Şampiyonluğun anahtarı olan denklemin bir adımı daha geride kaldı.Beşiktaş, öyle ya da böyle Ocak ayına oynadığı maçları kazandı, Şubat'a da galibiyetle başladı; ama tabelada önünde yer alan takımlara verdiği toplam 10 puan ile 34 puanda, geride kaldı.Mustafa Denizli'nin son 4 maçın 3'ünde idrak etmiş göründüğü ''en büyük sorun'' çözümü denemeleri var, ilk devrenin sonunda denenmişleri denemesi bu denli bir fark doğurdu.Biz burada bir şeyler anlatırken, Beşiktaş üzerine yazar iken ne Mustafa Denizli'den daha fazla bildiğimizi, ne de duruma daha hakim olduğumuzu iddia ediyoruz.Derdimiz, son iki yılda sürekli gördüğümüz ve sonuçlarını artık ezbere bildiğimiz denemelerin Mustafa Denizli tarafından da yapılıyor ve yine sonuç vermiyor oluşudur.Bir kısmı öğrenildi, Ertuğrul Sağlam da önce deneme-yanılma ile doğruyu bulup, sonra anlamsızca değiştiriyordu.Mustafa Denizli'de de bu var, kısmen kaybedilen maçlar sayesinde kabullendikleri de var.
Sol bekte Ekrem Dağ'ı görmek çok sevindiriyor beni, Ekrem'in yapamadığı ve bugün yedek oturan alternatifinin daha iyi yaptığı herhangi bir şey olduğuna beni kimse inandıramaz bu saatten sonra.Tello sol beke, ısrarımdan dahi vazgeçiyor olabilirim.Ekrem sol beke yerleşmiştir, forması duvarda asılıdır.Bu eğer bundan sonra değişmeyecekse Mustafa Denizli haftalar sonra arızayı idrak etmiştir.Fakat ''Cisse'nin kırmızı kartı planlarımızı bozdu'' sanrısı ile sanıyorum halen Fenerbahçe maçı tertibini ''çalışır'' kabul ediyor.Bu da ona benzeyebilir.Saraçoğlu'nda çok iyi bir oyun oynayan Delgado bugün yoktu.Tıpkı o günkü gibi iki orta saha oyuncusu vardı ve rolü belli olmayan Serdar Özkan.Farklı olarak Yusuf.Sonuç: Beşiktaş bugün ilk yarı boyunca hiçbir şey üretemedi.Fenerbahçe maçından farklı Tello vardı, o da gol attı zaten.Görüntü net, Nobre tek başına ve kenarları çalışmayan bir Beşiktaş nasıl pozisyon bulabilir, gol atabilir?Ancak böyle, Tello'nun becerisi ile.Antalyaspor'u bu sezon 4. kez mağlup etti Beşiktaş, Tello da aynı golden iki tane attı.İkisi de muhteşemdi.
Holosko oyuna girdi, Beşiktaş fazladan hücum varyasyonu imkanı bularak oyunu hızlandırabildi.Oyun hızlanıp daha geniş alana yayılınca bekler de oyuna katıldı.Ekrem'in ve Serdar'ın toplu koşuları sonuca etki etmese de bugün için başarılıydı.Orta sahada halen bir yerleşim problemi var.Cisse ve Sivok arkalı önlü pozisyon alıyorlar, hatta Cisse-Yusuf ikileniyorlar gibi.Cisse'nin yeterince sert olmadığı artık net olarak görülüyor, birinci ağızdan transferi açıklanan Fabian Ernst bu konuda yardımcı olabilir.İç sahada, bu profildeki maçlarda Cisse sahada yer alabilir.Iskartaya çıkarılmasın yani, bu sezon için halen bu takımda belli bir rolü var.Sivok geriye geçebilir bu durumda, Uğur-Ernst ikilisi hedef maçlarda en uygunu görünüyor.Bu duruma daha sonra da değineceğiz, iki hafta sonra Trabzonspor İnönü'ye gelecek ve bu maç her yönden çok önemli bir sınav olacak.

Art arda aynı rakiple oynanan maçlar sonrasında futbolcular, kenar yönetim telkinine gerek kalmadan rakiplerinin zaaflarının farkına varabilirler.Antalyaspor adına bu konuda pek pozitif konuşamasak da Beşiktaşlı oyuncuların hatalarına yoğunlaştıklarını söyleyebiliriz.Rüştü'nün fantezisi gibi.Öncesinde Korhan'da el yoksa Rüştü'de var ve kırmızı kart.Yusuf halen aksiyon alanlarının uzağında.Bu haliyle de pek bir faydası çarpmıyor gözüme, Holosko'ya attığı pas var bugünden aklımda kalan.Delgado'suz üçlü orta saha daha iyi gibi şimdilik.Bobo oyuna girdiğinde garip bir panik havası vardı, sırtı dönük alabileceği bir top dahi ulaştırılamadı.Top şişirildi sürekli.Tribünlerin erken dakikalardan itibaren Bobo-Nobre kıyasına dikkat çekmesi de ilginç bir ayrıntı.

Bugün yabancı sınırlaması yokken maça çıkan kadro oldukça garipti.Beşiktaş'ın hücum aksiyonları Tello ile bir eğilim kazanıyor.Yine Holosko ile bir başka eğilim kazanıyor.Bu ikili sahada olduğunda ancak geniş alan kullanımı imkanı doğuyor.Bir diğer hücum eğilimi sahibi oyuncu Delgado (belki Yusuf); tüm bunların merkezinde olabilecek, komple bir forvet oyuncusu oluşuyla tamamlayıcı rolünü üstelenecek oyuncu ise Bobo.Tüm bu etkin oyuncuların sahaya koydukları yeterli gelmediğinde bunların ekstrası, uçan-kaçan-sızan takibi için Marcio Nobre.Yani ekstra.Bahsettiğimiz pek çok dizilimin, oyunculara biçtiğimiz rollerin temelinde bu kabul var.Cisse, Zapo ve Sivok üçlüsü arasında bir rotasyon kurularak yabancı dengesi sağlanabilir, Nobre'nin ''ekstra'' rolü zaman zaman ''yabancı sayısı planlansızlığı'' nedeniyle esas rolünün dışına taşabilir.Bir süre beraber oynamaların izin verilmesi gereken oyuncular var, yoksa küskünlerin sayısı artacak.

Bu sezonun ikinci lig maçı, İnönü'de Holosko'nun golü.Haftaya rakip Konyaspor iken bu golü hatırlatmak istedim.Bu gol az kalsın beni kendime verdiğim sözden döndürüyordu.İkinci yarı yapılan pek çok atak girişiminin final paslarında erimesi tam da bu golle zıtlaşıyor.Fabian Ernst transferi ve Anthony Seriç ile yolların ayrılmış olması bir vaadin son ayağı: Şampiyonluk.Tek hedef; gemileri yaktıran, pek çok ileriyi dönük maddi-sportif getiriyi çöpe atan vaat bu.Fulya açılışı, Mali Kongre, Delgado'nun kıkırdağı ve bonservisi, Batuhan Karadeniz, Aydın Karabulut, Emre Özkan...Bunlar ayrı.

Noat Samisa

01.02.09

7 Fikir, Tenkit, Yorum:

carlito dedi ki...

Ekrem'in sol beke monte edilmesi çok iyi oldu umarım bu karardan dönmez hocamız...

Ayrıca ne bu S.Özkan aşkı anlamıyorum, adam Messi olmadığını anladığı gün yeniden doğmuş olacak. O zaman gelsin oynasın.

noah kalina dedi ki...

Serdar Özkan'a verilen süre, Batuhan ya da Karabulut'a verilseydi bu sezon 1 değil 3 tane Ekrem'imiz olmuş olurdu.

Şen Şef dedi ki...

Kafamda oturmadığı için soruyorum, Bobo en ileride, arkasında 3'lü Tello-Delgado-Holosko, ortada Uğur-Ernst, geride de 4'lü defans ise; Cisse nasıl Sivok ve Zapo'yla rotasyona girer ve Nobre nasıl sızanı kaçanı tutar? Ayrıca yukarıda saydıklarımdan bir tek Uğur Türk. Yani defansa da 1 yabancı hakkı kalıyor. Yani Cisse Ernst'in yedeği, Nobre Bobo'nun yedeği, Sivok/Zapo da rotasyon değil midir bu şablonda? Zaten onu mu anlatmıştın, yazdıklarından karışık geldi bana.

Delgado yokken Yusuf, Holosko yokken(veya formsuzsa) S.Özkan, solda heralde Tello'nun yedeği Ekrem ve dolayısıyla İ.Üzülmez, artık 3'lü defans kargaşası da yok. Bence de denemeyi bıraksın Denizli. Bu takım olmuş artık olacağını, daha üstüne birşeyler keşfetmeye çalışırken olanı da bozmaya gerek yok. Tek problem yabancı sayısı ama nitelikli yerli almak kolay değil tabi, havuz küçük, herkesin değeri maddi/manevi yüksek haliyle.

Noat SamisA dedi ki...

Benzer bir kurgu anlattım.Nobre'nin rolü 5 maçın birinde ilk 11 çıkmak, skor gerekirken orta saha oyuncusunun yerine oyuna girmek gibi düşünülebilir.Cisse de keza bu doğrultuda düşünülebilir.

Turgon Calaelen dedi ki...

Stoperler kesinlikle Gökhan Zan ve İbrahim Toroman olmalı.Ernst ve Cisse'de birlikte oynatılmalı bence.
Ancak Stoperler Sivok ve Zapo olacak , Ernst ise Cisse ile oynatılmayacak.Beşiktaş'ı şampiyonluk yarışında favori görmediğim gibi ilk 4 şansınında zor olduğunu düşünüyorum.

Adsız dedi ki...

kaç maçtır gol yemiyoruz.

toraman ve kurtuluş'u formda görmek çok güzel.

Juan y Fer dedi ki...

Hello,
it was an important victory to be close to the other top teams. this championship is very open and until the end, anyting is possible.
Regards,
http://saqueneutral.blogspot.com/
(a blog about sport in English and Español)

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana