5-7 ile 7-9
Yarınki kritik maç öncesi hem bir kısa değerlendirme yapalım, hem de 2 haftanın üzerinde mazisi olan bir açıklamaya ilişkin düşüncelerimizi belirtelim.Bülent Uygun'un katıldığı panelde bir soru üzerine verdiği cevap: Onlara da bir laf söyleyeyim; evet 5 yeriz, 7 yeriz ama 6 yemeyiz. 7 yeriz, 9 yeriz ama 8 yemeyiz.Manşet olan kısım burasıydı, panelden geriye bir tek bu cümle kaldı.Çok tepki çekti, İbrahim Üzülmez bile bu sözler üzerine bir şeyler söyleme gereği duydu.Şayet yarın Beşiktaş kazanır ise, maç sonu demeçler bu sözler üzerinden ilerleyecek ve git gide daha anlamsız bir hal alacak.
Sivasspor'un maçları yayınlanmaya başladığı ve biz Sivasspor'un son iki sezonda yapabildiklerinin temelleri hakkında fikir sahibi olduk.Kaybettikleri bir maçın ardından genel bir değerlendirme yaptık, Bülent Uygun'un Sivasspor'una duyduğumuz saygı üzerine yazıyı temellendirdik.Burada Man Utd'ı da yazıyoruz, Kasımpaşa-Orduspor maçını da, Sivasspor'u da...Futbolun kurallı bir oyun olarak asla değişmeyen kuralları evrensel olsa da Liverpool ile Sivasspor'u aynı pencereden değerlendirme imkanımız yok.Hatta bütçesi geniş takımlarımız ile toplam bütçesi İstanbullu'ların bir yabancısının maliyeti seviyesinde olan Sivasspor'u da aynı perspektif ile değerlendiremeyiz: Futbolu demode, oyun planı zayıf, stadının zemini her daim kötü, hocası çok konuşuyor ve ''zaten şampiyon olamazlar''...X tane oyun planı olabilecek takımlar kurabilecek İstanbullu'ların karşısında ancak A planı Mehmet Yıldız, B planı Balili ile 24. haftayı lider geçen Sivasspor mu?Öyleyse bu ligde kimse üç kuruş top oynamıyor, Galatasaray da son 16'ya ''tesadüfen'' geldi.Böyle bir düşünce olabilir mi?
İki sezon evvel Reading Premier League'e yükseldi, bu sezon Hull City benzerini denedi; ikisi de Championship'teki kadrolarını koruyarak çıkış yakaladılar.Reading-Hull City farkını, ''orası Premier league'' kabulüne eklersek, farkları ve benzerlikleri yakalayabiliriz.Kısıtlı bütçenin doğru yönetiminin yolu, öncelikle kadro istikrarından geçer.Bu evrensel bir futbol gerçeğidir, hatta bir hayat gerçeğidir.Sivasspor'un en temel niteliği budur, Bülent Uygun faktörü de sonrasında eklenmiştir.Bu açıdan, bu tip zamana yayılan planlama sonucunda kısıtlı bütçenin doğru kullanımı yoluyla yükseklerde kalabilen bir takıma fazlasıyla aç olan ülkemiz futbol ortamında Bülent Uygun'un Sivasspor'unun öncelikle övülmek yerine eksik yanlarının vurgulanması bana başından beri samimi gelmiyor.Çok konuşan Hugo Chavez'den çekinen Amerika misali gibi; Sivasspor kısıtlı bütçesi ve İstanbullu'ların yüzüne bakmadığı yerli oyuncularıyla yukarılarda kalırsa düzenimiz mi bozulur?''Anadolu'dan Şampiyon'' derdimin hiçbir zaman olmadığını daha önce de belirttim.Her sezon Beşiktaş şampiyon olsun isterim.Gerisi futbol ilgisi ile alakalı olur, Beşiktaş şampiyon olamıyorsa futbolun şampiyonunu izlerim.Bülent Uygun da iyi malzeme veriyor, insan topluluğu yönetimi yoluyla eksiklerini örtebilen bir takımın bunlara da ihtiyacı olabilir.Hull City menejeri Phil Brown çok farklı bir insan değil örneğin; sözü gümüş, sükutu altın ilan eden insanlardan değil.Aynı bakış açısıyla Fatih Terim'i de koltuğunda görmek istememeniz gerekebilir, yaşlar eşitlense belki de aralarındaki fark yalnızca bütçe ile alakalıdır.Yalnızca bir beyin fırtınası, kim bilir?
Bülent Uygun bu sözleri bir soru üzerine söylemişti.Bir öğrencinin ''Sivasspor Avrupa'ya giderse fark yer'' mealindeki sözleri ve bu doğrultudaki sorusuna bence gayet zekice bir yanıt vermişti.Bu sezon İnter-toto'dan elendiler ve önümüzdeki yıl Şampiyonlar Ligi'nde olma ihtimalleri az değil.Evet, belki fark yer Sivasspor.Ligimizin acziyetini gösterir bu, tıpkı Bülent Uygun'un dikkat çektikleri gibi.Sivasspor fark yer, tıpkı diğerlerininki gibi.Fenerbahçe'nin 6'sı, Beşiktaş'ın 6'sı ve 8'i gibi; bu dokundurmada en büyük pay Beşiktaş'a olsa da ben Bülent Uygun'u bu zekice cevabı nedeniyle kutluyorum.Kısıtlı bütçe yönetiminde başarı ile kupalar kazanan bir hocanın başarısı aynı başarı değildir, sözcükler bazen durumlar arası farkları ve duyguları anlatmakta çok yetersizdirler.Simgeler devreye girer bu anlarda ve bu söz de metaforik bir anlam teşkil eder.Banu Yelkovan, zaman içinde ''emekçi Bülent'te sosyalist Bülent'e dönüştü'' demişti.Çok hoş bir tespittir.Bir yıl önce FourFourTwo'daki röportajında ''Ben Alex Ferguson'un çantasını taşıyacak düzeyde bile değilim.'' diyebilen bir adam, kısa zamanda kendini Arsene Wenger ile aşık atabilir konumda gördü.Futbol topuna ayak değdirmemiş insanların eleştirilerini yok sayıyor, bu yazı da onun için bir anlam ifade etmiyor.Evet, ideal biri değil.Bunlar kabul.Lakin öncelik Sivasspor'un durumudur; topluluğun, birlikteliğin başarısıdır.Bülent Uygun'un şahsı, egosu değil; ortaya çıkandır.
Havalar kısa bir aranın ardından nevruz arefesinde yine bozdu, Beşiktaş uçağı Sivas'a inemedi.Bugünden görünen, takımların genel karekteristiği haricinde atılan gollerin maçı şekillendireceği yönünde.Orta saha yine asli önem teşkil ediyor, mutlaka Ernst-Cisse olmalı.Yarın için Bobo-Holosko-Nobre üçlüsünden öncelikle tercihim Nobre olur.Ya da Delgado ve Yusuf'u kenarda tutarak Uğur-Ernst-Cisse üçlüsüyle Bobo-Nobre-Holosko bir arada da olabilir.Son 4 maçta 12 puan ile buraya gelindi.Beraberlik kredisini de cebe koyarak galibiyet ve bu sayede liderlik ihtimalini yüksek görüyorum.
20.03.09
Sivasspor'un maçları yayınlanmaya başladığı ve biz Sivasspor'un son iki sezonda yapabildiklerinin temelleri hakkında fikir sahibi olduk.Kaybettikleri bir maçın ardından genel bir değerlendirme yaptık, Bülent Uygun'un Sivasspor'una duyduğumuz saygı üzerine yazıyı temellendirdik.Burada Man Utd'ı da yazıyoruz, Kasımpaşa-Orduspor maçını da, Sivasspor'u da...Futbolun kurallı bir oyun olarak asla değişmeyen kuralları evrensel olsa da Liverpool ile Sivasspor'u aynı pencereden değerlendirme imkanımız yok.Hatta bütçesi geniş takımlarımız ile toplam bütçesi İstanbullu'ların bir yabancısının maliyeti seviyesinde olan Sivasspor'u da aynı perspektif ile değerlendiremeyiz: Futbolu demode, oyun planı zayıf, stadının zemini her daim kötü, hocası çok konuşuyor ve ''zaten şampiyon olamazlar''...X tane oyun planı olabilecek takımlar kurabilecek İstanbullu'ların karşısında ancak A planı Mehmet Yıldız, B planı Balili ile 24. haftayı lider geçen Sivasspor mu?Öyleyse bu ligde kimse üç kuruş top oynamıyor, Galatasaray da son 16'ya ''tesadüfen'' geldi.Böyle bir düşünce olabilir mi?İki sezon evvel Reading Premier League'e yükseldi, bu sezon Hull City benzerini denedi; ikisi de Championship'teki kadrolarını koruyarak çıkış yakaladılar.Reading-Hull City farkını, ''orası Premier league'' kabulüne eklersek, farkları ve benzerlikleri yakalayabiliriz.Kısıtlı bütçenin doğru yönetiminin yolu, öncelikle kadro istikrarından geçer.Bu evrensel bir futbol gerçeğidir, hatta bir hayat gerçeğidir.Sivasspor'un en temel niteliği budur, Bülent Uygun faktörü de sonrasında eklenmiştir.Bu açıdan, bu tip zamana yayılan planlama sonucunda kısıtlı bütçenin doğru kullanımı yoluyla yükseklerde kalabilen bir takıma fazlasıyla aç olan ülkemiz futbol ortamında Bülent Uygun'un Sivasspor'unun öncelikle övülmek yerine eksik yanlarının vurgulanması bana başından beri samimi gelmiyor.Çok konuşan Hugo Chavez'den çekinen Amerika misali gibi; Sivasspor kısıtlı bütçesi ve İstanbullu'ların yüzüne bakmadığı yerli oyuncularıyla yukarılarda kalırsa düzenimiz mi bozulur?''Anadolu'dan Şampiyon'' derdimin hiçbir zaman olmadığını daha önce de belirttim.Her sezon Beşiktaş şampiyon olsun isterim.Gerisi futbol ilgisi ile alakalı olur, Beşiktaş şampiyon olamıyorsa futbolun şampiyonunu izlerim.Bülent Uygun da iyi malzeme veriyor, insan topluluğu yönetimi yoluyla eksiklerini örtebilen bir takımın bunlara da ihtiyacı olabilir.Hull City menejeri Phil Brown çok farklı bir insan değil örneğin; sözü gümüş, sükutu altın ilan eden insanlardan değil.Aynı bakış açısıyla Fatih Terim'i de koltuğunda görmek istememeniz gerekebilir, yaşlar eşitlense belki de aralarındaki fark yalnızca bütçe ile alakalıdır.Yalnızca bir beyin fırtınası, kim bilir?
Bülent Uygun bu sözleri bir soru üzerine söylemişti.Bir öğrencinin ''Sivasspor Avrupa'ya giderse fark yer'' mealindeki sözleri ve bu doğrultudaki sorusuna bence gayet zekice bir yanıt vermişti.Bu sezon İnter-toto'dan elendiler ve önümüzdeki yıl Şampiyonlar Ligi'nde olma ihtimalleri az değil.Evet, belki fark yer Sivasspor.Ligimizin acziyetini gösterir bu, tıpkı Bülent Uygun'un dikkat çektikleri gibi.Sivasspor fark yer, tıpkı diğerlerininki gibi.Fenerbahçe'nin 6'sı, Beşiktaş'ın 6'sı ve 8'i gibi; bu dokundurmada en büyük pay Beşiktaş'a olsa da ben Bülent Uygun'u bu zekice cevabı nedeniyle kutluyorum.Kısıtlı bütçe yönetiminde başarı ile kupalar kazanan bir hocanın başarısı aynı başarı değildir, sözcükler bazen durumlar arası farkları ve duyguları anlatmakta çok yetersizdirler.Simgeler devreye girer bu anlarda ve bu söz de metaforik bir anlam teşkil eder.Banu Yelkovan, zaman içinde ''emekçi Bülent'te sosyalist Bülent'e dönüştü'' demişti.Çok hoş bir tespittir.Bir yıl önce FourFourTwo'daki röportajında ''Ben Alex Ferguson'un çantasını taşıyacak düzeyde bile değilim.'' diyebilen bir adam, kısa zamanda kendini Arsene Wenger ile aşık atabilir konumda gördü.Futbol topuna ayak değdirmemiş insanların eleştirilerini yok sayıyor, bu yazı da onun için bir anlam ifade etmiyor.Evet, ideal biri değil.Bunlar kabul.Lakin öncelik Sivasspor'un durumudur; topluluğun, birlikteliğin başarısıdır.Bülent Uygun'un şahsı, egosu değil; ortaya çıkandır.
Havalar kısa bir aranın ardından nevruz arefesinde yine bozdu, Beşiktaş uçağı Sivas'a inemedi.Bugünden görünen, takımların genel karekteristiği haricinde atılan gollerin maçı şekillendireceği yönünde.Orta saha yine asli önem teşkil ediyor, mutlaka Ernst-Cisse olmalı.Yarın için Bobo-Holosko-Nobre üçlüsünden öncelikle tercihim Nobre olur.Ya da Delgado ve Yusuf'u kenarda tutarak Uğur-Ernst-Cisse üçlüsüyle Bobo-Nobre-Holosko bir arada da olabilir.Son 4 maçta 12 puan ile buraya gelindi.Beraberlik kredisini de cebe koyarak galibiyet ve bu sayede liderlik ihtimalini yüksek görüyorum.
TSL 25. Hafta
21.03.09 Cumartesi - 19:00
Sivasspor - Beşiktaş
Noat Samisa21.03.09 Cumartesi - 19:00
Sivasspor - Beşiktaş
20.03.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Mart
(57)
- Başkaldırı Denemesi
- Sylvan Ebanks-Blake
- Boruc'u Nasıl Bilirdiniz?
- Şükür Kavuşturana
- Toshack Rüyasının Sonu
- Güney - Kuzey
- İspanya 1-0 Türkiye
- F1 2009 - TRT1
- Trend'e Karşı
- Fernando Torres #13
- Capello vs Redknapp
- Son Sekiz
- Big Four Yenilmezi
- Ne Oldu Sana Aston Villa?
- Zirvede Bomba İhbarı!
- Sivasspor 1-1 Beşiktaş
- Premier League 08/09 #30
- God Townsville'e İndi
- UEFA Cup 2009 Final Yolu
- 5-7 ile 7-9
- CL 2009 Final Yolu
- In Rafa We Trust
- Bizim Damatlar
- Kazım'ın Payı
- Saç Kesimi Dahil £15 Milyon
- Ki Sung-Yueng
- Essien - Arshavin
- Mascherano'nun Gazabı
- Beşiktaş 3-0 Gençlerbirliği
- Manchester United 1-4 Liverpool
- Camp Nou'dan Portman Road'a
- Premier League 08/09 #29
- Red Cliff
- Sheffield United v West Ham #2
- Manchester United 2-0 Inter
- Fernando Torres #12
- 5 Yıldır Formda: Marcio Nobre
- Liverpool 4-0 Real Madrid
- Kitson - Beattie
- Kasımpaşa'da Neler Oluyor?
- Sert
- Beşiktaş'ı Anlatmak
- FC Seoul 2009
- Hacettepe 2-3 Beşiktaş
- Brezilya Yemekleri
- Roy Essandoh
- Keane - Manucho
- Danny Gabbidon
- Yemek Pozları
- Bir Cisim Yaklaşıyor
- K-League 2009
- Sağ Bek Mascherano
- Europa League Hesapları
- Adem Ljajic Manchester'da
- 6 Ay Sonra Essien
- Satna Cruz
- League Cup 2009: Manchester United
-
▼
Mart
(57)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
9 Fikir, Tenkit, Yorum:
6 atsak, 8 atsak,. çok istiyorum. evet sadece bir istek. nefret ediyorum türbülentten. yenilmeyelim de ... artık büyük maç kazanma zamanımız geldi de geçiyor bile.
Soruyu bilene o cevap güzel geliyor ki bence de güzel. Fenerbahçe de yedi Beşiktaş da yedi, biz de yiyebiliriz gibi bir şey ama o açıklamayı gazeteler 6'yı sarı kırmızı, 8'i de siyah beyaz yazarak manşetlerine taşımışlardı. Medyanın ne mal olduğu zaten belli de insanların hala bu oyunları fark edememesini anlamıyorum. O açıklama yüzünden Bülent Uygun forumlarda, bloglarda bir anda Fener yalakası ilan edilmiş ve nefretin boyutu bir kat daha artmıştı.
mr. Eko veya mR eGO İLE kafiye dışında her hangi bir mütevazilik potasında asla eriyemeyecek Mr Uygun 'un başarıya giden yolda bu kadar çok konuşması antipatikliğin başkenti yapmıştır sivası . Ben sinirleri bozarak , devamlı konuşarak , futbolcularunun konuşturmayarak ve asker selamları gibi salakça yüzeyselliklerle bir yerlere gelebilecek adamlardan hazetemeyen kulübündenim . olsun şampiyon banane o ayrı da , sussun . sinir bozuyor . zatenn kaybedince gerçek yüüz ortaya çıkıyor .
7 yeriz 9 yeriz ama 8 yemeyiz demenin neresi zekice yahu. yapma allah aşkına..
maça gelirsek; alınacak sonuçtan öte çıkacak kadro ve oynanacak futbol daha önemli benim için. en azından gelecekten umut adına.
bobo ile nobre uçta, tello ile holosko da kenarlarda oynasın. delgado ve yusuf maçın gidişatına göre değerlendirilsin. bu maç için en mantıklısı bu gibi geliyor. aslında sivok stoper, ernst-cisse ortada olsunda gerisi önemli değil...
Neresinin zekice olduğunu anlatmaya çalıştım yazıda.Bu yazılar okunsun diye yazılmadığından uzunluğunu pek umursamıyorum ben ama okuyan umursuyorsa diye özetleyeyim öyleyse.Bu bir soruya verilmiş cevaptır, büyük olasılıkla da bir İstanbul takımı taraftarınca sorulmuş soruya verilmiş bir cevaptır.Fark yersiniz, diyen birine ''sanki diğerleri fark yemiyor, bu bir şeyleri başarmış olmak için ölçü değildir ki'' demenin bir başka yolu Bülent Uygun'un cevabı.Bu yüzden zekicedir, burası zekicedir bence.
Bu sene beşiktaşın şampiyon olacağını düşünüyorum,bu maç beşiktaş adına yılın en kritik maçı konumunda,çünkü takım son birkaç sezondur stresli maçlarda eline yüzüne bulaştırıyordu,ayrıca bu sezon deplasmanlardaki ızdırap verici futbolu düşününce,bu maç birçok açıdan beşiktaş için sınav niteliğindedir.genel beklentinin tersine beşiktaşın zorlanmadan kazanacağını düşünüyorum.
bir de maç sonrası yazı arıyor gözler ama :/
Sivas izlediğimiz kadarıyla yılın en iyi futbolunu oynadı hem de kendi sahasında,bozuk zemininde.fb ye ve gs'ye karşı bu kadar iyi değildi.beşiktaşta mustafa denizli'nin cisse'yi oynatmamasını anlamak mümkün değil.buna rağmen maç ortadaydı,iki takım da kazanabilirdi.şampiyonlukta en iddialı takım beşiktaş.
Bundan 2 ay öncesine kadar sorsalar bana; biz olamıyorsak Sivas olsun cevabını verirdim.Lakin 2 ay içerisinde Bülent Uygun kendini o kadar çok antipatik yaptı ki bu söylemimden artık vazgeçtim.Zaten artık Beşiktaş'ın şampiyonluğundan başka bir şey istemiyorum ve hala da o inancı taşıyorum.
Bülent Uygun her galibiyetle kapadığı büyük maçtan sonra çıktığı programlarda kendini general ilan etmesi, akla zarar tespitleriyle antipatik biri haline getirdi kendisini.Ve en son ki bu açıklamaları ve Ankaraspor maçı sonrası hakemin üzerine yürümesi.
Pek tabiki Noat'a katılıyorum evet zekice bir cevap böyle bir soru gelirse verilebilecek en zekice cevaplardan biri.Ama yine yetersiz yine yetersiz.Daha geçenlerde Ferguson ve Benitez arasındaki maç sonrası diyalogları okuduktan sonra bu çok ama çok basitçe kalıyor.Bu mudur yani olayın senin?
Sivasspor'un durumuna gelirsek.şunu inanarak söyleyebilirm ki Sivas'ın şampiyon olması yani başka bir deyimle Anadolu'dan bir şampiyon çıkması türk futboluna çok bir şey katmıcak.Yani öyle beklenen bir devrim değil bu. Türk futboluna kattıkları bir şeyde yok henüz.Yaptıkları iş savunmadan 50 metre top çıkartıp Mehmet Yıldız'ı bulup onun geriden gelen bir oyuncuya topu bırakması ve Mehmet Yıldız'ın savunma arkasına koşusu.Olmadı 2.yarıda al Balili'yi.Nasıl Yunanistan'ın Euro 2004 şampiyonluğu dünya ve avrupa futboluna bir şey kazandırmadı. Daha doğrusu futbolu ileri götürecek bir açılım futbolu değilse Sivas bu sene şampiyon olsa bile seneye yine 3 büyükler arasında geçicek bu şampiyonluk yarışı. Sivas ın halide meçhul olacak.
Hee ama bişey olmaz dağılmaz onlar aynı futbol devam eder derseniz. Bende bu mudur futbol derim? Nedir yani bu oynadıkları.Bir gün günü gelir Ibrahimovic'in Yunanistan'a attığı gol gibi istediğin kadar savunma yap bunuda mı tutacaksın der futbol sana?
Yorum Gönder