Hesap Ver Arnesen

Stamford Bridge'de Aile Bağları konusu vardı geçen yıl. Bu sezon başı Arnesen bir basamak daha atladı ve Chelsea'nin yeni fiili sportif direktörü oldu. 15 scout'ın işten çıkarılmasının ardından beklenen gelişmenin tersi oldu, Arnesen kulüpteki konumunu güçlendirdi. Ama zaman içerisinde Chelsea altyapısına ilişkin eleştiriler devam etti, Abramovich de yeri geldiğinde basın yoluyla üstü kapalı da olsa Arnesen'i eleştirdi. Danimarkalı futbol adamı geçtiğimiz aylarda 4 yıllık çalışmalarının meyvesini en geç 1 yıl içinde alacaklarını iddia etmişti. Altyapıdan çıkan en iyi oyuncu Miroslav Stoch iken bunu söylemesi pek inandırıcı olmasa da yeteneklerine inanarak Cobham'a getirdikleri genç oyuncuların tamamında yanılamazlardı. Bu sene olmazsa seneye, elbet birileri çıkış yapacaktı. Bu genç oyunculardan adı en çok fısıldanan isimlerden biri, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında Antalya'da düzenlenen U-17 Avrupa Şampiyonası'nın finalisti Fransa'nın yıldızlarından Gael Kakuta'ydı. Bugünden evvel Kakuta adı, geçen yılki şampiyonayı yakından takip edenler ve Ada futbolunun yakın takipçileri hariç pek aşina olunan bir isim değildi. Bana daha çok bir anime karekterini çağrıştıran bu isim, övülen yetilerinin haricinde bambaşka bir şekilde manşet oldu.

Önce birkaç örnek verelim. Beşiktaş'ın üstün yetenekli çocuğu Muhammed Demirci'nin Barcelona tesislerine gidişi ve geri dönüşü malum hikaye. 18 yaşından küçük oyuncuların transferi, yaş haddi nedeniyle profesyonel sözleşme yapma imkanı olmadığından ''eğitim bursu'' olarak yürürlüğe konuluyor. Genç futbolcunun eski kulübü, futbolcu üzerindeki emeğini ispatladığı takdirde ortada bir profesyonel sözleşme olmasa dahi genç oyuncunun yeni kulübünden ''yetiştirme bedeli'' talep edebiliyor. Barcelona'nın Muhammed'e teklifi buydu, yani ortada ''cebren'' bir durum yoktu. Keza Ada'nın en faal altyapılarından biri olan Aston Villa Akademisi, uzun süredir bir başka genç Beşiktaş oyuncusu Orhan Gülle'ye talip. Ada'da profesyonel sözleşme yaş sınırı 16 ve Orhan, 1992 doğumlu bir oyuncu olarak bu haddi aşmış durumda. Hiç farkında olunmadan West Ham ve Aston Villa scoutları Orhan'ı izlemiş ve Beşiktaş kulübüne konuya ilişkin bir yazı göndererek oyuncuyu idmanlarına davet etmişler. Böylesi benzer davetler her yıl dünya genelindeki sayısız oyuncuya iletiliyor. Dünyanın dört bir yanından İngiltere'ye gelen bu genç futbolcular ki Chelsea altyapısında Sri Lanka'lı futbolcu bile var, bir eleminasyon sürecinden geçip Akademi'lere kabul ediliyorlar. Gael Kakuta da bu yolun ürünü ama kendi ülkesinde de kıymetinden haberdar olunan bir genç yetenek.
Chelsea, 2007 yazında Lens altyapısının yıldızı 1991 doğumlu Gael Kakuta'yı 16 yaşındayken transfer etti. Oyuncunun Fransa'da bir profesyonel kontratının bulunması imkansızken, yaşını doldurmasıyla birlikte İngiltere'de profesyonel kontrat sahibi oldu. Yani tam bağlayıcılık. Hemen bir başka örnek verelim. Geçtiğimiz Mayıs ayında Man Utd, Le Havre'ın 1993 doğumlu oyuncusu Paul Pogba'yı kadrosuna kattı. Tıpkı Lens kulübü gibi Le Havre da bu transfere isyan etti ve bir sözleşmenin varlığından bahsetti. Futbolcunun ailesiyle yapılmış, bugünden önce bağlayıcılığına ilişkin muğlak düşünceler bulunan kontratlardan biriydi bu. Oyuncunun profesyonel kontratı öncesi eğitim yolunu ve kulüpteki geleceğini/idman programını teminat altına alan bir kontrattı. Bozulduğu takdirde önceden belirlenmiş bir tazminatı da vardı. Oğullarının yeteneklerinden haberdar olan hiçbir aile, yüklü bir tazminatı olan sözleşmeyi kabul etmezdi. Pogba'nın ailesi de öyle yapmıştı. Man Utd kulübü, Pogba'nın ailesine Le Havre ile yapılan ön sözleşmedeki tazminat miktarından fazlasını ödedi. Kabul ettiler ve karşı karaya geçtiler. Pogba ailesi artık Manchester'da yaşıyor. Chelsea ise Kakuta transferinde Man Utd'ın yaptığını yapmadı. Kakuta'nın yaptığı ön sözleşmedeki tazminatı ödemedi, ön sözleşmeyi yok saydı ve bugüne gelindi.

Karar: Ön sözleşme uyarınca toplam £1 milyona yaklaşan tazminat, Kakuta'ya 4 ay futboldan men ve Chelsea'ye 2011 yılına kadar transfer yasağı... Frank Arnesen'in Chelsea'ye gelişi olaylı olmuştu. Sonra Ashley Cole, onun transferi de ''ayartma'' başlığıyla anıldı. John Obi Mikel transferi bir başka hikayedir. Nathan Porritt olayı bir başkası... Tüm bunların içerisinde Frank Arnesen'in katkısı gayet keskindir. Bu cezanın Chelsea ölçeğindeki bir takıma verilmiş olması önemli bir gözdağı. Bundan böyle kulüpler, profesyonel sözleşme imzalayamadıkları genç oyuncular ile yaptıkları ön kontratlara güvenebilecekler. UEFA Başkanı Platini bu konuda çok dertliydi, bu karar ile onun istekleri büyük ölçüde gerçekleşebilir. Eğer bu kararın arkasında durulursa, ileride altyapı düzeyindeki transferlere ilişkin çok daha radikal kararlar, düzenlemeler görebiliriz. Futbolcu kontratlarının en baştan yapılandırılmasına kadar gidebilecek bir süreç bu. Büyük bütçeli kulüpler, bu karar uyarınca düşük bütçeli kulüplerin yetenekli gençlerine yapışmadan önce daha fazla düşünecekler. Genç oyuncuları cebren ellerinden alınan kulüpler de bu karar ile birlikte yüreklendiler. Tazminat bedelleri çok yüksek olmasa da diğer yaptırımlar büyük bütçeli kulüpleri fazlasıyla caydırıcı nitelikte...

Chelsea ilk 4 hafta itibariyle Premier League'in en efektif takımı. Henüz zor testlerden geçmediler ama sezona formda giren oyuncularıyla lider olmaları azımsanacak bir gelişme değil. Akla geçen yılki takım gelse de bu kez ayakların yere daha sağlam bastığını söylemek mümkün. Keza transfer yasağı da Chelsea için azımsanacak bir durum değil. Takımın aslarının yaş ortalaması bir kenara, Anelka'nın neden Londra'ya döndüğünü hatırlamak gerek. Cevap: Afrika Kupası... 2010 Ocak'ta, Angola'da. Chelsea kadrosundan Drogba, Essien, Obi Mikel ve Kalou 1 ayı aşkın süre takımdan ayrı kalacaklar. En az 5 maç kaçıracaklar. Yaz dönemini Yuri Zhirkov hariç pas geçmiş sayılan Chelsea, Ocak ayı transfer dönemi için bir şeyler saklamış olmalıydı. Bu şansı kaybettiler. Konunun Chelsea tarafı fazlasıyla sıkıntıda. Elbet itiraz edecekler, ama daha öncesinde benzer bir olay nedeniyle ceza alan FC Sion örneğindeki gibi itirazın reddedilmesi olasılığı fazlasıyla yüksek. İlk kararı alanlar elbet sonucunu düşünmüşlerdir.

Gökten düşen elmaların elbet biri Arnesen'in kafasını yarmıştır. Önce Mourinho, sonra Grant; hedefler ölçütünde orta vadeli scouting fiyaskosu, usulsüz transferler silsilesi ve son olarak bu... Yeteneği görmede dünyanın sayılı futbol adamlarından biri ama galiba en az Sinan Engin kadar sorun makinesi bir adam şu Arnesen. Peter Kenyon yeni kontratları imzalattı, bir de şu işe el atsa hiç fena olmaz.

Noat Samisa

04.09.09

2 Fikir, Tenkit, Yorum:

diffeReds dedi ki...

Chelsea'ye olduğundan eğlendik ama The Guardian'da çıktı Pogba yüzünden bizde Fifa'lık olabilirmişiz.Le Havre , bizim kurallara aykırı davrandığımızı gösteren belgeler var demiş.Transfer gerçekleştiğinde de baya bir tepkiliydiler.Bizi teğet geçer diyelim.

Sambalici dedi ki...

Manchester United bu tip bir yasaktan Chelsea'ye göre daha az hasarla çıkar bence, zira Chelsea'nin kadrosunun yaşı geçiyor, en geç bu sezon sonunda bir gençleştirme organizasyonuna girmeleri lazımdı olmadı. Lampard 31, Ballack 32 oldu. Yatırım yapılan, yetenek doldurulan altyapı'dan adam çıkmadığını Noat Samisa anlattı zaten. United'ın kadrosuna eklenen tosic, ljajic gibi genç yetenekler bir yana altyapıdan da adam alıp koyabilir böyle bi durumda hep yaptığı gibi.

Benim umudum aldıkları ceza'nın zorlamasıyla bu sezon afrika kupası döneminde reserve team'a attıklarından, gelecek sezon da kiralık verdikleri gençlerden yararlanmaları. Chelsea sevmem etmem ama bu adamların harcadıkları gençlere üzülüyorum niyeyse.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana