Bir Yalnız Adam #1

- Babanız hayatta mı?
- Hayır, öldü...

17.05.2007 / İstanbul

***

İnsanın içinde bir ''öldürme duygusu'' var mıdır gerçekten? Dertlerimizi, sorunlarımızı karşılıklı konuşarak çözebilmeliyiz, çünkü biz insanız değil mi? Evet, varmış. Bizler insanız; döngü içerisinde doğar, yaşar ve ölürüz. Bir tek o an, hayatımda hatırladığım bir tek o an. İnsan olmadığım belki de tek an ya da hatırlayabildiğim. Öyle çok zor bir hayatım olmadı belki bu ana kadar, belki de ondandı yalnızca bu duyguyu hatırladığım tek anın varlığı. TSYD'nin Levent'teki tesislerinde cereyan eden bir hadise, yalnızca bir soru. Son soru, son cevap. İki yıl evvel bir Mayıs günü, ayın ortası. Dipsiz bir kuyuya bakıldığında görülen nedir? Karanlık mı, yoksa varolmadığına inanılan dip mi? İşte ben o gün, kafamı eğip kuyuya baktığımda karanlığın içinde varolmayan dibi gördüm ve bir an ''öldürmek'' istedim...

***

Dava yaklaşık 1 yıl sürdü. Üç yıllık kontratın bitmesine 2 ay kala işveren tarafından bozulan sözleşme mahkemeye gitti. Aslında biz seni işten çıkarmadık, demeye çalışmıştı kurnaz patron. Tam da kontratın bittiği 30 Haziran günü bir gelişme bekleyen eski elemanına fax çekti. Güya Nisan ayında yaşananlar doğru değildi, kulüp ile olan ilişkisi sözleşmenin bitiş tarihiyle sonlanıyordu. Ama Chris Coleman vardı iki aydır takımın başında ve takım kümede kalmıştı. Yalan mıydı tüm bu yaşananlar? Patrondan istenen sözleşmedeki tazminat değildi, yalnızca taahhüt edilen alacaklardı. Kovulan adam yıllık maaş taahhüdü kapsamında çalışılan dönemden kalma ödenmemiş olan £250 binlik kısım ve £200 binlik UEFA Kupası'na gidiş bonusunu istiyordu, bunun mahkemece gerçekleştirilmesini talep ediyordu.

Olmaz, dedi patron: ''Sana tek kuruş (penny) ödemem. Araştırdık; delilleri ortaya koyacağız. Mahkemede görüşürüz.'' Görüştüler. Elde-etekte ne varsa ortaya döküldü. Fulham kulübünce eski menajere üç suçlama yapıldı. Birincisi, Edwin van der Sar transferi. Sen £7 milyon verdin, aslında VDS ancak £4.5 ederdi. İkincisi Steve Marlet. Biz araştırdık, Marlet de ancak £7 milyon ederdi. Üçüncüsü, John Carew transfer teşebbüsü. 2002 kışında Carew geldi Londra'ya, Fulham'ın yeni santraforu olarak lanse edildi. Ama sağlık kontrolünde doktorlar olumsuz rapor verdi: Jumper's Knee arızası var, dediler. Takımın menajeri bir daha, bir başka sağlık kontrolü istedi Carew için. Kulüp buna izin vermedi. £7.5 milyon ödenecekti Valencia'ya. Patron, ''Bu transferden de benim haberim olmadı, ayrıca neden ikinci kontrol için ısrar edildi?'' dedi. Patron ile menajerin arası bozulmuş, ödenek azaltılmıştı. Aynı yılın Mayıs ayında Arjantinli forvet Facundo Sava için £2 milyon ödendi, takımın yeni santraforu belli olmuştu!

Mahkemede, ''Bu transferler neden bu kadar yüksek maliyetle gerçekleştirildi?'' diye sordu patron. Yoksa? ''Para su gibidir, elbet arkını bulur. Yoksa olması gerekenden başka bir ark ile mi akıtıldı benim param?'' dedi. Mahkeme araştırdı. Juventus'tan, Lyon'dan ve Valencia'dan belgeler alındı. İki kulübe aktarılan, diğerine de taahhüt edilen miktarlar, aracı kurumlara ödenenler... tüm bu transfer bedellerinin Fulham kasasından çıktısıyla eşleşiyordu.

Patron öfkelendi. Peki ya menejerler ile bağlantısı varsa, diye sordu. Yoktu. Kısa zaman sonra yeni argümanlar ile geldi: ''Öyle olsa bile, yani para başka yola sapmamış olsa bile davalı sözleşme şartlarına uymadı. İşte bakın, sözleşmede ne yazıyor?'' dedi mahkemeye.

Madde 1.2 : ''The Manager shall have overall responsibility for the Team which shall include the motivation and training of players, the performance of the Team, the selection of players, recommending to the Board the buying and selling of players and liaising with other Clubs within the Football League.''

Madde 2.1: ‘‘The Manager shall faithfully and diligently perform to the best of his abilities such duties and exercise such powers in relation to the business of the Club as are consistent with his appointment hereunder and as may from time to time be assigned to or vested in him by the Board and shall at all times and in all respects conform to and comply with the reasonable directions and regulations made by the board.’’

***

Mahkeme davaya ilişkin içtihadını açıkladı: ''Öyle olsa bile, bu sözleşme şartlarını kabul etmiş olan bir kulüp, çalıştırdığı menajerinin transfer yapma yetkisini -yasadışı zimmete para geçirme faaliyetleri hariç- sınırlayamaz ve bunun mali veya sportif sonuçlarına yönelik bir suçlamada bulunamaz.'' Jüri başkanı ekledi: Futbol ile ilgilenen herkes bilir ki, bir transferde menajerin kafasındaki ile transferin gösterdikleri uyuşmayabilir...

[ BMB Conseils: Steve Marlet'nin bugün de halen bağlı olduğu, Sebastien ve Pascal Boisseau kardeşlerin o dönem işlemlerini yürüttüğü menajerlik şirketi. Bu şirketin ne Richard Bettoni ile ne de Ranko Stojic ile tarihin hiçbir anında alakası olmadı. Yıl 2001 olduğunda dönemin Liverpool menajeri Gerrard Houllier'in de Steve Marlet ilgisi vardı. Kardeşler önce Houllier ile görüştüler, ardından bir süredir Marlet'yi isteyen Tigana ile bağlantı kurdular. Fulham kulüp direktörü Michael Fiddy ile Jean Tigana Paris'e uçtular, bir gecede bu transferi bitirdiler: Lyon'a £11.5 milyon, menajerlik şirketine oyuncunun maaş toplamının yüzde 7'si ve oyuncuya da £500 bin ilk imza bedeli. Sonradan aynı şirket, Tigana ile hiçbir bağının bulunmadığının ortaya konulmasıyla ayrı bir soruşturma geçirdi. Keza Bettoni ve Stojic'in de menajerlik usulsüzlüğü nedeniyle geçirdiği BMB ile hiçbir alakası olmayan soruşturmalarda da Tigana'nın ''arkadaş kontenjanından'' yalnızca ifadesine başvuruldu, hiçbir zaman fazlası olmadı.]

***

Sonuç: Suçlamaların tamamı reddedildi. İki ayrı mahkemede görüşülen davanın iki ayağı da patron Muhammed El-Fayed/Fulham kulübünün aleyhinde sonuçlandı.

Karar: Fulham kulübü, eski çalışanı Jean Amadou Tigana'ya mevcut sözleşmeden doğan alacakları olan toplam 455 bin sterlini ödemek zorundadır.

Karar: Fulham kulübünün sözleşme şartlarını ihlal ettiği ve sözleşmeyi süresi dolmadan fesh ettiği mahkemece kabul edilmiştir. Sözleşmede yer alan tüm maddeler uyarınca kabul edilen tüm bedeller/kağıtlar Fulham kulübünden tahsil edilecektir. (£2.1 milyon)

***

- Babam bana demişti ki, ''Okumalıyız ve asla insanları kandırmamalıyız.''

Jean Tigana, 20 Ocak 2006

Noat Samisa - Ahde vefa...

25.07.09

6 yorum:

Kalten dedi ki...

İsmail Air'in Beşiktaş'a verdiği zararı Aziz Yıldırırm vermemiştir


Yine de belki Adnan Polat'a yetişemeyebilir

aşkın dedi ki...

Hiç boşuna yazma Noat, Tigana başarısızdır.Kulübün kodaman patronu hemen büyük başarı istemiş, baş ağrıtmış, bunların önemi yok.
Bak şu andaki hoca ligi yedinci mi ne bitirmiş, başarı budur.
Tüü, Mourinho'nun çıkamadığı finale Avram Grant çıkmıştı değil mi?
Efsane Ferguson ilk zamanlarında nahoş dereceler alıyordu değil mi?
Beşiktaş da zaten Tigana gidince ölü toprağını atıp şampiyon oldu.
Hayır, bunları kabul etmiyorum.
Ben dedim oldu, Tigana başarısız!

Redman dedi ki...

Bilgi dolu bu guzel yazi icin tesekkurler. #2'yi bekliyoruz.

Salvatore dedi ki...

selamlar Noat, ilk defa yorum bırakıyorum, yazını okudum, harika olmuş, ellerine sağlık, hakkında nacizane yorumlarımı ekşide yazdım, yanlış anlama reklam değil, sadece yazdığın yazının beni ne kadar etkilediğine dair...

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ismail+er/@solevra

Noat SamisA dedi ki...

Selamlar Salvatore,

Ekşi Sözlük'teki düşüncelerini okudum. Bir yanlış anlaşılma ya da benim yanlış anlatımım olmuş, yazının ilk paragrafının Tigana ile hiçbir alakası yok. O düşünceler tamamen bana ait. İlk defa bir kişiye bu denli öfke duyan kişi Tigana değil, benim.

Salvatore dedi ki...

benim hatam, yalnız tigana söylese de sağlam olurmuş, düzelttim, tekrar ellerine sağlık...