Luis Antonio Valencia
Premier League'in son şampiyonundan ayrılan Cristiano Ronaldo'nun yerini alacak isim belli oldu. Adaylar arasından listenin iki numaralı ismi Luis Antonio Valencia, £16-18 milyon arası bir bedel karşılığında Man Utd ile sözleşme imzaladı. Üç hafta evvel 7 Numaralı Adam demiştik, Ronaldo'nun Man United'dan ayrılışını ''olması gereken'' olarak değerlendirmiştik. Ferguson bir seçim yapacaktı, bu seçim bizim yazıda bahsettiğimiz şıklardan ikincisi yönünde oldu. Dışarıdan takviye yapıldı ve Wayne Rooney için yepyeni bir sayfa açıldı.
Luis Valencia'nın tüm dünyanın olduğu gibi bizim de gözümüze çarptığı zamanlar 2006 yazıydı. WC 06 Almanya'da sistem takımı kimliğiyle çok iyi maçlar çıkaran Ekvador, sağ kenarında Villareal'de fazla forma şansı bulamayan bir kadife bilek'i oynatıyordu. Son 16'da Beckham'ın frikiğiyle Ekvador'un rüyası sona ererken, o dönem birkaçı hariç neredeyse tamamı yerel ligde oynayan oyuncular birer birer transfer yapmaya başladılar. Bugün itibariyle -kiralık sözleşmesi biten Segundo Castillo'yu da sayarsak- Premier League'de 5 Ekvadorlu oyuncu var. Bu beşli arasından bir tek genç forvet Man City'li Felipe Caicedo WC 06'da yoktu; Christian Benitez de dahil yolu Premier League'e düşen tüm Ekvadorlu oyuncular 2006 yazının hatrına transfer yaptılar. Bunlardan en büyük çıkış yapan da Dünya Kupası'nın en değerli 6 genç oyuncusundan biri olan Luis Valencia'ydı. Diğer 5 isim ise; ödülün sahibi Lukas Podolski ile Tranquilo Barnetta, Cesc Fabregas, Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo'ydu. Son üç ismin bugünkü durumları hiçbir tartışma götürmezken, Valencia'nın yolu 2006 yazında Wigan'a düştü.
Wigan ilginç bir kulüp, patron/başkan Dave Whelan farklı biri. Kulüp, İngiltere'de maaş ortalaması en yüksek tekil şirket olma özelliğini taşıyor. Bir yıl öncenin kayıtlarına göre kulübün yalnızca 59 kayıtlı çalışanı vardı; bu da rugby ve futbol takımı oyuncuları ve kenar adamları haricinde kulübün pek fazla çalışanı olmadığını gösteriyor. Chelsea, Liverpool ve Man Utd'da bu sayı 300'leri aşıyor; lakin Wigan'da tek adam var, mütevazi bir takım var ve öyle kapsamlı bir yapılanma da yok. Kendi kendini döndüren kulüp, eski futbolcu Dave Whelan'ın fikri etrafında şekillenen kulüp politikasıyla optimum başarıyı yakalamaya devam ediyor. 2006 yazında takımın başında Paul Jewell vardı. 1995'te kulübü şimdinin League Two düzeyindeyken satın alan Whelan, kulübü tarihinde ilk kez zirve ligde görmek için 10 yıl beklemişti. Hayalini gerçekleştiren Jewell, ilk sezonunda ligi 10. sırada bitiren takımıyla bir başarı hikayesi yazmıştı. Buna bir de 2006 yılında League Cup finali eklendi, kulüp tarihinin zirve başarısına ulaşıldı. 2006 yazında takıma katılan Antonio Valencia, sağ kenarı şimdilerin Sheffield United oyuncusu olan David Cotterill ile paylaşıyordu. O günlerde henüz 20 yaşında olan Cotterill, Galli olmasının da etkisiyle Valencia'dan bir adım öndeydi. Sezon bitti, son maçla birlikte takımı kümede kalan Paul Jewell ertesi gün istifa etti. Jewell'ın bir sonraki durağı lige yeni yükselen Derby County oldu; ama buradaki günler pek iyi geçmedi. Premier League tarihinin en kötü performansına imza atan adam oldu Jewell, Wigan'da 5 yılda kurduğu takımı elbette Derby ile bir olmadı. Yeni sezona Chris Hutchings ile başladı Wigan, ama Kasım ayı geldiğinde takımın dibe demirlemesiyle görev değişimi yaşandı. Tıpkı Jewell gibi Hutchings'in de bir sonraki durağı Derby County oldu. Dave Whelan 2007 sonbaharında Birmingham City'ye £3 milyon ödedi ve Steve Bruce'u takımın başına getirdi.
Birmingham'ı ihya eden adam Bruce, Wigan'ı ihya eden adam Jewell... Biri yeni yükselen, diğeri düşme hattındaki bir takımı aldı. Birini işleri hep ters gitti, diğeri ise bu mütevazi, ne yaptığını bilen kulüpte harika bir bina kurdu. Jewell'ın temeli üzerine takviyeler yapıldı, bunları yakın zamanda Bruce'un Sunderland'e geçişi sürecinde ve sezon içerisinde defalarca işledik. Blog arşivinden yardım alınabilir. Steve Bruce'ün gelişi, Valencia için de bir dönüm noktası olmuştur. Emerson Boyce ile birlikte takıma eklenen ikinci İspanyolca bilen oyuncu Wilson Palacios, Steve Bruce'a göre Valencia'nın takım oyuncusu olmasında büyük rol sahibidirler. Sonradan bu üçlüye Maynor Figueoa ve Hugo Rogadella da eklendi. Palacios devre arası Tottenham'a transfer oldu, sezon sonu da Antonio Valencia takımdan ayrıldı. Bu ikiliden yaklaşık £30 milyonu kasaya koydu Wigan, maliyetleri £1 milyon ve £4 milyon olan iki oyuncu için mükemmel bir ticaret. Whelan bu parayla 5 tane iyi oyuncu alır, lakin takım en iyi iki oyuncusunu 6 ay içerisinde kaybederek ligdeki iddiasını da kaybetmiş olabilir. Steve Bruce'dan boşalan yere 95-2001 yılları arasında alt liglerde Wigan'ın cefasını çeken dönemin futbolcusu, şimdilerin gencecik menajeri 1973 doğumlu Roberto Martinez, Dave Whelan'ın yeni ortağı. Geçtiğimiz yıl Swansea ile Championship'te play-off kovalayan Martinez, 6 yıl top oynadığı yere henüz 36 yaşındayken menajer olarak döndü.
Wigan'ı ilerleyen günlere ve sezon içerisine bırakıp Man United'a dönelim. Valencia, Ronaldo'nun Ferguson gözetimindeki geçirdiği evrimi Wigan'da geçirdi. 2006 yazında oyun temposu çok net olmayan, ama tekniğiyle fark yaratan kenar oyuncusu; EPL'de geçirdiği 3 yılda tekniğine tempoyu ve fizik gücü de ekledi. Hamle üstünlüğünü sağladığında durdurulamaz bir oyuncu, bu sezon Hull City'ye attığı gol yalnızca bir örnek. Çok da hızlı değil gibi görünmesine rağmen adım çabukluğuyla kolay adam geçebilen, topla münasebeti biraz ürkekçe görünse de ayaklarına çok hakim bir oyuncu. Ronaldo ile en çok benzeşen yönü şutları, çok kuvvetli bir sağ ayağa sahip. Ronaldo bugün dünyanın toplara en iyi vuran oyuncusu ise, Valencia da mevkiidaşları arasında ilk 20'ye girebilir. Futbolun bugünü ''kanat oyuncusu'' kelimesini benim zihnimde çıkardı. Böyle bir oyuncu, böyle bir kalıp artık zirve futbolda yok. Sayısız tipte kenar oyuncusu var ve şablonları da esas şekillendirenler onlar. Orta saha hep olacak; baklavada tek iken şimdiki trendde 3 kişi ile orta yuvarlak korunacak. Zaman içinde bu da değişecek. Bugün sayısız tipte kenar oyuncusu var ve Valencia da kendine has özelliklere sahip bir kenar oyuncusu. Ronaldo'dan alınan skor katkısı, oyun tarzı gereği Valencia'dan alınamayacaktır. Bu da bir başka açılımı ya da açılımları beraberinde getirir.
Valencia, şimdilerde zirve takımlarda pek rastlanmayan 4lü orta sahaların kenar adamı tipine ideal uyan bir oyuncu. Klasik kabul edilen İngiliz 4-4-2'sinde özelleşmiş biri. En yakın örneklerinden biri Stewart Downing. Çok üstün meziyetleri olmasına karşın bu sezon oynadığı 37 lig maçında gol atamamış oluşu ona verilen rol ile alakalıdır. Valencia da Wigan'daki rolü ve gösterdikleriyle benzer bir kalıba girecek bir kenar adamı. Temposu çok yüksek, teknik becerileri ortalamanın çok üzerinde; ama türünün zirve futbolda barınabilecek nadir örneklerinden biri olarak ilk opsiyonda hep son çizgiyi hedefliyor. Bu yönü zaman içinde törpülebilir, eminim ki Valencia'nın karekteri Ronaldo'dan daha zor değildir. Ferguson'un son prensi olacak belki de, Sir Alex onun olgunluk zamanlarında emekli olmuş olacak. Son dersini ona verecek belki de, onu zirveye taşıyacak. Valencia'da bu potansiyel var. 1985 doğumlu oyuncu, Ferguson'ın stoper bek kullandığı sağ kenarda hücum gücünü tamamıyla sahaya yansıtabilir ve sistem oyunusu kimliğiyle Man United'a Premier League'de gereken katkıyı sağlayabilir.
Frank Ribery olmadı, olsa idi başka şeyler yazıyor olacaktık. Valencia ise inanıyoruz ki sezon içerisinde bize daha çok şey yazdıracak. Forma numarasına dair resmi bir açıklama yok, ben 7'nin yakışacağını düşünüyorum. Sezon öncesi yazılanların çoğu afakidir, sezona dair bir öngörüde bulunmak için takımların nihai halini sahada görmek gerek.
Noat Samisa
01.07.09
Luis Valencia'nın tüm dünyanın olduğu gibi bizim de gözümüze çarptığı zamanlar 2006 yazıydı. WC 06 Almanya'da sistem takımı kimliğiyle çok iyi maçlar çıkaran Ekvador, sağ kenarında Villareal'de fazla forma şansı bulamayan bir kadife bilek'i oynatıyordu. Son 16'da Beckham'ın frikiğiyle Ekvador'un rüyası sona ererken, o dönem birkaçı hariç neredeyse tamamı yerel ligde oynayan oyuncular birer birer transfer yapmaya başladılar. Bugün itibariyle -kiralık sözleşmesi biten Segundo Castillo'yu da sayarsak- Premier League'de 5 Ekvadorlu oyuncu var. Bu beşli arasından bir tek genç forvet Man City'li Felipe Caicedo WC 06'da yoktu; Christian Benitez de dahil yolu Premier League'e düşen tüm Ekvadorlu oyuncular 2006 yazının hatrına transfer yaptılar. Bunlardan en büyük çıkış yapan da Dünya Kupası'nın en değerli 6 genç oyuncusundan biri olan Luis Valencia'ydı. Diğer 5 isim ise; ödülün sahibi Lukas Podolski ile Tranquilo Barnetta, Cesc Fabregas, Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo'ydu. Son üç ismin bugünkü durumları hiçbir tartışma götürmezken, Valencia'nın yolu 2006 yazında Wigan'a düştü.Wigan ilginç bir kulüp, patron/başkan Dave Whelan farklı biri. Kulüp, İngiltere'de maaş ortalaması en yüksek tekil şirket olma özelliğini taşıyor. Bir yıl öncenin kayıtlarına göre kulübün yalnızca 59 kayıtlı çalışanı vardı; bu da rugby ve futbol takımı oyuncuları ve kenar adamları haricinde kulübün pek fazla çalışanı olmadığını gösteriyor. Chelsea, Liverpool ve Man Utd'da bu sayı 300'leri aşıyor; lakin Wigan'da tek adam var, mütevazi bir takım var ve öyle kapsamlı bir yapılanma da yok. Kendi kendini döndüren kulüp, eski futbolcu Dave Whelan'ın fikri etrafında şekillenen kulüp politikasıyla optimum başarıyı yakalamaya devam ediyor. 2006 yazında takımın başında Paul Jewell vardı. 1995'te kulübü şimdinin League Two düzeyindeyken satın alan Whelan, kulübü tarihinde ilk kez zirve ligde görmek için 10 yıl beklemişti. Hayalini gerçekleştiren Jewell, ilk sezonunda ligi 10. sırada bitiren takımıyla bir başarı hikayesi yazmıştı. Buna bir de 2006 yılında League Cup finali eklendi, kulüp tarihinin zirve başarısına ulaşıldı. 2006 yazında takıma katılan Antonio Valencia, sağ kenarı şimdilerin Sheffield United oyuncusu olan David Cotterill ile paylaşıyordu. O günlerde henüz 20 yaşında olan Cotterill, Galli olmasının da etkisiyle Valencia'dan bir adım öndeydi. Sezon bitti, son maçla birlikte takımı kümede kalan Paul Jewell ertesi gün istifa etti. Jewell'ın bir sonraki durağı lige yeni yükselen Derby County oldu; ama buradaki günler pek iyi geçmedi. Premier League tarihinin en kötü performansına imza atan adam oldu Jewell, Wigan'da 5 yılda kurduğu takımı elbette Derby ile bir olmadı. Yeni sezona Chris Hutchings ile başladı Wigan, ama Kasım ayı geldiğinde takımın dibe demirlemesiyle görev değişimi yaşandı. Tıpkı Jewell gibi Hutchings'in de bir sonraki durağı Derby County oldu. Dave Whelan 2007 sonbaharında Birmingham City'ye £3 milyon ödedi ve Steve Bruce'u takımın başına getirdi.
Birmingham'ı ihya eden adam Bruce, Wigan'ı ihya eden adam Jewell... Biri yeni yükselen, diğeri düşme hattındaki bir takımı aldı. Birini işleri hep ters gitti, diğeri ise bu mütevazi, ne yaptığını bilen kulüpte harika bir bina kurdu. Jewell'ın temeli üzerine takviyeler yapıldı, bunları yakın zamanda Bruce'un Sunderland'e geçişi sürecinde ve sezon içerisinde defalarca işledik. Blog arşivinden yardım alınabilir. Steve Bruce'ün gelişi, Valencia için de bir dönüm noktası olmuştur. Emerson Boyce ile birlikte takıma eklenen ikinci İspanyolca bilen oyuncu Wilson Palacios, Steve Bruce'a göre Valencia'nın takım oyuncusu olmasında büyük rol sahibidirler. Sonradan bu üçlüye Maynor Figueoa ve Hugo Rogadella da eklendi. Palacios devre arası Tottenham'a transfer oldu, sezon sonu da Antonio Valencia takımdan ayrıldı. Bu ikiliden yaklaşık £30 milyonu kasaya koydu Wigan, maliyetleri £1 milyon ve £4 milyon olan iki oyuncu için mükemmel bir ticaret. Whelan bu parayla 5 tane iyi oyuncu alır, lakin takım en iyi iki oyuncusunu 6 ay içerisinde kaybederek ligdeki iddiasını da kaybetmiş olabilir. Steve Bruce'dan boşalan yere 95-2001 yılları arasında alt liglerde Wigan'ın cefasını çeken dönemin futbolcusu, şimdilerin gencecik menajeri 1973 doğumlu Roberto Martinez, Dave Whelan'ın yeni ortağı. Geçtiğimiz yıl Swansea ile Championship'te play-off kovalayan Martinez, 6 yıl top oynadığı yere henüz 36 yaşındayken menajer olarak döndü.Wigan'ı ilerleyen günlere ve sezon içerisine bırakıp Man United'a dönelim. Valencia, Ronaldo'nun Ferguson gözetimindeki geçirdiği evrimi Wigan'da geçirdi. 2006 yazında oyun temposu çok net olmayan, ama tekniğiyle fark yaratan kenar oyuncusu; EPL'de geçirdiği 3 yılda tekniğine tempoyu ve fizik gücü de ekledi. Hamle üstünlüğünü sağladığında durdurulamaz bir oyuncu, bu sezon Hull City'ye attığı gol yalnızca bir örnek. Çok da hızlı değil gibi görünmesine rağmen adım çabukluğuyla kolay adam geçebilen, topla münasebeti biraz ürkekçe görünse de ayaklarına çok hakim bir oyuncu. Ronaldo ile en çok benzeşen yönü şutları, çok kuvvetli bir sağ ayağa sahip. Ronaldo bugün dünyanın toplara en iyi vuran oyuncusu ise, Valencia da mevkiidaşları arasında ilk 20'ye girebilir. Futbolun bugünü ''kanat oyuncusu'' kelimesini benim zihnimde çıkardı. Böyle bir oyuncu, böyle bir kalıp artık zirve futbolda yok. Sayısız tipte kenar oyuncusu var ve şablonları da esas şekillendirenler onlar. Orta saha hep olacak; baklavada tek iken şimdiki trendde 3 kişi ile orta yuvarlak korunacak. Zaman içinde bu da değişecek. Bugün sayısız tipte kenar oyuncusu var ve Valencia da kendine has özelliklere sahip bir kenar oyuncusu. Ronaldo'dan alınan skor katkısı, oyun tarzı gereği Valencia'dan alınamayacaktır. Bu da bir başka açılımı ya da açılımları beraberinde getirir.
Valencia, şimdilerde zirve takımlarda pek rastlanmayan 4lü orta sahaların kenar adamı tipine ideal uyan bir oyuncu. Klasik kabul edilen İngiliz 4-4-2'sinde özelleşmiş biri. En yakın örneklerinden biri Stewart Downing. Çok üstün meziyetleri olmasına karşın bu sezon oynadığı 37 lig maçında gol atamamış oluşu ona verilen rol ile alakalıdır. Valencia da Wigan'daki rolü ve gösterdikleriyle benzer bir kalıba girecek bir kenar adamı. Temposu çok yüksek, teknik becerileri ortalamanın çok üzerinde; ama türünün zirve futbolda barınabilecek nadir örneklerinden biri olarak ilk opsiyonda hep son çizgiyi hedefliyor. Bu yönü zaman içinde törpülebilir, eminim ki Valencia'nın karekteri Ronaldo'dan daha zor değildir. Ferguson'un son prensi olacak belki de, Sir Alex onun olgunluk zamanlarında emekli olmuş olacak. Son dersini ona verecek belki de, onu zirveye taşıyacak. Valencia'da bu potansiyel var. 1985 doğumlu oyuncu, Ferguson'ın stoper bek kullandığı sağ kenarda hücum gücünü tamamıyla sahaya yansıtabilir ve sistem oyunusu kimliğiyle Man United'a Premier League'de gereken katkıyı sağlayabilir.Frank Ribery olmadı, olsa idi başka şeyler yazıyor olacaktık. Valencia ise inanıyoruz ki sezon içerisinde bize daha çok şey yazdıracak. Forma numarasına dair resmi bir açıklama yok, ben 7'nin yakışacağını düşünüyorum. Sezon öncesi yazılanların çoğu afakidir, sezona dair bir öngörüde bulunmak için takımların nihai halini sahada görmek gerek.
Noat Samisa
01.07.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Temmuz
(41)
- Fantasy Premier League
- Yok Pahasına Arbeloa
- Toure - Lescott ve Elano
- Beşiktaş 0-0 Porto
- Anderlecht 5-0 Sivasspor
- Crouch ve Bent Kardeşler
- Denizkızı Ponyo
- Kötü, Daha Kötü, En Kötü
- Beşiktaş 1-1 Lyon
- Bir Yalnız Adam #1
- Sam Ricketts
- Downing'i Beklerken
- Man City'de Temizlik Günleri
- Marquinhos
- Eriksson'dan Önce
- Deniz, Kum, Güneş: Peter Crouch
- Paul Hart ile Championship'e
- Lee Chung-Yong Bolton'da
- Hayatın İki İhtimali
- Beşiktaş 1-1 Catania
- Yeniden McLeish ile Birlikte
- Beşiktaş 09/10
- UEFA Referee Convention
- Sen de Gel Adebayor
- Bu Kez Gol Oldu
- Hazırlık Maçı Rekabeti
- Michael Owen - #7
- Footballer's Wife
- Akla Düşen Tilki ile Ferrari
- Mu Kanazaki
- One Night in İstanbul
- Çiftliğe Yakın
- Domuz Gibi Güçlü
- Michael Owen Manchester'da
- Futbol Halkın İdare Devletin
- Çağırın Gelsin Barton
- Kasımpaşa Kümede Kalır mı?
- Saldır Big Sam
- Sean Davis
- Santa Cruz - Vassell
- Luis Antonio Valencia
-
▼
Temmuz
(41)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
0 Fikir, Tenkit, Yorum:
Yorum Gönder