Beşiktaş 0-0 Porto

Takımın iyi yaptığı pek çok şey var, önce bunlardan bahsedelim. Sahada görünen doğruların ve güzelliklerin pek çoğu geçtiğimiz sezonun üzerine ilave. Hücum aksiyonlarının pek çoğuna katılan ve atak başlatan bir orta saha oyuncusuna sahip olunması takımın ofansif etkinliği noktasında geçen yıla göre bir artısı sayılır. Ernst bildiğimiz gibi, eksilmiyor; bazen artıyor. Bu ikilinin yanına gelecek üçüncü oyuncu bu akşam Uğur'du, savunmadan çıkan ilk toplar genelde merkezdeki Uğur'da toplandı. Uğur'dan bu topları dağıtması istendi, ama takımda Fink gibi biri varken ya da Ernst gibi garantici bir adam vaken bu tercih pek de doğru değil gibi. Catania maçındaki rol Uğur'a daha uygun gibi ya da rakibin kalitesine bakarak böyle bir karar verilmiş olabilir. Nihayetinde bu üçlü, karşısında Meireles'in önderi olduğu benzer orta saha yapısına karşı bölüm bölüm mutlak üstünlük kurdu. Savunma öne çıktı, bekler bu sayede sürekli ataklara katılarak şablonu tamamladılar. Takımın 4-3-3 şablonunun hakkını vererek oynadığı maçlardan biriydi, özellikle bek-kenar oyuncusu-orta saha elemanı destekli üçlü setlerden en az 5 tane gördük. Bu noktada Michael Fink'i anmak gerek. Şu ana kadar çok iyi gidiyor, özellikle bu akşamki oyununa tam puan.

Takım maçın genelinde çok adamla rakip sahada bulundu. Kenarlarda kurulan üçgenlerde top bir şekilde son çizgiye taşındı ve bu ataklarda kornerler kazanıldı. Lyon maçına göre takımın daha önde pozisyon aldığını, daha fazla pas yapıldığını ve daha efektif işler yapıldığını söylemek mümkün. Belki Lyon maçının son bölümündeki hücum etkinliği bu maçta yoktu ama sarı kartların havada uçuştuğu böylesi sert bir maçta takımın Porto'ya orta sahada üstünlük kurabilmiş olunması iyi bir veri. İlerideki üçlünün tamamının hareketli olması son çizgiye inen toplarda penaltı noktası civarında gereken sayıda oyuncu bulunmasını engelliyor olsa da takımın topu pas ile o noktaya taşıyabilmesinin sırrı burada. Geçen yılın üzerine ekleme olarak bu da sayılır belki ama henüz erken.

Biraz da oyunculardan bahsedelim. Erhan Güven her maç daha iyiye gidiyor, maksimumu bu ise razıyım. Bobo da iyileşme var, birkaç kilo fazlasını daha attığı takdirde hazır olacak. Sezon başlangıçlarında denizaşırı ülke oyuncularında böylesi sıkıntılar olabiliyor, Bobo da karekter yönüyle mükemmel bir profesyonel sayılmaz. Geçen sezon başı da fiziksel durumu farklı değildi ama sezona 2 golle başlamıştı. Keza Holosko. Türkiye geçmişinde Manisa ve Beşiktaş sezonlarının tamamında sezonu formunun zirvesinde bitirdi. Geçen sezonun ilk haftası oynanan Antalya maçının tekrarına denk geldim geçenlerde, Holosko bugünkü gibiydi. Sprint sayısı az, fiziki mücadele azmi zayıftı. Slovakya ulusal takımının elemelerdeki durumu da düşünülürse sezonun sonunda fit olması gereken bir Holosko var, bundan herkes memnun olacaktır. Holosko'nun mevcut formu rotasyon imkanı verir, hazır bir Nihat ya da bugünkü çalışkanlığındaki bir Serdar Özkan formayı alabilir. Serdar'ın İsmail'e yardımı çok değerli, üç elemanı yeni olan mevcut savunma hattında en çok aksayan bölge sol kenar olacak gibi görünüyor. Zamana ihtiyaç var. Önünde Yusuf'un pozisyon aldığı bir İsmail'den -mesela Super Kupa'da- hücum katkısı almak pek kolay olmayacaktır. Serdar ise top rakipteyken paylaşımcı oldukça İsmail'i rahatlatır. Bobo'nun 80 metre deparı vardı mesela, Erkan'ın kademesini aldı. Bunları görebilmek ayrıca sevindirici, takımın savunma karekteri belirginleşiyor. Rakip Lyon, Porto vs. olduğunda bunları her oyuncumuzdan beklemek zorundayız, aksi halde boş alan affedilmez. Ferrari'yi kötü gününde saymak istiyorum, sahanın Beşiktaş adına en aksak elemanıydı. Sivok ikincil stoper görevini layıkıyla yerine getirmeye devam ediyor, bu akşamki Ferrari'yi de Sivok toparladı.

Oynanan 3 hazırlık maçından ve oynanan oyundan memnunum. Tüm bu afaki düşüncelerin tutarlılığını Pazar günü Olimpiyat Stadı'nda test edeceğiz. Bundan sonrası gerçek...

Noat Samisa

30.07.09

8 Fikir, Tenkit, Yorum:

broker dedi ki...

3 şey war..daha kolay anlaşilmasi için madde madde soriim:

1-sol açiğa bgnkü serdar özkanın yerine tellonun gelmesi durumunda ismailin kademelerine daha sık girip ismaili de ataklara ortak edebilicek bi yapı öngörülebilir mi?(ki ben her durumda takımın sol kanadının telloya emanet edilmesi gerektiğini düşünüorm.)

2-ortada uğurun yerine daha ofansif(şimdi adi geçio die deco dielim) delgado ayarında bi oyuncuyla da bu dirence sahip bi orta saha kurulur mu?kurulamasa da en azından pas yüzdesi daha yüksek daha yaratıcı bi orta saha sadece kısmen kolay rakiplere karşi mi tercih edilebilir?

3-sağ açikta holosko yerine nihatın düşünülmesi kanadı daha werimli hale getirir mi?yoksa tek forwetli sistemde nobre'nin ilk adam olması gerektiğini düşünen biri olarak soruorum nihat bu takımda forwet yedeği mi yoksa sag-sol açik alternatifi olarak mi düşünülmeli?

matiasemilio dedi ki...

ismailin önü için yusuf gerçekten yanlış tercih olur,dediğiniz gibi hücumcu bir bekten faydalanamıyoruz o zaman..
pazar günü umarım uğur oynamaz;beğenemedim su adamı yahu!!

matiasemilio dedi ki...

abi bu arada gs elano'yu almış,kıskandım doğrusu!!

Adsız dedi ki...

Bobo yine vasat.Ferrari bir penaltı olabilecek hata yaptı bir de hulka gol attırdı

Noat SamisA dedi ki...

broker,

Tello'nun bu sezon sıklıkla orta üçlüde kullanılacağını düşünüyorum, daha doğrusu görünen bu. Nihat'ın da katılımıyla sağ ve sol kenarlarda bolca alternatif oluştu. Bahsettiğin açıdan Tello pek tabii İsmail ile kurduğu etkileşim yönüyle İsmail'i harekete geçirecek ve rahatlatacak bir oyuncudur. Ama şimdilerde o bölgenin 3. ya da 4. tercihi konumunda.

Deco ile kurulur, mesela Elano ile de çok fazla direnç kaybı yaşanmadan kurulur(du). Takımın ideali olur bu yapı, tabii seçilen oyuncu çok önemli.

Şu an için Holosko'da bir zayıflık var, bunu yazıda da belirttim. Hazır bir Nihat ile forma rekabetine girebilir. Bence Nihat takımın ilersindeki 3 mevkiinin de alternatifidir. İyiyse formayı alır.

broker dedi ki...

sol açik için 1,2 ve hatta 3. tercih olarak serdar özkan-bobo-nihat'ı kastediosan tello hepsinden daha verimli olmaz mı burada?

kaldı ki orta 3lüye bi transfer kesin gbi gözüküo...bu durumda tello'nun yeri sol açik olur die düşünüorum ki dorusu da bu gibi gelio...

bir de esas olarak diceem odur ki bu 3'lünün ideal olarak delgadoyla da kurulabiliceni düşünüo musun?özellikle de cl için?

Noat SamisA dedi ki...

broker,

Tello daha verimli olabilir belki, ama orta sahadaki alternatif azlığı nedeniyle böyle bir zorunluluk var. Yeni oyuncu gelir ise işler değişebilir.

Orta saha üçlüsü için Ernst-Fink Delgado çok da zayıf görünmüyorlar kağıt üzerinde. Sahada görmek gerek, ancak öyle fikir edinebiliriz.

Cartalete dedi ki...

Nasıl ki Serdar'ın İsmail'e yardıma değerli demişsen, senin de bu konuya dikkat çekmen o kadar değerli...
Artık önemli maçlar %70 oranında topsuz oyunla kazanılıyor. O nedenle 4.3.3 sisteminin kenar oyuncuları, her zamankinden daha fazla savunma yardımı yapmaları gerekir, özellikle Şampiyonlar Ligi maçlarında.
Serdar Özkan da, Holosko ile birlikte bu işi en iyi yapan adam.
Mustafa Denizli, O'nu Şampiyonlar Ligi'nde kullanırsa eminim herkes çok şaşıracaktır. Ama futbola senin gibi düz bakmayanlar, hiç şaşırmayacaklar.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana