Sivasspor 1-1 Beşiktaş

Mustafa Denizli'nin 26. hafta efsanesi ortaya çıktığından beri herkes hesap yapıyor, her hafta üsttekilerin en az ikisi yine puan kaybedince bir hesap daha yapılıyor.Tutmuyor, olmuyor.Biz de Konya ve Gaziantep deplasmanları ile Trabzonspor maçlarından 7 puan istemiştik; 5 geldi.Ardından nispeten kolay 3 maçta 9 puan gelince son 4 maçta alınan 12 puan, Beşiktaş'ı liderlik maçına taşıdı.Hangi ligde olursa olsun, kalan maç haftası tek hanelere sayısı düşmüş iken oynanan bir liderlik maçı futbol gündeminde çok önemli bir yer teşkil eder.Ligimizin bu sezonki durumunun ilginçliği bu maçı ''x liginin liderlik maçı'' havasının çok altında lanse etti.Herkes biliyordu ki ne Sivas kazansa, ne de Beşiktaş kazansa fazladan birkaç puan kredisi ve psikolojik üstünlükten fazlasını elde edemeyeceklerdi.Herkesin, yani üst taraftaki 5'linin ortak dileği kabul oldu ve bu akşamdan beraberlik çıktı.
Sivasspor standart şablonuna dönmüş, oyun planını esastan kurmuş.Bülent Uygun'un Fenerbahçe'ye karşı denediği ve çakıldığı yapı değiştirilmiş, Galatasaray ile oynanan lig-kupa serisine ve Sivasspor'u iki yıldır zirvede tutan yapıya dönülmüş.Takım kendine gelmiş, özüne dönmüş.Mehmet Yıldız bir sistem oyuncusu, bir rol adamı.Fazlasını yapmasını isterseniz ligimiz için dahi sıradan bir oyuncuya dönüşebilir, ama belli bir düzen içerisinde 5 milyon avro da edebilir.Orta sahada İbrahim-Sezer ikilisi en ideali gibi, ikisinin de toplu oyunu -Sivok'a, Deniz'e, Hüseyin'e göre- yeterli.Sezer'in şut tehditi de var, takımlarına yeterli orta saha direnci sağlayabilecek, rakibi bozabilecek birlikteliği kuruyorlar.Geride Bilica-Sedat ikilisi, solda Hayrettin'in yokluğunda -Fenerbahçe maçları hariç- hedef maçların sol beki Murat Sözgelmez.Sağ bekte farklı bir tercih yapıldı, maç içerisinde bunun yanlış olmadığı görüldü.Net doğru diyemeyiz ama Silla sağ bekte gerek Bobo'ya yaptığı topla karışık sert hamle olsun, gerek ikili mücadelelerdeki direnci olsun, Beşiktaş'a karşı iyi bir önlem oldu.Zaman zaman yerini kaybetti, Üzülmez'in çıkışları oldu.Abdurrahman'ın sağ bekte yer alması belki ekstradan tehditti, hücumda daha üretken olunabilinirdi.Ama tercih, çift taraflı düşünmek gerek.Ek önlemle güçlendirilmiş temel savunma yapısının önünde Mehmet Yıldız'ı kullanacak olan üçlü: Murat-Tum-Musa.Sivasspor'un hücum silahı, uzun toplar: Maç başı Musa'nın bulduğu gol pozisyonu.Bunu bir not edelim kenara.

Sivasspor'u buraya taşıyan bir yapı var.Bu yapı ne zaman esnedi, Sivasspor sallandı.Fenerbahçe maçlarında büyük ölçüde değişti, bol gollü mağlubiyetler geldi.Pek çok şeyi farklı olan Sivasspor, geçtiğimiz haftalarda art arda oynanan lig-kupa serisinde kimliğinden uzaklaşmıştı.Benzeri Beşiktaş için geçerli.Sezon başı, Ertuğrul Sağlam'ın takımın başında olduğu Trabzon deplasmanı sezonun en ümit verici maçıydı.Ardından Mustafa Denizli ile kazanılan kupa maçları; Trabzon deplasmanı, Antalya maçları, İnönü'deki Trabzonspor maçı ve geçen hafta.Bir de kaybedilenleri göz önüne getirelim.Ligin ilk yarısı Sivasspor maçı sonrası başlayan seriyi anımsamak için blog arşivinden yararlanılabilir.Neler yapılmış, neler olmuş, neler önerilmiş?Orta saha, orta saha, orta saha...Beşiktaş'ın orta sahası olmak zorunda.Önüne, yanına, kenarına ek getirmeden; orta saha oyuncularına ''orta saha oyuncusu'' olmalarından fazla rol biçmeden.Çünkü fazladan verilen her rol, asli gereklerden bir kısmını çalar.Bugün de benzer bir durum oluştu ve bu takımın tamamını etkiledi.Çalışan bir yapı var, birkaç değişim ile efektif olabilen bir düzen var.Bunun da belli prensipleri var, şablonun üzerine bina edildiği adamlar var.Her maç yazısında önce kadro ile özelleşen dizilişlere bakıyoruz.Yazıyor olmak nedeniyle değil, ben her maçın öncesinde ya da x bir maçı izlemeye başladığımda önce buna bakarım.Şuna benzer; filmografisini bildiğiniz bir yönetmenin yeni filmindeki bir sahneyi herhangi bir izleyiciye göre daha doğru, daha güzel anlamlandırabilmek gibidir.Futbolda paranın önemi daha da artsın, sporcular köleye dönüştürülsün; yine de değişmeyecek olan bir şeyler vardır.İşte bunlar şablonlar, aynı mevkii oyuncularının birbiriyle kurduğu bağlantılar, birliktelik, yardımlaşma vs'dir.Bu oyun takım olarak oynandıkça varolacaktır.Tek şartla, Besim Tibuk iktidar olmayıp ofsayt kuralı varolmaya devam ettikçe!

Gökhan Zan'ın yokluğu ve yabancı sınırı nedeniyle savunma dörtlüsünde 3 yerli oyuncu olma zorunluluğu artık kabullenildi.Eğer bu oyuncu Zapo olacaksa, Sivok'u takıma sokmanın ekstra bir katkısı yoktur.Ya da tam tersi.Mustafa Denizli, Beşiktaş'ın başında 25 maça ulaştı.Halen bunların tahmin edilemiyor ve sürprizlerin sonuç vermiyor oluşu handikaptır.Şapkadan tavşan çıkmıyor, inanıyorum ki bunun futbolcuların üzerinde de pozitif bir etkisi yok.Sivok biliyordur ki son maçta stoperde çok iyi maç çıkarmıştır.Ertesi hafta birden öne alınınca bence cezalandırılmış oluyor.Türkiye'ye ilk geldiğinde stoper oynamayı daha çok sevdiğini söylemişti.Böyle de bir tercihi var, belli ki doğru da.Sivok'u stopere almak demek daha iyi bir savunma hattı demek.Daha dengeli, daha çabuk, daha mücadeleci.Sivok'u savunmaya almak demek, Beşiktaş'ın dikine iyi top çıkarabilmesi demek.Çek oyuncunun top kontrolü zayıf, önde oynadığında sırtı dönük aldığı toplar oyuna girmiyor.Bugün orta sahada katkısı olmadı mı, elbette oldu.Mücadeleci oyunu, yakın markajdaki başarısı ve sertliğiyle alınan 1 puana önemli katkısı oldu.Ama bu tercih takımın genelini nasıl etkiledi?Birincisi Ernst'in çıkışları azaldı.Sivok ya fazla geride kaldı ya da sürekli Tum'u kovaladı.Bunun karşılığında da tehdt oluşturamadığından Beşiktaş golü yedi.

Sivasspor'un golü pek çok şeyin özeti sayılır.Kenar oyuncusundan kenara deplase olan santraforuna pas.Forvet çoklayıcıları Musa ve Tum'dan koşu, hem de sağ kenar adamı Musa'dan ön direğe, Tum'dan arkaya.Çok daha iyi.Santrafor yüzünü döner, üstüne çektiği stoperin boşalttığı alana giren adamını bulur ve gol.Benzerini geçtiğimiz hafta Beşiktaş attı, çok sevindik.Herhangi bir golden daha çok sevindik.Tum'un golünde Toraman da önde kalınca Üzülmez'in doğru ters kademesine yazık oldu.Mehmet Yıldız kenara açıldıktan sonra birkaç saniyesi vardı.Şablon topu bu noktaya taşıdı, bu noktadan sonra Toraman'ın önde kalışını Sivok tolere etmeden önce çok kısıtlı zamanınız var.Şaşırtmaca ve hız gerekli; bir boş koşu (Musa'nın ön direk hamlesi) ve Tum'un çabuk karar vererek yaptığı gol koşusu ve son vuruş.Oynayan için çok kolay, izleyen için çözümlemesi çok eğlenceli.Futbol burada; çalımdan, golden zevk almadan önce buralara bakmak gerek.Ligimizde bu tip goller, bu akşamkine benzer maçlar izleyince mutlu oluyorum.Futbolcular maç seçiyor, tartışmalarının yapıldığı bir futbol ortamındayız.Mücadelenin yeterli olmadığı bir maçta disiplin olmadan hiç bir işe yaramayan düzenlerden nasıl bahsedebiliriz ki?Ya da ne kadar doğrudur, sonuca ne denli etki eder?Bunları pas geçip hakem de tartışabiliriz tabii!Bir de Sivasspor'un lider oluşunun altının boş olmadığını her maç yeniden gördüğümde mutlu oluyorum.Atılan gol şablon getirisi bir gol, bu birincisi.Yukarıda not düştük, Musa Aydın'ın savunma ardına koşusu da ikincisi.Balili ve Kamanan; hani B planı yoktu?
Musa Aydın'ın maç başı yakaladığı pozisyondan devam edelim.Beşiktaş, Fenerbahçe deplasmanında Musa Aydın'ın atamadığı golü Guiza'dan yedi.Yapı aynı yapı, stoper Zapo; önünde Sivok.İki Çek oyuncu farklı mevkiilerde bir arada sahada oluyorsa bunun önemli bir etkisi oluyor, orta saha ile savunma hattı arası kısalıyor.Bir diğer deyişle forvet ile savunma arası mesafe kısalıyor, yani takımın hızı artıyor.Denizli bunu bilerek yapıyor belli ki, savunmayı ortaya yaklaştırarak fazladan direnç katmaya çalışıyor.Ama uygulamada aksaklıklar olduğu belli.Asıl endişe verici olan, bu yapının Denizli'nin ''hedef maç tertibi'' olması ihtimali.Bugüne kadar Üzülmez ve Nobre takıntılarından vazgeçilip, maç içi değişimler de sınırlandırıldıysa bunun da doğru olmadığının görüleceğine inanmak istiyorum.Sivasspor zaten topu ikinci bölgede tutan bir takım değil.Hatlar arası kısalsa ve kademe imkanı artsa ne olur?Bence fazladan bir şey olmazdı.Ayrıca ''Sivok'un stoper olmasının gerekliliği'' özelinde Sivok ile savunmadan daha iyi toplar çıkıyor olması tespitine de dikkat edersek, takımın boyu kısaldığında buna mukabil hızının artışını sağlayacak topların Zapo ile oyuna sokulma ihtimali de aynı oranda azalıyor.Buna önerimiz sol bek Tello'ydu ki, şu formuyla onu sağ önden almak mantıksızdır.

Sivok'un orta saha direncine yaptığı katkı çok çok iyi.Lakin stoperde tercih edilmeyişi pek çok arızayı beraberinde getiriyor.Yukarıda belittiklerimize ek olarak Ernst'in kontrol etmesi gereken alan artıyor ve Alman futbolcunun temposu, çıkışları azalıyor.Ernst'in kontrol alanı arttığından Beşiktaş'ın topladığı ikinci topların sayısı azalıyor ve ön alanda daha az top tutuluyor.Bunun ilk götürüsü kaliteli ayaklar topla daha az buluşuyor, ikincisi bekler oyuna giremiyor.Yeterince çoğalamıyor Beşiktaş.Böyle olunca yetenek yeterli olmadığında devreye girmesi gereken ''şablon getirisi'' katkıyı alamıyor.Bugün Yusuf kendinden bekleneni yaptı, iki çalım ile ters taraftaki kenar oyuncusuna harika bir asist yaptı.Tello da bu ikramı güzel bir gol vuruşu ile taçlandırdı.Mustafa Denizli'nin Ekrem ile birlikte en pozitif katkısı Tello oldu, nazar değmesin.Şu da görüldü ki Tello bu takımda iki mevkiide oynar.Ya sol bekte, ya da sağ önde.Bir ihtimal arkasında Ekrem Dağ olmak koşuluyla klasik 4-4-2'nin sol önünde.Tello, adam geçebilen bir oyuncu değil.Dar alanda çabuk değil.Solda da topu alsa son çizgiye inerek aksiyon üretemez.Sağda olduğunda ortaya da yardım ediyor.Böylece daha fazla yüzü dönük top alabiliyor, şut becerisini daha iyi kullanıyor ve güçlü yanları ortaya çıkıyor.Mesela İbrahim Akın'ın benzer nitelikleri var, aynı şekilde değerlendirilmeli.

Sivasspor bildiğini denedi, Beşiktaş'a ek önlemler aldı.İlk yarı kornerden iki pozisyon üretti Beşiktaş, bunların biri gol olsa Denizli'nin ilk 11 tercihi mutlak doğru kabul edilebilirdi.Enteresan olan şuydu ki, Denizli geride daha savunma ağırlıklı bir yapı kurmuşken, ön tarafta neredeyse tüm skor silahlarını sahaya sürmüştü.Beşiktaş skorda öne geçse, kenardan gelecek hamle oyundaki Beşiktaş hakimiyetini artırıcı olamazdı.Hızlı oyuncu Holosko, keza Bobo; bu ikili skorda üstünken sahada olması ya da kenardaysa oyuna girmesi gereken oyuncular.Bülent Uygun ise tam tersi, skor üstünlüğü halinde hakimiyet kazandıracak oyuncuları sonraya saklamıştı.Sivasspor evinde, Beşiktaş deplasmanda?Sivasspor'un genel tertibi bu, doğrusu da bu.Ama Beşiktaş'ta önce Nobre, sonradan Holosko sanki daha doğu olabilirdi.Öyle olsa Sivas'ın sağ bek Silla tercihi, Abduraahman'a dönüşür müydü ve dönüşürse ne olurdu?İki takım da bulabildikleri boşluklardan golü denediler, Sivas başarılı oldu.5 dakika sonra Beşiktaş attı, Balili hamlesinin anlamı kalmadı.Cuma günü ''Bugünden görünen, takımların genel karekteristiği haricinde atılan gollerin maçı şekillendireceği yönünde.'' demiştik.Öyle oldu.Sıkışık oyunda iki takım da kazanmak için oynar iken, Sivasspor'un oyun planını değiştirecek hamlesi gelemeden Beşiktaş golü bulunca hesaplar değişti.Denizli, Yusuf-Delgado ikilisini bir arada sahada tutunca Sivok geriye gömüldü ve savunma hattı 3lü gibi dizildi.Ortada her yere koşmak zorunda olan Ernst; şu yemek davetlerinde hocaya anlatsa şu durumu: Hocam, Cisse ile oynamak istiyorum.

Sivok tercihinin götürüsü, maç sonuna doğru yine yerleri değişen oyuncular ilerisi adına can sıkıcı.Olmasın, şu maç içi şablon değişimleri olmasın.Sivok'un stoper başlayıp öne geçtiği maçlarda, bu değişimin hemen akabinde kademe hataları oluyordu.Benzer bir durum kenar adamları değiştiğinde de oluyor.Holosko sağda başladı, yer değiştiklerinde kısa süre sonra bir kenar beki yalnız kaldı.Oyun kötü değil, yalnızca bir-iki tercih bugün Sivasspor'u bozabilir, iki puan fazladan getirebilirdi.Buna üzülebiliriz.Takımın direnci ve defansif performans yönüyle memnunum.Bugün iyi oynayan liderden deplasmanda alınan 1 puan da fena değil, 4'te 4 ile buraya gelinince beraberlik kredisi vardı.Denizli'nin ilk maçları ile kıyasla fersah fersah ileride bir takım var.Mücadele ve istek çok çok iyi.Kadro tercihlerinde biraz daha az sürpriz yapılırsa daha da iyi olacaktır.

Ligin ilk yarısının aynı döneminde, yani Sivasspor maçını da sayarsak ilk 8 hafta itibariyle Beşiktaş 18 puan toplamıştı.Ligin ikinci yarısı da bugün itibariyle aynı dönemde 18 puan toplandı.Ekstrem bir performans yok, nispeten iyi bir çıkış var.Farklı olan oyun, bu Beşiktaş çok daha iyi.Şu unutulmamalı ki ne olursa olsun, bu ligin kaderini derbiler belirleyecek.Sonuca bakarsak, Beşikta yine zirveye oynayan bir takımı mağlup edemedi.Birkaç hafta sonra derbiler var, o maçların skoru bu maç özelinde pas geçebildiğimiz detaylara gizlenmiş olacak.Milli maç arasında Mustafa Denizli'nin yapması gereken, bu 25 maça yeniden bakmak.Ne yapmış, ne yapınca ne olmuş?Fazlası değil, eminim doğruları görecektir.Değiştirdiği pek çok şey var, takımın bu noktaya gelmesinde etkisi büyük.Biraz da üzerinde fazla durmadığımız oyuncuların katkısının gereğinden, Serdar Özkan'dan ve Aydın Karabulut'un idmanlara başlamış oluşundan, bu doğrultuda Denizli'nin Yusuf transferinin doğrulanma yoluna girmesinden ve Denizli'nin rotasyonu konularından bahsetmek istiyordum ama bunlar da hafta içine kaldı.Son bir not: Şampiyonluk?Kaf dağının ardında değil.

Noat Samisa

21.03.09

7 Fikir, Tenkit, Yorum:

ercan dedi ki...

Geçen haftaki Toraman-Sivok-cisse-Ernst 4 lüsünü bozmayacaktı. Sivok daha geride kalıp sadece önden sekenleri armut gibi toplayacaktı.

Cisse ve Ernst ile de hücumda daha efektif olabilirdik.

Sivas deplasmanında beraberlik fena sonuç değil. Kalan 9 maçta derbiler harici 7'de 7 yapıp derbilerden de galibiyetle çıkarmayı bekleyeceğiz.

Bellamy. dedi ki...

yazılabilecek herşeyi mükemmel yazmışsınız. tek sıkıntım holosko ilk yarı boyunca sol açıkta oynamaya çalıştı, bu da kötü görünmesine neden oldu. tamam tello sağda daha iyi performans veriyor olabilir ama maç içinde iyi gitmiyorsa bi 15 dakika kanat değiştirmeli bu oyuncular. çıkana kadar holosko hiç bir şey üretemedi bu yüzden.

bir de bu ilk yarı performansı karşılaştırması endişelendiriyor beni gerçekten. kayseri'yi yenersek biraz rahatlayacağım sanırım bakalım.

ercan dedi ki...

Holosko'yu ilk 11'de değilde oyunun disiplinden kopmaya başlayıp, fizik güçlerin düşmeye başladığı son yarım saatine saklasa iyi olurdu.

Diri Sivas savunması içinde etkili olamadı.

Maça Nobre - Bobo ile başlayıp son yarım saat Nobre-Holosko'ya dönse daha iyi olurdu.

ynwa dedi ki...

denizli hedef maçlardaki sürpriz kadro seçimlerine bir yenisini ekleyerek pek de şaşırtmadı aslında. bu adam kendisinden bahsedilmesini çok seviyor sanki. maçtan hemen önce arkadaşımla konustugumda ona, herhalde artık son haftalardaki aynı 11'i çıkarır, en fazla bobo - holosko değişikliğiyle maça başlar demiştim, o da bana denizli bu maçlarda deney yapmayı sever, pek heveslenme demişti, haklı çıktı :)

bir baktık oynadığı her maçta ernst'in verimini arttıran cisse yok; sivok çok başarılı olduğu stoper mevkiinden ortasahaya geçmiş; son zamanlarda çok nadir kullanılmaya başlanan, o maçlarda da kötü sinyaller veren zapo 11'de, nobre yedek, yusuf 11'de vs vs.

nihayetinde puan farkının 1 olarak kalması sevindirici diye düşünüyorum. önümüzdeki maçlara bakıcaz :)

Ceren dedi ki...

hala şampiyonluğa inanıyorum noat :)
yenilmemek iyidir deplasmanda bu lig için. evet yensek güzel olurdu ama bu da karalar bağlamak için bir sebep değil.kayseri maçı çok önemli çıkıp mücadele edip yenmemiz gerek.zaten sivas elbet bir deplasmanda takılır.zira form grafikleri aşağıya doğru inanıyor.

benim tek arzum bülent uygunun o laflarından sonra galip gelip iyi bir cevap vermekti.olmadı sağlık olsun.
buarada bülent uygunun sözleri için sen ne düşünüyorsun noat

Noat SamisA dedi ki...

Ceren, iki alt postta görüşlerimizi belirttik.

bjkmad dedi ki...

hedef maçlardaki kadro seçiminde iyi niyet arayamıyorum.
sebebi gayet açık.denizli kaç haftadır bu takımın başında.Sivok'un stoper oynadığı ve ernst-cisse orta sahalı Beşiktaş'ın direncini görmek için çok yakın geçmiş maçlara bakmak yeterli.neden hala macera ararsın hem de sonunda liderlik olan ve de akabinde içerde oynayacağın derbilerde beraberlik lüksünü yakalayabilecekken.Nerdeyse sokaktaki çocuk bile görüyor bunları artık.
ilk yarıdaki fb ve gs maçları başta olmak üzere kolaylıkla kazanabileceğimiz hedef maçları zor hale getirdik.Şİmdiye açık ara lider olabilirdik ama malasef hala 1 puan gerisindeyiz liderin.
Kesinlikle kaf dağının arkasında değil şampiyonluk
Ta ki denizli'nin sabotajları devam etmediği sürece.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana