Salı Günü Dolmabahçe'de

Dolmabahçe'ye geliyorlar. Son 2 sezonun CL finalisti, Dünya Kulüpler Şampiyonası galibi Manchester United Salı gecesi İnönü Stadı'nın çimlerine iniyor. Beşinci kez İstanbul'a geliyorlar, ilk kez Şeref Stadı'nda olacaklar. Bundan evvel 2 kez Ali Sami Yen'i ziyaret ettiler ve iki maçtan da 0-0 ile döndüler. Yine 2 kez Şükrü Saraçoğlu Stadı'na geldiler; 1 galibiyet, 1 mağlubiyet aldılar. İlginçtir ki Man United'ın Türkiye ile garip bir ilişkisi vardır. Takımın efsane 7 numaralarında David Beckham, Man Utd forması altındaki ilk golünü Galatasaray'a atmıştır. Takımın yeni efsanesi olma yolunda ilerleyen Wayne Rooney, Man United formasıyla çıktığı ilk resmi maçı Fenerbahçe'ye karşı oynamıştır ve bu maçta hat-trick yapmıştır. Fenerbahçe'nin Man United'ın 40 yıllık Avrupa Kupaları iç saha yenilmezliğine son verdiği maç malum. Son olarak Tuncay'ın hat-trick'i ve ona açılan Premier League yolu... 2004 sonbaharında Fenerbahçe'ye karşı oynayan ve 3-0 mağlup olan ikincil Man United takımından bugüne Wes Brown, John O'shea ve Darren Fletcher taşındı. Ve tabii Cristiano Ronaldo. O gün yedek olan Gerard Pique, Barcelona'nın stoperi. Phil Neville, Spector, Richardson, Ebanks-Blake, McShane, Eagles gibi isimler ise şimdilerde iyi birer Premier League oyuncuları. Bir tek Liam Miller'da duraksayabiliriz, Ferguson'un en talihsiz seçimidir belki de. 6-2'lik ilk maçta oynayan Kleberson'un yolu İnönü'ye düştü, pek iyi bir ayrılık olmadı. Beşiktaş, bundan evvel 10 kez İngiliz takımları ile karşılaştı; 2 galibiyet, 3 beraberlik, 5 yenilgi aldı.

Ryan Giggs, futbolun canlı anıtı, Dolmabahçe'ye geliyor. 36 yaşında çıktığı 3. Şampiyonlar Ligi finaliydi geçen sezonki. Hiç Dünya Kupası göremese de 30 kupası olan bir futbolcu, yaşayan yüce efsane... Benim kahramanımdır. Onu İnönü çimlerinde görebilmek tarihe not düşmektir. Bir sonraki nesilden kahramanım, Michael Owen. Onu İnönü çimlerinde izleyebiliyor olma ihtimali benim adıma hayalin gerçeğe dönüşmesidir. Kızıl forma altında değil belki, ama olsun. Kızıl formanın efsaneleri de değerlidir, 2 sene evvel İnönü'de izlediğimiz Gerrard da elbet bizim nazarımızda özeldir. Ama Giggs ve Owen apayrı; Alex Ferguson bambaşka. Bir başkası da Gary Neville. Rakibin gücü, futbol, taktik vs. bir kenara; Manchester United saygı gerektirir. Ryan Giggs, Alex Ferguson saygı gerektirir. Bu saygınlık hissi bir süredir bana büyük bir haz veriyor ve Salı'yı düşlüyorum.
Öncesinde önemi kendinden belli, dışarıdan etkenli bir derbi var. Farkındayım, hatta bu sabah Ali Sami Yen deplasmanı yolculuğu için gerekli olan bilete sahip olmayı başardım. Yağmur, sel, fırtına; gemileri yaktık gidiyoruz. Cumartesi günkü derbinin anlamının farkındayım, lakin önceliğimi bir türlü değiştiremiyorum. Defalarca oynadığımız ve defalarca oynamaya devam edeceğimiz Galatasaray ile Beşiktaş'ın sezon seyri açısında çok önemli bir maç var. Ama 2 gün sonrasında da futbol tarihinin çok değerli parçaları, Şeref Stadı Müzesi'nde bir geceliğine sergilenmek üzere Dolmabahçe'ye konuk olacaklar. Kolay değil aklın futbol kısmını bugüne odaklamak.

Rio Ferdinand hafta boyu takımla çalışmış, büyük olasılıkla Cumartesi günü Tottenham karşısında ilk 11'de yer alacak. Bir diğer yaşayan efsane Edwin van der Sar hala sakat, John O'shea de ulusal takımdan sakat döndü. Hargreaves ve Obertan'ın uzun süreli sakatlıkları sürüyor. Bu sezon Wigan karşısında ulaştıkları, geçen sezon Ronaldo ile gelinen noktaya çok yakındı. Sir Alex'in takımı bu hızı yakaladığında ne Ronaldo'nun yeteneğine, ne de Tevez'in bitiriciliğine gereksinim duyuyor. Korkunç bir üretkenlikle oynuyorlar, hepsi belli bir yetenek düzeyini aşmış hücumcular topluluğu rakibin başını döndürebiliyor. Ama Burnley karşısında da oyunu neredeyse hiçbir bölümde forse edemediler. Geçmişteki Avrupa deplasmanları karneleri bol sıfırlı değil; ama yine de buraya kaybetmeye gelmiyorlar. Tottenham ve Man City maçları arasında kademeli rotasyonun bir sonucu olarak Salı günü idealden biraz farklı bir takım görebiliriz. Öncelik lig ve şu art arda 2 maç Man United için bile fazlasıyla zorlu bir fikstür. Bu iki zor maç arasında oynanacak Beşiktaş maçında Michael Owen'ı ilk 11'de bekliyorum. İnönü'de her takımı yenebilir Beşiktaş, ama önce Galatasaray karşısında biraz olsun şanslı olunması koşuluyla...

Noat Samisa

10.09.09

15 Fikir, Tenkit, Yorum:

Pamukk dedi ki...

bol şans
ve
bol şans
lütfen.
ancak bu kadar diyebildim.

Sambalici dedi ki...

Gerek Manchester United'ın türk takımlarıyla olan muhabbeti, gerek beşiktaş'ın ingiliz takımlarına tutan şansı (8-0 istisnadır) beni umutlu olmaya itiyor. Ancak Alex Ferguson temkinli davrandı beşiktaş kurası sonucu, kafasında kesin ekstra bir şeyler kurmuştur. Üstüne beşiktaş'ın formsuzluğu da eklenince ne olacağını kestiremiyorum bir türlü. Umalım da fenerbahçe'nin çeyrek final senesi gibi bir grup performansıyla çıkalım şu gruptan.

aksilaz dedi ki...

Cumartesi 3 , salı günü ise 2 gol yer Beşiktaş.

Gökhan dedi ki...

ben de nedense man utd maçının havasına pek giremiyordum o açıdan iyi oldu bu yazıyı okuduğum.
inönü'de yine efsane bir maç görürüz umarım.

guner dedi ki...

Alex Ferguson'ın temkinli davranmasının nedeni zamanında Galatasaray eşleşmesinde yaşananlar. Böyle okuduğumu hatırlıyorum, okumadıysam bile bu düşünce kafamda iyice yer etmiş demek, öyle olduğunu düşünüyorum.

Mamafih, Manchester United Beşiktaş'a gol atamayabilir. 0-0 veya 1-0 gibi skor beklentim var. Manchester United'ın sıkışık fikstürü, sezon başı durgunluğu, İnönü atmosferi, Beşiktaş'ın kadro yapısı, Beşiktaş'ın kadro yapısının rakip Manchester United olunca içerde sırıtmayacak oluşu ve tabi neden olmasın gibi nedenlerim mevcut.

papaz dedi ki...

biletlerle ilgili bir bilgin varmı acaba?

Beşiktaş taraftarı değilim ancak bu maçı kaçırmak olmaz. Biletler ne zaman satışa çıkacak biliyormusun?

Noat SamisA dedi ki...

Resmi açıklama yok ama yarın sahabh çıkacağı iddia ediliyor. Açık tribünler 75 lira.

Ortega dedi ki...

İkinci fotoğraf beni benden aldı.

çimento dedi ki...

kulübede sir alex,
sahada giggs falan varken rakibe şahsi olarak küfür bile edemeyebilirim tribünden. neyse ki rooney var da bu düşünceleri unutup normale dönmemi sağlayan.

noat bir de evliya çelebi owen'ın neresi gerrard'dan apayrı olabilir onu da merak etmedim değil :)

M.A.F dedi ki...

Evet United'a saygı duymak lazım.saygı duymakla birlikte haz etmediğim ingiliz takımlarından biridir kendileri.özellikle real'e gitse de ronaldo,nanni,scholes,rooney hatta zaman zaman Ryan Giggs gibi oyuncuların rakibe saygısı olmayan çok çirkef hareketlerin kaynaklanıyor bu sevimsizlik sanırım.ayrıca united'ın genelde ballı kuralar çektiğini (kendi ayarındaki takımlara nazaran) ve şans faktörünün genelde yanlarında olduğunu düşünüyorum.en yakın örneği geçen seneki porto eşleşmesidir bence.Lucio'nun no look pass saçmalığı olmasa porto'ya elenmişti mesela.
liverpool'u 2-1 yendiğimiz maçtaki taraftar performansını yakalayabilirsek ve de denizli saçmalamazsa puan yada puanlar alabileceğimize gerçekten inanıyorum.

Pamukk dedi ki...

bugün 14,00de satışa çıkacak.

Noat SamisA dedi ki...

Çimento, mesele bayrak adam olmak ise 2003 yazında Gerrard'ın Liverpool ile yol ayrımı noktasına geldiğini hatırlamak lazım. 2002 Dünya Kupası ve öncesinde Gerrard hala arada-sırada sağ bek oynuyorken Owen ortalığı yıkıyordu. Evliya Çelebi olamayacak kadar şanssız adamdır, yine de futbola dönme azmini göstermiştir.

Sambalici dedi ki...

Noat Samisa mevzu gerrard'dan açılmışken, gerrard'ın yaşadığı "büyük kaptan" değişimini irdeleyen bir yazı yazsan süper olur aslında. Gerrard'ın eski bıçkın, sahada paso problem çıkaran hallerinden bugünkü ağır abi konumuna geçmesi (en azından saha içinde) bana hep enteresan gelmiştir, ki bu değişim en saygı duyduğum mevzulardan biri gerrard adına.

Noat SamisA dedi ki...

Sambalici,

Bahsetiğin konuda şöyle bir;

http://noatsamisa.blogspot.com/2009/04/sakin-guc.html

post arşivde mevcut. Ama Houllier-Benitez arasını, o süreci ayrıca değerlendirmek gerek. Kupasız geçen yıllar onu Liverpool'dan ayırıyordu, 2005'te Benitez ile kazanılan CL Kupası bugünkü Gerrard'ı yarattı. Bir ara kapsamlı değinmek gerek.

çimento dedi ki...

gidiyordu gitmedi sonuçta chelsea'nin kapısından döndü şimdi de futbol hayatını liverpool'da noktalayacak sözleşmeyi imzaladı. tarih bayrak adamların gidecekken son anda kalmalarını değil kariyerlerini yazar. owen ortalığı yıkarken şimdi liverpool'un ezeli rakibi hatta düşmanının formasını giyiyor. yarış atları ile mutlu mesut bir hayat sürüyor.

önemli olan kariyerinin bölümleri değil de tüm kariyeri ise yanına yaklaşamaz büyük kaptan steve g'nin.

real madrid, newcastle ve en son man u. sıradan bir kariyere dönüşmüş 10 sene öncesinin büyük yeteneğinden başka birşey göremiyorum bu kariyere bakınca ben.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana