Ofsayt kuralının temellendirdiği çizgi savunmanın zirve futbola hakim olarak trend belirlediği yılları yaşıyoruz.Her ne kadar mevcut şablonların temeli geçmişe dayanıyor olsa da zaman içinde ortaya çıkan antitezler trend belirlemiş; futbol, zaman içinde bir döngü içerisinde kendini tekrar etmiştir.Asla bir mutlak doğru olmamıştır bu hususta ve hep kazananın yaptığı ''en doğru'' kabul edilerek dönemsel kabul görmüştür.Bir süredir dünya futboluna hakim olan, 2002 Dünya Kupası'nda buna Brezilya'nın ara verdiği günlerin ardından 3 uluslararası şampiyonadır aynı trend devam etmekte.Kulüplerarası şampiyonlarda bu durum daha belirgin, dörtlü savunmaların baskın yapısı giderek dünya futboluna egemen olmakta.Ofsaytın temellendirdiği ''alan savunması'' kuramının bir ayağı olan çizgi savunma, futbol izleyicisi için en belirgin ve komplike alan savunması örneklemesi.Koordinasyon, önsezi, denge gibi pek çok ''futbolun temel ögeleri'' sayılmayan unsurun öncelik olduğu bir yapı bu.Her ne kadar Mustafa Denizli'nin Beşiktaş'a gelişi ile birlikte yeniden tartışılmaya başlansa da Sanlı Sarıalioğlu vb. kapsama alanı dışı futbolcu eskilerini ayrı tutarsak, ülkemiz futbol camiasının en azından bir kabulü, bir hayranlığı vardır bu konuya dair.Enerjiden tasarruf, varyeteler kurabilmeye olanak sağlama, uyumlu ikilileri kullanma, topu rakip kaleye daha kolay taşıma gibi ilk adımda açıklanabilecek bariz görünür faydaları olan ve artık zirve futbolun olmazsa olmazı olan ''alan savunması'' doktrininin bir de özelleşmiş hali var: Duran toplarda alan savunması.
''Ülke futbolumuzun klasik hastalığı, duran toplardan çok kolay gol yiyoruz.''Cevabı da hazır: Altyapı eksikliği, kaleci kalitesizliği vs.Bir noktada katılırım, mesela Beşiktaş'ta adam markajı oynatılan Gökhan Zan ulusal takımla sahaya çıktığında ''savunmacılarımızın Avrupa futboluna entegrasyonu'' konulu bir başlık açılırsa, bunun üzerine görüş bildiren aktörlere bakmak gerek.Eğer Gökhan Zan'ı Denizli ve ekolü eleştiriyor ise tüm bu sözleri at çöpe gitsin.Neden duran toplardan kolay gol yiyoruz?Genlerimize mi işlenmiş acaba, düzelmiyor mu bu durum?Teknik ve fiziki eksikliklerin akıl yoluyla tolerasyonudur stratejiler, taktikler.Sayılar ise şablondur, temeli alan savunmasıdır ve alan savunmasının getirilerinin futbolcu becerisiyle farklılaşması taktiği doğurur.

Scolari iki gündür sık konuşuyor, Ada'da birincil gündem Chelsea.Anelka ile husumeti, Drogba'nın ruh hali, Deco-Ballack ikilisinde ısrarın nedenleri, geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında zayıfladığına kanaat getirilen kadro, sakatlıklar, Scolari ve''bir Ronaldo'muz yok'' serzenişleri...Pek çok şey soruluyor Brezilyalı'ya, pek çoğuna tatminkar cevaplar veriyor Scolari.Yarınki Southend maçı öyle bir hale geldi ki, League One temsilcisi için pekala yılın maçı statüsündeyken yıla duble hedefiyle başlayan Chelsea için de bu kupa maçı aynı mertebeye indi/yükseldi.BBC'de Alan Hansen ve Lee Dixon yazmış, Chelsea eskileri röportaj vermiş; herkes bir şeyler söylemiş.Ben bunların içerisinden birini cımbızla çekmek istiyorum.Scolari demiş ki: ''It is a problem because we give chances for all teams to score goals from set plays.What has happened in the last three or four games has not been good. We have done well in 25 games and not well in five. I need to change something. I have changed the system to zonal and not man-to-man.''

Chelsea, son 3 maçında duran toplardan 5 gol yedi.Scolari'nin bahsettiği bu, Guardian da bu golleri ayrı bir başlıkta toplamış.Son United maçı yazısında da yer verdik: ''85'te oyuna 3. forveti soktu Scolari; ama bu değişiklik tam tersine 3. gole maloldu.Ronaldo'nun kullandığı serbest vuruşta Berbatov'un markajı Di Santo idi; Vidic perdeledi, Ronaldo kale sahasında boşa çıkan ''pivot'' Berbatov'u buldu ve 3-0 oldu.'' Show up'tı galiba bunun basketboldaki çözümü.Futbolda nedir peki?Daum, Fenerbahçe'deyken Luciano ile bir başkasını yan yana kafaya çıkarırdı.Bu da dağıtırdı markajcıları, Alex'in isabetli ortaları da asist yazılırdı.Bir diğer taktik, ön direk varyasyonlarıdır.Ön direkte hafif bir kafa darbesiyle topun yönü değiştirilerek markajcıların dengesi bozulur ve kale içine koşu yapan hücumcular golü yapar.Özellikle kornerlerde arka direkte savunmacı bulunmaması da bu varyetenin sonuca ulaşmasını kolaylaştırabilir.Chelsea'de Petr Cech bu konuda pek titiz değil, buna en yakın örnek Vidic'in pazar günü attığı gol.Gürkan Kubilay'a tvde veya hasbelkader gazetede ne zaman denk gelsem ''Avrupa'da gollerin 4'te 1'i duran toplardan oluyor.'' sözünü mutlaka bir yerlere sıkıştırır.Hal böyleyken ben sık görülen kalıpları yazdım, çeşitlemek mümkün.

Scolari'ye dönelim.Brezilyalı arızanın farkında.Duran toplarda adam markajı 3 maçtır patlıyor.United'ın ilk golünde ön direkte yer parselleyenler (ya da boş boş duranlar) var ama adam alanlar da var.Keza üçüncü golde bir markaj rezaleti var.Kornerler ve diğer serbest vuruşlar olarak da ayırmak gerek, belki topun yerine göre yerleşimler belirleniyor olabilir.Liverpool ve Everton, Premier League'de şu zamanda duran toplarda alan savunmasını en bariz uygulayan iki takım.Benim gözlemlediğim kadarıyla Liverpool ve Everton'ın topun yerine göre aldığı dizilimler var örneğin.Yarı saha ortalarında ve çaprazda ise 7-8 kişi tek hata halinde diziliyorlar; korner ise ön direk civarı ile penaltı noktası arası sık, ceza alanını diğer bölgeleri serbest olacak biçimde diziliyorlar.Peki bu neyi çözüyor, ne fayda sağlıyor?Sahip olduğum ve artık dipsiz kuyu haline gelmiş web arşivimde buna dair yer alan son bilgi Eylül 2006 tarihli, yani Liverpool CL Kupası'nı İstanbul'da ''alan savunması'' ile kaldırıktan bir süre sonra.İstatistik diyor ki: Liverpool'un rakipleri bir önceki sezon Liverpool'a karşı 137 korner kullanmışlar, bunların yalnızca 2'si gol olmuş.Ligin kornerlerden en az gol yiyen takımı Liverpool.Dönemin Mourinho yönetmindeki Chelsea'si ise 127 kornerde yediği 3 gol ile Benitez'in takımının takipçisi.Keza korner harici duran toplardan o dönem Liverpool 8 golü kalesinde görür ve bu dalda en başarılı takım olur iken, takipçisi yine Chelsea olmuş; yediği 9 golle.Daha yeni istatistikler elbet vardır, ulaşabilmek için google'dan fazlası gerekebilir.Elimizde olanları kullandık ki sanıyorum bu istatistiki veriler bizi dikkat çekmek istediğimiz noktaya götürür.

Chelsea'nin duran toplarda yaptığı en fazla ''yandan çarklı adam markajı'' olur bu haliyle.Tabii duran toplardan yenen gollerin, takımın üzerine genel olarak hakim olan ''yetersiz direnç ve oyun disiplini'' havasından kaynaklandığını da göz önünde bulundurmak gerek.Markaj hataları, ''bireysel hata'' kapsamında değerlendirilir ve teknik sorumlu için sıklıkla bir sorumluluk arz etmeyebilir.''Çok basit goller yiyoruz.'' denir, işin içinden çıkılır.Ama alan savunması belli bir süre ve gayret gerektiren çalışmanın ürünüdür, yenilen golleri futbolculara değil teknik sorumluya ihale eder.Sorumluluk altındaki için risktir, oyuncu için ise daha fazla yüktür.Ama ortaya çıkan resme bakıldığında bunun genel tabloda farklılık ve fayda getirdiği, kendi içinde çözümsüz markaj hatalarının kökten çözümü olduğu tespiti yapılabilir.

Chelsea'de taşlar yerinden oynamış durumda, son 3 maçta yenen 5 duran top golünün de açıklaması daha çok bu başlık altında yapılır.''Adam markajı vardı, böyle oldu'' değil de ''alan savunması olunca böyle oluyor'' demek daha doğru.Chelsea'de değişmesi gerekenlerden biri değişiyor, duran toplarda alan markajı bırakılıp alan paylaşımına dayalı yerleşime dönülüyor.Scolari de biliyordur, ha deyince alan savunması olmaz.Haftaya çift dikiş Merseyside Derbi'si var, bu iki maçın bir diğer dikkat çekici yönü ''duran top alan savunmaları''.Benim için bu iki özel maçın bir başka odaklanılacak yönü de bu, hatta Scolari için bile öyle olabilir!

Noat Samisa

13.01.09

3 Fikir, Tenkit, Yorum:

ynwa dedi ki...

yalnız benitez'in bu duran toplardaki alan savunması geçen sene bir dönem baya eleştirilmişti. arsenal ile 4 gün içinde oynadıgımız 2 maç vardı epl ve cl'de. iki maç da 1-1 biterken, yenilen goller duran toplardan gelmişti. epey uğraşmışlardı bu alan savunması şeysiyle o zamanlar. gene de arkasındayım bunun bir taraftar olarak :)

Trofolo dedi ki...

Yazi muhtesem, eline saglik.
Bu yazidan, bugun NTVSPOR'da Spor Servisi programinda bahsedildi, bilgine.

Alp Kirmizioglu dedi ki...

Cok cok guzel bir yazi. Begenerek okuyoruz hocam..

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana