Beşiktaş 3-0 Gençlerbirliği
Saha içine girmeyelim önce, biraz dışarı bakalım.Cumhurbaşkanı Dolmabahçe'ye gelmiş, çıkarken de ''Beşiktaş'a yeni stad gerek.'' demiş.İyi, güzel.Hakikaten gerek, bunun gerekliliğini sonuna kadar savunabilirim.Ama ehil eller olması koşuluyla.Hiç yoktan isteğim şudur ki yerime rahatlıkla oturabilmek.Önce bir oturup nefeslenmek, sonra ister ayağı kalkarım, ister kuytu yer bulur bacak bacak üzerine atarım.O benim bileceğim bir şey ama maç başlamadan bir yerimi bulayım.Şantiye ortamlarını biz de biliyoruz, ''çamur mühendisliği'' henüz icat olmadığından çamursuz şantiye olmaz.Ama insaf yahu, biraz insaf.İstiklal Marşı'nda deaktif duruma geçen gişeler apayrı bir konudur, insanlar neden maça saatler öncesinden gelmek zorundadır?Bir akil insan çıkıp da ''İstiklal Marşı'nı zaten 12 yıl boyunca her hafta iki kez okuduk, niye her maçta da okuyoruz?'' demiyor.Dese ''vatan haini'' olur, biz diyelim ve olalım.Basketbol maçlarında okunmuyor, voleybolda okunmuyor, niye futbolda okunuyor?Ulusal maç olur, millet temsilinin bayrak ile birlikte olmazsa olmaz tezahürü ulusal marş okunur.Şu durumda vakit kaybından başka bir şey değil.Yayıncı kuruluş da tam oraya devasa reklam alıyor, sittin sene daha bu konuda gelişme beklemeyelim.
Şimdi maça geçebiliriz, çünkü ben böyle bir dış ortam-stad geçişi yaşadım.Gökhan Zan'ın sakatlığı nedeniyle Denizli'nin bu vakte kadar gösterdikleri ışığında ideale en yakın kadro sahaya çıkan kadroydu.Bu oyuncuları pek çok şekilde dizebilirsiniz.Aynı yapıyla, yani iki orta saha oyuncusu ve Bobo-Nobre ikilisinin sahada olduğu yapıyı bundan 2 yıl evvel Jean Tigana yine bu zamanlar göstermişti.Şimdikinden kalitesi çok çok zayıf olan o dönemin kadrosunda hem çok kolay gol yiyebilen, hem de atmak için didinmesi gereken bir takım vardı.Orta saha olacak ve Nobre-Bobo bir arada sahada olacak ve aynı zamanda Delgado-Ricardinho da ancak böyle bir arada sahada olabilirdi.Ancak böyle olunca Beşiktaş oyunu tutabiliyor, bir şekilde gol atabiliyordu.Sayıları yazarsak 4-2-2-2 gibiydi, kenarlardaki boşluk sorununu da savunmayı çok daha önde kurarak çözmeye çalışıyordu Tigana.Yani sistem-şablon katılığıyla değil, skor almak için sahada olması gereken tüm oyuncuları aynı anda sahada tutacak bir yapıydı Tigana'nın denediği.Kendi yolundan taviz vermişti, rakipler çözene kadar da Beşiktaş bir şekilde şampiyonluk yarışına tutunmuştu.Mustafa Denizli'nin 4-3-3'ü de bununla benzerlik gösteriyor.
Sivok'un öne çıkarak orta sahaya gelmesi, savunma-orta saha-beklerin sürekli değişerek oynamasının faydasızlığı hariç sahaya çıkan takım ideale yakındır.Bugün bunlar da olmadı, daha da güzel oldu.Bu değişmeler sonucu yaşanan kademe arızaları bugün yaşanmadı, Tomas Sivok harika bir maç çıkardı.İkinci yarı Beşiktaş savunması yeni açık tribünün önünde yer aldığı için net konuşabilirim, ilk yarı için kesin konuşamam.Belki ufak-tefek aksaklıklar olmuş olabilir.Takım baskı kurduğunda Sivok zaten katılımcı bir oyuncu, ikinci topları almada zaten yardımcı oluyor.Artık bu da terkedilsin, takım bugün de görüldüğü üzere daha stabil olduğunda daha iyi işler yapıyor.Bekler sırıtmıyor, orta sahayı geçerken önce bir Cisse-Ernst ikilisinin tokatını yemiş takımlar Sivok'un önderliğindeki savunmaya bir şekilde takılıyorlar.Bunlar daha genel tespitler.
Maça bakarsak; Tigana dönemiyle bugünü ilişkilerdirmemizin nedenini açıklayalım.İki orta saha oyuncusu birden sahada olmalı.Nobre tek başına asla yetemiyor, Bobo da sahada olmalı.(Ya da Bobo olmalı ama Nobre'siz olmuyor mu?)Tello mutlaka sahada olmalı ve bir yaratıcı oyuncu daha.Bunları bir şekilde dizmek gerek.Eğer Denizli'nin ilk zamanlarındaki gibi stoperler adam markajı falan oynuyor olsalar sal gitsin; ama artık değil.Bir süredir öyle değil.Bir de bu akşam olmadığu gibi maç içi mevkii değişimleri olmasa çok daha iyi olacak.Ernst sola, Cisse sağa yakın gibi; bazen tam tersi.Ortada ya da önlerinde Delgado.Önünde üçlü; Tello-Nobre-Bobo.Adlandırmasını da ''Nobre ve Bobo'nun bir arada sahada olduğu yapı'' olarak yapıyorum.Kesinlikle çift forvet değil.Çift önlibero hiç değil, Beşiktaş'ın artık orta sahası var.Bundan sonra bundan taviz verilmedikçe Beşiktaş Fabian Ernst önderliğinde zor gol yemeye, oyunu tutabilmeye devam edecek.
Arızaları ise hücumda ortaya çıkıyor.Delgado'nun bayağı kötü gününde olması bugün için bir negatif etken sayılır belki.Takım ilk yarı ileride top tutamadı, önde pozisyon olan Koray önderliğindeki Gençlerbirliği savunması Nobre ve Bobo'yu döndürmemeyi başardı.Maç başı iştahla bir gol gelseydi çok erken çözülebilirdi oyun.Sonrasında Bobo gittikçe kaleden uzaklaştı, rakip yarı saha top fazla kalmayınca bekler oyuna giremedi ve orta saha oyuncularının da oyuna dahil olamamasıyla Beşiktaş üretken olamadı.Tello ve Delgado'nun sihirli ayaklarına kaldı iş, ilk yarı istediği topları alamayıp geri gelmek zorunda kalan Tello'nun bir korneri direkt olarak auta atması belki de bir şeylerin iyi gitmediğinin göstergesiydi.Takımda hep bir arayış var, çaba var ama rakip ortadan izin vermiyor; kenarları da kullanamayınca kalıyorsunuz duran toplara.Oradan da gol çıkmayınca kenardan hamle bekleniyor.Beşiktaş'ın İnönü'deki son 3-0'lık galibiyeti olan kupadaki Antalyaspor maçının seyri de böyleydi, devre arası hamleleri oyunu çözmüştü.Fenerbahçe deplasmanında ilk çıkan kadro yanlış olunca, sonradan hamleler için de şans kalmayınca maç gitmişti.
Takımın düzeni bu, oturdu diyebiliriz.Birkaç rötuşu var, şu güne kadar fırsat elden kaçmadan diğer saplantılar terk edildiyse bunlar da terkedilir.Bardağın dolu tarafından bakmak, artık şampiyonluk kelimesini söylemek gerek.Olur, olmaz; ama olabilir.İnanabiliyorum bugün itibariyle.Kenarları çalıştırmak gerekti; bekleri oyuna sokmak ve denemeye devam etmek.60'ta geldi hamleler, aynen benim düşündüğüm ama inanmadığım gibi.Nobre çıktı oyundan, iki maç önce Üzülmez çıktığında da o saplantı terkedilmişti.Bugün Zan olmayınca Üzülmez oldu, fena da olmadı.Bobo ortaya geçti, Holosko sağa.Yusuf ilk yarı Delgado'nun yaptığını yaptı, kenarda top aldı.Delgado'nun yapqmadığını yaptı, bir ekstra çalım ile Holosko'nun önüne bıraktı.Yusuf kenarda top almış, forvet çoklayıcısı Holosko içeri girmiş, ortayı yapmış; golü de orta saha adamı Ernst atmış.Bana yeter.Bu bir şablon getirisi goldür, doğru hamlelerin ödülüdür.İkinci golde Beşiktaş'ın sağ beki gol attı, bu da öyle bireysel beceri ile değil; şablon getirisi bir goldür.Sezonun ikinci maç haftasındaki Konyaspor maçında Holosko'nun golünden bu yana böyle gol izlememiştim.Boş koşu, kenara deplase olan ve sırtı dönük top alan, gol pasını veren ''tek forvet'' Bobo.Verkaça girenin sürdürdüğü koşu ile Bobo'nun boşalttığı alana girmesiyle gelen gol.Harika.Son golde yine Holosko, 90. dakikada Tello'nun deparı ve derslik kontratak golü.Benim aradığım, görmek istediğim bunlar.3 kişiyi çalımlayan bir üstün insan ya da tek kişiye bağımlı olmak değil.Ekrem Dağ'ın temposuna, Beşiktaş'ın organize gollerinin tamamında Filip Holosko'nun bir rolü olmasına ayrıca bakmak gerek.Beşiktaş'ın bir standardı oluştu, bu yapı korundukça da bu trend hedef maçlara kadar sürecektir.Yetmediğinde ekstraları gerek; bugün bunlar Yusuf ve Holosko oldu.Erkan var, Serdar Özkan var daha.Beşiktaş, devre arası transfer ettiği Fabian Ernst'ten maksimum verim aldı, Yusuf'tan bugün katkı aldı ve ikinci devre geri planda kalan Holosko ile bugün galibiyeti kazandı.Filip'e bugün bir gol, bir asist, bir de boş koşu ile gole katkı yazılır, daha iyisi olamazdı.Cisse çok küfür yedi, ''at leyleği'' diyeni bile duydum.Defansif görevini iyi yapıyor, onun da pozisyon bilgisi üstdüzeyde.Halen Beşiktaş'ın en çok top kazanan oyuncusu.Asla dışlanmamalı.Uğur'u henüz hazırlayamayan Mustafa Denizli, sezon sonuna kadar Fransız'a sarılmak durumunda.Uğur eğer hazır olsa, -inanıyorum ki oynatılsa kötü olmayacaktır- Holosko da ilk 11 başlayabilir.Ya da Kurtuluş.Asla taviz yok, mutlaka iki orta saha oyuncusu ile bir ''orta sahası'' olmalı Beşiktaş'ın.Ancak böyle eksikler tolere edilir, güçlü yanlar ortaya çıkar.
Savunmada Sivok'un üstün gayreti, ona uzun süredir katılan ve bugün buna bir de sol taraf bindirmesi ekleyen Toraman'ın katkısı da önemli.Nasıl orta sahada en az iki oyuncu ve yukarıda saydığımız genel tertip Beşiktaş'ın standardını oluşturuyorsa, savunma dörtlüsünde de Sivok ve Toraman olmak zorunda.Toraman'ın esas yeri sağ bek, olmadı stoper.Kurtardığı puanlar sonrası Hakan Arıkan'ın kale olmayışı biraz tatsız geldi bana, bunu da hayra yorup ''zor zamanlarda Rüştü'ye güvenmek daha doğru olabilir'' diyelim.Öyle baskın, ezici bir oyun olmadı belki ama 90 dakikanın seyrinde hep doğrular oldu.Bunların da sonucu görüldü.Daha da fazlasında gözümüz yok.
Takımın çabasında, sürekli arayış içinde oluşuna tam puan.Bir süredir bu böyle, buradan Denizli'ye de artı puan.Aksaklar var; ama onların yerini de bugüne kadar sahne almamış adamlar bugünkü gibi doldurdukça sorun olmayacak.Fabian Ernst'e nazar değmesin, çıplak gözle izleyince daha bi' hayranlık uyandırıyor.Golünü de attı, açılışı yaptı.Her maç da bir gollük şutu var.Geçen hafta direkten dönmüştü, bu kez ıskaladı; ileriye saklıyor, takımın esas ihtiyacı olduğu bir gün tam adresi bulacak diyelim, yine umutvar olalım.2009 yılında son 8 lig maçı, 6 galibiyet 2 beraberlik ile toplanan 20 puan.Bundan böyle bir tane kolay maç yok.Ligin ilk yarısı aynı dönem, yani Sivasspor maçına kadar 7 maçta 17 puan alınmıştı, hemen hemen aynı hesap.Sonra Denizli fantezilerinin önderliğinde facia maçlar oynanmış, arada güzel şeyler de olmasına karşın tüm kritik deplasmanlar kaybedilmişti.Bundan sonrası esas sınav.Beşiktaş, şimdilerde o günlerden çok daha güçlü.Bir orta sahası var artık, Fabian Ernst'i var.Umutlu olmak gerek, iyiyi düşünmek gerek.Denizli ''elektrik işi'' demiş; biraz da öyledir.Takım futbolun doğrularını yapıp, kenardan doğrularla idare edildikçe bu çaba ve arayış boşa gitmez.İnancımız budur.
Şeref Stadı'ndan mutlu ayrıldık.Eğlenmeye hazır bir kitle var o stadda, eğer takım 1 gelirse tribün 10 gidiyor.Küfürsüz, gerilimsiz; takımla uyumlu bir tribün vardı bugün.Herkese teşekkürler.
Noat Samisa
14.03.09
Şimdi maça geçebiliriz, çünkü ben böyle bir dış ortam-stad geçişi yaşadım.Gökhan Zan'ın sakatlığı nedeniyle Denizli'nin bu vakte kadar gösterdikleri ışığında ideale en yakın kadro sahaya çıkan kadroydu.Bu oyuncuları pek çok şekilde dizebilirsiniz.Aynı yapıyla, yani iki orta saha oyuncusu ve Bobo-Nobre ikilisinin sahada olduğu yapıyı bundan 2 yıl evvel Jean Tigana yine bu zamanlar göstermişti.Şimdikinden kalitesi çok çok zayıf olan o dönemin kadrosunda hem çok kolay gol yiyebilen, hem de atmak için didinmesi gereken bir takım vardı.Orta saha olacak ve Nobre-Bobo bir arada sahada olacak ve aynı zamanda Delgado-Ricardinho da ancak böyle bir arada sahada olabilirdi.Ancak böyle olunca Beşiktaş oyunu tutabiliyor, bir şekilde gol atabiliyordu.Sayıları yazarsak 4-2-2-2 gibiydi, kenarlardaki boşluk sorununu da savunmayı çok daha önde kurarak çözmeye çalışıyordu Tigana.Yani sistem-şablon katılığıyla değil, skor almak için sahada olması gereken tüm oyuncuları aynı anda sahada tutacak bir yapıydı Tigana'nın denediği.Kendi yolundan taviz vermişti, rakipler çözene kadar da Beşiktaş bir şekilde şampiyonluk yarışına tutunmuştu.Mustafa Denizli'nin 4-3-3'ü de bununla benzerlik gösteriyor.Sivok'un öne çıkarak orta sahaya gelmesi, savunma-orta saha-beklerin sürekli değişerek oynamasının faydasızlığı hariç sahaya çıkan takım ideale yakındır.Bugün bunlar da olmadı, daha da güzel oldu.Bu değişmeler sonucu yaşanan kademe arızaları bugün yaşanmadı, Tomas Sivok harika bir maç çıkardı.İkinci yarı Beşiktaş savunması yeni açık tribünün önünde yer aldığı için net konuşabilirim, ilk yarı için kesin konuşamam.Belki ufak-tefek aksaklıklar olmuş olabilir.Takım baskı kurduğunda Sivok zaten katılımcı bir oyuncu, ikinci topları almada zaten yardımcı oluyor.Artık bu da terkedilsin, takım bugün de görüldüğü üzere daha stabil olduğunda daha iyi işler yapıyor.Bekler sırıtmıyor, orta sahayı geçerken önce bir Cisse-Ernst ikilisinin tokatını yemiş takımlar Sivok'un önderliğindeki savunmaya bir şekilde takılıyorlar.Bunlar daha genel tespitler.
Maça bakarsak; Tigana dönemiyle bugünü ilişkilerdirmemizin nedenini açıklayalım.İki orta saha oyuncusu birden sahada olmalı.Nobre tek başına asla yetemiyor, Bobo da sahada olmalı.(Ya da Bobo olmalı ama Nobre'siz olmuyor mu?)Tello mutlaka sahada olmalı ve bir yaratıcı oyuncu daha.Bunları bir şekilde dizmek gerek.Eğer Denizli'nin ilk zamanlarındaki gibi stoperler adam markajı falan oynuyor olsalar sal gitsin; ama artık değil.Bir süredir öyle değil.Bir de bu akşam olmadığu gibi maç içi mevkii değişimleri olmasa çok daha iyi olacak.Ernst sola, Cisse sağa yakın gibi; bazen tam tersi.Ortada ya da önlerinde Delgado.Önünde üçlü; Tello-Nobre-Bobo.Adlandırmasını da ''Nobre ve Bobo'nun bir arada sahada olduğu yapı'' olarak yapıyorum.Kesinlikle çift forvet değil.Çift önlibero hiç değil, Beşiktaş'ın artık orta sahası var.Bundan sonra bundan taviz verilmedikçe Beşiktaş Fabian Ernst önderliğinde zor gol yemeye, oyunu tutabilmeye devam edecek.Arızaları ise hücumda ortaya çıkıyor.Delgado'nun bayağı kötü gününde olması bugün için bir negatif etken sayılır belki.Takım ilk yarı ileride top tutamadı, önde pozisyon olan Koray önderliğindeki Gençlerbirliği savunması Nobre ve Bobo'yu döndürmemeyi başardı.Maç başı iştahla bir gol gelseydi çok erken çözülebilirdi oyun.Sonrasında Bobo gittikçe kaleden uzaklaştı, rakip yarı saha top fazla kalmayınca bekler oyuna giremedi ve orta saha oyuncularının da oyuna dahil olamamasıyla Beşiktaş üretken olamadı.Tello ve Delgado'nun sihirli ayaklarına kaldı iş, ilk yarı istediği topları alamayıp geri gelmek zorunda kalan Tello'nun bir korneri direkt olarak auta atması belki de bir şeylerin iyi gitmediğinin göstergesiydi.Takımda hep bir arayış var, çaba var ama rakip ortadan izin vermiyor; kenarları da kullanamayınca kalıyorsunuz duran toplara.Oradan da gol çıkmayınca kenardan hamle bekleniyor.Beşiktaş'ın İnönü'deki son 3-0'lık galibiyeti olan kupadaki Antalyaspor maçının seyri de böyleydi, devre arası hamleleri oyunu çözmüştü.Fenerbahçe deplasmanında ilk çıkan kadro yanlış olunca, sonradan hamleler için de şans kalmayınca maç gitmişti.
Takımın düzeni bu, oturdu diyebiliriz.Birkaç rötuşu var, şu güne kadar fırsat elden kaçmadan diğer saplantılar terk edildiyse bunlar da terkedilir.Bardağın dolu tarafından bakmak, artık şampiyonluk kelimesini söylemek gerek.Olur, olmaz; ama olabilir.İnanabiliyorum bugün itibariyle.Kenarları çalıştırmak gerekti; bekleri oyuna sokmak ve denemeye devam etmek.60'ta geldi hamleler, aynen benim düşündüğüm ama inanmadığım gibi.Nobre çıktı oyundan, iki maç önce Üzülmez çıktığında da o saplantı terkedilmişti.Bugün Zan olmayınca Üzülmez oldu, fena da olmadı.Bobo ortaya geçti, Holosko sağa.Yusuf ilk yarı Delgado'nun yaptığını yaptı, kenarda top aldı.Delgado'nun yapqmadığını yaptı, bir ekstra çalım ile Holosko'nun önüne bıraktı.Yusuf kenarda top almış, forvet çoklayıcısı Holosko içeri girmiş, ortayı yapmış; golü de orta saha adamı Ernst atmış.Bana yeter.Bu bir şablon getirisi goldür, doğru hamlelerin ödülüdür.İkinci golde Beşiktaş'ın sağ beki gol attı, bu da öyle bireysel beceri ile değil; şablon getirisi bir goldür.Sezonun ikinci maç haftasındaki Konyaspor maçında Holosko'nun golünden bu yana böyle gol izlememiştim.Boş koşu, kenara deplase olan ve sırtı dönük top alan, gol pasını veren ''tek forvet'' Bobo.Verkaça girenin sürdürdüğü koşu ile Bobo'nun boşalttığı alana girmesiyle gelen gol.Harika.Son golde yine Holosko, 90. dakikada Tello'nun deparı ve derslik kontratak golü.Benim aradığım, görmek istediğim bunlar.3 kişiyi çalımlayan bir üstün insan ya da tek kişiye bağımlı olmak değil.Ekrem Dağ'ın temposuna, Beşiktaş'ın organize gollerinin tamamında Filip Holosko'nun bir rolü olmasına ayrıca bakmak gerek.Beşiktaş'ın bir standardı oluştu, bu yapı korundukça da bu trend hedef maçlara kadar sürecektir.Yetmediğinde ekstraları gerek; bugün bunlar Yusuf ve Holosko oldu.Erkan var, Serdar Özkan var daha.Beşiktaş, devre arası transfer ettiği Fabian Ernst'ten maksimum verim aldı, Yusuf'tan bugün katkı aldı ve ikinci devre geri planda kalan Holosko ile bugün galibiyeti kazandı.Filip'e bugün bir gol, bir asist, bir de boş koşu ile gole katkı yazılır, daha iyisi olamazdı.Cisse çok küfür yedi, ''at leyleği'' diyeni bile duydum.Defansif görevini iyi yapıyor, onun da pozisyon bilgisi üstdüzeyde.Halen Beşiktaş'ın en çok top kazanan oyuncusu.Asla dışlanmamalı.Uğur'u henüz hazırlayamayan Mustafa Denizli, sezon sonuna kadar Fransız'a sarılmak durumunda.Uğur eğer hazır olsa, -inanıyorum ki oynatılsa kötü olmayacaktır- Holosko da ilk 11 başlayabilir.Ya da Kurtuluş.Asla taviz yok, mutlaka iki orta saha oyuncusu ile bir ''orta sahası'' olmalı Beşiktaş'ın.Ancak böyle eksikler tolere edilir, güçlü yanlar ortaya çıkar.
Savunmada Sivok'un üstün gayreti, ona uzun süredir katılan ve bugün buna bir de sol taraf bindirmesi ekleyen Toraman'ın katkısı da önemli.Nasıl orta sahada en az iki oyuncu ve yukarıda saydığımız genel tertip Beşiktaş'ın standardını oluşturuyorsa, savunma dörtlüsünde de Sivok ve Toraman olmak zorunda.Toraman'ın esas yeri sağ bek, olmadı stoper.Kurtardığı puanlar sonrası Hakan Arıkan'ın kale olmayışı biraz tatsız geldi bana, bunu da hayra yorup ''zor zamanlarda Rüştü'ye güvenmek daha doğru olabilir'' diyelim.Öyle baskın, ezici bir oyun olmadı belki ama 90 dakikanın seyrinde hep doğrular oldu.Bunların da sonucu görüldü.Daha da fazlasında gözümüz yok.Takımın çabasında, sürekli arayış içinde oluşuna tam puan.Bir süredir bu böyle, buradan Denizli'ye de artı puan.Aksaklar var; ama onların yerini de bugüne kadar sahne almamış adamlar bugünkü gibi doldurdukça sorun olmayacak.Fabian Ernst'e nazar değmesin, çıplak gözle izleyince daha bi' hayranlık uyandırıyor.Golünü de attı, açılışı yaptı.Her maç da bir gollük şutu var.Geçen hafta direkten dönmüştü, bu kez ıskaladı; ileriye saklıyor, takımın esas ihtiyacı olduğu bir gün tam adresi bulacak diyelim, yine umutvar olalım.2009 yılında son 8 lig maçı, 6 galibiyet 2 beraberlik ile toplanan 20 puan.Bundan böyle bir tane kolay maç yok.Ligin ilk yarısı aynı dönem, yani Sivasspor maçına kadar 7 maçta 17 puan alınmıştı, hemen hemen aynı hesap.Sonra Denizli fantezilerinin önderliğinde facia maçlar oynanmış, arada güzel şeyler de olmasına karşın tüm kritik deplasmanlar kaybedilmişti.Bundan sonrası esas sınav.Beşiktaş, şimdilerde o günlerden çok daha güçlü.Bir orta sahası var artık, Fabian Ernst'i var.Umutlu olmak gerek, iyiyi düşünmek gerek.Denizli ''elektrik işi'' demiş; biraz da öyledir.Takım futbolun doğrularını yapıp, kenardan doğrularla idare edildikçe bu çaba ve arayış boşa gitmez.İnancımız budur.
Şeref Stadı'ndan mutlu ayrıldık.Eğlenmeye hazır bir kitle var o stadda, eğer takım 1 gelirse tribün 10 gidiyor.Küfürsüz, gerilimsiz; takımla uyumlu bir tribün vardı bugün.Herkese teşekkürler.
Noat Samisa
14.03.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Mart
(57)
- Başkaldırı Denemesi
- Sylvan Ebanks-Blake
- Boruc'u Nasıl Bilirdiniz?
- Şükür Kavuşturana
- Toshack Rüyasının Sonu
- Güney - Kuzey
- İspanya 1-0 Türkiye
- F1 2009 - TRT1
- Trend'e Karşı
- Fernando Torres #13
- Capello vs Redknapp
- Son Sekiz
- Big Four Yenilmezi
- Ne Oldu Sana Aston Villa?
- Zirvede Bomba İhbarı!
- Sivasspor 1-1 Beşiktaş
- Premier League 08/09 #30
- God Townsville'e İndi
- UEFA Cup 2009 Final Yolu
- 5-7 ile 7-9
- CL 2009 Final Yolu
- In Rafa We Trust
- Bizim Damatlar
- Kazım'ın Payı
- Saç Kesimi Dahil £15 Milyon
- Ki Sung-Yueng
- Essien - Arshavin
- Mascherano'nun Gazabı
- Beşiktaş 3-0 Gençlerbirliği
- Manchester United 1-4 Liverpool
- Camp Nou'dan Portman Road'a
- Premier League 08/09 #29
- Red Cliff
- Sheffield United v West Ham #2
- Manchester United 2-0 Inter
- Fernando Torres #12
- 5 Yıldır Formda: Marcio Nobre
- Liverpool 4-0 Real Madrid
- Kitson - Beattie
- Kasımpaşa'da Neler Oluyor?
- Sert
- Beşiktaş'ı Anlatmak
- FC Seoul 2009
- Hacettepe 2-3 Beşiktaş
- Brezilya Yemekleri
- Roy Essandoh
- Keane - Manucho
- Danny Gabbidon
- Yemek Pozları
- Bir Cisim Yaklaşıyor
- K-League 2009
- Sağ Bek Mascherano
- Europa League Hesapları
- Adem Ljajic Manchester'da
- 6 Ay Sonra Essien
- Satna Cruz
- League Cup 2009: Manchester United
-
▼
Mart
(57)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
7 Fikir, Tenkit, Yorum:
Her zaman "takım kadrosu oldukça iyi. Hoca bu kadroyu iyi kullanırsa işimiz kolay olur." diyorduk. Hoca elindeki malzemeyi gerçekten de iyi kullanınca takım da kendini göstermeye başladı.
Sivok bugün harika top oynadı. İlk toplarda, kenar ortalarındaki hamlelerde hep o vardı.
10 maç kaldı. Ortada 30 puan var. Alınacak 25 puan bizi zirveye taşır inşallah.
Haftaya Sivas'tan lider dönmek umuduyla ... Saldır BEŞİKTAŞIM !!!
sivok tek kelimeyle harikaydı. ernst'in takıma yaptığı müthiş katkıyı bu maçta golle süslemesi çok sevindiriciydi. denizli'nin yerinde değişiklerinin de hakkını vermek gerek. artık sakat ve cezalı olmadıkça bu kadroyla oynanmamalı diye düşünüyorum. ernst - cisse ikilisi bozulmasın, en önemlisi.
Mustafa Denizli, Sivasspor karşısında sahaya süreceği takım kurgusuyla ve sistem formasyonuyla hem teknik direktörlük sınavı verecek, hem de Beşiktaş'taki geleceğini şekillendirecek bence. Sivasspor'a kaybetmek şampiyonluğu kaybetmek anlamına gelmez fakat bu maçtaki vereceği kararlar, kalan haftaların ve özellikle derbilerin öngörüsünü sağlayacaktır bizlere. Umarım herşey yolunda gider.
Sivok 2. yarının başından beri müthiş maçlar çıkarıyo, özellikle hava toplarında hatasız oynadığını söyleyebiliriz. Toramanın da daha kaliteli stoperlerle oynadığında tamamlayıcı özelliği ortaya çıkmış gibi gözüktü bu maç, özellikle bi pozisyonda girdiği kademe muhteşemdi.
Bu takımda bikaç haftadır oyundan çıkanın hırslı olduğunu görüyorum ben, içeri giren arkadaşını da hırslandırdığını görüyorum ve bu zaten Beşiktaş taraftarının istediği şey. Yusuf'u kötü bi transfer olarak düşünüyodum hep ama bugün kilidi açtı, kupa maçında da turu getirdi diyebiliriz. Denizli'nin hataları oldu ama doğru yaptığı da bi çok şey olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyo. Ümitliyiz, sevinçliyiz olur da bişeyler ters giderse bile bu mücadeledir bizim istediğimiz.
Ernst transferi son yıllarda yapılmış en iyi transfer heralde. Acaba diyorum Ogan Tarhan'ın bu olayda etkisi ne kadardır. Bi bilgin varsa açıklarsan sevinirim. Ha eğer Ogan seneye de transferlerde etkin olucaksa ümitli olabiliriz transferlerden. Abuk menejerlerin eline düşmektense en azından futbolu bilen bi menejerin eline düşmeyi yeğlerim ben.
Maç analizi yine müthiş. Şampiyonluk yazısını da okuruz burda umarım=)
Benim bildiğim Ernst'in transferinde hak sahibi iki isim var.Biri Ahmet Bulut, diğeri Mustafa Doğan.Görüşmeleri bu ikili yürüttü, yine bildiğim kadarıyla bu transferden bu ikili pay aldı.Ogan Tarhan ile Ahmet Bulut ortak olabilirler, o kısmına dair kesin bir bilgim yok.
Sivok çok çok zorda kalınmadığı müddetçe kesinlikle stoperde oynamalı.önde basıyor,savunmanın iyice yaslanmasını engelliyor.ilk yarıda duran toplar dışında benim hatırladığım rakip ceza sahasında 2 pozisyon da yarattı.
Fabian'ın muhteşem futbolunu golle süslemesi süper oldu.
taraftar bir garip.durum 1-0 ve makara başladı.rakip korner atıyor,kapalının önünde futbolcunu biçiyor hala makara.çok az bölümler dışında rakip veya hakem üzerinde en ufak bir baskı kurulamıyor.evet tribün şovlar muhteşem ama herşeyin zamanı var.umarım derbilerde bari bunu başarabiliriz.
cisse yerine sivok orta sahada ve zapo stoper olsa daha iyi olmaz mi sizce? sivok'un top dagitim özelligi cok iyi olmayabilir ama cisse de bu konuda basarili degil bence. hem sivok'un orjinal pozisyonu ön libero degil miydi italya'da?
benim izledigim maclarda zapo cok basariliydi, oynatilmama sebebi yabanci hakki ise bu sekilde kurtarilabilir diye düsünüyorum
Yorum Gönder