Beşiktaş 0-1 Kayserispor

Bugün itibariyle Mustafa Denizli'nin en çoşkun savunucusu benim. Yine bizleri ''aptal birer karga'' yerine koydu, ama sorumluluktan kaçmadığı takdirde kendisine saygım ve kredim sonsuz olmaya devam edecek. Sabotaj dedik, ayıp dedik; yeri geldi başka şeyler de söyledik ama hiçbirinin sonu ''istifa''ya varmıyordu. Bugün kıyısına gelinen nokta bu, yarın Mustafa Denizli'nin işsiz geçirdiği ve haftanın diğer günlerinden hiçbir farkı olmayan pazar günlerine bir yenisi eklenebilir. Biz ise yine kaydı başa sararız; alt tarafı 1 yıl önceye geri geliriz. Ha bir de Denizli şansı var ki, şu bal kavanozu Çeşme civarında düşmüş.1 yıl öncesine gittiğinizde Beşiktaş orta sahasında Cisse-Delgado ikilisini, 2 yıl önceye gittiğinizde ise aynı orta saha düzeniyle klasik 4-4-2 oynayan bir Beşiktaş görürsünüz. Bunun baklava orta saha modeli de olmuştur, orta sahasında Tello'nun oynadığı takım o dönem en fazla 3. olacaktır. Hepsinin hikayesinin bu blogun lisanıyla anlatımı blog arşivinde mevcut. Yani bu akşamki takım yeni değildi, eğer mesele şapkadan çıkan tavşanlar ise çok bayat bir ilüzyon numarasıydı. Cisse-Delgado değil de Ernst-Tabata; farklı değil. Orta sahanın solunda ise çabukluğuyla adam geçme yetisi hiç olmayan, bu sebepten futbol kariyerinde en verimsiz olduğu mevkii olan klasik orta saha sol kenarında oynayan Tello; bu düzende ''sol bek olmayacaksa gönderilsin'' diye bir zamanlar kendimizi parçaladığımız Tello. Sağda Ertuğrul Sağlam döneminin aynen bu mevkiide yücelen oyuncusu, Serdar Özkan. Takımda klasik orta sahada kenar adamı olabilecek tek oyuncu Serdar, belki bir de Rıdvan. İleride 2 santrafor; Bobo ve Nobre. Şapkadan şablon değişikliği çıktı bu hafta. Tam da bu şablonun adamlarından İsmail kadroda bile yoktu, Rıdvan'ı da yine yalnızca ısınırken gördük. Bu düzeni uygulayan bir takımda son çizgiyi en çok kullanan oyuncunun İbrahim Kaş olması ise komik.

Şampiyon takımın şampiyonluk sürecine baktığınızda ise başka bir takım, başka bir oyun karekteri göreceksiniz. Salt değişim ile bir şeylerin değişmesini beklemeyi, çaresizliği anlarım ama ısrarla bunun denenmişler üzerinden gerçekleşmesini anlayamam. Aslında hikaye geçmiş ile aynı da bugünün farkı bu. Golden sonra yine şampiyon takım düzenine dönüldü; bu kez de top kaleye sokulamadı. Bir kez daha, daha önceki maçlarda olduğu gibi. Nihat'ın direkten dönen topu, Fink'in kaçırdığı falan; şans gelmedi değil. Kayserisporlu oyuncular da maç başı 2 kramp ortalamasıyla oynadıklarından bu kısa süreli baskıyı kırdılar. Ama iş dönüp dolaşıyor ve gole bakıyor. Hedef maç fantezileri bir kenara, bu akşam alınacak bir 3 puan takımı da hocayı yeniden yarışmacı ortamın içine çekecekti. Pek uzatasım yok, zaten gerek de yok. Neyin ne olduğu belli; yeni reçete, dünyayı değiştirecek yeni bir fikre ihtiyaç yok. Ezcümle; ''yine birçok şey oldu ve yine olmadı'' olabilir belki. Çifte kupalı takım sıfatı artık ortadan kalkmıştır, Beşiktaş takımın özgüveni Rıza Çalımbay döneminde İnönü'de kaybedilen Trabzonspor maçı sonrası kadardır. Tabata da gitsin J-League'de son sırada bulunan Oita Trinita'yı kurtarsın; belki kendisine böylelikle 2014 Dünya Kupası fırsatı gelir. Maçın bunalımı ve bayram sabahı öncesi anca bu kadar...

Noat Samisa

20.09.09

4 Fikir, Tenkit, Yorum:

murat dedi ki...

Takim defans yapmaktan hucum etmeyi unutmus durumda. Tum yorumcularin agiz birligi yaptigi "suursuzca hucum" yorumuna sonunda ben de katiliyorum bu mactan sonra. 70. dakikaya kadar topu alan son surat ileri kosarken, dikkatsizce verilen paslar, cikarken top kaptirmalar tuzu biberi oluyor. Iste butun bunlar takimin hucum etmeyi unutmasindan kaynaklaniyor. Hepimiz hatirlariz okul zamanlarinda sozlude ilk soruda bocalayinca bildigimiz diger herseyi unuttugumuz gibi bizim takim da moral olarak dip yapmis, gecen yil bildigini kanitladigi herseyi unutmustur. Populer tabirle bitirmek gerekirse, acaba bu mac krizin dip noktasi miydi, yoksa daha beter gunler de gorecek miyiz?

cciplak dedi ki...

....2 maçtır nerdeyse topu dikine taşıyan tek yetenekli oyuncumuz Serdar Özkan mustafa hoca tarafından erkenden oyundan alınıyor, takım oyundan düşüyor. Ayrıca Fink'in de hakkını vermen gerekir diye düşünüyorum. Buraları es geçiyorsunuz sanki.... yine de beşiktaş hakkında okumaktan keyif aldığım tek tük yazarlardansınız.... Tebrik ederim....

sayerlack dedi ki...

Arkadaş nerdesin ya.çoktandır yoksun.Hani Kasımpaşa maçında buluşacaktık.

Noat SamisA dedi ki...

Buluşuruz, daha çok maç var. :)

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana