5 Yıldır Formda: Marcio Nobre

Futbolculuk mesleğinin piyasasını direkt olarak bizler belirlemiyor olsak da hepimiz gibi ben de futbol izleyerek, forma alarak buna katkıda bulundum.''Eğlence işçisi futbolcular'' dünya nüfusunun 5 milyarlık kısmının hayal dahi edemeyeceği paralar kazanmaktalar.Para bir yere kadar çok önemli, emeğinin karşılığının alabilmek dünyanın devamı için gerekli.Fakat bir maçın öncesindeki ya da sonrasındaki değerlendirmede para konusunu dillendirmek, bunu oyuna etkiyen dinamiklerin en öne sırasına yerleştirmek doğru değil; etik de değil.Sergen ve Hakan Ünsal her perşembe günü ısrarla Delgado'nun aldığı parayı tartışırlarken ben de bu ikiliyi tartışıyorum: Beşiktaş'ta attığı her golde Sinan Baba'sından prim alan Sergen, acaba prim için gollük bir pozisyonda egoistlik yapmış mıdır?Her maç ''en çok parayı alan daha çok oynasın'' düsturuyla mı harket etmiştir?Hakan Ünsal, Hagi'yi çok severmiş; ben de olsam ben de severdim.Maç kazandıran oyuncu için daha fazla koşmaya üşenmezmiş.Sormazlar mı adam o koltukta şu anda oturuyor isen sebebi hagi değil mi öyleyse, diye.Dünyada Hagi ve Hakan Ünsal'dan bol bir şey yok zaten, birebir kopyalama icat olursa önce Metin-Ali-Feyyaz'ı kopyalatacağım!Futbolcular daha çok kazansınlar, verdikleri emek ölçütünde pek çoğunun hakkıdır.Ama bu sözleşme meselelerin sezon içine sarkması ayrıca huzursuzluk vesilesidir ve ister istemez para/performans kıyasını beraberinde getirmektedir.Bizden fazlasını düşünmüyorlar, en azından Beşiktaş YK'sı benden fazla düşünmüyor bu tip şeyleri.Delgado ile apar-topar sözleşme yapılması, bütün yaz bekleyip geçtiğimiz sezon başında Bobo ile sözleşme yenilenmesi ve ücret iyileştirmesi yapılması, takımdaki İbrahim'lerden en özel olanı Kaş'ın Getafe'ye gitmesi, Holosko transferi takasları ve daha pek çok yanlış, düşüncesizlik, umursamazlık...Sezon sonu sözleşmesi sona erecek olan Marcio Nobre'nin sözleşme kağıdının da halen masada olması bir diğer düşüncesizliktir.Daha da kötüsü, Mustafa Denizli'nin ısrarlı söylemleri sonucu formda olduğuna herkesin inandığı Nobre, Beşiktaş'tan yıllık 1.6 milyon dolar istemekte, menejeri Juan Figer de payını istemektedir.Halbuki Nobre fiziken hazır olduğu her gün formdadır, yıllardır yapabildiklerini aynen tekrarlayabilmektedir.Fazlası yoktur, ancak Nobre kullanımının diğer 10 oyuncuya etkisi yoluyla Nobre'nin partnerinin ya da kenar oyuncularının formuna etkisinden bahsedilebilir.

Bilindiği üzere Beşiktaş, 2006 yazında Nobre için 3 milyon dolar bonservis ödedi.Nobre de bu süreçte 1.1 milyon dolar yıllık ücretle futbol oynadı.(Bir önceki sezon Fenerbahçe'de 600 bin dolara oynadı.)Toplam maliyet hesabını yönetimler yapar, eğer var ise orta vadeli planlamalarda tüm ödemeler belirlenir.Bizler asıl bonservis bedeli kısmına ve futbolcunun maaşının performansıyla uyum ortamalasına bakarız.Beşiktaş YK'sının 3 yıl önce İMKB'ye gönderdiği ilk bildirimde ''Cruzerio kulubü ile görüşmeler başlanmıştır'' denilmişti.Beşiktaş, Türkiye'de futbol şubesini tam şeffaf şekilde halka açan tek kulüp ve bu bildirimler doğru yapılmadığı ya da geciktirildiği takdirde manipülasyon şüphesiyle çok yüklü cezalara mağruz kalınma ihtimali var.Ama oldu, çok kısa süre sonra Nobre için ''Central Espanyol kulübüyle 3 milyon dolar karşılığında anlaşılmıştır'' denildi.Cruzerio'nun oyuncusu Marcio Nobre, iki gün içinde Uruguay'ın Central Espanyol takımına transfer olmuştu.Neyin ne olduğu fazla zaman geçmeden ortaya çıktı; ama hala hiç kimse dillendirmeye yanaşmıyor.Bu cumartesi tribünde araştırması yapılsa belki yarısı haberdardır, o denli kulaktan kulağa yayılmıştır bu konu ama forumlarda bu konunun etraflıca detaylandırıldığına rastlamadım.Sebebi Fenerbahçe'yi bir süredir boyunduruğunda tutan menejer Juan Figer'in bilindik numaraları.Cruzerio'ya 3-5 yüz bin ya da her neyse ödeyip futbolcuyu Uruguay'a taşımak, oradan Avrupa'ya pazarlayarak vergiden çalmak ve yerine göre avantasını yükseltmek, -mesela Cruzerio'ya- kayıt dışı ödeme yaparak daha fazla kar elde etmek.Geçenlerde ''Nobre'ye imza parası ödendi mi?'' diye sorulmuştu, kulüp de jet hızıyla yalanlamıştı.Cevabı burada.Nobre'nin cebine girmese de Juan Figer yine yaptı yapacağını.Bir soru daha geliyor akla tabii, o 3 milyondan ne kadarı yurt dışına çıktı?Sivok, Zapotocny ve Seriç?Tello'ya 500 bin ayakbastı parası neden Olgun Peker'in cebinde?Sinan Engin ile Olgun Peker neden Giresunspor'da beraberler?Tesadüf?

Menejerler de işini yapsın, onların parasında da gözümüz yok.Arshavin'in menejeri ''daha zorunu görmedim'' demişti, adam 6 ay boyunca Londra-Rusya arası gidip-gelmek zorunda kaldıktan sonra bir de evraklar kar engeline takılınca böyle konuşmuştu.Böyle menejer de var, Juan Figer'ler de var.Şimdi aylardır Juan Figer bekleniyor, güya yardımcısı geliyor-gidiyor: Nobre'ye yıllık 1.6 milyon, bize de açıktan 300-500 diyorlarmış.Bu takımda Delgado 2 milyon 100 bin, Ernst 2 milyon, Cisse 1 milyon 750 bin, Bobo 1.2 milyon, Holosko 1 milyon ve Tello 900 bin ''avro'' alıyor.Zapo ve Sivok da dahil olmak üzere Rüştü haricinde diğerleri Tello'dan daha az kazanıyor.Türkiye'de başka bir kulüpte böyle bir liste yapmazsınız, yılda şu kadar maaş ödenecek diye haber de yapamazsınız.Eğer bir kulüp şeffaflık cesareti gösteriyorsa, takımdaki dengelere daha fazla dikkat etmek zorunda.Takımın en formda adamı Tello 900 bin kazanırken, formda sanrısıyla aylardır adeta piyasa yapan Nobre 1.6 milyon istiyor.Çünkü o yerli statüsünde, çünkü o Nobre!Eğer Nobre, Bobo'ya tercih edilmeye devam edilecek, bu takım Nobre üzerine temellendirilecekse bir dakika durmasın, isterse Fenerbahçe'ye de dönebilir.Fransız kulüplerinin Nobre'ye 1 milyonun üzerinde bir meblağ önerdiklerini hiç sanmıyorum, bu sebepten geçerliliği yok.Ama Nobre bu takımda kalmaya niyetli ve muktedirler de başta Denizli olmak üzere kadro adaletini sağlar, Nobre'ye hakettiği rolü verir ise yeni sözleşme yapılması beni mutlu eder.Nobre Türkiye şartlarında her daim ihtiyacı karşılayabilecek, belli bir performans ve gol ortalamasını vaad edebilecek bir oyuncudur.Sözleşme şartlarında ise Nobre'nin istatistikleri sürekli geriye giden bir santrafor olduğu, yurtdışı piyasasının olmadığı ve Türk statüsü göz önüne alınmalı; sözleşme şartları da başkalarının cebine yüklü miktarlar girmeden en fazla Bobo ile eşitlenmelidir.

Bu iş sezon başı, en geç sezon ortası bitmeliydi.Ya da o zamanlar karar verilip Nobre'nin tıpkı Edouard Cisse gibi Beşiktaş'ta son maçlarını oynaması salık verilmeliydi.Tercihim, uygun sözleşme şartlarında iki ya da üç yıl kadar daha Beşiktaş kadrosunda forvet mevkiisinin bu yıl için ikinci, sonraki yıllar için üçüncü, belki de dördüncü opsiyonu olarak kalmaya devam etmesi şeklinde.Beşiktaş'ın mutlaka denemesi ve gerekirse bu yolda bazı şeyleri de kaybetmeyi göze alması gereken bir oyuncusu var: Batuhan Karadeniz.Nobre'nin yapamadıklarını da yapan, inanıyorum ki daha da fazlasını yapacak olan bir santraforu var Beşiktaş'ın, hem de yerli.İnsan sarrafı olamadım henüz, ''bu çocuktan cacık olmaz'' diyemiyorum.Fenerbahçe deplasmanında Higuain'e pası vermedi; ama öğrendi, bir daha asla böyle bir hata yapacağını sanmıyorum.Nobre'de ısrar etmektense, sezon sonu Nobre'yi takımın en değerli üçüncü oyuncusu haline getirmektense, bunun yanısıra yine birilerinin cebini doldurmaktansa Batuhan'da çuvallamayı tercih ederim.

Noat Samisa

11.03.09

20 Fikir, Tenkit, Yorum:

Pamukk dedi ki...

muhteşem yazmışsın ellerine sağlık. yönetimde görev mi alsan ne :)

Pamukk dedi ki...

ha, neden mert değil marcio?

tello hakkaten çok az alıyormuş diğerlerine göre..

Noat SamisA dedi ki...

Ben pek ısınamadım Mert adına, Marcio daha iyi.

taksim dedi ki...

mert marcio ayrımını samimiyetsiz buluyorum ben de.. Bazı spikerlerin üzerine basa basa Mert Nobre, Mehmet Aurelio demeleri itici geliyor nedense..
Haricinde, olası bir huzursuzluğun baş sebebi olacak bir bombayı, takımdaki düzen adına elimizde tutmak durumunda kaldık, yönetimin başarısı(!) sayesinde..
Elinde alternatifin olmadığı zaman, böyle mahkum kalıyorsun..
Ondan sonra, bekle dur figer gelecek de, anlaşılacak da.. Zart da Zurt da..

pclion dedi ki...

Bu Nobre meselesini ne zaman yazacaksın diye merak ediyordum. :)

Adsız dedi ki...

Katılıyorum bende..
Yalnız Ernst 2.2 milyon avro alıyor olmalı.

bjkmad dedi ki...

her satırına katılıyorum.
anca bu kadar güzel anlatılabilirdi.
Ali Gültiken'in dediği gibi dünya üzerinde kendi futbolcusuna bonservis ödeyen ikinci bir kulüp yoktur heralde.

Bellamy. dedi ki...

Batuhan'ın 1.5 senelik kirası bozulup sezon sonunda Beşiktaş forması giydirilmeli. Onun yaşında o kalitede oyuncuyu ne Arjantin'den alabilirsin ne Brezilya'dan. Nobre bu sene çok özverili oynuyor olmasına rağmen bu kontrat işini çok uzattı. Gidecek adama yalvaracak halimiz yok yeter ki belirsizliği kaldırsınlar.

Noat SamisA dedi ki...

Ernst'in yıllık ücreti resmi kayıtlara göre 2 milyon avro.

Batuhan sezon sonuna kadar kiralık, Eskişehirspor ile 1.5 yıllık sözleşmesi olan Emre Özkan.

Şairler Parkı dedi ki...

Beşiktaş'ın ikinci kaptanı Nobre sözleşmesini hala uzatmıyor. Beşiktaş'a aidiyet hissetse idi, kolundaki bandın anlamını kavrayabilseydi çoktan atardı imzayı. Tabi sorun burada Nobre'yi kaptan yapanlarda asıl. Çok mücadeleci, çok hırslı sıfatları ile sürekli savunuluyor. Mevcut düzen içerisinde sadece mücadele eden Nobre imiş gibi. Ancak hiçbir zaman Nobre'nin mücadele yönü tartışılmadı ki. Tartışılan olmayan diğer vasıfları.

Batuhan konusunda söylediklerine de katılıyorum. Ben inanıyorum bu çocuğa, yeter ki yönetim ve takımın başında olacak hoca ona inansın. Batuhan'ın Beşiktaş'ı seviyor olması, tüm meziyetlerinin yanına eklenecek büyük bir artıdır.

Noat, isterse Fenerbahçe'ye dönebilir derken sadece örnekleme mi yaptın yoksa duyduğun bir şeyler mi var:)

Ege

çimento dedi ki...

üstad iyi demişsin hoş demişsin ama euro ile dolarlar birbirine karışmış biraz yazıda. cisse mesela 1.5 milyon euro garanti paraya oynuyor 1.75 değil. keza ernst de bu sezonun ikinci yarısı için 500.000 euro alırken seneye ve ondan sonraki sene 2 milyon euro alacak, 25 eylül 2009 da senelik taksitlerine ek olarak 1 milyon euro nakit alacak arada. kısaca en pahalı futbolcumuz 2.5 senede alacağı ortalama paraya bakarsak ernst olacak. bobo da 1.2 milyon dolara oynuyor mesela benim bildiğim euro değil , tello ise 900 bin euro alıyor vs...

Noat SamisA dedi ki...

Nobre-Fenerbahçe ihtimaline dair bilgim gazetelerin spekülasyonları ile sınırlı.

Çimento; kur belirtmediğim, milyon olarak sıraladığım tüm bedeller avro üzerinden.Belirtmeyi unutmuşuz, belirttiğin için çok teşekkürler.Her daima ynı konsantrasyonu sağlayamıyoruz, iş değil; zevk sonuçta.Kusura bakmayınız.

Bobo ile avro üzerinden anlaşıldığı İMKB kayıtlarında mevcut.Ernst'in sözleşme detaylarını da ayrıca değerlendirmiştik burada, imza parası yerine sezon başı bir ödeme yapılacak.Cissé ise ilk yıl 1.5 aldı, bu yıl 1.75 alıyor.Sözleşmesinde 2+1 opsiyon var, eğer 3. yıla uzarsa sözleşme bedel 2 milyon olacak.

Gilberto dedi ki...

yazı çok güzel olmuş eline sağlık. ama nobre'nin boş pozisyonlarda pas vermeyi öğrendiğini düşünmüyorum,schalke maçında anelka'ya boş kaleye attırmayıp fenerbahçe'nin şampiyonlar liginden elenmesini sağladıktan sonra higuain'e vermemezlik yapmazdı.

ki kanımca fenerbahçe'den ayrılmasında o pozisyonun payı büyüktür.

yazıdaki gereksiz bir detay ama yazma gereği hissettim. tekrar teşekkürler yazı için

Selahattin Aslan dedi ki...

Mükemmel yazmışsın hocam..

t2 dedi ki...

Öncelikle Nobre 'yi çok beğendiğimi belirmeliyim . Nedenine gelince ;

Sınırlı yeteneği ve kötü tekniğinin farkında olarak bunu örtmenin en iyi yolunun daha çok çalışmak ve arkadaşlarına maç içinde yardım etmek olduğunu çok iyi bilen bu profosyonel arkadaşımız takımın en çok gol atan ayağı olması yanında kaptanlık pazu bandının da hakkını veriyor bana göre .

Asla pes etmeyen oyun tarzı ve rakip defansı yıpratması ile ya da hiç olmayacak şekilde geriye doğru rakip sol beki kovalayacak kadar bu işe gönül verdiğini gösteren Nobre için en baştaki Fener 'den gelme sevimsizliği durumu ortadan kalkmıştır .

Ben tribündeyim o sahada. O başrolde ben izleyiciyim . Onu seyrederken ben yoruluyorsam ve her yaptığı iş ile beni kapalıda onurlandırıyorsa ben sadece onun bu onurlu mücadelesine şapka çıkartırım .

Hiç önemli değil istatistik durumu ya da yeteneği . Benim takımım için terinin son damlasına kadar didinmesi yeterlidir . En azından sevmem için . En azından o formanın hakkını verdiği için .

Bobo - Nobre şu an için farzdır . Tek santrfor Nobre zor maçlar için ya da Sivas deplasmanı için düşünülebilir . Bu takımda en sevdiğim futbolcu olan Holosko 'nun bu pasif durumu en çok endişelendiren konudur beni .

Bobo - Batuhan beni heyecanlandırır . Batuhan 'ın kesinlikle bu takıma adapte edilmesi gerekiyor . Özgür ruhu ve yaramazlıklarını kontrol altında tutacak Lucescu psikolojisinde birini göreve bile getirmeyi düşünebilirler . Bu çocuk cacık değil tadına doyulmaz bir yemek olacak göreceksiniz .

Sonuçta herşey Beşiktaş için ... Altyapıdan bir an önce kaleci çıkartmanın gerekliliğini altını en kara kalemimle çiziktiriyorum . Noat unutma bu meseleyi diyorum ...

saygılar ...

Noat SamisA dedi ki...

Gilberto, bahsettiğin detayı Batuhan için söyledim.Nobre için değil. :)

Altyapıdan kaleci çıkarabilmek belki de en zor olanı.Casillas Real Madrid kalesne ne şartlarda geçti ve ilk zamanlarında nasıl goller yedi?Çok çetin bir süreç bu, belki de Beşiktaş için imkansız.

Gilberto dedi ki...

gözümden kaçmış o haklısın:)

gökhan dedi ki...

biz emekçinin yanındayız, nobre canını dişine takıyor mücadele ediyor diyenler, daha iki gün önce baki mercimek'e, yasin sülün'e, ibrahim üzülmez'e küfrediyordu. noldu da birden emekçinin yanına döndüler bilemiyorum. bende çok saygı duyuyorum nobreye ama beşiktaş'ın santraforu falan olamaz. en fazla 3. opsiyon olabilir, olmalıdır.

Pamukk dedi ki...

nobre’den arkadaşlarına yemek
http://www.bjk.com.tr/tr/haberler.php?h_no=14444

hayırdır inşallah ne yemeği bu veda fln olmasın?

bu kez fotolarda Zan yok hayret

Beautiful Freak dedi ki...

Taraftarların bu maaş+bonservis bedelleri üzerine çokca yorum yapmasına her zaman takılmışımdır. Sonuçta futbolcu bedeli ya da maaşı dediğimiz şey "berberler fedarasyonu fiyat tarifesi" gibi yıllık yayınlanıp, sabitlenmiyor. Futbolun doğası gereği binlerce değişkenin etkisi var..Misal Delgado, geçen sezonun sonunda Espanyol tarafından istenseydi, şu an orada olcaktı ama o kamp mevzusundan sonra, takımdaki futbolcu sirkülasyonundan dolayı kaptan yapılabilecek herhangi bir ismin olmaması nedeniyle, kaptan yapıldı. Bu kaptanlık mevzusunun hemen akabinde de Espanyolun teklifi gelince apar topar mukavelesi yenilendi ve doğal olarak takımdaki dengeler değişti. Ama yine de her futbol tartışmasında kimin ne kadar aldığı üzerinden gitmek doğru olmaz, eğer doğru olsaydı o zaman zaten yıllık 3.5 milyon euro alan lincoln ve 3 milyon euro alan alex'in otamatikman iyi olduğunu söyleyip, birşey konuşmaya gerek kalmazdı...

Nobre meselesine gelince. Nedir bu yetenek tartışması anlamış değilim. Çok düşünmeye gerek yok, Nobre bu takımın en çok koşan ve en çok gol atan ismi,nokta. Daha neyin matematiği yapılıyor anlamış değilim, arapas, verkaç, ince bilek vs vs... Eğer Nobre kadar koşmayan Bobo, sadece sezgileri ve kalçalarının (ikili mücadelede rakibiyle arasına koyduğu kalçadan bahsediyorum) gücüyle oynadığı futboluyla Nobre'den daha başarılı bir görüntü çizse anlayışlı olabilirdim ancak maçta oynayıp oynamadığı belli dahi olmayan bir futbolcunun üzerinden konunun Nobre'nin yeteneklerine gelmesini doğru bulmuyorum. Nobre şu an bu takımın ikinci kaptanı, birinci forvetidir. Sene sonu alacağı ücret de ayak bileğinin inceliği değil yüreğinin ve bitiriciliğinin büyüklüğü üzerinden, tavan ücretten az biraz aşağı olacak şekilde belirlenmelidir.

Sene başında alınan kaptanlık kararını kimse beğenmese de, Delgado mütevaziliği,efendiliği Nobre savaşçılığı, yenilgiye karşı isyanı ile Beşiktaş'ın özeti gibiler benim gözümde. İkisinin de kaptan olmasından dolayı çok mutluyum...

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana