Gaziantepspor 0-3 Beşiktaş
19 Ekim 2008'den bu yana, yani tam 4 aydır ligde deplasman galibiyeti olmayan Beşiktaş sonunda bir deplasmandan 3 puanla ayrıldı.Bizim de 3 hafta önce yaptığımız hesap 2 puan kayıpla sonuçlandı; 7 yerine 5 puan alınarak 40 puan barajı aşılamadı.Mustafa Denizli'nin yaptığı hesaplar meşhur, bizim hesabımıza göre de bugün Beşiktaş-Trabzonspor ile puanını eşitlemiş, 3. sıradaki yerini bu hafta için garantilemiş durumda olacaktı. Olmadı, geçtiğimiz hafta kazanılamadı ve bu şans kaybedildi.Şimdi bir yeni seri şansı var, bu kez hedef mutlaka 3'te 3 olmalı.Bugünü de sayarsak Sivasspor deplasmanına 4 maçlık galibiyet serisiyle, 50 puanı aşmış olmak amacıyla -hatta beraberlik kredisiyle- gidebilme şansı hiç de az değil.
2 sezon evvel Ricardinho transferiyle ''acaba Delgado olmadığında ne olur?'' sorusunu soramadık.Bu sezon başı bir süre sormaya niyetlenir gibi olduk, devre arası buna kafa patlatmaya niyetlendik ama piyangodan Yusuf çıktı.Yusuf'u mutlaka takımın bir yerlerine sokacağım diye üçlü orta sahanın soluna koymak bir futbol ihaneti, bu oyunun kurallarına başkaldırı.Olamaz, olmadı da zaten.Delgado olmayınca ne olurdu?Delgado ile bir kısım taaftar arasındaki ilişki ayrı konu tabii.Bize göre'sinden devam edersek Arjantinli olmayınca en iyisinden bugünkü olurdu.İyi mi olurdu?Kesinlikle ideal olan olmazdı.Bugün de öyle olmadı.
Sivok'u orta saha yerine stoperde görüyoruz, bu bir artı.Kurtuluş'u değil, Toraman'ı sağ bekte görüyoruz; bir artı daha.Bobo'yu sahada görüyoruz, Nobre'nin orta sahadaki mücadeleleri daha bir anlam kazanıyor böylece.Çok net örnek, Nobre bugün toplar indirdi; orta sahada top dağıttı.Bunu, en ilerideki oyuncu kendisi olmadığından efektif biçimde uygulayabildi.Çok da faydalı oynadı.Eğer Beşiktaş tek forvet oynuyorsa, Nobre bu indirdiği topları takımın aksiyon alanına en yakın oyuncusu için hazırlamalı.Ama bu en ilerideki oyuncu da Nobre olunca oyun ne hızlı akıyor, ne Nobre'nin çabaları bir sonuca ulaşıyor, ne de kenar oyuncuları ve orta sahalar-bekler işbirliğiyle kenarlarda kurulan üçgenler anlam kazanıyor.''Nobre muamması''nın ve çözümünün somutlaşmış haliydi belki de bu akşamki.Fabian Ernst büyük kazanç, çok kısa sürede bu hastalıklı takım içerisinde verdiği sorumluluk sahibi ve sert görüntü dahi benim için yeterli.Bugün de iyiydi, geçen hafta çıplak gözle izledikten sonra bugün de skorda öne geçildiğinde kısa süreler yalnızca Ernst'i gözlemeye çalıştım, verdiği görüntü çok çok olumlu.
Kadroda doğrular var, ama ''yetenek'' sorunu açıkca ortada.Kenarlardaki iki oyuncu da (Tello-Özkan) hızlarıyla adam geçebilen, dikine top taşıyabilen oyuncular değil.Orta dörtlüde bunu yapabilecek tek oyuncu Cisse, onun da ne yaptığı pek belli olmuyor.Böyle bir yapı, Nobre'nin ortadan indirdikleri ve Bobo'nun kenarlara açılarak taşıyacağı toplar harici Beşiktaş'ın gol imkanı çok kısıtlı.Gaziantepspor da nispeten kompakt bir takım, Tabata olmasa bile topu dikine taşıyabiliyorlar.Tempoyu belirleyen taraf oldular ilk bölümde, iki takım da oyuna beklerini de sokamayınca top iki ceza sahası arasında gitti-geldi.Bu sezon pek çok kez izlediğimiz deplasman Beşiktaş'ı, ilk yarıyı gol yemeden bitirdiğine duacı.İvan'ın ikramıyla boş kale ile karşı karşıya kalan Beto, üstten dışarı attığı topla bugünün Beşiktaş adına kurtarıcısı oldu.
Nobre havadan, Bobo kenarlarda ya da duran toplar.Öyle de oldu; kendisinden uzun Nobre ile yanlış eşleşen Deumi'nin yanında Nobre ön direkte kafayı vurdu.Bu dakikaya kadar doğru dürüst aksiyon üretememiş olan Beşiktaş, golün travmasını yaşayan rakibinin savunmadaki yerleşim skandalını iyi değerlendirdi ve ikinci golü bularak maçı bitirdi.Devre arası düşüncem, geçtiğimiz pazar gecesi kenarlardan istediği verimi alamadığından şikayet eden Denizli'nin üçlüye dönmesi ve Yusuf'u oyundan almasıydı.İşin Denizli tarafı bir tutarlılık arz ederdi; fakat şükür ki hem orta sahada hem de savunmada uzun zamans onra modern bir yapı kurabilmiş takıma dokunulmadı.Sonrası Toraman'ın 3 çalım ile Nobre'ye attırdığı harika gol ve Serdar Özkan'ın cepte yemeye devam edişi...
Bu takım adam markajı falan oynuyordu Denizli geldiğinde, şablonu belli değildi.2 yıldır gördüklerimizi, neleri yapıp-yapamayacağnı adeta ezbere bildiğimiz oyuncuları ''dahi'' imajı ya da inatları adına baştan yaratmaya çalıştı.Geçen 4 ayda ''modern futbol'' öğrendi Mustafa Denizli, inatlarıyla birer birer hesaplaştı, hala da hesaplaşıyor.Ekrem ve Holosko'nun olmadığı bir günde Delgado da yoksa bu takım bunu oynar.Benim tercihim yalnızca Cisse-Uğur değişikliği olur.Ama Beşiktaş'ın ideali sahada olduğunda Trabzonspor maçının ilk yarım saatindeki kenar varyetelerine binaen Cisse'den faydalanılacak maçları da yok saymam.Zan-Sivok ikilisinin üzerine konuşulacak kadar iyi bir performans sergilemiyor oluşlarına, hala kırılgan olduklarına inanmama rağmen birbirlerini tamamlıyor görüntüleriyle Zapo'yu da ikincil tercih sayabilirim.Bunlar Mustafa Denizli'nin gösterdikleriyle revize ettiğimiz ayrıntılar, tabii bir de Ekrem Dağ var.Bu takımın idealinde Holosko var, o sahadayken tek-çift tartışmaları da rafa kalkar.
Bu takım son iki maçta, geçmiş 3.5 aydan neleri farklı yaptı?4 ay önce doğru olduğu ayan beyan ortada olan ne varsa, bunları birçoğu ancak 4 ay sonra farkedildi.Kadro bu, bundan fazlası yok.Bugün duran toptan gol gelmese oyun kilitlenebilir, hatta Beşiktaş kaybedebilirdi.Bir noktada maç dinamikleri girer devreye, maç-maç ya da kısa periyotlara bakıldığında bir maç kazanacak aksiyonu üretmiş ama kazanamamış olabilirsiniz; lakin siz eğer doğruları yapar iseniz bu durum ya da tam tersi (bugünkü gibi) uzun lig maratonunda dengelenir.Lig statütüsünün turnuvalardan en belirgin farkı budur.Eldeki malzemenin ideali var, silahları var; elde şampiyon olabilecek bir takım var.Eğer Denizli hem futbola, hem de (son iki maçta gösterdikleri ışığında) kendisine ihanet etmez ise bundan sonrası, geçen 4 aydan daha iyi olacaktır.
Noat Samisa
20.02.09
2 sezon evvel Ricardinho transferiyle ''acaba Delgado olmadığında ne olur?'' sorusunu soramadık.Bu sezon başı bir süre sormaya niyetlenir gibi olduk, devre arası buna kafa patlatmaya niyetlendik ama piyangodan Yusuf çıktı.Yusuf'u mutlaka takımın bir yerlerine sokacağım diye üçlü orta sahanın soluna koymak bir futbol ihaneti, bu oyunun kurallarına başkaldırı.Olamaz, olmadı da zaten.Delgado olmayınca ne olurdu?Delgado ile bir kısım taaftar arasındaki ilişki ayrı konu tabii.Bize göre'sinden devam edersek Arjantinli olmayınca en iyisinden bugünkü olurdu.İyi mi olurdu?Kesinlikle ideal olan olmazdı.Bugün de öyle olmadı.Sivok'u orta saha yerine stoperde görüyoruz, bu bir artı.Kurtuluş'u değil, Toraman'ı sağ bekte görüyoruz; bir artı daha.Bobo'yu sahada görüyoruz, Nobre'nin orta sahadaki mücadeleleri daha bir anlam kazanıyor böylece.Çok net örnek, Nobre bugün toplar indirdi; orta sahada top dağıttı.Bunu, en ilerideki oyuncu kendisi olmadığından efektif biçimde uygulayabildi.Çok da faydalı oynadı.Eğer Beşiktaş tek forvet oynuyorsa, Nobre bu indirdiği topları takımın aksiyon alanına en yakın oyuncusu için hazırlamalı.Ama bu en ilerideki oyuncu da Nobre olunca oyun ne hızlı akıyor, ne Nobre'nin çabaları bir sonuca ulaşıyor, ne de kenar oyuncuları ve orta sahalar-bekler işbirliğiyle kenarlarda kurulan üçgenler anlam kazanıyor.''Nobre muamması''nın ve çözümünün somutlaşmış haliydi belki de bu akşamki.Fabian Ernst büyük kazanç, çok kısa sürede bu hastalıklı takım içerisinde verdiği sorumluluk sahibi ve sert görüntü dahi benim için yeterli.Bugün de iyiydi, geçen hafta çıplak gözle izledikten sonra bugün de skorda öne geçildiğinde kısa süreler yalnızca Ernst'i gözlemeye çalıştım, verdiği görüntü çok çok olumlu.
Kadroda doğrular var, ama ''yetenek'' sorunu açıkca ortada.Kenarlardaki iki oyuncu da (Tello-Özkan) hızlarıyla adam geçebilen, dikine top taşıyabilen oyuncular değil.Orta dörtlüde bunu yapabilecek tek oyuncu Cisse, onun da ne yaptığı pek belli olmuyor.Böyle bir yapı, Nobre'nin ortadan indirdikleri ve Bobo'nun kenarlara açılarak taşıyacağı toplar harici Beşiktaş'ın gol imkanı çok kısıtlı.Gaziantepspor da nispeten kompakt bir takım, Tabata olmasa bile topu dikine taşıyabiliyorlar.Tempoyu belirleyen taraf oldular ilk bölümde, iki takım da oyuna beklerini de sokamayınca top iki ceza sahası arasında gitti-geldi.Bu sezon pek çok kez izlediğimiz deplasman Beşiktaş'ı, ilk yarıyı gol yemeden bitirdiğine duacı.İvan'ın ikramıyla boş kale ile karşı karşıya kalan Beto, üstten dışarı attığı topla bugünün Beşiktaş adına kurtarıcısı oldu.
Nobre havadan, Bobo kenarlarda ya da duran toplar.Öyle de oldu; kendisinden uzun Nobre ile yanlış eşleşen Deumi'nin yanında Nobre ön direkte kafayı vurdu.Bu dakikaya kadar doğru dürüst aksiyon üretememiş olan Beşiktaş, golün travmasını yaşayan rakibinin savunmadaki yerleşim skandalını iyi değerlendirdi ve ikinci golü bularak maçı bitirdi.Devre arası düşüncem, geçtiğimiz pazar gecesi kenarlardan istediği verimi alamadığından şikayet eden Denizli'nin üçlüye dönmesi ve Yusuf'u oyundan almasıydı.İşin Denizli tarafı bir tutarlılık arz ederdi; fakat şükür ki hem orta sahada hem de savunmada uzun zamans onra modern bir yapı kurabilmiş takıma dokunulmadı.Sonrası Toraman'ın 3 çalım ile Nobre'ye attırdığı harika gol ve Serdar Özkan'ın cepte yemeye devam edişi...Bu takım adam markajı falan oynuyordu Denizli geldiğinde, şablonu belli değildi.2 yıldır gördüklerimizi, neleri yapıp-yapamayacağnı adeta ezbere bildiğimiz oyuncuları ''dahi'' imajı ya da inatları adına baştan yaratmaya çalıştı.Geçen 4 ayda ''modern futbol'' öğrendi Mustafa Denizli, inatlarıyla birer birer hesaplaştı, hala da hesaplaşıyor.Ekrem ve Holosko'nun olmadığı bir günde Delgado da yoksa bu takım bunu oynar.Benim tercihim yalnızca Cisse-Uğur değişikliği olur.Ama Beşiktaş'ın ideali sahada olduğunda Trabzonspor maçının ilk yarım saatindeki kenar varyetelerine binaen Cisse'den faydalanılacak maçları da yok saymam.Zan-Sivok ikilisinin üzerine konuşulacak kadar iyi bir performans sergilemiyor oluşlarına, hala kırılgan olduklarına inanmama rağmen birbirlerini tamamlıyor görüntüleriyle Zapo'yu da ikincil tercih sayabilirim.Bunlar Mustafa Denizli'nin gösterdikleriyle revize ettiğimiz ayrıntılar, tabii bir de Ekrem Dağ var.Bu takımın idealinde Holosko var, o sahadayken tek-çift tartışmaları da rafa kalkar.
Bu takım son iki maçta, geçmiş 3.5 aydan neleri farklı yaptı?4 ay önce doğru olduğu ayan beyan ortada olan ne varsa, bunları birçoğu ancak 4 ay sonra farkedildi.Kadro bu, bundan fazlası yok.Bugün duran toptan gol gelmese oyun kilitlenebilir, hatta Beşiktaş kaybedebilirdi.Bir noktada maç dinamikleri girer devreye, maç-maç ya da kısa periyotlara bakıldığında bir maç kazanacak aksiyonu üretmiş ama kazanamamış olabilirsiniz; lakin siz eğer doğruları yapar iseniz bu durum ya da tam tersi (bugünkü gibi) uzun lig maratonunda dengelenir.Lig statütüsünün turnuvalardan en belirgin farkı budur.Eldeki malzemenin ideali var, silahları var; elde şampiyon olabilecek bir takım var.Eğer Denizli hem futbola, hem de (son iki maçta gösterdikleri ışığında) kendisine ihanet etmez ise bundan sonrası, geçen 4 aydan daha iyi olacaktır.
Noat Samisa
20.02.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Şubat
(66)
- 15 Maç Sonra - Tuncay Şanlı
- Fenerbahçe 4-2 Sivasspor
- Premier League 08/09 #27 - 28
- Beşiktaş 2-1 İBBSpor
- League Cup 2009 Final
- EPL 08/09 - Formalar
- Miras
- FA Cup 2009 QF - Tuncay Şanlı
- Salomon Kalou
- Benitez'in Çocukları
- Zili Duymadınız Mı?
- Inter 0-0 Man Utd
- Dawson Kardeşler
- Inter - Man Utd | 1 Kala
- 53A! Aşağı Çök
- Hız ve Şut
- Yakubu'dan Sonra Arteta
- Kasımpaşa 0-2 Güngören Bld.
- 14 - Seribozan Santa Cruz
- Arshavin Emirates'te
- Aston Villa 0-1 Chelsea
- Premier League 08/09 #26
- Gaziantepspor 0-3 Beşiktaş
- Gary Alexander Neville
- Başa Düşen Taş
- 2/3 Geçilirken
- 14+ ve 1302+
- Hiddink Kanunları!
- The Good, The Bad and The Weird
- FA Cup 2009 QF
- Çöpe Giden £5 Milyon
- Beşiktaş 1-1 Trabzonspor
- David James #536
- Kalou-Drobga-Anelka
- Pinturicchio
- Futbolcu Beckham
- FA Cup 2009 R5
- Hiddink - Arshavin ve Kinnear
- Old Firm 08/09 No: 3
- Ryan Joseph Giggs
- Fulya: Yalanlar Üstünde
- Oyuncağın Son Emanetçisi
- Fernando Torres #11
- Çuvalın Dibi
- 13+ ve 1212+
- Konyaspor 0-0 Beşiktaş
- Chalkboard #25
- İspanya - İngiltere
- Liverpool Geri Döner
- Man City 1-0 Middlesbrough
- Türkiye - Fildişi Sahili
- Premier League 08/09 #25
- Çorap
- Söyle İbo Ne İçtin?
- Everton 1-0 Liverpool aet
- Tepetaklak Chelsea, bu sezonun Aralık ayı başında ...
- Kaptan Keane ve Arshavin Haftasonunun maçı Kuzey ...
- FA Cup 2009 R4 - 2 Kış koşullarının futbola izin ...
- Transfer Zamanı #8 Transferde uzatmalar oynanıyor...
- !F İstanbul 2009 Yıl 2005'ti galiba, fena bir Kore...
- Çocuklar Geri Döner Robbie Keane'in £18 milyon kar...
- Tek Yol Şampiyonluk Tarih 2 Şubat'mış, bugünden t...
- Beşiktaş 1-0 Antalyaspor Şampiyonluğun anahtarı o...
- Çifte Derbi Sporseveri ''himono-otoko''ya yani pi...
- 12+ ve 1122+ 11+ ve 1032+'dan devam ediyoruz.Bugü...
- Singanushiga Welcome to Dongmakgol için yazdığımız...
-
▼
Şubat
(66)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
8 Fikir, Tenkit, Yorum:
abi bu serdar özkan nolacak?
Hala umuyorum ki iyi olacak.Ben Özkan'a dair umudumu hala koruyorum ama onun kendi bildiğinde ısrardan vazgeçmesi gerek.
Fizik yapısını geliştirme konusunda hala bir çaba içinde değilse, bu yeteneğiyle hala ikinci harekterlerde çuvallıyor ise iki sene sonra yeri en fazla sağ bek olur.Ya da Anadolu'nun bir köşesi.
toraman'ın oynamadığı bir forvet kaldı zannedersem.
haftaya mustafa denizli'den böyle bir salvo bekliyorum.
hava hakimiyetiyse hava hakimiyeti, pozisyon almaysa pozisyon alma, seziyse sezi..
Eğer İbrahim Toraman sağ kanatta oynamaya devam edicekse kendisini bu mevkide geliştirmesi gerekli, kanat organizasyonlarında cok zayıf kalıyor ve ben bugun Toraman' dan şöyle ah diye heycanlanıcağım bir orta göremedim ki bunlar standart bir sağ kanat oyuncusunun yapması gereken en basıt şeyler.
toraman noat'ın da dediği gibi öndekine sınırsız özgürlük tanıyan bir stoper bek zaten.
zaman zaman stoper ya da ön liberoda da oynayabilir lakin ben burda kalıcı olmasını istiyorum. biraz daha çalışır, biraz daha ısrar edilirse sergio ramos olmasa da ona yakın bir şeyler çıkarılabilir toraman'dan.
KANATLARI OLMAYAN BİR KARTAL OLUR MU OLUR ! TELLO VE SERDAR BİRBİRLERİ İLE DEĞİŞMELİ OYUN STİLLERİNDEN KURTULUP MEVKİLERİ OLAN KANATLARA AÇILSALAR DAHA HOŞ VE VERİMLİ OLURLAR ... ÇİFT ÖN LİBERO VE ÇİFT FOVET İYİMSERLİK KATIYOR GELECEĞİMİZE . ERNST İSABETLİ AMA YANINDA MUTLAKA TÜRK OYUNCU OLMALI (UĞUR-SERDAR K.) , CİSSE - ZAPO KULÜBEDE . 2 HAFTADIR GÖRÜNTÜ MUTLULUK VERİCİ HAFTAYA İNTİKAM ZAMANI ...
www.tersmanyel.blogspot.com
Serdar Ozkan a gelene kadar asıl ben Sivok un dokunulmazlıgı daha basımıza neler acıcak merak ediyorum. Holosko ve Ekrem dondugunde zaten Serdar bench de yokları oynayacak ama Sivok bir savunma oyuncusu olarak hamleleri cok gec bir de ayakları tam yere basmayan oyuncu modellerinden biri.
Bu mac icin de ilk yarı antep 3-0 onde de kapatabilirdi. (Sivok un Beto yu dusurmesi, Beto nun bos kaleye kacırması ve Bekir in onu bosaltıp kacırdıgı gol)
Sivok-G.Zan ikilisi pek saglıklı bir tandem degil. Toraman ise sag bek de min. 5 mac oynarsa ondan max. duzey de bek performansı alabiliriz.
Bu Mustafa, hakikatten ballı galiba arkadaşlar :)
Yorum Gönder