Masal Kahramanı Owen Coyle

Taraf olmanın futboldaki karşılığı aidiyet duygusudur. Bir formaya, bir takıma, bir stada kendinizi ait hissetmeden, orada veya o anda bambaşka hisler yaşıyor olmadan taraf olumazsınız. Siz biraz fedakarlık yaparsınız, bunun karşılığında takımdan da fedakarlık beklersiniz. Sizin çocuklar korkmasınlar, tekmeye kafa uzatsınlar; kaybetseler de size ait olduklarını hissettirsinler. Tabelaya bakmazsınız böyle olunca, en azından bunu hayal edersiniz. Sekizinci maç haftasını geride bıraktığımız Premier League'de bir takım var ve bu takım deplasmana gittiğinde alt lig ekibi Barnsley'e bile 3-2 kaybediyor; ligdeki son dört deplasmandan ise sırasıyla 2, 3, 4 ve 5 gol yiyerek dönüyor. Deplasmanda henüz golü olmayan bu takım, kendi stadına her dönüşünde alkışlarla karşılanıyor. Gerçekten 12 kişiyle oynuyorlar Turf Moor'da, bu sayede sırasıyla Man Utd, Everton, Sunderland ve Birmingham'ı mağlup etmeyi başardılar. İç sahada 4'te 4 ile 12 puanları var, rüyadalar. Taraftarla bütünleşiyorlar, taraftara rolünü hissettiriyorlar. İç sahada yenilmez, rakibin gücü ne olursa olsun sahasında korku salan bir takım... o sahaya basmayı hep hayal etmiş ama başaramamış, taraftar olabilmiş adama kendini gerçekleştirme fırsatı. Sen oradasın diye takım kazanıyor, ''beraber'' başarıyorsunuz hissiyatı... Biz en son Efsunlu Kaleler dedik. O günden sonra sahasında 2 maç daha kazandı Burnley ve 12 puanla 9. sıraya geldi. Onlar kaybetmedikçe bu masal sürecek, günü gelince biteceğini herkes bilse de anı yaşamak gerek.

Dün Premier Reserve League maçları oynandı; bu maçlar İngiltere'de bizim A2 liginin algısı düzeyinde bir algı taşıdığından genelde haber değeri taşımaz. Ama bu kez bir maç haber oldu. Burnley menajeri Owen Coyle, halen sahip olduğu futbolcu lisansı ile Burnley ile Liverpool reserv takımları arasında oynanan maça forvet başladı. Evet, İskoçya doğumlu-İrlandalı eski forvet-43 yaşındaki kulüp menajeri çoğunluğu 21 yaş altı oyunculardan oluşan maça Burnley ilk 11'inde başladı. 73 dakika sahada kaldı, maçı Liverpool 1-0 kazandı. Maçın oynandığı stadyum olan Prenton Park tribünlerinde maçı izleyenler arasında Rafael Benitez ve Sammy Lee de varmış, artık ''Torres'in yanına 2. forvet olarak Coyle nasıl olur?'' muhabbetine girmişler midir, bilinmez. Owen Coyle, geçen sezon da Premier Reserve League'in bir alt kademesi olan The Football Combination'da Burnley forması giymiş, hatta şu linkten görülebileceği üzere Accrington Stanley ağlarına bir de gol bırakmıştı. Bu kez gol atamadı ama üzerinde çok durduğu genç forvet oyuncusu Wes Fletcher'a 73 dakika uygulamalı-pratik eğitim verdi. Staj mı desek? Telegraph, ''The manager’s cameo'' demiş. Harika tabir. Küçük bütçeli, bağımsız bir masal; sakatlıklar nedeniyle adam yokluğundan reserve takım kadrosunu doldurmak adına sahaya çıkan hoca. Sabaha kadar romantizm, çalar saat zırlamadan evvel. Milli maçlar arası dönüşü Ewood Park'ta Lancashire Derby var, şehrin kahramanı Coyle son 10 dakika bir delilik yapar mı acaba?
Bu vesileyle bizim A2 lig statüsünü referans aldığımız ülkelerden biri olan İngiltere'den konuya ilişkin biraz fikir edinelim. Bizde A2'ye karşılık gelen reserv lig statüsünde sahaya çıkan oyunculardan en az 6'sı 21 yaşın altında olmak zorunda. Kalanlar için herhangi bir yaş sınırı yok. Bin pound'ı bulmayan kişi başı ücretleri ödedikten sonra lisansı kulüpte olan istediğiniz oyuncuyu oynatabiliyorsunuz. A takımın sakatı maç kondisyonuna erişsin diye, A takımın cezalısı maç kondisyonunu korusun diye, A takımdan kadro dışı kalan çamurlu sahada sürgün günleri yaşasın diye vs. pek çok sebep bir A takım futbolcusunu reserv ligde oynatabilir. Bizim A2 ligimiz ise henüz bu statüde değil, ama olacak. Burnley imkanları çok kısıtlı bir takım, yeri geliyor adam yokluğundan menajer (barajda soldan ikinci) oynuyor mesela. Reserv lig, yerli oyuncular için böyle bir düzende işliyor. Akademi sisteminin artıklarına bir yeni şans verirken, A takımın arka bahçesi rolünü üstleniyor. Aslında bu lige katılma zorunluluğu da yok ve bence bu uygulama ülkedeki altyapı düzeni içerisinde en çarpıcı kural. Bizim de Akademi liglerimiz de tam işlerlik kazandığında, ki bu bir hayalden öte değil, ara dönem oyuncularına ilişkin kulüplerin kendi politikalarını yürütmelerine mutlaka izin verilmeli. EPL'de bu sezon mücadele eden 20 takımdan yalnızca Tottenham reserv ligden çekildi. Bunun nedeni kulüpte reserv takım kademesine uygun oyuncular topluluğu bulunmaması. Tottenham'da standart sayılan Akademi öğrencileri var ve A takım var. İkisinin arasında kalıp da profesyonel sözleşme imzalamış oyuncuların neredeyse tamamı alt lig takımlarına kiralanmış durumda. Harry Redknapp'ın yolu budur. West Ham kariyerinde The Academy'den çıkardığı hit oyuncuların tamamında (Ferdinand, Lampard, Carrick, Defoe) en az 1 yıl alt ligde kiralık sezon geçmişi vardır. Redknapp'ın ardından da bu uygulama West Ham'a miras kalmış, aynı yoldan geçen Glen Johnson ve Mark Noble gibi isimler ülke futboluna hediye edilmiştir. Tabii Redknapp'ın geçen sene ''genç oyuncular'' noktasında geçmişini inkar etmişliği de vardır, Tottenham'da işlerin yoluna girmesiyle önümüzdeki sezon bu konuda da gelişmeler beklenebilir. Nitekim Tottenham Akademisi'nde Coşkun Ekim adında bir ikinci yıl öğrencisi bulunmakta. 800 m şampiyonu olduğu bilgisi var, bir de orta sahada oynadığı. Geçen dönem U-17 takımımızdan davet almışlığı da var, umarız Redknapp'ın çıkardığı özel oyuncular listesine onun da adı yazılır.

Noat Samisa

09.10.09

2 Fikir, Tenkit, Yorum:

Gündüz Feneri dedi ki...

muhteşem; hem bilgi, hem ilham veren yazılar bunlar. hayranlıkla okumaya devam ediyorum, edeceğim noat samisa...

Ömer dedi ki...

http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/12665122.asp

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana