir iş yapmaya başladı: Soyadlarını söylemek.Her şeyden önce gazeteciydi, sıklıkla yalan yazmayan ama mutlaka kendi bildiğini yazan adamdı.Kansere kafa tuttu, dünya üzerindeki tüm kanserli hastalara örnek olacak bir mücadele verdi kansere karşı.Kanser, Kazım Kanat'ı kendi silahıyla yenemedi.Savaştı; bugüne kadar inatla, içindeki yaşama sevinciyle yaşadı.Maalesef yorgun bedeni zatürreye dayanamadı.Kanser yine kalleşlik yaptı, yorduğu beden zatürreye yenildi.Fotoda ''Türk sporunda dostluk'' kampanyasının yeşil bilekliğiyle görünen Beşiktaşlı Kazım Kanat'a fazladan bir teşekkür'üm var.Uğurlar ola...

Noat Samisa

24.09.08

Hikaye burada yazıyor, zaman içinde defalarca bu ''bela'' hikayeye değinmiştik.13 Mayıs 2007 günü West Ham United, Old Trafford'da Manchester United'ı mağlup ederek puan fazlasıyla ligde kalıyor.West Ham'ın galibiyetiyle averajı daha iyi olmasına rağmen puan eksiğiyle küme düşen takım Sheffield United.Son hafta United maçı sattı mı, daha uygun tabirle yeterince maça asılmadı mı, bunlar başka konu.İspatı yok, karşı taraflardan bakıldığında skora dair haklı sebep çok.West Ham'ın EPL'e tutunmasını sağlayan gol Carlos Tevez'den.Tevez bir süredir resmen Man Utd'ın sözleşmeli oyuncusu.Carlitos, sanırım şu sıralar gelişmeleri tv karşısında kaykılarak izliyor ve gülümsüyor.
FA'in West Ham'a verdiği £5.5 milyonluk rekor ceza ile birlikte mevzuata göre puan silinmesi de gündemdeydi.Suç, en ağırından işlenmiş, 3. şahsın futbolcu üzerindeki hakları belgelenmişti.Hafifletici tek sebep vardı, o da mahkeme karar verdiğinde en ateşlisinden bir küme düşme yarışının sürmesiydi.Küme düşen Sheffield United, işin peşini bırakmadı.16 ay süren uğraş sonunda üst mahkeme/tahkim West Ham United kulübüne bugün ihtarname çekti: Yakın zaman sonra gereğini yapmanız gerekebilir, hazır olun.Sheffield United'ın isteği £30 milyon civarı tazminat.Gerekçe: 'Tevez'' suçunda puan silinmeliydi.Küme düşmenin getirdiği maddi yük, EPL'de kalamanın getirdiği değer kaybı, tv gelirlerinden mahrumiyet vs.Tarafların 2 Ekim'e kadar vakti var, anlaşabilirlerse iş tahkim kararından önce bitecek.West Ham, meseleyi uluslararası boyuta taşımayı düşünüyor, FA tahkiminin bir üstü CAS.Kia Joorabchian ise hala ''West Ham transfer adviser'' sıfatıyla basına demeç verebiliyor, Curbishley'e sallayabiliyor.Peki ya ''o dönem görmezden gelen, geçiştiren FA'' ne olacak?Ah şu Brian Barwick yok mu...

West Ham'a bir darbe de bu akşam Carling Cup'tan geldi.Bu sezon evinde oynadığı 4 maçı da kazanan West Ham, bu sezon deplasmanda oynadığı 3. resmi maçı da kaybetti.Watford kazandı, 1-0.

Noat Samisa

24.09.08
Ön hazırlıkları iki yıldır süren, resmen bu yıl Mart ayında uygulamaya geçen ''Respect'' adında bir kampanya başlattı İngiliz FA'i.Projenin başındaki isim devrik CEO Brian Barwick.Bir de reklam filmi hazırlandı, reklam filminin finalinde Yeni İngiltere Ulusal Takım Programı'nın başındaki isim, ülkenin değişeceği iddia edilen kötü talihinin yeni ikonu Fabio Capello yer aldı.Reklamda Les Ferdinand baş rolde, ligin kıdemli hakemleri de futbolcu rolündeler.Futbol, bu kısa filmde hakemsiz haliyle kısa zamanda rugby'ye dönüşüyor.Kampanyanın sloganı: No Respect, No Referee, No Game.Kampanya doğrultusunda bir dizi yönetmelik de faaliyete geçti, geçmişte yürürlükte olan kimi kuralların da üzerinde duruldu.Bunlardan biri yalnızca kaptanların hakemle diyaloğa girmesi konusu.Aksi halinde ise abartılı jestlerin mutlak suretle cezalandırılması hakemlere tembihlendi.Eski alışkanlıklardan vazgeçmek kolay değil, hakemin kargaşa içerisinden gayet nazik bir hareketle yalnızca belirlediği oyuncuyu kenara çekip ayak üstü sohbet sonrası cezalandırdığı bir kültür var ortada.Bunun yanında neredeyse hakemin suratına bakarak malum kelimeyi içeren söz öbekleri de sıklıkla kuruluyor, bu akımın da en önemli temsilcilerinden biri Rooney.This is England, bu özel filmin de anlattıklarıyla oralarda bu işler böyle.
Diğer yanda son günlerde yaşanan ve birbiriyle fena halde çelişen uygulamalar var.Hakem Mike Riley, pazar akşamı skorboard 90+3'ü yazarken maçı bitirdi.Maç bittiğinde Ferdinand, Drogba'ya ceza sahası önünde faul yapmıştı.Faul, pozisyon gereği bir sarı kart.Ferdinand'ın faul düdüğü sandığı düdük sesine verdiği tepki de bariz sarı kart.Zaten maç içinde benzer kartları kullandı Riley.Ama o anda çalan düdük maçın bitiş düdüğüydü.Hakem Mike Riley hem frikiği kullandırmadı, hem de Ferdinand'ın kırmızı kartını pas geçti.Sonuçta bitiş düdüğü sonrası da kart gösterebiliyor hakemler, Riley bu kez görmezden geldi.United oyuncuları, Chelsea karşısında toplam 7 sarı kart gördü.Bu da bahsettiğimiz yeni program uyarınca ''bir maçta toplam 6 sarı kartı geçen takım £25K ile cezalandırılır'' maddesinin gereğini gerektirdi.Hakem Riley raporuna bir şeyler ekledi, ceza £47000'i buldu.Ferguson oyuncularını savundu, ''hiçbiri sakatlayıcı değildi'' dedi.Haftaiçinde yaşanan hadise malum.FA'in hakemlere ne kadar güvendiği ya da itibarını koruduğu bu karar ile belli oldu!Hakem Mark Halsey'in kararı masa başında geçersiz sayıldı ve John Terry'nin cezası kaldırıldı.
Geçtiğimiz cumartesiden beri Ada'da gündem olan bir başka olay var; fazlasıyla garip, fazlasıyla dramatik.Championship fikstürü dahilinde oynanan Watford-Reading maçının 13. dakikasında Reading soldan bir korner kullanıyor.Kale sahasında yaşanan karambolde top direkten dönüyor, tehlike savuşturuluyor.Ama hakemin eli orta noktada, yardımcı orta saha çizgisine doğru hareketlenmekte.Direkten dönüş öncesi ve sonrasında topun kaleye en yakın olduğu mesafe en az yarım metre.Orta hakem yardımcıya uyuyor ve golü veriyor.Ortalık karışıyor.Maç 2-2 bitiyor, bitiş düdüğü sonrası asıl maç başlıyor.UFO'lar attı golü diyen mi, hayalet gol diyen mi, pek çok sıfat yakıştırıldı bu gole.Readingli Stephan Hunt, ''Gördüğüm en kötü hakem kararı.'' derken, takım arakadaşı Noel Hunt ise, ''Herkes hata yapabilir.'' diyerek ''klişe demeç'' konusunda uygulamalı ders vermiş!Watford menejeri Aidy Boothroyd yardımcı hakem Nigel Bannister ile konuşmuş, yardımcı ''göz yanılması'' demiş.Profesyone Hakemler Birliği başkanı Paul Rejer ise Bannister'in yaşadığı göz yanılmasının, futbolcuların giydiği forma renkleri ve o anda aksiyonun geliştiği bölgeye hakim olan güneşin etkisiyle gerçekleştiğini söyleyerek hakemine sahip çıkmış.Watford'un bahsettiğimiz demeçler sonrası ''maç tekrarı'' için resmi talebi yok, bu konuda FA tarafından açıklama yapıldı, tekrarın mümkün olmadığı söylendi.

Üç örnek verdik, şimdi bunları bağlayalım.Bir kırmızı kart var; ama haksız olduğuna kanaat getiriliyor.Kartın gerektirdiği ceza iptal ediliyor.Bir hafta sonra bu kez kart yok ama kartın gerektirdiği hareketlerin tamamı var.Öbür yanda olmayan, olması mümkün olmayan ''hayalet'' bir gol var, düz mantıkla Watford'ın sahasında kaybettiği iki puan var.İlkinde hakem verdiği karardan sorumlu tutulabilirken, ikinci örnekte vermediği karardan sorumlu tutulamıyor.Üçüncü örnekte ise hakem ilk örnektekine benzer bir durumda.Verdiği karardan nasıl sorumlu tutulabilir peki?Cezayı kaldırdın, şimdi de golü mü sileceksin?Bir sonraki postta bir başka ''masa başı'' hikaye var.Michel Platini de ''video görüntüleri'' mevzuuna destek veriyor.Ferguson ve Wenger tepkili.Neresinden bakarsanız bakın, genel futbol çerçevesinde video görüntüleri ile geçmişin geleceğe olan getirisini değiştirmek futbolun özüne; anlık gelişen olayların heyecanını, 100 yıldır kaybolmayan enerjisini sağladığı futbola hakaret.Tüm dünya aynı şeyin derdinde.Respect, güven, itibar...Ama yalnızca adı itibar.Yer EPL ise değiştir, görmezden geleni görmezden gel, Championship ise evir-çevir.Bizim buralarda ise ''ellere var da bize niye yok?'' yolundan sapmadan devam.

Noat Samisa

23.09.08
League Cup haftası, Salı ve Çarşamba günleri R3 oynanacak.İyi maçlar var, ünvan kollayanlar için pek çok alternatif var.Man Utd ve Chelsea EPL'den çektiler kuraları, Arsenal ve Liverpool ise alt lig takımlarıyla içeride oynayacak.Yarının Ada'da günün en çok merak edilen maçı Galler derbisi, Swansea-Cardiff.İngiliz FA'ine bağlı liglerde mücadele eden iki takım (profesyonel düzeyde bir de Wrexham var), en son 6 yıl önce İngiliz FA'indeki takımlarla Welsh FA'ine bağlı takımların kaynaştığı şampiyona olan FAWelsh Cup finalinde karşılaşmışlar, 1-0 ile Cardiff City maçı da kupayı da kazanmış.
Cardiff geçen yıl FA Cup'ta final oynadı, Swansea bu yıl Champhionship'e çıktı, Galler ulusal takımı programına da Toshack ile birlikte birkaç kez değindik.Galler futbolu yükselişte, 9 yıl sonra iki takım lig düzeyinde South Welsh Derby'i 30 Kasım'da oynayacaklardı ama League Cup bu buluşmayı erkene çekti.23 Kasım 1993'te oynanan derbide olaylar çıkmış, Swansea taraftarları sahaya dalmış.Gecenin devamında Cardiffli'leri denizden toplamışlar.O günden bu yana maç öncesi kuşkular var, yarın Swansea'nin stadı Liberty Stadium'da 6 yılın hasreti son bulacak.

Carling Cup 2009 R3
Salı
Arsenal v Sheff Utd
Burnley v Fulham
Leeds v Hartlepool
Liverpool v Crewe
Man Utd v Middlesbrough
Rotherham v Southampton
Stoke v Reading
Sunderland v Northampton
Swansea v Cardiff
Watford v West Ham

Çarşamba
Aston Villa v QPR
Blackburn v Everton
Brighton v Man City
Ipswich v Wigan
Newcastle v Tottenham
Portsmouth v Chelsea
Noat Samisa

22.09.08
Bu sıralar Premier League'de trend bu.Transfer edilen oyuncuların referansları da hep aynı: Menejerlerin geçmişi.Koskoca transfer döneminde planlamasını doğru yapamayan ya da sezon başlangıcıyla birlikte aynı mevkii oyuncuları art arda sakatlıklar yaşayanlar yaşı geçmiş, işi bitmiş, piyasası düşmüş, talibi azalmış, ıskartaya çıkmış oyunculara yöneliyorlar.Wigan Richard Kingson'ı aldı, referans Steve Bruce.Hull City'nin transferine bir alt postta değindik.Futbolun Tanrısı, Robbie Fowler'ın durumu biraz farklı olsa da onun da referansı eksi takım arkadaşı, şimdiki hocası Paul İnce.Geçtiğimiz günlerde Essien'i uzun süre kaybeden, sık sakatlanan Ballack'ın her zaman sorun olduğu Chelsea orta sahası, dün de Deco'yu kaybetti.Deco iki hafta kadar yok ama bu sürede fikstür yoğun, en az 5 maç kaçıracak.Obi Mikel ve Lampard'dan birinin sakatlanması durumunda Deco'nun orta sahaya geçme ihtimali vardı, Scolari bu alternatiften de bir süre yararlanamayacak olmanın sıkıntısı içinde.Diğer sakat Ricardo Carvalho, diz bağlarındaki zorlanma nedeniyle 1 ay yok.Scolari'nin transferi ise WC 2006'da Edmilson'un yerine kadroya çağrılan orta saha oyuncusu Mineiro.Eski öğrenci durumu yok bu kez, vatandaş kıyağı sayılır.Geçen yaz Copa America'da oynadı, bu sayede geçen yılı Hertha Berlin'de geçirdi 1975 doğumlu Carlos Luciano da Silva Mineiro.Bir süre reserv takımla takılmak zorunda, bütün yaz yatan futbolcunun en az 20 güne ihtiyacı var.

Noat Samisa

22.09.08
Olympiacos'ta geçirdiği 7 sezon sonrasında yeni sözleşmeye imzalamadı Stelios.2003 yazında bedelsiz olarak geldi Premier League'e.29 yaşında bir oyuncu olarak geçen yıl Man City'nin Geovanni transferi gibi futbolunun son döneminde bir de İngiltere'yi tecrübe etmeyi istemişti.Karşılıklı anlaşılmış, ülkesinde değer verilen bir oyuncu olarak Bolton Wanderers'a imza atmıştı.İlk sezonunda olmaıs gerektiği gibi sezonun büyük bölümünde kulübede bekledi, oyuna sonradan dahil oldu.Sene sonunda Portekiz'de Avrupa Şampiyonluğu Kupası'nı kaldırdı.Ardından Bolton'ın 04/05'teki 6'ncılığında 7 gol, 05/06'daki 10'unculuğunda 9 gol ile bir orta saha oyuncu için çok iyi sayılabilecek düzeyde direkt tabelaya yansıyan katkı yaptı.Son iki sezonda sakatlıklar yaşadı, gitgide aldığı süreler düştü.Geçtiğimiz sezon sonunda Bolton, Stelios ile sözleşme yenilemedi.
Yaz boyunca Premier League'den talibi çıkmadı, ülkesine döneceği söylendi.Bugün, Hull City'nin 13. EPL transferi olarak sezon sonuna kadar sözleşme imzaladı.Hull City menejeri Phil Brown, Bolton'da Sam Allardyce'ın yardımcılığını yapmıştı, o günlerden kalma referans ile Stelios'u Yorkshire'a getirdi.Hull City'nin kadrosu şişti, ıskartaya çıkanlar dahil lig tecrübesi olan oyuncuları toplayarak eksiklerin kapanacağı düşünülüyor.İsmiyle farkedilen adamdır Giannakopoulos, bu ligin iyi yabancılarındandı.

Noat Samisa

22.09.08
Geçen yılki CL yarı finalinden kalma bir fotograf.Old Trafford'da Rijkaard'ın ''ceketimi aldım, gidiyorum'' dediği maç.United'ın beyin takımı mutlu, kolkola kulübeden sahaya yürürlerken karşılarında Rijkaard.Carlos Queiroz, artık Portekiz ulusal takımın başında.Ortadaki Mike Phelan, Ferguson'un yan koltuğunun yeni sahibi.Yan Koltuk, demiştik daha önce, Ferguson'un meşhur yan koltuğunun hikayesine değişmiştik.

Dünden bir sahne, maç başında saha içinde uçuşan balonlardan biri Manchester United kulübesine yaklaşmış.Kulübe heyecan içinde maçı izlerken Ferguson'un yan koltuğunun sahibi yeni asistan Mike Phelan başka bir şeyle meşgul olmaya niyetleniyor.Videosu burada, youtube'a ulaşılamıyorsa gif versiyonu burada.''Eşekler kovalasın seni Mike'' bakışı sonrası maça devam.

Noat Samisa

22.09.08
Art arda gelen Midtjylland, Villa ve Shinawatra şoklarının üzerine alınan 0-3'lük Sunderland galibiyetinden sonra ''terapi'' demiştik.Bu kez adı rehabilitasyon.Mark Hughes'un dışarıdan bunalıma sokulan takımı bu kez azıttı, yeni transferlerinin gol attığı maçta kendi sahasında, seyircisi ve yeni patronu önünde Portsmouth karşısında şov yaptı.Soldaki ''onursal başkan'' Shinawatra, sağdaki yeni başkan, Abu Dhabi United Group bünyesindeki şirketlerden Mubadala DC'nin CEO'su, Manchester City'nin atanmış başkanı Haldun Al-Mubarek.6 golün tamamı farklı oyunculardan, yüksek bonservisli Jo, Robinho ve SWP üçlüsü Pompey'i boş geçmedi.
Kompany ve İreland ortada, önlerinde 3 yaratıcı, hızlı oyuncu ve ileride leylek forvet Jo.Zabaleta övülüyor, genç fovetler Sturridge ve Evans aldıkları süre imkan verdiğince nöbetleşe gollere devam ediyorlar.Portsmouth bu yıl Chelsea'den de 4 gol yedi, geçen yılki yapının bozulduğuna Man United ile oynadıkları maçın yazısında değinmiştik.Kompany'nin orta sahada oynatılması benzeri bir farklılık Portsmouth'ta da var, orada da Kaboul deneniyor.Ama geçen seneye göre kayıp var.Yine 5-10 arasında yer kapma mücadelesi içinde olacaklardır.
Tottenham White Hart Lane yine kazanmadı, bu kez Wigan'a puan kaptırdı.Sıra yirmi, geçen hafta olduğu gibi ligin dibi.Haftaiçi Wisla Krakow karşısında alınan galibiyet biraz olsun ortamı yumuşatmıştı ama bu skor sonrası spekülasyonlar artacaktır.Gunter-Woodgate-King-Bale, Krakow karşındaki savunma dörtlüsü.Wigan karşısına ise: Zokora-Corluka-Woodgate-AEkotto dörtlüsü ile çıkılmış.Hafta içi Zokora orta sahadaydı, Modric'in yerine bu kez O'Hara girmiş.Ramos'un denemeleri yap-boz halini alırsa kendini yalanlar.Pavlyuchenko 45 dakika sahada kalmış, ikinci yarı United'dan kiralık Fraizer Campbell oynamış.Zaman istiyor Ramos, haklı da.Yapılanmayı tamamlaya kadar tutunmak için kazanması gerekiyor ama başaramıyor.En azından kazanan takımda ısrar edilse belki ikna edici olunabilir.Önce Carling Cup'ta Newcastle deplasmanı, ardından ligde Portsmouth deplasmanı, önümüzdeki hafta içi de Polonya deplasmanı var Tottenham'ın önünde.10 günde 3 deplasman.Haftasonu mutlak galibiyet, diğerlerinde parola tur.Rehabilitasyona başlmak için mutlak galibiyet.Her şeyi Ramos'un eline verip de ligin 6. haftasında Ramos'u ortadan kaldırmak kolay karar değil ama şu 10 günlük dönemde telafisi olmayan 2 kupa karşılaşması ve kritik lig deplasmanı Tottenham'ın yolunu çizecektir.

Hull City, 2-0 öne geçtiği maçta galibiyeti koruyamadı.Everton'da Castillo ve Fellaini bir arada sahadaydı, Tim Cahill'in de takıma girmesiyle geçen senenin üzeirnde bir yapı yavaş yavaş oluşuyor.Haftaya Merseyside derbisi var, bana göre Everton favori.Aston Villa, iki dakikada iki gol attı, WBA deplasmanından da 3 puanla döndü.Kuzey Doğu derbisi, Wear-Tees Derby'de Sunderland, M'Boro'yu 2-0 mağlup etti.Tuncay'ın Belçika maçından kalma sakatlığının iyileşmesi 6 hafta sürecek, halbuki lige çok iyi bir başlangıç yapmıştı.Sakatlık dönüşü formasını kaybetme ihtimali de var.Bildiğimiz Tuncay formayı geri almak için elinden geleni yapar, hocası Southgate de hakediyorsa formayı verir.Geçtiğimiz günlerde hoca gönderenler karşılaştı, halihazırda yeni biri menejerini bulan kazandı.West Ham, Upton Park'ta bu sezon 3'te 3 yaptı, dokuz puan.Newcastle'da yeni hocayı yeni patron mu seçecek yoksa Mike Ashley mi halledecek bu işi?Fowler yedek bekledi, Blackburn Fulham deplasmanında şehrin çocuğu Matt Derbyshire ile kazandı.

Manchester City 6-0 Portsmouth
Tottenham 0-0 Wigan
Hull City 2-2 Everton
WBA 1-2 Aston Villa
Sunderland 2-0 Boro
West Ham 3-1 Newcastle
Blackburn 1-0 Fulham
Noat Samisa

22.09.08

Maç öncesi yazısı planlamıştık, bu sayede maç yazısını da temellendirecektik ama kısmet olmadı, vakit bulamadık.Maç öncesi iki takımın durumu da geçtiğimiz haftalardan aşağı yukarı belliydi.Beklentimizin üzerinde bir başlangıç yapan Chelsea ile ''Şampiyonun Başlangıcı''nı yapan Man United, Moskova'nın rövanşı etiketli ligin ikinci Big Four karşılaşmasında kapıştılar.
Chelsea: Cech, Bosingwa, Carvalho (Alex 12), Terry, Ashley Cole, Obi, Joe Cole, Ballack (Kalou 74), Lampard, Malouda (Drogba 46), Anelka
Subs Not Used: Cudicini, Bridge, Belletti, Ferreira

Man Utd: Van der Sar (Kuszczak 32), Neville, Ferdinand, Evans, Evra, Fletcher, Hargreaves, Scholes (Ronaldo 55), Park (O'Shea 75), Berbatov, Rooney
Subs Not Used: Brown, Giggs, Nani, Tevez

Chelsea'de Deco ısınırken sakatlandı, yerine fit durumda olmayan Ballack başladı.Deco kadrodan çıkarıldı, yerine Ferreria dahil edildi.Geçtiğimiz hafta direkt kırmızı kart gören Terry, masa başında kazandı, bugün sahada yer aldı.Bosingwa-ACole, Önlerinde üçlü, Ballack biraz önde.Sol kenarda Malouda, sağ kenarda Joe Cole.İleride Anelka.Bu düzen Mourinho'nun da Grant'ın da Chelseasi'nin hedef maç değişmeziydi, Scolari'de de durum değişmedi.Essien'in yokluğunda Obi Mikel ağır yükü sırtına aldı, bu bölgede bir sakat daha verilmesi durumda Chelsea'nin şablondan taviz vermesi gerekecek.
United'da Gary Neville, ''vefa ve saygı şenlikleri'' kapsamında sağ bekte.Vidic'in cezalı olduğu maçta hafta içi denendiği üzere Jonny Evans Ferdinand'ın partneri.Evans geçtiğimiz Şubat ayında tecavüz suçlamasıyla gündem olmuştu, 88 doğumlu Kuzey İrlandalı savunmacı bugün Vidic'i aratmadı.Orta sahada Fletcher hafta içi olduğu gibi, olması gerektiği gibi sahadaydı.Rooney, top rakipteyken sağa yaklaşıyor, top kazanıldığında ise Berbatov'a yanaşıyor, onun boşalttığı alana Hargreaves giriyordu.Solda ise Park, içe kaçarak Evra'ya koşu alanı açıyor, aynı zamanda top kazanıldığında kaleye yakınlaşarak üçüncü forvet oluyordu.Önemli bir oyuncu Koreli Ji-sung Park.Güney Kore'nin zirve futbolcusu, Asya'nın faal futbolcuları içerisinde en değerlisi.En kritik rol Rooney'nin, Tevez ve Ronaldo kenarda.

Geçen yıl United, 18 averaj farkının kapanmasının mantıksal imkansızlığı eşliğinde şampiyonluk için gelmişti Stamford Bridge'e.2-1 bitti, Chelsea izin vermedi.1 ay sonra bu kez Moskova'da kapıştı ikili.Terry'nin ayağı kaymasa bu maçın ''intikamcısı'' diğer taraf olurdu.Bir başka Moskova sorumlusu da Anelka idi.Drogba'sızlıkta Scolari ona sarıldı, o da bugüne kadar Scolari'yi mahcup etmiyordu.Lige iyi başlamış, CL grubunda da Bordeaux'yu hafta içinde 4-0 ile silkelemiş Chelsea; hafta içinde Şampiyonlar Ligi'ndeki 12 maçlık iç saha galibiyet serisi 0-0'lık Villareal mağlubiyetiyle bozulan, lige kötü başlayan, geçtiğimiz hafta Liverpool'a mağlup olan, Super Kupa'yı kaybeden United karşısında favoriydi.İlginç bir de not aktaralım.Man Utd'ın bahsettiğimiz 12 maçlık serisinin öncesinde yine bir 0-0'lık Villareal maçı var.Seri, başladığı gibi bitti yani.
Maç başladı, ilk dakikalar United daha önde.Sağdan gelişen atakta Fletcher ön direkte vurdu, dakikalar 5'i gösterirken ilk tehlikeli atak auta gitti.Birkaç dakika sonrasında ise Cech ceza sahası dışına çıktı, uzaklaştırmaya çalıştığı top kısa düşünce United boş kaleye gol şansı yakaladı.Rooney vurdu, top direk dibinden dışarı çıktı.Dönüşü karşı kaleye pozisyon oldu, Cole karşı karşıya dışarıya vurdu.Chelsea için günün ikinci şanssızlığı; 12. dakikada Carvalho sakatlandı, yerine Alex dahil oldu.16. dakikada enfes bir hücum geliştirdi United, üst düzey futbol örneklemesi yaptı.Rio Ferdinand öne çıkmıştı, yerleşmiş oyunda ekstra iş yaparak topu orta sahada kaptı.Koşusunu kesmedi, devam etti.Rooney aldı topu, rakip savunmayı oyaladı, topu Ferdinand ile buluşturdu.Cech çıkardı.Kornerin dönüşü karşı kaleye kontra atak oluyordu ki kendi ceza sahası önünde topu rakipten kapan adam Wayne Rooney idi.Set hücumunda gole giden savunmacı, kontrada kendi kale önüne giden geçmişin golcüsü.Rooney, Ferguson gözetiminde şimdilerin komplike hücumcusu, adım adım futbolunu büyüten çok özel bir futbolcu olma yolunda ilerliyor.Bugün sahaya çıkan 28 oyuncu içinde bana göre en iyi performansı Rooney sergiledi.İki dakika sonrasında ise bir başka enfes hücum geliştirdi United, sonucu gol oldu.Verkaçlarla Evra ceza sahasına girdi, çapraz koşularla alan boşaltan United forvetleri ayrı ayrı bölgelere deplase olarak Chelsea savunmasını dağıttılar.Joe Cole kaytardı, Evra'yı takip etmeyince Chelsea savunması kendi ceza sahasında rakipten sayıca az kaldı.İlk şutu Cech çıkardı, arka direk koşusunu yapan Park golü yaptı.Gole kadar geçen sürede zaten United üstündü, gol de bu oyunun sonucunda geldi.
Golden sonra 10 dakika kadar boşluk oldu oyunda.Chelsea telaşlandı, United daha çok topa hakim olmaya çalıştı.27. dakikada Malouda Van der Sar ile karşı karşıya kaldı, pozisyonun devamında yerde kaldı.Topa ilk dokunan Malouda, VDS'in hamlesi Malouda'nın ayaklarını yerden kesiyor.Penaltıydı.Hakem Mike Riley atladı bu pozisyonu.Penaltı çalınmadı ama bu pozisyon sonuncunda Van der Sar sakatlandı, 32'de yerini geçtiğimiz günlerde 5 yıllık yeni sözleşme imzalayan Kuszczak'a bıraktı.Yarı sonuna doğru Chelsea baskısı arttı, Anelka'ya ofsayt kalkmayınca itiraz eden Ferdinand, ''Respect'' programı kapsamında bir sarı kart aldı.Uzatmalardaki kornerlerden de gol çıkmayınca ilk yarı bitti.Gole kadar United, son 20 dakika ise Chelsea daha çok adamla rakip yarı sahada yer aldı.Ancak iki takımın da orta sahalarının birbirine bariz üstünlüğü yoktu.
Scolari'nin hamlesi forvet yönünde oldu.Gamsız adam Drogba hazır olamayınca değişiklik maç başladıktan sonra olabildi.İlk yarı hiçbir şey üretmeyen Malouda çıktı, Anelka sola yanaştı.İkinci yarının ilk 10 dakikası da United'ı golü sonrasındaki boşluk gibiydi.Scolari'nin bir hamle hakkı kalmıştı, Ferguson'un ise daha geniş seçenekleri vardı.Berbatov-Tevez bekledim maç sonuna kadar, bana göre United'ın ihtiyacı olan değişiklik buydu.Maç boyunca en fazla üç ya da dört kez şişirilmiştir top, hatırladığım kadarıyla da Berbatov hiçbirini olgun atağa dönüştürecek hamleyi yapmadı.Savunmasını önde kuran Chelsea, geniş alan etkinliği nispeten zayıf kalan Berbatov'u sınırladı.55'te Ronaldo-Scholes değişikliği geldi.Ronaldo'nun oyuna girmesi, iyice United sahasına sıkışmaya başlamış oyunu daha geniş alanlara taşıyabilirdi.Bu açıdan bakınca tercihtir, sahaya doğru yansıyabilirdi de.Nitekim Ronaldo birkaç kez yaptı bunu.Ama dakikalar ilerledikçe Chelsea orta sahada rakibine üstünlük kurmaya başladı.Sayısal üstünlük, Rooney ve Park'a fazladan defansif sorumluluk bindirdi, onlar da ellerinden geleni yaptılar.Anelka önce bir tane net pozisyon kaçırdı, ardında kaleciyi geçen ortaı boş kaleye yollayamadı.73'te Scolari, oyundan düşen Ballack'ı çıkardı, Kalou'yu soktu oyuna.Ferguson'un aynı dakikadaki karşı hamlesi ise Park-O'shea oldu.Ofsansif vasıfları kuvvetli bir orta saha oyuncusu çıkarıp defansif orta saha oyuncusu sokarak direnci artırmaya, bu sayede Chelsea ataklarını daha önde karşılamyı düşündü.Chelsea orta saha üstünlüğünü ele aldığında kenarları da oyuna sokması halinde United'ı bunaltabilirdi, United bunu ilk yarıda birkaç kez yaptığında Chelsea kalesi tehlikler yaşadı.Gol de Evra'nın koşusuyla geldi zaten.Bosingwa birkaç kez çıktı, ACole ise hep Rooney'i kolladı.Müthiş bir maç çıkaran Rooney, 80'de gereksiz bir faul yaptı, sarıyı da gördü.
Lamparda ortaladı, arkadaşlarını öne çıkarmaya çalışan United savunma ikilisi, alanlarındaki oyuncuları kaçırdılar.Onlardan biri olan Salomon Kalou, cepheden gelen topa çok rahat bir kafa vurdu.Scolari'nin hamlesi tuttu, Chelsea beraberliği yakaladı.Son dakikalarda iki kale de karşılıklı tehlikeler yaşadı ama gol gelmedi.Maç bitti, Chelsea evind ekaybetmedi.Ronaldo, oyunda kaldığı 35 dakikada birkaç dribling harici etkili olamadı.Drogba ise değiştirdiği saç stilinden fazlasını gösteremedi, zaten maç başlayana kadar hazırlanamayarak eksi notu aldı.
Manchester United'ın zor başlangıç fikstürünü, maç eksiğiyle 15. olarak tamamladı.Bugün bu yılın en iyi performansını koydular sahaya, başta Rooney olmak üzere form düzeyinde yükselme olan pek çok oyuncu var.Sakatlar iyileşti, Ronaldo adım adım oyunda kalma sürelerini uzatıyor.Eminim Ferguson da Ronaldo'da geçen yılki gibi bir performans beklemiyordur, planlarını bu doğrultuda yapmıştır.Bu sezon ilk kez 90 dakika kesintisiz Chelsea maçı izledim.Deco yoktu, her iki takım da kim olursa olsun tek oyuncuya bağlı olmayan oturmuş yapıları var, bu yönleriyle Liverpool'un önündeler.Deco'nun transferine ayırdığım postta Deco-Ballack orta sahasına dair çekincelerimi yazmıştım.Sanıyorum hiçbir resmi maçta bu ikiliyi orta üçlüde görmedik.Deco, şablonda kenar oyuncusunun rolü aldı ama tarz olarak sürekli içe kaçan bir oyuncu olduğunda Chelsea bu sayede kimsede olmayan bir şeye sahip oluyor.Fark bu.Decolu Chelsea'yi birkaç kez daha izlediğimizde bu fikre bazı destekleyiciler de sunabiliriz.Bugün Malouda vardı, Avram Grant da onu CL'de kullanırdı.Scolari de öyle yaptı ama belliki aldandı ve bugün de sahaya sürdü.Essien önemli kayıp, Chelsea'nin orta sahadaki alternatif sıkıntısı, uzun lig maratonundaki muhtemel arızası olacaktır.Mourinho'dan kalan düzen sürüyor, gerisi Scolari'nin becerisi.

Noat Samisa

21.09.08