Kurutuluş

Bir de Bobo giderse eğer böyle bir yazı yazar, böylesi hisler içerisinde olurum. Serdar Kurtuluş, Beşiktaş'ta geçirdiği 3 sezonun ardından takasta kullanılarak Gaziantepspor'a transfer oldu. Sağ blokta duran Jean Tigana fotosunu bana takımda hatırlatan iki adamdan biri, Tigana'nın emaneti Serdar Kurtuluş da artık Beşiktaş'ta değil. 06/07 sezonunun bir hatırası daha erkenden kayboldu. Elde bir tek Bobo var ve onun da gidişi çok uzak değil.Serdar Kurtuluş'u bugün iyi anmayanlar, Tigana'yı ve onun takımını da iyi anmazlar. Orta sahasında Serdar Kurtuluş-Koray ikilisinin olduğu, savunma hattında Baki Mercimek'in 40 maçı aşarak Runje'den sonra takımın en çok forma giyen oyuncusu olduğu, Serdar Kurtuluş'un da oynadığı 44 maç ile takımın en çok forma giyen 3. oyuncusu olduğu; iki kupa ve lig ikinciliği ile kapatılan sezonun hatırasına sahip çıkmazlar. Herkesin Beşiktaş'ı farklıdır, ne düşünülüyordur bilemem. Ama benim nazarımda o sezonu sahiplenenler hep bahsettiğim ''Daha Beşiktaşlı'lar''dan sayılırlar. Sefil ofsayit taktiği dediler çizgi savunmaya, 19'luk Serdar ile olmaz dediler; yeri geldi ''Bobo'yu solda oynattı eşoleşşek'' bile dediler. 21 yaşındaki Bobo'dan bahsediyorduk o zamanlar. ''Kazma'' denilen Baki Mercimek'ten bahsediyorduk. Sezon içinde 5 kez omuz çıkması sakatlığı yaşayan bir takım yine de derbiler kazandı, kupalar aldı. Ligi de hedefleri ölçüsünde Şampiyonlar Ligi vizesi ile bitirdi. Çok insanla yan yana olmaktan nefret ettim o günlerde, kimilerine lanet ettim. Patronu Ertunç Soğancıoğlu'nun maşası olan İsmal Er'in Tigana'nın veda toplantısında sorduğu sorudan iğrendim. Celal Kolot ve tanımadığım, arkadaşı Sinan Engin... demişti Tigana. Sonra da ''Sinan Engin bu kulüpte oldukça başarı gelmez'' de demişti. Yalan mı söylemiş? Başta Demirören, sonra diğerleri biraraya geldiler ve Tigana'yı bezdirdiler. Kendi hatırasına sahip çıkmak adına dahi fazlasını yapamadı Tigana.

Yancı-komisyoncu diye yaftalanan Bettoni'nin bulduğu adamdı Serdar Kurtuluş. 1987 doğumlu bir oyuncu olarak 06/07 sezonunda Beşiktaş'ın orta sahasının esas adamı oldu. O sezondan kupaları çıkarın, isterseniz hiçbir şey kalmamış sayın; yine de Serdar Kurtuluş'un izleyeni her maç daha da fazla şaşırtması akılda kalır. Onun gelişimini, her maç daha cesaretli oynuyor oluşunu izlemek çok keyifliydi. Altyapıdayken adını ezberletmiş adam değildi Serdar, hiçbir zaman gösterişli değildi. Kimse ondan büyük şeyler beklemedi, ama 06/07 sezonunda baştan sona doğru yakaladığı ivme ile Aurelio'nun taze Türk olduğu dönemde ülke futbolunun yegane gelişim gösteren orta saha adamıydı. Mehmet Topal'ın sahneyi devralışı bir yıl sonrasına rastlar, çünkü artık Beşiktaş'ın başında Ertuğrul Sağlam vardır.

Sağ bekti zaten Serdar, neden macera aranacaktı ki? Enayi miydik biz, bekledik bir yıl? Ertuğrul Sağlam'a göre biz enayiydik. Zaten onun Beşiktaş'ında orta saha genelde Cisse'ye, bazen de Allah'a emanetti. Geçen sezonun kupa finalinde Serdar Kurtuluş orta üçlünün sağında oynamış, asist yapmıştı. Keza ligin başındaki Super Kupa'da. Lig sonunda arkasında İbrahim Kaş yer almıştı. Toraman sağ bek olarak kullanılmaya başlanmıştı. Bu arayışlar da boşunaydı Sağlam'a göre. Beşiktaş'ın sağ beki vardı ve orta yapmalıydı! Hatırlıyorum, berabere biten bir maçta 60'ın üzerinde orta yapan Beşiktaş'ın kaleyi bulan şut sayısı 3'tü. Önce Quaresma, sonra Niang; harcadılar Serdar'ı. Son hamle zamanlaması yeterli olmayan ve geçen sezon boyunca ilk hamle adamı olan Kurtuluş, sağ bekte sefil olmuştu. İbrahim Kaş geçti oraya sezon içinde, Tigana'nın düşündüğü gerçekleşti. Ama arada Serdar kaybedildi. İki Serdar'ın bir arada yer aldığı sağ taraf, bu ikilinin birbirini körelttiği bir alan oldu. 19 yaşında 40 maçı aşan ve takımın merkezi olan adam, geçen 2 yılda o günlerinin üzerine hiçbir şey koyamadı. Her geçen gün geriye gitti. Ve kaçınılmaz son, Serdar Kurtuluş ile Beşiktaş'ın yolları ayrıldı.

Bugüne gelindiğinde Serdar'ı takasta kullananlara diyecek bir sözümüz yok. Vebal Ertuğrul Sağlam'ın ve Sağlam ile benzer düşünceye sahip olanların üzerindedir. 07/08 sezonu başında ''gelecek vaat eden'' değil, büyük gelişme gösteren iyi bir orta saha oyuncusu olan Serdar Kurtuluş, yaşı veya ''genç oyuncu fetişizmi''den alakasız, olgunlaşmak üzere olan bir orta saha oyuncusu olarak bir önceki sezon gösterdiği çaba hiçe sayılarak yok edilmiştir. Serdar'ın yolu açık olsun, umarım gereken cevabı sahada verir ve 06/07 sezonunun da üzerine koyarak ilerler. Ben de onu sahada her gördüğümde Jean Tigana'yı ve ''onun birkaç kendini bilmez destekçiye'' sahip takımını hatırlarım. Bobo da giderse eğer bu tasfiyenin adı ''Kurutuluş'' olacak. Nice emeklerle, sabırla sulanan fidanların kurutuluşu...

Nihat bugün Beşiktaş'ın bayrak adamı ise ve dönüşü bizleri sevinçten havalara uçuruyor ise bunu borçlu olduğumuz insanlar vardır. Önce Hürser Tekinoktay, sonra John Benjamin Toshack; son olarak da benzer işler yapan adam Jean Tigana. Peki ya Mustafa Denizli'yi nasıl anacağız?

Toshack ve Tigana

Noat Samisa

28.06.09

24 Fikir, Tenkit, Yorum:

37927 dedi ki...

* Serdar Kurtuluş, gözümüzün önünde büyüyen çocuklar gibiydi. İnanılmaz bir gelişim gösterdi dediğin gibi, numaralının önüne taç atmaya giderken ayakları titreyen çocuk, sezonun sonuna doğru Alex'in ayağından tereyağından kıl çeker gibi topu çekiyordu.

* Bir futbolcunun potansiyelini görebilmek cidden bambaşka bir olay. Tigana da Toshack da böyle adamlardı, sabredebilseydik eğer nasıl ki zamanında 3. ligden Zeki'yi alıp şampiyonluğa oynuyorsak, o dönemde de potansiyeli olan gençleri alıp hem maddi açıdan rahat olacaktık hem de kendi camiamızın bünyesine uygun bir sistemimiz ve takımımız olacaktı. Fakat bu tren bu güzel adamlardan sonra kaçtı bizim için.

* Başarıyı şampiyonluk olarak alıyorsak eğer, şampiyonluk her türlü gelir ama asla kendimize ait bir ekolümüz olmaz...

Redman dedi ki...

Daha fazla katilamam herhalde yazdiklarina. Eline saglik...

ers dedi ki...

bütün beşiktaş yazılarında bugune kadar belki de katılmadıgım tek yazı bu...

serdar kurtuluş un hangi bölgede oynarsa oynasın gercekten kötü bir futbolcu oldugunu düşünüyorum - benim de geldigi gündne beri özel antipatimin oldugu bir futbolcu-- suya sabuna dokunmayan adamdan bırak futbolcu,herhangi bi meslegi icra edecek bi adam olamaz die düşünüorum...

o seneki ortasaha performansı için de maximumu oydu o cocugun hayatında yapabilecegi diorum...

Gökhan dedi ki...

gerçekten çok güzel bir yazı olmuş.her geçen maç daha da takdir ederdim serdar kurtuluş u 06-07 sezonunda.çok yazık oldu serdar a .

emircan dedi ki...

Mükemmel bir yazı... Tek kelimeyle mükemmel...

Alper Öcal dedi ki...

Fenerbahçeliyi dahi duygulandıracak bir yaı yazmışsın Salih.

aşkın dedi ki...

İki grup vardı senin renkdaşın olup da bu değerli futbol adamını eleştiren:
Birincisi Ertuğrul Sağlam aşkıyla kendini Taksim'de benzin döküp yakacak görüntüsü verenler.Kimisi ''muhafazakar'' ondan meyilli, kimisi ''adam gibi adam'' koftiliğinde.Sinan Engin'le kolkola giden adam gibi adam.
Neyse efendim, bunlar derdi ki Beşiktaş iğrenç oynuyormuş, tat vermiyormuş.O kadrodan bekledikleri Barcelona futboluydu.
Laf uzadı, diyeceğim şuydu:
Rakibi Sivas, elinde Ernst - Holosko - Tello - Sivok - Zapo - Bobo - Nobre.
Bahsettiğim güruh bulabildi mi acaba o muhteşem futbolu.
Bugün kırk takla atıyorsun yerli futbolcu bulmak için, gencecik sol bek çocuğa milyon eurolar döküyorsun.Olayın şampiyonluksa bu gidişle bir sonraki şampiyonluk da kaf dağının ardına düşer.
Şimdi anladılar mı acaba Tigana'yı, onun bu ülkeden çıkardığı gençleri, hiç zannetmiyorum.
Şimdi efsunluyorlar Denizli'yi, şampiyon yaptı diye.
Bunların o çok eleştirdikleri Fenerlilerden hiçbir farkı yok, Fenerli bile şampiyonluğu veren Zico kalsın demişti, bunlar düpedüz Aziz Yıldırım.Varsa yoksa şampiyonluk.Aziz o yoldan kendini bitirdi, bunlar tersten, şampiyon olarak görecekler.

Kerem Akbaş dedi ki...

%100 katılıyorum konu ile bir katkıda benden olsun.

http://sihirlikrampon.blogspot.com/2009/06/modern-zamanlarda-kolelik.html

Şairler Parkı dedi ki...

Tigana Serdar için büyük bir şanstı. Ertuğrul Sağlam için ise Serdar Kurtuluş'un olması bir şanstı. O da sadece 4 maç. Ligin ilk 4 maçı. Kurtuluş ve Özkan'dan oluşan Serdarların sağ kanadı, her maç orta rekorları kırıyor, çok sayıda korner ve serbest vuruş kazandırıyordu.

Ne olduysa bu 4 maçtan sonra oldu. Futbol programlarında dahi konuşulmaya başlandı, rakiplerin beşiktaş'ın sağ kanadına özellikle dikkat etmesi lazım diye. Serdar Kurtuluş bir röportajında Serdar Özkan'la bu kadar uyumlu olmasının sebebini yıllardır Ümit Milli ve U 17 maçlarında beraber oynamalarından kaynaklandığını söylemişti. Ve rakip takımlardan sağ kanada özel müdahaleler başlamıştı. Kurtuluş sağ kanattan artık bindirme yapamıyor, Serdar Özkan yalnız kaldığı için sıfıra kadar inme hevesinde efor yetmezliğine rağmen ısrarcı olunca verimsiz oluyordu. Rakip takımların hamlesine hamle ile cevap veremeyen Ertuğrul Sağlam Serdar'ların kurutuluşunu hazırlıyordu aslında.


Devamında Kurtuluş'un asla sebebini bilemeyeceğim Futboldan gün güne uzaklaşması ve Denizli'nin her hafta değişen kadrolarında bile kendine yer bulamaması.

Kleberson'un Beşiktaş'ta ki son frikiğini hala hatırlıyorum. Top taca gitmişti. Serdar kurtuluş'un ise son hatasını herkes hala hatırlar galiba. Kayseri maçında ki yediğimiz gol.

Kurtuluş'un gidişiyle artık daha rahat söyleyebilirim ki Serdar Özkan'dan da artık aynı performansı hiç göremeyeceğiz. Çünkü o sağ kanat Serdar'larındı. Beni Mutlu - Münch sol kanadından sonra en çok heyecanlarından kanat oyuncularımız Serdarların.

Önümüzde Serdar Kurtuluş örneği varken Rıdvan ve İsmail'den beklentilerimiz biraz flu oluyor ister istemez.


marmara

cingibi dedi ki...

harika bir yazı olmuş her açıdan hem bir solukta okunan hemde geçmiş analizi açısından. teşekkür etmek istedim beşiktaşlı olmasamda

extensor dedi ki...

Eline sağlık, mükemmel, harika...
Daha iyisi yazılamazdı...

bjkmad dedi ki...

kelimesi kelimesine katılıyorum.
çok efendi,karakterli,düzgün bir insandı serdar.insan olarak takımda en çok tuttuğum adamlardan biriydi şahsen.tigana'nın emanetine sahip çıkılmadı malasef.ortada devam etmeliydi serdar.bugün bile illa takasta kullanmak lazımsa birini,inceman'ı yollayıp,serdar'ı ortada kullanmaya devam ederdim.bek olarak malasef serdar'ı hep kötü anılarla hatırlayacağım.liverpool,marsilya ve porto maçlarının hemen hepsinde çok kötüydü.yapısı gereği bek olarak üzerine çok da bişi koyamadı sanki.
ama ortsahada mevcut kadroda inceman'dan ve hatta giden cisse'den bile daha faydalı olabilirdi.
ama sevgili denizli'yi gençleri harcayan,yarını düşünmeyen, anı kurtaran bir teknik adam olarak hatırlayacağımız için çok da şaşırmadım.
herşey için teşekkürler serdar.

stalker dedi ki...

söylenecek her şeyi söylemişsiniz hakikaten. imzamı atarım. 3 sene sonra da rıdvan şimşek aynı duruma düşecek belki. biz yine aynı şeyleri konuşacağız. rıdvan kötüydü diyenler, yeni geleni selamlayacak filan. acayip bir döngüye girdik ki 6.5 milyon euroyu bile konuşmanın anlamı kalmadı.

Adsız dedi ki...

S.Kurtuluş hakkında yazdıklarına katılıyorum,yazılarını da beğeniyorum ama Boboyu bu kadar savunmanı anlamış değilim.Bobo iyi bir forvet değil kesinlikle hem de

Ege Sezen dedi ki...

Serdar Kurtuluş, öyle veya böyle başarılı olamadı. Kimse teknik direktörlerde kabahat aramasın. İki yıldır adı sanı okunmayan bir oyuncunun başına gelecek olan budur. Bu sezon yedekten gelip oyuna dahil olduğu maçları izlediğimizde topla dripling halindeki rakiplerinin hızına yetişemeyen bir oyuncudan bahsediyoruz burada. Daha ne olacaktı ki? Şans ise şans işte. Bu sene beklerde problem yaşayan Beşiktaş'ta alternatif bile olamadı. Daha neyi tar

Marsilya maçındaki garip hadiseden sonra geçmeyen sakatlığını ve sonraki silinişini sorgulamak lazımdır. Bu aşamada da bakılacak tek kişi kendisidir.

Denizli'nin ve birçok teknik direktörün derdi genç-yaşlı oyuncu ayrımı değildir bence. Büyük takımlar "hazır oyuncu" isterler, genç-yaşlı dinlemeden. Hazır oyuncu da verilen şansları kullanabilen oyuncudur.

Bu anlamda bir söz de Bobo için. "21 yaşındaki Bobo'dan bahsediyorduk o zamanlar." sözü bence çok önemli bir yanlış vurgu. Anladığım kadarıyla bu söz zaman tahammülü sorunsalına işaret ediyor. Katılmıyorum. 21 yaş, bir futbolcu için gelecek vaad eden genç futbolcu olarak adlandırılmamalı. Aşağı yukarı potansiyeli o yaşta belli olur. Sonradan kendin geliştirenler yok mudur? Vardır tabii ki Bobo'ya bakıp da böyle bir şey söyleyemeyiz herhalde. Geldiği zamanki Bobo ile şu günkü arasında bir fark yok.

Serdar Kurtuluş hakkındaki bu yazılar ve yorumlar aslında hepimizin ne kadar da üzgün olduğunu gösteriyor. Aurelio'yu milli takımda kesebilecek bir defansif orta saha -ve hatta takım kaptanı- profilinden Antep'e takas malzemesi olması çok yıkıcı.

ercan dedi ki...

Ertuğrul Hoca sağolsun çocuğun kariyerinin ırzına geçti.

2007 Nisan'ında "10 numara orta saha oyuncusu olacak" dediğim adam bugün takasta kullanılıyor.

Futbolculuğunu geçtim karakteri ile de 10 numara idi. Formaya yakışan topçuydu.

Yazık :(

Noat SamisA dedi ki...

''21 yaşındaki Bobo'dan bahsediyorduk o zamanlar.'' vurgusu, o günkü takımın seviyesine yönelik bir vurgulamaydı. Siz ''21 yaşındaki ile 24 yaşındaki aynı Bobo'' diyorsanız bu vurguyu böyle değerlendirmeniz doğaldır.

Ben Tigana'ya ve onun hatırasına hala sahip çıkılmayışa, o takımın hala sahiplenilmeyişine, hatta kadro tasfiyesiyle o ''en özel günlerin'' yokedilmesine üzülüyorum. Bobo geldiği gün ile aynı, Serdar kağnı gibi, Tigana da ne yaptı ki? diyenler ile maalesef aynı futbol algısını taşımıyor, Beşiktaşlı'lığı aynı frekansta yaşamıyorum.

Doğan Arslan dedi ki...

bana göre Serdar kurtuluş Beşiktaş için iyi bir yedekten fazlası değildi...İster sağ bek, sağ açık, ön libero varyasyonlarına bürünebilen çok yönlü bir oyuncuydu fakat asla benim nazarımda bu mevkilerde vazgeçilemez bir oyuncu olmadı..
Tigana ilk 11 de şans verdiği ilk maçlarda hepimizin gözleri parlamıştı kim bu çocuk diye?...
Yanılmıyorsam bir Gençlerbirliği maçıydı inönü deki..Sağ bekten gelip açtığı direk kafaya orta sayısı inanılmazdı.Herkes sonunda bir genç yıldızımız oldu derken bir kaç maç sonra takımında ruh haliyle beraber o da bence çöküşe geçti.. Bu müthiş performansının yanında hem onun için hem bizim için eziyet halinde geçöen bir maç da Marsilya maçı..O maçta ne kadar ümidim varsa Serdar'a karşı çoğu kendini soru işaretlerine bırakmıştı...Avrupa seviyesi için daha çok yol kat etmesi gerektiğini o maçtan çıkarması gerekiyordu fakat hiç bir gelişme görmedim Serdar da..
Bütün bunlara rağmen defalarca şans verilmesine rağmen bi cacık olmayacağını bağıra bağıra söyleyen adaşı S.Özkan varken onun gitmesi beni de üzdü açıkcası biraz daha sabredip en azında yedekken aldıgı şanslarla biraz daha kendini geliştirip geliştiremeyeceğine bakabilirdik..Yolu açık olsun...

Adsız dedi ki...

ben hem kendisinin hem de kardeşinin değerinin çok üzerinde adamlar olduğunu düşünüyorum.serdar'ı şimdi yerini bulmuş oldu.serkan'ı da bir kaç seneye kalmaz alır soluğu olması gereken yerde.

Sambalici dedi ki...

hayatımda gördüğüm en saçma transfer heralde. elinde 21 yaşında potansiyeli olduğu belli, hem kanatta/bekte hem de ortasahanın ortasında oynayabilen öyle veya böyle çok yönlü bir oyuncu var, niye elden çıkarırsın böyle bir adamı. hem de transferde dolgu malzemesi yaparak. aklım almıyor. batuhan'ın da bonservisini eskişehirspor'a versinler de tam olsun, olmadı sercan'la takasta kullanırlar. hey allahım, bu nasıl bir vizyonsuzluk aklım almıyor.

Adsız dedi ki...

@Şairler Parkı

Hayalindeki sol kanat mıydı bilmiyorum ama, Mutlu-Münch ikilisi hiçbir zaman aynı anda sahada olmadı hatırladığım kadarıyla...

Adsız dedi ki...

Tabi ya.boşunda dememişler kör ölür baden gözlü olur diye.ne Kurtuluş mu bu ya.o çok methettiğiniz sezon o çok övdüğünüz serdar kurtuluşun kaç golü var.kaç asisti var.bırakın onları kaç tane kaleyi bulan şutu var.hadi onuda geçtim kaç tane auta giden şutu var.yemişim serdar kurtuluşu.sağdan sola dönerken kanal değiştirsen döünüşünü ancak tamamlayan bir oyuncudan bahsediyoruz.evet dediğiniz gibi hemde 21 yaşında bu dönüş hızına sahip bir oyuncudan.2 sene sonra çanakkale dardanelde görürüz kendisini.:))
tabi tigana da büyük hocaydı ya.baki ile 40 maça çıkmış.benim hala sahada dayımın oğlunun yterine sol bek veya stoper oynatmayacğım baki ile 40 maç.insanları fıtık etmekten başka işe yaramayan büyük tigana.madme büyük tü.bakinin yerine alt yapıdan birini koysaydı ya.en azındna topçu olmadığını bildiğimiz birinin yerine alt yapıdan birini izlerdik.kezmanın attığı golde de zaten ofsayt taktiği değil çizgi savunma yapıyorduk biz değil mi.:)
evet toschakk büyük hoca idi.çünkü alpay rahim gibilere öküz diyebilmişti o.ama tigana maalesef bakiye 40 maç üzeri sabrederek o büyüklükte olmadığını ispatlamıştır.
sahi ya tigananın prenside vardır.burak yılmaz.o büyük hocanın büyük yıldız dediği.nerde şimdi.ne yıldızlıklar yaptı.birde çok iyi gökhan güleç vardı.o da yıldız dı dimi.
evet bende tiganayı unutmayacağım.
adımıda yazın bir kenara.serdar kurtuluş dardanelde oynarken görüşürüz.OZAN ÇELEMEN.

Adsız dedi ki...

Denizliyi çifte kupa ile ernst ile hatırlarız.ve 2009-2010 sezonu yarısında kovulması ile anarız bu sezon.:)

tigana yıda gökhan güleç-burak yılmaz-baki mercimek gibileri başka takımlarda milleti kenidlerine güldürürken hatırlarız.ya bunları bile oynatmıştı diye bu adam.:))

sağ bek diye beşiktaşa transfer edilen bir adamı sağ bek oynattı diye bir hocayı eleştirmek ve onu kötülemekte bir başka futbol ulemacılığı olsa gerek.sağ bek diye alınan birini orta sahada oynatana alkış ama sağk bek diye alınan birini sağk bek oynatana sövgü.neymiş.orada hata yapıyormuş ve ondan bitişi hazırlanmışmış.yapma ya.oda asıl mevkini bile unutmuş demekki.unutkan topçularla işimiz olmaz.o çok değerli tigananın aldığı bir türkiye kupasında lazarovun-bülent korkmazın-ve kayseri erciyesin hakkının yendiğini,biz o maçta 120 dakika pozisyona bile giremezken onların en az 8 net pozisyon kaçırıp net 2 penlatısı verilmeyip bize bir penaltı verildiğini unutmaytın.ki küme düşen takıma karçı yapıldı bu maç.o müthiş çizgi savunmayla!!!..fazlasıyla mehmet demirkol üslubu var bu kurutuluş yazısında.ama futbol bilmek başka bişey hamasi olmak aykırı olmaya çalışmak dünyada hiç bir takımı şampiyon yapamamış ki büyük paralar harcatmış fulhamda dahil birini büyük hoca yaftası ile hatırlamak başka şey.toschaka laf yok.OZAN ÇELEMEN..

syhvbyz1903 dedi ki...

@adsız;
Futboldan ben anlarım sen anlamazsın gibi bir cümle kullanarak zaten bu işin özüne aykırı olmuşsun.Sağbek olarak alınan bir adam sağbek oynamalıdır diyerek işin içinden çıkmak da kolay olsa gerek.Mevkileri ve oyuncuları değerlendirirken sistemleride üzerine koayacaksın.Hangi sistemin sağbeki olduğunu bilerek konuşacaksın.Serdar Denizli'nin 4-3-3 sisteminde bitmiştir.Yoksa kötü sağbek olmasından dolayı değil.Eğer Üzülmez kadar hızlı değilsen 4-3-3 de seni harcarlar.Birde bu adamı bir önceki takımında sağbek oynuyor diye bizde de orda oynayacak diye birşey yok.Tigana kötü bir hoca olabilir ama oyuncu bulma konusunda tartışılmazdır.Serdar ortasahada başarılı olmuştur üstelik önünde delgado ve ricardinho varken.Ernst bile bunlarla oynasa açık kapatmadan ne asiste nede gole fırsat bulurdu.Örnek istersen fenerbahçe maçına bak.Bobo konusuna gelince; Her hücum oyuncusunun bariz bir özelliği vardır( Ibrahımoviç'i ayırıyorum)Mesela Nobre hava topu alır pres yapar ama top süremez ağırdır çalım atamaz,Holosko ise top sürer ,çalım atar ama hava topu iyi değildir.Bobo ise hava topu alır,çalım atar,top sürer,iyi şut atar,asist yapar.Bunları çok üst düzeyde yapsa zaten burada olmaz.Ama yapıyor işte ve onu değerli kılan şeyde bu.İşte bu nedenledir ki iyi oyuncudur ve satılamaması gerekir.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana