Avram Grant Geri Döndü

Avram Grant'in İngiltere hikayesini şuradaki postun da evvelinden almak gerek. Alexandre Gaydamak, 2006 yılı başında Milan Mandaric'ten satın aldığı Portsmouth'a aynı yılın yaz başında İsrail milli takımının eski hocasını getirir. Ama kulübün mevcut menajeri Harry Redknapp görevde kalacaktır, Avram Grant'ın görev tanımı ''Technical Director'' olarak belirlenir. Redknapp ile yakın temasta bulunacak, aynı zamanda patron ile köprü olacaktır Grant. Ülke futboluna ısınacak, görev sınırlarını aşmadan kendi gelişimi adına özgürce çalışabilecektir. Rus asıllı Fransız, aynı zamanda İsrail pasaportu sahibi Gaydamak'ın yalnızca sportif nedenler yaptığı bir seçim değildir elbette. Ama tek nedeni de hemşehricilik, dindaşlık, siyonizm değildir; bu sebeple kendisi ve başkalarınca tercih edilmesi hakkında öne sürülen anti-semitizm ile ilintili düşüncelerin haklılık payı sınırlıdır. Harry Redknapp, bir yıl beraber çalıştığı Grant için, ''Onunla tanıştım ve ondan hoşlandım. Onunla beraber çalıştığım her günden keyif aldım. Zamanının büyük bölümünü yurtdışı seyahatlere harcıyordu; bir gün Milan'ı, başka gün Capello'yu, bir başka gün bir başka takımı izliyordu. Büyük tecrübeler sahibi Avram, futbolun gerçek bir öğrencisidir ve gerçekten ilginç biridir. '' demiştir. Sonra Grant bir başka oligark sermaye sahibi patronun yanına, Roman Abramovich'in Chelsea'sine geçti. Bu kez görev tanımı ''Director of Football'' olmuştu. Frank Arnesen'in ast'ı mı, üst'ü mü; pek belli değildi ama saha kenarına Arnesen'den daha yakındı! Jose Mourinho'nun Stamford Bridge'den ayrılmasıyla Grant sahaya indi ve kulübenin 1. adamı oldu. Ballack-Shevchenko transfer sürtüşmesi ve patronun adamları hikayesini geçmişte çok kez işledik; yine ulaştığımız nokta burası. Avram Grant ile Chelsea bir yeni seri yakaladı, ama sezon bittiğinde tüm kupalar bir adım geride kalmıştı. Finalde kaybedilen Carling Cup, bir penaltı golü uzaklıktayken elden kayıp giden CL kupası veya John Terry'nin kayan ayağı, ligde alınan 2.lik... Kupasız biten sezonun sonunda yeni 4 yıllık kontrat sahibi Avram Grant, Chelsea'deki görevinden uzaklaştırılıyordu. Tepeden inen adam, geldiği gibi gitmişti.Gaydamak'lar borcu yükselen kulübe para akşını kesince Portsmouth büyük bir krize girdi. Bu kriz hali, bizim defalarca üzerinden geçtiğimiz üzere Muntari, Diarra, Defoe, Campbell, Crouch, Johnson, Davis, Kranjcar... ve daha pek çok değerli oyuncunun kaybına neden oldu. FA Cup Şampiyonu takımın içi tamamen boşaldı, Gaydamak'lar da parsayı toplayı gittiler. Süleyman El-Fahim £60 milyon ödedi ve kulübün tamamını satın aldı. Kelepir mal sayılırdı Portsmouth, Premier League'de satın alınabilecek -Burnley, Hull City, Blackburn vs. gibi yerel sermaye kulüpleri hariç- belki de en ucuz kulüptü. Bir kez yabancı sermayeye bulaştınız mı kurtulamıyorsunuz, Portsmouth'un 50 gün içinde 2. kez el değiştirmesi buna güzel bir örnektir. Geçtiğimiz günlerde böbrek taşı ameliyatı için Dubai'ye giden El-Fahim, avukatı vasıtasıyla Pompey'deki hisselerinin %90'ını kendisinden evvel Portsmouth ile ilgilenen ve bir süredir West Ham United ilgisi bilinen Arap işadamı Ali el-Faraj'a sattı. Bundan böyle kulübün taraftarı, Fratton Park'ın değişmez müdavimi ve kulübün global elçisi olacakmış. Kulübe para aktarmada nazlanınca CEO Peter Storrie'nin bulduğu kısa vadeli krediler de tükenmiş, kulüp futbolcularına para ödeyemez olmuştu. Eylül ayının paralarını alamayan futbolcular ile yakın dönem transferlerinden alacakları bulunan futbolcu menajerleri ayaklanmıştı. Kısa zamanda £8 milyona ihtiyacı olan kulüp bu parayı bulamadığı takdirde kayyuma devir riskiyle karşı karşıyaydı. Vaat ettiği £50 milyonu parça parça aktaracağını ilan eden El-Fahim, önüne gelen ilk fırsatta çoğunluk hisselerini kar ederek sattı. Yeni patron ile ödeme sorunu çözüldü, kulübe para akışı sağlandı. Yeni patron; yeni takım, yeni idman tesisleri, yeni stad projeleriyle geldi. El-Fahim de böyle gelmişti, lakin el-Faraj'ın da Man City'nin Arap patronları kadar bonkör olması pek mümkün görünmüyor.
Portsmouth geçen hafta Wolves deplasmanından ilk puanlarını aldı. Hala son sıradalar ama en azından rekora ulaşmamayı başardılar. Yeni patronun ilk işlerinden biri menajer Paul Hart'ın üzerine Avram Grant'ı getirmek oldu. Bu görevlendirmede Gaydamak ve Abramovich'in tercihleri gibi futbol dışı etkenler neredeyse tamamiyle devre dışı. Avram Grant, kulüp CEO'su Peter Storrie'nin tavsiyesi üzerine Paul Hart ile beraber çalışmak üzere Portsmouth'ta ''Director of Football'' olarak tanımlanan göreve getirildi. Redknapp'ın Portsmouth'tan ayrılması sonrası oluşan boşluğu önce bir süre Redknapp'ın yanında oturan Tony Adams doldurmaya çalışmış, başarılı olmamıştı. Sonra Paul Hart geçici olarak göreve geldi; yanına da 7 yıl Ferguson'un yan koltuğunda oturmuş, ulusal takımda ikinci adam görevi yapmış olan Brian Kidd oturtuldu. Kidd, sezon başında Pompey'in kendisine önerdiği kontratı reddederek Man City projesine dahil olmak üzere City altyapısına hoca olarak katıldı. Sezon başında uzun süreli kontrat imzalayan Paul Hart kulübün eski altyapı hocası, belli ki tek adam olarak kabul görmüyor. Chelsea'de Avram Grant'ın yanına şimdilerin Panathinakos hocası Henk Ten Cate getirilmişti, benzer bir rol bu kez Avram Grant'in üzerinde. İsrailli'den Paul Hart'a yardımcı olması isteniyor. Takımda kalanlar içinden daha evvel Grant ile çalışmış nadir oyunculardan David James, Grant'ın yeniden Portsmouth'a dönüşünden duyduğu memnuniyeti dile getirmiş. Her şey, devre arasında sezonun ikinci yarısı için umudunu koruyan bir takım görebilmek için...

Noat Samisa

07.10.09

0 Fikir, Tenkit, Yorum:

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana