Santa Cruz - Vassell
Man City'nin geçtiğimiz hafta yaptığı pek ses getirmeyen bir hamleydi Roque Santa Cruz. Biz zaman içinde defalarca onun City için çok iyi bir tercih olacağını, transferinin de Blackburn için çok iyi ticaret olacağını söylemiştik. Sonradan saha içinde görünen farklı olsa da Mark Hughes, 2007 yazında £3.5 milyona aldığı adamı iki yıl sonra bu kez Man City'ye £17.5 milyona transfer etti. Gareth Barry'nin City of Manchester'a gelişiyle birlikte yeni sezon öncesi sınıf atlayan City, devre arası pas geçtiği Santa Cruz transferini sezon sonunda bitirerek yine doğru bir adım attı.Sezonun ikinci yarısı bize gösterdi ki geçen sezonki City'ye devre arası yapılacak Santa Cruz takviyesi, kağıt üzerinde gösterdiği etkiyi yapmayacaktı. Bellamy'nin gelişiyle birlikte takım öyle bir hız kazandı ki oyunun temeli tamamen bunun üzerine oturdu. Ireland, Bellamy, Robinho ve SWP'nin bir arada yer aldığı bu takım, zaman zaman fantastik maçlar oynadı. Ireland yıldızlaştı, Robinho geriden top almayı öğrendi, Bellamy sakatlanana kadar çok iyi istatistikler tutturdu. Başka bir takım oldu, bu aykırı yapısıyla heyecan verici bir takım olmuştu Man City. Ama bu yapı Mark Hughes'a uymazdı, bugün yapılan iki hamle de City'nin ''Mark Hughes'ün Takımı'' sıfatını almasının öncü hamleleri olabilir. Geçtiğimiz sezon ilk yılına göre pek iyi günler geçirmeyen Paraguaylı santrafor, Man United'ın 14 maçlık gol yememe serisini bozarak seribozan olmuştu. Mark Hughes'ün onu transfer ederkenki referansı ilk sezonu oldu elbette, eldeki bir dolu forvet arasında olmayan tipte bir eleman daha katıldı kadroya.
Bugünkü görüntüde Man City'nin kadrosu bize heyecan verici bir başka takımı fısıldıyor. Barry-De Jong-Ireland üçlüsüyle oluşturulacak üçlü orta saha; kenarlarda Robinho ve SWP; ileride Santa Cruz... bugünden ideal görünüyor. Bu güçlü orta sahanın arkasında oynayacak dörtlüye belki bir takviye yapılabilir; eldekiler bu hücum hattını taşıyabilir görünüyorlar. Böylece aşırı istikrarsız sezon seyri, yerini Mark Hughes'ün Blackburn günlerinden düstur edindiği istikrarlı takıma bırakabilir. Patronların ''büyük transfer arzusu'' ise Mark Hughes'ü çok da üzmeyecek şekilde forvete yönelmiş durumda. Galli teknik adam istediği orta sahayı kurdu, kenarlarda da eşi benzeri olmayan ikiliye sahip ve bunların katalizörü olacak santraforu da buldu. Elbette tüm sezon böyle geçmeyecek, Santa Cruz'a partner gerekecek. Kadroda pek çok partner forvet var, bu sıralara her yerde makarası yapılsa da bu isimlerin neredeyse tamamı çok iyi form durumundayken takıma katıldı. Benjani, Portsmouth'un altın yumurtlayan tavuğuydu; City kariyeri adeta bir felaket gibi. Valeri Bojinov doğuştan şanssız adam, gece kalkıp su içmeye giderken sakatlanabilir. Caicedo, Basel'de çok iyi işler yapıyordu; socuting takımı sayesinde alındı. Jo'dan çok şey beklendi ama o da Man City'de çıkış yapamadı. Sezonun ikinci yarısı Everton'a çok faydalı oldu. Bellamy'den bahsettik, nokta atışı transferdi. Takıma uydu. Tevez ve Eto'o'dan biri gelirse eğer, Mark Hughes'ün aklındaki planın bizim düşündüğümüz üçlü orta saha olmadığını ya da bu iki ismin patronlarca dayatıldığını göreceğiz. Eğer ikinci şık gerçek olursa bu sıkıntı bir yerlerden patlar, sezon içinde mutlaka uzantılarını görürüz. Bu takım bu haliyle Everton'ın tahtını tehdit edebilir, orası için oynayabilir. İlk yaz transfer dönemini geçiren ve bunu da ehil bir menajere göre yapan Arap'lar şimdilik doğru hamleler yapıyorlar. Bir Kaka, bir Eto'o bambaşka şeyler getirir; hem Hughes'a, hem taraftara, hem de patronlara gerekeni verebilir ama sonucu görülür mü acaba?
Geçmişinde Aston Villa Akademisi bulunan iki oyuncu; biri Daniel Sturridge, diğer Darius Vassell. Bu ikiliyi yukarıda saymadık, çünkü ikisi de City ile kontrat yenilemediler. Sturridge henüz 19 yaşında, eğer uçuk bir tazminat çıkmaz ise Chelsea'ye imza atmak üzere. Vassell ise Aston Villa Akademisi'nin yeni yapılandırıldığı dönemin ilk mezunlarından. 84 doğumlular ve sonrasında muhteşem isimler çıkaran Aston Villa altyapısı, bir dönem öncesinden Vassell'i mezun etti. Çıkış yaptığı 01/02 sezonunda 12 gol kaydetti. Ardından gelen iki sezon altın günlerini yaşadı; o günlerde henüz 20 yaşlarının başında olan hızlı, çabuk, kısabacak bir forvet olarak ulusal takıma kadar yükseldi. 2005 yazında sözleşmesinin bitimine 1 yıl kala Stuart Pearce tarafından Man City'ye transfer edildi. Geçen sezon Mark Hughes'ün forvet çoklayıcısı oldu, Michael Johnson ve Elano'nun bir arada sakat olduğu dönemde forma buldu; goller attı. Bu yıl ise sakat başladığı sezonda zaman içinde Robinho'nun rehabilitasyonu sürecinde 60. dakikalar sonrası onu yedekleyen adam oldu. Sezonun ilk yarısı bir ara sakat Elano'nun yerine oynama fırsatı da oldu. Man City'de Elano sakatlandığında onun görevini üstlenecek isim yalnızca Vassell idi, tabii mevcut transferlerle oluşacak yeni takımda Elano'nun rolü de çalınacak gibi görünüyor. Brezilyalı sol ya da sağ kenarda pozisyon alacak, bu da Robinho ve SWP ile rotasyona girmesi gerektiğini gösteriyor. Mark Hughes ile birlikte forvet çoklayıcısı-orta saha önü çapa gibi kullanılan Vassell, biten kontratının uzatılması yönünde teklif gelmeyince ve oynayabilmesi ihtimali de görünmeyince Manchester'dan ayrıldı. Geçen hafta kendisiyle Hull City ilgileniyordu, Phil Brown'ın Owen hayali sanıyorum bu transferi bir süreliğine erteletti. Premier League'de kendine uygun bir takım bulamayan Vassell'in yolu, bir şekilde Ankara'ya düştü.Noat Samisa
01.07.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Temmuz
(41)
- Fantasy Premier League
- Yok Pahasına Arbeloa
- Toure - Lescott ve Elano
- Beşiktaş 0-0 Porto
- Anderlecht 5-0 Sivasspor
- Crouch ve Bent Kardeşler
- Denizkızı Ponyo
- Kötü, Daha Kötü, En Kötü
- Beşiktaş 1-1 Lyon
- Bir Yalnız Adam #1
- Sam Ricketts
- Downing'i Beklerken
- Man City'de Temizlik Günleri
- Marquinhos
- Eriksson'dan Önce
- Deniz, Kum, Güneş: Peter Crouch
- Paul Hart ile Championship'e
- Lee Chung-Yong Bolton'da
- Hayatın İki İhtimali
- Beşiktaş 1-1 Catania
- Yeniden McLeish ile Birlikte
- Beşiktaş 09/10
- UEFA Referee Convention
- Sen de Gel Adebayor
- Bu Kez Gol Oldu
- Hazırlık Maçı Rekabeti
- Michael Owen - #7
- Footballer's Wife
- Akla Düşen Tilki ile Ferrari
- Mu Kanazaki
- One Night in İstanbul
- Çiftliğe Yakın
- Domuz Gibi Güçlü
- Michael Owen Manchester'da
- Futbol Halkın İdare Devletin
- Çağırın Gelsin Barton
- Kasımpaşa Kümede Kalır mı?
- Saldır Big Sam
- Sean Davis
- Santa Cruz - Vassell
- Luis Antonio Valencia
-
▼
Temmuz
(41)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
4 Fikir, Tenkit, Yorum:
Noat, sanırım Man Citeh için forvet dayatması yapacak kimse yok. Fakat bence halen bir orta sahaya daha ihtiyaçları var. De Jong'un arkasını dolduracak bir oyuncu yok, belki Gelson ama onun da akibeti ne olacak bilmiyoruz. Bence Barry-Ireland 2li ortasahada harcanmaması gereken oyuncular ve senin de dediğin gibi bu 3lü orta sahanın bozulması tamamen Araplara bağlı. Çok da makul fiyatıyla Didier Zokora'yı tüm baş altı takımlara uygun görüyorum ben, kurtarılmayı bekleyen bi oyuncu olarak bakıyorum. Everton'da oynar, burada oynar, Villa'da oynar. Bana öyle geliyor ki bi tane box-to-box midfielder takımın çok işine yarayacaktır. İlla Zokora olması gerekmiyor.
Kompany-Richards-Onouha-Dunne dörtlüsü gerekli zaman tanındığında uyumlu ikililer çıkarabilecek, aynı zamanda klası olan bi dörtlü. Bekler sanki sırıtıyor biraz ama istikrar açısından o takviyelerin seneye sarkmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.İskelet iyi, bakalım n'olacak...
Orta sahada Michael Johnson gibi bir üstün yeteneğe sahipler ama bu çocuk maalesef kendini sakatlıklardan kurtaramadı. Alternatif ihtiyaçları var, doğru.
Ah evet onu unutmuşum. Yanlışsam düzelt lütfen, disiplin problemleri de vardı Johnson'ın, yeni Barton diye okumuştum, yani öyle aklımda kalmış.
Bir ara mide kanseri demişlerdi, 2008 yılı başından bu yana ara ara görünüp kayboluyor. Halbuki çok iyi bir ilk yarı geçirmişti 2 yıl evvel. Sonra ne oldu bilemiyorum. Toparlayamadı mı, yoksa Bartonvari vakalara mı karıştı; kesin bir bilgim yok.
Yorum Gönder