Fenerbahçe 4-2 Sivasspor
Sivasspor maçları naklen yayına geçeli fazla zaman olmadı, ancak İstanbul takımlarını karşı oyunlarını izleyebildiğimiz ''lig liderinin'' başarı nedenlerini görebilmek için bu maçlar yeterli değildi.Bugün bu tespitin doğru olduğunu bir kez daha gördük.Hedef maçlar bunlar, standart oyundan farklı şeyler görünüyor sahada.Sivasspor'u öncesinde turnuva maçı performansıyla, sonrasındaki standart lig deplasmanlarıyla görebildik.İki sezondur liderlikte oldukça uzun zaman geçiriyor olmalarına karşın, Sivasspor'u yeni yeni keşfedebiliyor oluşumuzun sorumlusu biz değiliz, en azından ben değilim.
Kalede Petkoviç, bazı yetileri lig ortalamasının üzerinde, bazı yetileri altında.Ortaya çıkan kolajda Sivasspor için yeterli bir kaleci.Önündeki savunma dörtlüsünde Sedat, takım savunması sağlam bir takımda yerli stoperlerin de başarılı olabileceğinin kanıtı gibi.Bilica, sezonun fayda/maliyet ortalaması en yüksek transferlerinden.Oyun tarzını çok beğeniyorum, tıpkı Lugano ve Sivok'unkini de beğendiğim gibi.Sert, net, dağıtıcı; bazen olması gerektiğinden de fazla.Hedef maçlarda solda Murat Sözgelmez, Hayrettin'in sakatlığında çok iyi maçlar çıkardı.Bugün golünü de attı.Keza Galatasaray ile oynanan lig maçında soldan gelişen kontraatakta golü atan sağ bek Abdurrahman Dereli idi, bir takımın beklerinden skor katkısı alıyor olması, kompakt yapıya yaklaşıldığının göstergelerinden biridir.Abdurrahman futbolunu da çok geliştirdi, hem hücumda hem de savunmada izlediğim tüm maçlarda harika performanslar sergiledi.Ortada İbrahim Dağaşan, Anadolu'nun bir başka köşesinde olsa yüzüne bakılmayacak biri olarak Sivasspor'un liderliğinde en büyük pay sahiplerinden.Musa-Sezer, ayağı düzgün oyuncular; Silla, Diallo, Onur, Mohammed ve Tum da diğerleri.Önünde Mehmet Yıldız.Sezonun ilk yarısı savunma dörtlüsünün önünde Musa-İbrahim-Silla-Sezer dörtlüsü, onların önünde Tum ve ileride Mehmet Yıldız.Oyunu tutan Sivasspor, topu hızlı biçimde ön alana aktararak Mehmet Yıldız'ın topu hızlı kenar oyuncularına aktarması metodunu içeren bir hücum düzeni kurdu.Mehmet'in kenarlara açtığı toplarda Musa, Sezer ve Abdurrahman sürekli koşular ile orta sahalarını da oyuna dahil ettiler.Bu düzenin işlemediği anlarda takım disiplini korunarak ekstra silah Balili denendi, sürekli başarılı olundu.Takımın hücum düzeninin temelini teşkil eden, Mehmet Yıldız'ın merkez alındığı bu yapıda da başarılı oldu Balili, hızı ve çabukluğuyla fark yarattı ve rakipler buna antitez üretemedi.
Devre arası öncesinde Mohammed iyileşti, orta sahada topla arası iyi bir oyuncu daha katıldı takıma.Mehmet Yıldız giderse, diyerekten transfer listesine alınan Kamanan, ucuza maledildi ve takıma kazandırıldı.Murat Erdoğan geldi, hedef maçlar haricinde Faruk Bayar sol bekte yer buldu.Devre arasının en faydalı transferi kim? denirse benim seçimim Kamanan olur.Kenarlara açılıyor, top taşıyabiliyor, çok iyi bir sol ayağı var.Bu ligde Kamanan'dan faydalanmak istemeyecek, Kamanan'ı yetersiz sayacak bir takım yok.Ama Fransız oyuncunun performansı, bazı taşları yerinden oynattı Sivas'ta.Mevcut form durumları karşılaştırıldığında forvette ilk tercih Kamanan'dır.Öyle de oluyor haftalardır.Ama biraz da ''vefa'' başlığı altında Mehmet Yıldız ısrarı var, bu sebepeten Balili-Tum ikilisinin rollerinin değişmesi takıma negatif etki yaptı.Sağlam bir orta saha kurgusu, oyunu tutabilen bir Sivasspor.Arkasında Bilica önderliğinde dengeli bir savunma hattı.Bu defansif başarıya ek olarak, çalışır durumda hücum varyasyonları, etkili hücum silahları ve Sivasspor'un bu yapısını bozamayan diğer TSL ekipleri.Sonucu liderlik.
Bugün Tum, Mohammed ve uzun süreli sakat Hayrettin yoktu.Bülent Uygun bir tercih yaptı, bu tercih her ne kadar ''oyuncu tercihi'' gibi görülse de şablonu değiştirerek tüm takımı etkiledi.Musa ya da Mehmet Yıldız, bu ikiliden birinin yerine Sivasspor'u buraya taşıyan yapıyı oluşturan oyunculardan biri kullanılmalıydı.İkinci yarı bunu yaptı Bülent Uygun, daha sert bir orta saha kurdu.Ama geç kalınmıştı.Oyunu tutamayan, savunmasını fazlaca önde kuran Sivasspor, Fenerbahçe'nin beklerini oyuna sokmasına da engel olamayınca bu sezonki Fenerbahçe'nin rakipleri için kabusa dönüşebilme potansiyelini uzun bir aradan sonra bir kez daha gördük.Eğer bozamaz iseniz, mesela Deivid'in ısrarla içe kaçıp Sivasspor'un sol ön oyuncusunu yanına çekerek Gökhan Gönül'e boş alan yaratıyor oluşunun farkına varamaz iseniz ilk yarım saatte Fenerbahçe'nin sağ bekinin iki asistini izleyebilirsiniz.Gökhan Gönül, bu ligin en değerli oyuncularından; eğer Euro 2008'de izleyebilseydik kendisini sanıyorum daha Batı'dan pek çok taliplisini görecektik.Bireysel üstünlükten farklı olarak, sürekli önünde boş koridor buldu Gökhan.Rakip de buna izin verince ortaya Sivasspor adına bir facia çıktı.Skorla alakalı değil bu, bugüne kadar 13 gol yemiş, yani yemeyerek lider olmuş bir takımın bundan önceki maçlarda yaptırmadığı, izin vermediği şeyleri yapabildi Fenerbahçe.Bu yönüyle faciadır.
''İki önlibero-tek forvet ya da tek önlibero-çift forvet'' basitliğindeki yüzeysel tartışmaların, ülkemizde yalnızca ''korkaklık ve cesaret'' sıfatları üzerinden ilerliyor oluşunun ne kadar saçma olduğunun bir diğer ispatı da bugünkü Sivasspor'dur.Orta sahanızın sağlam olması, yalnızca rakibi engelleme amacına hizmet etmez.Eğer ikinci topları ya da savunmadan çıkan topları oyuna kazandıracak bir yapı kurmuşsanız, rakibinizi bu sayede geri iterek ek hücumcuların yani beklerinizin oyuna katılımını sağlayarak fazladan hücum tehditleri elde edersiniz.Bunu da orta sahalar yapar, ikinci forvetler değil.Topu rakip kale önüne taşıyabilmek için değil, o bölgede etkinlik oluşturabilmek için kullanılır ikinci forvetler.Üstdüzey futboldaki üçlü hücum yapılarının ise bizim ligimizde uygulanabilirliği çok sınırlıdır.Yüzeysel de bakabiliriz, yalnızca nicel yönden yapılan bu değerlendirmelerde zerre hazzetmediğim bir kavram olan ''çift önlibero''daki ikinci oyuncunun yerine bahsettiğim, hücuma katılan bekleri koyalım.Sayıca üstünlük dahi sağlanabilir.Tabii takım yapısı da buna müsait olmalı, zirveye oynayan takımlarımızın tamamında bunu mümkün kılacak yeterlilik mevcut.Sivasspor da dahil.İbrahim-Silla ikilisiin yanına bugün fazladan bir oyuncu gerekiyordu, Herve Tum mesela.Kamreunlu hazır durumda olsaydı da ben Bülent Uygun'un mevcut kadroyu bozacağını düşünmüyorum.Yanlış varsa burada.Sivasspor, erken bulduğu gole rağmen oyunu tutamıyor, daha ilk dakikalardan başlayarak rakibine sürekli geniş alanlar veriyorsa kendi silahlarını kullanması imkansızlaşır.Bugüne kadar geldiği yolu yalanlamış olur.Bekler oyuna giremedi, forvetler edilgenleşti.Fenerbahçe orta sahası özellikle ikinci yarı rakibine üstünlük kurdu ve bu sezon sık rastlamadığımız şekilde pas yaptı, sahanın tamamını kullandı.Oyun, hiçbir bölümde Sivasspor'un ikincil hücum planı olan Balili'ye uygun hale gelmedi.
Şimdi düşünelim, bu kadro başka ne oynar?Bülent Uygun, ''B planı yok'' diye eleştiriliyor.Düşünelim haydi, ne olur başka?Bu kadro ile nasıl bir hücum silahı üretilir ve rakiplerinin bozamadığı, mağlup olduğu bir takımın futbolu nasıl ''demode'' olabilir?Neredeyse bedavaya kurulmuş bir kadro, şu gün başına istediğiniz teknik adamı getirin daha iyisi olmaz.Mentörlük, arkadaşlık, abilik; bir de Balili'yi sokuyor oyuna.Bu mudur Sivasspor'un başarısı?Eğer bu kadar ise, kusura bakılmasın her sene paralar saçan İstanbul takımları ve onların peşinden gidenler akılsızdır.Boşuna izliyoruz bu karmaşayı öyleyse.Kötü yönetiliyorlar da değil; madem bu kadar basit, bulsunlar bir Bülent Uygun, paraları sayesinde iki Kamanan, iki Bilica bulsunlar.Ben, bu oyunun bu kadar basit olduğunu düşünmüyorum.Oynayan için basit belki ama ''takım'' varlığıyla 22 adamın direkt aktörü olduğu, sayısız yan etkenin etkidiği bir oyunu, dolayısıyla Sivasspor'un liderliğini bu kadar basit bulmuyorum.''Evet, Bülent Uygun başarılıdır.Ama ...'' söylemlerine de ihtiyatlı yaklaşıyorum.Başarıya bir cümle, eleştiriye dakikalar, paragraflar ayırmak, aklın yol göstericiliğindeki başarılara bu denli aç olan bir ülkede bana doğru gelmiyor.''Anadolu'dan Şampiyon'' konusuyla bağım yok, ben Beşiktaş şampiyon olsun istiyorum.Lakin Sivasspor bana heyecan veriyor.Neredeyse bedavaya, birbiriyle uyumlu oyunculardan oluşturulmuş bir takım yapılıyor, hem de çok kısa zamanda.X planı dahi üretebilecek kadrolar kurmaya elverişli maddi gücü olan kulüplerimizin yanında, en değerli saydığı oyuncusunu 5 milyona satarak geleceğini planlamaya çalışan bir takım bana daha sevimli, daha yakın geliyor.Bir şeyler antipatik gelebilir, çok konuşan bülent Uygun mesela.Ama Bülent Uygun'un söylemleri ile sahada görüneni bağdaştırmak, futbolculara haksızlıktır.Meslektaşı Wenger'e sallayabilen, bu cüreti bulabilen bir adamın takımı mı Sivasspor?Yoksa tüm yukarıda bahsettiklerimiz ışığında az parayla çok iyi iş çıkaran insanların takımı mı?
Maç yazısından saptırmayı planladık, öyle de oldu.Geçmişten gelen bir Sivasspor değildi bugünkü, biraz ''ben yaptım oldu'' denemesi, biraz da maç dinamikleriyle alakalı 4-2'lik bir skor oluştu.Fenerbahçe sezonun en iyi oyunlarından birini sahneledi.Gökhan Gönül, Emre, Uğur öne çıkanlar.Taktik yönü daha baskın bir maç beklerken sürekli geniş alanlar bulan takımların git-gel tempolu maçını izledik.Bu sezon Şükrü Saraçoğlu'ndaki iki derbi ve bu maç da dahil olmak üzere erken goller, beklentilerimim çok uzağında, çok daha farklı şekillenen maçlar çıkardı ortaya.Bir de zemin tabii, kupa rövanşı için Sivas'a gidecek Fenerbahçe'nin zeminden şikayet etme kredisi yok.
Noat Samisa
28.02.09
Kalede Petkoviç, bazı yetileri lig ortalamasının üzerinde, bazı yetileri altında.Ortaya çıkan kolajda Sivasspor için yeterli bir kaleci.Önündeki savunma dörtlüsünde Sedat, takım savunması sağlam bir takımda yerli stoperlerin de başarılı olabileceğinin kanıtı gibi.Bilica, sezonun fayda/maliyet ortalaması en yüksek transferlerinden.Oyun tarzını çok beğeniyorum, tıpkı Lugano ve Sivok'unkini de beğendiğim gibi.Sert, net, dağıtıcı; bazen olması gerektiğinden de fazla.Hedef maçlarda solda Murat Sözgelmez, Hayrettin'in sakatlığında çok iyi maçlar çıkardı.Bugün golünü de attı.Keza Galatasaray ile oynanan lig maçında soldan gelişen kontraatakta golü atan sağ bek Abdurrahman Dereli idi, bir takımın beklerinden skor katkısı alıyor olması, kompakt yapıya yaklaşıldığının göstergelerinden biridir.Abdurrahman futbolunu da çok geliştirdi, hem hücumda hem de savunmada izlediğim tüm maçlarda harika performanslar sergiledi.Ortada İbrahim Dağaşan, Anadolu'nun bir başka köşesinde olsa yüzüne bakılmayacak biri olarak Sivasspor'un liderliğinde en büyük pay sahiplerinden.Musa-Sezer, ayağı düzgün oyuncular; Silla, Diallo, Onur, Mohammed ve Tum da diğerleri.Önünde Mehmet Yıldız.Sezonun ilk yarısı savunma dörtlüsünün önünde Musa-İbrahim-Silla-Sezer dörtlüsü, onların önünde Tum ve ileride Mehmet Yıldız.Oyunu tutan Sivasspor, topu hızlı biçimde ön alana aktararak Mehmet Yıldız'ın topu hızlı kenar oyuncularına aktarması metodunu içeren bir hücum düzeni kurdu.Mehmet'in kenarlara açtığı toplarda Musa, Sezer ve Abdurrahman sürekli koşular ile orta sahalarını da oyuna dahil ettiler.Bu düzenin işlemediği anlarda takım disiplini korunarak ekstra silah Balili denendi, sürekli başarılı olundu.Takımın hücum düzeninin temelini teşkil eden, Mehmet Yıldız'ın merkez alındığı bu yapıda da başarılı oldu Balili, hızı ve çabukluğuyla fark yarattı ve rakipler buna antitez üretemedi.Devre arası öncesinde Mohammed iyileşti, orta sahada topla arası iyi bir oyuncu daha katıldı takıma.Mehmet Yıldız giderse, diyerekten transfer listesine alınan Kamanan, ucuza maledildi ve takıma kazandırıldı.Murat Erdoğan geldi, hedef maçlar haricinde Faruk Bayar sol bekte yer buldu.Devre arasının en faydalı transferi kim? denirse benim seçimim Kamanan olur.Kenarlara açılıyor, top taşıyabiliyor, çok iyi bir sol ayağı var.Bu ligde Kamanan'dan faydalanmak istemeyecek, Kamanan'ı yetersiz sayacak bir takım yok.Ama Fransız oyuncunun performansı, bazı taşları yerinden oynattı Sivas'ta.Mevcut form durumları karşılaştırıldığında forvette ilk tercih Kamanan'dır.Öyle de oluyor haftalardır.Ama biraz da ''vefa'' başlığı altında Mehmet Yıldız ısrarı var, bu sebepeten Balili-Tum ikilisinin rollerinin değişmesi takıma negatif etki yaptı.Sağlam bir orta saha kurgusu, oyunu tutabilen bir Sivasspor.Arkasında Bilica önderliğinde dengeli bir savunma hattı.Bu defansif başarıya ek olarak, çalışır durumda hücum varyasyonları, etkili hücum silahları ve Sivasspor'un bu yapısını bozamayan diğer TSL ekipleri.Sonucu liderlik.
Bugün Tum, Mohammed ve uzun süreli sakat Hayrettin yoktu.Bülent Uygun bir tercih yaptı, bu tercih her ne kadar ''oyuncu tercihi'' gibi görülse de şablonu değiştirerek tüm takımı etkiledi.Musa ya da Mehmet Yıldız, bu ikiliden birinin yerine Sivasspor'u buraya taşıyan yapıyı oluşturan oyunculardan biri kullanılmalıydı.İkinci yarı bunu yaptı Bülent Uygun, daha sert bir orta saha kurdu.Ama geç kalınmıştı.Oyunu tutamayan, savunmasını fazlaca önde kuran Sivasspor, Fenerbahçe'nin beklerini oyuna sokmasına da engel olamayınca bu sezonki Fenerbahçe'nin rakipleri için kabusa dönüşebilme potansiyelini uzun bir aradan sonra bir kez daha gördük.Eğer bozamaz iseniz, mesela Deivid'in ısrarla içe kaçıp Sivasspor'un sol ön oyuncusunu yanına çekerek Gökhan Gönül'e boş alan yaratıyor oluşunun farkına varamaz iseniz ilk yarım saatte Fenerbahçe'nin sağ bekinin iki asistini izleyebilirsiniz.Gökhan Gönül, bu ligin en değerli oyuncularından; eğer Euro 2008'de izleyebilseydik kendisini sanıyorum daha Batı'dan pek çok taliplisini görecektik.Bireysel üstünlükten farklı olarak, sürekli önünde boş koridor buldu Gökhan.Rakip de buna izin verince ortaya Sivasspor adına bir facia çıktı.Skorla alakalı değil bu, bugüne kadar 13 gol yemiş, yani yemeyerek lider olmuş bir takımın bundan önceki maçlarda yaptırmadığı, izin vermediği şeyleri yapabildi Fenerbahçe.Bu yönüyle faciadır.
''İki önlibero-tek forvet ya da tek önlibero-çift forvet'' basitliğindeki yüzeysel tartışmaların, ülkemizde yalnızca ''korkaklık ve cesaret'' sıfatları üzerinden ilerliyor oluşunun ne kadar saçma olduğunun bir diğer ispatı da bugünkü Sivasspor'dur.Orta sahanızın sağlam olması, yalnızca rakibi engelleme amacına hizmet etmez.Eğer ikinci topları ya da savunmadan çıkan topları oyuna kazandıracak bir yapı kurmuşsanız, rakibinizi bu sayede geri iterek ek hücumcuların yani beklerinizin oyuna katılımını sağlayarak fazladan hücum tehditleri elde edersiniz.Bunu da orta sahalar yapar, ikinci forvetler değil.Topu rakip kale önüne taşıyabilmek için değil, o bölgede etkinlik oluşturabilmek için kullanılır ikinci forvetler.Üstdüzey futboldaki üçlü hücum yapılarının ise bizim ligimizde uygulanabilirliği çok sınırlıdır.Yüzeysel de bakabiliriz, yalnızca nicel yönden yapılan bu değerlendirmelerde zerre hazzetmediğim bir kavram olan ''çift önlibero''daki ikinci oyuncunun yerine bahsettiğim, hücuma katılan bekleri koyalım.Sayıca üstünlük dahi sağlanabilir.Tabii takım yapısı da buna müsait olmalı, zirveye oynayan takımlarımızın tamamında bunu mümkün kılacak yeterlilik mevcut.Sivasspor da dahil.İbrahim-Silla ikilisiin yanına bugün fazladan bir oyuncu gerekiyordu, Herve Tum mesela.Kamreunlu hazır durumda olsaydı da ben Bülent Uygun'un mevcut kadroyu bozacağını düşünmüyorum.Yanlış varsa burada.Sivasspor, erken bulduğu gole rağmen oyunu tutamıyor, daha ilk dakikalardan başlayarak rakibine sürekli geniş alanlar veriyorsa kendi silahlarını kullanması imkansızlaşır.Bugüne kadar geldiği yolu yalanlamış olur.Bekler oyuna giremedi, forvetler edilgenleşti.Fenerbahçe orta sahası özellikle ikinci yarı rakibine üstünlük kurdu ve bu sezon sık rastlamadığımız şekilde pas yaptı, sahanın tamamını kullandı.Oyun, hiçbir bölümde Sivasspor'un ikincil hücum planı olan Balili'ye uygun hale gelmedi.
Şimdi düşünelim, bu kadro başka ne oynar?Bülent Uygun, ''B planı yok'' diye eleştiriliyor.Düşünelim haydi, ne olur başka?Bu kadro ile nasıl bir hücum silahı üretilir ve rakiplerinin bozamadığı, mağlup olduğu bir takımın futbolu nasıl ''demode'' olabilir?Neredeyse bedavaya kurulmuş bir kadro, şu gün başına istediğiniz teknik adamı getirin daha iyisi olmaz.Mentörlük, arkadaşlık, abilik; bir de Balili'yi sokuyor oyuna.Bu mudur Sivasspor'un başarısı?Eğer bu kadar ise, kusura bakılmasın her sene paralar saçan İstanbul takımları ve onların peşinden gidenler akılsızdır.Boşuna izliyoruz bu karmaşayı öyleyse.Kötü yönetiliyorlar da değil; madem bu kadar basit, bulsunlar bir Bülent Uygun, paraları sayesinde iki Kamanan, iki Bilica bulsunlar.Ben, bu oyunun bu kadar basit olduğunu düşünmüyorum.Oynayan için basit belki ama ''takım'' varlığıyla 22 adamın direkt aktörü olduğu, sayısız yan etkenin etkidiği bir oyunu, dolayısıyla Sivasspor'un liderliğini bu kadar basit bulmuyorum.''Evet, Bülent Uygun başarılıdır.Ama ...'' söylemlerine de ihtiyatlı yaklaşıyorum.Başarıya bir cümle, eleştiriye dakikalar, paragraflar ayırmak, aklın yol göstericiliğindeki başarılara bu denli aç olan bir ülkede bana doğru gelmiyor.''Anadolu'dan Şampiyon'' konusuyla bağım yok, ben Beşiktaş şampiyon olsun istiyorum.Lakin Sivasspor bana heyecan veriyor.Neredeyse bedavaya, birbiriyle uyumlu oyunculardan oluşturulmuş bir takım yapılıyor, hem de çok kısa zamanda.X planı dahi üretebilecek kadrolar kurmaya elverişli maddi gücü olan kulüplerimizin yanında, en değerli saydığı oyuncusunu 5 milyona satarak geleceğini planlamaya çalışan bir takım bana daha sevimli, daha yakın geliyor.Bir şeyler antipatik gelebilir, çok konuşan bülent Uygun mesela.Ama Bülent Uygun'un söylemleri ile sahada görüneni bağdaştırmak, futbolculara haksızlıktır.Meslektaşı Wenger'e sallayabilen, bu cüreti bulabilen bir adamın takımı mı Sivasspor?Yoksa tüm yukarıda bahsettiklerimiz ışığında az parayla çok iyi iş çıkaran insanların takımı mı?
Maç yazısından saptırmayı planladık, öyle de oldu.Geçmişten gelen bir Sivasspor değildi bugünkü, biraz ''ben yaptım oldu'' denemesi, biraz da maç dinamikleriyle alakalı 4-2'lik bir skor oluştu.Fenerbahçe sezonun en iyi oyunlarından birini sahneledi.Gökhan Gönül, Emre, Uğur öne çıkanlar.Taktik yönü daha baskın bir maç beklerken sürekli geniş alanlar bulan takımların git-gel tempolu maçını izledik.Bu sezon Şükrü Saraçoğlu'ndaki iki derbi ve bu maç da dahil olmak üzere erken goller, beklentilerimim çok uzağında, çok daha farklı şekillenen maçlar çıkardı ortaya.Bir de zemin tabii, kupa rövanşı için Sivas'a gidecek Fenerbahçe'nin zeminden şikayet etme kredisi yok.
Noat Samisa
28.02.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Şubat
(66)
- 15 Maç Sonra - Tuncay Şanlı
- Fenerbahçe 4-2 Sivasspor
- Premier League 08/09 #27 - 28
- Beşiktaş 2-1 İBBSpor
- League Cup 2009 Final
- EPL 08/09 - Formalar
- Miras
- FA Cup 2009 QF - Tuncay Şanlı
- Salomon Kalou
- Benitez'in Çocukları
- Zili Duymadınız Mı?
- Inter 0-0 Man Utd
- Dawson Kardeşler
- Inter - Man Utd | 1 Kala
- 53A! Aşağı Çök
- Hız ve Şut
- Yakubu'dan Sonra Arteta
- Kasımpaşa 0-2 Güngören Bld.
- 14 - Seribozan Santa Cruz
- Arshavin Emirates'te
- Aston Villa 0-1 Chelsea
- Premier League 08/09 #26
- Gaziantepspor 0-3 Beşiktaş
- Gary Alexander Neville
- Başa Düşen Taş
- 2/3 Geçilirken
- 14+ ve 1302+
- Hiddink Kanunları!
- The Good, The Bad and The Weird
- FA Cup 2009 QF
- Çöpe Giden £5 Milyon
- Beşiktaş 1-1 Trabzonspor
- David James #536
- Kalou-Drobga-Anelka
- Pinturicchio
- Futbolcu Beckham
- FA Cup 2009 R5
- Hiddink - Arshavin ve Kinnear
- Old Firm 08/09 No: 3
- Ryan Joseph Giggs
- Fulya: Yalanlar Üstünde
- Oyuncağın Son Emanetçisi
- Fernando Torres #11
- Çuvalın Dibi
- 13+ ve 1212+
- Konyaspor 0-0 Beşiktaş
- Chalkboard #25
- İspanya - İngiltere
- Liverpool Geri Döner
- Man City 1-0 Middlesbrough
- Türkiye - Fildişi Sahili
- Premier League 08/09 #25
- Çorap
- Söyle İbo Ne İçtin?
- Everton 1-0 Liverpool aet
- Tepetaklak Chelsea, bu sezonun Aralık ayı başında ...
- Kaptan Keane ve Arshavin Haftasonunun maçı Kuzey ...
- FA Cup 2009 R4 - 2 Kış koşullarının futbola izin ...
- Transfer Zamanı #8 Transferde uzatmalar oynanıyor...
- !F İstanbul 2009 Yıl 2005'ti galiba, fena bir Kore...
- Çocuklar Geri Döner Robbie Keane'in £18 milyon kar...
- Tek Yol Şampiyonluk Tarih 2 Şubat'mış, bugünden t...
- Beşiktaş 1-0 Antalyaspor Şampiyonluğun anahtarı o...
- Çifte Derbi Sporseveri ''himono-otoko''ya yani pi...
- 12+ ve 1122+ 11+ ve 1032+'dan devam ediyoruz.Bugü...
- Singanushiga Welcome to Dongmakgol için yazdığımız...
-
▼
Şubat
(66)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
2 Fikir, Tenkit, Yorum:
Alex kırmızı kart görmeli miydi? İlk gol ofsayt mıydı?
sivasspor ve bülent uygun hakkında okuduğum en iyi yazıydı.
tebrikten fazlasını ediyorum.
Yorum Gönder