Kuzeydoğu Düşerken

Şampiyonlar Ligi Finali'ni gündemden çıkarırsanız Ada'da konuşulan yalnızca Kuzey takımları. Küme düşen Newcastle ve Middlesbrough'ya kurtuluş reçeteleri sunulurken, kümede kalan Hull City ve Sunderland ise kümede kalmış olmanın verdiği sevinç ve rahatlığın yanına gelecek sezona dair belirsizlikleri ekleyerek bir ikilem yaşıyorlar.Sunderland'de Roy Keane'in yerine görevi devralan Ricky Sbragia, hali hazırda 1 yıllık daha kontratı olmasına karşı pazar günkü Chelsea maçının ardından görevinden istifa etti. ''Kalsaydım eğer bu bencilce olurdu ama kulüp için ayrılmamamın en doğru karar olduğunu hissediyorum. Kulübün daha büyük bir ismi ihtiyacı var. '' dedi ve tüm bunları söylerken yanında kulübün patronu Niall Quinn vardı. Quinn'in elinde kabarık bir liste var ama bugünlerde adı en çok öne çıkan isim Celtic'ten ayrılan Gordon Strachan. Kiralık Djibril Cisse'nin satın alınmayacağı ve eski kulübüne geri döneceği, Niall Quinn'den alınan bir diğer haber. Sezon başı şu yazıda ''Geçtiğimiz sezon Marsilya formasıyla 16 gol attı Cisse, Sunderland formasıyla atacağı 10 gol dahi takımını düşme potasından uzak tutmaya yetebilir.'' demişiz. Cisse, attığı 10 gol ile takımının kümede kalmasında büyük pay sahibiydi. Sunderland önce hocasının seçecek, sonra da bu şişkin kadroya bolca çıkarma, az ekleme yaparak hedef büyütmeye çalışacak.

Hull City ise bu sezon ligde kalarak önümüzdeki sezonun küme düşme adaylığında 1. sırayı şimdiden elde etti! Phil Brown ve takımının eldeki kısıtlı ve yetersiz kadroyla ilk sezonunda yaptığı önemli bir başarıdır, lakin iki yıl evvel Reading örneğinin aksine altı fazlasıyla boştur. Son 29 maçta 2 galibiyet alan takımın mentörü Phil Brown, 10. haftada takım ilk 3 sırada ve 20 puanı aşmış iken ''20 puan daha alsak bize yeter'' diyordu. Onu da alamadılar. Hull City'nin muhteşem sezon başlangıcı sonrası yazdığımız yazıda iki maçtan bahsetmiştik. Biri Keegan'ın gönderilişiyle kaotik bir yapıya bürünen St. James' Park deplasmanı, diğeri Ramos'un başında bulunduğu, anlaşılmaz bir kriz içerisindeki Tottenham maçı. Sezon başı, bu iki deplasmandan 3'er puan aldı Hull City.
Şimdi dönüp ligin nihai puan tablosuna bakalım. Tottenham eğer Hull City ile evinde oynadığı maçı kazansa, bugün Europa Cup biletini almıştı. Keza Newcastle, sahasındaki lig maçını kaybetmese, bugün kümede kalmıştı. Her maça bu tip yorumlar yapılabilir ama Hull City'nin sezon başında 3'er puan aldığı bu iki deplasman da birer kaos deplasmanıydı ve farkı yaratan da buydu. Lig sonu geldiğinde görüyoruz ki iki takım da yönetimsel sorunlar nedeniyle yaşadıkları psikolojik çöküşün bedelini sezon sonunda ödediler. Biri küme düştü, diğeri UEFA Şampiyonları'ndan uzak kaldı.Hull City, tıpkı Stoke City gibi şehrine vaadinden fazlasını gerçekleştirdi. Pazar günü KC Stadium'dan gelen fotograflar, ufak çapta bir şampiyonluk kutlamasını andırıyordu.

Noat Samisa

26.05.09

2 Fikir, Tenkit, Yorum:

Adsız dedi ki...

marcio nobrenin yedeği anelka için de bir kaç paragraf açacakmısınız acaba.

nobrenin yedekliğinden sonra bu kadar kendini geliştirmesi neye bağlı sizce..:)))

hey gidinin koca DAUM u hey.:)))

Noat SamisA dedi ki...

Sezon içerisinde çokça bahsettik. Anelka, Scolari'nin düzeninde kariyerinin en güzel sayılabilecek aylarını yaşadı. Hiddink ile meziyetlerinin daha da farkına vardı ve Liverpool-Barcelona serilerinde taktik oyuncu vasfı üstlendi. Anelka'nın bu sezonun ilk yarısındaki performansı büyük ölçüde Scolari'nin oyun planı ile alakalı. İkinci yarı performansı ise takımını yukarı taşıyacak kadar değerliydi, Hiddink ile kendini buldu.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana