Antalya'da futbolumuzun tüm aktörleri buluştular; bir süredir dertlerini, kaygılarını, isteklerini dikkatle izlenen bir platformda dillendirerek oluşacak ortak akıl sayesinde ülke futbol ortamının daha stabil, daha huzurlu hale gelmesine ve ülke futbolunun yükselmesine katkıda bulunmaya çalışıyorlar.Kim peki bu aktörler?Federasyon üyeleri, federasyona bağlı hareket eden diğer yetkililer, hakemler ve spor yöneticileri ile medya.Bir haftadır süren bu etkinliklerde Fatih Terim, Luis Aragones ve Fabio Capello üçlüsünü de gördük; Uluslararası Çalıştırıcı Gelişim Kongresi'nde birer konuşma yaptılar.Şimdilerde TSYD 46. Yıl Sporun Zirvesi Semineri sürüyor ve dünden bu yana hakemlerimizi dinliyoruz.
Mesele dönüp dolaşıp ''elini yumruk yaptıktan sonra işaret parmağını öne çıkarıp, baş parmağını işaret parmağının birinci ve ikinci eklemleri arasına koyarak elini hakeme sallayan'' oyuncuya sarı kart verilmesine geldi ve tabii bunun en meşhur örneği olan pozisyona.Cüneyt Çakır demiş ki: ''Yere düştükten sonra kart gösterilmesini istedi. Hem elimle hem sözlü olarak kart isteme hareketi yapmaması için uyardım. Bunu hakemin otoritesini sarsacak şekilde yaptı. Ben de kart gösterdim.''Durum böyleymiş, yani Delgado yerdeyken sözlü olarak kart istemiş.Konunun diğer muhatabının ifadesini de alarak olayı net olarak açıklığa kavuşturduk sanıyorum.

Oğuz Sarvan da demiş ki: ''15. haftaya gelindiğinde bir futbolcunun böyle hareketler yapmaması lazım. Kart isteme hareketinin süresini ve şiddetini tartışırsak işin içinden çıkamayız. Çünkü, futbolcunun kart isteme hareketi, doğal bir hareket değil. Biz, hakemlere futbolcunun üzerine gitmeyin, sakinleştirin ama kart isteme hareketi yapıyorsa kart gösterin diyoruz.''Bu da konunun bir diğer aktörü olan Oğuz Sarvan'dan ''hakemlere bu yönde telkinde bulunuyoruz.'' açıklamasıdır.En ilginç ve bence saçma olan şudur ki ''kart isteme hareketinin süresi ve şiddetini tartışarak işin içinden çıkamayız'' sözü.

Biraz açarsak, Delgado'nun Galatasaray maçında gördüğü iki sarı kart da pekala kitaba uygundur ve Cüneyt Çakır doğru karar vermiştir.Delgado hatalıdır.Bu ülkede farklı bir kimlikte iseniz, bir konu üzerine yaptığınız yorum eğer karşı tarafı ilgilendiriyorsa refleks olarak alakasız bir cevap verme telaşı kaplıyor insanları.Bu konuda ''kural saçmadır'' ya da ''Servet'in golü emsali geçmiş haftalarda yaşanmış bir fauldür'' denilince Galatasaray'ın galibiyetine gölge düşmüyor bence, ben düşürmüyorum en azından.İşin Beşiktaş yönü ayrı, bunları birbirinden ayırmadığımız sürece ''futbolsever'' apoleti takanlarımızın bile bir ortak akıla hizmet edebilmesi mümkün değil.Şunda da ayrıca fikir birliği sağlamalıyız ki, bu hakemin yorumuna tabii olmayan sarı kart kuralı yalnızca Türkiye Futbol Ligleri'nde uygulanmaktadır ve ne FİFA'nın ne de UEFA'nın bu konuda, yani ''elini yumruk yaptıktan sonra işaret parmağını öne çıkarıp, baş parmağını işaret parmağının birinci ve ikinci eklemleri arasına koyarak elini hakeme sallayan futbolcuya anında kart gösterin'' şeklinde bir talimatı yoktur.İbrahim Altınsay da bu konuyla ilgili olarak, ''Oyun kuralı koyup kaldırmaya tek yetkili Uluslararası Futbol Birliği Kurulu’nun (International Football Association Board-IFAB) 2007-2008 Oyun Kuralları metnini, ‘Ek Talimatları’na kadar satır satır tarıyorum, böyle bir şey göremiyorum. Gol sevincinde ihtarla cezalandırılacak forma çıkartılması en ince ayrıntısına kadar tarif ediliyor ama itiraz konusunda sadece, “Hakeme veya hakemin kararlarına sözle veya hareketle itiraza sarı kart gösterilir” deniyor.(...)'Kart isteyene kart’ kuralı, ‘kural hatası-hakem hatası’ gibi tam bir uydurma.Haydi onu da büyük harfle yazayım: UYDURMA.'' demişti.

Durum budur.İtirazlar, hakemin otoritesine gölge düşürücü hareketler kapsamında bir sarı kart gerekecekse bu, malum evrensel vücut dili davranışı hariç tamamen hakemin yorumuna tabiidir.Diğer liglerde bu davranış da yoruma tabiidir pek tabii.Futbolcu rakibine tekme attığında dahi cezası yoruma tabii iken, hakemin üstüne çullandığında dahi cezası yoruma tabii iken bu evrensel vücut dili davranışının her milletten yabancı oyunculaın forma giydiği ve dil sorunun pekala yaşandığı bir ortamda yoruma tabii olmaması, uygulamanın halen ısrarla devam ettirilmek istenmesi ve buna mantıksal açılımlar getirilmeye çalışılması gerçekten üzücü.Cüneyt Çakır'ın da dediği gibi hakemden sözle kart istemek, elini kolunu sallayarak kart istemek pek bir sorun oluşturmuyor.Futbolcu uyarılıyor.Ama malum hareketi yapınca yorumu yok.Öyleyse ''topa müdahale ettim hocam'' demeye çalışan bir oyuncunun da iki eliyle ''top'' şekli çizmesi de karta tabii olmalıdır, ''yanlış anlaşılır ve hakemin otoritesi sarsılır'' kılıfına sokularak.

İlk paragrafta ''futbolumuzun tüm aktörleri'' dedik; evet doğru söyledik.Tüm dünyada futbolun esas aktörleri olanlar bizde fasulyeden sayılıyorlar.Antrenörlerin, futbolcuların bir derneği, sendikası yok ama en azından 3-5 yabancı oyuncu toplaşıp ki bunlar çoğunluğu oluşturan Brezilyalı'lar olabilir, bu husuta bir görüş belirtmek istemezler miydi?Bu saçma kuraldan canı yananlar, saçmalığın farkında olanlar...Ben de futbol izleyicisi olarak derdimi söylemek istiyorum: Bu saçma kural, futbol zevkimin içine etmektedir.Futbolcular için gereksiz bir zorluk oluşturmakta ve çok daha ağır, ahlak dışı sayılabilecek hakeme hakarete varan davranışların yanında bu itiraz şekli, çok daha masum ve sempatik görünmektedir.TFF ve MHK'nın icat ettiği bu ''asarım-keserim'' modelindeki kural devam ettikçe, ülke futbolunun gündeminde gereksiz bir yer teşkil etmeye devam edecektir.

Esas aktörler bunları ilettikten sonra karar alıcılardan da şu kararı beklerim: ''Hakkaniyetin sağlanması adına bu kuralı sezon sonuna kadar uygulamaya devam edeceğiz.Ancak önümüzdeki sezon bu kural revize edilecek ve ''hakemin otoritesini sarsıcı'' davranışlar kapsamında tekrardan hakemin yorumuna bırakılarak değerlendirilecektir.''Ama Oğuz Sarvan diyor ki, ''Kart isteme hareketinin süresini ve şiddetini tartışırsak işin içinden çıkamayız.''Peki, aynen devam edelim öyleyse.Ağzını açmayan, meramını bilmediği Türkçe nedeniyle evrensel olan vücut diliyle gayet nazikçe anlatmaya çalışan oyuncuya -en iyi örnek Hacettepesporlu Tozo- sarı kart göstermeye devam edelim ve hakemlerin otoritelerinin bu yolla korunacağına inanalım ve hep beraber mutlu olalım.Gelenekten geleceğe bu yanlışların doğruluğunu anlatalım.Tıpkı futbolun esas aktörlerini yok sayıp yalnızca takım elbiseli adamların futbol üzerine fikir yürüttüğü gibi; aynı şekilde yargıyı, mahkemeleri falan boşverip Ergenekon'da olduğu gibi bu konuyu da Tuncay Güney'e soralım.

Bir de not iletelim.Akşam yolumuz Abdi İpekçi'ye düşüyor, Efes Pilsen'in dün bir ilke imza atmasının ardından bakalım Fenerbahçe 9 sayılık farka ulaşabilecek mi?Bu satırları okuyan Fenerbahçeli'ler hemen ekran başından kalksınlar ve bahane uydurmadan Zeytinburnu'ya doğru yol alsınlar.

Noat Samisa

15.01.09

5 Fikir, Tenkit, Yorum:

PCLioN dedi ki...

Şu hareketi açıkladığın kısım biraz sakat olmuş gibi Salih, başka bir el hareketi tarifini andırmıyor değil :)

sekerse tehlike dedi ki...

@ PCLion
O hareketi ben Cüneyt Çakır'a denk geldiğim ilk yerde yapacağım:)) nasıl olsa birgün denk gelinir...

Asıl tartışma, kural, kitap,iyi halemlik-kötü hakemlik vs çerçevesinde dönse zaten sorun kalmazdı.Çok iyi biliyoruz ki, aynı davranışı Lincoln yapsaydı mesela ,Cüneyt Çakır o kartı "çıkarmazdı".Aksini iddia eden ise Patagonya ligini takip ediyor olmalı zaten.
Can Yücel'in söylediği gibi : "Bu düzende küfür etmek , devrimci bir görevdir."
Cüneyt Çakır'a ve onu savunanlara Adana usülü bir küfür yolluyorum bu bağlamda da.

Daima Fenerbahçe! dedi ki...

son paragraf için teşekkür ederim. hakemler konusuna gelince yaptıkları açıklamaları netten falan okuyunca dehşete düştüm. siyasetçilerden farkları yok. yaptıkları hataları türlü demagojiyle savunmak hakemlerede sirayet etmiş durumda.

gökhan dedi ki...

"Çünkü, futbolcunun kart isteme hareketi, doğal bir hareket değil"

türkçe meali; biz bi bok yedik, delikanlıyız, tükürdüğümüzü de yalamayız(ne rezil bi sözdür bu yahu)o yüzden kuralı da değiştiremeyiz.

ben bu konuşmadan bu anlamı çıkarıyorum. adama üstüste 2 faul yapılıyor, acı içinde, refleks olarak ta bu hareketi yapıyor. ama oğuz sarvan buna doğal değil diyor. adam o sırada acı içinde kıvranırken bi de "lan ne yapsamda hakemin otoritesini sarssam" diye düşünüyormuş demek ki. hakemin etrafını 7-8 oyuncu sarar ama doğaldır, küfür ede ede üstüne yürürler doğaldır, el kol hareketi yaparlar bunlar da doğaldır ve hakemin otoritesini sarsmaz, ama kart hareketi sarsar. sanırım fifa, ingilizler, italyanlar, almanlar gerizekalı oluyor bunu akıl edemedikleri için.

bu tarz olaylar yüzünden güngeçtikçe türk futboluna soğuyorum. vallahi içimdeki beşiktaşkı olmazsa tamamen ilişkimi keserim ama o da olmuyor bi türlü...

ercan dedi ki...

Vallahi ilk başta ben de oraya mı gidiyoruz diye düşündüm ama "eklem" kelimesi işi açığa kavuşturdu :)

Hakemlerin bu sene konuşacak yüzleri olmamalı. Geçen sene bizi doğradılar. Bu sene ortaya çalışıyorlar. Saçma sapan kararlarla ligin içine etme yolunda tam gaz ilerliyorlar.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana