Başkaldırı Denemesi

Maça dair üçüncü post; seriye dair neler düşündüğümüzü de Madrid'de neler yaşandığını da uzun uzun anlatmaya çalıştık.Yarından sonra son Avrupa Şampiyonu ile işimiz büyük ölçüde bitmiş olacak, Ümit Burnu civarından yeniden karşılaşmak için temennilerde bulunarak Ali Sami Yen'den ayrılacağız.İşi bitirmeye, kalan maçlarından istatistikçileri istihdam etmeye geldiler; biz ise elimizde kağıt-kalem, hesap yapıyoruz.Eğer kazanamaz isek bu hesaplara daha çok kafa yoracağız.
Bosna'nın Belçika deplasmanında aldığı galibiyet, şu anki algıdan çok daha büyük anlamlar içeriyor.Yarın kazansak da kaybetsek de Bosna'nın deplasman galibiyeti önümüze gelecek.Hele bir de sahalarında da Belçika'yı mağlup eder iseler, yani bizim ilk maçın preview'inde yazdığımız en kötü senaryo gerçekleşir ise yarın kazanmamız halinde dahi kredimiz kalmamış olabilir.Bosna, son maç gününde İspanya'yı konuk ediyor.Hatırlayalım, Euro 2008 yolunda son maç gününde Bosna'yı Ali Sami Yen'de mağlup ederek yol almıştık.Kendimizi kandırmadan o maçın atmosferini hatırlayalım, sanıyorum bu kadarı yeter.Yarın evimizde oynayacağımız; devamında Bosna ve Belçika deplasmanlarında oynayacağımız maçlardan 3'te 2 yapmak zorundayız.Bu 2 galibiyetten biri de yarınki Bosna-Belçika maçının sonucuna göre iki taraftan birininkini zorunlu kılacak.Biz Bosna ile önümüzdeki sezon oynuyoruz, sakatları iyileşmiş bir rakip olacak karşımızda.Ardından Belçika, 4 gün arayala oynanacak iki son düzlük maçından biri.Estonya ve Ermenistan'a verilecek puanları umut etmemek için yarın en az 1 puan almalıyız.Bu 1 puan öylesi değerli olabilir, öylesi büyük bir anlam ifade edebilir ki, kendi işimizi kendimizin halledebilmesi için bize yeterli hareket alanını sağlar.Eğer 2010 yazında taraf olmak istiyorsak yarın, ulusal takımımızın yanında olduğumuz kadar Belçika'nın ya da Bosna'dan gelecek beraberlik haberinin de tarafında olmak zorundayız.

5 maçtan 4'ü, bunlardan biri Bosna olmak zorunda kalabilir.Yani 12 puan.Bugün Fatih Terim bahsetti: ''Bizim İspanya ile işimiz bitiyor, rakiplerimizin ise daha maçı var.''Belçika'nın İspanya ile oynayacak oluşuna güvenilir de eğer Belçika yarın kaybederse dışarıda kalacak, ne önemi var?Bosna'nınki ise son maç; yani bizim işimizi halledip o noktaya en az 12 puanla geldiğimizi varsaydığımız bir zamanda.Garantilemiş İspanya; Ekim ayı ortası, CL başlamış olacak.Bu hesabın bizden yana bir tavrı yok.Yarın hiç yoktan alacağımız 1 puan, -içeride Estonya ve Ermenistan'a puan verme gafletine düşmeyeceğimizi düşünerek- bizi Güney Afrika'ya götürebilir.
Her maçın kendi hikayesi olacak elbette; ama şu tabloyu da bugünden çizmek ve ona göre pozisyon almak gerek.Yarın dakika 80, tut ki maç 0-0 gidiyor.Ben bir reaksiyon göstermeyeceğim.Stadyumda da herkesten bunu beklerim.Sabırla beklemek, beraberliğin bu yolda bir son olmadığını bilmek gerek.Tabii ki sahamızda oynuyoruz ve kazanmaya çıkıyoruz.Yapabilirsek ne ala.Seviniriz, belki çoşarız.Lakin rakip İspanya ve kaybetmemek çok daha önemli.Hem onlar için, hem de bizim için.Ancak ilk maçtaki direncimizi stabil kıldığımız müddetçe kazanma ihtimalimizin olacağını düşünüyorum.Geri düşmediğimiz müddetçe sabretmek zorundayız.Bu sabrımızı 90 dakika sürdürmek ve şartlara göre skora razı kalmak zorundayız.
Bu kez Del Bosque'nin kadrosu örtülü açıklandı.Büyük olasıkla Torres'in solunda Riera, arkasında Xavi olacak.Tanıdık gelmiyor mu?El Nino solunda tanıdık bir ismi, ardında da bildiği, çok iyi anlaştığı futbolcu tipinin İspanyol örneklemesini görecek.Torres'in geniş alanda zamanın en iyilerinden birisi -bana göre en iyisi- sayılan Vidic'i maymun etmişliği uzak değil.Bir benzerini Pepe'ye yapmışlığı uzak değil.Eğer fit durumda ise onu pasifize etmek dahi çok zor.Bildik bir yapıyla sahada yer aldığı bir gün daha da zor olacağını düşünüyorum.Senna garanti gibi, bir ihtimal Alonso'nun yerinde Cazorla -kenarda Silva- ya da asimetrik bir yapı oluşturacak şekilde Cazorla kenarda, Alonso ortada; Silva kenarda da mümkün.Savunma dörtlüsünün değişeceğini sanmıyorum, Arbeloa'nın uzun süredir Liverpool'da sol bekte oynamışlığı yok.Bizim için uygun olanı kestirmek güç, yine de ben Cazorla-Senna orta sahasının kenarlarına Riera-Silva ya da Mata isterim.Karşılığında bizim vereceğimiz cevap ise öncelikle kurgusal bir etkileşimi doğurmak zorunda.Maç yazısında da bahsettik, Aurelio ile stoperlerimiz arası mesafeyi maç boyu korumak çok önemli.Savunma geri sarkmaz, Aurelio ile arasındaki mesafeyi daraltır ise ancak rakibin pas trafiğini engelleyebiliriz.Bu şu demektir, top bizim kale önüne final pası noktasına gelmesi için Aurelio ekarte edilmeli ya da bekler devreye girmeli.Bunu da tehdit oluşturarak lehimize çevirebiliriz.Bunlar her ne kadar genelgeçer kabuller ve teorik idealleştimeler olarak görülse de top rakipteyken göreceğimiz Aurelio-stoperlerimiz arası mesafe belki de maçın kilidi olacak.Madrid'de bunu hiç fena yapmadık, 90 dakika boyunca fizik gücümüz düşmesine rağmen ısrarla hatlarımızı birbiri içine sokmadık.Belli ki dersimizi çalışmıştık, yarın da benzer şeyler görmeyi umuyorum.

Kadro tercihinde nasıl değişiklik olabilir?Sola Arda'yı yazdım.Sağa Sabri'yi ve Tuncay'ı orta sahaya yazdım.Nereden mi çıkardım?Hırvatistan maçı, MTopal-Semih değişikliği ve Hamit-Tuncay orta sahası.''Şapkadan tavşan'' beklentilerine bizden bir tahmin...İleride Semih tek, arkası Emre?Fantezi denemesi...Orta sahayı iki oyuncudan az sayıda ile tutmanın yalnızca nicelik yönüyle değil, bizim futbol düşüncemizde yeri olmadığını sanıyorum bunca zaman sonra ayrıca açıklamaya gerek yok.Zaten MTopal-Semih değişikliği de o gün teorik olarak yanlış ötesi bir yanlıştı.Ama doğrulandı, belki de yüzyılın kenar yönetim hamleleri arasına girdi.Rasyonel düşüncem direkt olarak ilk maçın kadrosu olur.Emre Aşık umarım oynayabilecek duruma gelir ve Hakan Balta ile birlikte ilk maçta beklentileri çok aşan performansını yeniden sergilerler.Eğer Aşık oynayamaz ve stopere Kaş koyulur ise; biri sol bek orijinli, diğeri maksimumunu sağ bekte gösteren iki stoperle Torres'in, İspanya'nın karşısına çıkmış oluruz.Teoride bu da bir faciaya yol açabilir, lakin kenarda Terim var iken tüm teoremler k sabit sayısına dayandırıldıkları güne lanet ediyorlar!
Bu maça dair de öncesinde dersimizi çalıştıktan ve doğru seçimler yaptıktan sonra gerisini Terim etkisine ve ''80 milyonluk kadromuza'' bırakıyoruz.Kendi oyunumuz için hamleler düşünürken, rakibi bozucu gücü de buradan bekliyoruz.Toparlarsak: 1 puan kötü değil.Yarın Bosna-Belçika maçı en az bizim alacağımız muhtemel galibiyetin prestiji kadar önemli.Euro 2008 öncesi bu sayfada yazılanlar ve bizim milli takım organizasyonu hakkındaki genel görüşlerimiz belli.Bu maçın sonucu bunları etkilemeyecek, geleceğe fazladan bir şey bırakmayacak.Fakat alacağımız skor büyük olasılıkla geçmişimizden gelecek.İlk maçta da maç içi dinamiklere -Semih değişikliği gibi- bağlamamıştık mağlubiyeti.Yalnızca maç başı kaçan 2 pozisyona dair üzüntümüzü dile getirmiştik.Herkesin elinden geleni sahaya koyduğu bir günde kimseyi suçlamaya elimiz gitmedi.

Bu bir hedef maç, rakip son Avrupa Şampiyonu; arzın en sistematik takımlarından, kağıt üzerinde mağlubiyeti oldurulamayan takımlarından biri, belki de yeganesi.Yeknesak bir gün, sıradan bir maç değil.İlk maçta trend'e karşı gelemedik, belki bu kez son şampiyonun egemenliğine başkaldırabiliriz.

Türkiye: Volkan; Üzülmez, EAşık, HBalta, GGönül; Arda, Emre, Aurelio, Tuncay; Nihat, Semih

İspanya: Casillas; Ramos, Pique, Albiol, Capdevilla; Senna, Cazorla, Silva, Riera, Xavi; Torres

01.04.09 - Çarşamba - 21:00
Türkiye - İspanya
Noat Samisa

01.04.09

2 Fikir, Tenkit, Yorum:

Her Yol Roma dedi ki...

Saol hocam bu güzel incelemen için.

çikozi dedi ki...

Ne sis yanar ne kebap beraberlik yüksek ihtimal.Hem biz sansimizi devam ettiririz hem de Ispanyollar yenilmezlik serilerini sürdürürler.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana