Tarih 2 Şubat'mış, bugünden tam da 6 yıl önce.O gün havanın ne kadar soğuk olduğu kalmış aklımda.Fenerbahçe galibiyetine dair aklımın bir köşesinde yer eden hatıranın en önemli kısmı bu.İstanbul'un unutulmuş bir yerinde maç izleyecek bir yer bulmak adına yarım saat yağmur altında dolandığım yer etmiş zihnimde, aileden uzakken.Cep telefonuna gelen maç mesajları da bayağı hit o aralar, Fatih Akyel'in kırmızı kart gördüğünü yağmur altında öğreniyorum.Demek ki kendimi bir mahalle kahvesine attığımda dakika 20 falandı.Abdullah Ercan mıydı Kaan Dobra'yı düşüren?Bir süre önce nostaljik bir muhabbete dalmışken takıldı aklıma, ligin ilk yarısınında oynanan bu maçta hava neden bu kadar soğuktu?Lorant mı vardı Fenerbahçe'nin başında?Hayır abi, Oğuz Çetin'i net hatırlıyorum ben.Öyleydi de zaten, erteleme maçıydı bu.Normalde pek meşhur bir tarih olan 6 Kasım'dan önce oynanması gerekiyordu bu maçın ama Avrupa Kupaları iyileştirmesine kurban oluyordu ligimiz o dönemler.Sonraları bunlar unutuldu tabii.Neyse, Fatih Akyel'in atıldığını mesajla öğrendiğim gibi bir gün evvel de yeni transferi mesajla öğrenmiştim: ''Beşiktaş, İtalyan oyuncu Federico Giunti ile anlaştı.''6 yıl belki çok uzun zaman değil gibi ama o zamanlar yer kürenin tüm futbol database'i ayaklarımızın altında değil.Gazetelerden öğreniyoruz ki Milan formasıyla dört yıl önce Ali Sami Yen'de gol atan adam bu.Lucescu bir şeyler söylüyor bu oyuncu hakkında, fazla geçmeden hemen bir hafta sonrasında ilk maçında attığı golle tanışıyoruz kendisiyle.
Sonradan adını hep andılar, andık.Beşiktaş'ın son şampiyonluğunda kilit rol oynayan Tayfur-Giunti ikilisi... devamını istediğin şekilde getir.Atış serbeste dönüşmesin ama.Beşiktaş, 02-03 sezonunda Şükrü Saraçoğlu'na çıkarken bir gün evvel yeni transferini duyurmuş, ertesi güne uçak bekleniyordu.Kupa geldikten sonra herkesin dilinde, kaleminde Tayfur-Giunti...Benim için o yılki şampiyonluğu getiren başlangıç hamlesi, AEK ile oynanan hazırlık maçıdır.Sonrasında Mircea Lucescu'dur.Bir sonraki basamağı Sergen Yalçın'dır.Sezon sonuna doğru, kupa kalkarken ve sonraki sezonun ilk yarısı, Beşiktaş Trabzonspor'a İnönü'de 5 gol atar; 5 gol daha atacakmış gibi bir oyun oynarken Tayfur-Giunti'dir.Bugün itibariyle tam 6 yıl önce oynanan Fenerbahçe maçı sonrası takıma girmiştir Giunti, bu maç ve öncesinde Beşiktaş orta sahası Amaral ve Yasin Sülün'ün Tayfur'a yapacağı partnerliğe emanetti.Önde Pancu ve muhteşem üçlü(ler).2003 yılının 2 Şubat günü Tayfur'un yanında sahaya çıkan oyuncu Yasin'di.Aynı Yasin'in Lampard ile göğüs göğüse çarpışmışlığı da vardır.O sıralarda artık takımda olmayan Amaral harika bir Galatasaray deplasmanı oynamıştı, sezon açılışında ''sürpriz adam'' olarak inmişti İnönü'ye.Bir maçta art arda 3 çalım atmıştı, jeneriklik.Rakip kimdi hatırlamıyorum ama bunları yapan bizim Müslüm Baba'ydı!

Beşiktaş'ın ''ucuz ama kaliteli transfer'' politikası belirlediği dönemler: Sixten Veit, Thomas Hengen, Olivier Schafer.Veit için görev adamı diyorlardı, oynamadan gitti.Miroslav Karhan bir sonraki sene, Pascal Nouma ile birlikte gelmişti.Dmitri Khletsov'u da sayalım, aynı zamanın adamı Markus Münch sol taraf için yüceltiliyorsa bu Rus sağ bek de kendi mevkiisi için yüceltilmelidir.Karhan, her iyi yabancının Beşiktaş serüveninde olduğu gibi bir sezon kalmıştı Türkiye'de.Tıpkı Ferdinand, Sverisson, Kuntz gibi.Son ikisi Almanya'dan gelip de şimdilerde adı anılınca saygınlık uyandıran isimler.Münch İtalya'dan gelmişti, Beşiktaş tarihinin ilk İtalyanı olan Giunti gibi ''öylesi gelmedi'' olarak anıldı, anılmakta.

6 yıl önce bugünden sonra takıma dahil olan Fabian Ernst'ten tek bir beklenti var, o da Mustafa Denizli'nin yol göstericiliğinde şampiyonluk için gemileri yakan, geleceğe dair elde ne varsa hibe eden ve etmeye de devam eden Beşiktaş YK'sı, kulübü, camiası, taraftarının 6 yıllık hasreti, yani şampiyonluk.Fabian Ernst hamlesinin yegane beklentisi bu sezon sonunda şampiyonluk.Önümüzdeki yılın Ağustos ayına, hatta önümüzdeki 5 yıla dair hiçbir karar alıcının aklında bir fikir yok.Akıl, fikir, izan tek; Fabian Ernst'in yapacağı katkı ile gelecek şampiyonluk.

Beşiktaş, Türkiye'de futbol şubesini tamamen şeffaf biçimde halka açan tek kulüp.Her ne kadar bu durum usulsüzlüklerin önünü tam olarak kesiyor olmasa da en doğru bilgilendirmeyi yapan ve bu sayede sahih vergilendirilmesi yapılan kulüp de Beşiktaş.Bu transferin de mali detayları taksit detaylarına kadar borsaya bildirildi.Maliyet 8,5 milyon deniyor, Türkiye'de başka hiçbir kulübün transferinde elinizde resmi kaynak yok ise bu tarz bir bilgilendirme yapamazsınız.Fabian Ernst'in Beşiktaş'a bonservis maliyeti 3 milyon avrodur.Ernst yarım sezon için 5 taksitte 500 bin avro alacak, önümüzdeki sezon başı 1 milyon avroluk ara ödeme sonrası sonraki iki sezon için 10'ar taksitte 2'şer milyon avro alacak.Mali açıdan pek fena bir ticaret değil bana göre.Öte yandan Beşiktaş'ın mevcut mali tablosuna bakarak verilecek tek tepki vardır: Bir kuruş daha harcamayın.Ama karar alıcılar için şampiyonluk hedefi harici her şey bir süredir gerçekten ikinci planda.

Beşiktaş, önündeki şu 3 haftada (Konya deplasmanı-Trabzonspor-Gaziantepspor deplasmanı) son iki lig maçı düzeyinin üzerine çıkmak zorunda.Bunu da sağlayabilecek isimlerden biri Fabian Ernst.En kötü senaryo ile şu sıralar bedavaya umut dağıtmakta.Hoşgelmiş...

Noat Samisa

02.02.09

14 Fikir, Tenkit, Yorum:

Turgon Calaelen dedi ki...

Fabian Ernst tek başına hiç bir katkı sağlayamaz.Sağlayamacak, hatta daha da kötü olacaktır.bunu şu sebeple söylüyorum,bir önceki yazıdaki yorumuma ek olarak,ErnsT'in gelişi ortasahayı değiştirecek ve Stoper(defans) bölgesini etkileyecek bu da Beşiktaş'ın kaçınılmaz sonunu çok erken getirecektir.Mustafa Denizli'nin nasıl düşündüğünü anlayabiliyorum ve eğer düşündüğümü yaparsa Beşiktaş özellikle Trabzonspor maçında büyük şok yaşayacaktır.

Borges dedi ki...

;)

Ernst, aslinda isin dolandirmadan kolayini yapmaktir. Ernst transferi garanti etmektir cok seyi. Birazcik türkiye ligini ve besiktasi tecrübe ettiginde sistem/taktik eksikligini oyuncu yönüyle kapatmak demektir.. Türkiye ligi oyunu her iki yönüyle oynayan oyuncu tipolojisine aliskin degil, kaldirabilir olusu da ayri bir mevzudur ki bunu ayri bir sekilde ele alacagiz zaten.. Bu acidan klasik ofansif-defansif orta saha bileseni oldukca iyidir, mücadeleci yapisiyla Ernst de tam buraya göredir..

Sacma sapan kartlarla sizi yari yolda birakmaz, schalkenin tamaminin dökülüp iseyaramaz oldugu dönemde ayakta bordon ile kalan iki oyuncudan birisidir, almancasi "leistungträger".. performans/mücadele adamidir baska acidan..

Sorun sadece su: ofansif acidan takim yeteri kadar iyi olmadigi zaman görevinin disina cikmak durumunda kalan defansif orta sahanin olasi siritkanligidir.. Besiktas'in Denizli yönetiminde en azindan sorunu ofans olmayacaktir diye düsünüyorum o da varolan bir baska sorunu "garanti" bir isim ile bitirmistir.. Defansif zaafiyet..

Parasina gelince..

Josico,Maldanado ve daha benzeri ucuzumsu tonla transfer yerine böyle bir isim daha dogru. Eger becerebiliyorsa türk takimlar, gitsin güney amerikadan yildiz bulsun bes on dolara.. Yok onu beceremiyorlarsa avrupanin alt liglerinde kesfedilmis ucuz yetenekkleri kesfetsinler, alanzinho gibi.. yok onu da beceremiyorlarsa avripada üst liglerde kendisini kanitlamis garanti isimlere yönelmesidir.. Haliyle Ernst transferi ücüncü ayagidir en azindan paranin sacilmadigi seceneklerden birisi isaretlenmistir nazarimda..

Hayirli ugurlu oLsun..

Arkhe dedi ki...

Yabancı kontenjanı Beşiktaş'da aşılması zor bir sorun. Kadro alternatifi bol ama sahaya bu 6+2 ile hangi kadro çıkarsa çıksın hep bir tarafı eksik kalıyor.

Mustafa Denizli'nin de bu sorunun altından kalkabilecek olduğundan şüpheliyim.

ercan dedi ki...

Amaral'ın coştuğu maç içerdeki Diyarbakır maçıydı yanılmıyorsam :)

C.tesi Ernst işi olmaz diyordun. Detaylı da konuşamadık senle bu olayı ama ben gerçekleşmesine sevindim. MD fenerdeki Johnson'unu buldu gibi geliyor bana.

Delgado gelene kadar Bobo da kulğübede kalacak gibi ama bana kalsa -yine gönülsüz olarak- Holosko'yu kenara alır. Sene başında Antep maçında yaptığımız gibi klasik 4-4-2 ile Bobo-Nobre forvetini oynatırım.

"Adettendir." diyerek bir de kadro yapalım :)

----------Kale----

Toraman---Zapo--Sivok--Ekrem

Serdar Ö. -- Ernst--Uğur (Serdar K.)--Tello

--------Bobo---Nobre----

Hayırlı olsun.

ercan dedi ki...

Cisse'yi unuttuk, Holosko'yu kenara attık. Cisse ve iyileşene kadar Delgado kenarda kalmalı. Holosko sahada olmalı :)

Adsız dedi ki...

hocam bu 18 milyon ytl verildigi dogrumu bu adama?

Noat SamisA dedi ki...

Ercan abi, ben inanmadığımı söylüyordum.Pek mantıklı gelmiyordu bu transfer haberi, gerçekleşti ve hislerimizi yeterince güçlü olmadığını anladık. :)

Evet, sanıyorum kur hesabıyla 2.5 yılın sonunda ödenen miktar o civarda olacak.Pompalanıyor biraz da, Zimbabwe'de 12 sıfırlı banknot çıkmış piyasaya bir de onun kuruyla hesaplasınlar bari.

Borsaya bildirildiği, yazıda belirttiğimiz üzere 3 milyon avro bonservis, yıllık 2 milyon avro futbolcuya şeklinde...

gökhan dedi ki...

yusuf transferi, mustafa denizlinin önlibero istemesi, alınan oyuncunun defansif özelliklerinin ön planda olması ve sertliği, yine mustafa denizlinin büyük takım hücum oynar lafları ve 4-3-3 oynadığını iddia etmesi.

bunları toplayınca aklıma kötü kötü şeyler geliyor. sanki denizlinin kafasında delgado-ernst-yusuf üçlüsünü orta sahada oynatmak gibi bir düşünce var. önlerinede holosko, nobre, tello yu koyacak gibime geliyor. umarım yanılıyorumdur ama üstte yazdıklarım böyle bir izlenim bıraktı bende.

herneyse iyi futbolcudur. bi giunti değildir ama tayfurdan da iyidir. hayırlı uğurlu olsun...

ercan dedi ki...

Yönetimden umudu o kadar kesmişiz ki böyle -çoğu kimse tarafından beğenilen- bir transferi beklemiyorduk herhalde :)

sb21 dedi ki...

Ernst iyi transferdir ama şampiyonluğu getirebileceğini düşünmüyorum. Benim de asıl korkum aynen Gökhan'ın söylediği şey. "Zaten Yusuf'u beraber oynatmak için aldık." laflarını hatırlıyoruz. Delgado döndükten sonra yazdığı takımın çıkması çok büyük ihtimal; ki asıl curcunayı da o zaman göreceğiz bence.

Arkhe dedi ki...

Fenerbahçe'liyim. Sizin bir süredir geçirdiğiniz bu dönemin çok beterlerni ile gençliğimi geçirdim yani yaşadıklarınızı az çok yaşadım.

Beşiktaş'da dikkatimi çeken bir şey var, camia olarak çok değişken. Bir ufak şeyle bir anda her şeyi fazla pozitif görüyorsunuz. Gerçi Noat daha farklı olarak o umudun altında sanki bir umutsuzluk da taşıyor ama tanıdığım birçok Beşiktaşlı çok çabuk ikna oluyorlar. Bazen Holosko ile bazen ise sadece bir stadyum projesine. Bunun bir dönüşü var tabi, en ufak bir aksiliği büyütüp yıkıma da çevirebiliyorşar. Yaşanan hayal kırıklığı da çok fazla oluyor.

Umut güzeldir ama ne bileyim neticede sadece bir futbolcu transferi ile bazı gerçekler de unutulmamalı. Sezon sonunda ne olur bilmem ama bazı şeyler bu kadar kolay olamaz sanki..

ubih dedi ki...

BESIKTAS APPIAH ILE ANLASIN GELECEK SENEYE

ubih dedi ki...

BESIKTAS APPIAH ILE ANLASSIN GELECEK SENEYE;Henuz 27 yasinda,Afrikalilarin dogal ozelliklerini tasiyan atletik ve fiziksel yonden yeteri kadar guclu, ayrica teknik becerileri gayet ofansif anlamda yeterli,oyunu kaleye dikine tasiyabilen hirsli ve suratli,istedigi zaman oyuna agirligini koyup oyuna yon verebilen biri(MILAN-FENERBAHCE,PSV-FENERBAHCE maclarini bir hatirlayin).Ortasahayi defansif ve ofansif anlamda iki yonlu kullanabilen bir futbolcu.sakatligi sebebiyle bir senedir top yuzu gormuyor ama ara transfer doneminde Tottenham ile ciktigi antremanlarda ve takimla birlikte ciktigi hazirlik macinda herkesi sasirtmis 86 dkikalik performansiyla.Aslinda Tottenhamin orta sahasinda oyunu yeteri kadar iki yonlu oynayabilecek klas futbolculara sahip olmasina ragmen APPIAHa ilgi gostermeleri ilginc.Ara transfer doneminde kendisinden pek emin olmadiklari icin biraktilar.Ama bence bu APPIAH in iskartaya cikarildigi anlamina gelmez.APPIAH hirsi ve fiziksel olarak dogal faktorler ele alininca eski performansini yakaliyacagindan eminim.Besiktas onunla gelecek sene icin anlassin antremanlarina ciksin,denensin.Yeteri kadar yararli olabilecegine kanaat getirilerse FIFA nin belirledigi borcu Fenerbahceye odeyecegi 2 MILYON 281 BIN AVROyu odesinler(bonservis niyetine saysinlar).Bence formda bir APPIAH in degeri 8-10 milyondur(Fenerbahcenin ona Juventustan alirkenki odedigi bonservis maliyeti buydu).Zaten forma girdiginde ki bence kesin girecek avrupali takimlarin verecegi paralari biz ona veremeyiz zaten.Amac simdiden bizim akilli yoneticilerimizin(!) hizli davranip su andan itibaren onu kapatmasi.Neden APPIAH oldugunu belirtmistim yukarda bence ERNSTLE birlikte orta saha dinamiginde birbirlerini tamamlarlar ve cok iyi partner olurlar.Belki yine hayal kuruyorum ama birde yanlarina MEHMET TOPUZU alirlarsa;orta sahada ERNST onlerinde ortada veya degisken olarak sol ic,sag ic APPIAH VE M.TOPUZ,Tello solda ,sagda forvet bucuk HOLOSKO, forvet BOBO.Boylece oyunu sadece tek yonlu oynayan,onuda zaten yarim yamalak yapan on numarali ayakli ozel(!) oyuncularimiz Delgado ve Yusuf super yedek olurlar.

omega dedi ki...

Tam düşündüklerimin olduğu bir yazı olmuş.Öncelikle tebrik ediyorum bu güzel yazı için.
Sonrasında Beşiktaş'a gelen her defansif ortasaha Giunti diye, her gelen stoper Zago, Ronaldo diye geliyor.Umutlar aynı ama daha tutturamadık.Ernst işin kolaya kaçışı bence de.Borges hücum açısından eksiklik yaratabilir demiş ama yanında oynaması muhtemel olan Cisse^nin biraz serbest kaldığında hücuma nasıl katkı yaptığını biliyoruz.En azından iki üç top taşıyıp şut atıyor.O açıdan da o Ernst'in problemi olmaz.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana