Gareth Barry Man City'de

Premier League'de tüm sezonun seyrini değiştirebilecek, Aston Villa'yı aşağı çekerken Man City'yi yukarıları yükseltecek transfer 2 günde sonuçlandı. Gareth Barry, £12 milyon karşılığında Man City ile 5 yıllık sözleşme imzaladı. Haftasonu yazmıştık, Ireland-De Jong orta sahasına sahip bir takım için iddia edilen hedeflerin ütopik olduğundan bahsetmiştik. Üzerinden fazla zaman geçmeden bizim tüm bahsettiklerimizi yeniden değerlendirmemizi gerektirecek olan bu transfer gerçekleşti ve Man City gerçek anlamda hedef büyüttü. Premier League'de sezonun en değerli oyuncularından, ulusal takımda Lampard-Gerrard ikilisinden önce formanın sahibi, Aston Villa'nın en değerli oyuncusu ve kaptanı 12 yılını geçirdiği Birmingham'dan ayrıldı ve kalan futbol yaşamının büyük bölümünü geçirmek adına Manchester'a taşındı. Aston Villa'nın ona yeni sözleşme için yaptığı teklif haftalık £80K idi, yani mevcut kazancının yaklaşık 2 katı. Kabul etmedi. City'nin önerisi ise yıllık £5 milyon. (Haftalık £100K) Villa'dan £2.2 milyon alıyordu; pazar günü patlak veren transfer spekülasyonunun çabucak sonuçlanmasında birincil etken sanıyorum budur. Barry, önümüzdeki sezon sonu bitecek sözleşmesini Aston Villa'nın tavan şartları üzerinden uzatmaya yanaşmayınca Martin O'neill'ın da onayıyla patron Randy Lerner'a ulaşan teklif kabul edildi. Geçtiğimiz yaz Liverpool'un tekliflerine ''illa ki £18 milyon'' diye cevap veren Aston Villa, global ekonomik kriz ve Barry'nin gelecek sezon bitecek olan sözleşmesi nedenleriyle £6 milyon fire vermek durumunda kaldı.

1981 yılında East Sussex şehirlerinden Hastings'de doğan Gareth Barry, futbola komşu şehir Brighton'ın takımı Brighton and Hove Albion'da başlar. Genç takımda orta sahadaki partneri Michael Standing ile birlikte henüz 16 yaşındayken Aston Villa'ya transfer olurlar. O dönem revize edilen Aston Villa Akademisi'nin yeni dönem ilk mezunlarından Lee Hendrie ve Darius Vassell ile birlikte A takıma yükselir. Lee Hendrie sağ taraf oyuncusuydu, Barry ile yolları Man City'de kesişen Vassell ise hızlı bir forvet olarak çıkış yapmıştı. Barry ise sol kenarın adamıydı. 90'ların sonuna altyapı çıkışlı 3 yeni oyuncuyla giren Villa, birbirini takip eden sezonlarda sürekli bugün bulunduğu sıra civarında ligi tamamlıyordu. O yıllardan başlayarak bizim de zihnimizde ''orta sıra takımı'' olarak kalmıştı, televizyonda ne zaman maçına rastlasak büyük heyecan duyardık. Barry, Villa'da geçirdiği yıllarda stoperden başlayarak hemen hemen her bölgede oynadı. Bir süre sol bekte, hatta bu sezon Bouma'nın sakatlandığı maçta da sol bekte olmak üzere sıklıkla defansif roller aldı. Bunların da layıkıyla yaptı, 2000 yılında stoper performansıyla ulusal takımdan davet aldı.
Barry'nin Brighton'dan Birmingham'a gelişi fazla kolay olmuştu ve o dönemin yasaları bu tip transferlerin bu kadar kolay olmasına izin vermiyordu. Sonradan mahkeden çıkan karar ile Aston Villa kulübü, Barry-Standing ikilisinin küçük yaşta transferleri tazminatı olarak Brighton and Hove Albion'a belli koşulların yerine getirilmesi sonrası iki parça halinde £2 milyonluk bir ödeme yaptı. Daha önceden benim hafızamda yer eden, lakin bu transfer sürecinde Ada basının başlıca kuruluşlarında rastlamadığım bir bilgi daha var. Brighton and Hove Albion kulübü, Barry ve Standing'in bir sonraki transferlerinden %15 pay alacaktı. Standing bir ara Bournemouth'taydı, sonrasını bilemiyorum. Oradan zaten para gelmez de £12 milyon'un £1.8 milyon'u Brighton'a gidebilir. Premier League'in en iyi 5 orta saha oyuncusundan birinin, hem de bir yerli orta saha oyuncusunun satışından kulübü ancak £10 milyon kazanabildi. Michael Carrick bir örnek, Marouane Fellaini bir diğer örnek. Ortalıkta dolaşan ''Barry sakat'' spekülasyonu da var, lakin kasık probleminin aşırı yükleme nedeniyle oluştuğu ve sezon tatiliyle sorunun hallolacağı raporu var. Bu sezon ligde oynanan 38 maçın tamamında forma giymiş bir oyuncu, sağlık kontrolünden de geçti; sorun gözlenmedi. City'nin Arap patronları, bu transferden tam not almışlardır. Para saçmadılar ve muhteşem bir oyuncuyu takıma kazandırarak harika bir iş yaptılar.

Real Madrid'in yeni mazbata alan başkanı Perez'in listesinde başlarda Xabi Alonso'nun olduğu yazılıyor. Geçtiğimiz sezon Rafael Benitez çok istedi, Barry-Xabi değişimiyle orta saha ambargosunu daha da ileri boyutlara taşımak istedi. Xabi sezon boyunca çok iyi bir performans göstermiş olsa da kıstas Premier League ise Barry-Gerrard orta sahası ile çift forvet oynama imkanı, Xabi-Masch ile oluşturulan orta sahaya göre çok daha yüksektir. Barry sol kenarda Riera'nın sezon boyu sürdürdüğü rolü üstlenecek ya da orta sahada yer alacaktı. Benitez'in hayali buydu. Gerçekleşmedi, Barry istedi ama Aston Villa izin vermedi. Kendi açılarından iyiki de vermediler. Ama Liverpool tarafında belki de kaçan şampiyonluğun başlangıcı, ıska geçilen bu transfer oldu. Keane transferi de yalan olunca iki ıska art arda geldi ve hedef şaştı. Nedeni budur, durumu olmasa da başlangıcı burasıdır. Liverpool bu sezon ligde, geçtiğimiz 4 sezondan çok ileride maçlar oynadı. Buna ilerleyen günlerde detaylı değineceğiz. Benitez'in Barry isteği yeniden alevleniyordu ki henüz lig yeni kapanmışken Barry'nin akıbeti belli oldu. Barry'yi pas geçen ve onun ayarında bir orta saha oyuncusu bulması da neredeyse imkansız olan Liverpool, bir de Xabi'yi kayberderse önümüzdeki sezon için şimdiden varolan ve geçmişe göre fazla olan umutlar azalabilir. Kolay bulunan oyuncular değiller, takımlarına ve lige etkileri Cristiano Ronaldo'nun kaybından fazla olacaktır. Keza Aston Villa için de aynı durum geçerli. Liderlerini kaybettiler. Martin Laursen'in de durumunun kritik oluşu bir diğer kötü haber. Stylian Petrov ile sözleşme yenilediler ama orta sahaya bir komutan bulmak zorundalar. Reo-coker'ın orta sahaya dönüşü beklenebilir, Sidwell'in geçtiğimiz sezonki görüntüsünden sıyrılıp Reading günlerine dönmesi umudu taşınabilir. Martin O'neill'ın kurduğu takımın merkezinde Barry vardı, temel direk kaybolunca süslemeler anlamsızlaştı. Sezon başı yapılan yüklü harcamaların hedefi CL biletiydi, hedef Mart ayı çöküşüyle pas geçilince kulüp kasasından çıkan paranın toleransı adına yeni satışlar da olabilir. O'neill bir şekilde yolunu bulup işleri rayına koyacaktır ama bir daha CL fırsatı gelmeyebilir. Bu doğrultuda takımın diğer önemli parçalar Ashley Young, James Milner, Gabriel Agbonlahor, John Carew gibi isimler de Birmingham'dan ayrılabilir. Buna kulübün sezon politikası karar verecek.

Barry'nin transferi Manchester City'nin hedefini ciddi anlamda büyüttü. Kaka'yı dahi alsalar bu denli transfer başarısından, hedefe yönelik transferden söz edilemezdi, sonuçta bu ligin belli dinamikleri var. Önümüzdeki sezonu yalnızca domestik şampiyonlar dahilinde geçirecek olan City, Ireland-Barry orta sahasıyla ligdeki tüm takımlara kafa tutabilecek omurgayı oluşturma yolunda ilk adımını attı. Arap patronlar işi biliyorlar, belli ki Mark Hughes'ün da fikrini alıyorlar. Yaz boyu her transfere büyükçe parantezler açmayacağız, lakin bu çok önemliydi. Bundan da önemlisi, değerlisi olmayabilir. O denli kritik bir hamle. Man City'nin bundan sonrasını daha bi' merakla izlemek gerek.

Noat Samisa

03.06.09

9 Fikir, Tenkit, Yorum:

AbSurDMaN dedi ki...

Benim anlamadığım Liverpool'a "ille de 18" diye direten takım nasıl oluyor da para babalarının verdiği 12'ye adamı bırakıyor ? Sonuçta 6 ay mı ne geçti ara transfer döneminden, o zamandan beri kontrat son senesinde de olsa 6 milyon değer düşmesi bence saçma. Onu geçtim Liverpool o kadar istediği bu adam için 12 milyon veremiyor mu ? Benitez'in sezon boyunca bu adamdan vazgeçtiğini de sanmıyorum, bana kalırsa verilen para daha fazla ama yansıtılan 12m, ya da Aston Villa'nın ya Benitez'e ya da Liverpool'a feci gıcığı var. Başka da ihtimal gelmiyor aklıma ama kesin bir iş var bu transferin içinde. Huzursuzum arkadaş bu adam garanti sezon sonu Liverpool'a gider diye bekliyordum :)

CaRtMaNtR dedi ki...

City'nin sahipleri sanırım basının atıp tuttuğu gibi paraları har vurup harman savurmak yerine gerekli noktalara adam alarak Mark Hughes'un istediği şekilde bir takım kuracaklar gibi gözüküyor. Bu şekilde planlı bir büyüme yolunu tercih ederlerse 4-5 sene içinde ligin büyükleri arasına girebilmek için ellerinde yeterli kaynaklarda olduğundan bence bu planlamalı gözüken ilerleyiş daha iyi oalcak gibi.

Noat SamisA dedi ki...

Mesela Nobre üzerinden değerlendireyim bu transferi. Beşiktaş Nobre'ye yıllık 2.4 milyon verecek ki bu 6 ay öncesi itibariyle takımdaki tavan ücretin 0.5 milyon fazlasına eşit. Aston Villa'nın da benzer bir şey yapması gerekiyordu, yapmadılar. Man City'nin Barry'ye verdiği yıllık £5 milyonu pekala onlar da verebilirdi ama takım içi ücret uçurumu riskine girmediler. City'nin teklifini geri çevirebilirlerdi belki, biraz daha bekleyebilirlerdi ama Barry ''gitmek istiyorum'' diyince fazla da şansları kalmadı.

AbSurDMaN dedi ki...

Barry 12 yıldır takımda, hem kaptan hem de en önemli oyuncuydu. Yani yeni kontratta ManCity'nin verdiği kadar verseler bile bundan maraz çıkmazdı diye düşünüyorum, hatta bence aynı değerde teklifi etmişlerdir de Barry istememiştir bence. Transferde bu kadar aceleci davrandığına göre, artık nasıl bıktıysa, hemen gitmek istemiş :) Ama az daha beklese Benitez'li L'pool'da hem futbolunu daha üst bir seviyeye çıkarırdı hem de şampiyonluk görürdü. 3 yıl içinde bir L'pool şampiyonluğu göreceğimizi düşünüyorum bu yüzden o kadroya da yakışırdı açıkcası.

Peh yav yazık oldu, bari Tevez'i alsın Liverpool bir de o kaçmasın :)

S.B dedi ki...

noat samisa arkadaşım elbette söylediklerin doğru ama barry'in gerard'ın yakın arkadaşı olmasından dolayı yakın zamanda liverpool'un 15 milyon euroluk transfer teklifini reddetmesinin altında bence farklı birşeyler var. yani city tarafı ona güzel bir takım vaatlerde bulunmuş olsa gerek. misal; takımda bakosun gibi :)

Noat SamisA dedi ki...

Barry zaten Liverpool'da da banko oynacaktı, bugün gitse Chelsea'de de hatta Man Utd'da bile banko oynar. Öyle bir oyuncudur Gareth Barry. Gerrard ile kanka olmasının pek bir etkisi olacağını sanmıyorum, nitekim Liverpool'a gtmediğine göre olmadı da. Varsayım üzerinden bir değerlendirme yapmadım yazıda, bizzat Martin O'neill'ın patron Lerner'a ''son teklif haftalık £80K'' açıklaması Guardian'da yer aldı. Bu transferin bu kadar kısa zamanda gerçekleşmesinin birincil nedeni bana göre ve büyük olasılıkla Barry'e önerilen maaştır. Muhtemelen bir ikna süreci de oldu, Barry-Ireland ikilisinin etrafına mutlaka doğru parçaların yerleştirileceği garantisi alındı.

Tevez için de ibre City'den yana görünüyor.

guner dedi ki...

2 gündür nete girmiyorum ve hani ilk tıkladığım futbol sitesi de bu oldu ve gerçekten bi soğuk duş etkisi...

Kaptanın gidişi beklenen bir durumdu, ama 12 milyon koparabilmemeiz ve benim şimdi öğrendiğim o Brighton olayıyla bunun da bi kısmının kaybedebilecek olması, gerçekten korkutucu. Barry olsun, Laursen olsun, bunlar hedef küçültücü gelişmeler. Beni bi taraftar olarak sevindiren, takımın hedefi küçük de olsa sevindirici bir gelişim izlemesi oldu her zaman, mesela varsa eğer bir Wigan taraftarı, Steve Bruce'i kaybetmek Palacios'u veya takımın piyasalı adamı Valencia'yı kaybetmek daha acı olmalı. Çünkü farkı yaratan adam bu, takım her ne kadar geriye gitse de... Her neyse, kaptanın ayrılığı elbet herkesi üzse de ele geçecek 10 milyonluk meblağ beni korkutuyor. MON'un transferlerde iyi bir ünü olmadığını biliyoruz ve gereğinden fazla para saçıyoruz, takımın en iyi oyuncusu ancak Defour'e vereceğimiz parayı karşılayacak ne yazık ki. Bu konuda senin bahsettiğin etkenler mevcut elbet, bununla beraber takım ve MON da 12 yıllık oyuncuya kıyağı yapmış ve fazla üstüne gitmemiştir, herhalde durum budur. City patronları da durumun garkında olarak, erken davranmış ve çok iyi bir iş yapmışlardır. Barry, Villa'dan daha önü açık bir kulübe gitmeyi tercih etti, Birmingham Mail'deki özür açıklamasında futbol açısından transferi yorumlamış ve bence söylediği doğrudur da. Sonuçta bu kulüpte yapması gerekenleri yapmış ve daha büyük amaçları olan bir kulübe gitmeyi hak etmiştir, bu para katalizör de olsa, asıl çeken kuru para değil, bu finansal gücün sağladığı parlak gelecektir. Her tarafta Kaka haberleri çıkaran City'nin karizmasını da yükseltmiş, ikinci bir Chelsea vakası olur mu dedirmiştir ayrıca. Şayet bu adamlar, Ireland-Barry sonraki dönemlerde de Lampard misali esas adam olarak kalacakları gibi takımın bi sonraki aşamaya geçişinde merdiven niteliğinde de kalabilirler. Tabi bi transferle havalara uçmak, efsanevi şeyler yazmak hoş değil ayrıca. O yüzden City önceleri bocalasa da işin raconunu öğrendi demek için biraz erken sanırım. Bir de bana öyle geliyor ki senin dediğin Ireland-Barry orta sahası, eğer 4-4-2yi kastediyorsan, City Arsenal misali total futbol oynamayacaksa zayıf kalacaktır. Hele kanatlarda iç özellikli, misal Wright-Phillips, oyuncular da olmadığı düşünülünce. Çift forvet düzenin değişeceğini sanmıyorum, işin aslı değişmesi de gerekmiyor, ama bazı maçlarda arkada toparlayıcı De Jong'un olduğu 4-3-3'te Ireland-Barry orta sahası gerçekten harika olacak.

Villa'ya gelince, bir de kaptan krizi çıkabilir, bunların yanında. Bence Petrov olacaktır, olmalıdır da, karizması-sevilirliği-oyunu olsun. Bir de her zaman orta sahanın kaptan olması daha iyi gelmiştir bana nedense. Herhalde o olacak. Daha önce burada belirttim mi bilmiyorum ama hazır kulüp duruşunu bu şekilde belli etmişken, Young'ın da gönderilmesi oldukça hayırlı olacaktır. Ashley Young, Emile Heskey tarzında, merkez roller üstlendiği zaman oldukça üst olan yönlerini ortaya çıkarttığınız, iyi verim aldığınız bir topçu. Fakat onun dışında, gerçekten düz, çok üst özellikleri yok. Piyasası bu kadar üstteyken ve hazır büyük bi adım da atılmışken arada onun da gitmesi taraftarı olurum açıkçası. Barry'nin yanına Young ve Carew eklense de, eğer bu adamların yeri Defour-Owen-Sturridge-Bentley gibi adamlarla doldurulacaksa benim için sorun yok, isterse takım hedef küçültsün. Tabi ayrıca, O'Neill sürpriz şekilde asıl yetersiz olan savunmaya yönelip orta sahayı pas geçebilir bu sezon, açıkçası bu da aklımda. Bu durumda Sidwell öne çıkacaktır. İlk 10 maçtaki özgüven sorununu aştıktan sonra yine oraları götürecek ve devamlılığı olan bir oyuncu olacaktır, ama bu bi risktir ve Cattermole'u idare edebileceğini sanan Southgate örneği tazedir. Bentley-Young değişiminden elde edilecek 10 milyonluk bi meblağ da ayrıca çok önemli olacaktır. Şayet Bentley bi senede futbolu unutmadı, aynı Sidwell gibi, devamlılık sağlandığında, özgüven-huzur ortamı sağlandığında Milner misali etkisini gösterecektir. Bence Young'dan daha iyi oyuncudur, ama nonun kdar etili olabilir mi, o ayrı...

Noat SamisA dedi ki...

Güner, en az blogdaki genel Aston Villa değerlendirmesi kadar özenli bir transfer yorumu olmuş, teşekkürler.

Benim parça parça belirttiğim transfer bileşenlerini sen daha iyi sıralamışsın, transferin seyri bence de böyledir. City x bir oyuncu alsaydı, hatta bu oyuncu Kaka olsa dahi ben ''hedef büyüttüler'' diyemezdim. Barry gerçekten City için, onu alan her EPL takımı için mükemmel bir hamle olurdu. City için daha da önemliydi, çünkü bu takımın iskeleti sakat. SWP-Robinho-Elano; bu üçlüyü bir arada oynatmak hiç de kolay değil. İş Barry ile bitmeyecek City için, adım adım 2 yıl içerisinde Lampard etrafına dizilen Chelsea olabilirler. Bu noktada Ireland etrafına dizilen bir takım ile Lampard-Barry etrafına dizilen takımlar arasında çok büyük farklar vardır, belirtmek istediğim bu. Şimdilik City'nin şablonu çok da önemli değil, onu ilerleyen günlerde yapılacak hamleler belirleyecek. Big Four içinden Arsenal'den üstün Everton'dan zayıf, yani ligin en iyi 5. orta sahası diyebilirim City'nn Ireland-Barry ikilisi için. Tabii bu top yekün orta sahayı yani kenar oyuncuları eklenmiş, 10 oyuncu kurgulanmış hali içermiyor. Orta sahasında uyumlu, güçlü ikililer yakalayan takımlar bu sene hep yukarıyı kovaladılar. 10. sıra aşağısının en bariz ortak noktası orta sahalarındaki direnç ve yaratıcılık problemiydi. Barry transferi ile ligde en çok sancı çekilen ve daha iyisi bulunamayacak bir iş yaptı City yönetimi ve Mark Hughes.

Villa'da bence de AYoung başta olmak üzere transferlerin salık verilmesi gerekir. Belli ki bu takım bu sezon yaptığından fazlasını yapamayacak.

AbSurDMaN dedi ki...

Yahu Tevez de mi City'e gidecek, ohooo seneye var ya EPL'de hır çıkar valla :) Liverpool United'a yetişeceğim derken arkalardan City çıkıverdi. City'nin bundan sonra yapacağı transfer hamlelerini merakla bekliyorum bakalım...

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana