Yeni Sunderland
Altta dillendirdiğimiz Michael Owen-Sunderland ilişkisi bizim düşüncemiz, yoksa basında bu yönde bir haber dahi yok. Newcastle'dan Sunderland'e bedelsiz transfer olma ihtimalini ve bunun yaratacağı infiali argüman olarak kullanmak istiyoruz yalnızca. 2005 yazında Owen £16 milyon karşılığında Newcastle United'a transfer olmadan evvel David Moyes onu Everton'a getirmek istemişti. Bir hikaye de buradan yazılacaktı belki, ''Liverpool'dan Everton'a'' şeklinde. Olmadı, teklif düşük bulundu. Aynı günlerde David Moyes Feyenoord'un da kapısını çalmıştı, hedefte Dirk Kuyt vardı. £10 milyon önermişlerdi, Feyenoord bu teklifi kabul etmedi. Bir sezon sonra hemen hemen aynı bedele Dirk Kuyt'ı Liverpool'a sattılar. Bir başka ''ezeli rekabet'' hikayesi daha... Benitez'in düzeninde başkalaşan adam Kuyt, acaba Moyes'un takımında bir başka aykırı futbol zekası Tim Cahill ile nasıl bir birliktelik kurardı?Futbol böyle hikayelerle dolu. Steve Bruce bilindiği üzere bir Man United efsanesi, stoper olmasına karşın kariyerinde 80'e yakın gol bulunan döneminin efsane isimlerinden biri. Steve Bruce, İngiltere'nin en kuzeyindeki eyalet olan Northumberland'ın Corbridge kasabasında doğdu. Ailesiyle birlikte Newcastle'a 5 km uzaklıktaki Wallsend'e taşındılar ve Steve'in çocukluğu burada geçti. Bu değişim ile Steve Bruce bir Newcastle United taraftarıydı artık. Yıllar geçti, Bruce sahadan çıktı; kulübeye geldi. Sheffield United sonrası kısa süreli Huddersfield Town, Crystal Palace ve Wigan deneyimleri oldu, sonunda Birmingham City ile uzun süreli sözleşme yaptı. 6 yıl görevde kaldığı Birmingham'ı ilk sezonunda Premier League'e terfi ettirdi. 2004 yazında Sir Bobby Robson'dan boşalan koltuk için Newcastle United'ın en büyük adayıydı. Birmigham'ın kapısını çalan Newcastle, Steve Bruce'un 2 ay önce imzaladığı yeni sözleşmede yer alan ''£7 milyon tazminat'' haberiyle bu işten vazgeçti. Steve Bruce gitmeye gönüllüydü ama olmadı. Bu güne kadar Newcastle her menajer değiştirdiğinde St. James' Park'ta geçirdiği çocukluk günlerini açıklamaktan çekinmeyen Steve Bruce'un adı geçti. Tabii Newcastle United'ın bu süreçte 5 hoca değiştirmesi de bu spekülasyonlara yardımcı oldu. Geçtiğimiz sezonun Ekim ayında Wigan'ın patronu Dave Whelan, Paul Jewell'dan boşalan yere getirdiği Chris Hutchings'i 3 ay içinde görevden alınca hedefini Steve Bruce olarak belirledi. Steve Bruce Birmigham ile zirve lige çıkmış, 4 sezon tutunmuş; 2006'da düşmüş ve ertesi sezon tekrar çıkmıştı. Wigan £3 milyon ödedi Birmingham'a, Steve Bruce Greater Manchester'a geri döndü. Bruce geldiğinde Wigan düşme hattındaydı. Sezon sonu geldiğinde Wigan kümede kaldı, Birmingham City düştü.
Steve Bruce Wigan'da Paul Jewell'ın takımının üzerine koydu, geçirdiği 3 transfer döneminde de harika işler yaptı. Son olarak Wilson Palacios'un Tottenham'a satışından elde edilen kar, Steve Bruce'ün Wigan'da yaptığı tüm transfer harcamalarını karşılar düzeydeydi. Bedavaya sayılabilecek bir takım kurdu, Güney Amerikalı-Afrikalı oyuncularından bir garip karışım oluşturdu. Eski gözdelerini takıma aldı, Wigan'ı bir dönem Europa Cup potasına soktu. Devre arası Heskey ve Palacios'un kaybı takımdan pek çok şey götürdü, sezonu 11. sırada tamamladılar. Newcastle United'ın 10'da 1'i bütçeyle çalışan bir takım, Steve Bruce önderliğinde olabileceğin en iyisi oldu. Paul Jewell'ın transferi, Steve Bruce'un sürekli sırtını sıvazladığı bir başka isim de Antonio Valencia; bugünlerde Manchester United'a yakın.Satış, el değiştirme, Roy Keane, transfer şuursuzluğu... gibi buhranların sonrasında Amerikalı'lara satıldı Sunderland. Eski patron Niall Quinn kulübün yetkili ismi olmaya devam etti, Ricky Sbragia'nın istifası sonrası Wigan'ın kapısını çaldı. Steve Bruce kabul etti, yıllık £2.25 milyona Sunderland'e 3 yıllık imza attı. Wigan bu transferden £3 milyon kazandı, yani ödediği tazminatı geri aldı. İmza töreninde Niall Quinn taraftarın Steve bruce kabul edeceğine dair şphesi olmadığı, Bruce da yıllardır doğup-büyüdüğü Kuzeydoğu'ya dönmeyi beklediğini söyledi. Eksi bir Newcastle taraftarı olduğunu da tekrarladı. Defalarca kapısından döndüğü Newcastle United da belki bir kez daha bu yaz onun kapısını çalacaktı, ''gel şu takımı yeniden Premier League'e çıkar'' diyeceklerdi. Ya da Newcastle-Bruce birlikteliği daha önce yaşanmış olsa Newcastle United küme düşer miydi? Tyne-Wear'ın kırmızı yakası, Steve Bruce tercihiyle rekabetin siyah tarafına alt lig-zirve lig farkına ek olarak bir büyük fark daha attı. Önüne konulan £60 milyon bütçe ile Steve Bruce'tan ilk 10'a girecek bir takım isteniyor. Steve Bruce muhtemelen önce bir temizlik yapacak, sonra da elindeki iyi bütçeyi kullanacak. Az ve ucuz malzeme ile yaklaşık 10 yıldır iyi yemekler yapan Bruce, bir de bol malzemeyi deneyecek. Tıpkı Mark Hughes gibi. Yeni Sunderland rüyası patronların gelişiyle değil de Steve Bruce ile başladı. Rüyanın gerçeğe dönüşmeye meylettiğine inanmak için hamleleri görmek gerek.
Noat Samisa
15.06.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Haziran
(20)
- Kurutuluş
- 42 Kez 0-0
- Tepebaşı'ndan Aşağı, Haliç'ten Biraz Yukarı
- Psycho'nun Takımı
- Utaka ve Espinoza
- Lig Sonu Ligi
- Kashima Antlers 2-2 FC Seoul aet (4-5 pen)
- 25'te 8 Kuralı ile Glen Johnson
- J.R. Sakuragi - Tensai Hanamichi
- Delaptor
- Siyah 2-1 Beyaz
- Yeni Sunderland
- Steve Bruce - Kanu - Jeffers
- Owen 34 Sayfaya Sığar mı?
- 7 Numaralı Adam
- Sunderland Gülerken
- Brede Hangeland
- Asya'dan Gidenler
- Gareth Barry Man City'de
- Veteran Hocası
-
▼
Haziran
(20)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
3 Fikir, Tenkit, Yorum:
Tebrikler, emeğine sağlık, harika bi yazı dizisi olmuş.
geçen sezon wigan ligin en keyif veren ekiplerindendi. Ligin birmesine 2 hafta kala az daha MANU'ya da çelmeyi takıyorlardı. Steve Bruce'un kendi yarattığı bu güzelim takımı bırakıp gitmesine çok içerledim. Umarım wigan sezonu sunderland'ın üzerinde bitirir. :)
Sunderland'ın Bruce'a sormadan cisse'yi yollamasını da anlamadım. Cisse, Jones ile sahada pek anlaşamasa da gayet yakışıyordu Sunderland'e.
Flatnose deriz biz kendisine, Palace'i nasil biraktigini bir acip bakin sonra anlarsiniz nasil bir adam oldugunu bunun.
Yorum Gönder