Zola ve Clarke

West Ham United'ın sezon içerisinde yaşadığı saha dışı problemlere zaman içinde defalarca değindik.Kulübün satışına ilişkin en son gelişme, patron Bjorgolfur Gudmundsson'un sahibi olduğu Hansa Holding'in global ekonomik kriz ortamında kısa vadeli borçlarını ödeyememesi sonucunda batma noktasına gelmesi nedeniyle kayyuma devri sonrasında yaşandı.İzlanda'da faaliyet gösteren ve Southampton'ın hakkında soruşturma açılan ve sonrasında kayyuma devrolunan küçük hissedarların bir araya toplandığı şirket yapısının tek adama bağımlı versiyonuydu bu.Southampton'dan farkı, yalnızca futbol alanında faaliyet göstermeyip pek çok ticari faaliyet kolunda mevcudiyeti olan bir kuruluş olması.Yani söz konusu borcun futbol dışı etkenler nedeniyle kaynaklandığını ispatlayabilirler.Bu sebepten şu görüntüde Southampton'ın başına gelenin West Ham'ın da başına gelmesi mümkün görünmüyor.

Bilindiği üzere kulüp bundan iki sezon evvel yine sansasyonel bir sorun yaşamıştı.Malum sorun puan silme cezası ile çözülmeyince Sheffield United'a ödenmesi gereken £15-20 milyonluk bir tazminat ile çözüldü!El konulan Hansa Holding'in en büyük alacaklısı konumunda İzlanda'da faaliyet gösteren Bank Straumur var.Bu noktada ilginç olan şey şu ki, kayyuma devredilen Hansa Holding'in en büyük alacaklısı konumundaki Bank Straumur da geçtiğimiz Mart ayında İzlanda hükümetince devletleştirilmişti.Onun da başında bir atanmış var.Hansa Holding hisseleriyle birlikte patron Bjorgolfur Gudmundsson'un bireysel hisselerine sahip olmak isteyenlerin gitmesi gereken adres bir süredir Bank Straumur ya da İzlanda Devleti.Biri Uzakdoğu'dan, diğeri Ortadoğu'dan iki alıcının varlığından bahsediliyor, Patron Gudmundsson'un Boleyn Ground'daki varlığı da artık iyiden iyiye fazlalık olarak görünüyor.
İki sezon evvel küme düşmekten son hafta kurtulan West Ham United, geçtiğimiz sezonu ilk 10'da bitirmişti.Bu sezonu da ilk 10 içerisinde bitirecek gibi görünüyorlar, hatta 7. sırayı alıp Europa Cup biletini cebe koymaları ihtimalleri de var.Takımın kadrosunun yetersizliği, kurumsal ve mali sorunlar, yaşanan menajer değişikliği, arada tazminat davası, halen 'kulüp transfer ombudsmanı' sıfatıyla basına demeç veren Kia Joorabchian vs... pek çok sorunun bulunduğu bir ortamda ligi geçtiğimiz sezonki sıranın üzerinde bitirecek olmak önemli bir başarıdır.Sezon başında ve menajer değişikliği sürecinde şimdinin West Ham'ını bugünkü Portsmouth seviyesinde öngörüyordum.Yani yıl içinde bir ara dibi görecekler ama sona doğru yapacakları atak ile 12-15 arası bir yerde ligi bitirecekler, şeklinde düşünüyordum.Fazlası oldu, 10 puan kadar fazla aldılar.Sezon başında orta vadeli planlar ile takımın başına getirilen Gianfranco Zola-Steve Clarke ikilisi, arkalarına West Ham United Akademisi'nin de desteğini alarak iyi bir sezon çıkardılar ve geçtiğimiz hafta sonu kendilerini 4 yıl daha Upton Park'a bağlayan yeni sözleşmeye imza attılar.Yeni sözleşme koşullarına göre Zola yıllık £1.6 milyon kazanırken, eski takım arkadaşı ve akıl hocası İskoç Steve Clarke her yıl cebine £1 milyon koyacak.Bu rakam, lig tarihinde bir ''ikinci adam''a ödenecek olan en yüksek yıllık ücret.Bu ikili göreve geldiğinde West Ham oynadığı 3 maçta aldığı 2 galibiyet ile iyi sezona iyi başlamıştı.Transfer sezonu sonlanırken Boleyn Erkekleri girdi devreye, Alan Curbishley istifa etti.
Gianfranco Zola, maçlar öncesinde yaptıkları toplantılarda yardımcısı Clarke ile çok iyi bir iletişim kurduklarını, babasıyla konuşuyormuş hissi yaşadığını söylüyor.West Ham'ın teklifi kendisine ulaştıktan sonra hemen Mourinho'yu aramış ve Steve Clarke ile 3 yıl boyunca birlikte çalışan Portekizli'ye yan koltukta oturan bir Steve Clarke'ın kendisine ne denli yardımcı olabileceğini sormuş.Mourinho'nun da devreye girmesiyle Steve Clarke kararını verdi ve Chelsea'deki görevinden ayrılarak Londra'nın bir başka kulübüne, West Ham United'a geçti.Clarke, 11 yıl futbol oynadığı, sonradan da yardımcı antrenör olarak döndüğü Chelsea'den ayrılırken hayallerinden bahsediyordu.Mourinho ile birlikte dahil olduğu Chelsea kenar yönetiminden halihazırda sözleşmesi olmasına rağmen istifa etti, ileride ''tek adam'' olma hayaliyle kenar yönetim tecrübesi olmayan eski takım arkadaşının yanına gitti.Zola ile Clarke'ın kurdukları birliktelik ne yakın zamanda İsveç ulusal takımında Soderberg-Lagerback ikilisine, ne de Frank Rijkaard ve Avram Grant'ın yan koltuğunda oturan Henk Ten Cate'in rolüne benziyor.Zola ve Clarke, özellikleri birbirinden çok farklı iki kenar adamı olmalarına karşın mükemmele yakın uyum yakalamış durumdalar ve birbirini tamamlayan bir ikili görünümündeler.Zola'nın temsil ettiği misyon geçmiş futbolculuk tecrübeleri ve ismi.Clarke ise futbolun mutfağıyla 10 yılı aşkın süredir muhatap olan, zamanında Mourinho'nun kafa kafaya verdiği adam.Maçlarda gerekirse Clarke ayağa kalkıyor, oyuncuları uyarıyor, direktifler veriyor.Bazen Zola yapıyor bunu, fotografta da görüldüğü gibi bazen de birlikte ayakta oluyorlar.Maç sonu açıklamaları Zola yapıyor, idman programını ise Clarke belirliyor.Kısa zamanda ''tek adamdan çoklu zeka bileşimlerine ilerleyen futbol kenar yönetiminin'' başarılı bir örneği oldular.

Bu ikilinin bolca sakatın ve kayıpları tolere edecek paranın olmadığı bir ortamda sırtlarını bir süredir pek sesi çıkmayan, fakat bugünlerin altın çocuklarını yetiştirmiş West Ham United Akademisi'ne dayamış olmaları ve ortaya çıkan ''yeni çocuklar'' bir sonraki West Ham United yazısının konusu...

Noat Samisa

30.04.09

0 Fikir, Tenkit, Yorum:

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana