Ne Oldu Sana Aston Villa?

Liverpool'un karşı konulamaz forumunun dün akşam ortaya çıkardığı 5-0'a önce tersten bakalım.Mart ayı başındaki haftaiçi fikstürüne kaydırılan 28. maç haftası müsabakasında Villa Park'ta 2-0 öne geçen Aston Villa, 88 ve 90+1'de yediği iki golle Stoke City'e 1 puanı vermişti.Ayağa kalkmak üzereyken bir tekme daha yedi.Dün ortaya çıkan sonuç ve kişiliksiz futbol, bu iki son dakika golünden kalma.Martin O'neill, o günlerde düşüşün sebebinin fiziksel zaafiyet kaynaklı olmadığını, bu kayıpların telafisinin olabileceğini ve biraz sabırlı olunması gerektiğini söylemişti.Bu tezini de ''Kasım ayında iki maç kaybettik, ardından 13 maç boyunca kaybetmedik.'' diyerek desteklemişti.7 Şubat'taki Blackburn Rovers galibiyeti, Aston Villa'nın Premier League'deki son galibiyeti.7 Şubat sonrası FA Cup'ta Everton deplasmanında mağlup dönlüyor, gayet olağan.O dönem Everton da formdaydı, maç günü önemli eksikleri olmasına karşın kazanmıştı.Sonrasında iç sahada UEFA Kupası'nda geriye düşülen maçtan alınan 1-1'lik dezavantajlı skor geldi.Bu da olabilir.Ardından Martin O'neill bir karar verdi: Ligde 13 maçlık kaybetmeme serisi, Villa'yı ilk 4'e soktu.Hatta 2. sıraya yükselme şansı dahi önlerine geldi.Moskova deplasmanına aslarını götürmedi ve UEFA Kupası'ndan elenmeyi göze aldı.Taraftar bundan pek hoşnut olmadı, deplasmana giden Villa taraftarları hesap sordular.O'neill da kendini affettrimek adına onlara yemek verdi, gönüllerini almaya çalıştı.Ligde 13 maçlık yenilmezlik serisi, arada -iş bittikten sonra- UEFA grubunda alınış Zilina mağlubiyetinden bu yana FA Cup'ta da kaybetmeyen Villa, önce FA Cup'ta Everton'a kaybetti.İki CSKA maçı arası 13 maçlık seriyi sonlandıran Chelsea mağlubiyeti geldi.Ardından CSKA Moskova'ya mağlup olundu.Tam bu kırılma anında Stoke City maçı geldi.88'e kadar 2-0, ''Aston Villa mola sonrası yola devam ediyor'' derken beraberlik golleri geldi.Geçtiğimiz hafta Aston Villa taraftarı, bugüne kadar 11 gol atan Agbonlahor'u ıslıkladı.Bugün, takımın buraya gelişinde en önemli pay sahiplerinden Agbonlahor kulübedeydi.Sonuç: 5 maçtır kazanamıyorlar, 3 maçtır da kaybediyorlar.

Man United ile aynı dönemde form tuttular.Bu süreçte çok iyi oynadıkları maçlar oldu, United gibi ''bir şekilde kazandıkları'' maçlar da.James Milner'dan müthiş verim aldılar, çöpe gitmiş bir yetenek ulusal takıma kadar yükseldi.Britanyalı'lar, hatta İngiliz'ler üzerine kurulmuş bu yapı herkese sempatik geldi.Aston Villa, bir önceki Capello kadrosuna 7 oyuncusunu birden gönderdi.O'neil sezona Petrov-Barry-Reo Coker-Sidwell dörtlüsünden üçünü orta sahada oynatarak, Young-Carew-Agbonlahor üçlüsünü ileri koyarak başlamıştı.Ligin zirvesine yaklaşılan günlerde ise Carew'in sakatlığında Milner sağ kenara geçmiş, Agbonlahor merkez forvet olmuştu.Agbonlahor, en uçta müthiş maçlar oynadı.Milner-Young ikilisi harika bir ritm yakaladılar ve şablon getirisi harika goller attılar.Arka üçlü işini yaptı, bu dönemde Gareth Barry ulusal takımda Gerrard'dan öncelikli rol kaptı.Devre arası Heskey geldi, ilk maçında gol attı.Carew döndü, bir süre ara eleman olarak devam etti.Heskey'in gelişi, Carew'in dönüşü; takımı uzun süre taşıyan üçlüden birinin kulübeye gelmesi ve Martin O'neill'ın bildiği yoldan devam etmesini gerektiriyordu.Başka bir şey yaptı, istediği kıvama geldiğine inandığı Milner'ı çıkış yaptığı mevkiiye çekti.Agbonlahor da sezona başladığı sağ kenarda değil de esas övgüler aldığı forvet mevkiinde devam etti.Young solda, Carew ya da Heskey'in yanında Agbonlahor; orta sahada Barry-Petrov.Bu arada savunmanın esas adamı Martin Laursen sakatlandı.Danimarkalı'nın yokluğunda Curtis Davies esas adam oldu, zayıf partneri Zat Knight'ı da idare etme görevini üstlendi.Bugün Cuellar vardı yanında mesela, halbuki sezon başından bu yana esas rolü rotasyonda sağ bek olmaktı.
Martin O'neill bugün, geçtiğimiz hafta ıslıklanan Agbonlahor'u yanına alarak Heskey-Carew ikilisi ile başladı maça.Geçtiğimiz haftasonu Villa Park'ta Carew ısınmaya çıktığında taraftar ayağa kalkmıştı.Carew de boş geçmemiş, golünü atmıştı.Aynı maçta Zokora'yı sahada silen AYoung'ın ve ters taraftaki Milner'ın ortalarına güvenmişti belli ki, ama buna hiç imkan olmadı.Bu form durumundaki Liverpool'un karşısına çıkmayı hiçbir takım, hiçbir oyuncu istemez.İddia ediyorum, buna bu akşam Malaga'ya 6 atan Barcelona da dahildir.Aston Villa için de çöküşten çıkış için çok kötü bir seçim, kör talih.Stoke City, bu sezon Liverpool'dan 2 puan alıp, 4 puan çalarak belki de şampiyonluğun kaderini belirledi.Aynı Stoke, 20 gün evvel Villa Park'ta bulduğu 2 son dakika golüyle Villa Park'tan yalnızca 1 puan almakla kalmadı, belki de Villans'ın hayallerini çaldı.Sezon sonu, Stoke City'nin her iki takımdan aldığı kritik puanların da etkisini göreceğiz.

Sakat olan Sidwell, değişim ve tercih imkanlarını kısıtlıyor.Sezon başından bu yana sakatlığına rağmen özveriyle her maç sahada olan Gareth Barry ve onun aynı durumdaki partneri Stylian Petrov alternatifsiz.Bu ikili gibi Laursen'in de alternatifi yok.Devre arasında öncelikle ön alanda alternatif sayısının artırılışı, bu kısıtlı kadroda öncelik olmalı mıydı?Kötü giderken bu tip sorular sorulur, iyi giderken ise Heskey'in katkısından bahsedilir.Savunma tutuyordu bir şekilde, üstün form sahibi ön oyuncuları atıyor ve kazanıyorlardı.4-3-3 çalışıyordu.Şimdilerde O'neill bir arayış içerisinde.Takımın fiziksel problemi olmadığını söylemişti, bunu doğru kabul edersek çözüm bulmak daha da zor.Bazı oyuncularda fiziki düşüş var, mesela Agbonlahor'da form düşüklüğü bariz belli oluyordu.Gallas'a 40 metrede 10 metre fark atabilen adam yok artık.Young halen takımın en özel oyuncusu, halen en çok arayış içerisinde olan o.Maç başı soldan ortaya Barry öylesine kötü vurdu ki, maçın özeti gibiydi: Aston Villa kötü durumda.Futbolcular özgüvenlerini yitirmek üzere ve karşılarında ''karşı konulamaz'' bir Liverpool var.
Geçtiğimiz hafta Ashley Young, karşısındaki orta saha orijinli sağ bek Zokora'ya Lennon'ın yardımıyla bitirmişti.Bu hafta da benzerini Albert Riera yaptı.Yine orta saha orijinli bir sağ bek olan Nigel Reo Coker'ı sahadan sildi.İlk üç golün ikisinde Riera'nın Reo Coker'la birebir kalarak takımına kazandıdığı fauller var.İkinci golü kendi attı zaten.3-0'dan sonrası formalite, ama belli ki gol sayısı artacaktı.Benitez maçtan sonra ''daha çok atmalıydık'' dedi.(Fotografta 10 diyor galiba, yuh artık.)Takım ikinci yarıya maça başladığı gibi devam etti, ikinci yarı ister istemez oluşan psikolojik rahatlık nedeniyle son vuruşlarda biraz daha cömerttiler.İlk golde arka direkte Kuyt vardı, ilk 3 golde Riera adı var.Gerrard ve Torres de üç gol sonrası katkıyı yaptılar, devamını getirdiler.Bu ikili haricindekiler bir şeyler yapar ise Gerrard fazlasını yapıyor.Liverpool'un ihtiyacı olan en başından beri buydu.Bu sezon yalnızca 9 Premier League maçında beraber sahada olabilen Gerrard-Torres ikilisinin haricindekilerin skor katkısı yapması halinde Liverpool bugün çok ileride olabilirdi.Bu doğrultuda önümüzdeki sezon Anfield'a muhtemel transferi harika bir hamle olacak olan Ashley Young, bu maçın bir diğer dikkate değer adamı sayılabilir.

Benitez ile Ferguson arasındaki polemik sürüyor.United mı daha çok harcıyor, yoksa Liverpool mu?Araştırma der ki, Liverpool transfer gelir-giderinde son 5 yılda £82 milyon, Man United ise £85 milyon açık vermiş.Anlamsız bir tartışma olduğu ortaya çıktı, Benitez ''daha da geçmişi'' işaret ediyorsa tablo pek farklı olmayacaktır.Aynı periyotta Chelsea £155 milyon açık verir iken, bu rakam Arsenal'de yalnızca £3.5 milyon.Arsenal'e ilişkin ''şampiyonluk hedefinin gerçekçiliği sorgusu''na bir açılım da buradan getirilebilir.Bu fark ile Arsenal stad yaptı, Londralı'lar ise halen bekliyor.Meselenin bir de bu yönü var.Bu konuya ilişkin bir de not düşelim: Ligin en düşük kapasiteli stadyumu olan Fratton Park'a sahip Portsmouth da, tıpkı Tottenham, Liverpool ve Everton gibi geçtiğimiz günlerde yeni stad projesini erteledi.
Geçtiğimiz sezonun 30. maç haftası geride kalırken, zirvede puanlar 67'şerdi.Man United, 20li haftalarda sürekli yer değiştirdiği zirveyi Arsenal'den 30. haftada alabilmişti.Arkada da Chelsea, puan farkı 3'tü.Arsenal yarıştan düştü, Man United-Chelsea ile finali yaptık.Alışılmadık bir durum yok, halen Manchester United benim favorim.Bir takım, sezon boyunca katıldığı her şampiyonada yola devam ediyorsa elbet bir mola verecektir.Liverpool'un böyle bir lüksü yok, onların kronik arızaları tam havaya girmişken zorunlu molaya mütemadiyen sebep oldu.Chelsea yeni bir hava yakalamıştı, onlar da pek çok yerde mola verdiklerinden kredilerini çok azalattılar.United sezona kötü başlamış, kaybettiği Big Four maçlarıyla lig tabelası dizginlenmişti.Herkesin ilacı milli maç arası, bir tek Liverpool üzüntülü.Bir de Türkiye ulusal takımını düşünen bizler tabii.

Biraz da Gerrard'dan bahsedelim.Hafta içi tıpkı menejer Benitez gibi onun da kafası rahatladı.Benitez tüm şartlarını kabul ettirerek yeni sözleşmeye imza koydu, Kaptan Gerrard ise malum bar vak'asından mahkemece aklandı.Guardian'da David Pleat, Aston Villa'nın 4-4-2'sinin Gerrard'a ekstra serbestiyet sağladığını yazmış.Kesinlikle doğru bir tespit.Chalkboard kullanarak ligin ilk yarısındaki Villa maçıyla karşılaştırmak isterdik, fakat sezonun ilk yarısındaki maçta Gerrard oynamamıştı.Muadili maçlara bakılabilir.Gerrard, nispeten orta sahası zayıf olan takımlar Newcastle ve Hull City'e 2'şer gol attı bu sezon.Aston Villa'ya da ikisi penaltıdan olmak üzere 3 gol attı, hat-trick yaptı.13 gole ulaştı, bu onun Premier League'de kariyer rekorunu aşması demek.Liverpool, Old Trafford'da kazanırken rakibine aman aman oyun üstünlüğü kuramamıştı.En azından geçtiğimiz sezon United'ın Liverpool'a yaptığı gibi değildi.Liverpool'un üstün formuna rağmen bana göre 5-0'ın en önemli faktörü Albert Riera ve Villa'nın acziyet içerisindeki durumudur.Kaleci Brad Friedel'ın bu sezon ilk kez bir EPL maçına 90 dakikayı tamamlayamadığı, sezonun en önemli oyuncularından Agbonlahor'un yedek başlamak zorunda bırakıldığı bir maç; kadrosu şaşmış, kimliğinden dışarı taşmış Aston Villa.Lig seyrinde çok iyi bir form tutturmuş olan Villa'da bir düşüş olacaktı, ama bu denli değil.Liverpool'dan 5 yiyecek kadar değil.Ligin en heyecan verici yapılanmasıyla hedefine yürüyen bu takıma ne oldu da böyle oldu, net bir açıklama getiremiyoruz.Yokuş aşağı düşüşe dair yalnızca fikir yürütebiliyoruz.Dün akşama dair bir rekor da Reina'dan, İspanyol kaleci dün akşam da gol yemeyerek ''100 clean sheet'' sayısına en erken ulaşan Liverpool kalecisi oldu.

Liverpool 5-0 Aston Villa

1- Man Utd 29 GD/ 31 P/ 65
2- Liverpool 30 GD/ 33 P/ 64
3- Chelsea 30 GD/ 32 P/ 61
Noat Samisa

22.03.09

4 Fikir, Tenkit, Yorum:

guner dedi ki...

Sezon başından beri hiçbir maçını kaçırmamaya çalıştığım bir takım Aston Villa, bir değerlendirme yapmak isterim.

Düşüşün dediğiniz gibi tam bir açıklamasını yapmak, işte düşüşe bu neden oldu demek güç. 4-4-2'ye bağlayanlar var, kesinlikle katılmıyorum; buna daha önce blogumda değinmiştim, sahada 1 kişi fazla görünen Reo-coker yerine ikinci bir forvet, daha doğrusu hücum aksiyonlarında payı fazla olabilecek bir isim koyulabilirdi, nispeten daha dengeli bir yapı oluşturulabilirdi. Oldu da, Petrov Lennon'la bereber bu sezonun en etkileyici oyuncularından, Barry'le harika uyumu sayesinde orta sahada da direnç kırılmadan, daha alternatifli, daha az direkt paslı, daha az 2 şut-1 gollü maçlar izledik. Blackburn maçı güzel bir örnek. Tabi şunu da hemen belirtmek gerek, üçlü orta saha oynayan takımlara karşı mutlaka Reo-coker'ın olduğu 3'lü orta sahayla cevap verilmeli. Reo-coker tek yönlü oyunu nedeniyle ancak bu maçlarda çok verimli olabilir. Mesela maç öncesi, Gabby'nin son yuhalanma mevzusundan sonra kesinlikle yedek kalmayacağını öngörüyordum; ilerde tek adam Agbonlahor, arkada 5li orta saha, kanatlarda Milner-Young, geride Zatyiah 'Gökhan Zan' Knight'ın yerine yine Cuellar ve sağ bekte Gardner, bence bu maç için en uygun dizilimdi.4-4-2 düzenindeki ısrar hedef maçlar dışında kesinlikle sürdürülmeli, fakat bu tip hedef maçların yeri elbette ki ayrı.

Krizin belli bir nedenini söylemek güç. Biraz allayıp pullarsak, futbolun tanrıları intikam alıyor. Daha önce kazanılmış bir Hull City var ve örneğin bir West Ham maçı, rakibin bariz üstünlüğünde kazanılmış 3 puanlardı bunlar. O dönemde takım kazandığından, bu galibiyetler antitezi üretilememiş oyun planları şeklindeydi; şu an ise şans. Aslında ikisi de doğru, takımın elde olanlarla çıkardığı en iyi sisteme şans da eklenince buna çözüm üretemedi takımlar. O dönemde herkes çok iyi oynuyordu hakikaten; Barry (halen iyi gerçi), Agbonlahor, Milner... Ama maç kazandıran onların performansı değil şanstı, belki de bunu ayırt etmek gerekiyor.

4-4-2'de Young'ın ve Milner'ın yer değişiklikleri cuk oturdu denebilir ama Agbonlahor, yanında başka bir forvetle etkili olamadı, olamıyor. Bunu psikolojik çöküntüden çok oyun yapısıyla ilgili değerlendirmek lazım. Agbonlahor'ın oyunu güç ve hız üzerine kurulu; top tutuyor, rakip savunmayla mücadele ediyor vs vs. Ama bunları zaten yapan biri olunca, sahada çok etkisiz duruyor Gabby.Forvet hattında birbirini tamamlayıcı oyuncular yerine 4 aynı tip bulunduğundan (Delfouneso dahil, Gabby'le pek çok benzerliği var) Reo-coker için söylediğim bir kişi fazla tanımı burada Agbonlahor için kullanılıyor. 2li forvet düzeni Agbonlahor'u etkili kılan güç ve hız (sağ açıktayken bu özelliği ön plandaydı) özelliklerini gösteremiyor.

Peki mevcut sorunlar nasıl giderilebilir? Bu sene yapılabilecek bence fazla bir şey yok, en az kayıpla bitirilmeye çalışılacak. Seneye için, sürekli kendini geliştiren bir oyuncu Gabriel Agbonlahor, ondan bir şeyler bekliyorsa MON, bu sistem hedef maçlarda değişikliği gidilmek şartıyla uygun. Fakat her şartta, ister bu şekilde kalsın, ister biraz sonra önereceğim yeni düzene dönülsün 2 kaliteli orta saha transferi şart. Sidwell yine beklentileri boşa çıkarttı, hiç verim alınamıyor. Bu yüzden Reo-coker'ın arkasında bir oyuncu daha bulunmalı. Veya sistem değişikliğine gidilebilir, 4-3-3'den ziyade Galatasaray'ın 4-2-3-1'ine yakın bir diziliş ve O'Neill'ın da çok beğendiği bir Defour transferi, gerçekten çok arzuladığım bir şey. Her oyuncudan maksimuma yakın verim almak için, gayet uygun bir dizilim. Tabi bir de bek almak gerek, geçen sene sağ bek Mellberg'di, bu sene Cuellar oldu, artık yeter.

Noat SamisA dedi ki...

Bu sabah bloga baktım, bu yazıyı orada görsek hiç fena olmazdı.Hatta daha detaylısını. :)

Şans diyemiyorum ben buna, tıpkı Stoke City'den son dakikalarda yenen iki gole diyemediğim gibi.Elbet bir sebebi var ve bunlar mutlaka lig sonunda dengeleniyor.Keza her daim futbolcularla ilgili iyi-kötü, yeterli-yetersiz değerlendirmelerini sezon içerisinde yapmaktan kaçınmayı yeğlerim.Bunu sezon sonuna saklamayı düşünüyordum ki, O'neill'ın kurduğu her yönü geliştirilebilir vasıflar taşıyan bu takım fazlasıyla iyi malzeme veriyor bize.Şu günden ideal düşüncemi söylersem, hedef maçlar için Liverpool'un Gerrard kullanımına benzer bir Barry kullanımını sağlayacak bir orta saha oluşturulmalı.Aynen sizind ediğiniz doğrultuda, mutlaka en az iki orta saha elemanı gerek.Eğer sezon sonu AYoung kaybedilmez ise, nitelikli kenar oyuncuları ve bol alternatifli forvet hattıyla Villa bir şekilde devam eder.

Bu detaylı yorum için teşekkürler, selamlar...

guner dedi ki...

Ben teşekkür ederim, şu an değil ama belki İspanya maçı öncesi yeni bir yazı eklenebilir:)

Kalten dedi ki...

"Bir de Türkiye ulusal takımını düşünen bizler tabii."

:) Çok doğru tespit

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana