Roy Hodgson'ın Fulham'ı

Fulham kulübünün patronu Muhammed El-Fayed, geçtiğimiz çarşamba günü kulübün resmi sistesinde bir açıklama yayınladı.Son dönemde hortlayan satış dedikodularına yönelik ''satmıyorum'' temalı açıklamasında ilginç ifadeler kullandı.''Dünyanın en iyi kulübüne sahibim, aynı zamanda en iyi takımına ve en iyi taraftarına...'' sözü bunlardan biri.Devamında taraftarlarına mesaj yollarken spekülasyonlardan Premier League'i yönetenleri sorumlu tuttu.İngiliz futbolu, El-Fayed'e göre ahmakça yönetiliyormuş; bu doğrultuda herkesi kendi gibi düşünmeye ve bu yanlış para politikalarına karşı birlik olmaya çağırıyor.Gelsinler, onlara Harrods'ta öğle yemeğini ısmarlayayım, menüde de geyik testisi olsun diyerek yapıyor bunu.El-Fayed'in sahibi olduğu Londra'da bulunan lüks çılgını alışveriş merkezi Harrods, yemekte geyik testisi ve savurgan para politikalarına karşı El-Fayed önlemleri... oldukça fantastik bir üçlü!?Olmazsa gelin Balganown'a da - yani benim hayvani saray bozması şatoma- mangal yaparız, diye de bitiriyor.Son zamanlarda çok fena takıldığım bir hikaye var.Güya Erman Hoca bilmem neredeki otelde kalırken El-Fayed de kral dairesinde kalıyormuş.El-Fayed'e nereden estiyse ''getirin bana şu Erman'ı'' demiş.Çıkmış bunun odasına, sözde El-Fayed buna Tigana'yı anlatmış.Burda şunu soralım: El-Fayed'in odasında Erman Hoca ne yedi?Geyik testisi mi acaba?Afiyet olsun, bir gün Craven Cottage'daki hakem hatalarını da yorumlamaya vesile olsun.

Mısırlı işadamı Muhammed El-Fayed, 1997'de Fulham'ı satın alırken kulüp şimdinin League One'ında mücadele ediyordu.(Kulübü satın almasından kısa bir süre sonra oğlu Dodi, Galler Prensesi Diana ile birlikte malum kaza sonucu ölmüştür.)Hedefi, takımı 5 yıl içerisinde zirve lige çıkarmaktı.Bu doğrultuda şimdilerde Hiddink'in yanında oturan Ray Wilkins'in yerine ilk menajerlik deneyiminde Newcastle United'ı ihya etmiş adamı, Kevin Keegan'ı takımın başına getirdi.Keegan, ilk sezonunda League One'ı şampiyon bitirdi.Bu performans King Kev'i İngiltere ulusal takımının patronluğuna taşıdı.Boşalan koltuğa Keegan ile birlikte bir üst lige terfi eden takımın önemli oyuncularından Paul Bracewell oturdu, fazla kalamadı.Eric Cantona'nın tavsiyesiyle Jean Tigana göreve geldi ve Fulham 00/01 sezonunda Championship'i 101 puanla lider bitirdi, 34 yıl aradan sonra zirve lige terfi etti.Bu sezonda Championship'ten Premier League'e yükselen diğer iki takım Blackburn Rovers ve Bolton Wanderers'tı.Aradan geçen 8 yılda sürekli çıkanların düştüğü ligin son dirençli üçlüsü 2001 yazında yükselenlerdi, aşağıdan belli politikalarıyla gelen üç takım da bugün zirve lig servüneni sürdürüyor.
Tigana ile ilk EPL sezonunda İnter-toto vizesi alındı, Fulham şimdi de UEFA Kupası'ndaydı.Fulham'ın başarı hikayesi üzerine yapılan güzellemeler, ''Tigana'nın sırrı'' konuşuluyordu.Takımın sabah 6:30'da uyanıyor olması, deplasman kafilesinde her daim bir dişçi bulunması, şimdilerde Juventus'ta Ranieri'nin yardımcılığını yapan Christian Damiano'nun Tigana'nın yan koltuğundaki başarısı...20 yaşındaki Sean Davis'i hemen takımın orta sahasına monte etmişti, bir de Louis Saha'yı vitrine çıkarmıştı.Kalede Edwin van der Sar, sağ bekte Steve Finnan; yıllar içinde bu ikiliden biri Man Utd'a, diğeri Liverpool'a gitti.Steve Marlet transferine dair yolsuzluk iddiasıyla karışık, takımın Nisan ortasında düşme hattının 6 puan üzerinde olmasının etkisiyle bir süredir ihtilafa düştükleri patronun kararıyla yollar ayrıldı.Tigana'ya son darbeyi vuranlardan biri de Hakan Şükür'dür.Premier League kariyerindeki iki golün ikisini de 8 Nisan 2003'te 4-0 sonuçlanan Blackburn-Fulham maçında atmıştır.

El-Fayed, o dönem Celtic'in başında olan Martin O'neill'ı Craven Cottage'a getirmek istiyordu.Takımın düşme hattında oluşu düşünülerek bu düşünce ertelendi.Zirve lige çıkış sürecinde takımın kaptanlığını yapan, ama sonrasında bir trafik kazasında ayağını kırıp futbola veda etmek zorunda kalan, akabinde Tigana'nın yanındaki koltuklardan biri oturan Galli orta saha oyuncusu Chris Coleman, Tigana ve Damiano'nun beraberce ayrılmasının ardından 02/03 sezonunun geri kalanı için geçici menajerliğe getirildi.Fulham'ın kulübesinde 1. adam olduğunda yaşı henüz 33'tü ve Premier League'de çalışıyordu.Bu da bir rekor demekti, Premier League tarihinin en genç menajeri olmuştu.Takım kümede kalınca sözleşme yeniledi ve 3 sezon daha devam etti.Ertesi sezon Fulham tarihinin en iyi derecesini elde etti ve ligi 9. sırada bitirdi.Tigana'nın kurduğu takım, eski kaptanı ile ilerliyordu.Fulham, 2 sezon orta sıralarda devam etti, Coleman'ın 4. yılında artık yoluna sonuna gelinmişti.Takımın iskeletini oluşturan oyuncular satılmış, Tigana'nın takımı dağılmıştı.2003 Nisan'ında göreve gelen Coleman, 2007 Nisan'ında görevi Lawrie Sanchez'e devretti.Takımı ligde bırakmayı başaran Sanchez, iskeleti bozulmuş takıma 14 transfer yaptı.Şöyle bir hikayeye imza atmış adamdır Sanchez, fazlası beklenemezdi.2007 Aralık ayında kovuldu, yerine Roy Hodgson getirildi.Sanchez'in takımı içerisine soktuğu girdap öylesine büyüktü ki sezon sonu geldiğinde takım son 5 maçını da kazanacak, yine de ancak gol averajıyla ligde kalabilecek, sonrasında da futbolcu göndererek feraha erebilecekti.

Kazanan adamdı Roy Hodgson, onun olduğu yerde her daim başarı vardı.Kenar yönetim kariyerinin erken dönemlerinde İsveç Ligi'nde çalıştı.Halmstad'a tarihinin ilk şampiyonluğunu yaşattı.Malmö ile şampiyonluklar yaşadı.En son 28 yıl evvel Dünya Kupası'nda yer alan İsviçre, 1994'te Roy Hodgson önderliğinde Dünya Kupası'na gitti.Üç yıl sonra bu kez UEFA Kupası finalindeydi Hogdson, Inter'in başındayken yaptı bunu.Kuzey'den çağırdılar yine, Copenhagen'ın 8 yıllık süren şampiyonluk hasreti ve tarihindeki 2. şampiyonluk kupası onun sayesinde geldi.

Roy Hodgson'ın Fulham'daki ilk işi son durağı Finlandiya ulusal takımından oyuncusu Jari Litmanen'i Fulham'a getirmek oldu.Litmanen lig sonuna kadar bir dakika dahi süre alamamış olsa da bir ihtimal Hodgson'a faydalı olmuştur.Ardından bir diğer Kuzeyli Brede Hangeland takıma katıldı.Takım son 5 maçını da kazanarak mucizevi bir şekilde ligde kaldı ve Roy Hodgson'a işini yapabileceği bir ortam oluştu.Jean Tigana'nın kurduğu, takımı zirve lige taşıyan iskelet bozulmuş; Lawrie Sanchez de takıma doldurduğu gereksiz oyuncularla ve şuursuz haracamalarla çöküşü hızlandırmıştı.Takım mucizeyle kümede kalmıştı ama totemlerin futbolda yeri yoktu.Carlos Bocanegra, Philippe Christanval, Simon Elliott, Ian Pearce, Michael Timlin, Ismael Ehui ve Bjorn Runstrom'u lig biter-bitmez takımdan gönderdi.Bu isimleri Kasey Keller takip etti.M'Boro'dan kaleci Mark Scwarzer'ı ve WBA'den Zoltan Gera'yı bedelsiz transfer etti.Kuzeyli oyuncular Kallio ve Stoor'un maliyetleri £1 milyonu bulmadı.West Ham'ın rotasyon oyuncuları John Pantsil ve Bobby Zamora'ya £6 milyon ödedi.Son hamle de Andrew Jonhson oldu.

Roy Hogdson, geçtiğimiz sezonun 33. maç haftası sonunda 24 puanı olan Fulham'ı bu sezon 34. maç haftası sonunda 47 puanla 7. sıraya taşımış durumda.Sezonun en çok gelişim gösteren takımı onlar ve bunu tesadüfen yapmadılar.Aşağıdaki kadrolar sanıyoruz bir sonuca varmak için bize yeterli argümanı verecektir:
Lawrie Sanchez'in son maçı olan 15 Aralık 2007 tarihli 0-1 kaybedilen Newcastle maçı kadrosu: Niemi; Omozusi, Hughes, Stefanovic, Bocanegra; Davies, Murphy, Davis, Bouazza; Healy, Dempsey

Sezonun son maçında Roy Hogdson'ın sahaya sürdüğü ve Portsmouth'u deplasmanda 0-1 mağlup ederek takımın ligde kalmasını sağlayan maça çıkan ilk 11: Keller; Stalteri, Hughes, Hangeland, Konchesky; Davies, Murphy, Bullard, Dempsey; Kamara, McBride

Dün oynanan ve 1-0 sonuçlanan Stoke City maçınaa başlayan takım: Schwarzer, Pantsil, Hughes, Hangeland, Konchesky, Dempsey, Murphy, Etuhu, Gera, Zamora, Johnson

Geçtiğimiz sezonun son maçında Sanchez'in son maçının kadrosundan yalnızca 3 oyuncu var ve bu sayı geçtiğimiz hafta sonu oynanan maçta da aynı.Takımın değişmezleri Aaron Hughes, Danny Murphy ve Clint Dempsey; tamamı Chris Coleman'ın transferleri.Son maçta Fulham forması giyenlerin hiçbiri Sanchez döneminde transfer edilen oyuncular değiller.Ligin en iyi sağ beklerinden birine evrilen Pantsil, ligin en iyi savunma tandemlerinden Hangeland-Hughes, arkalarında en az 5 maç kurtaran, muhteşem bir sezon geçiren Schwarzer, orta sahada oynamasına rağmen attığı 7 golle çok iyi bir sezon geçiren Dempsey, Sunderland'in dışladığı Etuhu ve Fulham'ın oyun planının temelini oluşturan adam Bobby Zamora.İskeleti tamamen değişen, geçtiğimiz yıl dibi görmüş bir takım.Roy Hodgson ile birlikte Craven Cottage'ı ligin en zor deplasmanlarından birine dönüştüren, 34. maç haftası geride kalırken sezonun en büyük aşama kaydedeni, belki de geçtiğimiz sezonun son 5 haftası yarattıkları mucizeden daha büyük bir mucize yaratmaya niyetlenen takımı Fulham.Jean Tigana'nın takımından sonra bir diğer kulüp tarihinin zirvesine yazılacak yapılanma, Roy Hogdson'ın Fulham'ı...Eğer sezonu 9. sıranın üzerinde bitirirlerse bu tarihlerindeki en büyük başarı olacak.

İbrahim Altınsay'a selamlarımızla...

Noat Samisa

28.04.08

4 Fikir, Tenkit, Yorum:

Ömer dedi ki...

Yaziyi bir cirpida buyuk bir zevk ile okudum bir Fulham sempatizani olarak. Premier League'e ilk ciktiklarinda ilk maclarini tesadufen tv'den izlemistim. Yanilmiyorsam Manchester United deplasmaniydi ve 3-2 yenilmislerdi. Saha da gol atmisti galiba. O mac ile birlikte gerek takimin renkleri, gerek ise sahibinin Musluman olusu nedeniyle sempatimi kazanmislardi. Hala da takip ederim her haftasonu ne yaptiklarini. Bu yuzden yazidan cok buyuk zevk aldim.

Umarim en kisa surede bir FA cup veya Lig Kupasi sampiyonlugu yasarlar.

Bu arada bu sezon 7.olurlarsa, Uefa Kupasi'na gitme haklari bulunuyor mu? FA Cup finalistleri zaten ilk 7'de oldugu icin sanirim boyle oluyor ama emin olmak istedim.

Noat SamisA dedi ki...

Evet, lig 7.si bu sezon Uefa Kupası'na gidecek.Tabii kalan 4 haftada Everton en az 9 puan kaybedip Fulham'ın altındaki West Ham'a geçilmezse. :)

asaylar dedi ki...

bence fulham ile beraber clint dempsey de ayrı bir yazı konusudur, 2 sezonda kendini baya geliştirdiğini düşünüyorum.

Kartal Bafiler dedi ki...

Mükemmel bir yazı ,şiir gibi okuduk...

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana